Son Dakika
|
MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Kosova Teknik Direktörü Foda: "Şansımız yüzde 50"
İsrail’de Bazan petrol rafinerisi vuruldu
Ekrem İmamoğlu, hakkında "hakaret ve tehdit" suçlarından soruşturma başlatıldı
Gemlik ve Kumla’yı lodos vurdu, çok sayıda tekne battı
Diyarbakır’da okul servisi kaza yaptı: 13’ü öğrenci 15 yaralı
Böcek’in başdanışmanı Cem Oğuz gözaltına alındı
Etimesgut Belediyesinde zimmet soruşturması: 4 şüpheli gözaltında
Uşak Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması: 4 kişi daha gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İsrail Meclisi, Filistinliler için idam yasasını onayladı
Sular altında kalan bağ evinde mahsur kalan iki köpeği belediye ekipleri kurtardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başbakanı Barzani ile telefonda görüştü
Bakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile görüştü
Baba Ahmet Torun: "Kızımın gözü hariç tüm iç organlarını bağışlamaya karar verdik"
Azerbaycan, İran’ın Türkiye’ye yönelik füze saldırısını kınadı
MHP’de Genel Başkan Yardımcılığı görevine Bayraktar getirildi
EKONOMİ
Uzmanı değerlendirmelerde bulundu: "Yastık altında bulunan tonlarca altın üretime kazandırılmalı"
30 Mart 2026 Pazartesi - 22:01:31
Türkiye’de yastık altında tutulan altın miktarının 4 bin ila 5 bin ton arasında olduğu ifade eden Prof. Dr. İlkay Noyan Yalman, bu büyük birikimin ekonomiye kazandırılamamasının üretim, istihdam ve yatırım açısından önemli bir kayıp olarak değerlendirdiğini ifade etti. Türkiye’de vatandaşların geleneksel tasarruf aracı olarak gördüğü altın, son dönemde artan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizliklerle birlikte yeniden gündemin en önemli başlıklarından biri haline geldi. Ülkede yastık altındaki altının miktarının 4 bin ila 5 bin ton arasında olduğu belirtilirken, bu birikimin ekonominin dışında kalması dikkat çekiyor. Küçük miktarlarda dahi kolayca alınabilmesi ve güvenli liman olarak görülmesi nedeniyle vatandaşlar, ellerine geçen birikimleri çoğunlukla altına yönlendiriyor. Finansal okuryazarlığın sınırlı olması ve yüksek enflasyon ortamı da bu eğilimi güçlendiriyor. Son dönemde artan küresel gerilimler ve bölgesel çatışmaların da etkisiyle altına olan talebin daha da yükseldiği gözlenirken, krediye erişimin zorlaşması ve konut fiyatlarının artması da vatandaşların küçük birikimlerini altına yönlendirmesine neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlkay Noyan Yalman, söz konusu altın birikiminin ekonomiye kazandırılması halinde büyük ölçekli yatırımların yapılabileceği, milyonlarca kişiye istihdam sağlanabileceği ve özellikle enerji alanında dışa bağımlılığın azaltılabileceğini söyleyerek, "Yastık altındaki bu kıymetli hazinenin piyasaya çekilmesi çok önemli. Bununla ilgili doğru, güvene dayalı ve istikrar sağlayıcı politikalar uygulanmalıdır. Reel sektöre kazandırılan bu kaynaklar doğru yatırımlarda kullanılarak insanların daha da fazla kazanmasına sebep olmalıdır. Yani insanları buna inandırmak gerekir. Bu şekilde bu kaynaklardan faydalanabiliriz" dedi. Yalman, yastık altında tutulan altın miktarının değeri ile alakalı bilgiler de vererek, "Bu gerçekten çok ciddi bir rakam. Bunu örneklendirecek olursak bazı makalelerde, bu konuda çalışmalarda yaklaşık 8 bin 500 fabrika, 4 milyon insanın üzerinde istihdam veya enerji sektörüne bu parayla yatırım yapıldığı zaman Türkiye’nin cari açığının kapanması demek. Yani paranın büyüklüğünü ifade etmek için bu örnekleri veriyorum" diye konuştu. "Reel sektörün dışında olması ciddi bir kayıp" Türkiye’deki yastık altı altın miktarının Türkiye’yi Avrupa’da birinci sıraya çıkarabilecek enerji konusunda ve mevcut enerji kapasitesinin 6 katı enerji altyapısına sahip büyüklükte bir rakam olduğunu söyleyen İlkay Noyan Yalman, "Türkiye’de son dönemlerde özellikle savaşın da çıkmasıyla beraber altın çok konuşulan bir konu oldu ve buna paralel olarak yastık altındaki altınımız çok konuşuluyor. Bu da gayet doğal çünkü gerçekten çok büyük bir hacim, yaklaşık 4 bin ton ya da 5 bin ton altından bahsediliyor. Bunun ekonominin dışında olması, reel sektörün dışında olması ciddi bir kayıp. Çünkü Türk halkı altını seven bir halk. Özellikle düğünlerde, özel günlerde altınla hediyeleşme gelir seviyesi en düşükten en yükseğe kadar altın edinmek de aslında kolaydır. Bölünebilir olduğu için 1 gramdan tutun da külçe altına kadar herkes altın edinebiliyor. Eline birkaç kuruş para geçse onu altına hemen yatırıyor, yöneltiyor. Çünkü enflasyon yüksek, diğer finans araçları konusunda belki tam haberdar değil, finansal okuryazarlık oranı da Türkiye’de çok yüksek değil. Onu da saklaması kolay. Gerçi çok fazla tehdit de var tabii çalınması ile ilgili ama yine de biz buna yastık altı diyoruz. Bazı kaynaklarda bu 8 bin tona kadar çıkıyor. Bu gerçekten çok ciddi bir rakam. Enerji sektörüne yöneltildiği zaman bu altın, Türkiye’yi Avrupa’da birinci sıraya çıkaracak enerji konusunda ve mevcut enerji kapasitesinin 6 katı enerji altyapısına sahip büyüklükte bir rakam. Şimdi böyle ciddi bir rakamın hala yastık altında duruyor olması, tabii ki bunun en önemli sebebi ekonomide güven ve istikrar eksikliği" dedi. "Türkiye yıllardır enflasyonla mücadele eden bir ülke" Bu kadar büyük hacimli bir değerin ekonomiye çekilmesini çokta kolay olmadığını söyleyen Yalman, "Güven ve istikrar kronik bir hale geldi. Çünkü Türkiye yıllardır enflasyonla mücadele eden bir ülke. Son yıllarda, son 20 yılda tek rakamlı haneye düştüğü dönemler oldu enflasyonun ama o da tekrar yukarı çıktı. Enflasyonun olduğu dönemlerde Türk parasından, daha doğrusu ulusal paradan kaçış olur ve güvenli limanlara yönelim başlar. Burada da en önemli güvenli liman Türkiye için, Türkiye gibi benzer ülkeler için altındır. Mesela bu konuda Hindistan’ı da örnek verebiliriz. Türkiye’de 5 bin ton gibi bir yastık altı altın hacminden bahsederken Hindistan’da bu miktar 25 bin ton civarında olarak ifade ediliyor. Yani orada da ekonomiye duyulan istikrarın ve güvenin eksikliğinden kaynaklı bir durum söz konusu. Bu kadar büyük hacimli bir değerin ekonomiye çekilmesi de çok kolay değil açıkçası" diye konuştu. "Türkiye jeopolitik olarak çok kritik bir yerde" Amerika, İsrail ve İran savaşının Türkiye ekonomisine yansımalarından bahseden Yalman, "Türkiye jeopolitik olarak çok kritik bir yerde, bunu hepimiz biliyoruz dünyaca. Yakın zamanda başlayan Amerika, İsrail ve İran savaşı Türkiye için hem güvenlik açısından hem ekonomik açıdan çok ciddi bir tehdit. Bu sadece güvenliği değil, tabii ki ekonomiyi de olumsuz yönde etkiliyor. Biz bunun etkisini hemen altınla ölçüyoruz, yani altının fiyatı ne olacak diye herkes altını takip ediyor. Çünkü herkesin az da olsa çok da olsa altını var. Son dönemlerde yastık altı altının arttığını görüyoruz. Bu aslında konut fiyatlarının da artmasına sebep oldu. Çünkü konut alımında krediye ulaşmak zorlaştığı için insanlar büyük yatırım yapamıyorlar, yani bir ev alamıyorlar. Çünkü evin fiyatları yüksek. Ev alamayınca da insanlar küçük ölçekli tasarruflarını yine altın alarak yastık altına aktarıyorlar. Böylece bir yandan yastık altı altınlar artarken ev fiyatları da yükseliyor. Yani emlak piyasasını da olumsuz etkileyen bir sonuç ortaya çıkıyor. Yastık altındaki bu kıymetli hazinenin piyasaya çekilmesi çok önemli" şeklinde konuştu.
30 Mart 2026 Pazartesi - 19:49
İran’daki savaş Zengezur Koridoru’nun stratejik önemini artırdı
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları nedeniyle bölgede yaşanan güvenlik kaygıları, Türkiye ile Türk dünyasını birbirine bağlayacak Zengezur Koridoru’nu yeniden gündeme taşıdı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası artan güvenlik riskleri, Güney Kafkasya’daki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Bu süreçte Azerbaycan ile Nahçıvan arasında doğrudan bağlantı kurmayı hedefleyen Zengezur Koridoru’nun önemi daha da belirgin hale geldi. Türkiye’nin Orta Asya ile kesintisiz ulaşımını sağlayacak proje, sadece ulaşım değil enerji ve ticaret açısından da kritik bir rol üstleniyor. Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesiyle birlikte bölgesel ticaretin canlanması ve ekonomik entegrasyonun hız kazanması bekleniyor. Gelişmelerin yakından takip edildiği bölgede, Zengezur Koridoru’nun geleceği yalnızca iki ülkeyi değil, geniş bir coğrafyadaki siyasi ve ekonomik dengeleri etkileyecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Türkiye’yi Nahçıvan ve Azerbaycan’a bağlayacak Zengezur Koridoru’nun önemli bir parçası olan 224 kilometre uzunluğundaki Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demir yolu hattında da çalışmalar sürüyor. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve başkan adayı iş insanı Abdullah Atalar, bölgedeki ihracatçıların çok cesur olduğunu ve alternatif bölgeler bulabildiğini söyleyerek, "İran’daki gerilim gerçekten ihracatçımızı zor durumda bırakıyor. Buradaki ticaret yapan arkadaşlarımızı, bölgedeki arkadaşlarımızı da zor durumda bırakıyor. Gümrük kapılarımızdan Dilucu Gümrük Kapımız şu anda yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyor. İran’daki gerilimden dolayı burada bir yoğunluk var. Orada bir rahatlatmayla ilgili girişimlerimiz olacak. Gürbulak Kapısı ise bu gerilimden dolayı şu anda sıkıntılı. Iğdır’daki Dilucu’nda da bir yoğunluk söz konusu. Zaman içerisinde belki bu durum, Iğdır esnafımızın ve ihracatçımızın ticaretini artırabilmesi açısından daha iyi sonuçlar doğurabilir. Sınır kapımızda yığılmalar olabilir. Bütün doğuya açılan kapımızın burası olduğunu biliyorsunuz. Bu nedenle Zengezur Koridoru’nun ehemmiyeti de İran’daki bu gerilimden dolayı biraz daha önemli hale geldi. Gerek demir yolu hatlarımızın gerekse kara yolu hattımızın hızlı bir şekilde tamamlanması çok çok önemli hale geldi. Bizim ihracatçımız gerçekten çok cesur ve alternatif bölgeler bulabiliyor. Burada Iğdır’daki sahayı gezdim, baktım. Iğdır’daki arkadaşlarımız ve bölgede Doğubayazıt’taki arkadaşlarımız dünyanın her tarafına ihracat yapıyorlar. Ancak özellikle Dilucu Gümrük Kapısı’ndaki ve sınır ticaretindeki ihracatımızın İran’daki gerilimden sonra çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Ama tüccarımız, esnafımız, ihracatçımız her zaman kendisine bir çıkış yolu buluyor. Çok cesur bir tüccarımız ve ihracatçımız var" dedi. Iğdırlı iş insanı Selahattin Çaylı ise, Zengezur Koridoru’nun Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturduğunu söyleyerek, "Zengezur Koridoru, biliyorsunuz Türkiye ile Azerbaycan’ı birbirine bağlayacak ve Ermenistan topraklarından geçen bir koridoru ifade ediyor. Ermenistan’dan geçerken de hiçbir kontrol noktasına takılmadan, Türkiye’den veya dünyanın neresinden olursa olsun geçiş güzergahı olarak kullanılan bir hattır. Bu hatla ilgili çalışmalar devam etmektedir. Gerekli görüşmeler de iyi ilerlemektedir. Kısa zamanda bu hattın açılması, Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturacak bir hat olarak ülkemiz açısından, şehrimiz açısından son derece önemli bir güzergah olacaktır. Biliyorsunuz Zengezur Koridoru son dönemde gelişen savaş olaylarından sonra son derece önemli hale gelmiştir. Bu tarafta oluşabilecek bir tıkanıklığın açılması, sadece Zengezur üzerinden olacaktır. Bu açıdan da Zengezur, bölge dinamikleri açısından, bölge ticareti açısından, ihracat açısından, tacir, tüccar ve turizmci açısından önemli bir noktadır. Bunun açılması artık elzem olarak karşımızda durmaktadır. İran’daki sınır kapılarımızdan geçişler, ticari faaliyetler açısından neredeyse durma noktasına gelmiştir. İnsanlar güven duymuyor. Güvenin olmadığı yerde ticaret olmaz. Ticaret, tacir ve tüccar esasen güveni tercih eder. Güven olmadığı için ticaret de durma noktasına gelmiştir. Bu sadece buradaki sınır kapımızı değil, dünya ticaretini etkileyen bir noktaya gelmek üzeredir. Kısa sürede inşallah bu savaşın da sulh yoluyla çözüleceğini bekliyoruz" dedi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:04
Fırat Kalkınma Ajansı’ndan KOBİ’lere 235 Milyon TL’lik yeşil dönüşüm finansmanı
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren Fırat Kalkınma Ajansı, 2026 Yılı Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Geri Ödemeli Finansman Destek Programı’nı ilan etti. Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli illerini kapsayan TRB1 Bölgesi’nde faaliyet gösteren KOBİ’lere yönelik hazırlanan programla, işletmelerin yeşil dönüşüm odaklı yatırım ve uygulamalarının desteklenmesi hedefleniyor. Program kapsamında, Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi öncelikleri doğrultusunda faizsiz geri ödemeli finansman sağlanacak. Programın, işletmelerin çevresel sürdürülebilirlik kapasitesini güçlendirmesi, rekabetçiliğini artırması ve bölgede kapsayıcı kalkınmaya katkı sunması bekleniyor. Programın temel çerçevesini; çevre dostu üretim süreçlerinin yaygınlaştırılması, kaynak verimliliğinin artırılması, döngüsel ekonomi uygulamalarının desteklenmesi ve çevresel etkilerin azaltılması oluşturuyor. Bu kapsamda özellikle imalat sanayi ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin yüksek katma değerli, sürdürülebilir ve dönüşüm odaklı yatırımlarının desteklenmesi amaçlanıyor. Bunun yanında kadınlar, gençler ve diğer kırılgan gruplar için istihdam oluşturma potansiyeli taşıyan projeler de programın öncelikleri arasında yer alıyor. Başvurularda, iklim değişikliğinin azaltılması ve iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ve restorasyonu gibi çevresel hedeflere katkı sunan proje teklifleri öncelikli olarak değerlendirilecek. Kadınlar ve gençler tarafından yönetilen işletmeler, kadınlar ve gençler başta olmak üzere kırılgan gruplar için istihdam oluşturan projeler, sosyo-ekonomik olarak daha az gelişmiş ilçelerde uygulanacak yatırımlar ve sürdürülebilirlik alanında kapasite geliştirmeyi içeren yaklaşımlar değerlendirme sürecinde avantaj sağlayacak. Toplam 235 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında, proje başına asgari 2 milyon 600 bin TL, azami 7 milyon 500 bin TL destek sağlanacak. Proje uygulama süresi azami 6 ay olarak belirlenirken, geri ödeme süresi 6 ay geri ödemesiz dönem sonrasında 24 ay eşit taksit olmak üzere toplam 30 ay olacak. Programa başvurular, Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden 25 Mart 2026 tarihinde başladı. Son başvuru tarihi 8 Mayıs 2026 saat 23.59 olarak belirlenirken, taahhütnamelerin Ajansa teslimi için son tarih 15 Mayıs 2026 saat 18.00’dir.Programın tanıtımı ve başvuru sürecine ilişkin bilgilendirme toplantısı 7 Nisan 2026 Salı günü saat 14.00’te çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Ayrıca potansiyel başvuru sahiplerine yönelik proje hazırlama eğitimleri de düzenlenecek. Bu eğitimlerle, başvuru sahiplerinin proje fikirlerini program öncelikleriyle uyumlu hale getirmeleri ve teknik-mali açıdan daha nitelikli proje teklifleri hazırlamaları amaçlanıyor. Programdan yararlanmak isteyen KOBİ’lerin, Ajansın protokol imzaladığı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.’nun TRB1 Bölgesi’ndeki bir şubesinden kredi uygunluk belgesi almaları gerekiyor. Başvuru şartları, uygun maliyetler, değerlendirme ölçütleri ve diğer detaylara Fırat Kalkınma Ajansı’nın web sitesinde (www.fka.gov.tr) yayımlanan başvuru rehberinden ulaşılabiliyor. Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, programa ilişkin değerlendirmesinde yeşil dönüşümün yalnızca çevresel bir tercih değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Budancamanak, "Bu destek programı ile bölgemizde faaliyet gösteren KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmayı ve sürdürülebilir üretim modellerine geçişlerini hızlandırmayı hedefliyoruz. Kadınlar ve gençler için istihdam oluşturan, yenilikçi ve yüksek katma değerli projeleri öncelikli olarak destekleyeceğiz. TRB1 Bölgesi’nin yeşil kalkınma sürecinde öncü ve güçlü bir yapıya kavuşmasını amaçlıyoruz." ifadelerini kullandı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:51
Yıldız Holding’de üst düzey atama
Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanlığı’na, 2005 yılından bu yana Holding’in gıda ve uluslararası operasyonlarında farklı sorumluluklar üstlenen, pladis Orta Doğu ve Kuzey Afrika operasyonlarında görev yaptığı dönemde yeni pazarlara açılım, distribütör yapılarının güçlendirilmesi ve farklı coğrafyalarda operasyonel etkinliğin artırılmasına liderlik eden ve 2022 yılından bu yana Besler CEO’su olarak görev yapan Mert Altınkılınç atandı. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, yaptığı açıklamada, "Sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedeflerimiz doğrultusunda, Yıldız Holding’in gıda ve uluslararası operasyonlarında uzun yıllardır önemli sorumluluklar üstlenen ve başarılara imza atan Mert Altınkılınç’ın liderlik kadromuzda bu önemli görevi üstlenmesinden memnuniyet duyuyorum. Mert Altınkılınç’ın sahip olduğu deneyim ve birikimle, gıda alanındaki faaliyetlerimizin daha bütüncül ve etkin bir yapıyla yönetilmesine ve stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Yıldız Holding, sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda ve odaklanma stratejisi kapsamında gıda alanındaki faaliyetlerini daha bütüncül ve etkin bir yapıyla yönetmek amacıyla Gıda Grubu Başkanlığı’nı oluşturdu. Bu kapsamda, 2005 yılından bu yana Grup bünyesinde farklı görev ve sorumluluklar üstlenen Besler CEO’su Mert Altınkılınç, Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı olarak atandı. Mert Altınkılınç liderliğindeki Gıda Grubu Başkanlığı ile Yıldız Holding’in gıda kategorilerindeki operasyonlarını daha bütüncül bir yapı altında yönetmesi ve stratejik önceliklerini daha etkin şekilde hayata geçirmesi hedefleniyor. Bu yapı ile üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ihracata uzanan süreçlerde entegrasyonun artırılması ve küresel pazarlardaki rekabet gücünün daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor. Yıldız Holding’deki kariyerine 2005 yılında başlayan Mert Altınkılınç, Holding’in yurt içi ve yurt dışındaki şirketlerinde farklı yöneticilik görevleri üstlendi. Teközel, Eksper Gıda ve İstanbul Gıda’daki görevlerinin ardından pladis Orta Doğu ve Kuzey Afrika Managing Director olarak görev yaptı. Bu dönemde yeni pazarlara açılım, distribütör yapılarının güçlendirilmesi ve farklı coğrafyalarda operasyonel etkinliğin artırılmasına önemli katkılar sağladı. 2022 yılından bu yana Besler CEO’su olarak görev yapan Altınkılınç, güçlü marka portföyü ve çok kategorili yapısıyla şirketin stratejik dönüşümüne liderlik etti; özellikle dondurulmuş gıda ve yağ kategorilerinde ürün çeşitliliği ile üretim kapasitesinin artmasına ekipleri ile önemli katkı sundu. Aynı zamanda Donuk Fırıncılık Ürünleri operasyonunun Besler bünyesine dahil edilmesi ve Kerevitaş’tan Besler’e dönüşüm sürecinde yürütülen kurumsal çalışmalara öncülük etti. Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Altınkılınç, aynı alanda yüksek lisans yaptıktan sonra ABD’de MBA eğitimini tamamladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
29 Mart 2026 Pazar- 11:12
Hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğinde günde 1 tona yakın hasat elde ediyor
2
27 Mart 2026 Cuma- 23:02
Yenişehir Yağlı Tohumlar Kooperatifi Başkanı Çetin: "Çiftçi umudunu kaybetmedi"
3
30 Mart 2026 Pazartesi- 09:28
Uzmanından vatandaşa ’ucuz sucuk’ uyarısı
4
28 Mart 2026 Cumartesi- 11:59
Tavşanlı’da 114 çiftçiye yüzde 75 hibeli Aspir tohum desteği
5
30 Mart 2026 Pazartesi- 13:37
Uzmanından kritik uyarı: "Kredi çekip altın almayın"
24 Aralık 2025 Çarşamba - 11:18
Uludağ Enerji’ye Global Banking & Markets ödülü
Uludağ Enerji, Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025 kapsamında "Yılın Yerel Para Birimi Kredi Anlaşması" ödülüne layık görüldü. Güney Marmara’da 5 milyondan fazla kişiye enerji dağıtım ve perakende hizmeti sunan Uludağ Enerji, sektöründeki kararlı büyüme ve dönüşüm stratejisini, uluslararası finans piyasalarında aldığı prestijli bir ödülle taçlandırdı. Şirket, Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025 kapsamında, 17,1 milyar TL tutarındaki sendikasyon kredisi işlemiyle "Yılın Yerel Para Birimi Kredi Anlaşması" ödülüne layık görüldü. Bu finansman başta sürdürülebilir akıllı şebeke yatırımları olmak üzere, enerji arz güvenliğini güçlendirmeye yönelik kritik projelerin kesintisiz ilerlemesini sağlayarak, hizmet bölgesindeki elektrik dağıtım altyapısının geleceğe hazırlanmasında stratejik bir rol üstleniyor. Swissotel The Bosphorus’ta düzenlenen ve Uludağ Enerji CEO’su Sinan Öktem’in de katılım sağladığı organizasyonda ödül, Uludağ Enerji CFO’su Duygu Tokgöz’e takdim edildi. Finansal başarılar ödüllendiriliyor Uluslararası finans dünyasının önde gelen organizasyonlarından biri olan Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025, bölgedeki en başarılı finansal işlemleri ve yenilikçi uygulamaları ödüllendiriyor. Platform, her yıl düzenli olarak gerçekleştiriliyor ve işlem büyüklüğü, yatırımcı ilgisi, finansal yenilik ve yapılandırma başarısı gibi kriterlerle Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye’deki lider kurumları öne çıkarıyor.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 11:17
Muradiye OSB’den Manisa’nın ekonomisine ivme kazandıracak proje
Muradiye Organize Sanayi Bölgesi Uzunburun Genişleme Alanı’nda küçük ve orta ölçekli sanayicilere yönelik inşa edilecek 430 işyerinin tanıtımı, Manisa protokolünün geniş katılımıyla düzenlenen lansman toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Zorlu arazi şartlarına rağmen hayata geçirilen proje, uygun maliyetli parsel yapısı ve stratejik konumuyla Manisa sanayisinin geleceğine yön verecek önemli bir yatırım olarak öne çıktı. Muradiye Organize Sanayi Bölgesi Uzunburun Genişleme Alanı’nda, Manisa Sanayiciler ve Meslek Odaları Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi’ne tahsis edilecek 200 dönümlük alanda 430 dükkândan oluşacak sanayi sitesi projesinin lansmanı gerçekleştirildi. Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda düzenlenen lansmanda, küçük ve orta ölçekli sanayicilere yönelik hayata geçirilecek projenin teknik detayları ile maliyet ve ödeme planlarına ilişkin bilgiler katılımcılarla paylaşıldı. Marangozlar Odası Başkanı ve aynı zamanda Kooperatif Başkanı Zeki Apak’ın konuşmaları ile açılan toplantıda Muradiye OSB’nin Uzunburun’da yaptığı çalışmaların ve bölgenin tarihi dokusunun ele alındığı kısa film, büyük beğeni topladı. Yaklaşık 40 yıl sonra bir sanayi sitesi projesinin Muradiye OSB’de hayata geçeceğinden duyduğu memnuniyeti ve heyecanı dile getiren Kooperatif Başkanı Zeki Apak, Manisa’nın küçük sanayicisinin Muradiye OSB sayesinde böyle bir alana kavuşmasından dolayı Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık’a kooperatif üyeleri adına teşekkürlerini dile getirdi. "Dağı taşı delerek, böylesine zor bir alanı ekonomiye kazandırıyoruz" Konuşmalarını yapmak üzere sahneye çıkan Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, "Uzunburun’da bir genişleme alanı yapıyoruz. Geçmiş dönemdeki yerel yönetimlerin söz verdiği ama cesaret edip giremediği 280 metre kot farklarının olduğu, patlatma yapmadan kazı yapmanın imkansız olduğu dağlık taşlık bir alanı OSB yapıyoruz. Adeta dağı taşı delerek, böylesine zor bir alanı ekonomiye kazandırıyoruz. 1. Etap olan 650 dönümlük alanda inşallah önümüzdeki yıl sonunda fabrika inşaatları başlıyor. Tamamlandığında Türkiye’de örnek gösterilecek sanayi alanları arasında 1. sırada yer alacaktır." dedi. "Ucuza yer satıyoruz diye bizi hedef tahtasına bile koydular" Sanayicinin taleplerini dinlediklerini ve bu taleplere dönük projeler hazırladıklarını belirten Başkan Kıvırcık, "Biz Muradiye OSB olarak Uzunburun Genişleme Alanı’nda, büyük küçük demeden büyüme trendinde olan her sanayicimizin talebine olumlu yönde cevap verdik. 3 bin metrekareden 200 bin metrekareye kadar talepler için parsel ürettik. Dümdüz arazide düşük maliyete rağmen, metrekare fiyatı 12 bin TL’den parsel satan diğer bölgelere karşı; dağlık taşlık arazide maliyetimiz düz arazinin 3 katı olmasına rağmen metrekaresini 4 bin TL’ye yer tahsis ettik. Ucuza yer satıyoruz diye bizi hedef tahtasına bile koydular. Ama biz sanayicimize hizmet etmekten şaşmadık. Onların her derdine çare olduk, olmaya da devam edeceğiz" dedi. "430 adet dükkândan oluşan bir alanı size tahsis ediyoruz" 200 dönüm arazide 430 dükkandan oluşan bir alanı sanayicilere tahsis edeceklerini açıklayan Başkan Kıvırcık, "Sizlere Uzunburun’da bölgenin en güzel yeri olan Yoğurtçu Kalesi’nin hemen önünde Uzunburun Köyü’nün yanındaki 200 dönüm ve 430 adet dükkandan oluşan bir alanı size tahsis ediyoruz. Öncelikle hayırlı uğurlu olsun. Burası lokasyon olarak mükemmel bir konuma sahip, BYD’nin yatırım yapacağı parsele ve MOSB’a 1 km, Menemen yoluna 1,5 km mesafede bir yer" diye konuştu. Konuşmasını Manisa Milletvekilleri, Manisa Valisi, Büyükşehir ve Yunusemre Belediye Başkanlarına ve Kooperatif üyelerine teşekkürle sonlandıran Kıvırcık, Manisa’daki sanayicilerin sorunlarına çözüm bulan bir OSB olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu yaptığı konuşmasında; 5-6 yıl önce Muradiye OSB’ye geldiğini, o dönemde henüz OSB tüzel kişiliği kazanmamış olan bu bölgenin nasıl düzeleceğini düşündüğünü, ancak gelinen aşamada OSB’nin çağı yakaladığını ve hatta geleceğe yönelik benzersiz bir vizyon çizdiğini dile getirdi. Uzunburun’da yapılan zorlu çalışmalardan etkilendiğini belirten Dutlulu, zamanında çağın gerisinde kalan Muradiye Sanayi Bölgesi’nin artık Uzunburun projesi ile birlikte çağın ötesine geçen bir OSB olduğunu söyledi. Başkan Dutlulu, "Bu yerin Muradiye OSB’nin içerisinde olması çok önemli. Altyapısı olacak, arıtma tesisi olacak, düzenli ve nizamlı bir çalışma alanı olacak. Şu anda Muradiye’de bizim yaptığımız yaklaşık 350 milyon liranın üzerinde bir maliyeti olan Muradiye arıtması var. İhalesini yaptık. İnşaat başlıyor önümüzdeki aylarda. 1,5 sene içinde tamamlanacak. Tam onun bitişindeki arsada da Muradiye OSB’nin atık su arıtma yeri var. Yer muhteşem, hiçbir sıkıntı yok. Gediz’in kenarında pis suyu getirecek, arıtacak, temiz su olarak salacağız. Yer olarak çok doğru bir seçim ama artık hızlanmamız lazım. Çünkü çok şahidim de sanayi tesisimiz var ve inanılmaz bir şekilde çevreyi kirletiyoruz. İkincisi az önce dediğim gibi biz de destek olalım. Yeni alanlarda gerekirse biz de işin ortağı olalım. Biz küçük esnafa daha çok sahip çıkalım. Küçük sanayiciye daha çok sahip çıkalım. Küçük sanayileri, kooperatifleri biz OSB’lerin içine entegre edelim. Bu da doğru bir proje. Üçüncüsü çok doğru bir şey söylediğiniz, bence OSB’lerin milyon dolarlı kasada olmaması lazım. Zaten siz de benden daha iyi biliyorsunuz. Devlet bir yerden sonra bu parayı el koyacak. O yüzden OSB’lerin biraz risk alıp ve yaşadıkları şehre de destek olması açısından şehirlere daha çok yatırım yapmaları lazım" dedi. Muradiye OSB’nin küçük sanayiciler için seçtiği bölgenin önemine değinen Manisa Valisi Vahdettin Özkan, "Özellikle şehrin sıkışmışlığı, trafik yönünde, değerler yönünde Bütün birinci, en birinci sorunu bütün şehrin yöneticileri biz de ilk göreve başladığımız zamanda her gelen arkadaşlar haklı olarak şehirde bir sıkışma var ve özellikle bu küçük esnafımızın, eşrafımızın bunların yer temini yönünde bir talepleri vardı. Bugün de bu talebin yerine getirilmesi ile ilgili bir nebze bir mesafenin katledilmesinden şehir olarak mutluyuz. Sizler mutlusunuz. Sizler mutlu oldukça biz şehir yöneticileri olarak bizler de mutlu oluyoruz. Hem merkezi idarenin hem mahalli idarelerin, belediyelerin el birliği yaparak sizin bu hissiyatınıza tercüman olması çok kıymetli bir şey. Biliyorsunuz dünyada da, Türkiye’de de, bütün şehirlerde de esas olan artık ulusal sanayi stratejimiz, dünyadaki sanayi stratejileri daha çevre dostu, daha dijital, daha şehri rahatlatacak bir kümelemeye sahip olmaktır" ifadelerini kullandı. Toplantıya Manisa Valisi Vahdettin Özkan, İl Jandarma Komutanı İlhan Şen, Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Yunusemre Kaymakamı Celalettin Cantürk, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Emre Şener ve Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık ile sanayiciler katıldı.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 11:08
Başkan Değirmenci’den MESS’e tepki
Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, Metal Sanayicileri İşverenleri Sendikası (MESS) ile yürütülen Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine başlayan arabulucu sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Değirmenci, MESS’in sunduğu ücret zammı teklifinin metal emekçilerinin geçim şartlarını karşılamadığını belirterek, sahada eylemlerin başlatıldığını duyurdu. Değirmenci, büyük umutlarla başlanan sözleşme görüşmelerinin MESS’in "komik" olarak nitelendirdiği ücret zammı teklifi nedeniyle tıkanma noktasına geldiğini ifade etti. Sunulan teklifin yoksulluk ve sefalet anlamına geldiğini savunan Değirmenci, bu yaklaşımın metal işçilerinin sabrını zorladığını aktararak sendika olarak haklı taleplerini sadece masada değil, sahada da dile getirme kararı aldıklarını ve MESS kapsamındaki işyerlerinde eylemlere başladıklarını belirtti. 13 Ekim 2025 tarihinde MESS ile masaya oturduklarını, bu süreçte beş ayrı toplantı yapıldığını ve birçok idari maddede uzlaşma sağlandığını kaydeden Değirmenci, son toplantıda MESS’in ilk 6 ay için saat ücretlerine yüzde 5 artı 11 lira 50 kuruş zam, sosyal yardımlara ise yıllık yüzde 25 artış teklif ettiğini hatırlattı. Değirmenci, bu teklifin kabul edilemez olduğunu dile getirerek bunun üzerine 8 Aralık 2025 itibarıyla uyuşmazlık tutulduğunu ve arabulucu sürecinin başladığını aktardı. Değirmenci, MESS’in kararlı duruşu anlaması için Bursa, Adana, Tekirdağ ve Kocaeli başta olmak üzere MESS kapsamındaki işyerlerinde vardiya çıkışlarında basın açıklamaları ve eylemlerin başlatıldığını altını çizdi. MESS’in teklifinde ısrar etmesi halinde eylemlerin dozunun artacağını dile getiren Değirmenci, hayat pahalılığına dikkat çekerek işverenlere çağrıda bulunarak metal emekçisinin alın terinin karşılığının verilmesi gerektiğini ve ücret zammının günümüz geçim şartlarına uygun bir seviyeye çekilmesini istedi. Sunulan teklifin iş barışını bozacağını savunan Değirmenci, metal emekçilerinin verimli üretim yapabilmesi için hak ettikleri ücretin verilmesi gerektiğine dikkat çekerek MESS’i en kısa sürede yeni ve adil bir teklif sunmaya davet etti.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:59
10. Uluslararası Altın Kalite Ödülleri sahiplerini buldu
Uluslararası Altın Kalite Ödülleri’nin 10’uncusu, iş, sanat ve medya dünyasından isimlerin katıldığı törenle sahiplerini buldu.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:53
Kendisi ayrı, çekirdeği ayrı şifa kaynağı
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde kurulan semt pazarında satışa sunulan bal kabağı, hem kendisi hem de çekirdeğiyle şifa kaynağı olarak ilgi görüyor. Evrenli Mahallesi’nde tarlasında doğal yöntemlerle yetiştirdiği bal kabaklarını pazara getiren 67 yaşındaki üretici Mustafa Uslu, bal kabağının faydalarının saymakla bitmediğini söyledi. Bal kabağının geçmişten günümüze şifa kaynağı olarak bilindiğini belirten Uslu, "Eskiden atalarımızdan dinlerdik, şimdi teknoloji gelişti, internetten de öğreniyoruz. Kabağın kendisi ayrı, çekirdeği ayrı şifa kaynağı. Ekonomik olarak ucuz ama faydası çok. Mutlaka tüketilmesi gereken bir ürün" dedi. Bal kabağının mutfakta farklı şekillerde değerlendirilebildiğini ifade eden Uslu, "Tatlısı yapılır, kaynatılarak tüketilir, gözlemesi yapılır. Ülkemizin her yerinde üretilebildiği için her yörenin kendine özgü tüketim şekli var. Çerez olarak tüketilen çekirdeğinin de faydaları saymakla bitmiyor" diye konuştu. Uzmanlar, bal kabağının A ve C vitamini, beta-karoten ve lif açısından zengin olduğunu, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, göz sağlığını koruduğunu ve sindirimi kolaylaştırdığını belirtiyor. Kabak çekirdeğinin ise protein, sağlıklı yağlar, magnezyum ve çinko bakımından zengin olmasıyla kalp sağlığını desteklediği, bağışıklığı güçlendirdiği ve özellikle erkeklerde prostat sağlığına katkı sağladığı ifade ediliyor. Öte yandan bal kabağının pazarda kilosu ortalama 25 TL’den satılırken, büyüklüklerine göre tanesinin 100 TL’den başlayan fiyatlarla alıcı bulduğu öğrenildi.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:44
Akiş GYO, sürdürülebilirlik alanında güçlü performansını korudu
Sustainable Fitch, Akiş GYO’nun kurumsal sürdürülebilirlik notunu en yüksek 2’nci seviyede teyit ederken, kurumsal puanını ise 70’ten 73’e çıkardı. Uluslararası sürdürülebilirlik derecelendirme kuruluşu Sustainable Fitch, Akkök Holding’in gayrimenkul sektöründeki iştiraki Akiş GYO’nun kurumsal sürdürülebilirlik notunu en yüksek 2’nci seviyede teyit etti. Kuruluş, aynı zamanda şirketin sürdürülebilirlik performansını yansıtan kurumsal puanını da 70’ten 73’e çıkardığını açıkladı. İstikrarlı çevre performansını BREEAM sertifikalarıyla güçlendiriyor Yapılan açıklamaya göre, şirketin sürdürülebilirlik uygulamalarının sürekliliğini destekleyen en önemli unsurlar arasında, amiral gemisi projeleri olan Akasya ve Akbatı’nın prestijli BREEAM In-Use "Excellent" sertifikalarını başarılı bir şekilde koruması yer alıyor. Şirket, çevresel performans alanında sergilediği yüksek şeffaflık yaklaşımı ile Kapsam 1 ve 2 emisyonlarının yanı sıra Kapsam 3 emisyon kategorilerini ve enerji, su ile atık verilerini düzenli olarak kamuoyuyla paylaşıyor. Ayrıca, uzun vadeli karbon nötrlüğü hedefi doğrultusunda, Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarına yönelik yıllık ve ölçülebilir azaltım hedefleri belirleyen şirketin toplam emisyonlarında kaydettiği iyileşme, çevresel sürdürülebilirlik taahhüdündeki kararlı ilerlemesini gösterdi. Kapsayıcılık ve eşitlik uygulamaları öne çıktı Açıklamaya göre, sosyal sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında ise, Akiş GYO uluslararası insan hakları ve çalışma standartlarıyla uyumlu bir çerçevede faaliyetlerini sürdürürken, kapsayıcılık ve eşitlik konularında yükselen bir grafik çiziyor. Öte yandan; Akasya bünyesinde faaliyet gösteren ve çocukların eğlenirken öğrenmesini destekleyen KidZania İstanbul ise, toplumsal kapsayıcılığa yönelik sağladığı katkılarla olumlu sosyal etki oluşturan uygulamalar arasında öne çıkıyor. Yönetişim alanında da şirketin, iş etiği kurallarıyla uyumlu, güçlü ve şeffaf kurumsal yönetişim yapısı önemli bir unsur olarak dikkat çekiyor.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:40
Gümüş rekor kırmaya devam ediyor
Gümüşün ons fiyatı 72 dolar seviyesini görerek rekor tazeledi. İç piyasada gram gümüş 100 TL’yi gördü.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:34
Bursa’da Vakıfların fahiş kira zammı esnafı vurdu
Türkiye ekonomisinde enflasyonla mücadele sürerken, Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün kiracılarına gönderdiği yüzde 60’a varan kira zammı esnafı zor durumda bıraktı. Devletin yeniden değerleme oranını yüzde 25 olarak belirlediği bir dönemde, vakıfların yüzde 55-60’lık artışı büyük tepki çekti.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:34
DAİMFED Gaziantep Şubesi’nin açılışı gerçekleştirildi
Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Gaziantep Şubesi, eski devlet bakanı ve 22. Dönem Gaziantep Milletvekili Kürşad Tüzmen ve Genel Başkan Mustafa Karslıoğlu’nun katılımı ile açıldı. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Gaziantep Şubesi, yoğun katılımla açıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda, federasyonun çalışmaları ve Gaziantep şubesinin hedefleri hakkında bilgiler paylaşıldı. "Gayrisafi milli hasılamıza en yüksek katkısı bulunan, en yüksek büyüme artışını sağlayan inşaat sektörü" Gayrisafi milli hasılaya en yüksek katkı ve en yüksek büyüme artışını sağlayan sektörün inşaat olduğunu söyleyen Kürşad Tüzmen, "Türkiye’de bugüne kadar yapılan bütün çalışmalarda aslında hep eskiden müteahhitler suçlanırdı ama depremler sırasında ve depremden sonra da ama şunu gördüm, gayrisafi milli hasılamıza en yüksek katkıda bulunan, en yüksek büyüme artışını sağlayan inşaat sektörü. Yüzde 12’lik bir artış sağlamış. Diğerleri düşürüyor, çekiyor aşağı yüzde 3,4’e kadar iniyoruz ama sektör burada. Yurt dışı müteahhitlik çok önemli, oralarda da harika işler yapıyor. 25-30 milyar dolarlık bir hacim her sene getiriyorlar. DAİMFED de burada seçiciliğiyle kendi arasındaki organizasyonu gayet güzel bir şekilde üstüne basa basa, teker teker ayakları yere basan bir şekilde üniversitelerle iş birliği yaparak alıyor, belli bir noktaya götürüyor. Bir sivil toplum örgütü olarak ben tabii fahri başkanlık yapıyorum, bütün işi arkadaşlarımız yapıyor, çalışıyorlar başkanlarımız, bize de burada biraz söz söylemek düşüyor. Ancak bakıyorum ben mesela koruyucu aileler konusunda şu anda Türkiye’nin dördüncü sırasına gelmiş durumdalar. Yaptıkları koruyucu aileleri bularak insanlara yaptıkları, çocuklara yaptıkları, geleceğimize yaptıkları yatırım çok önemli" dedi. "Tüm kurumlarımla beraber yanınızdayız" Derneğin faaliyetlerine destek verileceğini söyleyen Gaziantep Valisi Kemal Çeber, "Gaziantep’te bu sektörde hizmet veren arkadaşlarımızla zaten sürekli diyalog halindeyiz. Birkaç derneğimiz de var. Müteahhit arkadaşlarla, hepsiyle diyalog halindeyiz. Çok da güzel programlar da yapıyoruz. Bölgeden çıkan ve hedefi ulusal olan, ilerleyen mertebede uluslararası olan, böyle bir federasyonun çok daha etkili olacağını düşünüyorum. Dediklerinizi yaptığınız süre boyunca, yani bahsettiğiniz bize hem makamda hem burada da arkadaşların huzurunda anlattığınız hedefleri gerçek hedefleriniz olarak tuttuğunuz müddetçe ve o doğrultuda çalıştığınız müddetçe çok faydalı hizmetlere vesile olacağınıza inanıyorum. O hedeflerini gerçekleştirmeye dönük faaliyetlerinizde de sonuna kadar tüm kurumlarımla beraber yanınızda olduğunu mu ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. "Gaziantep şubemiz bu vizyonun güçlü bir parçası olacaktır" Gaziantep şubesinin bu vizyonun güçlü bir parçası olacağını aktaran DAİMFED Gaziantep Şube Başkanı Mustafa Kara, "Bugün burada hem Gaziantep’imiz hem de sektörümüz adına önemli bir adımı birlikte atmanın gururunu yaşıyoruz. DAİM FED olarak inşaat sektörünün sorunlarını dile getiren, çözüm üreten, mesleki dayanışmayı güçlendiren, ülke ekonomisini katkıyı önceleyen bir anlayışla yolumuza devam ediyoruz. Gaziantep şubemizde bu vizyonun güçlü bir parçası olacaktır. Bizler daha nitelikli yapılar üretmek, şeylerimizi daha yaşanılabilir kılmak, sektörümüzde etik sürdürülebilir, kaliteli bir anlayışı hakim kılmak için sorumluluk alıyoruz. DAİMFED, Gaziantep Şubesi olarak hedefimiz, meslektaşlarımız arasında birlik ve beraberliği güçlendirmek, sektörel sorunları ilgili kurumlarla istişare ederek çözüm üretmek, genç müteahhitleri desteklemek, şehrimizin planlı, çağdaş ve güvenli bir şekilde büyümesine katkı sağlamaktır. Bugün atılan bu adımın Gaziantep’imize, sektörümüze ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz" şeklinde konuştu. "Müteahhitlik sektörü ülkemizin kalkınmasında kritik bir role sahiptir" Müteahhitliğin ülke kalkınmasında kritik bir role sahip olduğunu söyleyen DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, "Gaziantep üretimiyle, sanayisiyle, ticaretiyle ve girişimci ruhuyla ülkemizin lokomotif şehirlerinden birisidir. Aynı zamanda köklü tarihi, güçlü ekonomisi ve üretken insanlarıyla Anadolu’nun yüz akı olmuştur. Federasyonumuzun Gaziantep’te bir şube açması sadece kurumsal bir genişleme değil, bu güçlü yapıyla aynı hedefler doğrultusunda yürüme iradesinin de bir göstergesidir. Müteahhitlik sektörü, konut üretiminden kentsel dönüşüme, altyapıdan sanayi yatırımlarına kadar ülkemizin kalkınmasında kritik bir role sahiptir. Biz bu sorumluluğumuzun farkındayız. Aramızdaki çürük elmaları ayırt ediyoruz. Ayıklaya ayıklaya federasyon olarak bu müteahhitlik sektörünü en güvenilir hale getirmek boynumuzun borcudur" diye konuştu. Açılış törenine Gaziantep Valisi Kemal Çeber, eski devlet bakanı ve 22. Dönem Gaziantep Milletvekili Kürşad Tüzmen, Genel Başkan Mustafa Karslıoğlu, federasyon yönetim kurulu üyeleri, oda ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, müteahhitler, iş adamları ve davetliler katıldı.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:34
Vatandaşları bilgilendirmek için pazarda "Sağlık için Balık" konulu stant kuruldu
Bozüyük İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, pazarda vatandaşlara yönelik "Sağlık için balık" konulu bilgilendirme standı açtı. Kapalı pazarda açılan stantta, balığın sağlık için önemi, güvenilir balık tüketimi, balık tüketirken nelere dikkat edilmeli konularında yetkililer tarafından vatandaşlar bilgilendirilirken el broşürleri dağıtıldı. Standı ziyaret eden Bozüyük Kaymakamı Adem Öztürk, çalışma hakkında Bozüyük İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmail Aksu’dan bilgi aldı. Açılan stant ile ilgili açıklama yapan Bozüyük Kaymakamı Adem Öztürk; "Vatandaşlarımızın daha sağlıklı, daha hijyen hem deniz ürünleri hem de diğer ürünlerden faydalanmaları için Tarım İlçe Müdürlüğümüzün ekipleri vatandaşlarımızı burada bilgilendiriyorlar. Aynı zamanda bilgilendirme denetim mahiyetinde vatandaşlarımızın daha sağlıklı ürün almaları noktasında satıcılarımızı görevlilerce denetlenmesi de gerçekleştirilecek. İlçemizde özellikle pazarımız büyük bir pazar. Dışarıdan çevre ilçelerden gelen vatandaşlarımızda var. Güvenilir bir pazar. Sağlıklı ürünlerin satıldığı bir pazarımız. Bu anlamda da vatandaşlarımızı da güven veriyoruz" dedi. Bozüyük İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince, pazarda yer alan balık satış yerlerinde balık boy ölçümleri yapıldı. Gerçekleştirilen denetimde Bozüyük Kaymakamı Adem Öztürk ve Bilecik İl Tarım ve Orman Müdürü Çetin Ayvalık da yer aldı.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:31
Finansal hizmetler güven endeksi Aralık ayında azaldı
Aralık ayında finansal hizmetler güven endeksi, bir önceki aya göre 7,4 puan azalış kaydederek 177,2 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Aralık ayına ilişkin Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) verisini açıkladı. Aralık ayında Finansal Hizmetler Anketi sonuçları, finansal sektörde faaliyet gösteren 147 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2025 yılı Aralık ayında FHGE, bir önceki aya göre 7,4 puan azalış kaydederek 177,2 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisi, son üç aydaki hizmetlere olan talep ve son üç aydaki iş durumu olmak üzere tüm alt endekslerin FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla zayıfladığı gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmeler ile gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin de zayıfladığı görüldü. İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler ile gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin zayıfladığı gözlendi. 2025 yılı Aralık ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre ‘Finans ve Sigorta Faaliyetleri’ sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre ‘64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)’ ve ‘66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler’ sektörlerinde sırasıyla 7,9 ve 17,9 puanlık azalış, ‘65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)’ sektöründe ise 0,1 puanlık artış olduğu gözlendi.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:26
ATO Başkanı Baran: "Yeni asgari ücretin tüm kesimler için hayırlı olmasını diliyorum"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, yeni asgari ücretin belirlenmesine ilişkin, "Milyonlarca çalışan için geçim ücreti, iş dünyamız için ise önemli bir maliyet unsuru olan asgari ücret 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren net 28 bin 75 TL olarak belirlendi. Yeni asgari ücretin tüm kesimler için hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran yaptığı yazılı açıklamada, asgari ücretin yüzde 27 artışla, 28 bin 75 liraya yükseltilmesinin işçi ve işverenler için hayırlı ve uğurlu olmasını diledi. Baran, ekonomide uygulanan enflasyonla mücadele politikalarının istikrarlı bir şekilde sürdürülmesini ve çalışanların yaşam standartlarının kalıcı bir şekilde tüm kesimlere yansımasını temenni ettiğini belirtti. "Brüt 33 bin 30 TL olan asgari ücretin işverene maliyeti 39 bin 553 TL düzeyinde" Açıklanan yeni asgari ücretin, çalışanların yaşam standartlarını ve refah seviyesini artırmaya yönelik olmasını temenni ettiğini belirten ATO Başkanı Baran, "Milyonlarca çalışan için geçim ücreti, iş dünyamız için ise önemli bir maliyet unsuru olan asgari ücret 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren net 28 bin 75 lira olarak belirlendi. Yeni asgari ücretin tüm kesimler için hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Brüt 33 bin 30 lira olan asgari ücretin işverene maliyeti ise 39 bin 553 lira düzeyinde. Ekonomide uygulanan enflasyonla mücadele politikalarının istikrarlı bir şekilde sürdürülmesi, fiyat dengelerinin güçlenmesi ve ekonomik istikrarın pekişmesiyle birlikte; çalışanların yaşam standartlarının kalıcı biçimde yükselmesini ve refahın toplumun tüm kesimlerine sürdürülebilir şekilde yansımasını temenni ediyorum. Bu süreçte, gelir vergisi dilimleri güncellenerek net ücretlerde artış sağlanması, işverenin yükünün azaltılması için de vergi ve prim desteklerinin güçlendirilmesi çalışanların refahını destekleyen, aynı zamanda üretim süreçlerini güçlü tutan adımlar olacaktır" ifadelerine yer verdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder