Son Dakika
|
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
Ünlü yapımcı Erol Köse hayatını kaybetti
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan müzakare açıklaması!
Trump’tan İran kararı!
Konya’da akraba kavgasında 1 kişi vuruldu
Fatih’te çöken binaların ardından çevrede hasar tespit çalışması başlatıldı
Bursa’da bıçaklı kavga...Boğazı kesilen kişi hayatını kaybetti
Hakkari ve Yüksekova’da eğitime kar engeli
İsrail ordusu: "Tahran’a geniş çaplı bir saldırı dalgası başlatıldı"
İran’ın son füze saldırıları İsrail’deki birçok bölgede maddi zarara yol açtı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Trump: "Beş gün süre veriyoruz, sonra duruma bakacağız"
Netanyahu: "Herhangi bir anlaşmada hayati çıkarlarımızı koruyacağız"
Yandı sandılar cinayet çıkı: Kağıt ve tahtaları ayçiçeği yağıyla tutuşturup yangın çıkarmış
Bursa’da sis: Mudanya yolunda görüş mesafesi düştü
ABD’de yolcu uçağının iniş sırasında hizmet aracına çarptığı anın görüntüleri ortaya çıktı
Arabulucuların ABD ve İran'ı İslamabad'da bir araya getirmeye çalıştığı iddiası
Rusya: "Durumu yakından izlemeyi sürdürüyor ve kısa sürede barışçıl bir seyir kazanacağını umuyoruz"
EKONOMİ
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
23 Mart 2026 Pazartesi - 17:12:49
Altın fiyatlarında yaşanan düşüş, İstanbul’da vatandaşları harekete geçirdi. Özellikle Kuyumcukent’te yoğunluk yaşanırken, gram altın tükendi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:36
Altın fiyatları düşünce vatandaşlar kuyumculara akın etti
Eskişehir’de vatandaşlar altın fiyatlarının düşmesi sonrası kuyumcularda yoğunluk oluşturdu. Orta Doğu’daki gelişmeler sebebiyle altın fiyatlarındaki dalgalanma sürüyor. Özellikle mart ayının başında 7 bin 600 TL seviyelerini görerek rekor kıran altın, son birkaç haftada yaşanan küresel ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle hızla geriledi. Gram altın bugün 6 bin 238 TL’den açılış yaparken, Eskişehir’de bu fiyattan altın almak isteyen vatandaşlar kuyumculara akın etti. Yoğunluk yaşanan Eskişehir Kuyumcular Çarşısı’nda tıklım tıklım dolan birçok dükkanda 1, 5 ve 10 gram ile çeyrek altın tükenme noktasına geldi. Çoğu dükkanda bir personel kapı önünde durarak, hangi altınların olup olmadığı konusunda müşterilere bilgi verdi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:30
Doğu Anadolu’da ihracat tabana yayılacak
Doğu Anadolu’da ihracatın tabana yayılması için yeni bir dönemin kapısı açılıyor. Doğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Üyesi ve başkan adayı Ömer Madırlı, "Doğu Anadolu’nun güçlü ihracat potansiyelini daha etkin kullanarak ihracatı tabana yaymayı ve ihracatçı firma sayısını yüzde 50 artırmayı hedefliyoruz" dedi. Doğu Anadolu’nun üretim gücüne dikkat çeken Madırlı, Erzurum’dan Iğdır’a, Van’dan Elazığ’a kadar geniş bir coğrafyada önemli bir potansiyel bulunduğunu belirterek, bu potansiyelin henüz tam anlamıyla değerlendirilemediğini ifade etti. Madırlı, ihracat kültürünün geliştirilmesini öncelikli hedefleri arasında konumlandırdıklarını söyledi. Bölgede yıllık ihracatın 3 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Madırlı, yeni dönemde hem ihracat hacmini hem de ihracatçı sayısını artırmaya odaklanacaklarını söyledi. Bu yıl için ihracat hedefini 3 milyar 250 milyon dolar olarak belirlediklerini aktaran Madırlı, "Biz düzenleyeceğimiz eğitimlerle ve uygulamalı çalışmalarla firmalarımıza bu süreci anlatacağız. Firmalarımızın bunu gözünde büyütmemesi gerekiyor" dedi. Yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler arasında KOBİ’lerin ihracata yönlendirilmesine yönelik eğitim ve danışmanlık programları, ihracata yeni başlayacak firmalar için rehberlik mekanizmaları ve çevrim içi eğitim platformu öne çıkıyor. Bölgenin turizm potansiyelini ticari faaliyetlerle birleştirmeyi planladıklarını belirten Madırlı, özellikle kış turizmi merkezlerinin bu noktada önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti. Yabancı alıcıların ticaret heyetleri kapsamında bölgeye davet edilmesiyle hem turizm hem de ticaretin birlikte geliştirilmesini amaçladıklarını vurgulayan Madırlı, bu modelin Doğu Anadolu’nun ekonomik dinamizmini artıracağını belirtti.
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:19
Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Özman: "Bu savaş ekonomik bir savaş"
Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan düşüşü değerlendiren Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Salih Özman, sürecin arkasında küresel ölçekte bir ekonomik mücadele olduğunu söyleyerek, "Bu savaş ekonomik bir savaş" dedi. Altın piyasasında son günlerde yaşanan dalgalanmalar yatırımcıların dikkatini çekerken, Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Salih Özman, konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Altın fiyatlarındaki düşüşün nedenlerine değinen Özman, geçtiğimiz hafta piyasaların ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırımı ihtimalini fiyatladığını belirtti. Küresel ölçekte yaşanan savaş ve enerji krizinin de piyasalarda etkili olduğunu ifade eden Özman, "Geçen hafta altın fiyatlarındaki düşüşün temel nedeni FED’in faiz artırımı beklentisiydi. Savaş ortamı ve enerji krizi de bu süreci etkiledi" diye konuştu. "Bu savaş ekonomik bir savaş" Savaş ve kriz dönemlerinde altının genellikle yükseldiğini hatırlatan Özman, mevcut durumun farklı olduğunu vurguladı. Özman, "Bu süreç yalnızca İran ile ilgili bir askeri gerilim değil. ABD’nin de içinde bulunduğu, doların gücünü korumaya yönelik bir finansal mücadele söz konusu. Yani bu savaş ekonomik bir savaştır" ifadelerini kullandı. "Savaş devam ederse altın düşebilir" Altın fiyatlarının seyrine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özman, "Altın 5 bin 500 dolar seviyelerine kadar yükseldi, ardından 4 bin 100 dolara kadar geriledi. Şu anda 4 bin 200 dolar seviyelerinde hareket ediyor. 4 bin 500 dolar güçlü bir direnç noktası. Eğer savaş devam ederse altın bir miktar daha düşebilir" dedi. Savaşın sona ermesi ve petrol fiyatlarının normale dönmesi halinde altının yeniden yükseliş trendine girebileceğini ifade eden Özman, yatırımcılara uzun vadeli düşünmeleri çağrısında bulundu. "Altın uzun vadeli bir yatırım aracıdır" Altının kısa vadeli al-sat aracı olmadığını vurgulayan Özman, "Süreç normale döndüğünde bugünkü seviyelerin üzerine çıkılması muhtemel. Vatandaşlarımızın altını uzun vadeli bir yatırım aracı olarak değerlendirmesi gerekir" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Mart 2026 Pazartesi- 17:12
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
2
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:05
Turfanda çağla hasadı erken başladı
3
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:36
Sanipak’ın Arch Peninsula Sdn Bhd’ye devri için anlaşma imzalandı
4
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:15
Amasya’da 2 bin yıldır yetiştirilen meyveden yapılan tatlı: Elma tatlısı
5
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:58
Erzurum ve Bakü petrol hattında 1921’de kritik duraklama
07 Ocak 2026 Çarşamba - 10:35
Kilis Belediyesine ait kapalı otoparkta yüzde 100 zam
Kilis Belediyesine ait kapalı otoparkta ücretlere yüzde 100 oranında zam yapıldı. Yapılan düzenlemeyle birlikte aylık otopark abonelik ücreti bin liradan 2 bin liraya yükselirken, 0-1 saat arası park ücreti de 30 liradan 50 liraya çıkarıldı.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 10:01
Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2025 yılında 1 milyon 368 bin 400 adet satış ile rekor kırdı
Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,49 oranında artarak 1 milyon 368 bin 400 adet olarak gerçekleşti. Elektrikli otomobil satışları 191 bin 960 adetle yüzde 17,7 pay aldı. Yerli marka Togg, 2025 yılında 39 bin 20 adetlik satış rakamına ulaştı. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,49 oranında artarak 1 milyon 368 bin 400 adet olarak gerçekleşti. Otomobil satışları, 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde geçen yıla göre yüzde 10,62 oranında artarak 1 milyon 84 bin 496 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 9,97 artarak 283 bin 904 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2025 Aralık ayında yüzde 12,55, otomobil pazarı yüzde 8,54, hafif ticari araç pazarı yüzde 27,83 oranında arttı. 2025 yılı Aralık ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2024 yılı Aralık ayına göre yüzde 12,55 artarak 191 bin 620 adet oldu. 2025 Aralık ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,54 artarak 146.319 adet, hafif ticari araç pazarı yüzde 27,83 artarak 45.301 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Aralık ayı ortalama satışlara göre yüzde 57,9 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Aralık ayı ortalama satışlara göre yüzde 58,0 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Aralık ayı ortalama satışlara göre yüzde 57,8 arttı. Otomobil pazarı segmentlere göre; pazarın yüzde 82,7’sini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 599.790 adetle yüzde 55,3 pay, B segmenti otomobiller 292 bin 700 adetle yüzde 27 pay aldı. Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 61,9 pay, 671 bin 819 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 22,8 pay ve 247 bin 5 adet satış ile Sedan, yüzde 14,4 pay ve 156.078 adet satış ile H/B otomobiller takip etti. Otomobil pazarı motor tipine göre; benzinli otomobil satışları 509 bin 217 adetle yüzde 47 pay, hibrit otomobil satışları 295 bin 378 adetle yüzde 27,2 pay, elektrikli otomobil satışları 191 bin 960 adetle yüzde 17,7 pay ve dizel otomobil satışları 80 bin 346 adetle yüzde 7,4 pay, otogazlı otomobil satışları 7 bin 595 adetle yüzde 0,7pay aldı. Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre, 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 75,2 artarak yüzde 13,9 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 113,5 artarak yüzde 3,8 pay aldı. Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1400cc altındaki otomobil satışları yüzde 14 azalarak yüzde 34,1 pay, 1400-1600cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 14,6 azalarak yüzde 20,1 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 14,4 artarak yüzde 0,6 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 15 artarak yüzde 0,2 pay aldı. Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 338 bin 675 adetle yüzde 31,2 pay,
07 Ocak 2026 Çarşamba - 10:00
Yurt dışından alışverişte 30 euroluk gümrük muafiyeti kaldırıldı
Ticaret Bakanlığı, yurt dışındaki e-ticaret platformlarından satışı yapılan ürünlerde eşyanın değerine bakılmaksızın ‘Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’ uygulamasına son verildiğini ve 30 euroluk gümrük muafiyetinin kaldırıldığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı, yurt dışı alışverişlerde uygulanan 30 euroluk gümrük muafiyetinin kaldırıldığını ve 6 Şubat 2026’dan itibaren tüm siparişler için gümrük beyannamesi düzenleneceğini duyurdu. Ticaret Bakanlığı, 1 Şubat 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yurt dışı e-ticaret platformları üzerinden satışı yapılan tüm ürünler bakımından, sipariş edilen eşyanın değerine bakılmaksızın ‘Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’ uygulamasına son verildiğini bildirdi. "ABD’de uygulanan 800 doların altındaki siparişlere yönelik basitleştirilmiş gümrük işlemlerine de son verilmiştir" Bakanlıktan yapılan açıklamada, son dönemde sınır ötesi e-ticaret platformlarından satın alınan ürünlere ilişkin özellikle ürün güvenliği konusunda oluşan tereddütler neticesinde Avrupa Birliği (AB) ve ABD tarafından bu alanda yeni uygulamalar ortaya konulduğu hatırlatıldı. Söz konusu ürünlere yönelik Avrupa Tüketici Örgütü’nün gerçekleştirdiği ürün güvenliği test sonuçlarına göre bu platformlardan satın alınan ürünlerin büyük çoğunluğunun Avrupa Birliği ürün güvenliği gerekliliklerini karşılamadığı, bazı ürünlerde ise yüksek oranda toksik ve kanserojen maddeler tespit edildiği belirtildi. Açıklamada, "Bu çerçevede AB, ilgili e-ticaret platformlarından satın alınan ürünlere yönelik geçiş dönemi için ilave vergiler getirmiş olup, 2026 yılı içinde basitleştirilmiş gümrük uygulamalarını tamamen kaldıracağı bilgisini paylaşmıştır. Benzer şekilde ABD’de uygulanan 800 doların altındaki siparişlere yönelik basitleştirilmiş gümrük işlemlerine de son verilmiştir" ifadelerine yer verildi. "Halk sağlığı açısından tehdit oluşturan oyuncaklar, ayakkabılar ve saraciye ürünleri ‘Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’ kapsamı dışına çıkarılmıştır" Ticaret Bakanlığınca e-ticaret platformlarından temin edilen ürünlere yönelik gerçekleştirilen denetim ve laboratuvar analizlerinde Avrupa Tüketici Örgütü ve uluslararası kuruluşlarca yayımlanan bulguları teyit eder nitelikte sonuçlar elde edildiğine dikkat çekilen açıklamada, "Bu kapsamda sınır ötesi e-ticaret platformlarında satışa sunulan ürünlerden farklı kategorilerde temin edilen toplam 182 ürün incelenmiş; uygunsuz ürün oranı yüzde 81 olarak tespit edilmiştir. Analiz sonuçları çerçevesinde ilk etapta uygunsuzluk oranının çok yüksek olduğu ve halk sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturan oyuncaklar, ayakkabılar ve saraciye ürünleri, 20 Ekim 2025 tarihli Genelge uyarınca sipariş edilen eşyanın değerine bakılmaksızın ‘Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’ kapsamı dışına çıkarılmıştır" denildi. Söz konusu e-ticaret platformları üzerinden Türkiye’ye giren ürünlerin Türkiye’nin ürün güvenliği kriterlerine uygunluğu ve gerekli teknik düzenlemelere uyumu noktasında incelemelere devam edildiği belirtilen açıklamada, vatandaşların güvenli ve sağlığa uygun ürünlere ulaşımını temin edecek ilave tedbirler alınması ihtiyacı olduğunun değerlendirildiği kaydedildi. "‘Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’ uygulamasına son verilmiştir" Alınacak tedbirlere de yer verilen açıklamada, "Uluslararası gelişmeler doğrultusunda ve ürün güvenliği ile ilgili ortaya çıkan riskleri bertaraf etmek üzere ‘Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar’ın muafiyetlerle ilgili kısmında yapılan değişiklik uyarınca gerçek kişiler adına gelen kıymeti 30 euroya kadar ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi ile ithalatı sonlandırılarak, bu ürünlerin bundan böyle mevzuatın genel hükümlerine göre normal ithalat prosedürleri çerçevesinde ithalatı mümkün kılınmıştır. Yani, daha önce üç ürün grubu ile sınırlı olarak uygulanan düzenleme genişletilmiş olup, 1 Şubat 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yurt dışı e-ticaret platformları üzerinden satışı yapılan tüm ürünler bakımından, sipariş edilen eşyanın değerine bakılmaksızın ‘Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’ uygulamasına son verilmiştir. Bununla birlikte söz konusu tedbir politikası yalnızca sınır ötesi e-ticaret platformlarına yönelik olup, anılan ürün gruplarının normal denetimlere tabi olmak şartıyla ithal edilmesine ilişkin bir sınırlama getirmemektedir" denildi. Karar kapsamında vatandaşların tedavi ve sağlık nedeniyle sağlık kurumu raporu veya doktor reçetesine istinaden kullanmaları gereken ilaç ve takviye edici gıdalara ulaşmalarının engellenmemesini teminen kıymeti bin 500 euroyu geçmemek üzere söz konusu eşyanın posta ve hızlı kargo taşımacılığı yoluyla muafiyet hükümleri kapsamında getirilerek, basitleştirilmiş gümrük prosedürlerine tabi tutulacağı da açıklamada yer aldı. Bunun yanında inceleme, test ve analiz eşyası, üretici ve ihracatçı firmaların ihtiyaç duyduğu numunelik eşya ve modeller, kitap ve benzeri basılı yayınlar, diplomatik eşya, yolcu eşyası, eğitim, bilim ve analiz eşyası gibi eşyaların Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi ile ithal edilebilmesinin mümkün kılınmaya devam edileceği aktarıldı.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 09:57
2025 ODMD Gladyatör ödülleri sahiplerini buldu
ODMD Gladyatör Ödülleri 16’ncı kez otomotiv sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. Gecede satış ve iletişim kategorilerinde 21 dalda ödül verildi. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği’nin (ODMD) markaların satış ve iletişim başarılarını ödüllendirmek amacıyla organize ettiği ODMD Satış ve İletişim Ödülleri’nin on altıncısı gerçekleşti. Törende; satış ve iletişim ana kategorilerinde olmak üzere toplam 21 dalda ödüller sahiplerini buldu. Otomotiv sektörünün bir araya geldiği gecenin sunuculuğunu, Güzem Yılmaz Ertem ve Mert Fırat yaptı. Törene; ODMD üye markaları, otomotiv dünyasının temsilcileri, basın mensupları ve davetliler katıldı. Ödül töreninde değerlendirmelerde bulunan ODMD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Bozkurt, 2025 yılının beklentilerin üzerinde geçtiğini belirtti. Bozkurt, "Sektörümüz için 2025 yılı, globaldeki ve iç pazardaki gelişmeler yönünden tüm zorluklara rağmen olumlu bir sene oldu. İnişiyle, çıkışıyla, iyisiyle, kötüsüyle yine heyecanlı bir yıl yaşadık. Yılın başında geçen seneye paralel bir pazar hacmi öngörülüyordu ancak Türkiye’nin yüksek nüfusu, artan mobilite ihtiyacı ve yaşlanan araç parkının yenilenme zamanının gelmiş olması, yeni rekor satış adetlerini destekleyen temel faktörler oldu" şeklinde konuştu. 2025 yılı otomobil satışlarına ilişkin verileri de paylaşan Bozkurt, "Bu tabloyla birlikte otomotiv pazarı, geçtiğimiz yılı yaklaşık yüzde 10,5’lik artışla 1 milyon 368 bin 400 adetle tamamladı. Hafif ticari araç pazarı 283 bin 904 adetle, artık milyon sınırını aşan binek araç pazarı ise 1 milyon 84 bin 496 adetle yılı tamamladı. Bu adetlere ağır vasıta araç satışlarının henüz resmi olarak açıklanmayan bilgilerini de eklediğimizde, yaklaşık 1 milyon 415 bin adetlik hacme ulaşıldığını söyleyebiliriz" dedi. Otomotiv sektörünün ülke ekonomisine katkısından da bahseden Bozkurt, "Bugün otomotiv sektörü, yalnızca üretim ve satış rakamlarıyla öne çıkmıyor. İhracatı, oluşturduğu istihdam, teknoloji katkısı ve son on yılda sağladığı 65 milyar dolarlık cari fazla ile Türkiye ekonomisinin en güçlü dinamo sektörlerinden biri konumunda. 2025’te 42 milyar dolar seviyesine ulaşan ihracatımız da bu başarının en somut göstergelerinden biri" ifadelerini kullandı. Gece, toplam 21 dalda rekabete sahne oldu "Satış" ve "İletişim" kategorilerinde toplam 21 dalda ödül verildi. Satış ödülleri: En Hızlı Büyüyen Hafif Ticari Araç Markası: Toyota En Hızlı Büyüyen Otomobil Markası: BYD En Çok Satılan Hafif Ticari Araç Modeli: Ford Courier En Çok Satılan Otomobil Modeli: Fiat Egea En Çok Satılan Hafif Ticari Araç Markası: Ford En Çok Satılan Otomobil Markası: Renault En Çok Satılan Otomobil ve Hafif Ticari Araç Markası: Renault
07 Ocak 2026 Çarşamba - 09:48
Kraliçe incirinin ihracatında kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu
Bursa’da geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Kraliçe iniciri olarak bilinen Bursa siyah incirinde ihracat 2024’e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı.İhracatta kilogram başı değer 1 dolar artışla yüzleri güldürdü. Uludağ İhracatçı Birliklerinden alınan bilgiye göre, Ege’den Marmara’ya, Akdeniz’den Anadolu’ya uzanan bereketli topraklara sahip Türkiye, hem taze hem de kurutulmuş incir üretiminde dünya lideri olarak ihracattan önemli pay alıyor. Yüzyıllardır bu topraklarda yetişen, doğallığıyla, eşsiz aromasıyla ve yüksek besin değeriyle Bursa’nın dünyaya armağan ettiği bir kültür mirası olan Bursa siyah inciri, birçok ülkede sevilerek tüketilen meyvelerin başında geliyor. "Bursa Karası" olarak da bilinen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 3 Mayıs 1990’da "Bursa siyahı" olarak tescil edilen Bursa siyah inciri, Avrupa Birliğinden resmi tescilini 24 Eylül 2024’te aldı. Tanımlı coğrafi alanı Bursa’da toplam 151 köy/mahalleyi kapsayan Bursa siyah inciri, Türkiye’nin toplam incir ihratacının yüzde 70’inden fazlasını karşılıyor. Geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Bursa siyahında ihracat 2024’e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı. İhracatta kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu 2024’te kilogram başına 3,46 dolardan ihraç edilen Bursa siyahı, 2025’te yaklaşık 1 dolar değerlendi ve kilosu 4,43 dolardan yurt dışına gönderildi. Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin (UYMSİB) bu üründeki geçen yıl ihracatı ise 33,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. En fazla ihracat Almanya’ya Bursa siyahında en fazla ihracat 21 milyon dolarla Almanya’ya yapıldı. Bu ülkeyi, 7,8 milyon dolarla Avusturya, 6 milyon dolarla Hollanda, 5,8 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyon dolarla İsviçre izledi. UYMSİB Başkanı Senih Yazgan, zirai don ve kuraklık nedeniyle oluşan kalitesiz ürün yüzünden ihracatın bu rakamlarda kaldığını belirterek, "Miktar olarak ihracatımız 18 bin tonlardan 15 bin tona geriledi. Kaliteli ürün olsaydı çok daha iyi rakamlara ulaşabilirdik" dedi. Yazgan, Bursa siyahının Türkiye’nin farklı bölgelerinde yetiştirilmeye başlandığını belirterek, "Aydın bölgesinde, İzmir, Manisa ve Denizli’de üretiliyor. Bursa daha kalın kabuklu raf ömrü daha uzun, diğerleri ince kabuklu. Erkenci olması dolayısıyla pazarda avantajlı oluyor, çiftçi de kazançlı gördüğünden üretiyor" diye konuştu. Yaşanan olumsuzluklara rağmen 70 milyon doları geçen bir ihracata imza atılmasının başarı olduğunu vurgulayan Yazgan, Türkiye’nin tarımsal potansiyelinin yüksek olduğunu ancak yeterince değerlendirilmediğini söyledi.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 09:40
Çöp sanılan servet: Kent madenciliği
Kullanım ömrünü tamamlayan hurdalığa ayrılan elektronik eşyalar, dünyada "kent madenciliği" yöntemiyle yeniden ekonomiye kazandırılıyor. Cep telefonu, bilgisayar, beyaz eşya ile hurda araçlardaki kablo ve bataryalardan elde edilen bakır, altın ve diğer değerli metaller geri dönüştürülerek sanayiye kazandırılıyor. Kent madenciliği sayesinde doğal kaynak kullanımı azalırken, elektronik atıkların çevreye verdiği zarar da en aza indiriliyor. Özellikle büyük şehirlerde artan atık miktarıyla birlikte yaygınlaşan bu çalışmalar, çevre kirliliğinin önlenmesine ve döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Maden Mühendisliği Bölümü Cevher Kömür Hazırlama ve Değerlendirme Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Ersin Yener Yazıcı, "Kent madenciliğini yeraltından üretim yaptığımız madenciliğin bir devamı ve bir parçası olarak görmemiz lazım" dedi. Klasik madencilikten elde edilen madenleri çeşitli işlemlerden sonra ürünlere dönüştürüldüğüne dikkat çeken Yazıcı "Arabalar, bilgisayarlarımız ve içinde yaşadığımız evler bunların hepsi bu madenlerden üretiliyor. Belli bir zaman sonra bunların ömrü dolunca atıl hale geliyor. Bu zamandan sonra da bir ikincil kaynak haline geliyor. Çünkü içinde değerli madenler, metaller barındırıyor. Biz bunları değerlendirdiğimizde yeniden ekonomiye geri kazandırdığımızda kent madenciliğini gerçekleştirmiş oluyoruz" şeklinde konuştu. "Çekmeceye attığımız bir telefon aslında içinde hala bir devre kartı, mıknatıs ve çeşitli elektronik devreler barındırıyor" Kent madenciliğinin yeşil dönüşümün anahtar kaynakları arasında yer aldığını belirten Yazıcı, "Özellikle yeşil ve enerji dönüşümü çerçevesinde çok büyük miktarda hammaddeye ihtiyacımız var. Kullandığımız telefonlar, bilgisayarlar ve bunların ötesinde özellikle son yıllarda artmaya başlayan elektrikli araçlar bunlarda kullanılan bataryalar hepsi için lityum, nikel, kobalt, mangan, kobalt gibi birçok hammaddeye ihtiyacımız var. Avrupa Birliği, gelişmiş ülkeler ve biz de dahil olmak üzere bu hammaddeleri kritik hammadde olarak tanımladık. Bunların hem normal klasik madencilikle hem de kent madenciliği ile ekonomiye geri kazandırılması artık hayati bir noktaya geldi. Çekmeceye attığımız bir telefon aslında içinde hala bir devre kartı, mıknatıs ve çeşitli elektronik devreler barındırıyor. Bunların içinde hala bakır, altın ve paladyum var. Bunlarda yeraltında bulunan cevherlere göre çok yüksek miktarda bulunuyorlar. Bizim teknik terminoloji ile metal tenörleri yani metal içerikleri çok daha yüksek. Biz nasıl madenlerden metalleri kazanıyor ve üretiyorsak geri dönüşüm içinde uyguladığımız prosesler aslında bunların bir benzeri. Tek farkı birine madenlerden metalleri kazanmakta uyguluyoruz. Diğerini de kentsel atıklardan kazanmaktan uyguluyoruz. Bunlar da temel olarak cevher zenginleştirme teknolojilerine dayanıyor. Mineralleri fiziksel özelliklerine göre nasıl ayırıyorsak kentsel atıklardaki metalleri de plastikleri de veya farklı bileşenleri de fiziksel özelliklerine göre ayırabiliyoruz. Bundan sonra da metalurjik (hidrometalurjik, pirometalurjik) işlemler uyguluyoruz. Dolayısıyla ben de içinde bulunduğum disiplin çerçevesinde aynı bir madenden nasıl metalleri kazanıyorsak elektronik atık ve farklı atıklardan da metalleri kazanmak için benzer teknolojileri kullanıyoruz" diye konuştu. "Biz aslında cebimizde ya da bindiğimiz arabada bir servetle geziyoruz" Elektronik atıkların barındırdıkları yüksek metal içeriğiyle stratejik bir kaynak olarak öne çıktığını kaydeden Yazıcı, "Elektronik atıklarda normal doğada bulunan altın cevherlerine göre bin kata kadar daha fazla altın bulunuyor. Bakır içeriği çok çok daha fazla. Bunun dışında gümüş, paladyum ve nadir toprak elementleri barındırıyor. Biz aslında cebimizde ya da bindiğimiz arabada bir servetle geziyoruz. Bunun kullanım ömrü dolduğunda aslında içindeki metal hala ekonomik değerini koruyor. Dolayısıyla hedefimiz bu ekonomik değeri yeniden ekonomiye kazandırmak olmalı. Özellikle bu kritik ve stratejik hammaddeler konusunda bütün dünya Çin’e bağımlı. Tedarik zinciri çok büyük oranda Çin’in tekelinde. Avrupa Birliği ve diğer ülkeler bu tekeli kırmak için hem kendi madencilik yatırımlarını arttırmaya çalışıyor aynı zamanda da geri dönüşüm oranını arttırmaya gayret ediyorlar. Biz de sınırlı kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmak, çevresel etkiyi en aza indirmek için hem madencilik yatırımlarını çevresel etkisi en az olacak şekilde arttırmalıyız. Hem de aynı zamanda bu kentsel atıklardan geri dönüşüm desteklerini, çabalarını ve Ar-Ge faaliyetlerini desteklemeliyiz" ifadelerini kullandı. "Dünyada elektronik atık üretimi son istatistiklere göre 62 milyon ton civarında" Toplanan elektronik atık miktarının dünya genelinde yüzde 22 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken Yazıcı, "Bölümümüz kendi alanında hem ulusal sıralamalarda hem de uluslararası sıralamalarda ön sıralarda yer alıyor. Biz bölüm olarak sadece madenlerden üretim konularında değil atıkların da değerlendirilmesi konusunda önemli Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Örneğin inşaat atıklarının yer altında macun dolguda kullanımından atıkların mermer kesmede kullanımına kadar elektronik atıklardan bakır, altın, gümüş, paladyum kazanımına kadar çalışmalarımız var. Dünyada elektronik atık üretimi son istatistiklere göre 62 milyon ton civarında. Bunun da 60 milyar dolardan daha fazla bir ekonomik değeri var. Dolayısıyla biz özellikle ithal ettiğimiz elektronik ürünler, elektrikli araçlar veya içinde yüksek teknoloji olan her tür ürün hatta artık kıyafetlerimizde bile bunlar kullanmaya başlandı giyilebilir teknoloji diyoruz artık bunların geri dönüşümü çok daha hayati bir noktaya geldi. Bu bizim aynı zamanda hammadde bağımlılığımızı da azaltacak önemli bir neden olacak. Dünyada yaşanan sıkıntılar ve fırsatlar aynı zamanda ülkemiz için geçerli. Toplanan elektronik atık miktarı dünyada hala çok sınırlı yüzde 22’lerde Türkiye’de de bu oran yine düşük ama bunun artırılmasına yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın faaliyetleri var. Sıfır atık projesi ile de bu yönde bir farkındalık sağlandı. Ama özellikle Ar-Ge çalışmalarına, geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren firmalara daha çok destek verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu noktada yine ülkemizde maden aramasıyla ya da bunların üretimi ile ilgili faaliyette bulunan bildiğimiz Maden Tetik Arama (MTA) kurumumuzun da içinde olduğu bir projede elektronik atıklardan metallerin kazanımı yönelik bazı faaliyetler yapıldığını da biliyoruz. Bunlar çok olumlu gelişmeler" dedi.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 09:36
Yurtdışından gümrüksüz alışveriş muafiyeti sona erdi
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla, yurt dışından posta veya kargo yoluyla yapılan 30 euroya kadar gümrüksüz alışveriş uygulaması kaldırıldı.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 09:23
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 43,0450 liradan, euro ise 50,3690 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 43,0430 liradan alınan dolar 43,0450 liradan, 50,3670 liradan alınan euro ise 50,3690 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 43,04 liradan, euro ise 50,44 liradan satılmıştı.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 09:00
Türkiye’nin hamsi ihracatında Avrupa ülkeleri ilk sırada
Türkiye’nin hamsi ihracatı, son açıklanan istatistiklere göre ağırlıklı olarak Avrupa pazarına yöneldi. Türkiye geneli hamsi ihracat raporuna göre en fazla ihracat yapılan ülkeler arasında gurbetçilerin yoğun olarak yaşadığı Belçika, Fransa ve Almanya ilk sıralarda yer aldı.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 08:56
Van OSB Başkanı Aslan: "2026’da üretim ve istihdamı büyütmeye devam edeceğiz"
Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, 2025 yılı boyunca üreticilerin ve sanayicilerin ihtiyaçlarını merkeze alan çalışmalar yürüttüklerini belirterek, 2026 yılında da üretim, istihdam ve altyapı yatırımlarını artırarak sürdürmeyi hedeflediklerini söyledi. Van OSB Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aslan, yıl boyunca üreticilerin, sanayicilerin ve OSB üyelerinin hayatını kolaylaştırmak amacıyla sportif, sosyal ve eğitim alanları başta olmak üzere birçok alanda çalışma yürüttüklerini ifade etti. Bu kapsamda çeşitli programlar düzenlediklerini ve kurumlar tarafından gerçekleştirilen programlara aktif katılım sağladıklarını belirten Aslan, söz konusu faaliyetlerin sanayici ve tüccarların eğitim ve gelişimine önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Van OSB’nin Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) üyesi olduğunu hatırlatan Aslan, 2025 yılı içerisinde OSBÜK Yönetim Kurulu ve Yüksek İstişare Kurulu toplantılarının gerçekleştirildiğini, ayrıca Van Valisi’nin başkanlığında OSB yönetim kurulu toplantılarının düzenlendiğini kaydetti. "Yeni alanlar ve fabrikalar oluşturmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" İHA muhabirine konuşan Van OSB Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, 2026 yılında bölgeyi daha da büyütmek ve kalkındırmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti. Başkan Aslan, "Üretim ve istihdam alanlarını genişletmek, yeni parseller kazandırmak, tekstil bölgesinde yeni alanlar ve fabrikalar oluşturmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Çatışmadan ve huzursuzluk oluşturmadan, ortak hedefimiz olan ilimizin ve bölgemizin gelişimine odaklanacağız" dedi. "OSB’nin sorunlarını diyalog ve istişare yoluyla çözmeyi sürdüreceğiz" Organize sanayi bölgelerinin sürekli gelişen ve değişen canlı yapılar olduğuna dikkat çeken Aslan, "Van Valisi Ozan Balcı’nın başkanlığında, diğer paydaş kurumlarımızla birlikte; pozitif, yapıcı ve birleştirici bir anlayışla hareket ederek, ilimizin ve Organize Sanayi Bölgemizin sorunlarını diyalog ve istişare yoluyla çözmeyi sürdüreceğiz. Herkesle uyum içinde, çatışmadan ve huzursuzluk oluşturmadan, ortak hedefimiz olan ilimizin ve bölgemizin gelişimine odaklanacağız. Bilindiği üzere Organize Sanayi Bölgeleri, sürekli gelişen ve değişen canlı yapılardır. Yoğun üretim faaliyetleri, araç trafiği ve transit geçişler nedeniyle altyapının sürekli bakım ve yenilenmeye ihtiyacı bulunmaktadır. Bu doğrultuda 2026 yılında da altyapımızı güçlendirecek; yollarımızı yenileyecek, genişletecek ve deforme olan alanları modern bir yapıya kavuşturacağız" diye konuştu. Aslan ayrıca, su altyapısının kesintisiz şekilde sanayiciye ulaştırılması için çalışmalar yürütüleceğini, elektrik altyapısının ise daha da güçlendirilerek modernize edileceğini sözlerine ekledi. Tüm çalışmaların, bölgenin bütünlüğü korunarak ve planlı bir şekilde hayata geçirileceği belirtildi.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 08:41
L’Oréal Grup, CES 2026’da saç ve cilt bakımında iki inovasyonunu tanıttı
Tekno-güzellik şirketi L’Oréal Grup, CES 2026’da kızılötesi ışığın gücünü saç ve cilt bakımına taşıyan iki yenilikçi teknolojisini tanıttı. Light Straight + Multi-styler ve LED Face Mask, bilimsel altyapıları ve ileri teknoloji yaklaşımlarıyla CES 2026 İnovasyon Ödülü’ne layık görüldü. L’Oréal Grup, 115 yılı aşkın bilimsel mirasını en yeni teknolojik gelişmelerle birleştirerek, bireysel ihtiyaçlara daha etkili ve daha hassas çözümler sunmayı hedefliyor. CES 2026’da tanıtılan bu iki inovasyon, ışık teknolojilerinin saç ve cilt üzerindeki dönüştürücü potansiyelini görünür sonuçlarla buluşturuyor. Saç şekillendirmede yeni bir standart: Light Straight + Multi-styler Şirket saç ve cilt bakımı için geliştirdiği teknoloji söyle açıkladı: ’’L’Oréal Araştırma ve İnovasyon ekipleri tarafından geliştirilen Light Straight + Multi-styler, patentli kızılötesi ışık teknolojisi sayesinde saçları daha düşük sıcaklıkta şekillendirerek saç sağlığını korumayı amaçlıyor. Geleneksel saç düzleştiricilerde görülen yüksek ısı kaynaklı hasar riskini azaltan cihaz, cam plakalarıyla saçları 320F’in (yaklaşık 160 derece) üzerine çıkmadan etkili şekilde düzleştiriyor. Şirket tarafından gerçekleştirilen enstrümantal testlere göre Light Straight + Multi-styler, önde gelen premium saç şekillendiricilere kıyasla 3 kat daha hızlı çalışırken saçların 2 kat daha pürüzsüz olmasını sağlıyor. Yakın kızılötesi ışık, saç liflerinin derinlerine nüfuz ederek saçın şeklini ve dokusunu belirleyen iç hidrojen bağlarını yeniden düzenliyor; böylece saçın doğa koruyucu tabakası olan kütikülü daha pürüzsüz, daha parlak ve daha güçlü kalıyor. Cihaz; düzleştirme, pürüzsüzleştirme ve bukle oluşturma gibi farklı şekillendirme ihtiyaçlarına yanıt verirken, akıllı sensörleri ve makine öğrenimi destekli algoritmaları sayesinde kullanıcının hareketlerine uyum sağlayarak kişiselleştirilmiş sonuçlar sunuyor. Light Straight + Multi-styler’ın 2027 yılında global olarak piyasaya sunulması planlanıyor. Bu yenilikçi ürünün önemini vurgulayan L’Oréal Grup Artırılmış Güzellik ve Açık İnovasyondan Sorumlu Küresel Başkan Yardımcısı Guive Balooch, Light Straight + Multi-styler’ın saç şekillendirmede yalnızca bir iyileştirme değil, önleyici bir yaklaşımı temsil ettiğini ifade etti. Balooch, bu inovasyonun tüm saç şekillendirme kategorisi için yeni bir standart oluşturduğunu vurguladı. Hedefe yönelik cilt bakımı için geliştirilen LED Face Mask Şirket, CES 2026’da ayrıca hedefe yönelik cilt bakımı için LED cihaz inovasyonunda küresel bir lider olan iSmart ile geliştirdiği LED Face Mask prototipini tanıttı. Ultra ince ve esnek silikon yapıya sahip maske, ışığı doğrudan cilde ileterek kırışıklıklar, sarkmalar ve cilt tonu eşitsizliği gibi yaşlanma belirtilerine odaklanıyor. LED Face Mask, kırmızı ışık (630 nm) ve yakın kızılötesi ışık (830 nm) olmak üzere iki farklı dalga boyunu kontrollü biçimde yayıyor. Ciltle uyumlu mikro devre içeren şeffaf destek yapısı sayesinde maske, cildin daha sıkı ve pürüzsüz görünmesini desteklerken cilt tonunun dengelenmesine yardımcı oluyor. Günlük cilt bakım rutinlerine kolayca entegre edilebilen LED Face Mask, otomatik zamanlanan 10 dakikalık seanslarla kullanılmak üzere tasarlandı. Ürünün 2027 yılında piyasaya sunulması planlanıyor.’’ Bilim ve teknolojiyle güçlenen ‘Tekno-Güzellik’ vizyonu L’Oréal Grup Araştırma, İnovasyon ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barbara Lavernos, "Şirketimizde güzelliğin bilimsel keşiflerle derinden bağlantılı olduğuna her zaman inandık. Bu inanç, 115 yılı aşkın süredir şirketimizin merkezinde yer alıyor. Bugün en son bilimsel ve teknolojik atılımları üreticiliğimizle birleştirerek, bireysel ihtiyaçlara daha etkili ve daha iyi uyarlanmış yenilikçi güzellik deneyimleri tasarlıyoruz. CES 2026’da ışık teknolojileri alanındaki öncü ilerlemelerimiz, yeni güzellik çözümlerinin sınırlarını zorlama konusundaki kararlılığımızı bir kez daha ortaya koyuyor" dedi.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 01:14
Bireysel Emeklilik Sistemi’nde devlet katkısı yüzde 20’ye düşürüldü
Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) devlet katkısı yüzde 20’ye düşürüldü. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) yüzde 30 olarak uygulanan devlet katkısı yüzde 20’ye düşürülecek. Karar yayımı itibari ile geçerli olacak ve hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanlığı yürütecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder