EKONOMİ
Antalya’daki olumsuz hava şartları patlıcanın tadını kaçırdı 28 Şubat 2026 Cumartesi - 23:13:02 Afyonkarahisar’da kurulan semt pazarlarında kilogram fiyatı 80-150 TL arasında değişen patlıcan zam şampiyonu olurken, esnaflar patlıcanın fiyatının yüksek olmasına gerekçe olarak ise Antalya’da yaşanan olumsuz hava şartlarını gösterdi. Kente kurulan semt pazarlarında deyim yerindeyse bu hafta zam şampiyonu patlıcan oldu. Patlıcanın kilogram satış fiyatı 80 TL ile 150 TL arasında değişti. Tezgahlarda yerini alan patlıcanın kilogram fiyatı 80 TL’den başlayıp 150 TL’ye kadar yükseldi. Pazarcı esnafı, fiyat artışının en önemli nedeninin Antalya bölgesinde etkili olan yoğun sağanak yağışlar ile birlikte olumsuz hava şartları olduğunu belirtti. Üretim ve sevkiyatta yaşanan aksaklıkların fiyatlara yansıdığını ifade eden esnaflar, hava şartlarının normale dönmesiyle birlikte fiyatların da düşmesini beklediklerini dile getirdi. Vatandaş fiyatlardan şikayetçi Yüksek fiyatlar karşısında zorlandıklarını ifade eden vatandaşlar, özellikle mutfakların vazgeçilmez ürünü olan patlıcandaki artışın bütçelerini etkilediğini söyledi. Bazı vatandaşlar ise alışverişlerini daha kontrollü yaptıklarını belirtti. Pazarcı esnafı da fiyatlardan memnun değil Pazarcı Esnafı Şevket Kurt, patlıcanın üretiminin az olduğu için fiyatların yüksek olduğunu dile getirdi. Kurt, "Bir diğer pazarcı esnafı Faruk Kurt ise "Ramazan’ın biraz etkisi de var ama yine de Antalya’da sağanak yağışların bol olduğundan dolayı seraların su ile dolu olduğu için patlıcanın maliyeti var. Patlıcan 125 ile 150 TL arasında fiyatları değişiyor" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:13 Başkan Sadıkoğlu, iş dünyasının sorunlarını Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a sundu Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla düzenlenen Malatya İş Dünyası Buluşması’nda konuştu. Malatya’daki esnafın, tüccarın ve sanayicinin deprem sonrası oluşan sorunlarını sıralayan Başkan Sadıkoğlu, en önemli taleplerinin finans desteği olduğunu söyledi. Mart ayı başında ödemeleri başlayacak olan deprem kredisi borçlarının silinmesi talebini kürsüden dile getiren Başkan Sadıkoğlu, ticari alanlar ve sanayi kuruluşları için enerji ve işçilik maliyetlerinin ciddi bir yük haline geldiğini belirtip; enerji de indirim, personel giderleri için de daha fazla teşvik talep etti. Küçük sanayi sitelerinin durumu Malatya’nın sanayi koridoru projesine dahil edilmesini isteyen Başkan Sadıkoğlu, küçük sanayi sitelerindeki esnafın yeni yerler hazır olmadan mevcut yerlerinden çıkarılmaması gerektiğinin altını çizdi. Yıl sonunda bitecek olan 6. bölge teşviklerini de gündemine alan Başkan Sadıkoğlu, deprem sonrası ayağa kalkma mücadelesi veren Malatya’nın 6. bölge teşviklerine eskisinden daha fazla ihtiyacı olduğunu kaydedip en az 3 yıl daha devam etmesini talep etti. Başkan Sadıkoğlu ayrıca toplantı sonunda içerisinde iş dünyasının tüm sorunlarının yer aldığı kapsamlı bir dosyayı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sundu.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:09 Bakan Şimşek: "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu ülke 20 yıldır dünyayı çok daha iyi okumuş" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bölgede yaşanan jeopolitik gerginlik ve çatışmalara Türkiye’nin hazır olduğunu belirterek, " Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu ülke 20 yıldır dünyayı belli ki çok daha iyi okumuş ve bu sınamalara hazırlık içerisinde" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilen "Ekonominin Ufuk Turu 2026" programına katıldı. Özel sektör ve bankacılık sektörünün temsilcilerinin bir araya geldiği programda bir sunum gerçekleştiren Bakan Şimşek, ülke ve dünya ekonomisi konularını el alarak bilgilendirmelerde bulundu. "Londra’dan sonra İstanbul video oyun ticaretinde dünyanın önemli üslerden bir tanesi haline gelmiş" Sorunlardan daha çok fırsatların konuşulmasını tercih edilmesini belirten Şimşek, "Evet sorunlar var ve sadece sorunları konuşmakla günümüzü geçirebiliriz. Ama çok iyi gelişmeler var; büyük fırsatlar var. Biz fırsatları konuşmayı tercih ederiz. Bu gelişmelere ülkemizi ve sizleri hazırlamayı zaten şiar edinmişiz. Dolayısıyla yeni ekonomi diyeceğimiz alanlarda da iyi gidiyoruz. Mesela televizyon dizileri ihracatında Economist dergisine göre dünyada ilk üçteyiz. Yine dünya çapında video oyunları sektöründe muazzam bir ekosisteme sahibiz ve başarı var. Üç tane ve değeri bir milyar dolar ve üzerine çıkan şirket ortaya çıkmış ve satılmış. Dolayısıyla ortada teorik bir şeyden bahsetmiyoruz. Londra’dan sonra İstanbul video oyun ticaretinde dünyanın önemli üslerden bir tanesi haline gelmiş. Özetle, ticarette parçalanmalar, korumacılık, yeni normal; bazı alanlarda sıkışabiliriz ama önümüzde büyük fırsatlar var birçok alanda. Onun için o alanlara biraz odaklanmaya bakalım" dedi. "Türkiye küresel ihracat liginde hızla yükseliyor" Jeopolitik gerginlikler ve çatışmalar hakkında da konuşan Şimşek, "Türkiye buna hazır mı? Bu sınamalara hazır mı? Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu ülke 20 yıldır dünyayı belli ki çok daha iyi okumuş ve bu sınamalara hazırlık içerisinde, 1990’lı yılların ikinci yarısının ortalamasına bakın, dünyanın en büyük ilk üç ilk dört ithalatçılarından bir tanesi Türkiye’dir. Savunma sanayii, bugün yüzde 80 yerlilik oranıyla, yerleşme oranıyla dünyanın en büyük muhtemelen ilk onuna geçen sene girdi. Türkiye küresel ihracat liginde hızla yükseliyor. Geçen sene 4.4 milyar dolarlık ihracatımız var ama 18 milyar dolarlık sipariş var. Ve henüz 1400 ürün de geliştirme sürecinde. Dolayısıyla bu konuda da biz hazırız. Bunu niye vurguluyorum? Bugün bölgemizde yeni bir çatışma olduğu için değil. Ben esas şuraya odaklanmak istiyorum: Savunma sanayii aslında Türk sanayisi açısından yani Türk sanayisinde hibrit inovasyon modelinin temeli olacak, temel taşı olacak ve bunu gözden kaçırmayalım. Genelde bütün ülkeler; gelişmiş, büyük ve önemli ülkeler savunma sanayiini Faz 1’de, yani ilk aşamada kamu kaynaklı askeri teknoloji olarak bir ihtiyaç olarak görüyor, kaynak aktarıyor ve oradan bir sıçramaya doğru gidiyor. Sıçramanın ikinci aşaması çift kullanımlı ürünler. Üçüncü aşaması sivil sektörlere teknoloji transferi ve biz ikinci aşamaya geçtik. Mesela savunma sanayiinde önemli şirketlerimizden bazıları artık sağlık teknolojilerinde muazzam ürünler ortaya koymaya başladı. Akıllı şehirlerden tutun sağlığa kadar tarımsal teknolojiler, enerji teknolojileri, biyoteknoloji gibi sadece sağlık anlamında değil bütün bu alanlarda göreceksiniz ki savunma sanayiinde edindiğimiz bilgi ve tecrübeyi oraya aktaracağız. Dolayısıyla bu anlamda da büyük fırsatlar bekliyor" ifadelerini kullandı. "Rekabet gücümüzü artırmak için muazzam bir şekilde altyapıya yatırım yapıyoruz" Bakan Şimşek küresel şartların Türkiye lehine olduğunu dile getirerek, "Ulaştırma Bakanımızla konuştuk; bütün üretim üslerini biz limanlara demir yoluyla bağlayalım istiyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni büyük sanayi alanları kurulacak, o sanayi alanlarının en az yarısının ortasından demir yolu geçecek veya en fazla 12-15 kilometre öteden demir yolu geçecek. Dolayısıyla şu anda rekabet gücümüzü artırmak için muazzam bir şekilde altyapıya yatırım yapıyoruz. Küresel şartlar kısa vadede lehimize. Finansal şartlar, ticaret ortaklarındaki büyüme, emtia fiyatları gibi küresel yapısal kırılganlıklara karşı stratejik fırsatlar görüyoruz. Ve sizleri bu fırsatlara hazırlamak için sizlerle birlikte çalışmaya hazırız, kapımız açık. Sizinle birlikte bunu başaracağız" diye konuştu. "Türkiye üretim, ihracat ve büyümede sıçrama yapmaya devam edecek" Orta vadeli programın sonuç verdiğini kaydeden Bakan Şimşek şunları söyledi: "Program sonuç veriyor, finansal istikrar pekişti. Öngörülebilirlik ve güven artıyor. Dezenflasyonla birlikte devam edecek finansman maliyetleri siz istemeseniz de düşecek. Finansmana erişim artacak, artırıyoruz. Biz üretken alanlardaki yatırımların hızlanmasını arzuluyoruz, destekliyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye üretim, ihracat ve büyümede sıçrama yapmaya devam edecek. Çünkü Cumhurbaşkanımız bizden ne istiyor? Diyor ki: Ben yatırım istiyorum, istihdam istiyorum, üretim istiyorum, ihracat istiyorum.’"
Aksaray’da 15 bini kaçak 20 bin su kuyusu geleceğin tarımını tehdit ediyor
17 Şubat 2026 Salı - 11:02 Aksaray’da 15 bini kaçak 20 bin su kuyusu geleceğin tarımını tehdit ediyor Nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da 15 bini kaçak toplam 20 bin su kuyusu bulunurken, günü kurtaran kontrolsüz su kuyuları geleceğin tarımını tehdit ediyor. Tarım ve hayvancılık sektöründe Türkiye’de isminden söz ettiren Aksaray’ı, son yıllarda ciddi anlamda artış gösteren ve bilinçsizce kullanılan su kuyuları tehdit ediyor. Nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehir genelinde 15 bini kaçak olmak üzere toplam 20 bin su kuyusu bulunurken, özellikle vahşi sulamayla yapılan ürün beslemeleri, kuyu derinliğini her geçen yıl daha da aşağıya çekerek suların tükenmesine neden oluyor. Aksaray’da çiftçilerin 20 bin kuyuyla üretimi devam ettirdiğini belirten Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, üreticilerin az su isteyen üretim modeline geçmeleri gerektiğini söyledi. 2011 yılında Otomatik Sayaç Okuma Sistemleri’nin (OSOS) yürürlüğe girdiğini ancak uygulanmadığına değinen Aydın, "Bölgemizde 5 bini ruhsatlı 15 bini kaçak toplam 20 bin kuyu var. Bu kuyularla insanlarımız yonca ve mısır ekip geçimini sağlıyor. Ancak bunlar kesinlikle denetim altına alınmalı. 2011 yılında çıkan ve mevcut kuyulara sayaç takılması sistemi olan OSOS var. Fakat bu 2011 yılından beri uygulanmıyor. Bu 20 bin kuyuyla insanlarımız mısır ve yonca ekiyorlar. Burada devletimiz bu sistemi değiştirerek yonca ve mısır yerine arpa ve buğday ektirerek ürün desenini değiştirmeli. Az su isteyen ürünler yapılmalı. Çiftçimiz 20 bine yakın kuyuyla tarımı sürdürüyor. Dolayısı ile son dönemlerde kuraklık olması nedeniyle de ürünlerde rekolte düşüyor, çok su çekiliyor ve kuyular da buna bağlı olarak derinleşiyor. Çiftçilerimiz bu 20 bin kuyuyla bugünün tarımını yapıp günü kurtarıyorlar ama ileriki aşamayı düşündüğümüzde tarımı öldürüyorlar. Çünkü artık 20-30 yıl sonra hiç su kalmayacak" dedi.
Dijital çağda rekabetin anahtarı: CIO gibi düşünmek
17 Şubat 2026 Salı - 10:39 Dijital çağda rekabetin anahtarı: CIO gibi düşünmek Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasında dönüşen yönetim yaklaşımlarını ele aldığı etkinlik serisi kapsamında, dijital dönüşümün stratejik boyutunu odağına alan "CIO Gibi Düşünmek" başlıklı panel düzenledi. EGİAD merkezinde düzenlenen panelde; dijital dönüşümün kurum stratejilerine etkisi, teknolojinin rekabet avantajı oluşturmadaki rolü ve CIO’nun şirket içindeki dönüşen konumu çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. İş dünyasının farklı sektörlerinden üst düzey teknoloji liderlerini bir araya getiren panel, dijitalleşmenin yalnızca teknik bir süreç değil, bütüncül bir yönetim ve liderlik dönüşümü olduğuna dikkat çekti. Panelde Norm Digital Genel Müdürü Erkan Yeniçare, İnci Holding CTO’su Mehmet Tunçkanat, Klimasan Bilgi Teknolojileri ve İnsan Kaynakları Direktörü Altuğ Tatlı konuşmacı olarak yer alırken, moderatörlüğü EGİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Egebimtes Bilgi Teknolojileri Yönetim Kurulu Üyesi Alp Atay üstlendi. Dijitalleşme bir teknoloji gündemi değil, zihniyet dönüşümü Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, dijital dönüşümün iş dünyasında yarattığı paradigma değişimine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bugün artık biliyoruz ki dijitalleşme yalnızca bir teknoloji gündemi değildir. Dijital dönüşüm; şirketlerin stratejilerini, rekabet anlayışını, karar alma hızını ve hatta kurum kültürünü kökten değiştiren bir zihniyet dönüşümüdür. Artık CIO’lar yalnızca sistem yöneten değil; değeri büyüten, dönüşümü yönlendiren, iş birimleriyle birlikte strateji üreten ve geleceği tasarlayan liderlerdir. Bu panelde teknolojiyi nasıl yöneteceğimizi değil, dönüşümü nasıl yönlendireceğimizi konuşuyoruz." Konuşmasında EGİAD’ın dönüşüm vizyonuna da değinen Başkan Özhelvacı, dernek tarafından hazırlıkları sürdürülen Think Tank çalışmasına dikkat çekerek, "Dijitalleşme ve yapay zekâyı yalnızca şirketlerimizin verimliliği için değil; işgücünün geleceğini doğru okumak için konuşuyoruz. Çünkü bu süreç, yeni meslekler yaratırken bazı iş modellerini dönüştüren tam anlamıyla bir yaratıcı yıkım sürecidir." dedi. EGİAD tarafından hazırlanan "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir - Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı" başlıklı Think Tank Raporu’nun, İzmir’in dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüm ekseninde geleceğe hazırlanmasına yönelik stratejik bir yol haritası ortaya koyacağını da belirtti. İzmir’in geleceği için ortak akıl çağrısı Başkan Özhelvacı, üyeleri think tank sürecine katkı sunmaya davet ederek şu çağrıda bulundu: "İzmir’in geleceğin işgücü dünyasına hazırlanmasında genç iş insanlarının söz sahibi olması gerektiğine inanıyoruz. Üyelerimizin katkısı, Think Tank raporumuzun gerçek gücü ve İzmir’in dönüşüm yol haritası olacaktır. Bu kapsamda, 23 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilecek "Yaratıcı Yıkım Semineri ve Çalıştayı" buluşmasına tüm üyelerimizi ve şirketlerimizin insan kaynakları profesyonellerini davet ediyoruz." CIO’nun değişen rolü: Teknoloji yöneticisinden stratejik liderliğe Panelde konuşmacılar tarafından yapılan değerlendirmelerde, CIO rolünün organizasyonlarda geçirdiği dönüşüm kapsamlı biçimde ele alındı. Dijital dönüşüm süreçlerinde CIO’nun artık yalnızca altyapı yöneten bir teknik aktör değil; iş hedefleriyle teknolojiyi bütünleştiren, veri temelli karar alma süreçlerini yönlendiren ve rekabet avantajı yaratan stratejik bir lider olduğu vurgulandı. Kurumların sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve inovasyon hedeflerine ulaşmasında teknoloji liderliğinin kritik bir kaldıraç olduğuna dikkat çekilen panelde, yapay zekâ ve veri odaklı yönetim anlayışının iş dünyasının yeni normu haline geldiği ifade edildi.
Çiftçilerden topladıklarıyla ramazan kolisi hazırlıyorlar
17 Şubat 2026 Salı - 10:38 Çiftçilerden topladıklarıyla ramazan kolisi hazırlıyorlar Bir çiftçi, sosyal medyada başlattığı kampanyayla üreticiden alınan ürünlerle hazırlanan ramazan kolisini hayırseverlerin istediği adrese kargoyla Türkiye’nin hemen her yerine gönderiyor. Ramazan ayına sayılı günler kala marketler adeta erzak paketi yarışına girerken hayırseverler de yardım anlamında bunları alıp ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıyor. Konya, Kayseri, Karaman gibi birçok kentte ise hayırseverler gıda toptancılarında kendi erzak paketini hazırlatıp yardımda bulunuyor. Yozgatlı çiftçi Deniz Altıntaş ise sosyal medyada farklı bir kampanya başlattı. Üreticilerden tüccar fiyatının üzerinden bir bedelle ürün alan Altıntaş, bunlardan hazırladığı ramazan kolisini talep eden hayırseverlerin belirttiği adrese kargoyla gönderiyor. Hem çiftçiyi destekleyen hem de tüketicinin doğrudan üreticiden işlem görmemiş ürünlere ulaşmasını sağlayan kampanya ilgi görüyor. Altıntaş, ülkenin birçok yerinden kampanyaya katılan çiftçilerden ürün alıyor. Altıntaş, yola çıkış amaçlarının üreticilerden olabildiğince doğal ürünleri alıp üketiciye ulaştırmak olduğunu belirterek, "42 noktadan ürün getiriyoruz. Anamur’dan, Ereğli’den, Nevşehir’den, Manisa’dan, Ordu’dan, Çorum’dan, Mut’tan, Akhisar’dan, Yozgat’tan, birçok yerden özellikle üreticilerin satamadığı elinde kalan ürünleri alıyoruz, ramazan kolisi yapıyoruz" dedi. Bir ürüne tüccar 36-38 lira fiyat verirken kendilerinin 45-50 arası fiyatla aldığını anlatan Altıntaş, böylece üreticiyi de rahatlatmış olduklarını söyledi. Türkiye’yi karış karış gezdiklerini dile getiren Altıntaş, "Kaz eti, bal, domates, fidan, ayçekirdeği, domates kurusu, buğday, şalgam, koyun yoğurdu, keçi peyniri üreticileri ile bir aradaydık. Elinde nohut ve kuru fasulye olan üreticileri geziyoruz. Önce evimizde yiyeceğiz sonra ramazan paketine koyacağız. Elimizden geldiği kadar parça parça alım yapacağız ki elinde ürün olan herkese faydamız olsun" diye konuştu. Erzak paketinde, 1 kilo nohut, 2 kilo kuru fasulye, 1 kilo siyah zeytin, 1 kilo yeşil zeytin, 1 kilo salça, 1 kilo tahin, yarım kilo üzüm, 1 kilo bulgur bulunduğunu belirten Altıntaş, şunları söyledi: "Bunun bedeli kargo hariç bin lira. Alternatif içerikli olan bin lirayı geçmeyen ramazan kolileri de yapacağız. Hepsi üreticiden toplanıyor. Marketi, pazarı görmeye üreticinin elindeki ürünler. A plus ürünler koyuyoruz pakete. Üretici ile tüketiciyi buluşturuyoruz. Şu anda yüzlerce paket siparişimiz oldu. Kargoyla iyi bir anlaşma yaparsak bu koliyi bin 200- bin 250 liraya Türkiye’nin her yerine gönderebiliriz. Ama bin paket talep edildi mesela Hatay’a, kendimiz götürür dağıtırız. Bin koli tabipler kooperatifine tedarik ettik. Türk milletine sesleniyorum bulunduğunuz ilçede esnaftan yaptırın ve üreticiden temin edilen ürünler konması konusunda hassasiyet gösterin."
Sanofi’de üst düzey atama
17 Şubat 2026 Salı - 10:35 Sanofi’de üst düzey atama Sanofi’de Global Kilit Pazarlar Finans İş Ortağı pozisyonuna Orhan Eren atandı. Orhan Eren, Sanofi’nin Genel İlaçlar organizasyonu içerisinde Kilit Pazarlar Finans İş Ortağı görevine atandı. Şubat 2026 itibarıyla yeni görevine başlayan Eren; Kilit Pazarlar Bölgesi Genel İlaçlar biriminde, finansal performansın yönetimi, stratejik iş kararlarının desteklenmesi ve global stratejinin hayata geçirilmesine katkı sağlanmasından sorumlu olacak. Eren görevini Paris’te yer alan Sanofi global merkezinde yürütecek. Yeni görevinde Orhan Eren Kuzey Avrupa, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya, İber ülkeleri ve Körfez ülkelerinin de aralarında bulunduğu 8 farklı ülke veya çoklu ülkeyi kapsayan Kilit Pazarlar Bölgesi’nin Genel İlaçlar biriminin satış büyümesi, dönüşüm projeleri, ürün lansmanları, kârlılık ve nakit üretimi gibi kritik alanlarda finansal yönlendirme sağlayacak. Ayrıca, Finans Genel İlaçlar ve Kilit Marketler Genel İlaçlar’ın liderlik ekiplerinde yer alacak. Sanofi’de 11 yılı aşkın kariyeri boyunca Hazine, Finans Operasyonları, Finans İş Ortaklığı ve Finans Direktörlüğü gibi farklı finans fonksiyonlarında kritik roller üstlenen Eren; 2022 yılında Türkiye, İran ve Levant Finans Direktörü, 2024 yılında ise Avrasya Finans Direktörü ve İlaçlar Finans İş Ortağı olarak görev yaptı. Sanofi öncesinde bankacılık sektöründe çalışan Orhan Eren; Yönetim ve Bilişim Sistemleri alanında lisans, İşletme Yönetimi (MBA) ile Ekonomi ve Finans alanlarında yüksek lisans derecelerine ek olarak Finansal Ekonomi alanında doktora derecesine sahip.
Konut fiyatları Ocak ayında yüzde 27,7 arttı
17 Şubat 2026 Salı - 10:34 Konut fiyatları Ocak ayında yüzde 27,7 arttı Konut fiyat endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 27,7 oranında arttı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı Ocak ayı Konut Fiyat Endeksi (KFE) verisini açıkladı. Buna göre, Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,7 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 27,7 oranında arttı, reel olarak ise yüzde 2,3 oranında azaldı. Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,7 oranında artarak 211,8 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,7 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 2,3 oranında azalış gösterdi. 2026 yılı Ocak ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 3,1, 3,5 ve 3,7 oranlarında artış gözlendi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 28,7, 31,7 ve 29,0 oranlarında artış gösterdi. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, Ocak 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 34,2 ile Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkâri, Muş bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 18,2 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde gözlendi. Yeni kiracı kira endeksi yıllık yüzde 34,2 arttı 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,5 oranında artan Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE), bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 34,2, reel olarak ise yüzde 2,7 oranında arttı. YKKE 2026 yılı Ocak ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 3,9, 3,5 ve 4,7 oranlarında artış gösterdi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 38,1, 36,9 ve 38,5 oranlarında arttı. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık yeni kiracı kira endeksi değişimleri incelendiğinde, Ocak 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 38,5 ile İzmir bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 19,5 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde gözlendi.
Kütahya’da hurma tezgâhlardaki yerini aldı, fiyatlar 150 TL’den başlıyor
17 Şubat 2026 Salı - 10:25 Kütahya’da hurma tezgâhlardaki yerini aldı, fiyatlar 150 TL’den başlıyor Kütahya’da Ramazan ayının başlamasına sayılı günler kala, iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmezi olan hurma, tezgâh ve raflardaki yerini aldı. Özellikle Aşağı Çarşı bölgesinde hurmaya olan ilginin son günlerde belirgin şekilde arttığı gözlemlendi. Aşağı Çarşı’da hurma ticaretiyle uğraşan Mustafa Sopakoymaz, Ramazan öncesi talebin her yıl olduğu gibi bu yıl da yükseldiğini söyledi. Sopakoymaz, hurmanın bakır, magnezyum, selenyum ve manganez açısından zengin bir meyve olduğunu belirterek, "Hurma yılın her döneminde bulunabiliyor ancak özellikle Ramazan ayında tüketimi artıyor. Ağırlıklı olarak Suudi Arabistan menşeli Medine hurması satıyoruz. Bunun yanında Irak, Cezayir, Tunus, Ürdün ve Mısır hurmaları da bulunuyor. İş yerimizde toplam 36 çeşit hurma var. Kilogram fiyatları ise 150 TL’den başlayıp 600 TL’ye kadar çıkıyor" dedi. Sahur ve iftar için farklı tercihler Vatandaşların hurma tüketimini sahur ve iftar olarak ikiye ayırabileceklerini ifade eden Sopakoymaz, sahurda genellikle besin değeri ve lif oranı daha yüksek hurmaların tercih edildiğini söyledi. İftarda ise gün boyu düşen kan şekeri nedeniyle daha tatlı hurmaların rağbet gördüğünü dile getirdi. Kuru hurma sevenlerin olduğu gibi daha yumuşak hurma tercih eden müşterilerin de bulunduğunu aktaran Mustafa Sopakoymaz, hurma alırken dikkat edilmesi gereken hususlara da değindi. Sopakoymaz, "Vatandaşlarımız hurma alırken özellikle işlenmemiş olmasına dikkat etmeli. Yıkanmış, parlatılmış ya da glikozlu suya batırılmış ürünlerden kaçınılmalı. Hurma meyve olduğu için üzerinde kum ve toz bulunabiliyor, bu nedenle bilinçli tüketmek gerekiyor. Ayrıca hurma sıcağı sevmez. Dolabın sebzelik bölümünde ya da nemsiz ve serin bir ortamda muhafaza edilmesi gerekir. Hurma, insanın ihtiyacı olan pek çok vitamin ve minerali bünyesinde barındırıyor. Besin değeri yüksek olduğu için spor yapanlar ve sağlıklı yaşamı tercih edenler için de vazgeçilmez bir meyvedir" ifadelerini kullandı.
Erzurum’da araç sayısı 153 bin 325 oldu
17 Şubat 2026 Salı - 10:23 Erzurum’da araç sayısı 153 bin 325 oldu Ülkemizde araç sayısı 33 milyon 371 bin 446 iken, 2025 yılı Ocak ayı itibariyle Erzurum’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 153 bin 325 oldu. Erzurum’da hem yıllar hem de aylar itibariyle motosiklet ve traktör sayısında gözle görülür bir artış gözleniyor. Ülkemizde motorlu kara taşıtları, Ocak 2026 Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 56,1’ini otomobil, yüzde 18,7’sini motosiklet, yüzde 18,4’ünü kamyonet, yüzde 3,3’ünü kamyon, yüzde1,3’ünü minibüs, yüzde1,3’ünü traktör, yüzde 0,6’sını otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 41,7 azaldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonda yüzde 59,0, otobüste yüzde 36,4, minibüste yüzde 34,0 artarken traktörde yüzde 62,6, motosiklette yüzde 53,7, otomobilde yüzde 44,9, kamyonette yüzde 17,0 ve özel amaçlı taşıtta yüzde 12,2 azaldı. Erzurum, 153 bin 325 kayıtlı araçla Türkiye sıralamasında 49. basamakta yer aldı. Ocak ayında 4 bin 54 araç devrinin yapıldığı Erzurum, ülke sıralamasında 44’üncü oldu. Erzurum’da trafiğe kayıtlı araçlarda otomobil 78 bin 717 ile ilk sırada yer alırken, minibüs sayısı 2 bin 335, otobüs sayısı bin 405, kamyonet sayısı 31 bin 979, kamyon sayısı 6 bin 739, motosiklet sayısı 8 bin 739, özel amaçlı araç sayısı 795 ve traktör sayısı 22 bin 616 oldu. Ocak 2026 döneminde Erzurum’da 3 bin 421 aracın devri gerçekleştirildi. Bunlardan 2 bin 441’i otomobil, minibüs 29, otobüs 25, kamyonet 849, kamyon 71, motosiklet 45, özel amaçlı araç 10 ve traktör 151 adet olarak gerçekleşti. Erzurum’da Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı 698 olurken, bunlardan 403’ü otomobil, 4’ü minibüs, 14’ü otobüs, 178’i kamyonet, 40’ı kamyon, 39’u motosiklet, 1’i özel araç ve 19’u traktör oldu.