EKONOMİ
16 Nisan 2026 Perşembe - 18:07 GOSB Teknopark Genel Müdürü Çemberci: "Gebze’den Ardahan’a teknoloji koridorunu birlikte kuracağız" Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, "Gebze’den Ardahan’a teknoloji koridorunu birlikte kuracağız" dedi. Ardahan’da gençleri, girişimcileri ve yenilikçi fikirleri aynı çatı altında buluşturmayı amaçlayan GOSB Teknopark Girişim Ofisi’nin açılışı için program düzenlendi. Ardahan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Şehit Mustafa Kerimov Konferans Salonu’nda gerçekleşen programda konuşan Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Öztürk Emiroğlu, girişim ofisinin ileride teknoparka dönüşebilecek önemli bir adım olduğunu söyledi. Rektör Emiroğlu, "Gebze organize sanayisinin Ardahan’a gelip ilerde Teknopark’a dönüşecek bir hamleyi bizimle başlatması Üniversitemiz, bölgemiz ve şehrimizin kalkınması için önemli bir adım. Bunun üniversitede olmasının anlamı şu; hem hocalarımız hem öğrenciler, hem de şehirde şehrin kalkınması için düşünce üreten, fikri olan herkes burada gelip Üniversitenin GOSB ofisinde fikirlerini rahatlıkla söyleyebilir. İşte bu girişimler belki burada göçü durduracak, insanların kendi yerinde firmasını kuracağı ve düşüncelerini ürüne dönüştüreceği bir imkan hazırlayacak" dedi. GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci de Ardahan’da kurulacak girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla hızlandırma programları ve çeşitli çalışmalar yürüteceklerini belirtti. Gebze’den Ardahan’a teknoloji koridorunu birlikte kuracaklarını ve gençlerin, akademisyenlerin ve iş insanlarının araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yönelmesini sağlayacaklarını söyleyen Çemberci, "Teknoparkı olmayan illerde girişim ofisleri kurulması göreviyle görevlendirilmiş bulunmaktayız. Türkiye’de bu görev toplamda 10 tane teknopark yönetimine verildi. Bunlardan biri de biziz. Biz de bu talimat doğrultusunda Ardahan’da çalışmak istedik. Ve çalışma ofisini Ardahan’da kurduk. Bu şu anlama geliyor, bundan sonra Ardahan ve çevre illerde ticarileşebilecek fikri olan başta gençler, akademisyenler ve iş insanları olmak üzere herkes bu devletin vermiş olduğu desteklerden faydalanabilecek. Bunun için teknoparkı olan illere gitmenize, batıya, güneye veya kuzeye gitmenize gerek kalmayacak. İnşallah burada bu yapmış olduğumuz stratejik çalışmalardan sonra da Ardahan’ı bu anlamda bir hav olarak belirleyip önümüzdeki 3 yıl içerisinde de Ardahan teknoparkının ve altında yatan branşların yer almasını sağlayacağız. Biz yaklaşık 3 yıl boyunca burada olacağız. Girişim ofisi programlarımızla, eğitimlerimizle, etkinliklerimizle, bir takım hızlandırma programlarımızla burada sizlerle birlikte olacağız" dedi. Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, akademisyenler, öğrenciler, kamu kurumlarının temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı program, çeşitli sunumlarla sona erdi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:40 Mezitli’de esnafla belediye el ele ekonomi için buluştu Mersin Mezitli Belediyesi ile esnaf temsilcileri bir araya gelerek üretim, istihdam ve yerel ekonomiyi güçlendirmeye yönelik iş birliği projelerini değerlendirdi. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Veysel Sarı ve beraberindeki meslek odaları başkanlarını makamında ağırladı. Gerçekleşen ziyarette, kentin ekonomik yapısını güçlendirecek, üretim kapasitesini artıracak ve istihdam imkanlarını geliştirecek projeler üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. "Mezitli’mizi daha ileriye taşıyacağız" Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Tuncer, yerel yönetim ile esnaf ve sanatkarların iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "Kentimizin kalkınmasında esnafımızın emeği ve katkısı son derece kıymetlidir. Üretimi destekleyen, istihdamı artıran ve yerel ekonomiyi güçlendiren bir anlayışla tüm paydaşlarımızla birlikte hareket etmeye devam edeceğiz. Dayanışmayı büyüten, ortak aklı esas alan bir yaklaşımla Mezitli’mizi daha ileriye taşıyacağız" dedi. Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Veysel Sarı ise yerel yönetimle kurulan güçlü diyalogun önemine vurgu yaparak, "Mezitli Belediyesinin esnaf dostu yaklaşımı bizler için oldukça değerli. Başkanımızın üretim ve istihdam odaklı çalışmalarını destekliyor, iş birliği içerisinde hayata geçirilecek projelerin kent ekonomisine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileri ve iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik mesajlarla sona erdi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:32 ’Süper gıda’ arı sütü Malatya’da mercek atında Malatya Turgut Özal Üniversitesi, İnönü Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen çok yönlü araştırma, arı sütünün kalitesini belirleyen sırları gün yüzüne çıkardı. Doğanşehir (Buğday Deresi) ve Battalgazi’de (Uluköy) eş zamanlı olarak gerçekleştirilen çalışma, hem üreticiye yol haritası çiziyor hem de "kaliteli arı sütü" peşindeki tüketiciyi uyarıyor. "Gençlik iksiri" olarak adlandırılan arı sütü, artık bilimsel bir reçeteye sahip. Malatya Turgut Özal, İnönü ve Fırat Üniversitelerinden bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü kapsamlı araştırma, arı sütünün içeriğinin sadece bölgeye göre değil, arıcının verdiği ek besine göre de nasıl değiştiğini kanıtladı. Yürütücülüğünü Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nden Doç. Dr. Semiramis Karlıdağ’ın yaptığı bir bilimsel araştırma, arı sütünün biyokimyasal ve aromatik bileşimi üzerinde çevresel faktörlerin ve besleme yöntemlerinin kritik etkilerini ortaya koydu. Karlıdağ ve çalışma arkadaşları tarafından gerçekleştirilen araştırma, bölgedeki arıcılık faaliyetleri için önemli bilimsel veriler sunuyor. Araştırma kapsamında Malatya’nın iki farklı bölgesi olan Doğanşehir ve Battalgazi Uluköy’de, farklı karbonhidrat kaynaklarıyla (glikoz, sükroz ve ticari arı yemi) beslenen bal arısı kolonilerinden elde edilen arı sütleri detaylı şekilde incelendi. Yapılan analizler sonucunda, hem coğrafi konumun hem de beslenme yönteminin arı sütünün kalitesini belirleyen biyokimyasal ve uçucu bileşik profilini doğrudan etkilediği belirlendi. Araştırma kapsamında arı sütlerinde 50’den fazla uçucu organik bileşik tespit edildi ve bu bileşiklerin aroma, kalite ve potansiyel biyolojik etkiler açısından önemli rol oynadığı ortaya kondu. Bulgular, arı sütünün kimyasal profilinin üretim şartlarına bağlı olarak önemli ölçüde değişebildiğini göstererek kalite kontrol ve ürün standardizasyonu açısından önemli bir bilimsel temel sundu. Coğrafya fark oluşturuyor Ortaya çıkan en çarpıcı sonuçlardan biri, bölgedeki bitki çeşitliliğinin arı sütünün kalitesini doğrudan etkilemesi oldu. Tüm bu farklılıklar, arıların farklı beslenme yöntemlerine göre seçtikleri farklı botanik orijinlerden kaynaklandı. Doğanşehir’in zengin florası, arı sütünün en önemli kalite göstergesi olan 10-HDA (10-hidroksi-trans-2-dekenoik asit) maddesinin üretimini doğal olarak tetikliyor. Şeker tipi kaliteyi değiştiriyor En yüksek kalite Doğanşehir’de: Arı sütünün en önemli kalite göstergelerinden biri olan 10-HDA içeriği, Doğanşehir bölgesinde glikozla beslenen kolonilerde yüzde 2,77 ile en yüksek seviyeye ulaştı. Arı sütü üretiminde yaygın bir uygulama olan ek besleme, araştırmanın odak noktalarından biri idi. Bilimsel sonuçlar, sanılanın aksine her şekerin aynı etkiyi oluşturmadığını gösterdi. Glikoz ile beslenen arıların ürettiği arı sütünde, bağışıklık ve hücre yenileyici özelliğiyle bilinen 10-HDA oranının en yüksek seviyeye ulaştığı saptandı. Glikoz takviyesi, arı sütündeki koruyucu enzimlerin (invertaz ve katalaz), toplam protein, prolin ve 10-HDA miktarının da artmasını sağladı. Sükroz (çay şekeri) ile beslenen gruplarda enzim aktivitelerinin daha düşük kaldığı gözlemlendi. Bölgesel etkiler: Doğanşehir’in çevresel şartlarının 10-HDA üretimini teşvik ettiği, Uluköy’ün ise zengin polen ve nektar çeşitliliği sayesinde toplam amino asit üretimini desteklediği gözlemlendi. Antioksidan kapasitesi: Beslenme rejiminin arı sütünün fenolik bileşik profili ve antioksidan kapasitesi üzerinde önemli değişimlere yol açtığı tespit edildi. Araştırmacılar, elde edilen sonuçların arı sütü üretiminde besleme stratejilerinin optimize edilmesi, ürün kalitesinin artırılması ve coğrafi köken doğrulaması gibi alanlarda önemli katkı sağlayacağını vurguluyor. Çalışma, endüstriyel karbonhidrat kaynaklarının arı sütünün biyokimyasal yapısını nasıl şekillendirdiğini ortaya koyarken, glikoz takviyesinin arı sütü kalitesini artırmak için etkili bir üretim stratejisi olabileceğini gösteriyor. Elde edilen veriler, Türkiye’de sınırlı miktarda üretilen arı sütünün daha yüksek katma değerle üretilmesi ve uluslararası pazarda rekabet gücünün artırılması açısından önemli bir potansiyel sunuyor. Arıcılığa ve ekonomiye büyük katkı Türkiye, arıcılıkta dünya devlerinden biri olmasına rağmen arı sütü üretimi henüz istenen seviyede değil. Bu çalışma, arıcılara ürün kalitesini artırmak için bilimsel bir "besleme takvimi" sunuyor. Bilim insanları, doğru lokasyon ve doğru karbonhidrat kaynağı seçimiyle Türkiye’nin yıllık arı sütü rekoltesinin ve kalitesinin katlanabileceğini vurguluyor. Tüketiciye uyarı: Suistimallere dikkat Araştırma, arı sütünün kalitesindeki hassasiyeti de ortaya koydu. Bilim heyeti, bu değerli ürünün suistimal edilmeye açık olduğunu hatırlatarak şu uyarılarda bulundu: Analiz şart: Sadece rengine ve tadına bakarak arı sütünün kalitesi anlaşılamaz. Mutlaka laboratuvar onaylı 10-HDA oranlarına bakılmalı. Saklama şartları: Arı sütü biyokimyasal olarak çok hassastır. Araştırmada kullanılan tüm örnekler eksi 18 derecede korunmuştur; oda sıcaklığında bekletilen ürünlerde bu mucizevi bileşenler hızla kaybolur. Doğallık aldatmacası: Tamamen doğal ortamda, ek besleme yapılmadan üretilen kontrol gruplarında bazı değerlerin daha düşük çıkması, kontrollü bilimsel beslemenin "kaliteyi standardize etmek" için bir gereklilik olduğunu gösterdi. Ancak bu durum, merdiven altı şuruplarla yapılan üretimle karıştırılmamalıdır. Çalışmanın sonuçları, arı sütünün sadece bir gıda takviyesi değil, aynı zamanda apiterapide (arı ürünleriyle tedavi) kullanılacak tıbbi bir materyal olarak standartlaştırılması gerektiğini kanıtlıyor. Bölgesel farklılıkların (toprak yapısı, botanik orijin) arı sütünün "fenolik bileşiklerini" yani antioksidan gücünü ve enzim içeriklerini değiştirmesi, Malatya gibi illerin bu konuda özel bir marka haline gelebileceğinin sinyalini veriyor. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, üniversite olarak Malatya’da tarım ve hayvancılık alanında bilimsel çalışmalarla üretime katkı sağlamaya devam edeceklerini belirterek araştırmada emeği geçen akademisyenlere teşekkür etti.
Bütçe Kasım ayında 169,5 milyar TL fazla verdi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 11:22 Bütçe Kasım ayında 169,5 milyar TL fazla verdi Kasım ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 250,1 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 419,6 milyar TL ve bütçe fazlası 169,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Ocak-Kasım döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 12 trilyon 842,6 milyar TL, bütçe gelirleri 11 trilyon 571,6 milyar TL ve bütçe açığı 1 trilyon 271 milyar TL olarak gerçekleşti. Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2025 yılı Kasım ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, Kasım ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 250,1 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 419,6 milyar TL ve bütçe fazlası 169,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 132,2 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 287,4 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi Merkezi yönetim bütçesi 2024 yılı Kasım ayında 16 milyar 646 milyon TL açık vermiş iken 2025 yılı Kasım ayında 169 milyar 486 milyon TL fazla verdi. 2024 yılı Kasım ayında 129 milyar 652 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2025 yılı Kasım ayında 287 milyar 408 milyon TL faiz dışı fazla verildi. Bütçe giderleri Merkezi yönetim bütçe giderleri Kasım ayı itibarıyla 1 trilyon 250 milyar 103 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 117 milyar 922 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 1 trilyon 132 milyar 181 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 14 trilyon 731 milyar 14 milyon TL ödenekten Kasım ayında 1 trilyon 250 milyar 103 milyon TL gider gerçekleştirildi. Geçen yılın aynı ayında ise 956 milyar 105 milyon TL harcama yapıldı. Kasım ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,7 oranında arttı. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 8,6 iken 2025 yılında yüzde 8,5 oldu. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 39,8 oranında artarak 1 trilyon 132 milyar 181 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 8,2 iken 2025 yılında yüzde 8,9 oldu. Bütçe Gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Kasım ayı itibarıyla 1 trilyon 419 milyar 589 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 1 trilyon 272 milyar 481 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 118 milyar 628 milyon TL oldu. 2024 yılı Kasım ayında bütçe gelirleri 939 milyar 460 milyon TL iken 2025 yılının aynı ayında yüzde 51,1 oranında artarak 1 trilyon 419 milyar 589 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Kasım ayı gerçekleşme oranı 2024 yılında yüzde 11,1 iken 2025 yılında yüzde 11,1 oldu. 2025 yılı Kasım ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 55,3 oranında artarak 1 trilyon 272 milyar 481 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 11,1 iken 2025 yılında yüzde 11,4 oldu. 2025 Yılı Ocak-Kasım Dönemi merkezi yönetim bütçe gerçekleşmeleri 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 12 trilyon 842,6 milyar TL, bütçe gelirleri 11 trilyon 571,6 milyar TL ve bütçe açığı 1 trilyon 271 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 10 trilyon 904,9 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 666,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi Merkezi yönetim bütçesi 2024 yılı Ocak-Kasım döneminde 1 trilyon 276 milyar 935 milyon TL açık vermiş iken 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde 1 trilyon 270 milyar 991 milyon TL açık verdi. 2024 yılı Ocak-Kasım döneminde 81 milyar 733 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde 666 milyar 720 milyon TL faiz dışı fazla verildi. Bütçe giderleri Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Kasım dönemi itibarıyla 12 trilyon 842 milyar 574 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 1 trilyon 937 milyar 710 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 10 trilyon 904 milyar 864 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41,6 oranında artarak 12 trilyon 842 milyar 574 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38,5 oranında artarak 10 trilyon 904 milyar 864 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Kasım dönemi itibarıyla 11 trilyon 571 milyar 584 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 10 trilyon 2 milyar 2 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 1 trilyon 262 milyar 390 milyon TL oldu. 2024 yılı Ocak-Kasım döneminde bütçe gelirleri 7 trilyon 793 milyar 286 milyon TL iken 2025 yılının aynı döneminde yüzde 48,5 oranında artarak 11 trilyon 571 milyar 584 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ocak-Kasım dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51,6 oranında artarak 10 trilyon 2 milyar 2 milyon TL oldu.
Nusaybin Sınır Kapısının açılması ihracata döviz katkısı sağlayacak
15 Aralık 2025 Pazartesi - 11:04 Nusaybin Sınır Kapısının açılması ihracata döviz katkısı sağlayacak Mardin’in Nusaybin Ticaret Odası Başkanı Mahsum Özmen, "Nusaybin Sınır Kapısının açılması demek, ülkeye döviz getirmek demektir’’ dedi. Nusaybin Sınır kapısı önünde açıklamalarda bulunan Özmen, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayı çok önemli ve olumlu bulduklarını söyledi. Özmen, "İnşallah en yakın zamanda, hızlandırılmış bir şekilde Nusaybin Sınır Kapısının açılmasını istiyoruz. Bölgeye çok katkı sağlayacağına ve ülkemiz için çok büyük bir gelir oluşturacağına inanıyoruz. Bugün bölgeye baktığımız zaman, Suriye için gereken bütün malzemeleri Türkiye’den tedarik edebiliriz. Bu da ne demek, ülkemize döviz gelecektir ve ekonomimize büyük bir katkı sağlayacaktır. Bugün Nusaybin Sınır Kapısının açılması demek, ülkeye döviz getirmek demektir. Ticaretle uğraşan insanlarımızın çoğu Nusaybin Sınır Kapısının açılmasını bekliyor. Eğer Nusaybin Sınır Kapısı açılırsa, bugün biz üreticiyiz, Türkiye üretici bir devlettir. A’dan Z’ye kadar bütün malzemeleri Suriye’ye satabiliriz. İnsanlar heyecanla, Nusaybin Sınır Kapısının açılmasını bekliyor. İnşallah kardeş kapı olarak yaptığımız, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin yaptığı kapı kardeş kapı olarak kalacaktır. Buna inancımız tamdır. Nusaybin Sınır Kapısının açılacağına inanıyoruz ve hükümetimizden beklentimiz şudur, en kısa zamanda, hızlı bir şekilde Nusaybin Sınır Kapısının açılmasını istiyoruz’’ diye konuştu. Sınır kapısının açılmasıyla Nusaybin ihracatının en az 10 katı artacağına inandıklarını anlatan gümrük yetkilisi Bilal Kök, "Eğer açılırsa en az on katı daha fazla olur. Bugün 100 araç gönderiyorsak, açıldığında günde bin araç olur. Çünkü Mardin’deki bütün bölgeler buradan giriş çıkış yapmak durumunda kalacak. Şu anda sadece iç gümrük olarak araçlarımız girip tekrar buradan çıkış yapıyor. Yurt dışına gitmiyor buradan" diye konuştu.
Kaspi, Türkiye’de 4,17 milyar TL tutarındaki sermaye artırımını tamamladı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 11:00 Kaspi, Türkiye’de 4,17 milyar TL tutarındaki sermaye artırımını tamamladı Teknoloji şirketi Kaspi, Türkiye ve Hepsiburada’ya olan uzun vadeli güvenini 4,17 milyar TL’lik sermaye artırımıyla güçlendirdi. Avrasya’nın önde gelen teknoloji şirketlerinden Kaspi, Hepsiburada’da 4,17 milyar TL tutarındaki sermaye artırımını tamamlayarak Türkiye’de önemli bir adım daha attı. Şirket, bu yılın başlarında gerçekleştirdiği 1,1 milyar dolarlık yatırımla Hepsiburada’nın çoğunluk hissesini satın almış ve Türkiye pazarına giriş yapmıştı. Hepsiburada’nın 17 Kasım tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında verilen yetki doğrultusunda şirketin ödenmiş sermayesi resmi olarak artırıldı. Şirketin Türkiye pazarına ve Hepsiburada’nın uzun vadeli potansiyeline duyduğu güveni ortaya koyan bu yatırım, son yıllarda Türkiye’de gerçekleştirilen en büyük sermaye artırımlarından biri olarak dikkat çekiyor. "Türkiye’nin dijital ekosistemini güçlendiriyor, yerel işletmeleri destekliyoruz" Sermaye artışıyla sağlanan ek kaynak, Hepsiburada’nın devam eden büyüme planlarını destekleyecek. Ayrıca, Hepsiburada’da satış yapan on binlerce KOBİ ve perakendecinin kullanımına sunulan dijital araç ve servislerin geliştirilmesinde kullanılacak. Kaspi.kz Kurucusu, CEO’su ve Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Mikheil Lomtadze, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: "E-ticaret platformuna yatırım yaparken, ‘basit ve yenilikçi dijital ürünlerle insanların günlük hayatını iyileştirme’ misyonumuzu paylaşan bir şirket gördük. Gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 100 milyon dolar büyüklüğündeki bu son sermaye artırımı Türkiye’ye ve Hepsiburada’ya duyduğumuz uzun vadeli güvenin güçlü bir göstergesi. E-ticaret ve dijital hizmetler, ancak yerel işletmeler başarıya ulaştığında başarılı olur. Bizim amacımız da, Türkiye’deki KOBİ’lerin yenilik yapabilmeleri, büyüyebilmeleri ve yabancı rakiplerle rekabet edebilmeleri için gerekli tüm olanaklara sahip olmalarını sağlamak. Platformumuzdaki satıcıların en iyi dijital araçlara erişebilmelerini ve böylece operasyonlarını güvenle ölçeklendirebilmelerini hedefliyoruz. Ortak odağımız çok net: Yerel işletmelerin daha iyi teknolojinin yanı sıra, fintek, e-ticaret ve nakitsiz ödeme çözümlerine daha kolay erişmelerini ve böylece büyümelerini sağlamak. Türkiye dijital geleceği için iddialı bir vizyon ortaya koyuyor. Hepsiburada’nın, bu vizyona güçlü bir katkı sunduğuna inanıyoruz. Kaspi’nin kullanıcı odaklı dijital hizmetler geliştirme konusundaki derin bilgi birikimi ve e-ticaret platformunun güçlü ticari temeliyle birlikte, Türkiye’nin dijital ekonomisinde yaşanan gelişimi desteklemekten büyük heyecan duyuyoruz."
"Tapuda satışlar 3 milyonu geçti"
15 Aralık 2025 Pazartesi - 10:36 "Tapuda satışlar 3 milyonu geçti" Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Tapu dairelerinde Aralık ayının ikinci haftası itibarıyla yapılan satış işlem sayısı 3 milyonu geçti. Yıl sonuna kadar satışların 3,2 milyon seviyesine yaklaşması bekleniyor. Konut satışlarının da geçen yıla göre artış göstererek 1 milyon 500 bin sınırını aşması bekleniyor. Tapu harcı gelirleri de 140 milyar TL seviyesini yakalayabilir" dedi. Tapu dairelerinde Aralık ayının ikinci haftası itibarıyla yapılan satış işlem sayısı 3 milyonu geçti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Gayrimenkul piyasasındaki özellikle Aralık ayında yoğun bir satış hareketliliği söz konusu. Tüm gayrimenkul satışlarında 15 Aralık itibarı ile toplam satış işlem sayısı 3 milyon sınırını geçti. Yıl içindeki toplam tapu harcı geliri ise rekor bir seviyede artarak şimdiden 130 milyar lirayı geçti. Toplam harç gelirlerinin yaklaşık yüzde 30’u ise İstanbul’daki işlemlerden elde edildi. BDDK verilerine göre de konut kredi hacmi 662 milyar lirayı aştı" dedi. "Beklettiğiniz satışlar için acele edin" Veraset ve intikal beyannameleri için şimdiden yeni yıla randevu verildiğini de belirten Özelmacıklı, "Gerek müteahhitlerin yapacakları işlemler için gerekse de tapu işlemini sonra yaparız diyen eş, dost ve akrabalar için son 15 günlük süre iyi değerlendirilmeli. 2026 yılında uygulanacak bina ve arazi vergi değerleri, 2025 yılı değerlerinin en fazla iki katı olarak belirlendi. Lakin bu durum satış bedellerinde 3 kata yakın bir fark oluşturabilecek. Tapu harcı rayiç değerden az olmamak kaydı ile gösterilen değer üzerinden toplamda yüzde 4 olarak tahsil ediliyor. Bu nedenle tapu harcındaki artış yeni yılda bu satışları oldukça etkileyecek. Bunun yanında tapu harcı dışında ödenen döner sermaye ücreti ödemesi ise her yıl yeniden değerleme oranında artırılıyor. Bu durumda örneğin İstanbul’da tapuda satış işlem başına alınan 5 bin 323,50 TL’lik döner sermaye bedeli yüzde 25,49 artışla 2026 yılında yaklaşık 6 bin 680,50 TL olacak" diye konuştu. "Ev Sahibi Türkiye’de başvurular için son hafta" 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği "Ev Sahibi Türkiye" projesi için başvurularda son haftaya girildiğine dikkat çeken Özelmacıklı, "Özellikle dar gelirli vatandaşların uygun koşullarla ev sahibi olmasını amaçlayan proje kapsamında e-Devlet üzerinden yapılan başvurular 18 Aralık Perşembe, Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Emlak Katılım Bankası aracılığıyla yapılan başvurular ise 19 Aralık Cuma günü sona erecek. Başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından hak sahipliği kuraları 29 Aralık’ta başlayacak ve 27 Şubat 2026 tarihine kadar devam edecek. Henüz başvuru yapmamış olan vatandaşların, bu önemli fırsatı kaçırmamaları için başvurularını belirtilen tarihler dolmadan tamamlamaları gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Kredilerde düşüş sınırlı" Yıl sonunda konut kredisi faizlerinin yüzde 2,5 seviyelerine yaklaşmasını beklediklerini ancak şu anda 2,65 seviyelerinin söz konusu olduğunu da ifade eden Özelmacıklı, "Yüzyılın konut projesindeki başvuruların 5,5 milyon seviyesinde olması konuta ne kadar çok ihtiyaç olduğunun bir göstergesi. Burada faizlerin yüzde 2 seviyesinin altına gerilemesi ile ipotekli satışlarda yüksek bir artış bekliyoruz. Konutta reel fiyat düşüşlerinin sonuna geldik. Faiz düşüşü kapsamında yatırımcılar için gayrimenkul piyasasındaki fırsatlar da sepette yer almalı" diyerek sözlerini noktaladı.
Öksüt Madencilik, 2025 yılında toplam 14 uluslararası ödül kazandı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 10:33 Öksüt Madencilik, 2025 yılında toplam 14 uluslararası ödül kazandı Öksüt Madencilik, sosyal etki projeleriyle Globee, Stevie, Titan ve Globee Impact gibi dünyanın önde gelen ödül programlarında 2025 yılında toplam 14 ödül kazandı. Öksüt Madencilik, Kayseri Develi’de yürüttüğü sosyal etki programlarıyla 2025 yılında dört uluslararası ödül platformunda 14 ödül kazandı. Eğitimde fırsat eşitliğinden kadınların ekonomik hayata katılımına, gençlerin gelişiminden kapsayıcı toplum modellerine kadar uzanan çalışmalar, Globee, Stevie, Titan ve Globee Impact gibi yüzlerce projenin yarıştığı, bağımsız jüri komiteleri ile çalışan dünyanın önde gelen ödül programları tarafından takdir edildi. Yapılan açıklamaya göre; ödüllerin kazanılmasında bölgedeki sosyal değişimi somut biçimde ortaya koyan projeler etkili oldu. 13 bin öğrenciyi kapsayan eğitim çalışmaları, 81 okulda gerçekleştirilen altyapı güçlendirmeleri, iki bin 400 dezavantajlı öğrenciye ek destek, 190 öğrencinin ulusal ve uluslararası yarışmalarda derece elde etmesine katkı, kız çocuklarının STEM alanlarına yönelimini artıran modeller, Silaj Paketleme ve Flake Yem tesisleriyle toplamda 5 bin 500’ü aşkın çiftçiye sağlanan üretim ve verimlilik desteği, kırsal gelirlerde gözlenen artış ve kadın üreticilerin ekonomik olarak güçlenmesi; uluslararası jüri komiteleri tarafından sürdürülebilir ve ölçülebilir etki oluşturan örnek uygulamalar olarak değerlendirildi. Kadın Üreticileri Kooperatifi, Otizm Merkezi desteği, gençlere yönelik spor ve sosyal gelişim programları ve kadın çalışanlara odaklanan IDEA yaklaşımının da şirketin sosyal etkiyi merkeze alan modelinin küresel standartlarda takdir edilmesini sağladığı belirtildi. Öksüt ayrıca PERYÖN İnsana Değer Ödülleri’nde Develi’de çocukların eğitim ve gelişimini destekleyen Akademik Başarı, Kariyer Planlama, Teknolojik ve Sosyal Gelişim Projesi ile Geleceğin İş Yaşamında Sürdürülebilir Değer Oluşturmak kategorisi finalistleri arasında yer aldı. Şirket son olarak, 8-9 Aralık’ta 2. Uluslararası Çevre ve İletişim Zirvesi 2025’te düzenlenen törenle, "Yılın Uluslararası Başarı, Gurur ve Çevreci Madencilikte Toplumsal Değer" ödülüne layık görüldü. Globee Awards for Business’ta üç altın ödülle sosyal etki Öksüt Madencilik dünyanın saygın iş ödüllerinden Globee Awards’ta, üç ayrı projeyle birincilik kazandı. Toplumsal İyi Oluş Bütüncül Modeli, Öksüt’ün eğitim, kadın güçlendirme, gençlik, kapsayıcılık ve tarım projelerini ortak sosyal etki stratejisi altında birleştiren kapsamlı bir model olarak Altın Ödül’e layık görüldü. Model, bölgede eğitim erişimini güçlendiren ve gençlerin akademik performanslarında kaydedilen artışla uluslararası değerlendirmelerde öne çıktı. Şirket, sürdürülebilir enerji ve tarım projeleriyle hem Enerji, Temiz Teknoloji ve Çevresel Başarı hem de Sürdürülebilirlik Başarısı kategorilerinde altın ödül aldı. Silaj Paketleme Tesisi ve Flake Yem Üretim Tesisi, çiftçileri doğrudan destekleyen uzun vadeli kalkınma etkisiyle ödüllendirildi. Kız çocuklarının eğitimi ve sektörde kadın çalışana destek ödül getirdi Öksüt Madencilik’in 2025’teki önemli projelerinden Akademik Başarı, Mesleki Eğitim, Teknolojik ve Sosyal Gelişim Projesi, Stevie Awards for Women in Business’ta iki ödül kazandı. Proje, özellikle kız çocuklarının STEM ve teknoloji alanlarındaki gelişimini destekleyen yapısıyla örnek gösterildi. Kadın çalışanların iş yaşamındaki refahına odaklanan IDEA programı, International Women in Mining Silver üyeliği ve kadın üretici kooperatifleriyle güçlendirilen kapsayıcı iş modeli bugüne kadar toplam 11 uluslararası ödül kazandırdı. Sürdürülebilir tarıma ve yereldeki kadının iş gücüne katılımına katkı Tarımsal üretimi güçlendiren Flake Yem Tesisi de Titan Business Awards’ta Yılın Sürdürülebilirlik Girişimi ve Tarım kategorilerinde Platinum Winner seçildi. Tesis, verimli üretimi destekleyen yaklaşımıyla tarım-hayvancılık alanında uzun vadeli etki oluşturuyor. Develi Engelsiz Yaşam, Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi ise toplumsal kapsayıcılık alanındaki etkisiyle Gold Winner oldu. Merkezde yaklaşık 60 bireye 56 kişilik uzman kadroyla hizmet veriliyor. Şirketin desteğiyle spor alanları, duyu bütünleme ekipmanları ve modern rehabilitasyon altyapıları oluşturuldu. Gacer Kafe ve Kadın Üreticiler Kooperatifi ile Öksüt kadın üreticilerin ekonomik hayata katılımını destekleyen Öksüt Madencilik Globee Impact Awards’ta da Kadın Odaklı Kurumsal Sosyal Sorumluluk kategorisinde Altın Ödül aldı. "Bu ödüller insan odaklı madencilik anlayışımızın teyidi" Her bir ödülün bölge insanına dokunan projelerin dünyada da karşılık bulduğunu gösterdiğini söyleyen Öksüt Madencilik Çevre, Sosyal ve Yönetişim Direktörü Pelin Usta Özkayhan, Öksüt olarak madenciliği insana değer veren, sorumlu, sürdürülebilir ve katma değeri topluma yayılan bir modelle yürütmeyi hedeflediklerini dile getirdi. "Kazandığımız ödüller başarıdan öte, bu yaklaşımın küresel teyidi niteliğinde" diyen Özkayhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Develi’de bir kız çocuğunun kütüphaneye kavuşması, bir kadının kooperatifte üreterek özgürleşmesi ve ‘Ben de varım’ demesi, bir gencin spor kulübünde hayaller kurması. Bunlar bizim için aldığımız tüm ödüllerden daha kıymetli. Amacımız net, madenciliği sadece ekonomik bir faaliyet olmaktan çıkarıyoruz. Onu toplumun hayatına dokunan, değer oluşturan bir modele dönüştürüyoruz."
Bahis ve kumar reklamı yapan yüksek takipçili 15 hesap için erişim engeli talebi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 10:24 Bahis ve kumar reklamı yapan yüksek takipçili 15 hesap için erişim engeli talebi Sosyal medyada yasa dışı bahis ve kumar reklamı yaptığı belirlenen yüksek takipçili 15 sosyal medya hesabı için erişim engeli başvurusu yapıldı. Yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadele sürüyor. Ticaret Bakanlığı’na bağlı Reklam Kurulu, 11 Aralık günü bir toplantı gerçekleştirip, yasa dışı bahis ve sanal kumar reklamları masaya yatırdı. Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, yasa dışı bahis reklamı yaptığı belirlenen yüksek takipçili 15 hesap için erişim engeli talep edilmesi kararlaştırıldı. Yasa dışı bahis ve kumar reklamlarına karşı mücadelenin sürdürüldüğüne işaret edilen açıklamada, "Reklam Kurulu tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda yasa dışı bahis ve kumar reklamı yaptığı ve tüketicileri çeşitli yasa dışı sitelere yönlendirdiği tespit edilen yüksek takipçili 15 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir. Ayrıca, söz konusu sosyal medya hesapları ile yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin muhatapları hakkında adli tahkikat süreçlerinin yürütülebilmesi amacıyla ilgili kurumlar nezdinde gerekli başvuruların yapılması kararlaştırılmıştır." ifadelerine yer verildi. Açıklamada, Bakanlığın, tüketicilerin haklarının korunması, yasa dışı reklam faaliyetleriyle etkin ve kararlı şekilde mücadele edilmesi, toplumun, özellikle genç kesimlerin bu tür zararlı etkilerden uzak tutulması amacıyla çalışma ve denetimlerini aralıksız sürdüreceği vurgulandı.
Bakan Uraloğlu: "(Esenboğa Havalimanı Metro Hattı) Yapım çalışmalarına 2026 yılında başlamayı hedefliyoruz"
15 Aralık 2025 Pazartesi - 10:21 Bakan Uraloğlu: "(Esenboğa Havalimanı Metro Hattı) Yapım çalışmalarına 2026 yılında başlamayı hedefliyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Esenboğa Havalimanı Metro Hattı ile ilgili bilgi vererek, "YHT Gar-Kuyubaşı-Esenboğa Havalimanı Metro Hattı’mızın yapım çalışmalarına 2026 yılında başlamayı hedefliyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da yapımı planlanan Esenboğa Havalimanı Metro Hattı ile ilgili son gelişmeleri paylaştı. Esenboğa Havalimanı’na ulaşacak metro projesi kapsamında artan ulaşım ihtiyaçları ve yolcu talepleri doğrultusunda önemli güncellemeler yaptıklarını belirten Uraloğlu, "İlk etapta Kuyubaşı İstasyonu’ndan aktarma yapılarak planlanan hat artık YHT Gar’dan başlayacak şekilde yeniden kurgulandı. Yeni güzergâh, Ankara’nın önemli ulaşım ve yerleşim merkezlerini doğrudan kapsayacak şekilde Esenboğa Havalimanı’na kadar uzanacak. Böylece YHT Gar’dan Esenboğa Havalimanı’na kadar aktarmasız, hızlı ve konforlu ulaşım imkânı sağlanacak" ifadelerini kullandı. 36 kilometre uzunluğunda olacak, 12 istasyon inşa edilecek YHT Gar-Kuyubaşı-Esenboğa Havalimanı Metro Hattı’nı 36 kilometre uzunluğunda projelendirdiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Hat kapsamında; YHT Gar, Hastane, Demirlibahçe, Siteler, Solfasol, Kuyubaşı, Kuzey Ankara, Pursaklar, Sarayköy, Fuar, Esenboğa ve Yıldırım Beyazit Üniversite olmak üzere 12 istasyon bulunacak" açıklamasında bulundu. Yalnızca güzergahın değil, aynı zamanda istasyon giriş-çıkış yapıları, istasyon yerleşimleri, plan-profil çizimleri ve diğer işletmesel kriterlerin de revize edildiğini aktaran Uraloğlu, "Projenin ulaşım sistemine entegre biçimde, en fizibıl ve güncel ihtiyaçlara cevap verecek yapıya ulaşması için kapsamlı bir çalışma yürüttük. Artık son aşamaya geldik. YHT Gar-Kuyubaşı-Esenboğa Havalimanı Metro Hattı’mızın yapım çalışmalarına 2026 yılında başlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. Bakan Uraloğlu, bugüne kadar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Ankara’ya Kızılay-Çayyolu, Batıkent-Sincan, Keçiören-AKM ve AKM-Gar-Kızılay metro hatlarıyla toplam 44,5 kilometre yeni hat inşa ettiklerini belirtti. Söz konusu hatların yanı sıra 36 kilometrelik Sincan-Kayaş arasındaki 36 kilometrelik hattı modernize ederek vatandaşın hizmetin sunduklarını hatırlatan Bakan Uraloğlu, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Ankara’nın 23,1 kilometrelik raylı sistem hattını 80,5 kilometre uzatarak raylı sistem hat uzunluğunu 103 kilometrenin üzerine çıkardık" ifadelerine yer verdi.