EKONOMİ
AJet’in CIP Salonu yenileniyor 27 Mart 2026 Cuma - 20:59:40 Türkiye’nin en genç hava yolu şirketi AJet, misafirlerinin seyahat konforunu yükseltmek amacıyla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki CIP Salonu’nu yeniliyor. 3 Nisan itibarıyla başlayacak çalışmaların ardından AJet’in CIP Salonu, yeni konseptiyle 2026 yılında iç hat ve dış hat misafirlerinin kullanımına sunulacak. AJet, misafir konforunu ve ihtiyaçlarını merkeze alan yaklaşımı doğrultusunda daha önce iç hat uçuşları için Türk Hava Yolları’nın hizmet verdiği CIP Salonu’nu baştan sona yenilemek için çalışma başlattı. Yeni konseptte tasarlanacak salon, artık iç hat ve dış hat misafirlerine özel iki ayrı alandan oluşacak. Misafirlere zaman kazandıran hızlı geçiş Yenilenen CIP Salonu’nda misafirlere fast track (hızlı geçiş) imkânı sunulacak. Dış hat uçuşu olan misafirler için pasaport kontrol noktası ve e-pasaport geçiş alanı yer alacak. Dijital dönüşüm odaklı uygulamaların öne çıkacağı salonda kağıtsız yer operasyonları desteklenecek ve check-in işlemleri kiosklar aracılığıyla hızlı ve kolay şekilde gerçekleştirilebilecek. Duty Free alanıyla seyahat öncesi alışveriş ayrıcalığı AJet’in CIP Salonu’nda misafirler, self-servis konseptiyle sunulan yiyecek ve içecek ikramları eşliğinde uçuş saatlerini konforlu bir ortamda bekleyebilecek. Ayrıca salonda yer alacak Duty Free alanı sayesinde misafirler, seyahat öncesinde alışveriş yapma ayrıcalığını da yaşayacak.
27 Mart 2026 Cuma - 18:38 Bakan Kacır: "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" dedi.İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Milli Teknoloji Atölyesi Açılış Töreni gerçekleştirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü’nde bulunan Turgut Özal Yabancı Diller Yüksekokulu Kongre ve Öğrenci Sosyal Merkezi’nde düzenlenen programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yanı sıra TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve çok sayıda davetli katıldı. Program, açılış töreni ve protokol konuşmalarıyla başladı. Bakan Kacır’ın konuşmasının ardından atölyenin açılışı gerçekleştirildi.Burada bir konuşma yapan Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve üretme kapasitesinin son 23 yılda büyük bir sıçrama yaptığını belirterek, "23 yıl öncesinde Türkiye’de sadece 2 teknopark varken, bugün 114 teknoparktan söz ediyoruz. Sadece 56 teknopark şirketi varken, bugün 12 bin 500’den fazla teknoloji geliştiren teknopark şirketinden söz ediyoruz. Toplam AR-GE harcamalarımızın 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara yükseldiğini; araştırma geliştirmede özel sektörün payının yüzde 25’ler düzeyinden yüzde 65’ler seviyesine çıktığını görüyoruz. Yani Türk özel sektörü, araştırma geliştirme ve katma değerli üretim konusunda muazzam bir kabiliyet kazanmıştır. Bütün bunlar Türk milletinin hep birlikte başardığı işlerdir. Bu sayede ihracatımızı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara yükselttik. Sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 246 milyar dolara çıkardık. İnşallah daha gidecek çok yolumuz var" dedi."Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor"Türkiye’nin özellikle son dönemde bütün dünyanın dikkatle izlediği, dostlarının gıptayla, hasımlarının endişeyle seyrettiği savunma sanayisi başarılarıyla bir öz güven devrimi inşa ettiğini söyleyen Bakan Kacır, "Bugün savunma sanayinde tüm kritik platformlarda kendi kabiliyetlerini ortaya koyabilen, kendi sistemlerini ve çekirdek teknolojilerini geliştirebilen, insansız hava araçları gibi alanlarda dünya lideri olabilmiş bir Türkiye’den söz ediyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına adım attığımız bu dönemde bu başarılar hepimiz için büyük bir iftihar kaynağı, aynı zamanda gelecek için umut kaynağıdır. Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" diye konuştu.Bugün Türkiye’nin savunma sanayisinde 4 binden fazla firmada 100 binden fazla çalışanla ortaya koyduğu başarıların Türk üniversitelerinde yetişmiş insan kaynağıyla hayata geçirildiğini belirten Bakan Kacır, "23 yıl önceyle kıyasladığımızda her yıl 6 misline yakın bir bilimsel üretim düzeyinden bahsediyoruz. Hem nicelik hem nitelik yönleriyle Türkiye’nin üniversitelerinin 23 yıl içerisinde bilimsel üretim kapasitesinin çok daha ileri bir düzeye geldiğini büyük bir mutlulukla görüyoruz. Üniversitelerimiz arasında bazılarının sorumluluğu daha fazla. Çünkü onlar tarihimizden taşıdıkları bir misyonu, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda lokomotif olma, öncü olma misyonunu sürdürmek zorundalar" ifadelerini kullandı.
27 Mart 2026 Cuma - 18:04 Yerli ve milli imkanlarla üretilen akıllı su sayaçları tanıtıldı Sivas Belediyesi, yerli imkânlarla ürettiği ve kayıp kaçağı en aza indirmesi planlanan akıllı su sayaçlarını tanıttı. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, yeni su sayaçlarının 5 bin 500 TL olacağını söyledi. Göreve geldiği günden itibaren su tasarrufu noktasında adımlar atan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, belediyenin yerli ve milli imkanlarla ürettiği akıllı su sayaçlarını tanıttı. Kayıp kaçak oranını en aza indirecek olan ve vatandaşlara büyük kolaylık sağlaması amacıyla üretilen sayaçların lansman toplantısı yapıldı. Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Belediye Başkanı Adem Uzun, Özbelsan A.Ş. Genel Müdürü Yunus Kantar, farklı şehir ilçelerden katılım sağlayan belediye personelleri ve muhtarlar katıldı. Şehir genelinde su israfına karşı çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Başkan Adem Uzun, "Sivas Belediyesi olarak gerçekten büyük bir gurur yaşıyoruz. Yaklaşık 10 aydır üzerinde titizlikle çalıştığımız akıllı su sayaçları sistemini bugün tanıtmanın gururunu yaşıyoruz. Özellikle şehir dışından birçok belediyemizin, kaymakamlığımızın ve il özel idaremizin gelip bugün burada bizim mutluluğumuza ortak olması çok güzel bir duygu. Biz göreve geldiğimiz ilk günden beri üreten belediyecilik konusunda ne yapabiliriz, hep bunun kaygısı içerisinde olduk. Çok yakın tarihte Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi belediyeler kendi kaynaklarını kendileri oluşturmak zorundadır. Biz de ilk günden itibaren bu düşünceyle hareket ettik. Altyapıya yoğunluk verdik. Seçim zamanında bana şehrin en büyük sorunu nedir diye soruyorlardı, ben de en büyük sorunun su olduğunu söylüyordum. Yüzde 53 kayıp kaçağın olduğu, 2022 sonu itibarıyla 4 Eylül Barajı’nın kuruduğu ve 1 buçuk ay su kesintisi yaşayan bir şehirden bahsediyoruz. Göreve gelir gelmez altyapıya girdik ve şehirde çok büyük bir dönüşüm başlattık. Altyapıyı yapıyoruz ama başka ne yapmak lazım diyerek sayaç konusunu gündemimize aldık. Sağ olsun Özbelsan müdürümüz ekibiyle güzel bir çalışma ortaya koydu. Önce yurt dışı izinleri ve akreditasyon belgeleri alındı, ardından tüm uluslararası belgeler tamamlandı. Daha sonra ilk olarak Eğriköprü Mahallesi’nde pilot uygulamayı başlattık ve sayaçlar tamamen kullanılabilir hale geldi. Bu sayaç bize hassas ölçüm imkânı sağlıyor" şeklinde konuştu. "Akıllı su sayacı 5 bin 500 TL" Su sayaçlarının tamamen yerli ve milli imkânlarla üretildiğini vurgulayan Uzun, "Yerli ve milli bir teknoloji kullandığımızı özellikle belirtmek istiyorum. SCADA sisteminde de yerli ve milli yazılım tercih ettik. Dünyada bu alanda iki büyük lider İngiltere ve İsrail. Savaş ya da kriz durumunda dış müdahale riskini ortadan kaldırmak için Türkiye’nin en iyi firmalarıyla çalıştık. Bu sistemle basıncı uzaktan yönetebiliyoruz, kayıp kaçakları anında görebiliyoruz ve altyapımıza dışarıdan müdahale riskini minimize ediyoruz. Sayaç hava ölçmüyor, bu da doğrudan vatandaşın cebine olumlu yansıyor. Uzaktan erişim imkânı sağlıyor. Daha önce vatandaşlarımız su yüklemek için gece saatlerinde kartla işlem yapmak zorunda kalıyordu. Artık bu dönem bitiyor. Vatandaşlarımız belediyemizin sitesine e-Devlet bilgileriyle girerek, tıpkı motorlu taşıtlar vergisi öder gibi işlem yapacak, tonajını seçecek ve ödeme yaptıktan 10-15 saniye sonra su yüklemesi otomatik olarak sayaca yansıyacak. Bu sistemin Türkiye’de örnek olduğunu düşünüyoruz. Sayaç bedeli normalde 6 bin TL iken, vatandaşlarımıza 5 bin 500 TL’den sunuyoruz" dedi.
27 Mart 2026 Cuma - 17:30 Ticaret Bakanı Bolat, Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı’nda konuştu Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı’na katılarak basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı’na (AYMOD) katıldı. Gerçekleştirdiği fuar ziyareti sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Bolat, Kamerun’un başkenti Yaounde’de düzenlenen Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) 14’üncü Bakanlar Konferansı’ndaki temaslarına ilişkin bilgi verdi. "DTÖ Kuruluş Anlaşmasının ilavesi konusunda biz Türkiye olarak ön açıcı olduk" Bakan Bolat, dünya ticaretinin zor günler geçirdiğini hatırlatarak, "Geçen yılın başlarında başlayan ticaret savaşları ile birlikte dünya ticaret kurallarının devamı büyük önem taşıyor. Aksi taktirde tüm ülkeler kendilerine göre kurallar icat etmeye başlar ve dünya ticareti yara alır. Dünya ticareti artarsa ekonomik büyüklük olur. Bu anlamda önemli bir toplantı yapıldı ve devam ediyor. Yatırımların teşviki konusunda özellikle gelişmekte olan ülkelerin çok istekli olduğu anlaşma taslağının Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ilavesi konusunda biz Türkiye olarak ön açıcı olduk" dedi. "Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması önemli" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin de konuşan Bolat, "Bölgede bir an önce ateşkesin sağlanması için başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Dışişleri Bakanımız ve tüm ilgili devlet görevlileri can başla mücadele ediyor. Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması, başta petrol olmak üzere temel enerji ve temel girdi ham maddelerini dünya piyasalarına ulaşmasının sağlanması açısından önemli" diye konuştu. Bakan Bolat, sözlerini şöyle tamamladı: "Ticaret Bakanlığı olarak görevimiz sürecinde tüm sektörlerle istişare toplantıları yapıyoruz. Sorunlar ortaya çıktığında ve dış ticaret konularında çözümler ortaya koyuyoruz. Gerek ihracatın teşvik edilmesi gerekse yerli imalatın istihdam boyutunun desteklenmesi ve haksız ithalat uygulamaları konusunda aldığımız tedbirlerle özellikle son birkaç aydır ayakkabı ithalatındaki azalma ile deri, ayakkabı, saraciye sektörlerinin üretim ve ihracatta büyüme göstermesi bizleri mutlu ediyor."
Bakan Bolat: Kasımda ihracatımız yıllık bazda yüzde 1,3 artışla 22,5 milyar dolar olarak gerçekleşti
31 Aralık 2025 Çarşamba - 16:09 Bakan Bolat: Kasımda ihracatımız yıllık bazda yüzde 1,3 artışla 22,5 milyar dolar olarak gerçekleşti Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Kasımda ihracatımız olumsuz takvim etkisine rağmen yıllık bazda yüzde 1,3 artışla 22,5 milyar dolar olarak gerçekleşti" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TÜİK’in kasım ayına ilişkin dış ticaret istatistiklerini değerlendirdi. Kasımda ihracatın olumsuz takvim etkisine rağmen yıllık bazda yüzde 1,3 artışla 22,5 milyar dolar, ocak-kasım döneminde de geçen yıla kıyasla yüzde 3,6 yükselişle 247 milyar dolar olduğunu belirten Bolat, yıllıklandırılmış mal ihracatının 270,4 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Bakan Bolat, yılın 11 ayının 9’unda mal ihracatının arttığına, bu dönemin 4’ünde aylık mal ihracatı rekoru kırıldığına dikkati çekerek, "Öncü göstergelerimiz, aralık ayında çok daha güçlü ihracata işaret etmektedir. Mal ihracatında gösterdiğimiz başarıyı hizmetler ihracatında da gösteriyoruz. Bu başarı, küresel ekonomide ağırlaşan rekabet şartları, artan korumacılık, zayıf dış talep ve yakın coğrafyamızda devam eden karışıklıklara rağmen yakalanmıştır" değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca son 31 ayın 23’ünde aylık mal ihracatının arttığına, aynı dönemin 17’sinde aylık bazda ihracat rekoru kırıldığına işaret eden Bolat, kasımda ithalatın ise yıllık bazda yüzde 2,6 artışla 30,5 milyar dolar olduğunu belirtti. Ticaret Bakanı Bolat, ithalatın 11 ayda 329,7 milyar dolar, kasımda yıllıklandırılmış ithalatın da 361,9 milyar dolar olduğunu ifade etti. Kasımda dış ticaret açığının 8 milyar dolar, ocak-kasım döneminde de 82,7 milyar dolar olduğunu belirten Bakan Bolat, "AB-27’nin yıllıklandırılmış ithalatının hala yatay seyrini koruması, zayıf dış talep, yakın coğrafyamızda süregelen savaşlar, iç karışıklıklar ve gerilimler, tarife artışlarının getirdiği belirsizliğin devam etmesiyle beraber gelen zorlu rekabet şartlarına rağmen hem mal hem de hizmet ihracatımızda artış devam etmektedir" ifadesini kullandı.
Mersin’de Halk Kart ve öğrenim yardımı ödemeleri yapıldı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 15:50 Mersin’de Halk Kart ve öğrenim yardımı ödemeleri yapıldı Mersin Büyükşehir Belediyesi, dar gelirli vatandaşlar ve üniversite öğrencilerine yönelik desteklerini yeni yıl öncesinde sürdürdü. Büyükşehir Belediyesi, ’Halk Kart’ın aralık ayı ödemeleri ile öğrenim yardımının 2. taksitini hak sahiplerinin hesaplarına yatırdı. Temel ihtiyaç ve gıda alışverişlerinde kullanılabilen Halk Kart uygulamasıyla hem dar gelirli vatandaşların aile bütçelerine katkı sağlandı hem de anlaşmalı yerel market ve bakkallar desteklendi. Aralık ayında ’Halk Kart’tan toplam 7 bin 336 kişi yararlandı. Bu kapsamda 3 bin 698 kişinin hesabına 750 lira, 3 bin 638 kişinin hesabına ise 1.250 lira olmak üzere, toplamda 7 milyon 321 bin lira ödeme yapıldı. Büyükşehir Belediyesi, üniversite öğrencilerini de unutmadı. 2025-2026 öğrenim yılı kapsamında, geri ödemesiz öğrenim yardımının 2. taksiti, 8 bin 661 üniversite öğrencisinin hesabına yatırıldı. Toplamda 30 milyon 591 bin 300 lira ödeme gerçekleştirildi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen öğrenim yardımı kapsamında, 2 yıllık bölümlerde okuyan 3 bin 12, 4 yıllık bölümlerde okuyan 5 bin 31, 5 yıllık bölümlerde okuyan 205 ve 6 yıllık bölümlerde okuyan 413 öğrenci destekten yararlandı. Yeni yıl öncesinde yapılan bu ödemelerle, hem dar gelirli vatandaşların hem de üniversite öğrencilerinin bütçelerine katkı sağlanmış oldu.
112’ye asılsız ihbar idari para cezası 18 bin 823’ TL’ye yükseldi
31 Aralık 2025 Çarşamba - 15:46 112’ye asılsız ihbar idari para cezası 18 bin 823’ TL’ye yükseldi Muğla Valiliği, İçişleri Bakanlığı’nın 112 Tek Numara Projesi kapsamında 112 Acil Çağrı Merkezi’ni gereksiz yere arayanlar hakkında uygulanan idari yaptırımlara ilişkin açıklamada bulundu. Valilik tarafından yapılan paylaşımda, vatandaşların birden fazla acil numarayı aramak yerine yalnızca 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramalarının, olayın niteliğine göre ilgili ekiplerin hızlı ve etkin şekilde sevk edilmesi açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Asılsız ve danışma amaçlı çağrıların ayıklanarak, gerçekten acil yardıma ihtiyacı olan vatandaşlara öncelik verildiği ifade edildi. Açıklamada, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42/A maddesi uyarınca;112 Acil Çağrı Merkezi’ni meşgul etmek amacıyla arayan kişilere 1.500 TL, yapılan ihbarın asılsız olduğunun ekiplerce tutanakla tespit edilmesi halinde ise 15.000 TL idari para cezası uygulandığı, bu fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde cezaların iki katına çıktığı hatırlatıldı. Bu kapsamda Muğla’da, 112 hattına asılsız ihbarda bulunduğu tespit edilen 1 kişiye 15 bin TL, hattı gereksiz yere meşgul eden 17 kişiye kişi başı 1.500 TL olmak üzere toplam 40 bin 500 TL idari para cezası uygulandığı bildirildi. Ayrıca 11 kişi hakkında idari para cezası işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Muğla Valiliği, vatandaşların cezai yaptırımlarla karşılaşmamaları adına 112 Acil Çağrı Merkezi’ni gereksiz yere meşgul etmemeleri ve acil yardımın başka bir vatandaş için hayati önem taşıyabileceğini unutmamaları çağrısında bulundu. Ayrıca; 2026 yılında "Yeniden Değerleme Oranı’nın yüzde 25,49 olarak belirlenmesi nedeniyle yapılan hesaplama sonucunda; asılsız çağrı idari para cezasının 1.882 TL, asılsız ihbar idari para cezasının 18.823 TL. olarak uygulanacağı belirlendi.
Elazığ’ın köklü firmasından çeyrek asırlık başarı, yapı kapasitesini üçe katladı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 14:00 Elazığ’ın köklü firmasından çeyrek asırlık başarı, yapı kapasitesini üçe katladı Yalıtım, kimyasal ve boya sektörlerinde faaliyet gösteren ED Yapı, 25. kuruluş yılını geride bırakırken, Elazığ’daki üretim kapasitesini 2025 yılı itibarıyla üç katına çıkardı. Şirket yetkilileri, yeni yatırımlarla birlikte ihracatı artırmayı ve küresel pazarda güçlü bir Türk markası olmayı hedeflediklerini belirtti. Yalıtım, kimyasal ve boya sektörlerinde faaliyet gösteren ED Yapı, kuruluşunun 25. yılını çalışanlarıyla birlikte düzenlenen yıl sonu yemeğiyle kutladı. Çeyrek asrı geride bırakan firma, Elazığ başta olmak üzere Türkiye genelinde gerçekleştirdiği yatırımlarla üretim kapasitesini artırırken, yurt dışı pazarlardaki varlığını da güçlendirmeyi hedefliyor. Etkinlikte konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Emre Düşmez, Türkiye’de 25 yıl boyunca ayakta kalıp büyümenin önemli bir başarı olduğunu vurgulayarak, bu sürecin ekip çalışmasıyla mümkün olduğunu ifade etti. 25 yıllık yolculuğu ve yatırımlarına değinen Emre Düşmez, " 25. yılımız. Türkiye’de 25 yılı ayakta kalarak geçirmek ve bunu sürekli büyütmek herkese nasip olmuyor. Çok şükür, takım arkadaşlarımızla birlikte olduğumuz için bu sevincimizi yılın son yemeğinde ekip arkadaşlarımızla bir araya gelerek paylaştık ve kendilerine teşekkür ettik. Çünkü Türkiye şartlarında ve hatta dünya genelinde şirketleri ayakta tutmak, büyütmek, yatırımlar yapmak ve devlete vergisini ödemek önemli bir değer katmak anlamına geliyor, bu nedenle çok mutluyuz. Genellikle yalıtım, kimyasal ve boya alanlarında faaliyet gösteriyoruz. Ciromuzun yaklaşık yüzde 10-15’lik kısmını yurt dışına ihraç ediyoruz. Yurt dışı pazarı, Türkiye pazarına göre daha zor olsa da bir Türk markasını farklı ülkelerde görmek ve satmak bizlere ayrı bir gurur ve haz veriyor. Bu, tek başına yapılacak bir iş değil; ekibimizle ve ortaklarımızla birlikte başardığımız için ayrıca mutluyuz. Şu anda Gebze’de de bir yatırımımız bulunuyor. Elazığ’daki yatırımımızı ise önemli ölçüde büyüttük ve 2025 yılının ocak ayı itibarıyla mevcut kapasitemizin yaklaşık üç katına çıktık. İstanbul’daki yatırımımızla birlikte küresel pazara doğru ilerleyen bir yolda emin adımlarla yürüdüğümüze inanıyoruz" dedi. Hem eğitim alanında hem de sanayi sektöründe aktif rol üstlenen Oya Düşmez ise "İşim gereği hem eğitimciyim hem de sanayiciyim. Elazığ’ın ilk özel okulu olan Bilgem Okullarının ikinci jenerasyon yöneticisiyim, aynı zamanda Redcolour EPS Isı Yalıtım Sistemleri ve boya alanında faaliyet gösteren firmanın da ortaklarındanım. Bu noktada, özel sektörde başarı için eşin ve ailenin desteğinin çok önemli olduğunu özellikle vurgulamak isterim; çünkü özel sektör fedakarlık, yoğun stres ve zaman zaman aile hayatını da etkileyen bir yapı gerektiriyor. Ancak bu işi eşimle birlikte yapıyor olmak, özel sektörde omuz omuza ilerlemek beni son derece mutlu ediyor. Bir yandan üretim yapan bir marka ortaya koymak, diğer yandan özel okulumuzda milli ve manevi değerlere bağlı nesiller yetiştirmek benim için büyük bir gurur kaynağı. Üretim yapmak beni her zaman heyecanlandırdı; bunun yanında ihracatımızı artırmak ve ilerleyen süreçte yurt dışında da fabrikalar kurarak global bir marka haline gelmek beni ayrıca motive ediyor. Özellikle sektörümüzde pazarın büyük ölçüde yabancı markaların elinde olduğunu gördüğümüzde, neden güçlü bir Türk markası çıkarmayalım sorusu beni daha da heyecanlandırıyor. Türk milletinin birçok zorluğun üstesinden geldiğine inanıyorum; markalaşma konusunda geçmişte biraz geride kalmış olsak da bugün pek çok şirket bu alanda önemli adımlar atıyor ve ben de bu sürecin bir parçası olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum" şeklinde konuştu.
Murzioğlu: "Yeni yıla ortak akılla hazırlanıyoruz"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 13:05 Murzioğlu: "Yeni yıla ortak akılla hazırlanıyoruz" Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, 2025 yılının son meclis toplantısında yaptığı konuşmada, 2022-2025 Dönemi Stratejik Planı’nın tamamlandığını, 2026-2029 Dönemi Stratejik Planı hazırlıklarında ise sona gelindiğini açıkladı. Murzioğlu, "Yeni yıla ortak akılla belirlenmiş güçlü bir yol haritasıyla girmeyi hedefliyoruz. Hep birlikte, odamızın kurumsal hafızasında iz bırakacak çalışmalara imza atacağımıza yürekten inanıyorum" dedi. Samsun TSO Meclisi, 2025 yılının son toplantısını Meclis Başkanı Haluk Akyüz başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantıda söz alan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, iki meclis toplantısı arasında yürütülen faaliyetler hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Meclis toplantısı öncesinde KOBİ’lere yönelik önemli bir program gerçekleştirdiklerini ifade eden Murzioğlu, "KOSGEB Başkanımız Sayın Ahmet Serdar İbrahimcioğlu’nun katılımı ve bizzat anlatımıyla, KOBİ’ler için Destek ve Dönüşüm Bilgilendirme Programı’nı odamızda gerçekleştirdik. Aralık ayı boyunca da benzer nitelikte çok sayıda bilgilendirme ve istişare toplantısına ev sahipliği yaptık" diye konuştu. Aralık ayında yoğun bir çalışma yürütüldü İhracatın finansmanı, dijitalleşme ve sanayide dönüşüm konularında yoğun bir program yürüttüklerini vurgulayan Murzioğlu, "İhracatın finansmanı ve 2025-2026 makroekonomik görünümünün ele alındığı toplantılar gerçekleştirdik. Dijital mali sistemde yeni dönemin tüm yönleriyle değerlendirildiği KURGAN Semineri’ni ve sanayimizin geleceğine ışık tutan Sanayide Dönüşüm Buluşmalarını üyelerimizin yoğun katılımıyla düzenledik" şeklinde konuştu. "Bizim için büyük bir onurdu" Cumhuriyeti Kuran Şehirler Buluşması’nın son ayağına da değinen Murzioğlu, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 106. yıl dönümünde, Ankara Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen programa katıldık. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumsal temellerinin atıldığı TBMM 2. Binası’nda gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmanın bir parçası olmak bizler için büyük bir onurdu. Samsun’dan başlayarak Amasya, Erzurum ve Sivas üzerinden Ankara’ya uzanan bu yolculuk, şehrimizin tarihsel sorumluluğunu bir kez daha hatırlattı" ifadelerini kullandı. Üyelerden gelen talepler Bakan Işıkhan’a iletildi Konuşmasında TOBB Yönetim Kurulu olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile gerçekleştirdikleri toplantıya da değinen Murzioğlu, şöyle devam etti: "Üyelerimizden gelen talepleri bizzat Sayın Bakanımıza iletme imkânı bulduk. İş gücü maliyetleri, sosyal güvenlik primleri, tekstil sektöründe istihdam kaybı, özel eğitim destekleri, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ve İŞKUR uygulamaları gibi birçok başlığı gündeme taşıdık." "Güçlü bir yol haritasını yeni yılda hayata geçireceğiz" Konuşmasının sonunda yeni yıl mesajı veren Murzioğlu, şunları söyledi: "Geride bıraktığımız yıl itibarıyla 2022–2025 Dönemi Stratejik Planımızı tamamlamış bulunuyoruz. Yeni dönem stratejik planımız için de sona yaklaştık. 2026–2029 Dönemi Stratejik Planımızı, ortak akılla oluşturulmuş güçlü bir yol haritası olarak yeni yılda hayata geçireceğiz. Başta odamız, şehrimiz ve ülkemiz olmak üzere tüm dünya için refahın, huzurun ve barışın egemen olduğu bir yıl diliyorum. Hep birlikte, odamızın kurumsal hafızasında iz bırakacak çalışmalara imza atacağımıza yürekten inanıyorum." Meclis toplantısı, gündem maddelerinin görüşülüp karara bağlanmasının ardından sona erdi.
KTO Başkanı Selçuk Öztürk: "2026 ekonomide umut yılı olacak"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 13:03 KTO Başkanı Selçuk Öztürk: "2026 ekonomide umut yılı olacak" İş alemi açısından zorlu bir yılı geride bırakırken 2026 yılının ikinci yarısına işaret eden KTO Başkanı Selçuk Öztürk, enflasyon ve faiz oranlarındaki düşüşün devam etmesi, kurdaki dengelenmenin güçlenmesiyle 2026 yılının ikinci yarısından itibaren ekonomide rahatlama öngördüklerini söyledi. Konya Ticaret Odası (KTO) Aralık Ayı Meclis Toplantısı KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. 2025 yılının son toplantısında; 2026 Yılı Oda Bütçesi ve Faaliyet Programı Meclisin onayına sunularak kabul edildi. Meclis üyelerine teşekkür eden KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, ekonomide 2025 yılını değerlendirdi, 2026 yılı ile ilgili öngörüleri paylaştı. "Konya’nın potansiyeline, iş dünyamızın sağduyusuna ve ülkemizin geleceğine inanıyoruz" Öztürk, sözlerinin başında meclis üyelerinin mübarek üç aylarını tebrik ederken, Yalova’da DEAŞ terör örgütü üyelerine yönelik operasyonda şehit olan polislere Allah’tan rahmet diledi. KTO’nun 2026 yılı bütçesinin görüşüldüğü Meclis toplantısında ekonomideki gelişmeleri, KTO ve iştiraklerinin başarılı geçen 2025 yılı çalışmalarını paylaştıklarını belirten Başkan Öztürk, "Geride bıraktığımız dönemde; küresel belirsizliklerin, ekonomik dalgalanmaların ve finansmana erişimde yaşanan zorlukların yoğun şekilde hissedildiği bir süreçten geçtik. Üretim altyapısı güçlü, ihracat kültürü yerleşmiş ve girişimci profili yüksek bir şehir olan Konya, bu zorlu süreçte sanayide üretime devam eden, istihdamda istikrarı önceleyen ve ihracatta pazar çeşitliliğini artıran bir performans sergilemiştir. Anadolu’nun alternatif ve güvenilir üretim merkezi olma özelliğimiz, 2025 yılında daha da görünür hale gelmiş; şehrimiz sanayi ve ticarette sergilediği dirençli duruşla dikkat çekmiştir. Bu vesileyle Konya iş alemimize, özel sektörümüzün kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Konya Ticaret Odası olarak, ekonominin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığı bilinciyle hareket ediyoruz. Üyelerimizin sahadaki gerçek ihtiyaçlarını yakından takip eden, değişen şartlara hızlı uyum sağlayabilen ve çözüm üreten bir kurumsal yapı inşa etmeyi temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Her zaman ifade ettiğimiz gibi; bir yandan üyelerimizin ticaret hayatında karşılaştıkları sorunları çözmeye gayret ederken, diğer yandan şehrimizin ekonomisini büyütecek projeleri hayata geçiriyoruz. Konya’nın potansiyeline, iş dünyamızın sağduyusuna ve ülkemizin geleceğine olan inancımızla; ortak akıl, istişare ve güçlü iş birlikleriyle 2026 yılında da Konya için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "Dünyada yeniden korumacı ekonomi hakim oluyor" Son birkaç yıldır küresel ekonomik dengelerde değişimlerin yaşanmaya başladığını vurgulayan Başkan Öztürk, "Dünyada yeniden korumacı bir ekonomi hakim olmaya başladı. ABD, Avrupa başta olmak üzere artık dünyada ülkeler üretimlerini kendi ülkelerinde yapmak istiyor. Bildiğiniz gibi ABD tarife savaşlarıyla bunu başlattı. Türkiye olarak aslında biz de bunu yapmak istiyoruz. Bildiğiniz gibi cari açığımızın büyük bir kısmını Çin oluşturuyor. Bu konuda acil önlem almak gerekiyor diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Üretimin her zamankinden daha önemli hale geldiğine dikkat çeken Öztürk, bu kapsamda 2026 yılının ikinci yarısına işaret etti. Enflasyon ve faiz oranlarındaki düşüşün devam etmesi, kurdaki dengelenmenin güçlenmesiyle 2026 yılının ikinci yarısından itibaren ekonomide rahatlama öngördüklerini söyleyen Başkan Öztürk, 2026 yılından umutlu olduklarını ifade etti. Geçtiğimiz Cumartesi günü, asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerinde Hatay’da ağır hasar alan ve Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek yeniden ihya edilen Habib-i Neccar Camii’nin açılışına katıldığını hatırlatan Başkan Öztürk, "Deprem Bölgesinde 455 bininci konut hak sahiplerine teslim edildi. Kısa sürede deprem bölgesinin yeniden ayağa kaldırılmasını görmekten dolayı ülkemiz adına büyük bir gurur duyduk. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen çalışmalarla deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırılmasında büyük bir gayret gösteren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’a şükranlarımı sunuyorum. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’a, bu büyük seferberlikte emeği geçen tüm kurumlarımıza, Oda camiamıza ve katkı sağlayan tüm hemşerilerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Değerlendirmelerle birlikte "KTO 2026 Yılı Oda Bütçesi ve Faaliyet Programı" Meclisin onayına sunularak oy birliğiyle kabul edildi. Başkan Öztürk, katkı ve desteklerinden dolayı Meclis üyelerine teşekkür etti.
Yeni yılla birlikte berber fiyat tarifeleri belli oldu
31 Aralık 2025 Çarşamba - 13:03 Yeni yılla birlikte berber fiyat tarifeleri belli oldu Kocaeli’de berberler için belirlenen yeni fiyat tarifesi yürürlüğe girdi. Lüks, A sınıfı ve B sınıfı işletmeler için ayrı ayrı hazırlanan ve KDV’nin dahil olduğu tarifeler, Ocak 2026 itibarıyla il genelinde eş zamanlı olarak uygulanacak. Kocaeli Berberler Odası tarafından belirlenen yeni berber fiyat tarifesi yürürlüğe girdi. Kocaeli Esnaf Odaları Birliği’nin kararıyla onaylanan tarife; lüks, A sınıfı ve B sınıfı işletmeler için ayrı ayrı belirlendi. Fiyatlara KDV dahil edilirken, talep edilen özel kozmetik ürünler ile iş yeri dışında verilen hizmetlerin ek ücrete tabi olacağı bildirildi. Kocaeli Berberler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mustafa Bozkurt, il genelindeki tüm ilçelerde yeni tarifelerin Ocak 2026 itibarıyla eş zamanlı olarak yürürlüğe gireceğini duyurarak tarifeleri açıkladı. "Bir kesim tarafından acımasızca eleştiri ve yorumlar yapılmaktaydı" Berberlere sürekli zam geliyor konusuna dikkati çeken Kocaeli Berberler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mustafa Bozkurt, "Öz eleştiri yapmamız gerekirse Kocaeli’de berberlere 3 ayda bir zam geliyor algısının, biraz da odalar olarak bizler arasındaki iletişimsizlikten kaynaklandığı kanısına vardık. Zira ilimizde 4 meslek odamız ve diğer ilçelerimizde bünyesinde berber kuaför bulunduran 6 karma odamız var. Bu odalarımız birbirinden ayrı, farklı zamanlarda tarife çıkardığında; basınımıza ‘Berberlere zam geldi’ başlığıyla haber olunca, aslında haberin içeriğinde basınımız hangi ilçede olduğunu belirtmiş olmasına rağmen, sadece başlık üzerinden değerlendirme yapılıp haberin içeriği okunmadığı için belli bir kesim tarafından acımasızca eleştiri ve yorumlar yapılmaktaydı " diye konuştu. "Haksız eleştirilerin önüne geçmek yönünde karar aldık" Zam algısını ortadan kaldırmak adına toplantı yaptıklarını dile getiren Mustafa Bozkurt "Kocaeli il genelinde çıkacak tarifenin aynı anda çıkması ve il genelindeki bütün odalar tarafından eş zamanlı olarak uygulamaya geçmesinin, bu tür yanlış anlaşılmaların ve haksız eleştirilerin önüne geçeceği yönünde karar aldık. Bu dengeyi kurmak adına 18 aydır tarife çıkarmadık. Oda başkanlarımızla birlikte aldığımız ortak kararla Ocak 2026 itibarıyla bu uygulama tüm Kocaeli ilinde geçerli olacaktır. Bu kararın ilimiz vatandaşları ve esnaflarımız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz" şeklinde konuştu. "Bu tarifeleri de afaki rakamlar üzerinden değerlendirmeyiz" Bozkurt açıklamanın devamında tariflerin yüksek bulunduğu konusuna değinerek, "Bizler tarife ile hizmet veren bir meslek grubuyuz. Belirlediğimiz bu tarifeleri de afaki rakamlar üzerinden değerlendirmeyiz. Her tarife dönemimizde belirlediğimiz bir enflasyon sepetimiz var; bu enflasyon sepetinde neler var? Devlet İstatistik Kurumunun verilerinden yararlandığımız gibi ayrıca iş yerlerimizde kullandığımız sarf malzemeler, kira artışları, su ve elektrik fiyatları, BAĞ-KUR ve SGK prim artışları, ulaşım giderleri, temel mutfak harcamaları bu enflasyon sepetinde mevcuttur. Bir önceki tarife dönemindeki fiyatlarla bugünkü fiyatları değerlendiririz ve ortaya çıkan artış oranında tarifemizi belirleyip bir üst kuruluşumuz olan Kocaeli Esnaf Odaları Birliğimize talebimizi ulaştırırız. Odalar birliğimiz yaptığı değerlendirme sonucunda onayladığında tarife yürürlüğe girer" ifadelerini kullandı. "En yüksek tarifeyi gündemde tutarak bunun üzerinden eleştiri yapmak esnaflarımıza haksızlıktır" Lüks, A ve B olmak üzere uygulanan 3 kategoride tarife sunduklarını açıklayan Bozkurt, cümlelerini şu şekilde sürdürdü; "Bu kategoriler iş yerlerinin bulunduğu bölgeye, fiziki şartlarına, kullanılan malzemelere ve verilen hizmetlere göre değişkenlik göstermektedir. Her bölgeye ve bütçeye göre tarifelerimiz varken, sürekli il genelindeki 30 civarındaki iş yerinin uyguladığı en yüksek tarifeyi gündemde tutarak bunun üzerinden eleştiri yapmak esnaflarımıza haksızlıktır. Konu olan 700 liralık rakamı değerlendirirsek; eğer siz ‘Ben her türlü konfora haiz bir iş yerinde kaliteli ürünlerle en iyi hizmeti alacağım’ diyorsanız bu hizmetin de bir bedeli olacaktır. Müşterisi ile yaklaşık bir saat uğraşan, saçını sakalını kesen, kişisel bakımını yapan, saçını yıkayan berbere ayda vereceğiniz 700 liraya ‘çok’ derseniz bu kabul edilebilir bir yaklaşım değildir" dedi. "Berber fiyatlarının bu kadar gündem tutulmasını anlamış değiliz" Her şeyin fiyatı artarken berber fiyatlarının sabit kalmasını beklemek makul bir yaklaşım olmadığının altını çizen Bozkurt, "Ülkemizde berber fiyatlarının bu kadar gündem tutulmasını anlamış değiliz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi 3 kategoride tarifemiz var; bu tarifeleri oluştururken her kesimin ihtiyacını karşılayacak şekilde belirledik. Saçınızı 300 TL’ye de kestirebilirsiniz, 400 TL’ye de kestirebilirsiniz, 700 TL’ye de kestirebilirsiniz, bu tercih size ait. Tekrar altını çizerek söylüyorum: Biz bu fiyatları belirlerken kesinlikle afaki bir fiyat belirleme yapmıyoruz, piyasadaki artış oranına göre tarife belirliyoruz. Hepinize saygılar sunuyorum" şeklinde konuştu. İşte yeni tarifeler Yeni tarifeye göre lüks sınıf berberlerde saç kesimi 700 TL, A sınıfında 400 TL, B sınıfında ise 300 TL olarak uygulanacak. Modelli saç kesimi lüks sınıfta 800 TL, A sınıfında 600 TL, B sınıfında 400 TL’den yapılacak. Sakal kesimi ise lüks sınıfta 400 TL, A sınıfında 300 TL, B sınıfında 200 TL olarak belirlendi. Sakal düzeltme ve şekil verme hizmeti lüks sınıfta 450 TL, A sınıfında 350 TL, B sınıfında 250 TL’den sunulacak. Çocuk saç kesimi lüks berberlerde 600 TL, A sınıfında 450 TL, B sınıfında 300 TL olacak. Saç yıkama ve fön ile şekil verme hizmeti ise sırasıyla 300, 250 ve 200 TL olarak açıklandı. Damat tıraşı lüks sınıfta 3 bin 500 TL Ense, favori ve bıyık düzeltme lüks sınıfta 250 TL olurken, A ve B sınıfı berberlerde 150 TL’den yapılacak. Özel istekler kapsamında yer alan damat tıraşı lüks sınıfta 3 bin 500 TL, A sınıfında 3 bin TL, B sınıfında 2 bin 500 TL olarak belirlendi. Kısa saç perma uygulaması da aynı fiyatlardan ücretlendirilecek. Saç boyama lüks sınıfta bin 200 TL, A sınıfında bin TL, B sınıfında 750 TL olurken; kısa saç renklendirme hizmeti lüks sınıfta 3 bin TL, A sınıfında 2 bin 500 TL, B sınıfında 2 bin TL olarak açıklandı. Bıyık boyama ve ağda hizmetleri lüks sınıfta 300 TL, A sınıfında 250 TL, B sınıfında 200 TL’den yapılacak. Saç masajı (friksiyon) lüks sınıfta 300 TL, A ve B sınıfında 250 TL olarak belirlendi. Saç bakımı lüks sınıfta 300 TL, A sınıfında 250 TL, B sınıfında 200 TL olurken; cilt bakımı (maske) lüks sınıfta 400 TL, A sınıfında 300 TL, B sınıfında 250 TL olarak uygulanacak. Keratin saç bakımı, kaş alımı ve buhar ile vakum uygulamalı cilt bakımında tek fiyat : 2 bin 500 Manikür hizmeti lüks sınıfta 750 TL, A sınıfında 600 TL, B sınıfında 500 TL; pedikür ise sırasıyla 850, 750 ve 700 TL’den sunulacak. Keratin saç bakımı, kaş alımı ve buhar ile vakum uygulamalı cilt bakımı hizmetlerinde ise tüm sınıflar için tek fiyat uygulanacak. Buna göre keratin saç bakımı 2 bin 500 TL, kaş alımı 500 TL, buhar ve vakum uygulamalı cilt bakımı 700 TL olarak belirlendi.
TZOB Başkanı Bayraktar: "2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon oldu"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:45 TZOB Başkanı Bayraktar: "2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon oldu" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı oldu. 2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün markette beyaz lahana, üreticide sivri biber oldu" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, aylık üretici ve market fiyat çalışmasına dair açıklama yaptı. Bayraktar, açıklamasında Aralık ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri aylık ve yıllık olarak değerlendirdi. TZOB olarak bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişiklikleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek üzere üretici ve market fiyat çalışmasını yaklaşık 20 yıldır her ay gerçekleştirdiklerini belirten Bayraktar, gerçekleştirilen çalışmada Türkiye genelinde beş bölgeden Ziraat Odalarının kanalı ile fiyatlar alınarak yapıldığını sözlerine ekledi. TZOB’un paylaştığı rakamların tüm bölgelerdeki farklı satış kanallarından alınan fiyatların ortalamasına dayandığını da kaydeden Bayraktar, "Rekolte, paketleme-ambalajlama, depolama ve işçilik maliyetleri, nakliye giderleri, ihracat akışı, aracı kârları, fire gibi zincirin tüm aşamaları fiyat oluşumunu etkilemektedir. Dolayısıyla üretici market fiyat makasının varlığı inkâr edilemez bir gerçektir. Önemli olan bu farkın nedenlerini doğru değerlendirmektir. Bu makasın fazla açıldığı durumlarda spekülatif faaliyetleri göstererek ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamaktır" açıklamasında bulundu. "2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon oldu" Bayraktar, yıllık üretici market arasındaki fiyat farklılıklarını açıklayarak, sözlerine şu şekilde devam etti: "Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda; 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı oldu. 2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün markette beyaz lahana, üreticide sivri biber oldu. Geçen yıla göre bu yıl markette en fazla fiyat artışı yüzde 133,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını, yüzde 110,4 ile elma, yüzde 106,6 ile fındık, yüzde 100,8 ile Antep fıstığı izledi. Geçen yıla göre bu yıl markette fiyatı en fazla düşen ürün ise yüzde 40,6 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 39,8 ile marul, yüzde 39,5 ile karnabahar ve yüzde 29,1 ile kuru soğan takip etti. 2025 yılında, üreticide takip edilen 33 ürünün 16’sında fiyatlar artarken, 15 üründe fiyat düşüşü yaşandı. 2 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Geçen yıla göre bu 2025’te üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 343,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160,4 ile Antep fıstığı, yüzde 159,3 ile kuru kayısı, yüzde 125,4 ile fındık izledi. Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 58,8 ile sivri biber görüldü. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 56,3 ile karnabahar, yüzde 54,8 ile marul, yüzde 51,2 ile kuru soğan takip etti." "Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 324,1 ile havuçta görüldü" Aralık ayı üretici-market fiyat değişimine de değinen Bayraktar, "Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 324,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat farkını, yüzde 245,6 ile mandalina, yüzde 238,5 ile kabak, yüzde 238 ile yeşil soğan takip etti. Havuç 4,2 kat, mandalina 3,5 kat, kabak ve yeşil soğan 3,4 kat fazlaya markette satıldı. Üreticide 8 lira olan havuç 33 lira 93 kuruşa, 10 lira 50 kuruş olan mandalina 36 lira 29 kuruşa, 19 lira 25 kuruş olan kabak 65 lira 17 kuruşa, 12 lira 75 kuruş olan yeşil soğan 43 lira 10 kuruşa satıldı. Aralık ayında fiyatı en fazla artan ürün; markette kabak, üreticide mandalina olurken, fiyatı en fazla düşen ürün; markette Ayçiçek yağı, üreticide beyaz lahana oldu" diye konuştu. "Aralık ayında markette 41 ürünün 30’unda fiyat artışı görüldü" Market fiyatlarındaki değişime ilişkin de konuşan Bayraktar, "Aralık ayında markette 41 ürünün 30’unda fiyat artışı, 11’inde fiyat azalışı görüldü. Aralık ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 97,5 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 77,3 ile domates, yüzde 75 ile salatalık ve yüzde 53,3 ile patlıcan takip etti. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 16,1 ile ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 12,2 ile toz şeker, yüzde 11,2 ile portakal, yüzde 5,1 ile ıspanak izledi" bilgisini paylaştı. "Aralık ayında üreticide 33 ürününün 11’inde fiyat artışı oldu" Bayraktar, aynı şekilde üreticideki ürünlerin fiyat değişimlerini de paylaşarak, "Aralık ayında üreticide 33 ürününün 11’inde fiyat artışı olurken, 15’inde fiyat düşüşü görüldü. 7 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Aralık ayında üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 38,1 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 28,5 ile marul, yüzde 27,3 ile havuç ve yüzde 18,9 ile pırasa izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 69,4 ile mandalinada görüldü. Mandalinadaki fiyat artışını yüzde 56,6 ile salatalık, yüzde 50,6 ile patlıcan, yüzde 44,5 ile kabak takip etti. Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı. Ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden bu geçiş aşamasında arz azaldı ve salatalık, patlıcan, kabak ve domateste üretici fiyatları arttı. Kuru soğan, patates, portakal, havuçta talep olmayışı fiyatların düşmesine sebep oldu. Lahana ve marulda arz artış sebebiyle fiyatlar düştü" ifadelerine yer verdi. Aralık ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimlere de değinen Bayraktar, sözlerine şu şekilde devam etti: "Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Aralık ayında, Kasım ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,4, amonyum nitrat yüzde 2,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,8, oranında artarken, ÜRE gübresi yüzde 0,4, DAP gübresi yüzde 0,1 azaldı. Geçen yılın Aralık ayına göre son bir yılda ÜRE gübresi yüzde 50,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 46,3, DAP gübresi yüzde 41,1, amonyum nitrat yüzde 33,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 32,9 oranında arttı. Aralık ayında Kasım ayına göre süt yemi yüzde 2,6, besi yemi yüzde 2,2, son bir yılda süt yemi yüzde 29, besi yemi ise yüzde 30,6 oranında arttı. Tarım ilacı fiyatları geçen aya göre yüzde 19,4 oranında artarken, yıllık yüzde 27,1 oranında artış gösterdi. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında arttı. Mazot fiyatları aylık yüzde 6,6 oranında azalış gösterirken, yıllık bazda yüzde 21,9 oranında arttı."