Son Dakika
|
Okul saldırısında ölenler son yolculuğuna uğurlandı
ABD’den İran'la bağlantılı 3 kişi, 9 gemi ve 17 kuruluşa yaptırım
Saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri morgdan alındı
DÜNYA
Saldırının olduğu okulda sessizlik hakim
Şanlıurfa Valiliğinden Siverek’teki okul saldırısına ilişkin açıklama: 20 gözaltı
MSB: "Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır"
Narin Güran cinayetinde Nevzat Bahtiyar, 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Niziplioğlu Holding’e ‘izinsiz gram altın üretimi’ operasyonu
Tunceli’de kadın cesedi bulundu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
ABD’den İran'la bağlantılı 3 kişi, 9 gemi ve 17 kuruluşa yaptırım
Saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri morgdan alındı
Rusya, gece boyu Ukrayna'yı vurdu: 1'i çocuk 17 ölü
Saldırının olduğu okulda sessizlik hakim
Öğretmen eşinin cenazesinde fenalaştı, sağlıkçılar müdahale etti
Tunceli’de kadın cesedi bulundu
Fenerbahçe ile Çaykur Rizespor 48. randevuda
EKONOMİ
Perçin: "Borç stokumuz 17 milyardan 6,7 milyara düştü"
16 Nisan 2026 Perşembe - 14:44:03
Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) Genel Sekreteri Melih Perçin, "Borç stokumuz 1 Nisan 2024’te 17 milyar TL seviyelerinden, 31 Aralık 2025 itibariyle 6 milyar 735 milyon TL seviyesine düştü. Bugün itibariyle bu rakam 6 milyar TL’nin aşağısında. 31 Aralık 2025’e göre borç stoku yüzde 61,23 oranında azaldı. Bugün ise borcumuz yüzde 68 oranında azalmış oldu" dedi. SBB Genel Sekreteri Melih Perçin, meclis toplantısında belediyenin mali tablosunu rakamlarla açıkladı. Belediyenin geçen yıl bütçe fazlası verdiğine değinen Melih Perçin, "2025 yılında ilk defa gelir ve gider denkliğini baz alan 18 milyar TL’lik bir denk bütçe ile planlamayı yaparak 2025 sürecine başladık. 2025’te 2024 yılına göre yüzde 84,5 oranında bütçe gelirlerini arttırırken, bütçe giderlerindeki artış oranı ise yüzde 35 oranında kaldı. Bu da sonuca çok uzun yıllar sonra ‘bütçe fazlası’nı yansıdı. 1 milyar 959 milyon TL’lik bütçe fazlasıyla 2025’i tamamladık. 2024’te bir o kadar bütçe açığı varken 2025’te yaklaşık 2 milyar TL’lik bütçe fazlası gerçekleşti. Sonuç, mali disiplin kontrolünün sağlandığını göstermektedir" diye konuştu. "Öz gelirler yüzde 41’e yükseltildi" Diğer büyükşehir belediyeleri ile kıyaslandığında öz gelir bütçesini oldukça fazla artırdıklarına dikkat çeken Melih Perçin, "Öz gelirlerin bütçe içerisindeki toplam payı büyükşehirlerin bütçeleri incelendiğinde yüzde 20 civarındadır. Büyükşehirlerin merkezi idare ve vergilere bağımlılığı yüzde 80 civarında denilebilir. Biz bu rakamı 2024’te yüzde 30 seviyelerine, 2025’te ise yüzde 41,56’ya yükselttik. Bu, merkezi idare vergi gelirlerinden bağımsız olarak hareket etme kabiliyetine ve esnekliğine sahip olduğumuzu göstermektedir. Nakit planlaması, yatırım zamanlaması bu şekilde esnek biçimde sağlanabiliyor. 2025 merkezi idare bağımlılığımız da yüzde 58 olarak gerçekleşti. Tahakkuk, tahsilat oranımız yüzde 98 seviyesindedir. Büyükşehirlerde bu oran yüzde 90 seviyelerindedir" şeklinde konuştu. "Bütçenin yüzde 40’tan fazlası yatırıma gidiyor" Belediyenin gider bütçesinin büyük kısmının yatırım bütçesine gittiğini dile getiren Perçin, "Gider bütçemiz yatırım, personel ve diğer giderlerden oluşuyor. Özellikle yatırım harcamalarının bütçe giderlerindeki payı yüzde 36 seviyesinde. Toplam bütçe giderinin yüzde 36’sını yatırıma aktarıyoruz şeklinde değil. Şirketlere sermaye artışı yaptığımız tutarları da hesaplamak gerekir. Belediye iştiraklerine yaptığımız sermaye artışlarıyla dönüşen yatırımlar da dikkate alındığında 6 milyar TL’nin üzerine çıkıyor. Bu hesaplandığında yatırıma giden bütçe gideri yüzde 40’ı aşmaktadır. Borç stokumuzu ciddi oranda erittiğimiz ve yeni borçlanmalara girmediğimiz bir dönemde yatırımlarımıza hızımızı artırarak devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "2 yılda 17 milyar TL’lik borç, 6 milyar TL’nin altına düştü" Finansal çalışmalar neticesinde belediyenin borç stokunu erittiklerini ifade eden Perçin, şu bilgileri verdi: "Borçları yurt içi, yurt dışı ve diğer borçlar adı altında sınıflandırdık. 2003 yılındaki katı atık tesisi, 2008 yılındaki hafif raylı sistem yatırımının finansmanı amacıyla yurt dışı firmalardan temin edilen borçlarımız var. Halit Doğan göreve başladığında 82 milyon euroluk dış borç stoku varken, tamamı 20 milyon euroluk ödemeyi bu dönem içerisinde gerçekleştirdik. Nakit olarak buradaki borç stokunu 62 milyon euroya düşürdük. Bu yıl içinde bu borç 60 milyon euronun da altına düştü. Bu dönem yurt dışı borcu tamamen kapatmayı hedefliyoruz. Yurt içi kredi borçlarımız yaklaşık 11 milyar TL seviyelerinden 604 milyon TL’ye düştü. Yüzde 95 seviyesinde bir iyileşme gerçekleşti. Diğer borçlar kısmında başkanımız göreve başladığında 3 milyar 425 milyon TL olan borç stokunu 1 milyar 802 milyon TL’ye düşürdük. Bu yıl SGK’ya yaptığımız ödemeler ile 1,1 milyar TL’lik daha iyileşme sağlandı. Diğer borçlar da 1 milyar TL’nin altına düştü. Özetle borç stokumuz 1 Nisan 2024’te 17 milyar TL seviyelerinden, 31 Aralık 2025 itibariyle 6 milyar 735 milyon TL seviyesine düştü. Bugün itibariyle bu rakam 6 milyar TL’nin aşağısında. 31 Aralık 2025’e göre borç stoku yüzde 61,23 oranında azaldı. Bugün ise borcumuz yüzde 68 oranında azalmış oldu." "Her ay 300 milyon TL kredi ödemesi yapan belediyenin şu an bankalara borcu kalmadı" İller Bankası hariç hiçbir bankaya borçlarının olmadığını hatırlatan Perçin, ayrıca şunları söyledi: "Başkanımız Halit Doğan göreve başladığında aylık 300 milyon TL her ay bankalara kredi ödemesi gerçekleştiriyorduk. Bu rakamın çok önemli bir kısmı faiz ödemesiydi. Cüzi bir kısmı ana paraydı. Yapılan finansal çalışmalar neticesinde bu yükten arınmış ve artık bu kaynakları yatırıma aktarabilir duruma geldik. Faize ödeyeceğimiz birkaç aylık tutar ile Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’nda yapılan kavşak iyileştirmelerini birkaç aylık ödeyeceğimiz faiz ödemeleri ile gerçekleştirdik. Bugün itibariyle İller Bankası hariç özel, katılım, yatırım bankası olsun bankalara borcumuz bulunmadığından kaynaklı herhangi bir ödeme yapmamaktayız."
16 Nisan 2026 Perşembe - 14:30
Sinop’ta araç tercihi değişiyor: Motosiklet zirvede
Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) verilerine göre Sinop’ta mart ayı itibarıyla trafiğe kayıtlı araç sayısı 85 bin 917’ye ulaşırken, motosikletlerin hem toplam içindeki payı hem de yeni kayıtlardaki ağırlığı öne çıktı. Kentteki araçların yüzde 22,7’sini motosikletler oluşturdu. Bu oran, motosikletlerin Sinop trafiğinde ne denli yaygınlaştığını ortaya koyarken, otomobillerin ardından ikinci sıradaki yerini güçlendirdi. Traktör ve kamyonetlerin payı ise motosikletlerin gerisinde kaldı. Mart ayında trafiğe kaydı yapılan 354 aracın büyük bölümünü yine motosikletler oluşturdu. Yeni kayıtların yüzde 65’i motosiklet olurken, bu oran diğer tüm taşıt türlerini açık ara geride bıraktı. Otomobiller yüzde 25,1 ile ikinci sırada kalırken, diğer araç türlerinin payı sınırlı düzeyde gerçekleşti. Geçen yılın aynı ayına göre toplam taşıt kaydı 92 adet azalsa da, motosikletlerin yeni kayıtlar içindeki baskın konumu değişmedi. Bu durum, kentte bireysel ulaşım tercihlerinde motosiklet kullanımının giderek daha fazla öne çıktığını gösterdi. Öte yandan, mart ayında bin 971 taşıtın devri yapılırken, motosikletler 250 adetle ikinci el piyasasında da önemli bir yer tuttu. Otomobillerin ardından en fazla devri yapılan taşıt türlerinden biri olan motosikletler, Sinop’taki araç hareketliliğinde belirleyici unsurlardan biri olmayı sürdürdü. Kentte dar sokak yapısı ve yeni alternatif ulaşım yollarının yeterince hayata geçirilememesi, vatandaşları daha pratik ve ekonomik çözümlere yönlendiriyor. Özellikle şehir içi ulaşımda zaman ve maliyet avantajı sunan motosikletler, bu şartların etkisiyle giderek daha fazla tercih ediliyor.
16 Nisan 2026 Perşembe - 14:30
Fındıkta verim düşüklüğü maliyeti artırıyor
Türkiye’nin önemli tarımsal ihraç ürünlerinden fındıkta yaşanan verim düşüklüğü, üreticinin maliyet yükünü arttırırken, uzmanlar çözüm için bahçelerde yapılması gereken bakım ve yenileme çalışmalarına dikkat çekiyor. Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörü Doç. Dr. Ali Turan, fındıkta kamuoyunda sıkça tartışılan kahverengi kokarca zararlısının önemli bir sorun olduğunu ancak asıl tehlikenin verim düşüklüğü olduğunu belirtti. Turan, özellikle yaşlanan fındık bahçelerinin gençleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Fındıkta temel sorunun verim olduğuna işaret eden Turan, "Kahverengi kokarca zararı önemli olmakla birlikte belirli dönemlerde artıp sonra düşüş gösterebiliyor. Ancak özellikle birinci standart bölge olarak adlandırılan Ordu, Giresun ve Trabzon’da bahçelerin yaşlanmasıyla birlikte verim ciddi şekilde geriledi. Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki payı da son yıllarda düşüş eğiliminde. Tarım Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 15 yıl öncesine kıyasla bu pay azalmış durumda" dedi. Üreticinin fiyat beklentisinin verimle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Turan, "Fiyatlar ne kadar artırılırsa artırılsın, dekardan alınan verim düşük olduğu sürece üreticiyi memnun etmek mümkün değil. Türkiye’de dekara ortalama verim yaklaşık 80 kilogram seviyesinde. Bu miktar maliyetleri karşılamaya yetmiyor. Verimin en az 150-200 kilogram seviyelerine çıkarılması gerekiyor. Aksi halde fiyat tartışmaları devam eder" diye konuştu. "Verim düşüklüğü üreticiyi bahçeden uzaklaştırıyor" Verim kaybının yalnızca ekonomik değil, sosyal sonuçlar da doğurduğunu ifade eden Turan, düşük gelir nedeniyle üreticilerin bahçelerden uzaklaştığını söyledi. Turan, "Son dönemde maliyetlerin artması ve verimin düşmesi nedeniyle üreticiler bahçelerini ya terk ediyor ya da yarıcıya veriyor. Ancak artık yarıcıların da bahçeleri bırakmaya başladığı görülüyor. Bu durum üretimde sürdürülebilirliği tehdit ediyor" ifadelerini kullandı. Fındıkta sürdürülebilir üretim için bahçelerin yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Turan, "Yaşlanmış bahçelerin gençleştirilmesi, rehabilitasyon çalışmalarının yapılması ve birim alanda verimin artırılması şart. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili kurum ve sektör paydaşlarıyla iş birliği içinde bu süreci hızlandırması gerekiyor. Aksi halde hem üretim hem de üretici kaybı devam edecektir" dedi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 14:20
Bakan Işıkhan: "Değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak için beceri geliştirme programlarına büyük önem veriyoruz"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Bakanlık olarak değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak amacıyla beceri geliştirme ve yeniden beceri kazandırma programlarına büyük önem verdiğimizi ifade etmek isterim" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ankara’da bu yıl 8’incisi düzenlenen Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’na katıldı. Üniversite öğrencilerine ve girişimcilere kariyer yönlendirmesi, firmalara verimlilik farkındalığı ve yeni iş fırsatları sunulması amacıyla düzenlenen fuarda yapay zeka, savunma sanayii, robotik ve akıllı çözüm teknolojiler ele alındı. Fuarda konuşan Bakan Işıkhan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta iki okulda yaşanan silahlı saldılara değinerek, "Yaşadığımız menfur okul saldırılarında hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Eğitim camiamızın ve aziz milletimizin başı sağ olsun. Allah bizlere bu tür acıları bir daha göstermesin" dedi. "Rutin ve tekrara dayalı işler dijitalleşme ve otomasyonun etkisiyle giderek azalmakta" Işıkhan, teknolojik dönüşüm çağında olduklarını ve bu dönemin çalışma hayatının da yeniden kökten şekillendiği bir dönem olduğunu vurgulayarak, "Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre önümüzdeki süreçte 92 milyon işin ortadan kalkacağı ancak bunun yanında yaklaşık 170 milyon yeni işin ortaya çıkacağı öngörülmektedir. Bu tablo bize net olarak şunu göstermektedir; değişim kaçınılmazdır ancak doğru hazırlıklarla ve öngörülerle bu değişimi aynı zamanda büyük bir fırsata dönüştürebiliriz. Özellikle teknolojik gelişmelerin yön verdiği alanlarda ciddi bir büyüme beklenmektedir. Günümüzde yapay zeka, büyük veri, finansal teknolojiler ve yazılım geliştirme gibi alanlar ön plana çıkarken aynı zamanda inşaat, tarım, lojistik ve hizmet sektörleri de büyümenin taşıyıcı unsurları olmaya devam edecektir. Çiftlik işçiliğinden yazılıma, teslimat sürücülüğünden sağlık ve bakım hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede yeni fırsatlar doğmaktadır. Bununla birlikte bazı mesleklerin önemini kaybettiğini de görmekteyiz. Özellikle verimlilikle doğrudan ilintili olan, beceri gerektirmeyen, rutin ve tekrara dayalı işler, dijitalleşme ve otomasyonun etkisiyle giderek azalmaktadır" ifadelerine yer verdi. "Değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak için beceri geliştirme programlarına büyük önem veriyoruz" Sürekli öğrenme anlayışını yaygınlaştırmanın, insanlara yeniden beceri kazandırma fırsatı sunmanın ve gençleri geleceğin mesleklerine hazırlamanın ortak sorumlulukları olduğunun altını çizen Bakan Işıkhan, "Bizler de Bakanlık olarak değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak amacıyla beceri geliştirme ve yeniden beceri kazandırma programlarına büyük önem verdiğimizi ifade etmek isterim. Amacımız gençlerimizin bugün gibi yarının işlerine de hazır olmasını sağlamaktır. Tabii ki ‘teknolojik dönüşüm, çalışma hayatının geleceği’ gibi konular söz konusu olduğunda en fazla önem verdiğimiz grupların başında gençlerimiz gelmektedir. Ki bu fuarın da en önemli ziyaretçileri kıymetli gençlerimiz olacaktır. Bildiğiniz gibi yakın zamanda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ve teşrifleriyle ‘Gençliğin Üretim Çağı-GÜÇ’ adını verdiğimiz programımızın tanıtımını yaptık. GÜÇ programındaki en önemli amacımız, gençlere doğrudan maddi destek sağlamak yerine onları üretime dahil etmek, düzenli bir çalışma hayatına geç kalmadan girmelerini ve gelir elde etmelerini sağlamaktır. Özellikle mezuniyet sonrasında gençlerin ‘NEET’ adı verilen, ne eğitime ne istihdama katılmayan gençlere yönelik çok daha kalıcı ve etkili çözümler sunmaktayız" diye konuştu. "E-Devlet sisteminde SGK olarak en fazla kullanılan ve tıklanan kurum durumundayız" Işıkhan, verimlilik ve teknoloji fuarlarının tüm dönüşümlerin merkezinde yer alan önemli organizasyonlar olduğuna dikkati çekerek, "Biz de Bakanlık olarak bu fuarda yer almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Fuarda Sosyal Güvenlik Kurumu, İŞKUR, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü ve Mesleki Yeterlilik Kurumumuzun teknolojik dönüşüm ve verimlilik kapsamında yaptıklarını ve yapacaklarını sergiliyoruz. Teknolojik dönüşüme yönelik program ve projelere önem verdiğimiz gibi Bakanlık olarak da dijital dönüşümde önemli bir pozisyondayız. Özellikle dünyanın en ileri uygulamalarından biri olan E-Devlet sisteminde SGK olarak en fazla kullanılan ve tıklanan kurum durumundayız. 181 farklı uygulamamızla toplamda 1,5 milyardan fazla tıklanma gerçekleşmiş durumda. Hizmetlerimize hızlı ve güvenli olarak 7-24 erişim mümkündür" değerlendirmesinde bulundu. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise savunma sanayiinde elde edilen başarıların temelinde güçlü bir metodolojik yaklaşım ve verimlilik anlayışının bulunduğunu belirtti. Görgün, savunma sanayiinde geliştirilen projelerin uzun soluklu analiz ve değerlendirme süreçlerinden süzüldüğünü ifade ederek, "Savunma sanayiimizin başarısının sırrı işte bu süreçlerden süzülen projelerin hayata geçirilmesidir. Bu çoğu kez mantıklı analitik yüzünden aynı zamanda bizim verimlilik anlayışımızın en net tezahürüdür" ifadelerini kullandı. Teknoloji ve verimlilikte üç ana eksen Görgün, günümüzde teknoloji ve verimlilik alanında belirleyici unsurların üç ana eksende toplandığını belirterek, "İlk eksende yapay zeka destekli karar alma sistemleri, akıllı otomasyon ve veri odaklı üretim modelleri öne çıkmaktadır. İkinci eksende siber güvenlik, enerji verimliliği ve kritik altyapı dayanıklılığı ve tedarik zinciri sürekliliği belirleyici hale gelmektedir. Üçüncü eksende de teknolojik gelişmeler nedeniyle önemi azaldığı sanılan yüksek yetkinliklerle donatılmış insan kıymeti faktörü yer almaktadır. Biz başkanlık olarak verimliliği savunma sanayimizi şekillendiren en temel prensiplerimiz temel prensiplerimizden biri olarak görüyoruz. Bu yaklaşımla yer verimliliği sistemler geliştirerek güvenlik kapasitemizi güçlendiriyor" şeklinde konuştu. Araştırma-geliştirme faaliyetlerine de değinen Görgün, Savunma Sanayii AR-GE Geniş Alan (SAGA) çağrıları kapsamında çok sayıda projenin yürütüldüğünü aktardı. Görgün, "Yapay zeka alanında üretken yapay zeka, çok modlu yapay zeka, açıklanabilir yapay zeka ve büyük aksiyon modelleri gibi başlıklarda 10’dan fazla yeni projeyi aynı anda yürütüyoruz. Yine SAGA çağrıları kapsamında kuantum alanında hesaplama, algılama, navigasyon ve haberleşme konularında projeler üretiyoruz" dedi. "Milli yetkinlik insanla başlar" Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında insan kaynağına yapılan yatırımların artırıldığını vurgulayan Görgün, teknik bilgi ile birlikte disiplin, liderlik ve sorumluluk bilincinin de öncelikli olduğunu ifade etti. Görgün, gençlerin erken aşamada doğru alanlara yönlendirilmesinin önemine işaret ederek, "Milli ürün, milli yetkinlikle elde edilir. Milli yetkinlik de insan kıymetine yapılan doğru yatırımla gelişir" değerlendirmesinde bulundu. Program, Görgün’ün konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Nisan 2026 Çarşamba- 10:28
Erzurum’daki dört dev tünel projesinde kritik eşik: Açılış tarihleri belli oldu
2
14 Nisan 2026 Salı- 12:30
Tavşanlı’da hayvancılığa 4 milyon TL’lik destek
3
15 Nisan 2026 Çarşamba- 10:18
Eti Bakır Tereksay’ın doğru ve güvenilir analiz kabiliyeti onaylandı
4
13 Nisan 2026 Pazartesi- 21:00
Erzincan’da toplu taşıma ücretlerine zam
5
15 Nisan 2026 Çarşamba- 10:13
Garanti BBVA Fon Botu hayata geçirildi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:40
Edremit’in kültürel mirası turizme açılıyor
Balıkesir’in Edremit ilçesinde, Altınoluk Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma, Koruma ve Yaşatma Derneği tarafından "Edremit’in Kültürel ve Doğal Mirasının Turistik Ürün Potansiyeli" başlıklı bir etkinlik düzenlendi. Edremit’in zengin tarihi ve doğal güzelliklerinin turizm ürünü haline getirilmesi amacıyla düzenlenen programa, Edremit Belediye Başkan Vekili Nevin Sayman ve Belediye Meclis Üyesi Hakan Yıldırım da katılım sağladı. Etkinlikte, alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer aldı. Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) Turist Rehberliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özlem Köroğlu ve TÜRSAB Çanakkale Balıkesir Bölge Başkanı ve Edremit Ticaret Odası Sayman Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Ergün, bölgenin turistik potansiyelini anlattı. Konuşmacılar, Edremit’in sahip olduğu Antandros Antik Kenti, Kaz Dağları’nın doğal zenginlikleri ve yerel kültürü birleştirerek nasıl daha cazip bir turizm destinasyonu haline gelebileceği konusunda görüşlerini paylaştı. Program, izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:25
Şirketlerin ’kiralamak mı, satın almak mı’ sorusuna açıklık getirildi
Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, şirketlerin iş amacıyla kullanacağı araçları kiralama veya satın alma konusunda kararsızlığına açıklık getirdi. Son dönemde sıkça firmaların ’Satın alsak mı? Yoksa kiralasak mı?’ sorusuyla karşı karşıya geldiklerini belirten Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, firmaların aklına takılan sorulara açıklık getirdi. Düzenli araç kullanan ve güvenin önemli olduğu şirketlerde kiralık araç kullanımının daha doğru bir seçenek olduğunu dile getiren Aras, "Şirket politikası sebebiyle aylık sabit maliyetle çalışmak isteyen, bunu yaparken mülkiyetin getirdiği mali yüklerden muaf olmak ve vergi gibi finansal raporlarda netlik ve sadelik olması gerektiğini düşünen şirketler kiralık araca yöneliyor. Ayrıca Ar-Ge, satış ve müşteri deneyimi gibi alanlarda da fayda sağlamak için uzun dönem araç kiralamak şirketler için şu anda en mantıklı çalışma modeli olarak öne çıkıyor" ifadelerini kullandı. Renault Filo Kiralama’nın operasyonel ve finansal esneklik sağladığına dikkat çeken Didem Aras açıklamasının devamında şunları söyledi: "Filo kiralama, araç bakımı, servis randevuları, kasko ve sigorta yönetimi, güncel ve güvenli araçların kullanımı gibi operasyonel kolaylıklar sunulmaktadır. Ayrıca şirketiniz için faiz dalgalanmalarından, enflasyon artışından, servis maliyetlerinden kaçınarak, sabit ödeme ile fiyat avantajı sağlayarak istikrarlı bir hizmet sağlamış oluyorsunuz. Şirketler, araç kirasını gider olarak göstererek vergi avantajı elde edebilmekteler. Sermayenizi araç alımına yatırmadan ana işinize yönlendirmesini sağlayan Renault Filo Kiralama hizmet yelpazesinde araçlar sadece Renault Yetkili servislerin yetkin ellerine teslim edilmektedir. Böylelikle güvenli sürüş keyfinin yanında yakıt tasarrufuna da destek olunmaktadır."
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:16
Budama maliyeti üreticiyi ailece bağa indirdi
Manisa’nın Sarıgöl ilçesi ve çevresinde üzüm bağlarında başlayan budama çalışmaları, artan işçilik ücretleri nedeniyle üreticiler için aile emeğine dayalı bir sürece dönüştü. Sarıgöl Ziraat Odası tarafından budama yevmiyesinin 1.500 lira olarak açıklanmasının ardından, birçok budama ekibinin bu ücret üzerinden çalışmaya başlaması üzüm üreticilerini farklı çözümler aramaya yöneltti. Yüksek maliyetlerle karşılaşmak istemeyen üreticiler, makas ve testerelerini alarak bağlarda eşleri ve yakınlarıyla birlikte budama yapmaya başladı. Sarıgöllü üzüm üreticisi Ramazan Karahan, budama işinin mart ayı sonuna kadar sürdüğünü belirterek, "Havalar uygun olduğu sürece bağımıza geliyoruz. Eşimle, kayınpederimle birlikte çalışarak budamayı kendimiz yapıyoruz. Böylece ciddi bir masraftan kurtulmuş oluyoruz" diye konuştu. Üreticiler, ailece yapılan budama çalışmalarının hem maliyetleri düşürdüğünü hem de bağların daha özenli şekilde bakımının yapılmasını sağladığını dile getirdi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:08
Başkan Burkay, BTSO’nun yeni üyeleriyle bir araya geldi
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Oda’nın yeni üyeleriyle bir araya geldi. İş kurmanın ve üretmenin bugün her zamankinden daha değerli olduğunu belirten Başkan Burkay, "Yaptığınız yatırımlar bu kentin ve ülkemizin geleceğine yapılmış değerli bir katkıdır." dedi. Yaklaşık 60 bin üyesiyle Türkiye’nin en büyük ticaret ve sanayi odaları arasında yer alan BTSO, üyelerinin Oda’da yürütülen çalışmalar hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilmeleri amacıyla "Üye Bilgilendirme Toplantısı" düzenledi. BTSO Yönetim Kurulu ile yeni üyelerin katılımıyla gerçekleşen toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, "Bu Oda’nın kuruluşundan bugüne taşınan güç, birlikte iş yapma kültürünün, dayanışmanın ve doğru ticaretin üstlendiği tarihi rolün eseridir. Bugün burada attığınız her adım, yaptığınız her yatırım, aslında kendi işletmenizin değil, bu kentin ve ülkemizin geleceğine yapılmış değerli bir katkıdır. İçinden geçtiğimiz dönem, sabır ve fedakarlık isteyen, güçlü irade, cesaret ve vizyon gerektiren bir dönemdir. Bu nedenle bugün iş kurmak, yatırım yapmak, üretime yönelmek her zamankinden daha önemli ve daha değerlidir. Sizin girişimleriniz, bu şehrin ve ülkenin yarınlarına güven veren güçlü birer meşaledir. Bu nedenle her birinizi yürekten kutluyorum." dedi. "Bursa Büyürse Türkiye Büyür" vizyonu ile başlayan yolculuk Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda "Bursa Büyürse Türkiye Büyür" inancıyla çalıştıklarını belirten Başkan Burkay, "O gün bir vizyon ortaya koyduk ve dedik ki, Bursa potansiyeliyle Türkiye’nin kalkınmasında öncü rol üstlenecek bir şehir. Bu inançla sadece yönetim anlayışını değil, Oda’nın iş yapma biçimini de değiştirdik. Başlangıçta 16 makro projeyle yola çıktık. Şükürler olsun bugün sayısı 60’ı aşan proje ile bu kentin üretimine, ticaretine, ihracatına, insan kaynağına ve geleceğine yön veriyoruz. BTSO bugün projeleriyle konuşulan, her sektörle temas eden, her üyeye dokunan bir Oda’ya dönüştü. Bu değişimi 60 bine yaklaşan üyemizden aldığımız güçle gerçekleştirdik. Çünkü bir oda, üyeleri kadar güçlüdür." diye konuştu. "Ortak aklın buluştuğu merkez" İbrahim Burkay, "Hep söylüyorum, burası artık sadece evrak alınan, belge verilen bir yer değil. Burası iş dünyasının buluşma noktasıdır. Burası ortak aklın toplandığı, istişarenin güç kazandığı, sorunların karşılıklı konuşulduğu ve çözüme dönüştüğü bir merkezdir. Biz bu çatının altında neyi konuşuyorsak, hangi meseleyi gündeme getiriyorsak, onun arkasında 70 meslek grubumuzun ve 60 bin üyemizin ortak iradesi var." ifadelerini kullandı. "Dünya değişiyor, biz değişimin önünü açıyoruz" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, dünyada teknoloji odaklı büyük bir değişimin yaşandığını belirterek, yapay zekâ, dijital dönüşüm, e-ticaret ve yeşil dönüşüm yeni dönemin belirleyici alanları olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "İşte bu yüzden, ihtiyaç duyduğunuz her konuda eğitimler, gelişim programları ve destek mekanizmaları oluşturuyoruz. Sizlerin dünyayla rekabet eder hale gelmesi için her türlü altyapıyı hazırlıyoruz. Ticarette dijital platformlar geliştiriyoruz, dış ticareti büyüten modelleri hayata geçiriyoruz. Bursa Business School ile üyelerimizin yaşam boyu eğitim yolculuğunu destekliyoruz. BTSO Akademi ile iş dünyamıza geniş bir gelişim imkânı sunuyoruz. Nitelikli istihdam için BUTGEM ve MESYEB gibi çok değerli yapılarımızla hizmet sunuyoruz. BUTEKOM, ULUTEK ve teknoparkımızla üniversite-sanayi iş birliğini büyütüyor, inovasyonu teşvik ediyoruz. Ticari safari programlarımız, fuarlarımız, alım heyetlerimiz ve tedarikçi buluşmalarımızla üretimi, ticareti, teknolojiyi, istihdamı ve ihracatı geliştiren pek çok projeyi aynı anda yürütüyoruz. Tüm bu projelerimizi sizler için geliştiriyoruz. Sizler işinizi büyütün, yeni pazarlara açılın, güçlü olun. Çünkü siz büyüdükçe Bursa büyür. Bursa büyüdükçe Türkiye büyür. Bu inançla çalışıyoruz, bu inançla yol yürüyoruz." diye konuştu. "Her yeni üye için bir fidan" İş dünyasının gösterdiği çabanın BTSO’nun motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Burkay, üyelerin attığı her adımın Bursa’nın ve Türkiye’nin yarınlarını aydınlattığını söyledi. Toplantıda ayrıca yürütülen projelerin daha detaylı tanıtıldığı bir sunum gerçekleştirildi. Başkan Burkay, söz konusu projelerin, üyelerin katkısıyla gelişmeye devam edeceğini vurguladı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Oda’nın her yeni üyesi için BTSO Hatıra Ormanı’na fidan dikmeye devam ettiğini hatırlatarak, toplantının sonunda tüm yeni üyeleri temsilen, en genç BTSO üyesine fidan sertifikasını takdim etti. Yeni üyelerden BTSO projelerine tam not BTSO’nun yeni üyeleri de toplantının ardından değerlendirmelerde bulundular. Yeni üyelerden Yunus Taştan, "Bugün tanışma toplantımıza katıldık ve Başkanımız bizi her konuda bilgilendirdi. BTSO’nun çok doğru ve etkili projeleri olduğunu gördük. Bugüne kadar sadece buzdağının görünen kısmını biliyorduk. BTSO’nun üyesi olarak artık bu projelerden daha fazla faydalanacağız. İnşallah bu projelerin de bir parçası olacağız. Başta TEKNOSAB olmak üzere Bursa’nın ihtiyaç duyduğu projelerin hayata geçmesi çok önemli. İbrahim Başkan’ın döneminde yapılan projeleri takdirle karşılıyorum ve Oda’nın bir mensubu olduğum için çok mutluyum." diye konuştu. "Projelerin kıymeti bilinmeli" Yeminli Mali Müşavir Mustafa Arıcı ise BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ı uzun zamandır takip ettiğini ifade ederek, projelerin önemli bir vizyonun eseri olduğunu söyledi. Arıcı, "Bugün yapılan sunumla Başkan Burkay’ı daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de bizlerin katkılarıyla vizyoner projeler devam edecek. TEKNOSAB, GUHEM, BBS gibi projeleri çok etkileyici ve Bursa’nın ortak değerleri olabilecek nitelikte, bu projelerin kıymetinin bilinmesi gerekiyor." dedi. "BTSO’nun projelerinde biz de yerimizi alacağız" Data Via Yazılım Şirketi Yönetim Kurulu Üyesi Onur Cengiz de BTSO Başkanı İbrahim Burkay önderliğinde çok güzel bir organizasyon gerçekleştiğini söyledi. Cengiz, projelerin hepsini tek tek dinleme imkânı bulduklarını ve özellikle Bursa Business School projesini çok beğendiğini ifade etti. Şirket olarak kendilerinin de projelere dahil olmak istediklerini vurgulayan Cengiz, "Hem eğitim almak hem de eğitim veren tarafta yer almak istiyoruz. Bugün burada anlatılan projelerin tamamı çok başarılı ve vizyoner projeler bizler için çok bilgilendirici bir organizasyon oldu." dedi. BTSO Üyesi Nail Taylak da, projeleri ilk defa yakından görme fırsatı bulduğunu belirterek, "Gerçekten çok güzel projeler var. TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School başta olmak üzere tüm projeler yeni ve insanın ufkunu açan nitelikte. İnşallah biz de bu vizyona katkı sağlayacağız." dedi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:08
Sencer Solakoğlu, Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinden istifa etti
Bursa İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sencer Solakoğlu, birlikteki görevinden istifa ettiğini duyurdu. Solakoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı oldu. Solakoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’de önemli sorunlardan birisinin sivil toplum örgütlerinin siyasallaşması olduğunu belirtti. Sivil toplum kuruluşlarında siyasallaşma olduğu zaman eleştirilerin sınırlı kaldığını istenen sonucun alınamadığını dile getiren Solakoğlu, "Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliğinin en son yaptığı talihsiz açıklama buna en iyi örnek; ithalatı öven, Türkiye’nin süt konusunda nasıl başarılar yakaladığını ve bakanın nasıl başarılı olduğunu öven... Halbuki, bahsettikleri sözleşmeli tarımın nasıl çalışmadığını Bursa Birliğinde gördük." dedi. Hak hukuk adaletten hiçbirinin çiftçiye olmadığını vurgulayan Solakoğlu, şöyle devam etti: "Ne verilirse onunla yetinmek zorunda olan çiftçi. Çok çeşitli STK’lerde sesimi yükselttim gayret ettim. İnsanlara Türkiye’nin potansiyelini ve yapılanların na kadar az oduğunu gözler önüne sermeye çalıştım. Ne yazık ki STK platformunda bir zaman sonra tıkanıyorsunuz, bir sonraki aşamaya geçmek zorundasınız. Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricieri Birliğinden istifa ediyorum. Sesimi daha gür çıkarabileceğim daha etkili bir pozisyona geçme kararı aldım. Hangi platform olursa olsun siyaset üzeri çözüm üreten, Türkiye’nin geleceğini planlayabileceğim bir mecraya gidiyorum. Daveti kabul ettim. Bu daveti yapanlara teşekkür ediyorum. Yakında platformu açıklayacağım, duyacaksınız."
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:59
Aydem Yenilenebilir Enerji, üst üste 4’üncü kez CDP A Listesi’nde yer aldı
Türkiye’nin öne gelen enerji şirketlerinden Aydem Enerji, 6 grup şirketiyle bu yıl da dünyanın en büyük ve prestijli çevre raporlama platformlarından biri olan CDP’nin İklim Değişikliği Programı’nda global A Listesi’nde yer aldı. Aydem Enerji, iklim politikaları, emisyon yönetimi ve su kaynaklarının korunmasına yönelik uygulamalarıyla dünya çapında örnek gösterilen şirketler arasında yerini korumaya devam ediyor. Aydem Enerji, grup şirketleri Aydem Yenilenebilir Enerji, Aydem Perakende, Gediz Perakende, Adm Elektrik, Gdz Elektrik ve Elsan ile dünyanın en büyük çevre raporlama platformlarından biri olan Karbon Saydamlık Projesi (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda bir kez daha Global A Listesi’nde yer aldı. Şirketler, tüm değer zincirinde emisyon azaltımına yönelik yol haritaları, yenilikçi projeleri ve şeffaf raporlama kültürleriyle CDP tarafından üst seviyede derecelendirildi. Şeffaf raporlama, yüksek performans, etkili eylem Yapılan açıklamaya göre, grup şirketlerinden Aydem Yenilenebilir Enerji, 2024 sonuçlarına göre "İklim Değişikliği" ve "Su Güvenliği" kategorilerinde üst üste dördüncü kez "A - Liderlik Seviyesi" notu alarak önemli bir başarıya imza attı. Şirket, iklim krizine yönelik etkili eylemleri, şeffaf raporlama yaklaşımı ve su yönetiminde gösterdiği yüksek performansla küresel ölçekte şirketlerin değerlendirildiği CDP Global Liderler A Listesi’nde (CDP Global Leaders - A List), üst üste dört yıldır her iki kategoride birden yer alan tek Türk şirket olma konumunu da pekiştirdi. Grup şirketlerinden Elsan da "İklim Değişikliği" kategorisinde üst üste üç yıldır A Listesi’nde yer alma başarısını gösterirken; Aydem Perakende, Gediz Perakende, Adm Elektrik ve Gdz Elektrik şirketleri de notlarını B’den A’ya yükseltti. "Sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz" Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz, CDP İklim Değişikliği Programı Global A Listesi’nde 6 grup şirketiyle birlikte yer almaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, şunları söyledi: "Operasyonlarımızın her alanında şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik odağıyla yürüttüğümüz çalışmalar, bu yıl da CDP’nin Global A Listesi’nde 6 grup şirketimizle yer almamızı sağladı. CDP’den aldığımız bu başarı, tüm faaliyetlerimizde çevresel etkiyi azaltmak ve kaynak kullanımında verimliliği artırmak için yürüttüğümüz çalışmaların küresel düzeyde onaylandığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla, daha sürdürülebilir bir dünya için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz."
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:43
Kariyer Büro Sendikası Başkanı Akgül: "666 sayılı KHK bu ekonomik koşullarda kariyer mesleklerin en büyük çıkmazı haline gelmiştir"
Kariyer Büro Sendikası Genel Başkanı Tolga Akgül, "Merkez teşkilatlarda görev yapan bazı kariyer mesleklerimiz, geri çekildiği ifade edilen düzenlemedeki tutarlardan daha da fazlasını hak etmektedir, 666 sayılı KHK bu ekonomik koşullarda kariyer mesleklerin en büyük çıkmazı haline gelmiştir" dedi. Kariyer Büro Sendikası, Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde taleplerini dile getirmek amacıyla eylem düzenledi. Farklı illerden gelen sendika üyelerinin katılımıyla yapılan açıklamada; sendikanın temsil ettiği gelir uzmanları, muhasebe uzmanları, SGK denetmenleri, il göç uzmanları, muhasebe denetmenleri, milli emlak uzmanları, ticaret denetmenleri, mali hizmetler uzmanları, vergi istihbarat uzmanları başta olmak üzere kariyer meslek mensuplarının özlük hakları ile seyyanen zam talepleri gündeme taşındı. Sendika Başkanı Tolga Akgül, burada yaptığı açıklamada, 14 yıllık mağduriyetleri olduğunu belirterek, "Sadece özlük haklarımız için değil; artık yüreklere ağır gelen ama bir şekilde hep araya kaynayan adalet arayışımızın, ciddiyetini göstermek, yitirilmesine ramak kalmış çalışma barışının korunması için artık vakit kalmadığını anlatmak için buradayız" şeklinde konuştu. Akgül, 2011 yılında çıkarılan 666 sayılı KHK’nın kariyer meslekler arasında hiçbir hukuki ve vicdani temeli olmayan bir merkez-taşra ayrımı oluşturan bir kanun olduğunu aktararak, "O günden bu yana derinleşen ve büyüyen bir adaletsizliğin kapısını aralamıştır ayrıca bir şekilde bu mağduriyetin giderilmemesi, daha da perçinlenmesi için özel çalışmalar yapanlar var, sanki birilerinin hakkı diğerinden daha üstünmüş gibi yaklaşanlar var, bir de buna kılıf bulma çabalarını hepiniz görüyorsunuz. Bu davranış şekli en hafif tabiriyle bencilliktir" ifadelerini kullandı. "Her gündemde hakkını aramak 14 yıldır sabredenlerin en doğal hakkıdır" Kariyer mesleklerinin adil bir şekilde tasnif edilmesi gerektiğini vurgulayan Akgül, "Sınıf oluşturma gayesi taşımamalıdır ve en önemlisi emeğin karşılığını öncelik vermelidir. Ayrıca kariyer mesleklerde merkez taşra ayrımı şu an kaldırılsa bile 14 yıldır hakkını alamayan meslektaşlarımızın çalışma hayatı boyunca elde edeceği gelirleri diğerlerine asla yetişemeyecektir. Hesaplar düzgün yapılmazsa sonuçlar da yanlış olur. Bizim mücadelemiz menfaat elde etmek üzerine kurulmadı. Kaybedilen hakların telafisi için varlık buldu. Neden buradaki arkadaşlarımızın hakları başkalarından daha değersiz gösterilmeye çalışılıyor. Kimin hakkının daha değerli olduğuna kim karar veriyor? Kimse kusura bakmasın artık haksızlığın karşısında duran on binler var. Her gündemde hakkını aramak 14 yıldır sabredenlerin en doğal hakkıdır" açıklamasında bulundu. "375 sayılı KHK 3 sayılı cetvele eklenmesi bizim açımızdan zorunluluktur" Akgül, benzer işleri yapan meslek gruplarının denk ve özlük haklarına sahip olmalarını istemenin doğal olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: SGK denetmenlerinin, Muhasebe uzmanlarının, il Göç uzmanlarının, İl Planlama uzmanlarının, ticaret denetmenlerinin, Milli Emlak denetmenlerinin, Milli Emlak uzmanlarının, Mali Hizmetler uzmanlarının, Muhasebe denetmenlerinin, Vergi İstihbarat uzmanlarının ve Gelir uzmanlarının 375 sayılı KHK 3 sayılı cetvele eklenmesi bizim açımızdan zorunluluktur. Bu talep, ayrıcalık istemek değildir. Bu talep, yıllardır ertelenen bir hakkın teslim edilmesinden ibarettir. Bu talep, kamu hizmetinin omurgasını oluşturan kariyer mesleklerin hak ettiği değeri yeniden görmesi içindir. Bu yüzden de bundan daha fazlasını hak eden mesleklerimizin taleplerinin arkasında da aynı kararlılıkla duracağız." "666 sayılı KHK bu ekonomik koşullarda kariyer mesleklerin en büyük çıkmazı haline gelmiştir" Sistematik olarak ayrıştırılmaya isyan ettiklerini söyleyen Akgül, "Merkez teşkilatlarda görev yapan bazı kariyer mesleklerimiz, geri çekildiği ifade edilen düzenlemedeki tutarlardan daha da fazlasını hak etmektedir, 666 sayılı KHK bu ekonomik koşullarda kariyer mesleklerin en büyük çıkmazı haline gelmiştir. Tekrar ediyorum merkez taşra ayrımı yerine getirilecek, adil, hakkaniyetli tasniflerden rahatsız olmayız aksine destekleriz. Sistematik olarak ayrıştırılmaya, ötekileştirilmeye isyan ediyoruz. Adil, somut ve objektif kriterlerle hakların teslimi olacaksa boynumuz kıldan incedir. Hangi meslek için olursa olsun olumlu hiçbir düzenlemeye karşı değiliz, ancak 14 yıldır bekleyen biziz. Bu yüzden her düzenlemede var olma talebimizi de tartışmaya açtırmayız. Görüşülecek bütçe kanunundaki özlük düzenlemesi teknik olarak, başka bir torba yasaya mahkumdur, her torba yasa da bizim hakkımızın giderilmesi için mücadele edeceğimiz yasal bir zemindir" değerlendirmesinde bulundu. "Hakkımızı alana kadar, kaybettiğimizi bulana kadar her mecrada bizlerin adını duyacaksınız" Hakları olanı almak için mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayan Akgül, şunları kaydetti: "Biz gücümüzü; meslektaşlarımızın haklı davasından, kamu hizmetine verdiği değerden ve gösterdiği fedakarlıktan alıyoruz. Olursa hali hazırda görüşülen torba yasada olmazsa, ocak ayı için beklenen torba yasada, kısaca hakkımızı alana kadar, kaybettiğimizi bulana kadar her mecrada bizlerin adını duyacaksınız. Hakkımız olan için bugün buradayız, yarın nerede olmamız gerekirse orada olacağız. Bu tablo artık değişmek zorundadır. Yapılacak şey zor değildir. Mecliste atılacak küçük bir adım, yıllardır büyüyen büyük bir yarayı kapatacaktır. Bu adım ne bütçeyi sarsar ne de kamu düzenini bozar; aksine adaleti tesis eder, motivasyonu yükseltir, hizmet kalitesini artırır. Hakkını savunmak için bu güçlü duruşu sergileyen, cesaret gösteren tüm meslektaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Biliniz ki, birliğiniz, kararlılığınız ve dik duruşunuz, bu davanın en büyük gücüdür. Böyle güçlü adımlarla da hak ettiğimize muhakkak ulaşacağız."
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:38
Bakan Göktaş: "Aralık ayına yönelik toplam 1 milyar 473 milyon lira tutarındaki SED ödemesini hesaplara yatırdık"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitim giderlerinin karşılanması için aralık ayına yönelik toplam 1 milyar 473 milyon lira tutarındaki Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesinin hesaplara yatırıldığını açıkladı. Bakan Göktaş, yaptığı açıklamada, çocuklara yönelik hizmetlere özel önem verdiklerini belirterek çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitim giderlerinin karşılanması için ‘Sosyal ve Ekonomik Destek’te bulunduklarını bildirdi. Bu doğrultuda SED ile çocukları, ailelerinin yanında ve sosyal çevresi içerisinde desteklediklerini vurgulayan Bakan Göktaş, çocukların milli değerlere sahip, kendine güvenen, eğitimli ve sağlıklı birer fert olarak yetişmeleri için çalıştıklarını ifade etti. Aile odaklı sosyal hizmet modelleri ile çocukların öncelikli olarak aile şefkati ve sıcaklığıyla yetişebilmeleri için gayret gösterdiklerinin altını çizen Bakan Göktaş, "Çocukların aile ortamında büyümelerinin, toplumsal değerlerin korunmasında vazgeçilmez bir rolü olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitim giderlerinin karşılanması için aralık ayına yönelik toplam 1 milyar 473 milyon lira tutarındaki SED ödemesini hesaplara yatırdık" açıklamasında bulundu.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:37
Bolu’da fırtına balık tezgahlarını vurdu
Bolu’da kurulan halk pazarındaki balık tezgahları, Karadeniz’de etkili olan olumsuz hava şartlarından etkilendi. Hamsinin yer almadığı tezgahlarda vatandaşlar istavrite yöneldi. İhsaniye Mahallesi’nde kurulan pazarda alışveriş yapan vatandaşlar, balık tezgahlarında yoğunluk oluşturdu. Ancak Karadeniz açıklarında meydana gelen fırtına nedeniyle balıkçılar denize açılamayınca tezgahlarda hamsi yer almadı. Hamsi bulamayan vatandaşların en çok tercih ettiği balık türü istavrit oldu. Pazar tezgahlarında istavritin kilogramı 200, sardalyanın 150, mezgitin 250, barbun balığının 300-400, çupranın 500, levrek ve Karadeniz somonunun 600, çinekopun ise 500 ila 700 liradan satışa sunulduğu görüldü. Balıkçı esnafı İlhan Başaran, balık sevkiyatının hava şartlarına bağlı olduğunu belirterek, "Bize balıklar günlük geliyor. Dün gece de denizlerde fırtına çıkmış. Onun için bugünlük hamsi yok" dedi. Hamsinin yerine sardalya, istavrit, barbun ve mezgit gibi çeşitlerin yer aldığını ifade eden Başaran, "Çok güzel sardalya, istavrit, barbun, mezgit diğer çeşitler var ama hamsi yok. Denizlerde fırtına olduğundan dolayı hamsi gelmedi. Şu anda sardalya 150 lira, istavrit 200 lira, barbun ise büyüklüğüne göre 300-400 lira arasında değişiyor. Mezgit 250 lira, çinekop iriliğine ve büyüklüğüne göre 500 lira ile 700 lira arasında değişiyor. Kar yağıp denizler soğusa balık olacak ama şu anda denizler soğumadığı için balık başka ülkelere doğru gidiyor" diye konuştu.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:25
Logo Yazılım ve Türkiye İş Bankası’ndan işletmelere ‘Fatura Finansmanı’
Logo Yazılım ve İş Bankası iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Fatura Finansmanı’ ürünü, vadeli e-faturaların vade tarihinden önce nakde çevrilmesini sağlayarak işletmelerin nakit akışını güçlendiriyor. Logo Yazılım ve İş Bankası iş birliğiyle ‘Fatura Finansmanı’ ürünü işletmelere sunuldu. Yapılan açıklamaya göre dijital, kullanıcı dostu ve hızlı bir şekilde nakit akışını güçlendiren bir finansman çözümü olarak işletmelerin kullanımına sunulan Fatura Finansmanı ürünü, ticari işletmelerin e-faturalarını otomatik olarak analiz ederek, vadeli e-faturalarını vadesi gelmeden nakde çevirmelerine olanak sağlıyor. Logo Yazılım ve İş Bankası müşterisi olan işletmeler, vadeli e-faturalarını görüntüleyip tahsisli limitleri dâhilinde tek tıkla finansmana başvurabiliyor ve onaylanan tutar aynı gün hesaplarına aktarılıyor. İş birliğini değerlendiren Logo Grup Finansal Teknolojiler Genel Müdürü Başak Kural, "Grup olarak, finansal teknolojiler alanındaki yatırımlarımızı derinleştirirken, yeni iş birlikleriyle bu alandaki ekosistemimizi genişletiyoruz. İşletmelerin ihtiyaç duyduğu anda finansal enstrümanlara daha kolay, bilinçli ve avantajlı bir şekilde ulaşmasını sağlayacak geliştirmelere odaklanıyoruz. Bu doğrultuda, gömülü finansta liderlik vizyonumuz ve Türkiye İş Bankası’nın finansman gücüyle hayata geçirdiğimiz iş birliğimizden büyük memnuniyet duyuyoruz. Fatura Finansmanı ürününü tasarlarken, işletmelerin nakit akışlarını hızlandırma, finansmana erişimi kolaylaştırma ve operasyonel yüklerini dijital çözümlerle azaltma ihtiyaçlarını merkeze aldık" ifadelerini kullandı. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, "Ticari hayatta nakit akışı oldukça önemli bir yer tutuyor. Firmaların nakit akışlarını kendi ödeme ve ihtiyaçlarına göre yönetebilmesi, onlara esneklik sağlıyor ve ticari hayatı kolaylaştırıyor. İşletmelerin ihtiyaç duydukları dönemlerde alacaklısı oldukları faturalarını vadesinden önce nakde çevirebilmelerine imkân sağlayan Fatura Finansmanı ürününü Logo Yazılım iş birliğimizle hayata geçirmiş olmaktan dolayı mutluluk duyuyorum. Yeni iş birlikleri ve çözümlerle KOBİ’lerimizin hayatını kolaylaştırmaya devam edeceğiz" dedi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:21
Kırgızistan’dan yatırım daveti
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı ziyaret eden Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Ruslan Kazakbaev, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde kurulan Türk Yatırım Fonu’nda Kırgızistan’a yapılan yatırımlar için önemli teşvik ve önceliklerin bulunduğunu belirterek, ATO üyelerini ülkesine yatırıma davet etti. Türkiye ve Kırgızistan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin yıllar itibariyle geliştiğini kaydeden ATO Başkanı Baran ise "Ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında 1,5 milyar doları aşarak, 2 milyar dolara yaklaştı. Ticaretimizi karşılıklı olarak artırarak, önümüzdeki birkaç yıl içinde 5 milyar dolarlık hedefi yakalayacağız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Ruslan Kazakbaev ve beraberindeki heyeti makamında konuk etti. İki ülke arasındaki ticari ve yatırım ilişkileri ile Türk iş dünyası için Orta Asya’da ortaya çıkan yeni ekonomik fırsatların ele alındığı ziyarette konuşan Büyükelçi Kazakbaev, Türkiye ve Kırgızistan arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştiğini ifade ederek, üst düzey siyasi temaslar, liderler düzeyinde gerçekleştirilen zirveler ve çok taraflı iş birliği teşkilatlarının bu gelişmede belirleyici rol oynadığını vurguladı. Büyükelçi iki ülke iş insanlarının yakın iş birliği içinde olduğunu belirterek, bu ilişkileri daha da güçlendirmek gerektiğini aktardı. Kırgızistan’ın Türk Devletleri Teşkilatı ve Şanghay İş Birliği Örgütü yapılarında aktif rol üstlendiğini ifade eden Büyükelçi, bu platformlarda artık güvenliğin yanı sıra ekonomi, teknoloji ve yatırımların da ön plana çıktığını dile getirdi. Yatırım projelerinizi bekliyoruz Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler tarafından kurulan Türk Yatırım Fonu’nun resmi olarak faaliyetlerine başladığını ifade eden Büyükelçi, bu yapıda özellikle Kırgızistan’a yapılan yatırımlar için önemli teşvik ve önceliklerin bulunduğunu söyledi. Büyükelçi Türk iş insanlarına seslenerek, "Türk Devletleri Teşkilatı içerisinde toprak açısından da, nüfus açısından da küçük bir ülke olduğumuz için sosyal durumumuzu, ekonomimizi de göz önüne alarak, Kırgızistan’ın projelerine öncelik veriyorlar. Türk Yatırım Fonu’nda Kırgızistan’a yönelik çok fazla teşvikler var. Bunun için Türk iş insanlarını Kırgızistan’a yatırıma davet ediyorum" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türk Yatırım Fonu’nun Türk iş dünyası açısından stratejik olduğunu vurguladı. Ankara iş dünyasının Orta Asya ve Türk dünyasıyla ekonomik bağlarını daha da güçlendirmeye hazır olduğunu ifade eden Baran, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ticaret hacmine ilişkin güncel rakamları değerlendirdi. Türkiye ve Kırgızistan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin yıllar itibariyle geliştiğini kaydeden ATO Başkanı Baran, "Ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında 1,5 milyar doları aşarak, 2 milyar dolara yaklaştı. Ticaretimizi karşılıklı olarak artırarak, önümüzdeki birkaç yıl içinde 5 milyar dolarlık hedefi yakalayacağız" dedi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:11
ATSO Başkanı Hacısüleyman’dan Antalya için kritik uyarı: "Kaynaklar sınırlı, tercihler belirleyici"
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya’nın 2050 vizyonunun ortak akılla belirlendiğini belirterek, sınırlı kaynaklar karşısında kentin geleceğinin doğru tercihlerle planlanması gerektiğini söyledi. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda kentin sosyo-ekonomik yapısını güçlendirmek ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla düzenlenen "Antalya 2050 Vizyonu Arama Konferansı" tamamlandı. Üç gün süren konferansta, Antalya’nın gelecek 25 yılına yön verecek stratejiler ortak akılla ele alındı. Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları, iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum paydaşlarının geniş katılım sağladığı konferans ’tarım’, ’turizm’, ’ticaret-sanayi’ ve ’kentsel dönüşüm’ başlıkları altında dört ana oturum şeklinde gerçekleştirildi. Oturumlarda, Antalya’nın nüfus artışı, göç, kaynak yönetimi, iklim değişikliği, afetler, teknoloji, şehircilik, ulaşım ve ekonomik çeşitlilik gibi başlıklar bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. "Ortak noktamız insan yaşamının sürdürülebilirliği" Toplantının açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ortak noktalarının insan yaşamının sürdürülebilirliği olduğunu vurguladı. "Nasıl bir Antalya istiyoruz, neyi neye tercih edeceğiz?" sorularının kritik öneme sahip olduğunu belirten Hacısüleyman, bu soruların tek bir doğru cevabı olmadığını, ancak tercih hakkının Antalya’da yaşayanlara ait olması gerektiğini söyledi. Hacısüleyman, "Kendi geleceğimizi yine Antalyalılar olarak biz belirlemeliyiz" dedi. "Neyi, ne kadar tercih edeceğimizi konuşuyoruz" 2050’ye giderken kentin nasıl bir yol izlemesi gerektiğinin tartışıldığını belirten Hacısüleyman, "Daha fazla ticaret mi istiyoruz, daha fazla yapılaşma mı, yoksa tarımı, suyu ve doğayı koruyan bir Antalya mı?" ifadelerini kullandı. Tarım sektörünün artan sıcaklıklar nedeniyle üretimde zorlandığını, turizmin ise kaynak baskısını her geçen gün daha fazla hissettiğini kaydeden Hacısüleyman, kentleşmenin kültürle birlikte düşünülmemesi halinde şehrin ruhunu kaybedeceğini söyledi. "Turist sayısı 5 kat arttı, kaynaklarımız aynı kaldı" Antalya’nın nüfusunun 2000 yılında yaklaşık 1 milyon 700 bin olduğunu hatırlatan Hacısüleyman, bugün bu sayının 2 milyon 700 bine ulaştığını ifade etti. Son 25 yılda kaynakların 1 milyon kişiyle daha paylaşılır hale geldiğine dikkat çeken Hacısüleyman, "Su arttı mı? Hayır. Ama kişi başına düşen kaynak azaldı" dedi. Turizm verilerine de değinen Hacısüleyman, 2000 yılında Antalya’ya gelen yabancı turist sayısının yaklaşık 3,4 milyon olduğunu, bugün ise bu rakamın 17 milyonun üzerine çıktığını belirtti. Her yeni kullanıcının kaynaklara ortak olduğunu dile getiren Hacısüleyman, turizmde bunun geçici, göçte ise kalıcı bir etki oluşturduğunu vurguladı. Beş katlık artışa rağmen kaynaklarda benzer bir artış yaşanmadığını vurgulayan Hacısüleyman, "Bu yükü kaldıracak hangi kaynağımız beş kat arttı? İşte bu nedenle taşıma kapasitesini konuşmak zorundayız" diye konuştu. Antalya’nın daha ne kadar nüfusu, turisti ve yapılaşmayı kaldırabileceğinin bilimsel verilerle analiz edilmesi gerektiğini ifade eden Hacısüleyman, "Kaynaklar artmayacak. Bu yüzden planlamayı kapasite üzerinden yapmak zorundayız" dedi. "Teknoloji büyük bir dönüşüm getiriyor" Son 25 yılda dijital platformların kısa sürede küresel ölçekte büyük değerlere ulaştığını hatırlatan Hacısüleyman, önümüzdeki 25 yılda çok daha köklü bir dönüşüm yaşanacağını belirtti. Otonom araçlar, dikey tarım, suyun depolanması ve gri su kullanımı gibi başlıkların konferansta ele alındığını söyleyen Hacısüleyman, "25 yıl sonra yine aynı sorunları mı konuşacağız, yoksa bir kısmını çözmüş mü olacağız? Bu sorunun cevabını bugünden vermek zorundayız" diye kouştu. "İklim değişikliği artık teorik değil" İklim değişikliğinin artık günlük hayatın bir gerçeği haline geldiğini vurgulayan Hacısüleyman, "Eskiden 40 günde yağan yağmur bugün 2 saatte yağıyor. Sonrasında altyapıyı ya da yönetimleri suçluyoruz ama bireysel sorumluluğumuzu da sorgulamamız gerekiyor" dedi. Deprem, sel ve su krizinin insan yaşamını doğrudan etkileyen başlıklar olduğunu belirten Hacısüleyman, Antalya’nın geleceğinin ancak bütüncül, bilimsel ve sürdürülebilir bir planlamayla güvence altına alınabileceğini sözlerine ekledi. Antalya 2050 vizyonu belirlendi Konferans sonucunda Antalya’nın 2050 yılına uzanan yol haritasını şekillendirecek ortak vizyon, sürdürülebilirlik, çeşitlendirilmiş ekonomi, akıllı şehircilik ve yüksek yaşam kalitesi ekseninde tanımlandı. Vizyon çerçevesinde Antalya’nın; kültür, sanat, turizm ve eğitimin başkenti, marka değerleriyle Akdeniz’in çekim merkezi, sürdürülebilir, akıllı, güvenli ve çevreye duyarlı dönüşümünü tamamlamış bir şehir olması hedefleniyor. Tek bir sektöre bağımlı olmayan dengeli ekonomik yapısıyla, kalite odaklı ve destinasyon çeşitliliği yüksek turizmini güçlendiren Antalya’nın; iklim göçü baskısına rağmen kentsel dokusunu koruyan marka şehir kimliğini pekiştirmesi öngörülüyor. "Dünyanın en yaşanabilir şehirleri arasına girme hedefi" Vizyon kapsamında Antalya’nın, veriye dayalı yönetilen, çalışma, yaşam ve sosyal alanları birbiriyle uyumlu, doğayla barışık ve kendi kendine yeten bir kalkınma modelini hayata geçirmesi amaçlanıyor. Sanayi ve ticarette teknoloji odaklı, rekabetçi bir güç haline gelmesi; demiryolu öncelikli lojistik altyapısı, gelişmiş liman kapasitesi ve yatçılık ekosistemiyle yüksek katma değerli ihracat yapan küresel bir merkez olması hedefleniyor. İklim değişikliğine uyumlu bir şehir vizyonu doğrultusunda ise; su ve enerjiyi akıllı yöneten, yerel üretimi güçlendiren, yenilenebilir enerji ve etkin atık yönetimiyle çevresel etkileri en aza indiren, sürdürülebilir tarım ve Ar-Ge ekosistemi oluşturulmuş, dirençli ve yaşam kalitesi yüksek bir şehir modeli öne çıkıyor. Bu dönüşümle Antalya’nın, dünyanın en yaşanabilir ilk 10 şehri arasına girmesi amaçlanıyor. "Somut projelere dönüşecek" Oturumlar sonunda elde edilen çıktılar doğrultusunda, her bir alan için hazırlanan "Antalya 2050 Vizyonu Stratejik Yol Haritası Raporları" ilgili kurumlarla paylaşılacak. Belirlenen stratejiler, ATSO iş birliğinde somut projelere dönüştürülerek hayata geçirilecek. Konferans çıktılarında ayrıca; iş birliği, koordinasyon ve yönetişim anlayışıyla tüm paydaşlarıyla birlikte çalışan, ekosistem odaklı büyüyen bir şehir modelinin hayata geçirilmesinin önemi vurgulandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder