EKONOMİ
OYAK Çimento, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı 27 Şubat 2026 Cuma - 22:19:40 OYAK Çimento, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. 2025 yılı genelinde toplam 56,5 milyar TL net satış elde eden OYAK Çimento, karlılığını korumayı başardı ve 2025 yılında 8,8 milyar TL net kar elde etti. Operasyonel verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla başarılı performansını sürdüren OYAK Çimento sektör ortalamasının üzerinde kar marjı yakalarken; sahip olduğu yüksek likit pozisyonu ve sağlam bilanço yapısıyla önümüzdeki dönemde yeni büyüme ve genişleme yatırımlarına hız vereceğinin sinyalini verdi. 2025 yılı genelinde toplam 56,5 milyar TL net satış elde eden OYAK Çimento, karlılığını koruyarak, 2025 yılında 8,8 milyar TL net kar elde etti. Yıl boyunca devam eden hacimsel büyüme ve etkin maliyet yönetimi sayesinde FAVÖK rakamı 14,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise yüzde 26,3 seviyesinde kaydedildi. OYAK Çimento, 2025 yılına ait finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. Açıklanan verilere göre şirket, 2025 yılında toplam 56,5 milyar TL net satış rakamına ulaştı. Yıl boyunca devam eden hacimsel büyüme ve etkin maliyet yönetimi sayesinde FAVÖK rakamı 14,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise yüzde 26,3 seviyesinde kaydedildi. OYAK Çimento finansal dayanıklılığını ve operasyonel gücünü koruyarak 2025’te de Çimento sektöründe olumlu olarak ayrıştı. İhracat hacmi yılın son çeyreğinde yüzde 30 oranında arttı 2025’te şirketin satış gelirleri, sınırlı fiyat artışlarının etkisine rağmen hacimlerdeki büyümenin etkisiyle 56,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, çimento ve hazır beton hacmi de bir önceki yıla göre (yıllık bazda yüzde 3 ve yüzde 25) artış gösterdi. Türkiye’nin yedi bölgesinde faaliyet gösteren OYAK Çimento’nun toplam beton hacmi, 60 adet beton tesisinin sektördeki güçlü konumuna paralel olarak ikinci ve üçüncü çeyrekteki çift haneli büyümesi sonrasında, yılın son çeyreğinde de yüzde 4 oranında arttı. İhracat hacmi ise yılın son çeyreğinde yüzde 30 oranında artış gösterdi. 2025 yılında Türkiye’nin yedi bölgesindeki yaygın tesis ağı ve lojistik gücüyle fark oluşturan OYAK Çimento, özellikle beton ve agrega operasyonlarında yakaladığı çift haneli büyüme ivmesini yıl geneline yayarak pazar liderliğini pekiştirdi. "Finansal gücümüzü yeni yatırımlarla taçlandıracağız" Yıl sonu finansal sonuçlarını değerlendiren OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CIMPOR Global CFO’su Eralp Tunçsoy, "Sağlam bilanço yapımız ve güçlü likidite pozisyonumuzla desteklenen; TCC ve OYAK’ın bütünleşik sinerjisi ve CIMPOR’un global çimento pazarındaki gücü, OYAK Çimento’nun sınır ötesi büyüme yolculuğunda yatırım stratejisini hızlandıran ve ölçeklendiren belirleyici bir kaldıraç görevi görmektedir. 2025 yılı, küresel ve yerel piyasalardaki tüm zorlu şartlara rağmen operasyonel gücümüzü kanıtladığımız bir yıl oldu. Etkin maliyet yönetimimiz ve verimlilik odaklı stratejimiz sayesinde sektörde yine en yüksek kâr marjını yakalayarak liderliğimizi perçinledik. Enerji verimliliği yatırımlarımıza hız kesmeden devam ederken, asıl heyecan verici olan nokta ulaştığımız finansal olgunluktur. Sahip olduğumuz güçlü bilanço ve yüksek likit pozisyonumuz, bize ilerleyen dönemlerde büyüme yatırımlarına hız verme noktasında güçlü bir hareket alanı sağlıyor. Yeni döneme hazırız; sadece mevcut konumumuzu korumakla kalmayacak, stratejik yatırımlarla büyüme hamlemizi bir üst seviyeye taşıyacağız" dedi "Türkiye çimento pazarındaki tartışmasız liderliğimizi koruduk" 2025 yılı genelinde, enflasyonun altında kalan fiyat hareketlerine karşın etkin maliyet yönetimi ve operasyonel çeviklik sayesinde OYAK Çimento’nun performansını en üst seviyede tuttuğunu belirten Tunçsoy, şöyle devam etti: "Türkiye çimento pazarındaki tartışmasız liderliğimizi korurken, çevre coğrafyalardaki potansiyel büyüme alanlarına odaklanarak bölgesel bir güç olma vizyonumuz doğrultusunda emin adımlarla ilerledik. Yıl genelinde karbon nötr yolculuğumuzun en kritik halkası olan sürdürülebilir enerji projelerimize odaklandık. Alternatif yakıt kullanım oranımızı yüzde 30 seviyelerine taşırken, 115 MW kapasiteli güneş enerjisi ve atık ısı geri kazanım sistemlerine yönelik yatırımlarımızla yüzde 70 sürdürülebilir enerji hedefimize bir adım daha yaklaştık." Finansal şeffaflık ve kurumsal disiplinin altını çizen Tunçsoy, WisdomTree’nin yedi küresel endeksine dahil edilmelerini, GRI onaylı ilk entegre raporun yayımlanmasını ve Ekim ayında gerçekleştirilen 4,9 milyar TL’lik temettü ödemesini hatırlatarak, "2025 yılını, finansal dayanıklılığımızı ve operasyonel gücümüzü bir kez daha kanıtlayarak geride bırakıyoruz. Önümüzdeki dönemde de güçlü bilanço yapımızla sektördeki öncü konumumuzu daha da sağlamlaştırmaya kararlıyız" ifadelerini kullandı. "Geleceğe güvenle bakıyoruz" OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, 2025 yılı finansal sonuçlarına ilişkin şunları kaydetti: "CIMPOR-OYAK Çimento’nun, 2024 yılında küresel çimento devi TCC Group Holdings çatısı altında güçlerini birleştirerek tarihi bir adım atması ile başlayan sürecin devamında, dayanıklı finansal performansımızı 2025 yılında da devam ettirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin yedi bölgesindeki entegre tesis ağımız ve küresel bilgi birikimimizle sadece finansal değil, toplumsal ve çevresel sorumluluk alanlarında da sektöre yön veriyoruz. OYAK Çimento’nun sergilediği sağlam finansal tablo ve sürdürülebilir nakit üretme gücü, uluslararası sermaye piyasalarında gördüğümüz güvenle 2025 yılında da teyit edilmeye devam etti. Küresel arenada karşılık bulan bu başarımızın odağında, verimlilik temelli büyüme stratejimiz yer alıyor. Bu doğrultuda Türkiye ekonomisine olan sarsılmaz inancımızla hem yerel hem de küresel pazarlardaki varlığımızı güçlendirmeyi 2025 yılında da sürdürdük. Tavizsiz mali disiplinimiz, küreselleşme ve yatırımlarımız konusundaki kararlılığımız, sürdürülebilirlik taahhütlerimizle tüm paydaşlarımız için kalıcı değer oluşturmaya devam edeceğiz. Bu istikrarlı yolculuğumuza emekleri ve güvenleriyle katkı sağlayan tüm çalışanlarımıza ve iş ortaklarımıza teşekkürlerimi sunuyorum."
27 Şubat 2026 Cuma - 18:11 Bakan Bayraktar: "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine katıldı. Bakan Bayraktar burada stantları gezip, çocuklarla sohbet etti. Burada basın mensuplarına açıklamalarda da bulunan Bayraktar, ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine ilginin her geçen gün daha da arttığını söyledi. Bayraktar, Bakanlık olarak da etkinliklerde yer aldıklarını söyleyerek, "Özellikle Bakanlığımızla ilgili kurumlarımızı burada, çocuklarımızla, gençlerimizle, ailelerle buluşturmak adına burada daha yoğun bir şekilde varız. Ramazan zaten çok özel bir zaman, çok bereketli bir zaman. Dolayısıyla bunun milletin evinde, milletle buluşması ayrı bir anlam ifade ediyor. Ve dediğim gibi her geçen yıl buradaki yoğunluk artmaya devam ediyor. Tabii özellikle bizim açımızdan biz insana dair, aslında çocuklarımıza, gençlerimize, geleceğimize dair bir iş yapıyoruz. Enerji dediğimiz iş, evet bugüne dair çok önemli bir iş çünkü her an 7 gün 24 saat enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Ama aslında çocuklarımızın geleceği için de önümüzdeki 30-40-50 yılları planladığımız bir süreci işletiyoruz. Ama yaptığımız işlerin kavranması, anlatılması açısından aslında burası da bizim için bir anlamda önemli bir platform oldu" açıklamasında bulundu. "Çalışmalarımızı adeta bir oyun gibi sergiliyoruz" Etkinlikte yer alan stantları da gezdiğini söyleyen Bayraktar, "çocuklarımıza onların anlayabileceği dilden, biraz da böyle onları işin içerisine katmak suretiyle anlatmaya gayret ediyoruz. İşte maden tarafından başlıyoruz, Türkiye Petrolleri’nin petrol-doğalgaz işlerimiz, nükleerle alakalı yaptığımız çalışmalar. Onlar çocuklarımıza burada anlatılıyor. Adeta bir oyun gibi sergiliyoruz. Dediğim gibi yaptığımız işin toplumun bütün kesimlerince ama özellikle geleceğimizi aydınlatacak gençlerimize, çocuklarımıza buluşması açısından hakikaten güzel bir ortam olmuş oldu burada" ifadelerine yer verdi. "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" Bakan Bayraktar, basın mensuplarının Pakistan’da yapılması planlanan sismik aramalara ilişkin sorunu da yanıtlayarak, şu ifadelere yer verdi: "Şu anda sıcak bir durum var, gelişme var, savaş durumu var. Şimdi burada gemilerimizin maketleri var. Malumunuz biz Türkiye olarak petrol ve doğalgaz aramacılığında kendi gemilerimizle, kendi sismik ve sondaj gemilerimizle çok yoğun bir faaliyet yürütüyoruz. Somali’de tabii özellikle nisan ayında inşallah gemimiz Çağrı Bey gemisi oraya varacak ve oradaki çalışmalara başlayacak. Oradan oldukça ümit var. Libya’da çalışıyoruz. Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Şu anda biz programda devam ediyoruz. Elbette ki Pakistan ve Afganistan’ın arasındaki bu çatışmaların bir an önce barışla neticelenmesi ve durması bizim için öncelikli konu. Ama yaptığımız iş esas itibariyle zorlu bir iş. Buna ilave zorluk çıkmaması bizim tabii ki beklentimiz, isteğimiz. Biz şu anda planladığımız şekilde devam ediyoruz. Bu sene için Pakistan’da bir sismik çalışma hedefimiz vardı. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz." "Enerjide dünyada yaşanan değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık" Afganistan ile Pakistan arasında yaşanan çatışmaların doğal gaz ve akaryakıt fiyatlarına yansımasına ilişkin de konuşan Bakan Bayraktar, "Malumunuz dünyada şekillenen bir petrol ve doğal gaz piyasası var. Fiyatlar vesaire burada belirleniyor. Ve buradaki en önemli etkenlerden bir tanesi arzın nasıl etkilendiği. Elbette ki talep tarafı da önemli. Ama arz tarafında bugün farklı jeopolitik riskler var. İran’a müdahale konuşuluyor. Burası tabii petrol kaynaklarının dünya piyasalarıyla buluştuğu önemli lokasyonlardan bir tanesi. Ümit ediyoruz bunlar sıcak çatışmaya dönmeden, farklı bir yöne evrilmeden daha makul bir düzeyde ve piyasayı etkilemeyecek şekilde neticelenir. Ve normal bir dengede bir petrol piyasası ve doğal gaz piyasası görürüz. Ama onun ötesinde özellikle doğal gaz ve elektrik tarafında malumunuz bizim vatandaşlarımıza desteklememiz devam ediyor. Zaten biz çok uzun zamandır dünyada yaşanan bu kırılganlık, bu değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık. İnşallah bundan sonra da bununla devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
27 Şubat 2026 Cuma - 17:55 Bakan Yumaklı, Eskişehir’de TMO’nun yeni binasını açılışını gerçekleştirdi Eskişehir’e bir takım ziyaretler için gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Eskişehir Başmüdürlüğü’nün yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Açılışta, Bakan Yumaklı’nın yanı sıra, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak da yer aldı. Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Biz Türkiye’de taşra teşkilatı en yaygın bakanlık olarak, ülkemizin dört bir tarafında kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına bütün kurumlarımızla beraber, merkez teşkilatımızla beraber vatandaşımıza en iyi hizmeti nasıl verebiliriz, nasıl yapabiliriz onun derdindeyiz. Bunun için elbette kadim kurumlarımız var. Toprak Mahsulleri Ofisi de bu kadim kurumlarımızdan bir tanesi. Ülkemizde üretilen ve bizler için iftihar vesilesi olan her bir ürünü, Toprak Mahsulleri Ofisi, çiftçinin ve üreticinin dostu olarak alım garantisi veriyor biliyorsunuz, özellikle stratejik ürünler başta olmak üzere. Bu hizmeti verebilmek için de hem depolama tesisleri hem idari tesisler mutlaka ki gerekiyor. Ama şunu söylüyoruz, çok basit, bu tesisler, bu binalar benim arkadaşlarımın, beraber görev yaptığım, vatandaşlarımıza hizmet etmek için beraber görev yaptığım arkadaşlarımın çalışması için bir ortam ama buralar üreticilerimizin, çiftçimizin, vatandaşımızın yerleri. İnşallah hayırlı hizmetlere vesile olsun diliyorum. Buradaki verilecek olan hizmetin üretim olarak, üreticilerimizin emeklerine bir gösterge olarak da bizleri götürmeyi nasip etsin diyorum. Hep beraber kurdeleyi kesmek üzere, bu binanın açılışını yapmak üzere sizleri davet ediyorum" dedi. Konuşmamanın ardından dua edildi. Dua akabinde kurdele kesimi yapıldıktan sonra protokol üyeleri, yeni hizmet binasını gezmek için içeri girdi.
Denizli’nin 2025 bitkisel üretim tablosu yüz güldürdü
19 Şubat 2026 Perşembe - 16:02 Denizli’nin 2025 bitkisel üretim tablosu yüz güldürdü Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca bitki sağlığını korumak, verimliliği artırmak ve üreticiyi desteklemek amacıyla yürütülen çalışma sonuçlarını paylaştı. Tohum desteğinden dijital erken uyarı sistemlerine kadar geniş bir yelpazede sürdürülen çalışmalarla, Denizli tarımı 2025 yılında altın çağını yaşadı. 2025 yılında doğa olaylarından etkilenen 10 bin 965 üreticiye, toplamda 470 milyon 847 bin 576 TL tutarında zirai don desteği ödemesi yapılarak üretimin sürekliliği sağlandı. Denizli tarımının sürdürülebilirliği için sağlanan doğrudan finansal destekler 2025 yılında zirveye ulaştı. Bitkisel üretim yapan çiftçilere toplamda 687 milyon 284 bin 218 TL nakdi destekleme ödemesi yapılarak üretim çarklarının dönmesi sağlandı. Denizli’de Üreticiye 2025 yılında toplam sadece Bitkisel üretimde 1 Milyar 158 Milyon 132 bin TL Rekor Destek sağlandı. Üretimi yerinde güçlendirmek amacıyla çiftçilere sağlanan girdi destekleri binlerce dekar alanı yeşertti. 49 ton nohut, 2,9 ton fasulye, 250 torba ayçiçeği ve 170 kg susam tohumu dağıtılarak 10 bin 894 dekar alanda ekim yapılması sağlandı. İl genelindeki üreticilere 31 bin 400 adet ceviz fidanı dağıtılarak şehrin meyvecilik potansiyeli güçlendirildi. Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kimyasal ilaç kullanımını azaltan çevreci projeleriyle Türkiye’ye örnek oldu. Açık alan ve örtü altı üretimde toplam 8 bin 675 dekar alanda biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemleri uygulandı. Şehrin dört bir yanındaki 27 adet Tahmin ve Erken Uyarı İstasyonu sayesinde hastalık ve zararlılar önceden tespit edilerek çiftçilere anlık bilgilendirme yapıldı. 15 bin dekarı aşkın alanda Entegre Zararlı Yönetimi (IPM) uygulanarak güvenilir gıda üretimi tescillendi. Denetimler sıkılaştı Sofralara giden gıdanın güvenliğini sağlamak amacıyla denetim ekipleri 2025 yılında sahada kuş uçurtmadı. Bitki koruma ve gübre bayilerine toplam bin 501 denetim yapıldı. Hasat edilmeden önce ürünlerden 893 numune alınarak pestisit analizi yapıldı. Mevzuata aykırı hareket eden 127 işletmeye idari işlem uygulanarak halk sağlığı koruma altına alındı. Denizli sadece kendi sofralarını değil, dünyayı beslemeye devam etti. 2025 yılında 76 ton tohumluk ve 626 bin 450 adet fidan için ihracat sertifikası düzenlenerek şehrin tarımsal katma değeri yurt dışına taşındı. Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, "Toprağın bereketini çiftçimizin emeğiyle buluşturmak için 2025 yılında gece gündüz demeden sahadaydık. Zararlılarla mücadeleden hibelere kadar her alanda üreticimizin yanında olduk. Denizli’nin verimli topraklarını en modern tekniklerle işlemeye ve çiftçimizi desteklemeye 2026 yılında da kararlılıkla devam edeceğiz" ifadeleri yer aldı.
50 bin adet üzümsü fidan dağıtıldı
19 Şubat 2026 Perşembe - 15:48 50 bin adet üzümsü fidan dağıtıldı ‘Üzümsü Meyve Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi’ kapsamında finansmanının büyük bölümü Muğla Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığını tarafından karşılanan ve Muğla’da ilk defa 8 ilçeden 45 çiftçiye 50 bin adet üzümsü meyvelerden böğürtlen, aronya, frenk üzümü ve ahududu fidanı dağıtımı yapıldı. Muğla tarım ve Orman İl Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen fidan dağıtım törenine, projenin uygulanmasında ön ayak olan Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu da katıldı. Törende Muğla’da ilk defa kapsamlı üzümsü meyve fidanı dağıtımı gerçekleştirildi. Projeden yararlanan üreticiler fidanları yüzde 75 hibe ile aldı. Projenin toplam maliyetinin 2 milyon 827 bin TL olduğu açıklanırken, bunun 2 milyon 120 bin TL’sinin Muğla Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı tarafından karşılandığı açıklandı. 50 bin adet dağıtımı yapılan fidanların meyve vermesinin ardından daha çok pastacılık sektöründe rağbet gördüğü ve pazarlama sıkıntısının yaşanmayacağı belirtildi. 50 bin adet üzümsü fidan dağıtıldı Projenin mimarının Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu olduğunu belirten Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Seyfettin Baydar, "İlimizde aslında şu anda çok yaygın olarak üretilen birçok ürünümüz var. Çilek üretiminden, susama, kavun, karpuzdan, atalık sebzelerinin yaygınlaştırılmasına, yer fıstığından, zerdeçala, biberiye, defne, sakız ağacı gibi birçok ürünümüzü aslında proje kapsamında hem teşvik ediyoruz, destekliyoruz, finansmanını, fidanını, fidesini temin ederek de yaygınlaştırmaktayız. Üzümsü meyvelerinin de yaygınlaştırılmasını, bunlar nedir? Frenk üzümü, ahududu, böğürtlen, aronya bunların da yaygınlaştırılmasını, ilimizde daha fazla alanda yetiştirilmesini bizlere önerdi. Ve de biz bir proje hazırladık il müdürlüğü olarak. Hazırlamış olduğumuz proje ile 100 dekar alanda 45 tane çiftçimize teslim edecek olduğumuz bu fidanlarla toplamda 50 bin fidanı şu anda teslim edeceğiz. 100 dekarlık bir alanda da ilk defa ilimizde bu anlamda kapsamlı bir projeyi gerçekleştirmiş olacağız. Projenin toplam miktarı, proje finansman miktarı ise 2 milyon 827 bin TL’dir. Bunun 2 milyon 120 bin lirasını özellikle YİKOB vermekte. Muğla Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon tarafından sağlanmakta. Proje kapsamında Dalaman, Ula, Datça, Milas, Seydikemer, Kavaklıdere, Menteşe ve diğer Yatağan ilçelerimizde toplam 100 dekar alandaki bu üzüm meyve geliştirme projesi kapsamında 28 bin adet böğürtlen, 10 bin 500 adet aronya, 7 bin adet frenk üzümü, 7 bin adet ahududu fidanı yüzde 75 hibeli olarak dağıtılmakta" dedi. "Pazar payı yüksek" Dağıtımı yapılan üzümsü meyvelerin hem Pazar payının yüksek olduğunu, hem de ekonomik olarak gelir getirdiğini belirten Muğla Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu, "Sağlıklı yaşamın giderek daha da destek bulması ile bu tip meyveler de hem pazar payı yükseliyor hem de daha çok insanlar tarafından tüketiliyor. Muğla’da gerçekten büyük coğrafya. Yani denize sıfır yerleri de var, 1500-2000 metreye uzanan yerleri de var. O anlamda çeşitlendirmeyi yapmak zorundayız. Hani sadece belli kalıplar içerisinde kalmadan devam etmek zorundayız. Özellikle dünyada pastacılık endüstrisinde gelişmiş ülkelerde bu saydığım meyveler çok önem kazanıyor. Zaten şunu göreceksiniz, bunu ürettikten sonra bir pazar sorunu olmadığı, ne kadar hızlı satıldığını, ne kadar gelir getirdiğini, niye buna geç başladık diye hayıflanacaksınız" dedi.
Manisa iş dünyasına KOSGEB’den kapasite geliştirme desteği
19 Şubat 2026 Perşembe - 15:30 Manisa iş dünyasına KOSGEB’den kapasite geliştirme desteği KOSGEB Manisa İl Müdürü Mahmut Oğuz Kılıç, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz ile bir araya gelerek KOSGEB’in güncel destek mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. KOSGEB tarafından yürütülen Kapasite Geliştirme Destek Programı’nın, Manisa’daki küçük ve orta ölçekli işletmeler için önemli fırsatlar sunduğu bildirildi. Programın; işletmelerin üretim altyapılarını güçlendirmeyi, kapasite artışı sağlamayı, verimliliklerini yükseltmeyi ve rekabet güçlerini artırmayı amaçladığı belirtildi. KOSGEB Manisa İl Müdürü Mahmut Oğuz Kılıç, program kapsamında makine-teçhizat yatırımları, dijital dönüşüm uygulamaları, yazılım giderleri, personel istihdamı ve çeşitli hizmet alımlarına yönelik finansman desteği sağlandığını ifade etti. Özellikle büyüme potansiyeli taşıyan firmalar için programın önemli bir imkân sunduğunu kaydeden Kılıç, desteklerin sadece finansman kolaylığı sağlamadığını, aynı zamanda işletmelerin kurumsal kapasitelerini güçlendirerek sürdürülebilir büyümelerine katkı sunduğunu vurguladı. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz ise kamu desteklerinin iş dünyası açısından büyük önem taşıdığını belirterek, üyelerin üretim, istihdam ve ihracat kapasitelerini artıracak her türlü projeyi önemsediklerini dile getirdi. Yılmaz, Kapasite Geliştirme Destek Programı’nın firmaların ölçek büyütme ve rekabet gücünü artırma süreçlerinde önemli bir rol üstleneceğini ifade etti. Manisa’nın güçlü üretim altyapısı ve ihracat potansiyeliyle destek programlarından etkin şekilde yararlanabilecek iller arasında yer aldığı belirtilirken, üyelerin programdan azami düzeyde faydalanabilmesi için bilgilendirme çalışmalarının sürdürüleceği kaydedildi.
Gezer Ayakkabı, 2026’da yeni kıtalara açılmayı hedefliyor
19 Şubat 2026 Perşembe - 15:22 Gezer Ayakkabı, 2026’da yeni kıtalara açılmayı hedefliyor Gezer Ayakkabı, ihracat ağını 2026 stratejik planıyla yeni kıtalara taşımayı hedefliyor. Şirket, mevcutta 50’den fazla ülkeye ulaşan ihracatını Amerika ve Afrika pazarlarıyla genişleterek küresel büyümesini sürdürmeyi planlıyor. Türkiye ayakkabı sektörünün önde gelen markalarından Gezer Ayakkabı, ihracat başarısını 2026 stratejik planıyla yeni kıtalara taşımayı hedefliyor. Şirket, mevcutta 50’den fazla ülkeye ulaşan ihracat ağını Amerika ve Afrika pazarlarıyla genişleterek küresel büyümesini sürdürmeyi planlıyor. 1968 yılından bu yana üretim kapasitesini kademeli olarak artıran şirket, İstanbul ve Bolu’daki üretim tesislerinde faaliyetlerini sürdürüyor. Şirket, farklı yaş grupları ve kullanım alanlarına yönelik geniş ürün yelpazesiyle uluslararası pazardaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. "Başarıyı sonuç değil süreç olarak görüyoruz" Gezer Ayakkabı Genel Müdürü Osman Özalp, ihracattaki istikrarın temelinde uzun yıllara dayanan üretim disiplini bulunduğunu belirterek, "58 yıldır süregelen üretim kültürümüz, bugün ulaştığımız başarının en önemli temelidir. İstanbul ve Bolu’daki tesislerimizde bin 500’ün üzerinde çalışanımızla üretim yapıyoruz. Bebek ürünlerinden endüstriyel çizmeye kadar geniş bir ürün gamına sahibiz. 30 yıldır devam eden ihracat liderliği, pazar dinamiklerini doğru okumamız ve Ar-Ge yatırımlarımızı kesintisiz sürdürmemizin sonucudur" dedi. Hedef: 60 ülkeye ihracat Şirketin 2026 vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özalp, Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da güçlü bir pazar varlığına sahip olduklarını ifade ederek, yeni dönemde Amerika kıtası ile Güney Afrika pazarlarına odaklanacaklarını söyledi. Küresel ekonomik koşulların ihracatçılar açısından zorlu bir süreç oluşturduğunu belirten Özalp, "Bu süreci pazar çeşitlendirme stratejisiyle yönetiyoruz. Brezilya’dan Mozambik’e uzanan geniş bir coğrafyada Türk üretim gücünü ve Gezer konforunu tüketicilerle buluşturmayı hedefliyoruz. 2026 yılı sonunda ihracat yaptığımız ülke sayısını 60’a çıkarmayı planlıyoruz" diye konuştu. Yıllık 100 milyon çift üretim kapasitesi Gezer Ayakkabı, İstanbul ve Bolu’daki toplam 100 bin metrekare kapalı alana sahip tesislerinde yıllık yaklaşık 100 milyon çift üretim kapasitesiyle faaliyet gösteriyor. Şirket, ev içi kullanım ürünlerinden medikal terliklere, yağmur çizmelerinden yazlık sandaletlere kadar geniş bir ürün çeşitliliği sunuyor. Özalp, 2026 koleksiyonunda teknoloji odaklı üretim anlayışını öne çıkaracaklarını belirterek, "EVA ve PU hammadde teknolojileriyle geliştirdiğimiz ultra hafif, antibakteriyel ve anatomik modellerle sektörde yenilikçi yaklaşımımızı sürdüreceğiz. Çevre dostu üretim anlayışımızı ISO 14001 standartlarıyla destekleyerek küresel pazardaki varlığımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
BTSO ve GEN Türkiye’den ‘Girişimcilik’ buluşması
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:58 BTSO ve GEN Türkiye’den ‘Girişimcilik’ buluşması Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Global Girişimcilik Network (GEN) Türkiye iş birliğinde düzenlenen Girişimcilik Ekosistemi Etkinliği, BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, teknolojik dönüşümün baş döndürücü bir hızla gerçekleştiğini belirterek, "Geçmişin alışkanlıklarıyla bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek artık mümkün değil." dedi. Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO, girişimcilik ekosisteminde farkındalık oluşturan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. BTSO ile Global Girişimcilik Network (GEN) Türkiye iş birliğinde düzenlenen Girişimcilik Ekosistemi Etkinliği’nde "Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri" başlıklı panel ve Open House Meeting oturumları düzenlendi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, girişimcilik ekosisteminin dünyadaki gelişimine yönelik önemli bilgiler aktardı. Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinin hızlandığını ifade eden Burkay, "Dijitalleşme hayatın her alanını dönüştürüyor. Rekabet ortamı öngörülebilir olmaktan çıktı; belirsizlik artık yeni normalimiz oldu. Eskiden başarıyı metrekareyle ölçerdik, bugün vizyonla ve hızla ölçüyoruz. Genç bir girişimci, bir bilgisayar ve güçlü bir fikirle küresel pazarlara ulaşabiliyor. Dolayısıyla geçmişin alışkanlıklarıyla bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek artık mümkün değil." ifadelerini kullandı. "Yerleşik tüm dengeler bir anda değişebiliyor" Yakın geçmişe kadar bir iş insanının kendi sektörünü ve rakiplerini tanımasının başarı için yeterli görüldüğüne dikkati çeken Başkan Burkay, "Beklenmedik bir teknolojik sıçrama ya da ezber bozan bir inovasyon, yerleşik tüm dengeleri bir anda altüst edebiliyor. İşte bu noktada bütün ezberleri bozan girişimciler devreye giriyor. Bugün genç bir girişimci, elinde bir bilgisayarla, internet bağlantısı ve sınırları zorlayan bir fikirle dev firmaların onlarca yılda kurduğu pazarlara bir gecede girmeyi başarabiliyor. Artık başarıyı vizyonla, hızla ve o parlak fikirle ölçüyoruz." dedi. "Start-uplar devletlerle yarışır hale geldi" Günümüzde start-up niteliğindeki yatırımların ekonomik büyüklükleriyle devletlerle yarışır hale geldiğine işaret eden İbrahim Burkay, "2000’li yılların başında dünyanın en değerli beş şirketi petrol ve finans devlerinden oluşurken, bugün bu listenin tamamı teknoloji ve veri odaklı şirketlerin elinde. Geleneksel bir otomobil markasının 50 yılda ulaştığı piyasa değerine, yazılım tabanlı bir elektrikli araç girişimi 5 yıldan kısa sürede ulaşabiliyor. Bizim geniş bir vizyonla hareket etmemiz lazım. Çünkü ileriyi görmek, güçlü olmaktır." ifadelerini kullandı. Başkan Burkay, Bursa’nın tarih boyunca ticaretin ve üretimin kalbi, bereketin adresi olduğunu belirterek, BTSO olarak bu tarihî sorumluluğun bilinciyle hareket ettiklerini; sanayi devriminden dijital devrime geçişte öncü şehir olma hedefine önemli projelerle destek verdiklerini sözlerine ekledi. "Risk almayı bu şehirde öğrendim" GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Aydın da Bursa’da bulunmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. Nevzat Aydın, "Bugün Bursa’da olmak benim için sadece profesyonel bir ziyaret değil, aynı zamanda kişisel bir eve dönüş. Gençlik yıllarım bu şehirde geçti. Risk almayı, kalıplara sığmamayı ve ‘yapılamaz’ denileni zorlamayı burada öğrendim. Sadece bir yatırımcı ya da GEN Türkiye Başkanı olarak değil, karakteri bu şehirde şekillenmiş biri olarak duruyorum." diye konuştu. "Önümüzdeki 4-5 yıl çok daha hızlı ve acımasız olacak" Girişimcilik ekosisteminin belirli merkezlerle sınırlı kalamayacağını belirten Aydın, "İş yapış şekillerini kökten değiştirecek dönüşümün tam eşiğindeyiz. Girişimcilik yalnızca İstanbul’da bir zümrenin işi olamaz. Bu anlamda Bursa çok önemli bir şehir. Bursa demek, Türkiye’nin üretim omurgası, sanayi, çarkların işlemesi, somut değer katma demek. Yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerle entegre olamazsak oyunun dışında kalırız. Artık eski hantal yapılara gerek kalmayacak insan gücüne dayalı ağır operasyonlar tarihe karışacak. Sadece iki-üç kişiyle yönetilen milyar dolarlık şirketlerin mikro unicornların dönemi başlıyor. Bursa’nın sağlam üretim tecrübesi bu yeni nesil teknolojilerle ve yapay zeka ile entegre edemezsek maalesef oyunun dışında kalırız. Önümüzde 4-5 yıl içinde çok daha hızlı ve acımasız bir dönüşüm var. Hazır olanlar büyüyecek, hazır olmayanlar geride kalacak." diye konuştu. ‘Üretimde yeni dönem’ Açılış konuşmalarının ardından moderatörlüğünü GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve SEDEFED Başkanı Emine Erdem’in üstlendiği "Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri" başlıklı panel gerçekleştirildi. Üretimde yaşanan dönüşüm, yeni iş modelleri, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sanayiye etkisi ile girişimcilik ekosisteminin geleceği panelde kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programın ikinci bölümünde ise girişimcilerin mentörlerle bir araya geldiği Open House Meetingi etkinliği gerçekleştirildi.
GTO, Avrupa Birliği’nden "Erasmus+ Mesleki Eğitim Akreditasyonu" almaya hak kazandı
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:35 GTO, Avrupa Birliği’nden "Erasmus+ Mesleki Eğitim Akreditasyonu" almaya hak kazandı Gaziantep Ticaret Odası (GTO), Avrupa Birliği tarafından yürütülen Erasmus+ Mesleki Eğitim Öğrenci ve Personel Hareketliliği Programı kapsamında ’Erasmus Akreditasyonu’ almaya hak kazandı. Erasmus akreditasyonu sayesinde GTO, uzun vadeli ve planlı bir şekilde her yıl mesleki eğitim alanında uluslararası faaliyetler gerçekleştirebilecek. GTO’nun Erasmus Akreditasyonu almasıyla ilgili açıklama yapan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, GTO ve GTO iştirakleri bünyesinde mesleki eğitim alan öğrenciler, çalışanlar ve eğitmenlerin 2 günden 1 yıla kadar Avrupa’daki program ülkelerinde staj, işbaşı eğitimi, kurs, öğretmenlik ve benzeri faaliyetlere bu akreditasyon sayesinde katılabileceğini belirtti. "Bu akreditasyon uluslararasılaşma vizyonumuzun somut göstergesi" Gaziantep Ticaret Odası olarak yalnızca ticari hayatın değil, mesleki eğitimin de güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini ifade eden Yıldırım, "144 başvuru arasından kabul edilen 14 proje arasına girerek Erasmus Akreditasyonu almamız, kurumumuzun uluslararasılaşma vizyonunun ve eğitim kalitesine verdiği önemin somut bir göstergesidir. Bu akreditasyon sayesinde her yıl düzenli olarak Avrupa’daki eğitim ve iş dünyası ekosistemiyle temas kuracak, öğrencilerimizin, eğitmenlerimizin ve personelimizin uluslararası deneyim kazanmasını sağlayacağız. Özellikle iştiraklerimiz Gaziantep Gastronomi Akademisi, GTO Mesleki Yeterlilik Merkezi ve GUTMEB A.Ş. aracılığıyla daha geniş bir kitleye ulaşarak Gaziantep’in mesleki eğitim kapasitesini Avrupa standartlarına taşımayı hedefliyoruz. En önemli arzumuz şehrimiz insan kaynağını güçlendirmek, gençlerimizin rekabet gücünü artırmak ve Gaziantep’i mesleki eğitimde örnek bir model haline getirmek" dedi. Başkan Yıldırım ayrıca Gaziantep Ticaret Odası’nın, Erasmus+ Mesleki Eğitim Akreditasyonu kapsamında hayata geçireceği projelerle hem kurumsal kapasitesini güçlendireceğini hem de Gaziantep iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sunacağını belirtti.
A101 ve Trendyol Go by Uber Eats’ten online teslimatta iş birliği
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:34 A101 ve Trendyol Go by Uber Eats’ten online teslimatta iş birliği A101 Kapıda, Trendyol Go by Uber Eats ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında A101 fiyatlarını hızlı teslimat modeliyle birleştirerek daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşmayı hedefliyor. Türkiye’nin en yaygın perakende zincirlerinden biri olan A101’de, dijitalleşme ve operasyonel dönüşüm süreci ivme kazanarak devam ediyor. Halihazırda Türkiye’nin birçok noktasında online hizmet veren A101 Kapıda, Trendyol Go by Uber Eats platformunda daha hızlı teslimat süreleriyle market fiyatlı ürünleri tüketicilerle buluşturacak. Şirketin çok kanallı perakende yaklaşımının önemli bir adımı olarak konumlanan iş birliği çerçevesinde platform, Trendyol Go by Uber Eats platformunda 600’ü aşkın mağaza ile hizmet verecek. Yapılan açıklamaya göre, hızlı teslimat modeli kapsamında kurgulanan yeni yapıyla operasyonel verimliliğin artırılması ve kullanıcı deneyiminin güçlendirilmesi hedefleniyor. Platform üzerinden yürütülen sipariş ve teslimat süreçleri sayesinde akışın daha dengeli ilerlemesi ve teslimat sürelerinin kısalmasıyla birlikte müşterilere daha kesintisiz ve öngörülebilir bir alışveriş deneyimi sunulacak. Online gıda pazarının 100 milyar TL’yi aşmasının öngörüldüğü bir dönemde hayata geçirilen bu iş birliğiyle, şirketin yaygın ve hızlı teslimat platformu sayesinde A101 Kapıda’nın online gıda perakendesindeki pazar konumunun daha da büyütülmesi amaçlanıyor. Konun hakkında değerlendirmede bulunan A101 Kapıda Genel Müdürü Çağdaş Durmuş, "Dünyada online gıda perakendesinin rekabeti; erişim ağı, teslimat hızı ve operasyonel verimlilik etrafında yeniden şekilleniyor. Türkiye ise genç nüfusu ve dijital adaptasyon hızıyla bu dönüşümün en hızlı yaşandığı pazarlardan biri. Online alışverişte tüketicilerin en temel problemi, fiyatların mağazaya kıyasla çoğunlukla daha yüksek olması ve kampanyaların sürdürülebilir olmaması. Şirket olarak ‘Hep Ucuz’ yaklaşımımızı online kanalda da tavizsiz şekilde sürdürmeyi temel öncelik olarak görüyoruz. Trendyol Go by Uber Eats üzerinde benimsediğimiz iş modeli, online fiyat algısındaki bu durumu ortadan kaldıran stratejik bir adım niteliği taşıyor. Market fiyatlarımızı koruyarak, kampanya bağımlılığı oluşturmadan; şeffaf, erişilebilir ve güvenilir bir alışveriş deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Trendyol Go by Uber Eats’in gelişmiş dağıtım gücü sayesinde, online kanaldan uzaklaşmış tüketiciler dahil olmak üzere çok daha geniş bir coğrafyada, tüketicinin yanında duran, onu koruyan ve güven veren bir online market deneyimini herkes için erişilebilir hale getiriyoruz " şeklinde konuştu. Trendyol Go by Uber Eats Perakende Genel Müdürü Tanju Yaşar, iş birliğine ilişkin "Şirket olarak amacımız, güçlü markaları yaygın ve hızlı teslimat altyapımızla buluşturarak tüketicilere her zaman erişilebilir bir alışveriş deneyimi sunmak. A101 gibi Türkiye’nin en yaygın perakende zincirlerinden biriyle hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, market alışverişinde fiyat, erişim ve kolaylık dengesini aynı anda mümkün kılan önemli bir adım. Gelişmiş lojistik kabiliyetimiz ve operasyonel tecrübemiz sayesinde platformun sunduğu ürünleri daha fazla şehirde, daha verimli şekilde tüketicilerle buluşturacağız" ifadelerini kullandı.
Sıfır emisyonlu akaryakıt tankeri WOLF 1 denize indirildi
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:30 Sıfır emisyonlu akaryakıt tankeri WOLF 1 denize indirildi Petrol Ofisi Grubu için Hicri Ercili tarafından inşa edilen sıfır emisyonlu akaryakıt tankeri WOLF 1 Yalova’da düzenlenen törenle denize indirildi. Türkiye’nin sürdürülebilir denizcilik vizyonunda uluslararası sularda rekabet avantajı sağlaması hedeflenen WOLF 1 yüzde 100 Türk mühendisliği ürünü olarak dikkat çekiyor. WOLF 1 toplam dört adet akaryakıt ikmal gemisi projesinin ilk halkasını oluşturuyor. Hicri Ercili Grup tarafından Petrol Ofisi Grubu için inşa edilen WOLF 1 adlı akaryakıt tankeri Yalova Altınova’daki tersanede düzenlenen törenle denize indirildi. Törene Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu, Hicri Ercili Grup Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ercili, yerel yönetim temsilcileri ve denizcilik ile enerji sektörünün önemli isimleri de katıldı. Sıfır emisyon prensibi doğrultusunda tasarlanan gemi, Türk denizciliğinin ulusal ve uluslararası sulardaki sürdürülebilir deniz taşımacılığı vizyonunun somut bir çıktısı olarak dikkat çekiyor. Projeyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu, "Türkiye’nin deniz ticaret filosu dünyanın ilk 10’u arasında yer alıyor. Denizciliğin jeopolitik gündemdeki stratejik konumu ise enerjide tam bağımsız Türkiye hedefinde ve enerji geçişi ajandasında hayati rol oynuyor. Ne mutlu bize ki Petrol Ofisi Grubu olarak bu resme katkı sağlayabiliyoruz. Türk mühendislerinin emeğiyle tasarlanıp inşa edilen WOLF 1 barcımızı suya indirmek bizim için gurur kaynağı. Kızakta üç gemimiz daha inşa halinde. Sıfır emisyonlu akaryakıt ikmal tankerleri bölge ve dünya sularına örnek teşkil edecek. Hicri Ercili ile bu projede yer almaktan gurur duyuyoruz. Bakanlığımızın temiz denizlerde güvenli, emniyetli ve sürdürülebilir denizcilik mottosu ışığında yürüttüğümüz bu öncü yatırımları daha da artırarak Türkiye yüzyılında katma değerli projelere imza atmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Hicri Ercili Grup Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ercili de "Deniz taşımacılığının çevreye daha duyarlı hale gelmesi artık bir tercih değil zorunluluk. Uluslararası gelişmeleri yakından takip ediyor; filomuzu çevre dostu, yenilikçi ve yüksek teknolojili gemilerle büyütmeyi stratejik bir hedef olarak görüyoruz. Bu bağlamda WOLF 1 sadece yeni bir gemi değil aynı zamanda entegre üretim ve lojistik kabiliyetinin denizcilik alanındaki modern bir yansımasıdır. Bu proje uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejimizin çok önemli bir adımıdır. Kendi sınıfında tek olarak inşa edilmiş alternatif yakıtların taşınmasında kullanılabilecek, sıfır emisyon özellikleriyle çevreye duyarlı denizciliği olarak çalışıp her iki kurum için de önemli bir değer ve prestij oluşturacağız. Projede emeği geçen tüm mühendislerimize, teknikerlerimize, tersane çalışanlarımıza, değerli paydaşlarımıza ve bizlere güvenen Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu ile kıymetli ekibine teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı. Alternatif yakıt taşımacılığında önemli proje Petrol Ofisi Grubu için inşa edilecek toplam dört adet akaryakıt ikmal gemisi projesinin ilk halkasını oluşturan bin 750 DWT kapasiteli WOLF 1; alternatif yakıt taşımacılığına uygun altyapısı, tam otomasyonlu sistemleri ve yüksek tahliye kapasitesiyle operasyonel verimlilik ve çevresel duyarlılığı bir araya getiriyor. Sıfır emisyon yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen gemi, enerji lojistiğinde daha düşük çevresel etki ve daha yüksek operasyonel performans hedefleyen yeni nesil tanker konseptinin temsilcisi olarak konumlanıyor. WOLF 1’in denize inişi, Türk tersaneciliğinin mühendislik yetkinliği ile enerji sektörünün sürdürülebilirlik vizyonunu kesiştiren stratejik bir eşik olarak kayda geçti.
’Ev Eksenli Çalışma ve Dijital Girişimcilik Eğitimleri’ tamamlandı
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:26 ’Ev Eksenli Çalışma ve Dijital Girişimcilik Eğitimleri’ tamamlandı Samsun Büyükşehir Belediyesi, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), Amasya, Çorum ve Tokat’tan ticaret odaları iş birliğinde "Ev Eksenli Çalışma ve Dijital Girişimcilik Eğitimleri" gerçekleştirildi. Samsun, Amasya, Çorum, ve Tokat illerinde Arasında gerçekleştirilen eğitimlere toplam 167 kişi katıldı. Eğitimler; evde üretim yapan, yeni bir iş kurmayı planlayan, el emeğini ya da mevcut faaliyetini dijital ortama taşımak isteyen girişimci adaylarına yönelik olarak kurgulandı. Program kapsamında, Av. Esra Karabuğa tarafından katılımcılara kapsamlı bir içerik sunuldu. Eğitimlerde özellikle; ev eksenli faaliyetlerde vergi muafiyeti, kazanç istisnası ve basit usulde vergilendirme uygulamaları, kendi adına işletme açma ve/veya şirket kurma süreçleri, e-ticarete başlarken izlenmesi gereken teknik ve hukuki adımlar, mikro ihracat yapan işletmelere yönelik vergisel avantajlar ve ihracat destekleri, ETSY platformunda satış stratejileri, pasif gelir üretmeye imkân tanıyan iş modelleri ayrıntılı biçimde ele alındı. Teorik bilginin ötesine geçen program, katılımcıların kendi iş fikirleri ve mevcut uygulamaları üzerinden sorular yöneltebildiği interaktif bir yapıda yürütüldü. Böylece girişimci adayları, karşılaştıkları hukuki ve mali konulara ilişkin somut örnekler üzerinden değerlendirme yapma ve birebir istişare imkânı buldu. Bölgesel kalkınma perspektifiyle hayata geçirilen eğitimler, ev eksenli üretimin kayıtlı ekonomiye kazandırılması, girişimciliğin güçlendirilmesi ve yerel ürünlerin dijital pazarlara erişiminin artırılması açısından önemli bir adım niteliği taşıdığı belirtildi.