EKONOMİ
Limon ve turunç kabukları kadınların elinde değerleniyor 20 Mart 2026 Cuma - 09:44:00 Adana’nın Kozan ilçesinde kadınlar, turunç ve limon kabuklarını kurutarak ekonomiye kazandırıyor. Dalında 20 TL’ye alıcı bulan limonun kurutulmuş kabukları 65 TL’den satılıyor. Kozan ilçesine bağlı Turunçlu Mahallesi’nde kadınlar, dalında kalan ve dökülen limon ile turunçların kabuklarını imece usulü soyarak değerlendiriyor. Her yıl bahar ayında toplanarak meyvelerin kabuklarını soyan kadınlar, kuruttukları kabuklarla ve turunçtan elde ettikleri ekşi ile ev ekonomisine katkı sağlıyor. 70 yaşındaki Suzan Yıldırım, her yıl bu mesainin sürdüğünü belirterek, "Boş durmak olmaz. Komşularıma yardıma geldim. Oturduğumuz yerden kabukları soyuyoruz. Çok da bir zorluğu yok, bizler için uğraş oluyor" dedi. "Harçlığımı çıkarıyorum" Okul harçlığını limon ve turunç kabuklarından çıkardığını söyleyen Nimet Su Yiğenoğlu, "Babamla annemle birlikte tatilde aileme yardım ediyorum. 60-65 TL’ye alıcı buluyor. Ben de harçlığımı çıkarıyorum. Bahçelerden topluyoruz, soyuyoruz ve kuruyan kabukları satıyoruz" diye konuştu. Bu yıl ürünün az olduğunu kaydeden Ahmet Yiğenoğlu ise, "Turunçların kabuğunu satıyoruz, hem de ekşisini çıkarıyoruz. Geçen sene çoktu, bu sene az. Kabuklar kozmetikte kullanılıyor, 60-65 TL’ye alınıyor. Ekşinin de kilosu 500 TL’den satılıyor. Elle tek tek sıkılıyor, zahmetli ama ek gelir çıkıyor" ifadelerini kullandı.
20 Mart 2026 Cuma - 03:23 Denizli Defterdarı Özdemirci’nin resmi ataması 19 ay sonra yapıldı Vergi Dairesi Başkanlıkları unvanının, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 1 Eylül 2024’te‘Defterdarlık’ olarak değiştirilmesinin ardından Denizli Defterdarı olarak göreve başlayan Mustafa Özdemirci’nin ataması Resmi Gazete’de yayımlanırken, Denizli Vergi Dairesi Başkanı Halil Tekin de aynı kararnameyle Bursa Defterdarı olarak atandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2024 yılında kamuda tasarruf düzenlemeleri kapsamında teşkilat yapılanmasında değişikliğe gitmiş, bu kapsamda birçok defterdarlık ve vergi dairesi başkanlıkları ‘defterdarlık’ bünyesinde birleştirmişti. Kararname ile Hazine ve Maliye Bakanlığı taşra teşkilatında sunulan hizmetlerin, Gelir İdaresi Başkanlığına (GİB) bağlı olarak kurulan defterdarlıklar bünyesinde yerine getirileceği bildirilirken, GİB’in taşra teşkilatının "defterdarlık" olarak tek çatı altında toplanması nedeniyle 29 ildeki vergi dairesi başkanlıkları defterdarlığa dönüştürülmüş, vergi dairesi başkanlığı bulunmayan 52 ilde defterdarlık kurularak, 1 Eylül 2024’ten itibaren 81 ilde Gelir İdaresi Başkanlığına doğrudan bağlı Defterdarlık hizmet vermeye başlamıştı. Kurumdaki dönüşüm sonrası Denizli Vergi Dairesi Başkanı Halil Tekin’in yerine Mustafa Özdemirci, Denizli Defterdarı olarak 1 Eylül 2024 tarihinde göreve başlarken; Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararnameye göre Bursa Defterdarlığına Denizli Defterdarı Halil Tekin atanırken, Denizli Defterdarlığına da Mustafa Özdemirci resmen atandı. Kararname ile çok sayıda atama yapıldı Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararlı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren atama kararlarına göre, Adalet Bakanlığı’nda, Ceza İşleri Genel Müdürü Oğuzhan Yaşar görevden alınırken yerine Hazım Aslancı, Hukuk İşleri Genel Müdür Hakan Öztatar görevden alınırken yerine Erdinç Avşar, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım görevden alınırken yerine Çelebi Yılmaz, Personel Genel Müdürü Yusuf Soner Çiftçioğlu görevden alınırken yerine Cahit Cihad Sarı, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Abdurrahim Taş, görevden alınırken yerine Mücahit Gülşen, Bilgi İşlem Genel Müdürü Servet Gül, görevden alınırken yerine Mehmet Murat Tuzcu, Teftiş Kurulu Başkanı Cihan Yıldız görevden alınırken yerine Murat Gülaç, İcra İşleri Dairesi Başkanı Hasan Özçelik, görevden alınırken yerine Yusuf Kılıç, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı İbrahim Çetin, görevden alınırken yerine Murat Akınbingöl, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanı Meral Gökkaya, görevden alınırken yerine Berkay Altuğ atandı. Ayrıca Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı’na Metin Yıldırım atandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Ayşe Yıldırım Kara, görevden alınırken yerine Hasan Basri Alagöz atandı. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda açık bulunan Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına Samiye Korkmaz atandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezinde açık bulunan 1’inci Hukuk Müşavirliğine Damla Sezer Okur atanırken, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nda açık bulunan 1’inci Hukuk Müşavirliğine Işıl Gürel atandı. Ayrıca El Salvador Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Letonya Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Şule Öztunç atandı. Ayrıca, Letonya Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Protokol ve Diplomatik İşlemler Genel Müdürü Ahmet Cemil Miroğlu atandı. Kolombiya Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Malezya nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Emir Salim Yüksel atandı. Ayrıca Kamboçya Krallığı nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Mesut Özcan atandı. Göç İdaresi Başkanlığı’nda ise, Adana Defterdarlığına, Malatya Defterdarı Ahmet Balıkçı, Adıyaman Defterdarlığına Mustafa Kurt, Afyonkarahisar Defterdarlığına İbrahim Gündüz, Ağrı Defterdarlığına Mustafa Yılmaz Şimşek, Amasya Defterdarlığına Ali Çakır, Aydın Defterdarlığına, Trabzon Defterdarı A. Günçavdı, Batman Defterdarlığına, Muhittin Çelebi Şenses, Bingöl Defterdarlığına Veysel Uçur, Burdur Defterdarlığına Veysel Sezgin, Bursa Defterdarlığına, Denizli Defterdarı Halil Tekin, Çanakkale Defterdarlığına Mustafa Çelik, Çorum Defterdarlığına Erkan Ciğer, Denizli Defterdarlığına Mustafa Özdemirci, Diyarbakır Defterdarlığına, Muğla Defterdarı Mustafa İnceçayır, Düzce Defterdarlığına, Reyhan Kökçü, Erzincan Defterdarlığına Ramazan Özdemir, Eskişehir Defterdarlığına, Hatay Defterdarı Cemil Müsevitoğlu, Gaziantep Defterdarlığına, Adana Defterdarı Ümit Güner, Giresun Defterdarlığına Hüsna Yıldız, Hatay Defterdarlığına, Eskişehir Defterdarı Ahmet Çelik, Isparta Defterdarlığına Mustafa Erdem, Kahramanmaraş Defterdarlığına, Bursa Defterdarı Hüseyin Erol, Karabük Defterdarlığına Hülya Yelimlieş, Karaman Defterdarlığına Aliaddin Karpınar, Kars Defterdarlığına Fatih Polat, Kırıkkale Defterdarlığına Serdar Esen, Kırşehir Defterdarlığına İsmail Bilici, Kilis Defterdarlığına Musa Koçulu, Konya Defterdarlığına Yusuf Hamzaoğlu, Kütahya Defterdarlığına Hatice İşcen Ercoşman, Malatya Defterdarlığına Nazmi Erol, Mersin Defterdarlığına, Samsun Defterdarı Metin Uzun, Muş Defterdarlığına Mehmet Akkaya, Nevşehir Defterdarlığına Sezer Sarı, Ordu Defterdarlığına, Gaziantep Defterdarı Mehmet Tarık Törer, Osmaniye Defterdarlığına Mithat Önalan, Rize Defterdarlığına Ümit Kökdemir, Samsun Defterdarlığına Halil İbrahim Temiz, Sinop Defterdarlığına Mutlu Şahin, Sivas Defterdarlığına Murat Aydın, Trabzon Defterdarlığına, Diyarbakır Defterdarı Ramazan Yaşar, Tunceli Defterdarlığına Salih Gökal, Yalova Defterdarlığına, Şanlıurfa Defterdarı Seyit Tekin, Zonguldak Defterdarlığına ise Recep Serdar atandı. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı’nda açık bulunan Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Yaşar Ciğer atandı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünde açık bulunan 5’inci Bölge Müdürlüğü’ne Kemal Can, 6’ıncı Bölge Müdürlüğü’ne Hakan Mumcuoğlu, 9’uncu Bölge Müdürlüğü’ne Ahmet Çörtük, 10’uncu Bölge Müdürlüğü’ne Ali Bozkurt, 13’üncü Bölge Müdürlüğü’ne Akif Ümüzer, 14’üncü Bölge Müdürlüğü’ne Melikunnas Özkaya, 2’nci Bölge Müdürlüğü’ne Hacı Ahmet Çiçek, 11’inci Bölge Müdürlüğü’ne ise Resul Doğan atandı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nda açık bulunan Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Yardımcılığına ise Neşat Onur Şanlı atandı. Ticaret Bakanlığı’nda ise, İthalat Genel Müdür Yardımcısı görevden alınırken, Gümrükler Genel Müdür Yardımcılıklarına Ahmet Akdemir ve Yakup Sefer, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdür Yardımcılıklarına İsmail Hak ve Veysel Çiftçi, Personel Genel Müdür Yardımcılığına ise Buğrahan Manav atandı. Ticaret Bakanlığı’nda açık bulunan Batı Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü’ne Mehmet Yapıcı, Orta Anadolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü’ne Ali Topçu, Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü’ne Ali Topçu atandı. Ayrıca Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş, Kapadokya Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Yüksek İhtisas Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Şebnem Kavaklı, Kadir Has Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Ayşe Başar, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörlüğüne ise Prof. Dr. İsmail Küçük atandı.
Kara kış ayakkabı tamircilerini ısıttı
15 Ocak 2026 Perşembe - 14:21 Kara kış ayakkabı tamircilerini ısıttı Kara kış ve aşırı soğuklar, ayakkabı tamircilerinin işine yaradı. Su geçiren ayakkabılar nedeniyle yoğunluk yaşayan tamirciler, işlerin mevsim sonuna kadar yoğun geçeceğini umut ediyor. Kış mevsiminin kendini hissettirmesiyle birlikte ayakkabı tamirine olan talep de arttı. Yağışın sık görüldüğü Samsun’da özellikle deri ayakkabı ve botlarda yaşanan su alma problemi, vatandaşları tamircilerin yolunu tutmaya yönlendirdi. Artan talepten memnun olan ayakkabı tamircileri, yoğunluğun mevsim boyunca devam edeceğini ifade ediyor. "Kış mevsiminde işlerimiz yoğun oluyor" Soğuk havalarla birlikte işlerin belirgin şekilde arttığını söyleyen ayakkabı tamircisi Turgut Dursun, kış aylarının kendileri için en hareketli dönemlerden biri olduğunu belirtti. Dursun, "Kışın özellikle ayakkabı tamir işleri çok artıyor. Çocuklar okula, vatandaşlar işe giderken ayakkabılar ister istemez su alıyor. Bu da tamir ihtiyacını doğuruyor. Şu sıralar en çok taban değişimi, yırtık dikimi ve yama işleri yapıyoruz. Tamir ücretleri 100 TL’den başlayıp 700 TL’ye kadar çıkabiliyor. İyi bir deri ayakkabının fiyatı ise 5 bin TL’den başlıyor. Bu yüzden birçok kişi yeni ayakkabı almak yerine tamir ettirmeyi tercih ediyor" dedi. Üniversitelerin tatil olduğu dönemlerde çanta ve valiz tamirlerinin arttığını da ifade eden Dursun, sezon sonunda da benzer bir yoğunluk beklediklerini dile getirdi. Okulların açıldığı dönemlerde ise yeni alınan ayakkabıların sıkma ve uyum sorunları nedeniyle tadilat taleplerinin devam ettiğini söyledi. "Cilalı boyanmayan deri ayakkabılar su geçirir" Deri ayakkabıların kışın su almasının en büyük nedeninin yanlış kullanım olduğuna dikkat çeken Dursun, "Deri ayakkabı giyenler yağmur ve karlı havalarda mutlaka cilalı boya kullanmalı. Sadece boya yapmak yeterli değil. Cila, derinin yüzeyini kayganlaştırır ve suyun tutunmasını engeller. Cilalanmayan deri ayakkabılar su geçirir. Bu konuda müşterilerimizi sürekli uyarıyoruz" diye konuştu. Bot ve deri ayakkabı tamiri yapan esnaf, doğru şekilde yenilenen kaliteli ayakkabıların sıfır ayakkabıdan farkı olmadan uzun süre kullanılabileceğini belirtiyor.
Diyarbakır’ın köklü tatlı firmasının kampanyası satışları 5 katına çıkardı
15 Ocak 2026 Perşembe - 14:15 Diyarbakır’ın köklü tatlı firmasının kampanyası satışları 5 katına çıkardı Diyarbakır’ın yarım asırlık tatlı firması, başlattığı kampanya ile satışlarını 5 katına çıkarttı. Kentin köklü tatlı markalarından Hacıbaba Pastaneleri, kuruluşunun 41’inci yılına özel iki ürünle başlattığı tatlı indirimini 6 ürüne çıkardı. Kampanyanın zaman kavramını kaldıran firma, gördüğü yoğun taleple satışları 5 katına çıkardı. 3 vardiya şeklinde ürünler çıkartılırken firma, Ar-Ge çalışmalarıyla 2027 yılında Dubai, Avrupa ve Orta Doğu’da yatırım ortaklığına ve büyümeye hazırlanıyor. Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, bu kampanyaya iki ürünle başladıklarını, şu an 6 ürüne çıkardıklarını söyledi. Yoğun ilgiden dolayı kampanyanın süre durumunu da kaldırdıklarını belirten Elaldı, şu an süresiz bir kampanyada olduklarını söyledi. Bunu birçok ürüne de yansıtabileceklerini kaydeden Elaldı, "Buna birkaç ürünü daha ekleyebiliriz. Hacıbaba Pastanelerinin menüsü Türkiye’de yok. Böyle zengin bir menüye sahip firmayız. Günün en az 18 saati işimizdeyiz. 2027 planlarımız var, yatırımlarımız olacak. Hacıbaba’da durmak yok, yola devam diyoruz" dedi. Elaldı, firmaya değer katacak, firmayı daha da büyütebilecek ortaklıklar olursa değerlendirebileceklerini ifade ederek, "Oturur konuşuruz. Ama sırf mevcuda ortak olsun diye ortak istemiyoruz. Dubai teklifi, 6 ülkeye yayılalım dediler. Meşakkatli gördüğümüz bir süreç olduğu için askıya almış bulunmaktayız. Ama 2027’de Dubai, Avrupa, Orta Doğu AR-Ge’miz var. 2027’de bu yatırımları düşüneceğiz. Satışlarımız, kampanya ile birlikte öncesine göre 5 katına çıkmış. Bunu vardiyaya dökmüşüz. Allah, bütün halkımızdan razı olsun. Firmaya değer verdiler, bizde bunu gözeterek kampanyayı başlattık. Yoğun ilgileri olduğu için süreyi ortadan kaldırdık" şeklinde konuştu.
Şahinbey Belediyesinden hayvan yetiştiricilerine 7 bin ton yem desteği
15 Ocak 2026 Perşembe - 14:13 Şahinbey Belediyesinden hayvan yetiştiricilerine 7 bin ton yem desteği Şahinbey Belediyesi, tarım ve hayvancılığa yönelik desteklerine aralıksız devam ediyor. Belediye tarafından büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiricilerine toplam 7 bin ton süt yemi dağıtımı gerçekleştirildi. Şahinbey ilçesindeki çiftçilere 8 yıldır gübre, arpa-buğday tohumu ve fide desteği sağlayan Şahinbey Belediyesi, hayvancılıkla uğraşan üreticilere de desteğini sürdürüyor. Sütlü hayvanların verimliliğini artırmak amacıyla hayata geçirilen süt yemi desteği, Osmanlı Mahallesinde düzenlenen programla devam etti. 7 bin ton süt yemi dağıtımı gerçekleştirilen program, hayvan yetiştiricileri tarafından büyük ilgi gördü. Düzenlenen süt yemi dağıtım programına Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nun yanı sıra Gaziantep İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam ile çok sayıda hayvan yetiştiricisi katıldı. "Desteklerimizi geleneksel hale getirdik" Düzenlenen programda desteklerin geleneksel hale geldiğini söyleyen Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, "Bugün yine mübarek bir günde hayırlı bir iş için bir aradayız. 7 bin ton küçük baş ve büyükbaş hayvan yemi dağıtım törenindeyiz. Biz bunu 8 yıldan beri yapıyoruz. Sadece bir yıl değil, devam olmayan bir şeyin kıymeti yoktur kaidesiyle biz bunu geleneksel hale getirdik. Hem yem dağıtımımız olsun hem çiftçilerimize buğday, arpa, gübre dağıtımımız, fide dağıtımlarımız her yıl geleneksel olarak devam ediyor. Az önce Tarım İl Müdürümüz de ifade etti. Bunlar sadece göstermelik yapılan işler değil. İstanbul’da veya başka yerde bazı belediyeler, iki kamyon silajlık mısır dağıtıyor. Bizim sadece bugün dağıtacağımız yem miktarı 7 bin ton. 101 milyon TL. Sadece yemden bahsediyorum. Bunun yanında gübresi, arpası, buğdayı, diğer fide desteklerimiz ve sürekli çalıştığımız arazi yollarımız ki sürekli yeniliyoruz. Şu anda 5 bin kilometrenin üzerinde arazi yolda yaptık" dedi. "Ekili alanlarımızda yüzde 300’ün üzerinde bir artış var" Verilen desteklerle birlikte tarım ve hayvancılıkta artış yaşandığını aktaran Başkan Tahmazoğlu, "Çiftçimize balık tutmayı öğretiyoruz. Verdiğimiz bu destekler o kadar kıymetli ki şu anda ekili alanımız 80 bin dekardan 320 bin dekara çıktı. Yani çok yüzde 300’ün üzerinde bir artış. Yine çiftçi sayılarımıza baktığımızda verdiğimiz desteklerle çiftçi sayımız 4 bin 100 iken şu anda 9 bin 468’e çıkmış durumda. Küçükbaş hayvan sayımız 90 bindi. Şu anda 134 bini geçti. Büyükbaş hayvanımız 27 binden şu anda 38 bin 618’e çıkmış. Hepsinde ciddi artışlar var. Bunlar tarımcılık adına güzel gelişmeler" ifadelerini kullandı. "Hükümetimiz de çiftçimizin yanında" Hükümetin çiftçilerin yanında olduğunu belirten Başkan Tahmazoğlu, "Cumhurbaşkanımızın da sürekli dile getirdiği üretim, istihdam, ihracat konusunda biz üretmeye devam edeceğiz. Gayret edeceğiz. Hükümetimiz, Cumhur İttifakımız sürekli çiftçimizin yanında. Hükümetimizin desteklerinin yanı sıra bizler de Şahinbey Belediye’miz, Büyükşehir Belediye’miz, diğer belediyelerimizle çiftçilerimize sürekli destek olmaya devam ediyoruz. Destek olmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Gaziantep’te verilen destekler birçok belediyeden daha fazla" Gaziantep’te, Şahinbey Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi’nin beraber vermiş olduğu desteği toplayınca birçok belediyeden daha fazla olduğunu ifade eden Gaziantep İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, "Ben de Şahinbey Belediyemizin bugün dağıtacağı yem törenine hepiniz hoş geldiniz diyorum. Hayırlı olmasını diliyorum. Bugün geldiğimiz günden bugüne yaklaşık dört aydır bir zamanda Şahinbey’imiz de belediyemizle alakalı daha önce iki bin ton bir gübre, bin 700 ton tohum dağıtımı ve bundan sonra da bütün köylerimizde başkanımızla yapmış olduğumuz görüşmede meraların tamamının gübrelenmesiyle ilgili de şubat-mart aylarında hepsini bitireceğiz. Bununla ilgili yoğun bir şekilde çiftçilerimize, hayvancılarımıza ve bitkisel üretimle ilgili çiftçilerimize yoğun bir desteği var. Bugün belki siz buradasınız ama ben şunu iddia ediyorum. Gaziantep’te, Büyükşehir Belediyemiz ve Şahinbey Belediyemizin beraber vermiş olduğu desteği topladığımızda birçok belediyeden daha fazla. Türkiye’deki yapılan desteklerin tamamını toplasak burayı geçmeyecektir. Tüm Gaziantep ve Şahinbeyli çiftçilerin adına başkanımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Gerçekleştirilen desteklerden dolayı mutlu olduğunu ifade eden çiftçi Hanifi Döner, Başkan Tahmazoğlu’na teşekkür etti. Hanifi Döner, "Başkanımızın böyle bir imkan sağladığını duyduk, başvurumuzu yaptık. Başkanımız vesile oldu, iki hayvanla başladığımız üretime 15 kapasitesine ulaştık. Başkanımıza sonsuz teşekkürlerimi arz etmek istiyorum. Bunun yanı sıra her yıl olduğu gibi bu yılda yüzde 50 hibe destekli hayvanlarımızın yemini almak için buraya geldik. Bu da bizim için önemli bir yardım, önemli bir destek. Bunun için daha ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Bunlardan elde ettiğimiz gelirle ev ihtiyaçlarımız, gerek olsun tarım makinemiz, gerek olsun aracımız ve bunun gibi diğer giderlerimize bize bayağı faydası oldu" diye konuştu.
MTSO, Mersinli firmaları Amerika pazarına hazırlıyor
15 Ocak 2026 Perşembe - 14:11 MTSO, Mersinli firmaları Amerika pazarına hazırlıyor Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersinli firmaların Amerika pazarında daha etkin ve kalıcı yer alabilmesi amacıyla bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda TOBB Chicago Ticaret Merkezi Bilgilendirme Toplantısı, MTSO ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıya; TOBB Ticaret Merkezleri Genel Müdürü Volkan Palaz ile İş Geliştirme, Satış ve Kurumsal İletişim Müdürü Haydar Can Yavuz katılırken, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır başkanlığında düzenlenen programa Amerika’ya ihracat yapan ve bu pazara açılmayı hedefleyen MTSO üyesi firmalar ilgi gösterdi. Toplantının açılışında konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in güçlü bir dış ticaret kenti olduğunu vurguladı. Küresel ticarette sürdürülebilir büyümenin ancak alternatif pazarlara açılımla mümkün olabileceğine dikkat çeken Çakır, Amerika ve Japonya gibi pazarlara yönelmenin önemine işaret etti. Çakır, "Firmalarımızın bu pazarlarda daha sağlıklı ve kalıcı şekilde yer alabilmeleri için yol gösterici bilgilendirme toplantılarını önemsiyoruz. Amacımız, üyelerimizin risklerini azaltarak ihracat kapasitelerini artırmalarına katkı sağlamak" dedi. TOBB Ticaret Merkezleri Genel Müdürü Volkan Palaz ise yaptığı sunumda, Türk ihracatçısının Amerika pazarındaki etkinliğini artırmaya yönelik yürütülen çalışmaları anlattı. TOBB Chicago Ticaret Merkezinin 10 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 14 bin metrekarelik bir alanda hizmet verdiğini belirten Palaz, merkezde ofis, showroom ve depolama imkanlarının bir arada sunulduğunu ifade etti. Palaz, entegre yapısı sayesinde merkezin firmalara ABD pazarına hızlı ve güvenli erişim sağladığını kaydetti. Toplantı, katılımcı firmaların sorularının yanıtlanması ve birebir değerlendirmelerin yapılmasının ardından sona erdi.
Memur-Sen’den ’Ücrette dengesizlik, gelirde adaletsizlik bitsin’ çağrısı
15 Ocak 2026 Perşembe - 13:28 Memur-Sen’den ’Ücrette dengesizlik, gelirde adaletsizlik bitsin’ çağrısı Memur-Sen Manisa İl Temsilcisi Ahmet Yasav, 2026’nın ilk maaş gününde Hatuniye Camii önünde yaptığı basın açıklamasında toplu sözleşme zamlarının memuru enflasyona ezdiğini belirterek, kamuda bozulan ücret dengesi ve gelir adaletsizliğinin kalıcı reformlarla giderilmesini istedi. Memur-Sen Manisa İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Yasav, 2026 yılının memurlar için ilk maaş gününde Hatuniye Camii önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Memur-Sen’e bağlı sendikaların il başkanları, temsilcileri ve çok sayıda üye destek verdi. Ahmet Yasav, Memur-Sen ailesi olarak Türkiye genelinde 81 ilde meydanlarda olduklarını belirterek, "Bugün kamu görevlileri olarak ‘Ücrette dengesizlik, gelirde adaletsizlik, kamuda huzursuzluk bitsin’ demek için buradayız" dedi. Yasav, 7. ve 8. Dönem Toplu Sözleşmelerde verilen zam oranlarının memurları enflasyona ezdirdiğini ifade ederek, aynı zamanda kamu personeli arasındaki ücret dengesinin tamamen bozulduğunu söyledi. Benzer bir durumun 2023 yılında da yaşandığını hatırlatan Yasav, o dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müdahalesiyle en düşük memur maaşının en düşük işçi maaşının üzerine çıkarıldığını hatırlattı. "Sistem yeniden altüst oldu" diyen Yasav, "Emeğimiz, yıllarca aldığımız eğitim, girdiğimiz sınavlar ve döktüğümüz akıl teri yok sayıldı. Kamuda iş barışı bozuldu, memurun şevki kırıldı" ifadelerini kullandı. Aynı ortamda çalışan farklı statüdeki personel arasındaki maaş uçurumunun kapatılması gerekirken adaletsizliğin derinleştirildiğini savunan Yasav, "Ücretlerdeki dengesizlik ve gelirdeki adaletsizlik artık görmezden gelinemez. Bu çarpıklık derhal ve kalıcı şekilde düzeltilmeli, kamuda huzur yeniden tesis edilmelidir" dedi. Memur-Sen olarak parçacı değil, bütüncül bir düzenleme istediklerini vurgulayan Yasav, memuru ezerek enflasyonla mücadelenin yürütülemeyeceğini söyledi. Enflasyonun faturasının sabit gelirlilere kesilmesini kabul etmediklerini dile getiren Yasav, Maliye Bakanlığı’na adil paylaşım çağrısında bulundu. "Türkiye Yüzyılı’na yakışır personel reformu istiyoruz" Kamu personel sisteminde köklü reformlara ihtiyaç olduğunu ifade eden Yasav, "Kariyer basamaklarının düzeltildiği, ücret skalasının görev, unvan ve sorumluluk esaslı yapılandırıldığı, farklı statüler arasındaki ücret dengesizliğinin giderildiği, görev aylığıyla emekli aylığı arasındaki uçurumun kapatıldığı bir personel reformu istiyoruz. Şimdi değilse ne zaman?" diye konuştu. 4688 sayılı Sendika Yasası’nın ömrünü tamamladığını savunan Yasav, mevcut toplu sözleşme sistemi ve Hakem Kurulu yapısına tepki göstererek, yasanın topyekûn değiştirilmesi gerektiğini belirtti. Grev hakkı, örgütlenme özgürlüğü ve adil bir pazarlık zemini için ILO normlarında yeni bir sendika yasasının gecikmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Açıklamasının sonunda hükümete seslenen Yasav, "Bu çarpıklıkla geçen her gün kamu görevlileri için eziyet, kamu hizmeti için verimsizliktir. Ücretlerdeki dengesizliğin bitmesi ve kamuda huzurun sağlanması, emekliliğe de yansıyacak şekilde verilecek bir refah payıyla mümkündür" dedi. Yasav, "İmtiyaz değil, alın terimizin hakkını istiyoruz. Ayrıcalık değil, kamuda adalet istiyoruz. Yaşasın hak, yaşasın emek, yaşasın adalet, yaşasın mücadele" sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Boost The Future Demo Day’de 7’nci dönem girişimleri sahneye çıktı
15 Ocak 2026 Perşembe - 13:20 Boost The Future Demo Day’de 7’nci dönem girişimleri sahneye çıktı Akbank ve Endeavor Türkiye iş birliğiyle yürütülen Boost The Future Girişim Hızlandırma Programı’nın 7’nci döneminde yer alan 8 teknoloji girişimi, Demo Day sahnesinde yer aldı. Her yıl girişimciler ve yatırımcılardan büyük ilgi gören program, yedi yıldır girişimlerin ölçeklenme ve büyüme yolculuğuna somut katkı sunmayı sürdürüyor. Akbank ve Endeavor Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen Boost The Future Girişim Hızlandırma Programı’nın 7’nci dönemi, girişimcilik ekosisteminin önde gelen paydaşlarını bir araya getiren Demo Day etkinliğiyle sona erdi. Programa seçilen 8 teknoloji girişimi, 3 ay süren yoğun mentorluk, atölye çalışmaları ve kurucu forumlarının ardından düzenlenen Demo Day’de, iş modellerini ve ölçeklenme hedeflerini yatırımcılar ve ekosistem temsilcileriyle paylaştı. Demo Day kapsamında değerlendirmelerde bulunan Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven, "Banka olarak girişimcileri desteklemeyi toplumun ve ekonominin geleceğini güçlendiren bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu bakış açısının somut bir yansıması olan Boost The Future ile birlikte öğrenen, birlikte büyüyen ve geleceği birlikte tasarlayan bir programa imza attık. Yedi yıldır bu programla, bugünün ihtiyaçlarına yanıt verirken yarının iş yapış biçimlerini de şekillendirecek girişimleri destekliyoruz. Girişimcilerin doğru mentorluk, güçlü bir ağ ve güvenilir iş ortaklarıyla buluşmasının, fikirleri sürdürülebilir, ölçeklenebilir iş modellerine dönüştürdüğüne inanıyoruz. Bu doğrultuda girişimcilerin yanında olmayı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. Endeavor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kurttepeli ise, "Bugün startup dünyasında değer, yalnızca bugünün gerçekleriyle değil, geleceğe duyulan inançla şekilleniyor. Yapay zekâ çağında rekabet artık tek bir dev oyuncunun her şeyi dönüştürdüğü bir yapıdan ziyade, hızlı adapte olabilen, niş alanlarda derinleşen ve lokalden globale değer üretebilen girişimler üzerinden ilerliyor. Endeavor Girişimcilerine veya bu dönemde başarılı olan girişimlere baktığınızda üç ortak özellik görebilirsiniz: Kurucu ekiplerin uzun vadeli uyumu, sürdürülebilir bir finansal model ve ilk günden itibaren global düşünme refleksi. Boost The Future, yedi yıldır tam da bu üç alanda girişimcilere güç kazandıran, onları yalnızca büyümeye değil doğru şekilde ölçeklenmeye hazırlayan bir program" dedi. Demo Day’de yapay zekâ ve teknoloji odaklı girişimler öne çıktı Boost The Future’ın 7’nci dönem Demo Day sahnesine yer alan girişimler; yapay zekâ, veri analitiği, sağlık teknolojileri, insan kaynakları ve hukuk teknolojileri gibi farklı alanlarda geliştirdikleri çözümlerle öne çıktı. Girişimler, iş süreçlerini sadeleştiren, verimliliği artıran ve sektörlere özel dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt veren yaklaşımlar sundu. Ortalama şirket yaşı 2 ve ortalama kurucu yaşı 35 olan bu genç girişimler, bugüne kadar toplam 4,7 milyon ABD doları yatırım toplamayı başarmış bulunuyor. Demo Day’de sunum yapan girişimler ve odaklandıkları alanlar şöyle oldu: Beeasist: Hizmet sektöründeki KOBİ’lerin satış ve günlük operasyonlarını uçtan uca yönetmelerini sağlayan yapay zekâ destekli B2B2C SaaS platformu. Datablast: Veri ekipleri için akıllı veri yönetimi, gelişmiş analiz ve yapay zekâ destekli içgörü üretimini tek platformda sunan teknoloji girişimi. HaloScape: Giyilebilir teknolojiler, IoT sağlık cihazları ve biyokimyasal verileri tek platformda birleştiren yapay zekâ temelli sağlık uygulaması. HrPanda: İşe alım süreçlerini uçtan uca yöneten, yapay zekâ destekli yeni nesil aday takip sistemi (ATS). Marqby: Fikri varlıklara yönelik süreçlerin dijitalleşmesini sağlayan ve hukuk teknolojileri alanında çözümler geliştiren platform. Novus: Kodlama gerektirmeden, yapay zekâ ajanlarıyla kişiselleştirilmiş iş akışları ve otomasyonlar oluşturmayı sağlayan teknoloji girişimi. Skymod Teknoloji: Chat, Asistan ve Agent Workflow modüllerini tek çatı altında sunan, güvenli ve özelleştirilebilir yapay zekâ projeleri geliştirme platformu. Viseur AI: Sağlık sektöründe hastalıkların daha iyi teşhis edilmesini hedefleyen, yapay zekâ tabanlı SaaS çözümler geliştiren teknoloji girişimi. Boost The Future’da 7 yılda güçlü bir etki alanı oluşturuldu Yapılan açıklamaya göre, Boost The Future Programı, bugüne kadar girişimcilik ekosisteminde sürdürülebilir bir etki oluşturan önemli sonuçlara imza attı. Yedi dönemde, programa yapılan yüzlerce başvurunun arasından, toplam 82 başarılı girişim mezun olurken, program kapsamında 160 saatin üzerinde atölye, 220 saati aşkın mentorluk desteği ve 72 saatlik kurucu forumları gerçekleştirildi. Program mezunları arasında yer alan girişimler, güçlü ciro büyümeleri, küresel müşteri tabanları ve yatırım performanslarıyla Boost The Future ekosisteminin oluşturduğu çarpan etkisini ortaya koyuyor. 6. dönem mezunlarından Eachlabs, toplamda 1,8 milyon ABD doları yatırım alırken, son bir yılda 23 kat ciro büyümesine erişti. 2. dönem mezunu Wask’ın yıllık düzenli geliri (ARR) 2,3 milyon ABD dolarına ulaştı. Abonelerinin yüzde 98’i global pazarlardan ve bunun yüzde 35’ten fazlasını ise ABD pazarı oluşturuyor. Toplamda 1,1 milyon ABD doları yatırım alan 4. dönem mezunlarından Co-one ise son bir yılda 3 yeni pazara açılırken 3 kat ciro büyümesine ulaştı. Programa katılan girişimler, mezun olduktan sonra da ölçeklenme ve globalleşme yolculuklarında Boost the Future ağından güç almayı sürdürüyor; geliştirdikleri teknoloji ve iş modelleriyle Türkiye’nin girişimcilik ekosistemine ve yüksek katma değerli üretim ve ihracat hedeflerine somut katkı sağlıyor.
İllerin teknolojik gelişmişlik endeksinde ilk sırada Ankara, ikinci sırada İstanbul yer aldı
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:33 İllerin teknolojik gelişmişlik endeksinde ilk sırada Ankara, ikinci sırada İstanbul yer aldı Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) hazırladığı İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi ASO-İLTEK 2025’e göre teknolojik gelişmişlikte Ankara birinci, İstanbul ise ikinci sıradaki yerini korudu. Söz konusu iki şehir, diğer illerle aralarında farkı açarak kendi ligini de oluşturdu. ASO, Türkiye’de ilk kez geçen yıl açıklanan İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi ASO-İLTEK’in 2025 yılı sonuçlarını açıkladı. Teknolojik gelişmişlikte Ankara birinci, İstanbul ise ikinci sıradaki yerini korurken, bu iki şehir diğer illerle aralarında farkı açarak kendi ligini oluşturdu. 81 ilin 5 farklı alt endeks ve 37 değişkene göre değerlendirildiği ASO-İLTEK 2025 sonuçlarına göre Ankara ve İstanbul’u sırasıyla Eskişehir, Kocaeli, İzmir, Kayseri, Bursa ve Sakarya takip etti. ASO Başkanı Seyit Ardıç, ASO-İLTEK 2025 sonuçlarının açıklandığı basın toplantısında Türkiye’nin teknoloji yolculuğunu ve endeks sonuçlarını değerlendirdi. Teknoloji alanında çok sayıda söylem ve stratejiye rağmen karşılaştırılabilir ve bütüncül bir haritanın eksikliğine dikkat çeken Ardıç, ASO-İLTEK’in bu ihtiyaçtan doğduğunu ifade etti. Amacın şehirleri yarıştırmak değil, kapasiteleri ölçmek, başarıyı görünür kılmak, riskleri erkenden teşhis etmek ve Türkiye’nin yüksek katma değerli üretime geçişini hızlandırmak olduğunu vurgulayan Ardıç, bu yıl ilk kez üç yıllık veri setinin analiz edildiğini belirtti. Ardıç, "Hangi illerin yükseldiğini, hangilerinin yerinde saydığını veya sessizce irtifa kaybettiğini artık somut verilere bakarak net biçimde görebiliyoruz. Çünkü teknoloji tek seferlik bir sıçrama değildir. Uzun soluklu bir maratondur. Bir endeksin gerçek değeri de tam burada ortaya çıkar. Tek bir yıl size bulunduğunuz noktayı gösterir zaman içindeki veri de hangi yöne gittiğinizi belirtir. Ankara Sanayi Odası olarak amacımız; Türkiye’nin teknoloji yolculuğunu yerel düzeye uzanan ve süreklilik taşıyan kurumsal bir hafızayla izlemek ve yön göstermektir. Bu nedenle ASO-İLTEK’i bir yayın değil, Türkiye’nin teknoloji navigasyonu olarak görüyoruz" açıklamasında bulundu. Teknolojinin ülkelerin gelişimini, şehirlerin yönünü ve kurumların ömrünü belirleyen ana eksen olduğunu söyleyen Ardıç, birçok ülkenin teknoloji üzerine inşa edilen yeni ekonomi, ticaret, sanayi politikalarını formüle ettiğini dile getirdi. "Ankara ve İstanbul diğer illerden net biçimde ayrışmaya başladı" ASO-İLTEK 2025 sonuçlarına göre Türkiye’nin tek parça bir teknoloji ülkesi olmadığını, üç farklı teknoloji katmanından oluştuğunu belirten Ardıç, "Birinci katmanda Ankara ve İstanbul vardır ve bu büyük iki ilimiz 2025’te diğer tüm illerden daha net biçimde ayrışmaya başlamış, kendi ligini oluşturmuştur. Ankara teknoloji üretiminde, İstanbul ise ticarileşmede liderliklerini pekiştirmiştir" değerlendirmesinde bulundu. İkinci katmanda Kocaeli, Eskişehir, Bursa, İzmir ve Kayseri gibi güçlü sanayi altyapısına sahip ancak teknoloji eşiklerinde zorlanan illerin yer aldığını söyleyen Ardıç, geçen yıl üst ligde yer alan Eskişehir ve Kocaeli’nin bir alt kategoriye düşmüş olmasının dikkat çekici olduğunu belirterek, "Bu tablo, güçlü üretim yapısının tek başına yeterli olmadığını, dijitalleşme ve Ar-Ge’ye hız vermeyen sanayi merkezlerinin güç kaybettiğini gösteriyor" dedi. "Üretimi güçlü ama dijital altyapısı zayıf iller geri düşüyor" Üçüncü katmanda ise potansiyeli olan fakat bunu harekete geçirmekte zorlanan geniş bir çeper bulunduğunu belirten Ardıç, en alt teknoloji kategorisindeki il sayısının 16’dan 18’e çıkmasının teknoloji dönüşümünün tabana yayılmasında sorun olduğuna işaret ettiğini söyledi. Ardıç, "Bu tablo bize Türkiye’nin teknoloji haritasında Ankara ve İstanbul’un ayrışmaya başladığına, diğer büyük sanayi kentlerinin ise zorlandığına işaret etmektedir. İller arasındaki farkın ana nedenini; fiber altyapı, geniş bant ve dijital erişim kalitesi oluşturuyor. Üretimi güçlü ama dijital altyapısı zayıf iller teknolojik gelişmişlikte geri düşüyor" diye konuştu. ASO-İLTEK 2025 sonuçlarının Türkiye’nin teknoloji üretim üssünün Ankara olduğunu gösterdiğini belirten Ardıç, araştırma ve yenilikçilik kapasitesinde ilk sırada olan Ankara’nın teknoloji üretiminde liderliğini güçlendirdiğine dikkat çekti. "Savunma sanayii teknoloji atılımı için kuvvetli bir kaldıraç" Ardıç, ASO-İLTEK 2025’in temasını ‘Savunma Teknolojileri’ olarak belirlediklerini ifade ederek, savunma sanayiinin yalnızca güvenlik alanı olmadığına, ekonominin yenilik ve teknoloji atılımı için kuvvetli bir kaldıraç görevi üstlendiğine dikkat çekti. Ankara’nın savunma sanayiindeki birikiminin, elektronik, yazılım, havacılık ve uzay gibi birçok alana yayılan çarpan etkisi ürettiğini söyleyen Ardıç, şöyle devam etti: "Türkiye’nin kilogram başına ihracat değeri 1,57 dolar iken, savunma ve havacılık sektöründe bu rakam tam 44 kat yükselerek 65 dolara çıkmaktadır. Bu nedenle Ankara’da geliştirilen teknoloji yalnızca belirli bir sektörü değil; Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim kapasitesini bütünüyle ileri taşımaktadır. Bu başarıyı sürdürülebilir kılmak için yeni bir perspektife daha ihtiyacımız var. Teknolojiyi üretmek kadar, insan kaynağını çekmek ve elde tutmak da kritik hale gelmiştir. Endeks sonuçları, Ankara’nın yetenek havuzunu genişletmesi ve yaşam kalitesi unsurlarını güçlendirmesi gerektiğini de açık biçimde işaret etmektedir. Ankara’nın teknoloji liderliği doğru adımlarla desteklendiğinde Türkiye’nin geleceğini belirleyecek en kritik kaldıraçlardan biri olacaktır." "Ankara derin teknolojinin, İstanbul ise dijital altyapının merkezidir" Türkiye’nin teknoloji omurgasını oluşturan Ankara ve İstanbul’un güçlerini farklı başlıklardan aldığını ve birbirlerinin tamamlayıcısı olduğunu söyleyen Ardıç, "Ankara araştırmanın, savunma sanayiinin ve derin teknolojinin, İstanbul ise dijital altyapının, finansın ve küresel bağlantıların merkezidir" dedi. Ardıç, bu iki merkezde üretilen teknoloji gücünün Anadolu’ya yayılmayı gerektiğini vurgulayarak, "ASO-İLTEK’in en kritik uyarılarından biri burada ortaya çıkıyor. Kocaeli, Eskişehir, Bursa ve İzmir gibi güçlü sanayi merkezlerimiz, dijitalleşme, Ar-Ge ve teknoloji çıktıları aynı anda ilerlemezse, irtifa kaybının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Dün bizi taşıyan sanayi modeli, yarının teknoloji yarışında tek başına yeterli olmayacak. Bu bir mevcut sanayi yapısı veya politikası eleştirisi değildir. Sanayimizi daha güçlü bir geleceğe hazırlama çağrısıdır" değerlendirmesini yaptı. "Kayseri’nin patent, tasarım ve teknoloji tescillerindeki performansı, Anadolu’dan güçlü bir teknoloji mesajı vermekte" ASO-İLTEK sonuçlarının umut veren örnekler de sunduğunu ve Kayseri’nin bunlardan biri olduğunu belirten Ardıç, "Kayseri’nin patent, tasarım ve teknoloji tescillerindeki performansı, Anadolu’dan güçlü bir teknoloji mesajı vermektedir. Doğru ekosistem kurduğunda Anadolu’nun yüksek teknoloji ligine çıkabileceğini göstermektedir" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin sorunu teknoloji eksikliği değil, teknolojide eşik atlayamamak" ASO-İLTEK sonuçlarının herkese bulunduğu yerden daha ileriye gitme mesajı verdiğini söyleyen Ardıç, politika yapıcılara, iş dünyasına, üniversitelere şu mesajı verdi: "Tek tip teşvik anlayışı artık yeterli değildir. İl bazında veri temelli ve hedefli sanayi politikalarına ihtiyacımız vardır. Geleneksel üretim hâlâ değerli ama dijitalleşme ve yenilikle desteklemezsek rekabetçi olamayız. Üniversitelerin bilgi üretmesi çok kıymetlidir. Ama o bilgi şehirle ve sanayiyle buluşmadıkça beklenen dönüşüm gerçekleşmez. Türkiye’nin sorunu teknoloji eksikliği değildir, teknolojide eşik atlayamamaktır. Teknolojik dönüşüm bir merdivendir. Doğru basamağa basmazsanız düşersiniz. Raporumuz, bu merdivenin hangi basamaklarının sağlam, hangilerinin onarım istediğini gösteriyor. Ankara Sanayi Odası olarak biz ülkemizin teknoloji yolculuğunun sadece yeni girişimlerle değil, mevcut sanayinin dönüşümüyle hedefine varacağına inanıyoruz.’
Bayat ekmek fiyatına sıcak ekmek: Mahalle esnafından emsal davranış
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:26 Bayat ekmek fiyatına sıcak ekmek: Mahalle esnafından emsal davranış Sakarya’nın Erenler ilçesinde bir fırın ve şarküteri işletmesi, piyasada 20 liradan satılan 270 gram ekmeği 12,5 liraya düşürerek vatandaşın bütçesine nefes aldırdı. Aynı gramaj ve kalitedeki sıcak ekmek, yoğun ilgi görüyor. Erenler ilçesi Hacıoğlu Mahallesi’nde şarküteri işletmesi olan Furkan Güllü, 270 gramı 20 liradan satılan ekmeği, aynı mahallede bulunan fırınla anlaşarak aynı gramajdaki ekmeği 12, 5liradan satışa sunmaya başladı. Vatandaşların ucuzluğundan kaynaklı bayat ekmeğe yöneldiğini belirten Güllü, aynı fiyata sıcak ve taze ekmeği sattıklarını belirtti. Fırın işletmecisi Burak Aktürk ise günde 50 bin ekmek ürettiklerini ve 12,5 liraya hem şarküteriden hem de kendi fırınından vatandaşların ekmek alabileceğini söyledi. "20 liradan 12,5 liraya düşürdük" Ekmek indirimi hakkında konuşan şarküteri işletmecisi Furkan Güllü, "2010 yılından beri esnaflık yapıyorum. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bu olay aslında bir anda olan bir şey değil. Bunu planladık, ölçtük, biçtik, hesapladık. İnsanların fırındaki bayat ekmeğe çok fazla talepte bulunması, ucuz olmasından. Biz ise bu ekmeği sıcak ve ucuz bir şekilde vermek istedik. Ekmeğimizin gramajını değiştirmedik, kalitesini değiştirmedik. Aynı standartlarında hatta daha özverili şekilde çalışıyoruz. Ne gramajda ne kalitede hiçbir eksiğimiz yok. Tek farkımız fiyatımız 20 liradan 12,5 liraya düşürdük" dedi. "Gayemiz ticaret değil, insanlara katkıda bulunmak " Vatandaşlara yardımcı olduklarını aktaran Güllü, "Vatandaşlarımız çok mutlu, çok güzel tepkiler aldık. Bizim burada gayemiz ticaret değil, insanlara katkıda bulunmak. Ben kar payımı düşürdüm hatta fırınla da anlaştık, fırınımızda da aynı şekilde fiyatlar. Ben bir verdim Allah bize 10 verdi, satışlarımız arttı, şuan daha karlı bir şekilde satış yapıyoruz Allah’a şükür. Bir köyde bir vatandaş açlıktan ölürse bütün köylü katildir. Hz. Ali’nin güzel bir sözüdür buda" diye konuştu. "Gayemiz herkesin sıcak ekmeğe ulaşabilmesi" Ürettikleri ekmeğin kalitesinin ve gramajının piyasadaki ekmeklerden hiçbir eksiği olmadığını belirten fırın sahibi Burak Aktürk, "12,5 liradan tezgah satış noktalarımız var. Ek olarak bakkal ve marketlere de 15 liradan ekmek sattırıyoruz. Gayemiz, Sakarya halkının ekmeğe ulaşabilmesi. Gramaj olarak aynı 270 gram 12,5 liradan devam ediyoruz. Biz halktan tarafız. Süpermarketler ya da marketler kazanacağına halk kazansın istiyoruz" şeklinde konuştu. "Benim evimin altında fırın var, ucuz olduğundan dolayı buraya geliyorum" Satılan ekmeğin kalitesini ve fiyatını beğendiğini ve satın almak için başka bir mahalleden geldiğini dile getiren Mustafa Taşkın, "Dilmen Mahallesi’nden geliyoruz ekmek almaya. Benim evimin altında fırın var, ucuz olduğundan dolayı buraya geliyorum. Ekmeği de 10 numara bir ekmek, Her gün almak isterim buradan" ifadelerini kullandı. "Bu arkadaşlardan Allah razı olsun, bizleri düşünmüş" Kampanyaya çok sevindiğini ifade eden bir mahalle sakini ise, "Vatandaşı düşünmüş, 12, liraya düşürmüş. 20 liraya ekmek almak insana ağır geliyor. Bu arkadaşlardan Allah razı olsun, bizleri düşünmüş. Tüm vatandaşın ve esnafın böyle düşünmesi gerekiyor" dedi. (ACK-OK-
Erdek Kapıdağ Zeytinyağı’ndan markalaşmada önemli adım
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:22 Erdek Kapıdağ Zeytinyağı’ndan markalaşmada önemli adım Balıkesir’in Erdek ilçesinde, Erdek Kapıdağ Zeytinyağı’nın coğrafi işaretiyle ilgili bilgilendirme toplantısı Erdek Ticaret Odası tarafından ilçede bir otelde gerçekleştirildi. Yoğun katılımın sağlandığı toplantıya; Erdek Kaymakamı Hasan Göç, Erdek Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Uz, Bandırma Ticaret Odası Başkanı Bahadır Çolak, Erdek Belediye Başkanı Burhan Karışık, Erdek İlçe Tarım ve Orman Müdürü Dilek Işıktaş, Kyzikos Kazı Başkanı Ahmet Tercanlıoğlu, üreticiler ve davetliler katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Erdek Ticaret Odası Başkanı Hüseyin Uz, Erdek Kapıdağ Zeytinyağı’nın bölge için taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bölgemizin iki temel geçim kaynağı olan turizm ve zeytincilikte, zeytinyağımız her iki sektör üzerinde ortak payda oluşturan önemli bir gelir kaynağımız ve pazarlama unsurumuzdur. Yerel üreticinin mahsulünden elde ettiği katma değerin artırılması, sürdürülebilir tarıma olan güvenin pekişmesini sağlayacak; nesillerdir süregelen zeytincilik mirasımızın, geleneğimizin, beslenme alışkanlıklarımızın, ağaçlarımızın, toprak yapımızın ve iklim özelliklerimizin korunmasına katkı sunacaktır. Öyle ki, ‘ölümsüz ağaç’ olarak bilinen zeytin ağaçlarımız; su kaynaklarının kuruduğu, sulu tarım imkânlarının her geçen gün azaldığı günümüz dünyasında, belki de mahsul vermeye devam edecek ender ağaçlardan biri olarak, verimi azalsa dahi sağlık ve hayat dağıtmaya devam edecektir. Pazarlama unsuru olarak ele alındığında ise zeytinyağı, her zaman hediyelerin en kıymetlilerinden biri olmuş; hasat edildiği bölgenin adını ve tanıtımını gittiği her yere beraberinde taşımıştır. Bu doğrultuda tescillenerek kontrol altına alınmış ve tüketiciye güven veren ürünler; markalaşma ve pazarlamada olduğu kadar, tanıtım ve reklamda da bölge envanterine önemli katkılar sağlamaktadır." "Yaşanan sıkıntıları markalaşma ile aşmak istiyoruz" Artan girdi ve işçilik maliyetleri ile iş gücü temininde yaşanan sıkıntılar ve arazi şartları nedeniyle makinalı tarım imkânlarının sınırlı olması gibi olumsuzlukları telafi edebilmek amacıyla, zeytinyağı üretimini öncelediklerini kaydeden Başkan Uz, "Müteşebbislerimizin elinde yeterince değerlenemeyen zeytin ağaçlarımız için markalaşmaya odaklanmak ve pazarlamada rekabet gücümüzü artırmak hedefiyle, zeytinyağımızın coğrafi işaret alması Erdek Ticaret Odası’nın bölgesel kalkınma projeksiyonlarından biri olmuştur. Turizmden tarıma, ekonomimizden sağlığımıza kadar bölgemiz açısından önemi tartışmasız olan zeytinyağımızın; Erdek Ticaret Odamızın yürüttüğü çalışmalar doğrultusunda Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek ‘Erdek Kapıdağ Zeytinyağı’ adıyla coğrafi işaret almasının, tüm bölgemiz adına hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı "Zeytinyağı ve turizmi bütünleştireceğiz" Erdek Kapıdağ zeytinyağının markalaşma yolculuğunda bölgesel turizm ile zeytinciliği bütünleştireceklerini anlatan Başkan Uz, "Coğrafi işaretli Erdek Kapıdağ zeytinyağımızın hak ettiği katma değeri yakalayarak önce yurt içinde, ardından yurt dışında satışa sunulması amacıyla; bölge üreticilerimizin elini güçlendirecek ve kurumsallaşmaya zemin hazırlayacak lisanslı zeytinyağı depoculuk hizmeti vermek üzere, Balıkesir başta olmak üzere İzmir ve Çanakkale bölgesinde faaliyet gösteren 16 ticaret odası ve borsamızla birlikte şirket ortaklığı çalışmalarımızın başlatıldığını siz değerli hazirunla paylaşmak isteriz." diye konuştu. Toplantıda söz alan Kyzikos Kazı Başkanı Ahmet Tercanlıoğlu ise zeytinyağının tarih boyunca önemli bir emtia olduğuna dikkat çekerek, antik dönemlerde kentler arası ticarette zeytinyağının stratejik bir ürün olarak kullanıldığını, Kapıdağ ve çevresinde üretilen zeytinyağının geçmiş süreçte üst kalite olarak kabul edildiğini ifade etti. Bilgilendirme programında, coğrafi işaretli Erdek Kapıdağ Zeytinyağı’nın üretim, kullanım ve pazarlama süreçlerine ilişkin teknik ve hukuki detaylar üreticilerle paylaşıldı.
ATP GreenX, Avrupa Enerji Borsası EEX ile entegrasyon sürecine girdi
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:13 ATP GreenX, Avrupa Enerji Borsası EEX ile entegrasyon sürecine girdi ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. (ATP), küresel emisyon ticareti ve sürdürülebilir finans teknolojileri alanındaki yapılanmasını Avrupa’ya taşıyor. Şirketin bağlı ortaklığı Zenia Technologies B.V., Avrupa’nın en büyük enerji borsalarından European Energy Exchange (EEX) ile T7 Simülasyon Entegrasyon Ortamı sözleşmesini imzalayarak teknik entegrasyon çalışmalarını başlattı. ATP GreenX, Avrupa Enerji Borsası EEX ile entegrasyon sürecine girdi. Yapılan açıklamaya göre, sözleşme kapsamında yürütülen entegrasyonun tamamlanmasıyla şirketin karbon ticaret platformu ATP GreenX, EEX nezdinde "Listed Independent Software Vendor" (Listelenmiş Bağımsız Yazılım Sağlayıcısı) statüsüne sahip olacak ve EEX üzerinde işlem gören çevresel ürünlerin ticaretine yönelik teknoloji ve altyapı sağlayıcısı konumuna yükselecek. Başta Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi ürünleri olmak üzere, EEX bünyesinde işlem gören çevresel ürünlerin alım-satımı için EEX üyeleri, ATP GreenX platformu üzerinden doğrudan erişim ve işlem gerçekleştirme imkânına sahip olacak. Açıklamaya göre, 2026 yılı itibarıyla Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülüklerinin başlaması ve Türkiye’nin Emisyon Ticaret Sistemi’ni (TR ETS) devreye alma süreci, karbon yönetimini şirketler için stratejik bir ticari gereklilik haline getiriyor. Platform, bu yeni dönemde ihracatçılar ve enerji piyasası oyuncuları için AB piyasalarına güvenli ve regülasyon uyumlu bir teknik kapı açarken, küresel karbon borsalarıyla kurduğu entegrasyonlar sayesinde karbon maliyetlerinin veriye dayalı ve sistematik şekilde yönetilmesine olanak tanıyor. Anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATP CEO’su Ümit Cinali, şunları söyledi: "Şirketimizin iklim ekonomisinin dijitalleşmesine yönelik teknolojik çözümlerini, 2026 yılında küresel ticareti şekillendirecek regülasyonlarla tam uyumlu hale getirmeye odaklanıyoruz. EEX ile başlattığımız entegrasyon süreci, ATP GreenX platformumuzun uluslararası piyasaların gerektirdiği yüksek teknik standartlara ulaştığını açıkça ortaya koyuyor. AB ETS ve hazırlık süreci devam eden TR ETS kapsamında, karbon varlıklarının ve emisyon haklarının en verimli şekilde yönetilebileceği bir platform sunuyoruz. Küresel enerji piyasasının ana oyuncularına karbon ticaretinin tüm yaşam döngüsünü kapsayan uçtan uca dijital bir işlem deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Sürdürülebilirlik, veri ve teknoloji odağında hızla büyüyen bu pazarda, şirket olarak uzun vadeli ve kalıcı değer oluşturma kararlılığımızı sürdürüyoruz."
Bütçe Aralık ayında 528,1 milyar TL açık verdi
15 Ocak 2026 Perşembe - 11:22 Bütçe Aralık ayında 528,1 milyar TL açık verdi Aralık ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 792 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 263,9 milyar TL ve bütçe açığı 528,1 milyar TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 14 trilyon 634,6 milyar TL, bütçe gelirleri 12 trilyon 835,5 milyar TL ve bütçe açığı 1 trilyon 799,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2025 yılı Aralık ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, Aralık ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 792 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 263,9 milyar TL ve bütçe açığı 528,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 675,4 milyar TL ve faiz dışı açık ise 411,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi Merkezi yönetim bütçesi 2024 yılı Aralık ayında 830 milyar 847 milyon TL açık vermiş iken 2025 yılı Aralık ayında 528 milyar 139 milyon TL açık verdi. 2024 yılı Aralık ayında 755 milyar 594 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2025 yılı Aralık ayında 411 milyar 468 milyon TL faiz dışı açık verildi. Bütçe giderleri Merkezi yönetim bütçe giderleri Aralık ayı itibarıyla 1 trilyon 792 milyar 33 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 116 milyar 672 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 1 trilyon 675 milyar 361 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 14 trilyon 731 milyar 14 milyon TL ödenekten Aralık ayında 1 trilyon 792 milyar 33 milyon TL gider gerçekleştirilmiştir. Geçen yılın aynı ayında ise 1 trilyon 710 milyar 393 milyon TL harcama yapıldı. Aralık ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,8 oranında artmıştır. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 15,4 iken 2025 yılında yüzde 12,2 oldu. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 oranında artarak 1 trilyon 675 milyar 361 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 16,6 iken 2025 yılında yüzde 13,1 oldu. Aralık ayı bütçe giderlerinin ekonomik sınıflandırma bazında bir önceki yıla göre kıyaslamasını gösteren grafik aşağıda yer aldı. Bütçe gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Aralık ayı itibarıyla 1 trilyon 263 milyar 894 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 1 trilyon 47 milyar 466 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 184 milyar 217 milyon TL oldu. 2024 yılı Aralık ayında bütçe gelirleri 879 milyar 546 milyon TL iken 2025 yılının aynı ayında yüzde 43,7 oranında artarak 1 trilyon 263 milyar 894 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Aralık ayı gerçekleşme oranı 2024 yılında yüzde 10,4 iken 2025 yılında yüzde 9,9 oldu. 2025 yılı Aralık ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 47,9 oranında artarak 1 trilyon 47 milyar 466 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 9,6 iken 2025 yılında yüzde 9,4 oldu. 2025 Yılı Ocak-Aralık Dönemi merkezi yönetim bütçe gerçekleşmeleri 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 14 trilyon 634,6 milyar TL, bütçe gelirleri 12 trilyon 835,5 milyar TL ve bütçe açığı 1 trilyon 799,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 12 trilyon 580,2 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 255,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi Merkezi yönetim bütçesi 2024 yılı Ocak-Aralık döneminde 2 trilyon 107 milyar 782 milyon TL açık vermiş iken 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde 1 trilyon 799 milyar 130 milyon TL açık verdi. 2024 yılı Ocak-Aralık döneminde 837 milyar 327 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde 255 milyar 252 milyon TL faiz dışı fazla verildi. Bütçe giderleri Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Aralık dönemi itibarıyla 14 trilyon 634 milyar 607 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 2 trilyon 54 milyar 382 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 12 trilyon 580 milyar 225 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,7 oranında artarak 14 trilyon 634 milyar 607 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32,3 oranında artarak 12 trilyon 580 milyar 225 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Aralık dönemi itibarıyla 12 trilyon 835 milyar 477 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 11 trilyon 49 milyar 467 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 1 trilyon 446 milyar 607 milyon TL olmuştur. 2024 yılı Ocak-Aralık döneminde bütçe gelirleri 8 trilyon 672 milyar 832 milyon TL iken 2025 yılının aynı döneminde yüzde 48 oranında artarak 12 trilyon 835 milyar 477 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ocak-Aralık dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51,3 oranında artarak 11 trilyon 49 milyar 467 milyon TL oldu.