EKONOMİ
Başkan Dutlulu Saruhanlı’da toplu ulaşım esnafıyla buluştu 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 19:49:06 Saruhanlı ilçesinde toplu ulaşım esnafıyla bir araya gelen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından toplu ulaşım esnafına sağlanan yıllık 1,2 milyar liralık desteğin Türkiye’ye örnek olduğunu vurguladı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, toplu ulaşım esnafıyla bir araya gelerek sektörün taleplerini dinledi. Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım esnafına sağladığı yıllık 1,2 milyar liralık desteğin Türkiye’ye örnek olduğu vurgulandı. Saruhanlı Belediyesi Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen programda, CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ve Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara ile şehir içi taşıma yapan kooperatiflerin temsilcileri yer aldı. "İlk düzeltmeye çalıştığı işlerden bir tanesi oldu" Ulaşım kooperatif başkanıyla sorunları konuştuklarını belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Onlar dertlerini anlatıyordu. Biz de bize gelen sıkıntıları anlatıyorduk. Ferdi Başkan daha aday olmadan önce, biz Ferdi Başkan ile de bu konuları konuştuk. O zamanlardan çalışmaya başlandı. Güzel de bir ekip kurarak belediye başkanı seçilir seçilmez ilk düzeltmeye çalıştığı işlerden bir tanesi oldu" diye konuştu. "Yıllık 1,2 milyar liralık destek" Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesini halkın ve esnafın refahı için kullandığını belirten Başkan Besim Dutlulu, şu detayları paylaştı: "Ulaşım esnafına aktardığımız tutar aylık 100 milyon, yıllık ise 1,2 milyar liraya ulaştı. 24 milyarlık belediye bütçemizin yüzde 5’ini sadece sizlere ayırdık. Bu desteği verirken tek gayemiz vatandaşımızın mutluluğu. Halkımızın modern araçlarda, güler yüzlü şoförlerden hizmet almasını istiyoruz. Maddi imkanlar iyileşti; artık şoför eğitimlerine, araç bakımlarına ve klima kullanımına daha çok özen göstermenizi rica ediyorum." "Biz sizin yanınızdayız siz de Manisa halkının yanında olun" Ekonomik şartlar ve yüksek faiz oranları nedeniyle araç yenileme takvimini revize ettiklerini belirten Başkan Dutlulu, "Normalde araçları hemen değiştirmek istiyorduk ancak yüksek faizler buna engel oldu. Biz de bu bütçeyi yeni hatlar açmaya ve kendi otobüs filomuzu çoğaltmaya ayırdık. Önümüzdeki yıl faizlerin düşmesiyle birlikte özel kredi anlaşmaları ve belediye finansman desteğiyle araçları peyderpey yenileyeceğiz. Biz sizin yanınızdayız, sizden de tek ricamız Manisa halkına hak ettiği kaliteli hizmeti sunmanızdır" dedi. Programa katılan CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, özel halk otobüslerinin kamuya hizmet ettiğini ve belediyelerin direktifleri doğrultusunda çalıştığını söyledi. Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, göreve geldiklerinde ilk olarak şoför esnafına kulak verdiklerini belirtti. Cıllı, "Ana arterlerin asfaltlanması noktasında Besim Başkanımıza gittik, bizi geri çevirmedi. Kendi sorumluluk sahamızdaki yerleri biz, Büyükşehir sorumluluğundaki yerleri de Başkanımız asfaltlıyor. Sonuçta Saruhanlı ve şoför esnafımız kazanıyor. Kendisine destekleri için teşekkür ediyorum" diye konuştu. CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ise, toplu ulaşım esnafı ile bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in selamlarını ileten Özalper, esnafın sorunlarını dinlemek için her zaman hazır olduklarını vurguladı. Toplantıda söz alan Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı desteklerden övgüyle bahsetti. Sistemin temellerinin merhum Ferdi Zeyrek döneminde atıldığını ve Başkan Besim Dutlulu ile kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Kara, "Bugün Manisa’daki bu hizmet ve destek seviyesi Türkiye’nin hiçbir yerinde yok" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:39 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" dedi. Vizyon 100 Platformu’nun düzenlediği Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliği, Türkiye’deki şirketlerin üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, "Küresel Liderler Oturumu"na da ev sahipliği yaptı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihsel bir eşikten geçildiğini gördüklerini belirterek, "Jeopolitik gerilimler derinleşirken ticaret düzeninin yeniden şekillendiği, yapay zekânın üretim ve emek piyasalarını dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetlerinin giderek somutlaştığı, demografik dönüşümün eş zamanlı baskı oluşturduğu bir eşikte bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Küresel büyümenin bu gelişmelere paralel olarak hala dayanıklılık göstermiş olsa da son üç yıldır yüzde 3’ler seviyesinde seyrederek 2000-2019 ortalaması olan yüzde 3,7’nin altında gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Küresel mal ve hizmet ticaretinin yıllık ortalama büyüme hızı 2000-2019 döneminde yüzde 4,8’den 2020-2025 döneminde yüzde 3 seviyesine gerilemiş; ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir" açıklamalarında bulundu. "Bugün bölgemizde yaşanan gerilimler bu kırılgan yapıya yeni riskler eklemektedir" diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Orta Doğu’da yaşanan savaş; enerji fiyatlarından ulaşım maliyetlerine, finansal piyasalardan para politikası beklentilerine kadar geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar petrol ve LNG arzını olumsuz etkileyerek enerji fiyatlarını yükseltmiş; artan güvenlik riskleri sigorta primlerini ve navlun maliyetlerini artırmıştır. Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatları için yukarı yönlü risk oluştururken, bu gelişmeler küresel enflasyon beklentilerini bozarak fiyatlar üzerinde ilave baskı meydana getirmiştir. Jeopolitik risk algısındaki artış, risk primlerini ve borçlanma maliyetlerini yükseltmiş; finansal koşullar sıkılaşmıştır." "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" IMF’nin güncel tahminlerinde 2026 yılı küresel büyüme beklentisinin yüzde 3,1’e gerilediğini ve enflasyon beklentisinin yüzde 4,4’e yükseldiğini kaydeden Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" şeklinde konuştu. "Türkiye adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda" Çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile Türkiye’nin adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda olduğunu hatırlatan Yılmaz, "2025 yılında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için karar alınmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye çekmeye yönelik teşviklerin, Türkiye’yi yatırımcılar açısından üretim ve değer oluşturma bakımından çok daha güçlü bir merkez konumuna taşıdığımı vurguladı. Geçtiğimiz günlerde ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nı açıkladıklarını aktaran Yılmaz, "Bu program, Türkiye’nin yeni dönemdeki ekonomik konumlanmasını net biçimde ortaya koyan kapsamlı bir stratejidir. Meclisimizde yasal çerçevesi için çalışmaların başladığı program kapsamında üretim ve ihracat odaklı firmalar için son derece rekabetçi bir vergi yapısı oluşturuyoruz. İhracat yapan firmalar için kurumlar vergisini önemli ölçüde indirerek Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir üretim üssü haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte etkin bir finans üssü olarak konumlandırma hedefi doğrultusunda finansal piyasaların derinliğini artırdıklarını, uluslararası sermaye ile entegrasyonu güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Küresel ekonominin yönünün yeniden belirlendiği böyle bir dönemde, doğru konumlanan ülkelerin önümüzdeki yılların kazananları olacağı açıktır. Türkiye, güçlü makroekonomik temelleri, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve kararlılıkla uyguladığı politikalarla bu yeni dönemin merkezinde yer almaya devam edecektir."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:01 Denizli OSB ve KalDer sosyal sorumluluk ile kalite dönüşümünde buluştu Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ve Yönetim Kurulu’na tebrik ziyaretinde bulundu. Denizli OSB Yönetim Kurulu Üyeleri İbrahim Onur Yıldırım, Sevde Şensöz Çelik, Orhan Tahtalı ve Bölge Müdürü Ahmet Taş’ın da yer aldığı ziyarette, kurumlar arası iş birliği ve kalite odaklı çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaret kapsamında KalDer Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Ateş tarafından, LÖSEV Anne Üretim Atölyeleri’nde lösemili çocukların anneleri tarafından hazırlanan "Umut Bebeği", Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu’na takdim edildi. "Kalite odaklı dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam edeceğiz" Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "KalDer’in ülkemizde kalite kültürünün yaygınlaşmasına yönelik yürüttüğü çalışmalar, sanayi ekosistemimizin sürdürülebilir gelişimi açısından önem taşımaktadır. Kurumlar arası güçlü iş birliklerinin, Bölgemizin rekabet gücünü artırmada belirleyici olduğuna inanıyoruz. Öte yandan, LÖSEV Anne Üretim Atölyeleri’nde büyük emek ve duyarlılıkla hazırlanan bu anlamlı hediyenin bizlere takdim edilmesi, sosyal sorumluluğun üretim ve dayanışma ile nasıl bütünleştiğinin somut bir göstergesidir. Denizli OSB olarak hem kalite odaklı dönüşüm süreçlerini hem de toplumsal fayda sağlayan projeleri desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Ziyaret günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:53 Kepez’in Mayıs gündeminde 2025’in bütçe başarısı konuşuldu Kepez Belediyesi’nin 2025 yılı gelir bütçesi gerçekleşme oranı yüzde 104.43, gider bütçesinin gerçekleşme oranı yüzde 92.33, tasarruf tedbirlerine rağmen yatırım bütçesinin gerçekleşme oranının ise yüzde 85 olduğu açıklandı. Kepez Belediyesi Mayıs ayı olağan toplantısı, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz başkanlığında gerçekleştirildi. Mayıs ayı toplantısında 3 önerge olmak üzere toplamda 28 gündem maddesi görüşüldü. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan meclis toplantısının açılışında konuşan Başkan Kocagöz, "Bu memlekette iyiler de var, kötüler de. Bize düşen iyileri savunacağız. Kötülere siyaset yaptırmayacağız. Zaten biz bu yüzden siyaset yapıyoruz" diyerek, siyasetin de bir fedakarlık olduğunu söyledi. Başkan Kocagöz, "Bu memleketi ve vatanı hepimiz çok seviyoruz. Birbirimizin hatalarını kapatacağız, güzellikleri alarak büyüteceğiz" dedi. Mayıs ayında dolu dolu etkinlik Kepez’de Mayıs ayında yapılacak etkinliklere değinen Başkan Kocagöz, 7-8 Mayıs Otodrag, 9-10 Mayıs Motodrag, 9 Mayıs 2. Yöresel Glütensiz Lezzet Şenliği, 10 Mayıs’ta Engelsiz Festival, yine 10 Mayıs’ta Kızıllı Mahallesi’nde yapılacak Kırsala El Uzat Projesi etkinliklerine tüm Antalyalıları davet etti. Başkan Kocagöz, Kırsala El Uzat Projesi kapsamında belediyenin marangozdan elektrikçisine kadar herkesin orada olacağını ve bir dayanışma örneğinin sergileneceğini söyledi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı da kutlayan Başkan Kocagöz, 16 Mayıs’ta Kepez Kent Tiyatrosu’nun sahneleyeceği ‘Bandırma Vapuru’ adlı tiyatro gösterisine herkesi davet ederek, "Türkiye’de gündem olacak çok güzel bir oyun sergileyeceğiz" dedi. 2025 yılı bütçe başarısı Başkan Kocagöz’ün konuşmasının ardından meclis gündemine geçildi. Nisan Meclisinde alınan kararların görüşülmesi ve oylanmasının ardından Mayıs gündem maddeleri görüşüldü. 2025 yılı Taşınır Kesin Hesabı ile 2025 yılı Bütçe Kesin Hesabı, meclisin ikinci oturumunda oy birliğiyle kabul edildi. Başkan Kocagöz, 2025 yılı kesin hesap bütçesiyle ilgili şu açıklamayı yaptı: "Kesin Hesapla ilgili gelir bütçemiz 4 milyar 350 milyon lira öngörülmüştü. 4 milyar 543 milyon 737 bin olarak gerçekleşmiş. Yani yüzde 104.43 gerçekleşmiş. Bu yüzde 57 oranında tahsilatımızı artırmış bulunuyoruz. Gider Bütçemiz ise; 4 milyar 952 milyon öngörülmüş, 4 milyar 572 milyon olarak gerçekleşmiş. Gerçekleşme oranı yüzde 92.33’tür. Bu başarılı bir sonuçtur. Yatırım bütçemiz ise; 2025 yılı tasarruf tedbirlerinin uygulandığı bir yıldı biliyorsunuz. Buna rağmen 1 milyar 579 milyon 205 bin lira ödenek ayrılmış, bununda 1 milyar 341 milyon 737 bini gerçekleşmiş. Yani gerçekleşme oranı yüzde 85’tir tasarruf tedbirlerine rağmen 2 Nisan 2024’te devir aldığımız borç tutarı 1 milyar 226 milyon 448 bin 964 liraydı. Şu anda hiç borcumuz yok." Kepez’e 3 yeni semt evi Mayıs ayı meclisinde; Yenidoğan Mahallesi, Varsak Mahallesi ve Yenimahalle’de bulunan ve mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait park alanlarına, hayırseverler tarafından semt evleri yapılması için Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e yetki verildi. Kanal Mahallesi’nde mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan çocuk bahçesi alanı içinde atıl olarak bulunan binanın Antalya İşitme Engelliler Spor Kulübü tarafından 10 yıllığına kullanılması oy birliğiyle kabul edildi. "Kimse mağdur olmamalı" Zafer Mahallesi’ndeki cumartesi pazarının tadilatı ile ilgili gündem maddesiyle ilgili Başkan Kocagöz, "Zafer Mahallesi’ndeki cumartesi pazarı 35 yıllık bir pazar Burayla ilgili bir yıkım kararı geldi. Çünkü buranın çatısı çürük ve biz burayı yıkmak zorundayız. Bunu yıkarken ne esnafımızın ne de vatandaşımızın mağdur olmaması gerekiyor. Pazar alanının yan tarafını asfaltladık. 552 esnafımızı mağdur etmeden burada hizmet vermelerini sağlayacağız" dedi. Belediye meclisine önerge ile sunulan bir başka gündem maddesi kararı ile de bu pazar alanıyla ilgili KEPTAŞ’a yetki verildi. Şehidin ismi Kepez’de yaşayacak Mayıs meclisinde; Çamlıca Mahallesi’ndeki sokağa ‘Şehit Mehmet Alan Sokak’ isminin verilmesi oy birliğiyle kabul edildi. Artvin ilinin Şavşat ilçesisnde, jöandarma er olarak vatani görevini yaparken 1982’de şehit düşen Mehmet Alan’ın adı, bu kararla artık Kepez’de yaşayacak. Kepez Belediye Meclisi’nde aynıca, Duacı Mahallesi 9000 sokakta Kent Ormanı içerisinde bulunan D Tipi Mesire alanının, Döşemealtı Sanayici ve İş Adamları Derneği ile Ortak hizmet projesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu amaçla protokol yapılması için Başkan Kocagöz’e yetki verildi. Yaşlılık temalı kısa film yarışması düzenlenecek Meclis gündeminin 19. maddesinde ise, yaşlılık olgusuna dikkat çekildi. Yaşlı bireylerin yaşam deneyimlerini görünür kılmak ve kuşaklar arası anlayışı güçlendirmek amacıyla ‘Yaşlılık’ temalı Kurmaca ve Belgesel Kısa Film Yarışmasının düzenlenmesi konusu da meclis gündemine taşındı. 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nda paramedik olarak çalışan ve bir yıl önce 18 yaş altı 4 çocuk tarafından darp edilmesi sonucu genç yaşta hayatını kaybeden Hamit Aras’ın isminin, Kütükçü mahallesi 2975 sokak üzerindeki parka verilmesi konusu da meclis gündeminde yer aldı.
Başkan Seçer: "Belediyelerimizin işini kolaylaştırmak için gayret sarf ediyoruz"
28 Nisan 2026 Salı - 11:06 Başkan Seçer: "Belediyelerimizin işini kolaylaştırmak için gayret sarf ediyoruz" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Ankara’da düzenlenen ‘TBB Araç Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, belediyelerin artan ihtiyaçlarına dikkat çekerek, "Yerel yönetimlerin daha güçlü hizmet sunabilmesi için her türlü desteği vermeye devam ediyoruz" dedi. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Ankara’da gerçekleştirilen ‘TBB Araç Teslim Töreni’ne katıldı. Düzenlenen tören ile 94 belediyeye toplam 95 yeni araç teslim edildi. Belediyelerin sosyo-ekonomik yapısı, yüzölçümü, nüfusu ile ihtiyaç ve talepleri esas alınan dağıtım kapsamında, farklı siyasi parti yönetimindeki 94 belediyeye toplam 95 yeni araç desteği sağlandı. Teslim edilen hizmet araçları, 25 damperli kamyon, 22 çöp kamyonu, 13 kazıcı yükleyici, 11 paletli ekskavatör, 5 arazöz, 3 yol süpürme aracı, 3 toprak silindir, 3 lastik teker ekskavatör, 2 yarım otobüs ile birer adet greyder, itfaiye aracı, kombine kanal açma aracı, loder, lowbed, sepetli vinç, transmikser ve vidanjörden oluştu. Teslimi yapılan araçlar aracılığıyla, belediyelerin hizmet kapasitesini artırılmasına ve vatandaşların daha kaliteli hizmet sunulmasına katkı sağlamak hedefleniyor. "Belediyelerimizin işini kolaylaştırmak için gayret sarf ediyoruz" Başkan Seçer, törende yaptığı konuşmada, belediye başkanlarının çok önemli görevleri yürüttüklerinin bilincinde olduklarını ifade ederek, özellikle ekonomik kriz içerisinde zor şartlarda ve yoğun mesai yaptıklarını vurguladı. TBB’nin belediye başkanlarının zorlu mesaisine destek olduğunu belirten Seçer, "Bin 405 belediyemizin üye olduğu TBB olarak, belediye başkanlarımızın hemşehrilerine hizmet götürürken işlerini bir nebze kolaylaştırmak, onlara destek olmak, mevcut ekonomik konjonktürde, darboğazda dokunuşta bulunmak için gayret sarf ediyoruz" dedi. Gerçekleştirilen tören ile Türkiye’nin her yerinden farklı siyasal partilerin yönetimindeki 94 belediyeye 95 araç teslim edildiğini dile getiren Seçer, ilerleyen dönemde yapılacak dağıtımlar neticesinde 2 yılda 714 aracın teslim edilmiş olacağını kaydetti. "Finans disiplini ve liyakatli kadrolar eşliğinde önümüzde hiçbir şey duramaz" Belediye başkanlarının görev yürütürken 2 önemli dayanak noktası olduğunun altını çizen Seçer, finans disiplininin ve liyakatli kadroların önemine değindi. Seçer, "Finans disiplini ve liyakatli kadrolar eşliğinde önümüzde hiçbir şey duramaz. vatandaşalrımızın memnuniyetini daha üst seviyelere çıkartırız. Türkiye Belediyeler Birliği üyelerine sadece iş makinesi ve araç desteği yapmıyor. Proje desteği, proje çalışmalarına nakdi destekler, eğitim çalışmaları, çalıştaylar, paneller, personelimizin bilgisini ve becerisini geliştirmeleri için yurt dışı gezi programları, inceleme gezileri gibi birçok alanda belediyelerimize katkı sunuyoruz" sözlerini kaydetti. "Belediyelerimiz projelerimizde birbirinden ilham alıyor" TBB’nin güncel projelerinden söz eden Seçer, çalışmaların iş birliklerini artırdığını vurguladı. Yakın dönemde düzenlenen Belediyecilik Forumu’nu örnek gösteren Seçer, "Belediyecilik Forumu’na yerel yönetimlerden 700’ün üzerinde başvuru yapılması bizi son derece memnun etti. Forumda belediyelerimizin 200’den fazla özgün projesi ve uygulaması anlatıldı. Katılımcılar birbirlerinden ilham aldılar ve yeni iş birliklerinin temelini atmış oldular" diye konuştu. Belediyeler kapsamında yürütülen Yönetici Geliştirme Programı’na da büyük önem verdiklerini ifade eden Seçer, belediyelerin üst yönetimlerinin programa katılması konusunda teşvik edilmesi gerektiğinin altını çizdi. 352 yöneticinin bu programda eğitim aldığını sözlerine ekleyen Seçer, sayının artmasını temenni ettiğini söyledi. TBB ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ortaklığında yürütülen ‘Ortak Hizmet Modeli’ne de değinen Seçer, projenin hayata geçtiğini belirterek, "Pilot bölge olarak Batı Karadeniz’de çalışmaları yürütmeye başladık. Yaptığımız incelemeler sonucunda Batı Karadeniz’de 22 belediyemiz ile bu projeyi gerçekleştirme kararı aldık. Şu anda da Safranbolu’da çalışmaya başladık. Böylelikle TBB, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve protokol yaptığımız belediyemiz üçlü bir imece ile harika projeleri ortaya çıkartıyor" ifadelerini kullandı. TBB olarak, belirli kriterler ve puanlama usulüyle araç teslimi yapacakları belediyeleri belirlediklerinden söz eden Seçer, "‘Bölgesi, sosyo-ekonomik durumu, coğrafyanın durumu, belediyenin kendi ekonomik durumu, talepler ve öncelikler nedir?’ diye bütün soruları harmanlıyoruz ve bu araç-gereçlerin hangi belediyeye verilmesi gerektiğini tespit ediyoruz" diye belirtti. Seçer ayrıca, mükemmel bir yönetim anlayışı ve kurumsal bir yapı içerisinde bu kuralları TBB’ye yerleştirmeye çalıştıklarını söyledi. "2 Mayıs’ta TBB’nin Genel Kurulu’nu yapacağız" Seçer, önümüzdeki günlerde TBB Genel Kurulu yapılacağını duyurarak, "2 Mayıs Cumartesi günü Ankara’da saat 11.00’de hep beraber Türkiye Belediyeler Birliğimizin Genel Kurulu’nu yapacağız. Hepinizi oraya davet ediyorum. 3 yıllığına TBB başkanını, encümen üyelerimizi, başkan vekillerimizi seçeceğiz. Komisyonlar belirlenecek ve 3 yılı bu kadrolarla sürdüreceğiz. Umut ediyorum bundan sonraki süreçte de TBB, üzerine katarak belediye başkanlarımıza katkı sunmaya devam eder" dedi. "İşimiz gücümüz belediye" Seçer, belediye başkanlığının son derece yoğun ve sorumluluğu yüksek bir görev olduğunu vurgulayarak, 7 gün 24 saat belediye işleriyle ilgilendiklerini, günlük hayatın her anında kentin ihtiyaçlarını fark ettiklerini ifade etti. Belediye başkanlığını çok önemli bir görev olarak gördüğünü, en büyük motivasyonlarının ise vatandaşların memnuniyeti, duası ve sevgisi olduğunu dile getiren Seçer, "İşimiz gücümüz belediye. İşimiz gücümüz beldenin huzuru. Güzel hizmetler yapmak için çalıştığınıza inanıyoruz. İyi işler yapıp vatandaşın sevgisine mazhar olmak dünyanın malına değer. Bu duygu ve düşüncelerde bu görevi yapıyoruz" diye konuştu. Seçer’in konuşmasının ardından hibe edilen araçların temsili anahtarları belediye başkanları ve yöneticilerine teslim edildi.
Gdz Elektrik’ten 64 milyar liralık teknoloji odaklı yatırım hamlesi
28 Nisan 2026 Salı - 10:53 Gdz Elektrik’ten 64 milyar liralık teknoloji odaklı yatırım hamlesi Gdz Elektrik, 2026-2030 döneminde 64,2 milyar lirayı aşan yatırım planıyla enerji altyapısını iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı daha güçlü, daha akıllı ve daha dayanıklı hale getiriyor. Yeni yatırım dönemini değerlendiren Gdz Elektrik Genel Müdürü Ahmet Bayramoğlu, yüksek riskli bölgelerdeki fiziksel önlemleri yapay zeka destekli izleme sistemleriyle destekleyerek enerji altyapısını iklim krizine karşı çok katmanlı bir koruma modeliyle güvence altına aldıklarını söyledi. İklim değişikliğinin etkilerine karşı geliştirilecek önlemleri operasyonlarının merkezine alan Gdz Elektrik, 2026 yılında kırsaldaki ve iklim etkilerine açık bölgelerdeki bakım çalışmaları için yaklaşık 294 milyon lira bütçe ayırdı. Geliştirilen yapay zeka destekli erken uyarı sistemleri, meteorolojik veriler ve uydu görüntülerinin entegre edildiği platform sayesinde riskli noktalarda enerji akışı otomatik kesilerek önleyici müdahale sağlanacak. Yaz hazırlıkları kapsamında havai hatlara yaklaşan ağaçlarda budama, bitki örtüsü temizliği, koridor açma ve izolasyon uygulamaları hayata geçirilirken, termal kameralar ve dronlarla yapılan gözlemlerle sorunlar önceden tespit ediliyor. Önceki yatırım döneminde ormanlık alanlarda 7 bin 359 kilometrelik koridor açma çalışması tamamlandı, 2026 yılında bu çalışmalara 2 bin 404 kilometre daha eklendiği bildirildi. Enerji altyapısında dijital dönüşüm ve sahada yenilikler Enerji altyapı yönetimini dijital uygulamalarla güçlendiren şirket, dağıtım sistemini tek merkezden anlık izliyor. Verilere göre Gdz Elektrik bölgesinde bir önceki yıla ait ortalama kesinti süresi 745 dakika ile bin 295 dakika olan Türkiye ortalamasının altında kaldı. Kesinti sıklığı ise 10,69 skoru ile 23,40 olan ülke ortalamasının oldukça altında gerçekleşti. Sahada ise bakım ve onarım operasyonları için tasarlanan yüzde 100 elektrikli platform sistemine sahip araçlar kullanıma alındı. Karbon emisyonunu azaltan bu araçların sessiz çalışma özelliğiyle gece saatlerinde de operasyon yapılabildiği aktarıldı. Ayrıca muhtarlara özel iletişim hattı kurularak İzmir’de bin 298, Manisa’da bin 90 olmak üzere toplam 2 bin 388 muhtara çağrı merkezine 3 saniyede erişim imkanı tanındı. Yeni yatırım dönemi ve hedefler Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği koordinesinde düzenlenen toplantıda konuşan Gdz Elektrik Genel Müdürü Ahmet Bayramoğlu, yatırımları sahada riskin en yüksek olduğu alanlara yönlendirdiklerini belirterek, "2021’den 2025’e kadarki beş yıllık dönemde bu bölgede yaklaşık 37 milyar lira büyüklüğünde yatırımlar gerçekleştirmiştik. Yeni dönem için bu rakam 64 milyar seviyesine evrildi ve 2026 yılı için ise bu kaynağın 12,8-13 milyar liralık dilimi yatırım olarak bölgemize kazandırılacak. Benzer şekilde 14 milyar lira büyüklüğünde de bakım kaynağı planlaması yapıyoruz. Kırsal gündem olduğunda ovalarda, yeşil alanlarda, ormanlık alanlarda ve yaylalarda coğrafyamıza yayılı yerleşim yerleri ve bu yerleşim yerlerine uzanan elektrik hatları akla geliyor. Yatırım planlamalarımızda ve bakım çalışmalarımızda yaz dönemi gelmeden önce bu hatlarımızda ihtiyaç olan iyileştirmelerin yapılması, bitki örtüsü temizliklerinin yapılması, gerekli olan yerlerdeki ekipmanların değiştirilerek yenilenmesi, izolasyon çalışmaları yapılarak risklerin bertaraf edilmesi, teknolojik birtakım önlemlerle bazı kestirimci adımların alınmasının sağlanması gibi çalışmalar yapıyoruz. Kaynaklarımızın büyük bir bölümünü bu alanları önceleyerek kullanıyoruz" dedi. Bayramoğlu, enerji dağıtım altyapısının anlık olarak izlenip yönetildiğini ve kayıp-kaçak oranında yüzde 6,46 seviyesinde kalarak hedeflerin altında bir oran yakaladıklarını hatırlatarak, "Hatların tamamını dronlarla, üzerlerinde bulunan termal kameralar ve benzeri ekipmanlarla tarayarak anomali ya da önceden kestirilebilecek bir olumsuzluk varsa bunların tespit edilmesini sağlıyoruz. Son yıllarda, iklim değişimi ve ısınmanın, aşırı sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli yerel rüzgarlar gibi etkilerini bütün Akdeniz havzasında olduğu gibi bölgemizde de daha kuvvetli şekilde hissediyoruz. Bu tabloya karşı doğa için enerji yaklaşımımızla önlemler alıyoruz. Yüksek riskli bölgelerdeki fiziksel önlemlerimizi, yapay zeka destekli izleme sistemleriyle destekliyor, çok katmanlı bir koruma modeli uyguluyoruz. Amacımız, enerji altyapımızı iklim krizine karşı daha dayanıklı hale getirmek" ifadelerini kullandı.
TAV Havalimanları ilk üç ayda 19 milyon yolcuya hizmet verdi
28 Nisan 2026 Salı - 10:47 TAV Havalimanları ilk üç ayda 19 milyon yolcuya hizmet verdi TAV Havalimanları 2026’nın ilk üç ayına dair finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Şirket işlettiği havalimanlarında dış hatlarda 10,4 milyon, iç hatlarda 8,6 milyon olmak üzere toplam 19 milyon yolcu ağırladı. Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları, 2026’nın ilk çeyreğinde toplam yolcu sayısını yüzde 7 arttırdı. Aynı dönemde şirketin konsolide cirosu 361 milyon avro oldu. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan "2026’nın ilk çeyreği, artan küresel ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerle geride kaldı. Özgün iş modelimiz ve çeşitlendirilmiş portföyümüz sayesinde bu belirsizliklerin etkisini sınırlayabildik. Yolcu trafiğimiz, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artarak 19 milyona ulaştı ve küresel ortalamaların üzerinde gerçekleşti. Portföyümüzde öne çıkan başlıklar arasında Ankara’da dış hat trafiği yeni hatların devreye girmesi ve düşük maliyetli hava yolu şirketlerinin katkısıyla yüzde 23 arttı. 2026, Ankara’nın güçlenen operasyonel ve finansal performansının konsolide sonuçlarımıza tam olarak yansıyacağı ilk yıl olacak. Antalya’da bir başka önemli kilometre taşına ulaştık. Nisan 2025’ten bu yana faaliyette olan yeni terminal ve yardımcı tesislerin desteğiyle artan kapasite, yoğun yaz sezonu öncesinde yolcu deneyimini önemli ölçüde geliştirdi. Finansal katkısının ötesinde Antalya projesi, TAV’ın başarılı ortaklıklar kurmak konusundaki becerisini gösteriyor. Hizmet şirketlerimizin Antalya’daki faaliyetlerinin etkisi 2026’da ilk kez tam olarak görülecek. Almatı Havalimanı’nda dış hat trafiği güçlü biçimde artmaya devam ederken, yatırım programımızın ikinci fazı takvime uygun şekilde ilerliyor. Kazakistan’ın bölgesel bir aktarma ve lojistik merkezi olma hedefini doğrultusunda jet yakıtı arz politikasındaki son değişiklikler 2026’nın ilk çeyreğinde hacim ve marjlar üzerinde baskı oluşturdu. Bununla birlikte, maliyet verimliliğinin artmasının ve rekabetçi fiyatlamanın orta vadede trafik büyümesine daha güçlü katkı vereceğine inanıyoruz. Bu nedenle 2026’yı Almatı için bir geçiş yılı olarak görüyoruz; havacılık gelirlerini güçlendirmeye, operasyonlarımızı optimize etmeye ve uzun vadeli değer oluşumunu korumaya odaklanıyoruz" dedi. Misafirperverlik ve hizmet kalitesi, uzun vadeli vizyonlarının ayrılmaz bir parçası olmaya devam ettiğini söyleyen TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, "Bu yıl, Skytrax Ödülleri’nde havalimanlarımızdan üçü dünya genelinde ilk 100 içinde yer alırken, dört havalimanımız ACI ASQ Ödülleri’ne layık görüldü. Bu başarılar operasyonel mükemmeliyet ve ekiplerimizin yetkinliğini yansıtıyor. Yolcu memnuniyetiyle çalışan mutluluğu arasındaki güçlü bağın farkındayız ve bu çerçevede TAV’ın bir kez daha Great Place to Work sertifikasını almış olmasından mutluluk duyuyoruz.Genel Kurulumuz, 2025 UFRS net karımızın yüzde 50’sine karşılık gelen yaklaşık 1,3 milyar TL tutarında temettü dağıtımını onayladı. Devam eden yatırımlarla birlikte ve küresel belirsizlik ortamında alınan bu karar, nakit oluşturma gücümüzün sağlamlığını ve hissedarlarımıza sürdürülebilir getiri oluşturma taahhüdümüzü teyit ediyor. Jeopolitik gelişmeleri ve piyasa şartlarını yakından izlerken, operasyonel mükemmeliyet ve sürdürülebilir değer oluşumuna kararlılıkla odaklanmaya devam ediyoruz. Bununla birlikte, sürdürülebilir büyümeye odaklanan beş yıllık stratejik planlamamızı şekillendirmeye başladık. TAV Havalimanları’nın geleceğini birlikte inşa ederken, çalışanlarımıza, hissedarlarımıza ve iş ortaklarımıza güven ve destekleri için içten teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.
Topraktan sofraya uzanan değerlere sahip çıkılıyor
28 Nisan 2026 Salı - 10:43 Topraktan sofraya uzanan değerlere sahip çıkılıyor Denizli’nin Çal ilçesine bağlı Kabalar Mahallesi’nde faaliyet gösteren Kabalar Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, YÖREX Fuarı’nda bölgenin coğrafi işaretli ve doğal ürünlerini tanıtarak büyük ilgi gördü. Denizli’nin Çal ilçesine bağlı Kabalar Mahallesi’nde kısa sürede önemli bir üretim gücüne ulaşan Kabalar Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, bu yıl ilk kez Antalya’da düzenlenen YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’nda yer alarak bölgenin zengin tarımsal değerlerini Türkiye’ye tanıttı. 22-26 Nisan tarihleri arasında ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyonda, Çal Belediyesi’nin açtığı stantta ürünlerini sergileyen kooperatif, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Kooperatif Başkanı Özkan Tatar, fuarın ardından yaptığı değerlendirmede, Çal’ın köklü tarım geleneğini ve doğal üretim gücünü daha geniş kitlelere ulaştırmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Tatar, "Bizler üreticiler olarak toprağımıza bağlıyız. Ürettiğimiz her ürün, bu toprakların karakterini ve emeğimizi yansıtıyor. Antalya’daki fuar, bu emeği görünür kılmak adına çok kıymetli bir fırsat oldu" dedi. Fuarda en çok dikkat çeken ürünlerin başında, ince damarlı, hafif mayhoş ve tüysüz yapısıyla bilinen salamura yaprak geldi. Bunun yanı sıra, bölgenin en önemli değerlerinden biri olan Çal karası üzümünden elde edilen pekmez ve coğrafi işaretli kuru üzüm de ziyaretçilerin ilgisini topladı. Sulanmayan topraklarda yetişen Çal karası üzümünün, kan değerlerini dengeleyici ve kan yapıcı özellikleriyle öne çıktığını vurgulayan Tatar, bu ürünün korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Çal karası üzümü üzerine bilimsel çalışmaların da sürdüğünü ifade eden Tatar, Pamukkale Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Hakan Karaca ve Güney Ege Kalkınma Ajansı iş birliğiyle yürütülen projelerin, ürünün değerini daha da artıracağını söyledi. Kooperatifin üretim çeşitliliğinin her geçen gün arttığını belirten Tatar, coğrafi işaretli Çal Sultaniye üzümünde yıllık yaklaşık 800 ton yaş ürün satışı yapıldığını, kurutulmuş ürün pazarının ise yeni yeni geliştiğini ifade etti. Bölgeye özgü aromasıyla dikkat çeken bu ürünün önümüzdeki yıllarda daha geniş pazarlara ulaşması hedefleniyor. Sazderesi mevkiinde üretilen biberiye turşusunda yıllık 20 ila 25 ton arasında üretim gerçekleştirdiklerini belirten Tatar, Adıgüzeller Barajı çevresindeki Durhasan, Kavlaklık ve Asar mevkilerinde ise yıllık yaklaşık 350 ton zeytin hasadı yapıldığını söyledi. Son yıllarda zeytin dikiminde ciddi bir artış yaşandığını da sözlerine ekledi. Kabalar Mahallesi’nde kekik üretiminin de önemli bir yer tuttuğunu belirten Tatar, yıllık yaklaşık 400 ton kekik hasadı yapıldığını ve bu ürünün hem iç piyasada hem de ihracatta önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. Kooperatifin 8 Şubat 2024 tarihinde kurulduğunu hatırlatan Tatar, kısa sürede önemli bir mesafe kat ettiklerini belirterek, "Şu an 35 ortağa ulaştık ve her geçen gün büyümeye devam ediyoruz. ‘Topraktan sofraya’ anlayışıyla hareket ederek hem üreticimizi güçlendiriyor hem de tüketiciye doğal ve güvenilir ürünler sunuyoruz" dedi. Antalya’daki fuara katılım sürecinde kendilerine destek veren Çal Belediye Başkanı Ahmet Hakan’a da teşekkür eden Tatar, yerel yönetimlerin üreticiye verdiği desteğin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Antalya’da erken rezervasyonlarda iptallere rağmen akış devam ediyor talep umudu sürüyor
28 Nisan 2026 Salı - 10:42 Antalya’da erken rezervasyonlarda iptallere rağmen akış devam ediyor talep umudu sürüyor Antalya turizmi, savaşlar ve ekonomik sorunların gölgesinde 2026 yılının ilk 4 ayında yaklaşık 1 milyon 535 bin ziyaretçi ağırladı. POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, Orta Doğu’daki savaşın etkisiyle geçen yıla göre yaklaşık yüzde 9’luk daralma yaşandığını belirterek, "Şu ana kadar erken rezervasyonlarda yaklaşık yüzde 15 seviyesinde iptal yaşansa da, rezervasyon akışının devam etmesi sektör adına umut verici bir gelişmedir" dedi. Antalya, tarihi ve antik değerleri, doğal güzellikleri, güçlü konaklama altyapısı ve alternatif turizm imkanlarıyla dünyanın en önemli turizm destinasyonları arasında yer alıyor. Dünyada en çok yabancı turist ağırlayan ilk 10 şehir arasında gösterilen kentte, savaşlar, jeopolitik riskler ve ekonomik sorunlara rağmen turizm hareketliliği devam ediyor. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, Antalya turizminin 2026 yılının ilk 4 ayındaki görünümünü değerlendirerek, önümüzdeki aylarda talep artışı beklentisi içinde olduklarını söyledi. "Geçen yıla göre yaklaşık yüzde 9’luk daralma söz konusu" Antalya’nın yılın ilk 4 ayında yaklaşık 1 milyon 535 bin ziyaretçi ağırladığını belirten Saatçioğlu, Orta Doğu’daki savaşın turizm hareketliliği üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Saatçioğlu, "Antalya turizmi 2026 yılının ilk 4 ayında yaklaşık 1 milyon 535 bin ziyaretçi ağırladı. Orta Doğu’daki savaşın etkisiyle geçen yıla göre yaklaşık yüzde 9’luk bir daralma söz konusu. Ancak bu tabloyu değerlendirirken sadece kış dönemine değil, ileriye dönük rezervasyon akışına odaklanmak gerekiyor" dedi. "Rezervasyon akışının devam etmesi umut verici" Erken rezervasyonlarda iptaller yaşandığını ancak talebin tamamen kaybolmadığını vurgulayan Saatçioğlu, sektörün ileriye dönük rezervasyon akışını yakından takip ettiğini kaydetti. Saatçioğlu, "Şu ana kadar erken rezervasyonlarda yaklaşık yüzde 15 seviyesinde iptal yaşansa da, rezervasyon akışının devam etmesi sektör adına umut verici bir gelişmedir. Bu da talebin tamamen kaybolmadığını, sadece kısa vadede temkinli hareket edildiğini gösteriyor" diye konuştu. "İlerleyen aylarda talebin güçleneceğini öngörüyoruz" Önümüzdeki süreçte savaşın etkisinin azalması ve jeopolitik risklerin düşmesiyle birlikte Antalya’ya yönelik talebin yeniden güçlenmesini beklediklerini dile getiren Saatçioğlu, kentin turizmde güçlü bir deneyime sahip olduğuna dikkat çekti. Saatçioğlu, "Önümüzdeki süreçte savaşın azalma eğilimine girmesi ve jeopolitik risklerin düşmesiyle birlikte, ilerleyen aylarda talebin daha da güçleneceğini öngörüyoruz. Antalya, güçlü altyapısı ve deneyimiyle bu süreci yönetebilecek kapasiteye sahiptir. Şunu da belirtmek isterim; golf, futbol ve sağlık turizminde her geçen yıl kış aylarında yoğun rezervasyon artışı kaydetmekteyiz" ifadelerini kullandı.
Her 10 kişiden 9’u annesine hediye alıyor
28 Nisan 2026 Salı - 10:30 Her 10 kişiden 9’u annesine hediye alıyor E-ticaretin en hareketli dönemlerinden biri olan Anneler Günü öncesinde Hepsiburada, Türkiye’nin hediye alışkanlıklarını inceledi. Araştırma verilerine göre her 10 kişiden 9’u annesine; her 4 kişiden 1’i kayınvalidesine, her 10 erkekten 6’sı ise eşi için alışveriş yapacağını belirtiyor. Araştırmaya göre; bu yıl Anneler Günü için ayrılan ortalama bütçe 4 bin 700 TL’ye ulaştı. Hepsiburada, FutureBright iş birliğiyle gerçekleştirdiği araştırmada yaklaşan Anneler Günü öncesinde Türkiye’deki hediye alma eğilimlerini inceledi. Tüketici alışkanlıklarındaki öncelikli kategorileri ve alışveriş tercihlerini analiz eden bu çalışma, hediye seçimi sürecindeki güncel eğilimleri ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarından yola çıkarak hazırlanan hediye rehberi, kullanıcılara bu yoğun dönemde pratik ve bütçeye uygun seçenekler sunuyor. Kullanıcıların yüzde 73’ü hediye alışverişi için son haftayı bekliyor Araştırmaya göre Anneler Günü, kullanıcıların büyük çoğunluğu için "onu özel ve değerli hissettirme" anlamı taşıyor. Her 10 kişiden 7’si şimdiden alacağı hediyeye karar verdiğini belirtirken, karar verenlerin yarısından fazlası henüz satın alma adımını atmadığını söylüyor. Kullanıcıların yüzde 73’ü son bir hafta içinde hediye almayı planlarken neredeyse her 10 kişiden 9’u alışveriş öncesinde araştırma yapıyor. Kullanıcı yorumları ise en çok başvurulan kaynak olarak öne çıkıyor. Hediye seçiminde giyim ilk sırada Tercih edilen kategorilerde giyim ilk sırada gelirken onu ayakkabı-çanta, çiçek-çikolata ve takı-aksesuar grupları izliyor. Çiçek ürünlerinin diğer kategorilerdeki alışverişlerin yanında tamamlayıcı ürün olarak konumlandırıldığı ve birlikte satın alındığı görülüyor. Elektrikli mutfak aletlerinde Türk kahvesi makinesi lider konumda, çay makinesi ise ikinci sırada yer alıyor. Züccaciye kategorisinde yemek ve kahvaltı takımlar ile tencere ve tava ürünleri; ev elektroniğinde ise robot ve dikey süpürgeler liste başına yerleşiyor. Ayrıca araştırmaya katılanların yüzde 70’i hediye rehberlerine olumlu baktığını ve bütçe bazlı hazırlanan içeriklerin dikkatini çektiğini belirtiyor. Kullanıcı beğenileriyle şekillenen "Anneler Günü’ne Özel Hediye Rehberi" Hepsiburada, "Anneler Günü’ne Özel Hediye Rehberi" ile hediye seçimi sürecini kolaylaştırmayı hedefliyor. Stil sahibi anneler için ayakkabı, saat ve elbise gibi moda ürünlerini kullanıcıların beğenisine sunan platform; kolye, saat ve gözlük gibi aksesuar ürünlerinde de geniş bir seçenek sağlıyor. Hayatı pratikleştiren hediyeler vermek isteyenler için de çeşitli alternatifler sunan Hepsiburada’da; ev yaşamı kategorisinde robot süpürge, airfryer ve kahve makinesi gibi ürünler, evini düzenli ve konforlu tutmayı seven anneler için önemli bir hediye seçimi olarak öne çıkıyor. Teknolojiyi estetikle buluşturan akıllı saatler ise, pratik bir hediye seçeneği olarak dikkat çekiyor. HepsiJET’in "Yarın Kapında" ve "Randevulu Teslimat" seçenekleri ise son dakika alışveriş yapanlar için önem arz ediyor. Pazar günü de devam eden teslimat hizmeti de hediyelerin tam vaktinde ulaşmasını sağlamayı hedefliyor. Hem anneye hediye hem kadın girişimciye destek Platform, "Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü" programı kapsamında desteklenen markaları da rehberine taşıyarak anlamlı bir hediye arayanlar için farklı bir alternatif sunuyor. Doğal kozmetikten el yapımı aksesuara, ev dekorasyonundan organik gıdaya uzanan bu özel ürün grubuyla hem anneler mutlu ediliyor hem de kadın girişimcilerin üretim gücüne destek olunuyor.
Akhisar’da zeytin için tarihi buluşma
28 Nisan 2026 Salı - 10:17 Akhisar’da zeytin için tarihi buluşma Manisa’nın Akhisar ilçesi, zeytincilik alanında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Binlerce yıllık geçmişiyle yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda kültürel bir miras ve yaşam biçimi olarak kabul edilen zeytin için "Geleneksel Zeytin Yetiştiriciliği Çalıştayı" düzenlenecek. 2023 yılında UNESCO tarafından "Zeytin Yetiştiriciliği ile İlgili Geleneksel Bilgi, Yöntem ve Uygulamalar" başlığıyla Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edilen zeytin kültürü, bu çalıştayla birlikte uluslararası düzeyde kazandığı değeri Akhisar’da somut bir platforma taşıyacak. UNESCO sürecinin ardından bu kapsamda düzenlenen ilk programın Akhisar’da gerçekleştirilecek olması, ilçe açısından ayrı bir önem taşıyor. Türkiye’nin en önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olan Akhisar’da yapılacak çalıştayda, geleneksel üretim yöntemleri ele alınacak, sektörde yaşanan sorunlar değerlendirilecek ve zeytinciliğin geleceğine yönelik çözüm önerileri geliştirilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde, Manisa Valiliği ev sahipliğinde gerçekleştirilecek etkinlik; UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Akhisar Kaymakamlığı, Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Akhisar Ticaret Borsası, Akhisar Ticaret Odası ve Akhisar Zeytin İhtisas Organize Sanayi Bölgesi iş birliğiyle düzenleniyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinden akademisyenler, üreticiler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek olan çalıştay, 29-30 Nisan tarihlerinde zeytin paydaşlarını bir araya getirecek. Etkinliğin açılışı 29 Nisan’da Akhisar Egea Zeytin ve Zeytincilik Müze Restoran’da yapılacak. Çalıştayın, geleneksel zeytin yetiştiriciliğinin korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması adına önemli katkılar sağlaması bekleniyor.
Doğu’nun vitamin deposu muzu ‘ışkın’ tezgahlarda yerini aldı
28 Nisan 2026 Salı - 10:07 Doğu’nun vitamin deposu muzu ‘ışkın’ tezgahlarda yerini aldı Şeker, kalp, sarılık ve iştahsızlık gibi birçok rahatsızlığa iyi geldiği bilinen Doğu’nun muzu diye adlandırılan ’ışkın’ Elazığ’da tezgahlarda yerini aldı. Elazığ’ın Baskil, Arıcak ve Karakoçan ilçelerinin yüksek kesimlerinde doğal olarak yetişen ’ışkın’ 400 liradan satılmaya başlandı. Her yıl nisan aylarının ortalarında toplanmaya başlayan ve Doğu’nun muzu olarak bilinen ışkın, birçok rahatsızlığa iyi gelmesi nedeniyle vatandaşlar tarafından ilgi görüyor. Türkiye’de özellikle Elazığ’ın yanı sıra Bingöl, Tunceli, Erzurum, Muş ve Bitlis başta olmak üzere yüksek kesimlerde doğal olarak yetişen ışkının, şeker, kalp, sarılık ve iştahsızlık gibi birçok rahatsızlığa iyi geldiği belirtiliyor. Dağ muzunun gelmeye başladığını aktaran ışkın satıcısı Zülfü Güngör, "Vatandaşlar da dağ muzunun gelmesine sevindi. Dağ muzu şeker, tansiyon ve kanser hastaları tarafından rağbet görüyor. Bunlar şuan da Pertek’ten geliyor. Ovacık ışkını henüz gelmedi. Bunların çıktığı yere herkes giremez. Köylüler gidip topluyor. Şehirde ki vatandaş gidip bunu toplayamaz. Yılda bir defa çıkıyor. Vatandaşlar tarafından çok iyi talep var. Kilosu ilk geldiği zaman 750 liraya satıyorduk şuan da 400 liradan satıyoruz" dedi. Işkın satıcılarından Fuat Nazik ise "Bu senenin ilk ışkını bir haftadır başlamış. Tezgahlarımıza geldi. Bu sene de inşallah bol olur. İlk ağızda yeni çıktı bundan dolayı biraz pahalı ama bir haftaya kadar inşallah ucuzlar. Şu anda Pertek tarafından geliyor. Ovacık ışkını en güzelidir fakat o henüz çıkmadı. Işkının fiyatı şuanda 400 liradır. Geçen yıl 150 liraydı bu sene her şeye zam geldiği için köylüler de haklı. Toplaması çok eziyetli, dağın eteğine iniyorsun sırtında topladığın ışkınlarla bir daha çıkıyorsun. Dünyanın en zor işi" ifadelerini kullandı.
Başkan Özdemir Nilüfer’in iki yıllık tarım hamlesini anlattı
28 Nisan 2026 Salı - 10:05 Başkan Özdemir Nilüfer’in iki yıllık tarım hamlesini anlattı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Birlikte Yazdığımız 2 Yıl" başlıklı değerlendirme toplantısında, ilçenin tarımsal kalkınma ve koruma stratejilerini basın mensuplarıyla paylaştı. Görev süresince tarım alanlarını "kırmızı çizgi" olarak belirlediklerini vurgulayan Özdemir, atıl arazilerin ekonomiye kazandırılmasından teknoloji odaklı tarıma kadar pek çok projeyi hayata geçirdiklerini ifade etti. Giderleri kontrol altına alarak gelirleri artıran bir yönetim anlayışı benimsediklerini belirten Başkan Özdemir, doğanın ve tarım alanlarının korunduğu bir Nilüfer için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Tıbbi aromatik bitkilerle katma değer artıyor Toplantıda yapılan sunumda belediyenin tarımsal faaliyetlerine ilişkin de bilgi verildi. Buna göre, ilçede ürün çeşitliliğini artırmak amacıyla Fadıllı ve Karacaoba mahallelerinde başlatılan lavanta ve ahududu üretimi meyvelerini verdi. 40 dekarlık alandan elde edilen 5,5 ton lavanta hasadı, Bursa’da bir ilk olan Tıbbi ve Aromatik Bitki İşleme Tesisi’nde katma değerli ürünlere dönüştürüldü. 2025 yılında 8 bin 308 kilogram bitkinin işlendiği tesiste üretilen uçucu yağlar, kremler ve kolonyalar Türkiye genelinde satışa sunuldu. Nilüfer modeli Avrupa’nın radarında Nilüfer Belediyesi’nin yerel gıda sistemleri konusundaki başarısı, Avrupa Birliği destekli FUSILLI Projesi ile uluslararası alanda yankı buldu. 13 ülkeden 34 ortağın yer aldığı çalışmalar, yabancı uzmanlarca yerinde incelenirken Nilüfer’in sürdürülebilir gıda politikaları Eurocities platformunda örnek gösterildi. Akıllı tarım ve kırmızı çizgi mücadelesi Tarımda dijitalleşmeye önem veren belediye; dronlar, sensörler ve yapay zeka destekli akıllı sulama sistemlerini devreye aldı. Bilimsel verilerle yönetilen bu süreçte, kaçak yapılaşmaya karşı da tavizsiz bir duruş sergilendi. Son iki yılda tarım arazilerine izinsiz yapılan 112 yapının yıkımı gerçekleştirilerek toprakların betonlaşması engellendi. Üreticiye doğrudan destek Hayvancılıkla uğraşan çiftçilere yem maliyetlerini düşürmek için 1500 dekarlık alanda İtalyan çimi tohumu desteği sunan belediye, gelecek dönemde soğuk hava deposu, soğuk sıkım zeytinyağı tesisi ve dondurarak kurutma (freeze-dry) ünitelerini kurmayı hedefliyor.
Turfanda patateste hasat başladı
28 Nisan 2026 Salı - 09:55 Turfanda patateste hasat başladı Türkiye’nin en erkenci patatesinin yetiştiği Adana’da hasat başladı. Yağmurlar nedeniyle rekoltesi düşen ve dönüme 3 ton verim alınan patatesin kilogramı tarlada 23-25 liradan alıcı buluyor. Adana’da ’sarı altın’ olarak adlandırılan turfanda patateste hasat başladı. Kent genelinde 61 bin dönüm alanda ekilen patatesin rekoltesi bu sene şiddetli yağmurlar nedeniyle düştü. Geçtiğimiz yıllarda dönüme 4-5 ton rekolte alınan patatesten bu sene çiftçiler dönüme 3 ton ürün alıyor. Fiyatlar değişmedi Turfanda patatesin kilogram fiyatıysa geçtiğimiz yıla oranla neredeyse değişmeyerek boyutuna göre 23 ile 25 lira arasında alıcı buluyor. Hasat sırasında konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, rekoltenin yağışlardan dolayı düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl patatesten umduğumuz verimi alamayacağız. Dönüme 3 ton, bazı yerlerde 3,5 ton verim alınacak. Fiyatın 23-25 lira olduğu söyleniyor. Hasat bollaştığında fiyatlar eğer böyle giderse çiftçimiz patatesten biraz para kazanacak. İleriki günlerde hasat bollaştığında fiyatlar ne olur bilemiyoruz" ifadelerini kullandı. "İnşallah bu yıl fiyatlar geçen yılki kadar gerilemez" Kışlık patatesin halen depolarda olduğunu ve fiyatlarının 4 ile 10 lira arasında seyrettiğini anlatan Doğan, "Şu an halen kışlık patateslerimiz depolarda. 4 lira, 5 lira, en iyi patates 8 lira, 10 lira. Şu an kışlık patates para etmiyor. Geçen yıl 22-25 Şubat’ta çok kuvvetli bir don meydana geldi. Patateste verim kaybı yaşadık ve hasat bir ay gecikmeli başladı. Patates geçen sene piyasaya girdiğinde fiyat 22 ile 24 lira arasındaydı ancak Haziran ayında 7-8 liraya kadar geriledi. İnşallah bu yıl fiyatlar geçen yılki kadar gerilemez" diye konuştu. Doğan ayrıca, patates ve soğan için Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) desteği verilmesi gerektiğini söyledi. "Fiyat istediğimiz gibi" Yüreğir ilçesinde ekimini yaptığı 23 dönüm alanda ilk ürün hasadı yapan üretici Recep Tunç ise, "Rekolte bu sene yağmurlardan dolayı biraz düşük oldu. Normalde 4 veya 5 ton patates almamız lazımken şu an 3 ton alıyoruz. Fiyat da istediğimiz gibi şu an ama kimse sökemediğinden dolayı fiyatlar böyle. 3-5 gün sonra ne olacağını biz bile kestiremiyoruz" dedi.