EKONOMİ
Başkan Alan: "Sanayi sitesinde söylem dönemi bitti eylem dönemine geçilmeli" 05 Mayıs 2026 Salı - 20:50:36 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitesinin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarla istişarelerde bulunduklarını dile getiren Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, "Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik" dedi. Elazığ Ticaret ve sanayi Odası aylık Meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan ile Meclis Üyeleri katıldı. Bu şehrin her sorununun, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın da sorunu olduğunu ve buna asla duyarsız ve ilgisiz kalamayacaklarını ifade eden Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, "Zira biz biliyoruz ki ulaşımda, eğitimde, kültür-sanatta yeterince gelişememiş bir şehrin ekonomisi de gelişemez, kabuğunu kıramaz. Sosyal faaliyetlerin az olduğu şehirler iş dünyası ve yatırımcının ilgisini çekmez. Yatırımcısı değer görmeyen ve kadir kıymeti bilinmeyen bir şehre de yeni yatırımcılar gelmez" diye konuştu. Ağır geçen bir kış mevsimin ardından yine zaman zaman afet derecesine varan ve özellikle tarımsal alanların zarar görmesine sebep olan bir mevsimi yaşadıklarını ifade eden Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, oda olarak tarım alanları zarar gören üreticilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için ilgili kurumlar nezdinde girişimlerini anında başlattıklarını dile getirdi. Önceki günlerde Elazığ Sanayi Sitesindeki esnafları ziyaret ettiklerini ifade eden Başkan Alan; "Alın teriyle helal kazanç için her sabah kepenklerini besmeleyle açan Sanayi Sitesi esnaflarımızı ziyaret ettik. Emekle yoğrulan, güler yüz ve muhabbetle dolan her bir işyerimizde esnaflarımızın samimi gayretleri ve özverili çalışmalarının şehrimiz insanına ne kadar önemli katkılar sunduğunu bizzat gördük. Şehrimiz ekonomisinin bel kemiği olan esnaflarımızla sohbet edip sanayi sitesinin fiziki kapasitesinin yetersizliği ile yaşanan diğer sorunlar ve çözüm yollarını istişare ettik. 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitemizin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarımızla istişarelerde bulunduk. Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik. Konunun kesin çözümü adına önümüzdeki hafta Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında tüm milletvekillerimiz ve esnaf temsilcileriyle bir araya gelerek nihai çözüm için somut adımlar atmayı hedefliyoruz. Ve artık bu sorun bitsin istiyoruz. Sanayi Sitesi gezimizde esnaflarımızla yaptığımız görüşmeler sonrası, mevcut Sanayi Sitemizin günümüz ihtiyaçlarına cevap vermediği ve bu sorunun artık sorun olmaktan çıkarılıp çözüme odaklanılmasına yönelik çağrımıza kayıtsız kalmayıp problemi TBMM kürsüsünden dile getirerek bizlere destek veren MHP Milletvekilimiz Semih Işıkver’e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Diğer milletvekillerimiz ve Sanayi Sitesi esnaflarımızın katılımlarıyla odamız çatısı altında yapacağımız toplantıyla bu meselenin çözümüne odaklanalım istiyoruz" şeklinde konuştu.
05 Mayıs 2026 Salı - 17:52 Manisa’ya 50 bin dolarlık uluslararası hibe Manisa Büyükşehir Belediyesi, Bloomberg Philanthropies tarafından desteklenen "Gençlik İklim Eylemi Fonu" (YCAF) kapsamında 50 bin dolarlık hibe almaya hak kazandı. Dünya genelinde sadece 300 şehrin kabul edildiği programla Manisalı gençlerin iklim projelerine 5 bin dolara kadar finansal destek sağlanacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir çevre projeleriyle uluslararası arenada büyük bir başarıya imza attı. Bloomberg Philanthropies desteğiyle yürütülen Gençlik İklim Eylemi Fonu’na kabul edilen Manisa, kente kazandırılan 50 bin dolarlık kaynağı tamamen gençlerin fikirleri için kullanacak. 15-24 yaş arası gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol almasını hedefleyen program kapsamında, gençlerin geliştireceği projelere 1.000 ile 5.000 dolar arasında mikro hibe desteği verilecek. Şeffaf ve katılımcı bir süreçle yürütülecek başvurular, bağımsız bir değerlendirme komitesi tarafından incelenecek. Seçilen projeler, tamamen gençlerin liderliğinde belediyenin teknik desteğiyle hayata geçirilecek. Programın her aşamasını yakından takip edeceğini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, gençlerin enerjisini ve hayal güçlerini kentin iklim stratejisine dahil edeceklerini vurguladı. Proje süreci sonunda elde edilen başarılar, Dünya Günü (Earth Day) etkinlikleri kapsamında küresel platformlarda Manisa imzasıyla paylaşılacak. Başarı halinde hibe ikiye katlanacak Manisa’nın iklim değişikliğine karşı direncini artıracak olan bu stratejik adım, aynı zamanda yeni bir kapıyı da aralıyor. Programın ilk yılının başarıyla tamamlanması durumunda Manisa, ikinci yıl için de aynı miktarda hibe alma hakkına sahip olacak. Bu sayede gençlerin çevre vizyonu, kentin sürdürülebilir geleceğinde kalıcı bir yer edinecek.
Bursa’da kurban hareketliliği: Tonluk boğayı 400 bin liraya sattı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:49 Bursa’da kurban hareketliliği: Tonluk boğayı 400 bin liraya sattı Bursa’nın Nilüfer ilçesinde kurbanlık satışları devam ederken, yaklaşık bir ton ağırlığındaki damızlık boğa, piyasa ortalamasının altındaki fiyatıyla dikkati çekti. İlçeye bağlı Ürünlü Mahallesi’nde hayvancılık yapan İsmail Oktay, çiftliğin en büyük hayvanını yaklaşık 400 bin liraya satarak müşterilerinin alım gücüne destek olmayı hedeflediklerini belirtti. Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla hareketlenen pazarlarda, özellikle bir ton ve üzeri ağırlığa sahip kurbanlıklar için talep edilen yüksek rakamlar tüketicilerin tepkisini çekerken, Bursalı besiciden örnek bir yaklaşım geldi. Simental ve şarole melezi olan dev boğa, 7 ortak tarafından satın alındı. "Uçuk rakamlara gerek yok" Çiftliğinde 200 baş hayvanı bulunan besici İsmail Oktay, alım gücünün düşmesi nedeniyle fiyatlarda dengeli bir politika izlediklerini söyledi. Satışını gerçekleştirdiği boğanın geçen yıl nakliye sırasında ölümden döndüğünü anlatan Oktay, süreci şu sözlerle anlattı: "Geçen sene satmaya kıyamadık, damızlık olarak besledik ve 5 yavrusunu aldık. 10 yavrusu daha olacak, bekliyoruz. Bu sene ise yaklaşık 400 bin lira bandında bir fiyata satışını yaptık. Piyasada çok uçuk rakamlar konuşuluyor ancak biz helal kazancı ve insanların ibadetlerini yerine getirebilmesini önemsiyoruz. Piyasanın altında bir fiyat belirleyerek hem müşterilerimizi üzmedik hem de satışımızı yaptık. Bu ağırlıktaki bir hayvan deveden bile daha ağırdır." Kurbanlık hizmeti kapsamında kesim ve parçalama işlemlerini de üstlendiklerini belirten Oktay, maliyetlerdeki artışı fiyatlara tam olarak yansıtmadıklarını, amaçlarının tüm vatandaşların kurban ibadetini kolaylıkla yerine getirmesi olduğunu ifade etti.
Hizan’da asırlık su değirmeniyle doğal pirinç üretimi sürüyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:49 Hizan’da asırlık su değirmeniyle doğal pirinç üretimi sürüyor Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Karbastı köyü ve bağlı bulunan mezralarda ekilen çeltikler, asırlık su değirmeninde pirinç haline getiriliyor. İlçeye 25 kilometre uzaklıktaki Karbastı köyünde yaşayan vatandaşlar hiçbir katkı maddesi kullanmadan geleneksel yöntemlerle çeltik ekimini sürdürüyor. Köylüler hasat ettikleri çeltiği köyün Yamaç mezrasında bulunan asırlık su değirmeninde imece usulü öğüterek pirinç haline getiriliyor. Köy ve mezralardaki arazilerden elde edilen tonlarca pirinç, Türkiye’nin birçok iline gönderilerek köylülerin en önemli geçim kaynağını oluşturuyor. Karbastı Köyü Muhtarı İzzettin Uyanık, dededen babadan kalma su değirmeninde tamamen doğal yöntemlerle pirinç tanelerini çeltiklerinde ayırdıklarını söyledi. Uyanık, "Bu değirmen yüzyıllardan bu yana vardır. Çünkü yüzyıllardan bu yana bu köyde pirinç ekiliyor. Yamaç mezramızda, Karbastı merkezinde, Ablak mezramızda pirinç ekiliyor. Ekilen pirinç hasat dönemlerinde bu değirmene getiriliyor. Bu değirmende öğütülüyor. Çünkü diğer yerlerimizde değirmen yok. Pirinç, Karbastı halkı için bir geçim kaynağıdır. Hem kendimiz için ekiyoruz hem fazla olduğu zamanda ilimize, çevre illerimize satıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında bana sipariş geliyor. Bunun adı bölgede Kursunç pirinci olarak bilinir. Bizim doğal pirinçtir ve katkı yoktur. Onun için Türkiye’nin dört bir yanında bize siparişler geliyor. Bizim pirincimiz doğal yöntemlerle yetiştirilen bir üründür. Yüzde 100 organiktir. Şeker hastaları bu pirinci rahatlıkla yiyor" dedi. Daha önceki yıllarda kuraklık olduğu için çeltik ekiminde azalma olduğunu belirten Karbastı Köyü Muhtarı İzzettin Uyanık, bu sene yağmur bol olduğu için çeltik ekiminde artış olacağını sözlerine ekledi.
Tarım Kredi 2025’i rekorla kapattı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:36 Tarım Kredi 2025’i rekorla kapattı Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü ve Tarım Kredi Holding Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, "Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda bir önceki yıl sonuna göre aktif büyüklüğünü 219 milyar liraya taşıyarak, yüzde 50 oranında rekor büyüme kaydettik" dedi. Türkiye’nin en büyük çiftçi kuruluşu olan tarımsal sanayinin lider ismi Tarım Kredi Grubu, 2025 yılını tarihi bir başarı ile tamamladı. Aktif büyüklüğünü yüzde 50, öz kaynak büyüklüğünü yüzde 45 büyüten Tarım Kredi, konsolide net karını ise 5 milyar liradan 18 milyar liraya yükseltti. Geçen yıl rakamlarını değerlendiren Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü ve Tarım Kredi Holding Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, "Çiftçimizle omuz omuza bir başarı hikayesi yazdık, yazmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin tarımsal sanayi lideri haline geldik. Bu karı, bu rakamları tarımsal üretimin her alanında çiftçimizi destekleyerek, aracılardan, fırsatçılardan ve piyasadaki dalgalanmalardan koruyarak gerçekleştirdik" diye konuştu. Tarım Kredi’nin kasıtlı olarak siyasi tartışmaların merkezine çekilmeye çalışıldığına vurgu yapan Aydın, "Biz bir kamu kurumu değil, çiftçi kuruluşuyuz. Bizi ortaklarımız olan çiftçilerimize sorun. 365 gün çiftçimizin derdi ile dertlenen, kampanyalarla, projelerle, yatırımlarla Türk Tarımını daha ileri taşımaya çalışan çalışma arkadaşlarımıza sorun. Kim üretmek için, gübreden ilaca hangi tarımsal girdiye ihtiyaç duyduysa en iyi koşullarda sunduk. Kim ürettikten sonra satmak için arayışa girdiyse en iyi şartlarda aldık. Tarlasında ürünü kalan kim varsa onu kaderiyle baş başa bırakmadık. Yeni yatırımlarla, yeni kampanya ve projelerle bu kârı çiftçimize, üreticimize geri döndüreceğiz. Biz hep üreticimizin yanında olduk, bundan sonra da daha güçlü bir şekilde olmaya devam edeceğiz. Bize emanet edilen bu dev organizasyonu başarıdan başarıya taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın" ifadelerini kullandı. "Aktif büyüklüğü 219 milyar liraya taşıyarak yüzde 50 oranında rekor büyüme kaydettik" Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda bir önceki yıl sonuna kıyasla verilerini değerlendiren Aydın, "Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda, bir önceki yıl sonuna göre aktif büyüklüğünü 219 milyar liraya taşıyarak yüzde 50 oranında rekor büyüme kaydettik. Öz kaynaklarımızı da 65 milyar liradan yüzde 45 artışla 94 milyar liraya yükselttik. Grubumuz aynı dönemde faaliyet karlılığını yüzde 3’ten yüzde 7’ye, vergi öncesi karlılığını yüzde 3’ten yüzde 10’a, net karlılığını ise yüzde 3’ten yüzde 8’e çıkardık. Bir önceki yıl 5 milyar lira olan konsolide net karımız 2025 yıl sonu itibarıyla 18 milyar liraya ulaştı. Bu güçlü sonucun arkasında etkin maliyet yönetimi, sıkı mali disiplin, doğru finansman ve yatırım stratejimiz yatıyor. Elde ettiğimiz bu güçlü sonuç tesadüfi değildir. Bu başarı; kaynakların dikkatli yönetilmesi, nakdin doğru zamanda doğru alana yönlendirilmesi, maliyetlerin sıkı biçimde kontrol edilmesi ve grubun tüm imkânlarının ortak hedefler doğrultusunda sevk edilmesiyle sağlanmıştır. Kredi maliyetlerinin yüksek seyrettiği zorlu makroekonomik koşullara rağmen, etkin finansman yönetimi sayesinde kârlılık artışını sürdürülebilir biçimde destekledik. Genel Müdürlük ve yönetim ekibimizin finans kökeninden gelen disiplinli yaklaşımı, bu sonucun ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır" diye konuştu. "Tüm süreçlerde gerek uygun maliyetle üreticilerimizi destekledik" Aydın, 2025 yılında üreticilerin zorlu ekonomik ve iklimsel koşullarla karşı karşıya geldiğini ifade ederek, "Yıl boyunca zirai don, su sıkıntısı gibi ülke sathında çiftçilerimizin etkilendiği koşullar oldu. Biz tüm süreçlerde gerek uygun maliyetle girdi temininde gerekse ürünlerin piyasa değerinden daha iyi koşullarda alımıyla üreticilerimizi destekledik. Grubumuzun bilançosundaki bu iyileşme, çiftçimizi mutlu etmemizin ve üreticimizden aldığımız duanın bereketidir" ifadelerine yer verdi. "Biz bir takımız, tek tek şirketlerle değil, konsolide değerlendirmek gerekir" Tarım Kredi Grubu sıradan bir şirketler topluluğu olmadığını ve üreticiden tüketiciye kadar uzanan çok katmanlı ve birbirini tamamlayan bir yapıya sahip olduğunu aktaran Aydın, "Biz bir takımız, bu takımın güçlü olduğu alanlar olduğu gibi güçlenmeye çalıştığı alanlar, şirketler de var. Burası toprağa yani çiftçiye, fabrikaya yani üretime, depoya yani arz güvenliğine ve rafa yani tüketiciye aynı anda dokunan entegre bir tarım ekosistemidir. Bu nedenle grubumuzu tek tek şirketlerin dönemsel performansları üzerinden değerlendirmek eksik olduğu kadar yanıltıcıdır. Bizim yapımızda her şirket, üreticinin veya tüketicinin farklı bir ihtiyacına çözüm üretir; dönem dönem bir şirket daha fazla sorumluluk üstlenirken diğer şirketler onu destekler, güçlendirir ve dengeler. Bu yapı içinde nakit de durağan bir bilanço kalemi değil, ihtiyaca göre yön değiştiren canlı ve stratejik bir unsurdur. Dolayısıyla Tarım Kredi’ye bakarken alt toplamlara değil, konsolide yapıya ve bütünün ülkeye sağladığı faydaya odaklanmak gerekir" değerlendirmesinde bulundu. "Kooperatif gücünden sanayi liderliğine" Aydın, Tarım Kredi’nin kamuoyunun hafızasında ‘Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi ve köklü bir kooperatif yapısı’ olarak yer aldığını kaydederek, "Birlikte, son yıllarda hayata geçirdiği yatırım ve büyüme hamleleriyle çok daha geniş bir üretim ve sanayi gücüne ulaşmıştır. Bugün Tarım Kredi; yalnızca üreticiyi tarlada destekleyen bir yapı olmanın ötesine geçerek, sanayide, tarımsal sanayide, lojistikte ve perakendede de etkin bir konuma yükselmiştir. 18 şirketi, 2 limanı, 53 fabrikası ile üreticinin emeğini işleyen, katma değere dönüştüren ve tüketiciye ulaştıran entegre bir ekosistem haline gelen Grup, ISO 500 listesinde yer alan 6 şirketiyle de bu gücünü somut biçimde ortaya koymaktadır. Özellikle son dört yılda yapılan yatırımlar ve tesis alımlarıyla gübre ve yem sektörlerinde liderliğini güçlendiren Tarım Kredi, süt ve süt ürünleri ile yağ sanayinde de liderlik yolunda önemli adımlar atarak sektörün belirleyici aktörlerinden biri haline gelmiştir" şeklinde konuştu. "2025’te tüm şirketlerimiz faaliyet karı elde etti" Aydın, 2025 yılı çerçevesinde Grup bünyesindeki şirketlerin karına ilişkin de konuşarak, "2025 yılı itibarıyla Grup bünyesindeki tüm şirketlerimiz faaliyet karı elde etti. Bu operasyonel verimliliğin ve mali disiplinin en somut göstergelerinden biridir. Doğru yolda olduğumuzun, tüm yapıyı doğru yönettiğimizin ispatıdır. Bu faaliyet karını üretirken, çiftçimizi üreticimizi mutlu ederek ürettik. Örneğin, süt ve süt ürünlerinde çok yeni bir şirketimiz olan Tarım Kredi Süt ile faaliyet kârı üretirken, üreticiden sütü en iyi koşullarda alarak yaptık. Gübretaş’ta faaliyet karını, üreticimize en uygun koşullarda gübre girdisi sunarak elde ettik. Yağ’da çok önemli yatırımlar yaptık, faaliyette başarı elde ettik ama ürün aldığımız tüm üreticilerimizi de mutlu ettik" dedi. "Olumsuzluklara rağmen üretici yine yanında bizi buldu" Aydın, 2025 yılında birçok tarımsal üründe önceki yıllara kıyasla ciddi verim kayıpları yaşandığını da hatırlatarak, "Bu olumsuzluklara rağmen üretici yine yanında bizi buldu. Bu karı elde ederken üreticilere yaptığımız kampanyaları azaltmadık. Bir taraftan üreticilerimize finansman kolaylığı sağlayacak projeler geliştirdik. Diğer taraftan girdilerini en rahat koşullarda almalarını sağladık. En sonunda da ürettikleri ürünleri piyasa koşullarına ezdirmeden onlardan aldık" diye belirtti. "Tarlasında kimin ürünü kalsa, gittik aldık" Tarlada kalan ürünleri aldıklarını da ifade eden Aydın, "40 farklı çeşitte toplam 1 milyon ton ürün alımı yaptık. Çiftçimize yaklaşık 20 milyar lira ürün ödemesi yaptık. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, tarlasında kimin ürünü kalsa, gittik aldık. Tarım Kredi olarak yalnızca ticari bir refleksle değil, üretimin devamlılığını ve üreticinin korunmasını esas alan bir sorumluluk anlayışıyla hareket ediyoruz" diye konuştu. "Tarımsal sanayinin lokomotifiyiz" Tarım Kredi Grubu’nun kapasitesine de değinen Aydın, "Tarım Kredi Grubu, Türkiye’nin tüm coğrafi bölgelerinde faaliyet gösteren bin 598 adet kooperatifi, 6’sı Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde yer alan toplam 18 şirketi, 53 fabrikası, binlerce deposu ve 10 milyon metrekare büyüklüğündeki faaliyet alanıyla Türkiye’nin en yaygın ve en güçlü tarımsal yapılarından biri olmayı sürdürdü. Son yıllarda perakende sektöründe de olağanüstü bir büyüme ivmesi yakalayan Grup, marketçilik faaliyetleri kapsamında yaklaşık 5 bin satış noktasıyla nihai tüketiciye ulaşarak hem üretici hem de tüketici açısından stratejik bir köprü işlevi görmeye devam etti" dedi. "Elde edilen kar yeniden yatırıma dönüştürülecek" Aydın, kar anlayışlarının kasada bekletilecek pasif bir büyüklük değil; yeniden üretime, sanayiye, modernizasyona ve çiftçimizi güçlendirecek alanlara yönlendirilecek ülke geleceği için stratejik bir imkan olduğunun altını çizdi. Aydın, "2025 yılında elde edilen bu büyük kar da yine aynı anlayışla değerlendirilecek, grubumuzun büyümesini, üreticimizin desteklenmesini ve tüketicimizin korunmasını sağlayacak yeni yatırımlara dönüştürülecektir" ifadelerine yer verdi. "Siyasetin sahasına çekilmeye çalışılıyoruz" Tarım Kredi’nin büyümeye devam ettiğini işaret eden Aydın, şu ifadelere yer verdi: "Tarım Kredi çiftçisi ile ortakları ile büyüyor. Yaklaşık 1 milyon çiftçimizin hakkını gözetiyoruz, derdi ile dertleniyoruz. Ancak kasıtlı olarak sürekli siyasetin sahasına çekilmeye çalışılıyoruz. Biz yapımızı samimi olarak öğrenmek isteyen herkese anlatırız. Ancak bazı çevrelerin değerlendirmelerine baktığınızda, ortada çoğu zaman belge değil dedikodu, veri değil çarpıtma, gerçek değil algı oyunu görüyorsunuz. Oysa bizim cevabımız nettir; Tarım Kredi’nin başarısı yorumlarla değil, sonuçlarla ölçülür. Tarlada, fabrikada, depoda, mağazada ve konsolide mali tablolarımızda ortaya koyduğumuz tablo ortadadır."
’Sarı altın’ yenidünyada hasat başladı: İç pazara 50-100 TL’ye, dış pazara 4 dolara gönderiliyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:31 ’Sarı altın’ yenidünyada hasat başladı: İç pazara 50-100 TL’ye, dış pazara 4 dolara gönderiliyor Mersin’de ’sarı altın’ olarak bilinen Malta eriğinde (yenidünya) açık bahçelerde hasat başladı. Kalitesinde göre kilogramı 50 TL’den başlayan 100 TL’ye kadar çıkan meyve veriminin yağışlı geçen kış nedeniyle bereketli olduğu, üreticisini de sevindirdiği belirtildi. İç pazarda 100 TL’ye kadar alıcı bulan meyvenin ise ihracata 3,5-4 dolar arasında gönderildiği belirtildi. Türkiye’nin yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarda yer alan Mersin’de yağışlı geçen kış mevsiminin ardından bu hafta artan hava sıcaklıklarıyla başlayan hasatlar üreticilerinin yüzünü güldürdü. Açık bahçelerde erikten sonra sarı altın olarak lanse edilen yenidünyada da hasat başladı. Soğuklama ve yağış nedeniyle daha fazla meyve tutan yenidünya ağaçlarından tek tek işçiler tarafından toplanmaya başlayan ürünlerin, kalitesine göre paketlenerek yurt içi ve yurt dışına gönderildiği öğrenildi. Bahçede birinci kalite ürünün kilogramının 100 TL, ikinci kalitenin ise 50 TL’den alıcı bulduğu belirtildi. Türkiye’de en çok Mersin’de, Mersin’de ise Erdemli ve Tarsus ilçelerinde üretilen yenidünya meyvesinin hasadının yaklaşık 1,5 ay süreceği ifade edildi. Bahçesinde hasat edilen meyvelerin paketlemesini yapan üreticilerden Zeynep Çiftçioğlu, "Bu sene mahsulümüz, meyvelerimiz çok iyi. Tam kızardı" dedi. "Çiftçilerimiz için bereketli bir yıl oldu" Hasadın yapıldığı bölgelerden Tabiye Mahallesi Muhtarı Doğan Çiftçioğlu, "Şimdi örtü altı yenidünyalarımız bitti. Şu anda açık hasadına başladık. Mevsim de çok iyi geçti, yağışlarımız bol oldu, bereketli oldu. Çok kaliteli yeni dünya üretiyoruz. Şu anda Türkiye’nin her yerine yenidünya gidiyor. Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan, hatta Kanada’ya Toronto’ya dahi yenidünya gitmektedir. Çiftçilerimiz için bereketli bir yıl oldu. Özellikle Erdemli’miz için ekonomiye çok büyük katkısı var. Çalışanından üreticisine kadar büyük bir kazanç kaynağı oldu" diye konuştu. Hasatta çalışan işçilerden Raşit Kaya ise, "Güzel bir hasat dönemi. Meyveler çok güzel, iri. Yani ekonomiye güzel katkısı olan bir meyve türü yenidünya. Hem bizler için de iyi yevmiye konusunda, herkes faydalanıyor. Kalite güzel olduğu için dayanma süresi artıyor ve vatandaş da kaliteli meyve yiyor" ifadelerini kullandı. "İç pazara 50-100 TL, dış pazara 3,5-4 dolara gidiyor" Hem üretici hem de tüccarlık yapan Serdar Çiftçioğlu ise açık bahçelerde hasat edilen ürünlerin kalite olarak güzel olduğunu anlattı. Çiftçioğlu, "Yağışlar oldu, kalite iyi oldu. Hava ortalaması, sıcaklık ortalaması da iyi gidiyor. İç pazarımızda İstanbul, Ankara, Erzurum, Çanakkale başta olmak üzere Türkiye’nin her yerine gönderiyoruz. Dış pazarda ise Dubai, Kanada, Azerbaycan, Özbekistan gibi ülkelere ihracat yapmaktayız. İç pazarda kalitesine göre 50 TL ile 100 TL arasında değişiyor. Ama dış pazarda 3,5 - 4 dolara kadar verebiliyoruz" şeklinde konuştu.
Çocuklar toprak sevgisini Osmangazi’de öğrendi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:24 Çocuklar toprak sevgisini Osmangazi’de öğrendi Osmangazi Belediyesi, çocukların toprakla tanışması ve tükettikleri gıdaların üretim sürecini yerinde öğrenmesi amacıyla hayata geçirdiği çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda düzenlenen etkinliklerde çocuklar üretim alanlarına götürülerek, seralarda tohum ekme ve fide dikme süreçlerini uygulamalı olarak deneyimliyor. Osmangazi Belediyesi’nin iştiraki Gazi Tarım A.Ş.’nin üretim serasını ziyaret eden Haymeana Anaokulu öğrencileri, tohum ekmeyi ve yerli tohumlardan üretilen fidelerin dikimini uygulamalı olarak öğrendi. Öğretmenleri eşliğinde seraya gelen öğrencilere, Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay tarafından serada yetişen ürünlerin üretim aşamaları anlatılarak uygulamalı şekilde gösterildi. Tanıtımın ardından anaokulu öğrencileri, kendilerine verilen mısır, kabak ve salatalık tohumlarını toprakla buluştururken, ardından domates fidelerini toprağa dikerek keyifli bir öğrenme sürecini deneyimledi. İlk kez tohum eken ve fide diken çocuklar, günlük hayatta tükettikleri gıdaların nasıl yetiştiğini yerinde öğrenme fırsatı buldu. Etkinliklerde çocuklara tohum ekmenin incelikleri, fide dikiminin püf noktaları ve bitki yetiştirmenin temel aşamaları aktarılırken, doğayla temas eden öğrencilerin üretmenin değerini kavraması ve çevre bilinci kazanması hedeflendi. "Çocuklar seradan oldukça mutlu ayrılıyor" Haymeana Anaokulu öğrencilerini seralarında misafir ettiklerini belirten Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Ziyaret kapsamında öğrencilere seramızda bulunan fide ve tohumları tanıttık, ardından çocuklarla birlikte tohum ve fide ekimi gerçekleştirdik. Birçoğu ilk kez sera ortamını deneyimledi. Ayrıca öğrencilerimize mısır, kabak ve salatalık tohumları vererek bunları toprakla buluşturmalarını sağladık. Çocuklar daha sonra domates fidelerini bardaklara diktiler ve ektikleri fideleri yanlarında götürdüler. Bu fideleri büyüterek süreci gözlemleme fırsatı bulacaklar. Bu proje sayesinde çocuklar, tükettikleri gıdaların kaynağını daha iyi anlıyor ve ürünlerin nasıl yetiştiğini yerinde görerek öğreniyor. Bu tür ziyaretlerin tekrarlanmasıyla çocukların toprağa ve üretime olan ilgisinin artacağına inanıyorum. Seramızı ziyaret eden ve üretim sürecine katılan çocuklar buradan oldukça mutlu ayrılıyor." Osmangazi Belediyesi, öğrencileri üretim dönemleri boyunca yılın farklı zamanlarında seralarda ağırlamaya devam edecek.
Anzer balı geç satışa çıkınca piyasa sahtesiyle doldu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:21 Anzer balı geç satışa çıkınca piyasa sahtesiyle doldu Anzer balı satışları devam ederken, kooperatifler tüketicileri sahte Anzer balına karşı uyardı. Rize’nin İkizdere ilçesinin çeşitli endemik bitki türlerine sahip Anzer Yaylası’nda üretilen Anzer balı, yapılan başvuru sonucunda 2021 yılı Şubat ayında coğrafi işaret almaya uygun görüldü. Coğrafi işaretine kavuşan Anzer balı hem yurt içinden hem de yurt dışından büyük talep görürken, piyasada "Anzer" ibaresi bulunan sahte ballar satılıyor. Bu durum kooperatifleri ve tüketicileri endişelendiriyor. Ballar tahlilden geç geldi, ortalık sahte Anzer balı ile doldu Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Muzaffer Deniz, Anzer balının bu yıl analizden geç geldiğini, o nedenle satışların devam ettiğini ifade ederek, "2025 ve 2026 yılı için Anzer balı satışlarımız hala devam etmektedir. 2025 yılında Anzer Yaylası’nda üretmiş olduğumuz Anzer balları tahlil sürecinden yani Hacettepe Üniversitesi’nden biraz geç geldiler. Tahminen bir 5 ay balımız geç geldi. Tabii ki haliyle balların geç gelmesi nedeniyle tüketicilerimize balı ulaştırmada bazı zorluklar çektik" dedi. Balın analizden geç gelmesini fırsata çevirenler nedeniyle tüketicilerin mağdur olduğunu kaydeden Deniz, "Biz kooperatiflerin elinde Anzer balı olmayınca piyasada Anzer balı adı altında satılan Anzer menşeli olmayan bazı ballar bulunmakta. Tabii ki bu da hem vatandaşımızı mağdur etmekte hem de üreticimizi mağdur etmektedir. Orijinal Anzer balı satışımız devam etmektedir. Anzer balı Türkiye’nin en kaliteli, en değerli balıdır. Anzer balıyla ilgili yapılan zaten birçok bilimsel çalışmalar bulunmaktadır. Biz buradan Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi olarak Anzer balı tüketicilerimize kesinlikle hakiki, gerçek, coğrafi tescilli Anzer balı almalarını tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı. Tüketicilerin gerçek Anzer balını sıradan marketlerde ve bal satıcılarında bulamayacağına dikkat çeken Deniz, "Anzer balını sıradan, normal bal dükkanlarından, marketlerden almamalarını tavsiye ediyoruz. Çünkü bu gibi yerlerde çok ucuz miktarlarda Anzer balı adı altında, Anzer ibaresini kullanarak satılan ballar var. Bunlar hakiki gerçek Anzer balı değildirler. Tabii ki vatandaş burada kendisi mağdur edilmekte, haliyle parası da çöpe gitmektedir. Bu anlamda kesinlikle hakiki Anzer balını Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi olarak bizlerden ve Anzer Yaylamızdan güvenle alabilirler" şeklinde konuştu.
Doğan: "Üreticiye düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanları sağlanmalı"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:17 Doğan: "Üreticiye düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanları sağlanmalı" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, çiftçilere yönelik acil destek paketi hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, "Üreticiye düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanları sağlanmalı, üreticilerimizin nefes alabilmesi için mevcut borçları faizsiz olarak ertelenmelidir" dedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Çukurova bölgesinde üretim yapan çiftçilerin ciddi bir ekonomik darboğazdan geçtiğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu. Doğan, çiftçilerin artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar nedeniyle bugün bankalara, çeşitli finans kuruluşlarına borçlarını ödeyemez hale geldiğini belirterek, "Çiftçilerin nakit akışı tamamen tıkandı. Üreticimiz günlük faaliyetlerini sürdürebilmek için dahi gerekli finansmana ulaşamıyor. Girdi maliyetlerinde arttı. Mazot, gübre, tohum ve zirai ilaç fiyatlarındaki yükseliş çiftçimizin belini bükmüştür. Ürün fiyatlarının aynı oranda artmaması çiftçilerimizin emeğinin karşılığını alamamasına neden olmuş, bu dengesizlik, borç yükünü daha da arttırmıştır" dedi. Başkan Mehmet Akın Doğan, üreticilerin mevcut borç yükü altında ezildiğini belirterek, "Çiftçimiz hem borçlarını çeviremiyor hem de yeni üretim sezonu için gerekli kaynağı bulamıyor. Yaşanan süreç yalnızca çiftçileri değil, ülke ekonomisini ve gıda güvenliğini de tehdit etmektedir. Tarımsal üretimde yaşanacak daralma hepimizi etkileyecektir. Acil destek paketi hayata geçirilmeli, üreticiye düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanları sağlanmalı, üreticilerimizin nefes alabilmesi için mevcut borçları faizsiz olarak ertelenmelidir" ifadelerini kullandı. Doğan, yetkililere çağrıda bulunarak, "Tüm dünyada stratejik bir öneme sahip olan tarım sektörüne pozitif ayrımcılık yapılarak destek verilmeli, sorunların aşılabilmesi için kalıcı çözümler üretilmelidir" diye konuştu.
Aydın’da taksici esnafı kısa mesafe fiyat tarifelerinde iyileştirme bekliyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 08:50 Aydın’da taksici esnafı kısa mesafe fiyat tarifelerinde iyileştirme bekliyor Turizm sezonunun yaklaşması ile taksici esnafının kısa mesafe ücret tarifesi ile ilgili oluşan sorununun çözümü için Aydın Şoförler Odası’nda Kuşadası, Didim ve Aydın Şoförler Odası yönetimi bir araya geldi. Toplantı sonunda taksici esnafın kısa mesafe ücret tarifesinin iyileştirilmesi için Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’de grubu olan siyasi partilerin il başkanlıklarına ‘talep dilekçesi’ gönderilmesine karar verildi. Aydın Şoförler Odası’nda Başkan Semih Özmeriç’in makamında gerçekleştirilen toplantıya Kuşadası Şoförler Odası Başkanı Ufuk Turan, Didim Şoförler Odası Başkanı Barış Şam ile birlikte Aydın Efeler, Kuşadası ve Didim Şoförler Odası’nın yönetim kurulu üyeleri de katıldı. Toplantı sonrası açıklama yapan Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç, "Aydın Büyükşehir Belediyesi Plan Bütçe Komisyonu tarafından hazırlanan taksici esnafına yönelik fiyat tarifelerinde kısa mesafe ücretleri günümüz koşullarında yetersiz duruma düştü. Taksici esnafımızın bu sıkıntısının giderilmesine ilişkin Kuşadası, Didim ve Aydın Efeler Şoförler Odası başkan ve yönetim kurulları ile toplantı yaptık. Bu yönde oluşan ortak görüşe ilişkin, taksici esnafımızın kısa mesafe tarife ücretlerinin yenilenip günün şartlarına uygun hale getirilmesine yönelik taleplerden oluşan bir dilekçe metni hazırlayıp Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde grubu olan siyasi partilerin il başkanlığına göndererek yardım talep ettik" dedi.
Bakan Bolat, Bursa’da iş adamlarıyla bir araya geldi
28 Nisan 2026 Salı - 23:02 Bakan Bolat, Bursa’da iş adamlarıyla bir araya geldi Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısında iş adamlarıyla bir araya geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısı BTSO Ana Hizmet Binası’nda Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, meclis üyeleri, sanayici ve iş adamlarının katılımıyla gerçekleşti. Bursa’nın ekonomisine yön veren sanayicilere ve iş adamlarına seslenen Bolat, "Bursa, üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Tarım, turizm, ticaret, teknoloji ve sanayiyi bir arada barındıran nadir şehirlerimizden biridir. Bu yönüyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır" dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Bolat, "Ülkemiz, bulunduğu coğrafyada güvenilir bir liman, üretim ve lojistik merkezi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar Türkiye’nin önemini daha da artırmıştır. Küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte daha güçlü bir büyüme süreci yaşayacağımıza inanıyoruz. Enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat edildi. Enflasyon oranını yüzde 80’lerin üzerinden yüzde 30 bandına indirmeyi başardık. Ancak finansmana erişim ve maliyetler konusunda çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu. İhracatçılara yönelik desteklerin sürdüğünü ifade eden Bolat, "Amacımız üretimi, istihdamı ve ihracatı daha da güçlendirmektir. Bursa’nın ihracatı geçen yıl yaklaşık yüzde 10 artarak 20 milyar dolara ulaştı. Bu yıl da artış eğiliminin devam ettiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise, "Türkiye’nin sahadaki caydırıcı askeri varlığı ve siyasi iradesiyle, bu zorlu coğrafyada oyun kurucu bir güç olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükselen bu kararlı duruş, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp küresel sistemin merkezine yerleştirmiştir. Bu stratejik çerçevede, Ticaret Bakanlığımızın liderliğinizde yürüttüğü çalışmalar; sahadaki siyasi ve askeri kazanımlarımızı kalıcı bir ekonomik yapıya kavuşturmak adına çok önemli bir temel teşkil etmektedir. Özellikle Irak ile hayata geçirilen Kalkınma Yolu Projesi, Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinde Türk müteahhitlik sektörüne açılan kapılar ve komşularımızla artan ticaret hacmi, bu vizyonun sahadaki en somut yansımalarıdır. Zorlu küresel tabloya rağmen sergilediğimiz direnç ve performans hepimiz için büyük bir övünç kaynağıdır. Geçtiğimiz yıl ekonomimiz yüzde 3,6 oranında büyüme yakalarken; mal ve hizmet ihracatında ise 396 milyar dolarlık rekor performans yakaladık. Bursa iş dünyası olarak bizler de bu tarihi yükselişin en güçlü parçalarından biriyiz" dedi. Burkay, "20 milyar doların üzerindeki ihracatımız ve 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmimizle, ülkemizin küresel rekabet gücünün sürükleyici gücü konumundayız. Ürettiğimiz mal ve hizmeti dünyanın 200’den fazla ülkesine ve gümrük bölgesine taşırken, 120’den fazla ülkeyi ardımızda bırakan bir ihracat performansına sahibiz. Üstelik bunu; yüksek enflasyon, finansmana erişim zorlukları ve küresel ticarette artan korumacılığa rağmen başardık. Rekor ihracat rakamlarımızın arkasında firmalarımızın azmi kadar, Ticaret Bakanlığı’nın da sağladığı desteklerin de büyük payı var. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, ’kendine inan, ülkene güven’ anlayışıyla üretim ve ihracat ekosistemimizi dünya pazarlarına açıyoruz" diye konuştu.