EKONOMİ
Kamu alacaklarını yapılandırma talebi 07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:11:06 Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (ESMİAD) Başkan Yardımcısı Orçun Anatürk, artan maliyetler karşısında zorlanan KOBİ’lerin ayakta kalabilmesi için kamu alacaklarında yeni bir yapılandırmanın ekonomik sürdürülebilirlik açısından zorunlu hale geldiğini söyledi. Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (ESMİAD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orçun Anatürk, küçük ve orta ölçekli işletmelerin içinde bulunduğu ekonomik darboğaza ilişkin dikkat çeken bir basın açıklamasında bulundu. Anatürk, mevcut ekonomik şartlar altında yeni bir amme alacakları yapılandırmasının artık bir tercih değil, ekonomik sürdürülebilirlik açısından zorunlu hale geldiğini ifade etti. Türkiye ekonomisinin üretim, istihdam ve ticaret yükünü omuzlayan küçük ve orta ölçekli işletmelerin son yıllarda ciddi bir ekonomik baskı altında kaldığını belirten Anatürk, artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan sorunların esnafı ödeme güçlüğü içerisine sürüklediğini söyledi. "Mevcut tablo sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır." Özellikle kira giderleri, enerji maliyetleri, işçilik ücretleri ve hammadde fiyatlarında yaşanan artışların işletmelerin kâr marjlarını büyük ölçüde daralttığını buna paralel olarak vergi ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinin de ağırlaştığını belirten Anatürk, "Bugün gelinen noktada birçok küçük ve orta ölçekli işletme, yalnızca ticari faaliyetini sürdürme mücadelesi vermemekte; aynı zamanda kamuya olan yükümlülüklerini yerine getirebilmek için de ciddi bir ekonomik savaş vermektedir. Mevcut tablo sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır" diye konuştu. Anatürk, son kapsamlı yapılandırmanın 12 Mart 2023 tarihinde yürürlüğe giren 7440 Sayılı "Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kanunu" ile gerçekleştirildiğini hatırlatarak, söz konusu düzenlemenin milyonlarca mükellef açısından önemli bir nefes alma imkânı sunduğunu vurguladı. Ancak aradan geçen süreçte ekonomik şartların beklenen ölçüde iyileşmediğini, aksine bazı sektörlerde daha da ağırlaştığını belirten Anatürk, benzer bir düzenlemenin yeniden gündeme alınmasının kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti. "Tecil ve taksitlendirme yapılanmanın yerini tutmamaktadır" Mevcut sistemde amme alacaklarının ağırlıklı olarak 6183 Sayılı Kanun’un 48. maddesi kapsamında "Tecil ve Taksitlendirme" yöntemiyle çözümlenmeye çalışıldığını belirten Anatürk, yapılandırma ile tecil uygulaması arasındaki farkların kamuoyunda yeterince bilinmediğini söyledi. Orçun Anatürk, açıklamasında, yapılandırma kapsamında vatandaşların yasal bir haktan yararlandığını, gecikme faizlerinin silinerek Yİ-ÜFE oranları üzerinden yeni ödeme planlarının oluşturulduğunu, borçların 48 aya kadar taksitlendirilebildiğini ve peşin ödeme halinde haciz işlemlerinin kaldırıldığını belirtti. Buna karşılık tecil uygulamasında ise borçlunun mali durumunun idare tarafından değerlendirmeye tabi tutulduğunu ifade eden Anatürk, şu değerlendirmede bulundu: "Tecil uygulamasında mükellefin bilanço yapısı incelenmekte, ‘zor durum hali’ şartı aranmaktadır. Ayrıca borçların önemli kısmının peşin ödenmesi istenmekte, kalan tutarlara yeniden faiz işletilmektedir. Bunun yanında hacizler kaldırılmamakta, yüksek borçlarda taşınır veya taşınmaz teminat talep edilmektedir. Taksitlerin aksaması halinde ise tüm borç muaccel hale gelmekte ve vatandaş çok daha ağır sonuçlarla karşı karşıya kalmaktadır." Özellikle araç veya taşınmazların teminat gösterildiği durumlarda ciddi mağduriyetler yaşandığını belirten Anatürk, ödeme aksaklıklarında vatandaşların araçlarına yakalama kararı çıkarılabildiğini, mallarının ihale yoluyla satışa sunulabildiğini ifade etti. "Yapılandırma bir af değil ekonomik denge mekanizmasıdır" Vergi yapılandırmalarının yalnızca kısa vadeli bir tahsilat yöntemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Orçun Anatürk, bu düzenlemelerin ekonomik sistem açısından önemli bir dengeleme işlevi gördüğünü söyledi. Devletin tahsil edemediği alacaklarını belirli kolaylıklarla tahsil etme imkânı bulduğunu, mükelleflerin ise ekonomik olarak yeniden ayağa kalkma fırsatı yakaladığını belirten Anatürk, "Vergi yapılandırmaları yalnızca bir af mekanizması değildir. Aynı zamanda üretimin, istihdamın ve ekonomik istikrarın korunmasına hizmet eden önemli bir ekonomik denge aracıdır. Ayakta kalmaya çalışan işletmelere nefes aldırmak, dolaylı olarak piyasaların sürdürülebilirliğini sağlamaktır" şeklinde konuştu. "Esnafın ayakta kalması Türkiye ekonomisinin geleceğidir" ESMİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orçun Anatürk, açıklamasının sonunda küçük ve orta ölçekli işletmelerin korunmasının yalnızca bireysel ticari hayat açısından değil; istihdam, üretim ve toplumsal refah açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Anatürk, "Bugün alınacak ekonomik kararlar, yarının üretim gücünü ve ticari düzenini belirleyecektir. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin nefes alabileceği yeni bir amme alacakları yapılandırması artık bir tercih değil, ekonomik gerçeklerin zorunlu kıldığı bir ihtiyaç haline gelmiştir" dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:02 Bakan Bolat: "2026’da dış ticarette Türkiye ve Cezayir arasında ciddi bir yukarı doğru atılım sağlanacaktır" Türkiye-Cezayir İş Forumu’nda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Her iki ülke liderleri bizlere 10 milyar dolarlık karşılıklı dış ticaret hacmine ulaşma hedefleri vermişlerdi. İnanıyoruz ki bu sene özellikle dış ticarette iki ülke arasında ciddi bir yukarı doğru atılım, ivme sağlanacaktır" dedi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu tarafından Türkiye ile Cezayir arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla Türkiye-Cezayir İş Forumu düzenledi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleşen forumda enerji, inşaat, tarım, tekstil ve gıda sektörleri başta olmak üzere çeşitli alanlarda iş birliği imkanları ele alındı. Programda konuşan Bakan Bolat, Türkiye ve Cezayir arasındaki güçlü bağlar sayesinde iki ülke arasındaki ilişkilerde çok güzel gelişmeler yaşandığını dile getirdi. Bolat, gün içerisinde Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ikinci toplantısının yapılacağını kaydederek, toplantı kapsamında her iki ülkenin iş insanları tarafından ikili görüşmeler yapılacağını ve anlaşmalar imzalanacağını söyledi. "Türkiye-Cezayir Tercihli Ticaret Anlaşması görüşmelerinin yıl sonuna kadar sonuçlanması için irademizi ortaya koyacağız" Türkiye ile Cezayir arasında görüşülen Tercihli Ticaret Anlaşması’na da değinen Bolat, "Bugünkü toplantının somut sonuçları olarak Türkiye ile Cezayir arasında müzakereleri 2 yıldır devam eden Tercihli Ticaret Anlaşması görüşmelerinin yıl sonuna kadar bir anlaşma ile sonuçlanması irademizi birlikte karşılıklı olarak ortaya koyacağız. Bunun yanında yatırımcılar için çok önemli bir husus, yatırımların teşvik edilmesi ve yatırımların korunması ve bu anlamda iki ülke arasında bir anlaşma imzalanmasına büyük bir ihtiyaç var. Bu konuda da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile Cezayir Maliye Bakanlığı arasında görüşmeler devam etmektedir. Bunun da en kısa sürede anlaşma ile sonuçlanmasını gönülden arzu ediyoruz" açıklamasında bulundu. "2026’da dış ticarette Türkiye ve Cezayir arasında ciddi bir yukarı doğru atılım sağlanacaktır" Bolat, Türkiye ile Cezayir arasında güçlü bir ilişki olduğunun altını çizerek, Türkiye’nin Cezayir’in dördüncü büyük ortağı olduğunun altını çizdi. Cezayir’in de Türkiye’nin Afrika’daki üçüncü en büyük ortağı olduğunu söyleyen Bolat, konuşmasına şöyle devam etti: "Özellikle müteahhitlik yatırımlarında dünyada bizim yedinci büyük ortağımız. Yatırımlar noktasında da Cezayir’deki 8 milyar dolara yakın, bin 600’den fazla yatırımcımızla, iş insanlarımızla petrol ve doğal gaz haricindeki en güçlü ortak Türkiye. Bu anlamda karşılıklı dış ticaretimiz 2024’te 6,4 milyar dolardı, 2025’te ise 5,6 milyar dolar. Bu durum özellikle doğal gaz ve petrol fiyatlarının 2024 ve 2025 yılında önemli ölçüde düşmesinden kaynaklanan geçici bir düşmeydi. Oysa her iki ülke liderleri 2023 yılındaki Yüksek Düzeyli Strateji Konseyi toplantısında bizlere 10 milyar dolarlık karşılıklı dış ticaret hacmine ulaşma hedefleri vermişlerdi. İnanıyoruz ki bu sene özellikle dış ticarette iki ülke arasında ciddi bir yukarı doğru atılım sağlanacaktır. Bu anlamda biz siyasi yöneticiler ve bürokrasideki arkadaşlarımız ve finans sistemindeki yöneticilerle her iki ülke dış ticaretinin yatırımlarının önündeki ortaya çıkabilen sorunları çözme konusunda güçlü bir iradeye sahibiz ve bunu da sahaya yansıtacağız." "Türkiye, Cezayir’in dış ticaretinde önemli bir pay oluşturuyor" Cezayir’in Afrika’nın en güçlü ekonomilerinden birine sahip olduğunu, bu anlamda dış ticaretinin de oldukça yüksek olduğunu bildiren Bolat, "Bu kapsamda baktığımızda 270 milyar dolar milli geliri ve yaklaşık 96 milyar dolar dış ticareti olan bir ülke. Türkiye de Cezayir’in dış ticaretinde ihracatta ve ithalatta önemli bir pay oluşturuyor. Nüfusu 45 milyon. Bu anlamda tüketim gücü yüksek, yatırım noktasında da elverişli. Biz, bir ülkede yatırımlarımız karşılıklı hızlandıkça o ülkeyle dış ticaretimizin çok hızlı bir ivme kaydettiğini gördük. Buna ek olarak bir finans ilişkisinin olması da büyük önem taşıyor" dedi. "Demir-çelik, kimyevi ürünler, temizlik ürünleri, tekstil sektörlerinde çok sayıda Türk yatırımcı Cezayir’de faaliyet göstermekte" Türkiye’de geçen yılın milli gelirin yaklaşık 1,6 trilyon dolar ve mal ihracat ve ithalat toplamının ise yaklaşık 396 milyar dolar olduğunu kaydeden Bolat, "Biz birlikte büyüme, güçlenme, birlikte kazanma anlayışıyla dost ve kardeş ülkeleri de önceleyerek ekonomide entegrasyon düzeyimizi onlarla güçlendirmeye çalışıyoruz. Bugünkü Yüksek Düzeyli Strateji Konseyi toplantısı her iki ülke cumhurbaşkanlarının liderliğinde Türkiye-Cezayir ilişkilerine muazzam bir katkı yapacaktır. Yatırımlar noktasında demir-çelik, kimyevi ürünler, temizlik ürünleri, tekstil sektörlerinde ve inşallah bundan sonra yenilenebilir enerji, güneş enerjisi alanlarında çok sayıda Türk yatırımcı başarıyla Cezayir’de faaliyet göstermektedirler. Her iki ülke arasındaki ihracat, ithalat akımının da öncüleri bu şirketlerimiz" şeklinde konuştu. Türkiye’nin petro-kimya üretimine büyük bir ivme kazandıracak olan şirketleriyle Cezayir’in Milli Petrol ve Gaz Şirketi ortaklığında yürütülen projenin de yatırımlarını hızlandırdığını kaydeden Bolat, 1-2 sene zarfında bu yatırım hizmetinin açılmasıyla Türkiye’nin çok ciddi bir petrokimya üretimine katkı yapacağını sözlerine ekledi. "Türk müteahhit firmaları bugüne kadar Cezayir’de 687 proje üstlendiler ve tamamladı" Bolat, Türk müteahhit firmalarının Cezayir’in altyapısı, üst yapısı ve büyük kamu projelerinde çok başarılı projelere imza attığını da belirterek, "Bugüne kadar Cezayir’de 687 proje üstlendiler ve tamamladılar. Bunların karşılığı 24 milyar dolarlık iş hacmi oldu. Ve Cezayir bizim dünyada müteahhitlerimizin en çok iş yaptığı yedinci ülke konumunda. Toplu konuttan demir yoluna, kara yolundan baraj projelerine, stadyuma, hastanelere, üst yapılara varıncaya kadar çok sayıda projede Türk müteahhitlerinin imzası var. Ve bu konuda Cezayir’in ekonomik gelişimine kalkınmasına ve altyapısının gelişmesini yaptığımız katkılardan dolayı da hem iftihar ediyoruz hem de Cezayirli dostlarımıza teşekkürlerimizi arz ediyoruz" diye konuştu. Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 50’sine yakınını yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ettiğini ifade eden Bolat, bu kapsamda Türk yatırımcılarının Cezayir’de yenilenebilir enerjide yatırım yapmaya hazır olduklarının altını çizdi. Bakan Bolat’ın konuşmasının ardından Türk ve Cezayirli firmalar arasında çeşitli iş birliği ve yatırım anlaşmaları imzalandı. Programa Bakan Bolat’ın yanı sıra Cezayir Dış Ticaret ve İhracatı Teşvik Bakanı Kamel Rezıg, Cezayir Yatırım Geliştirme Ajansı Genel Müdürü Omar Rekkache, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak, Cezayir Ekonomik Yenileme Konseyi (CREA) Başkan Yardımcısı Reda Hechelaf ve Türkiye ve Cezayir’den birçok iş insanı katıldı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:53 Bakan Kacır: "Ülkemiz en az 5 üretim tesisiyle yıllık 20 gigavatın üzerinde güneş hücresi üretim kapasitesine erişecek" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Başlanan yatırımlar tamamlandığında ülkemiz en az 5 üretim tesisiyle yıllık 20 gigavatın üzerinde güneş hücresi üretim kapasitesine erişecek" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Malıköy Başkent OSB’deki Entegre fabrikasında düzenlenen G12R TOPCONPlus üretim tesisinin açılışında konuştu. Ar-Ge kültürünün özel sektör firmaları tarafından benimsenmesini sağlayarak ve nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak Türkiye’nin küresel üretimin merkez üsleri arasına taşındığını belirten Bakan Kacır, "İmalat sanayi katma değerimizi 23 yılda 41 milyar dolardan 246 milyar dolara taşıdık. Oluşturduğumuz güçlü üretim ve teknoloji geliştirme altyapısının neticesinde milli gelirimiz 238 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara yükseldi. Kişi başına milli gelirimiz 18 bin doları aştı. Elde ettiğimiz tüm bu kazanımları sürdürülebilir ve sürekli kılmak, kritik ve stratejik tüm sektörlerde tam bağımsızlığımızı tahkim etmek öncelikli hedefimizdir. Bölgemizde yaşanan gelişmeler, enerji güvenliği hususunda hükümetimizin aldığı tedbirlerin ve çok boyutlu stratejilerimizin ne denli isabetli olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Bunun yanında ihracatının yüzde 40’tan fazlasını Avrupa Birliği’ne gerçekleştiren bir ülke olarak Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’na uyumlu bir yeşil dönüşüm alt yapısını ivedilikle tesis etmek, sürdürülebilir kalkınma adına öncelikli amaçlarımızdan biri" diye konuştu. "Güneş santrallerine yönelik 895 milyar lira yatırımın önünü açtık" Bakan Kacır, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Son yıllarda hayata geçirdiğimiz atılımlarla yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu güç içindeki payını yüzde 62’nin üzerine çıkardık. Güneş enerjisinde kurulu gücümüz 26 GW’a yaklaştı. Bakanlık olarak 2012’den bu yana güneş santrallerine yönelik 895 milyar lira yatırımın önünü açtık. Ülkemiz özellikle son yıllarda güneş paneli üretiminde büyük bir atılım gerçekleştirerek Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü konuma erişti. Güneş paneli üretiminde ingottan panele kadar değer zincirinin tüm halkalarında üretim yetkinliğine sahibiz. Güneş paneli imalatı için 2012 yılından bu yana toplam yatırım tutarı 151,5 milyar liraya ulaşan 134 yatırım için teşvik belgesi düzenledik. TÜBİTAK eliyle son 23 yılda güneş enerjisi alanında 756 projeye, bin 397 bilim insanı ve gencimize 7 milyar lira destek verdik. Ülkemizin Ar-Ge altyapısını güçlendirmek amacıyla kurulan ODTÜ Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni ulusal araştırma merkezlerimiz arasına dahil ettik." "Ülkemiz en az 5 üretim tesisiyle yıllık 20 gigavatın üzerinde güneş hücresi üretim kapasitesine erişecek" Teşvik programı HIT-30’da güneş hücresi üretimine de yer verdiklerini söyleyen Kacır, "Başlanan yatırımlar tamamlandığında ülkemiz en az 5 üretim tesisiyle yıllık 20 gigavatın üzerinde güneş hücresi üretim kapasitesine erişecek. Bu yatırımlarla sadece 2035’e kadar ülkemizde kurulacak 55 GW büyüklüğündeki güneş santralleri için katma değerli üretim yapmakla kalmayacak, ABD ve Avrupa başta olmak üzere ihracat pazarlarında da önemli bir oyuncu olacağız. Tabii ülkemizin yenilenebilir enerji vizyonunun en somut ve en görkemli nişanelerinden biri, Kalyon PV’nin ürettiği güneş panellerinin kullanıldığı Kalyon Karapınar Güneş Enerjisi Santralidir. Bin 350 MW kurulu gücüyle Avrupa’nın en büyük santrali olan bu yatırım, Türkiye’nin yenilenebilir enerji atılımındaki iddiasını ortaya koydu. Karapınar’ı adeta bir enerji denizine dönüştüren bu devasa tesis, sadece enerji üreten bir santral değil, aynı zamanda ülkemizin güneş enerjisi teknolojilerindeki yetkinliğini besleyen kritik bir üs konumundadır" şeklinde konuştu. Bakan Kacır, açılışı yapılan G12R TOPCONPLUS üretim tesisinin fotovoltaik hücrelerde enerji kayıplarını azaltarak daha yüksek verim sağlayan yeni nesil bir teknolojiye sahip olduğunu belirtti. Tesisin zorlu çevresel şartlara karşı dayanıklılığı ve uzun ömürlü performansıyla öne çıktığını ifade eden Kacır, yatırım sayesinde hücre üretim kapasitesinin 1 GW’tan 2,1 GW’a yükseldiğini söyledi. Kacır, söz konusu yatırımın Milli Teknoloji Hamlesi açısından önemli bir kazanım ve yeşil dönüşüm sürecinde kritik bir adım olduğunu vurgulayarak, yüksek teknoloji odaklı tesisin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla proje bazlı yatırım teşviki kapsamına alındığını kaydetti.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:53 Bakan Bayraktar: "Ana muhalefet, 2 milyar dolarlık dış yatırımın ülkemizdeki siyasi ve ekonomik istikrara güvenini göstermesinden rahatsızlık duyuyor" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Ana muhalefet, dünyada bunca krize rağmen ilk etapta yaklaşık 2 milyar dolarlık dış yatırımın ülkemizdeki siyasi ve ekonomik istikrara güvenini göstermesinden rahatsızlık duyuyor" dedi. Malıköy Başkent Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Entegre fabrikasında G12R TOPCONPlus üretim tesisinin açılış töreni düzenlendi. Törene Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara Valisi Vasip Şahin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz ve çok sayıda davetli katıldı. Program, tanıtım filminin gösterimiyle başladı. "30 yıldan az bir sürede ekonomimizi karbon nötr bir ekonomi haline getireceğiz" Törende konuşan Bakan Bayraktar, geçen 20 yılda Türkiye’nin elektrik ihtiyacının üç katına çıktığını belirterek, "Önümüzdeki 30 yılda da benzer şekilde üç kat artacak. Dolayısıyla artan talep karşısında arz güvenliğini sağlamak için gereken yatırımları en hızlı şekilde devreye almamız gerekiyor. Bir diğer konu, enerjide dışa bağımlılığımızı düşürmek. Enerji arzımızda ithal kaynaklara ait pay, şu an yaklaşık yüzde 70 düzeyinde. Her yıl değişmekle birlikte 60 ila 100 milyar dolar arasında enerji kaynaklı bir ithalat faturamız var. Hedefimiz bu ithalatı düşürerek ekonomimizin üzerindeki yükü hafifletmek ve nihai olarak Türkiye’yi kaynakta ve teknolojide net ihracatçı bir ülke yapmak. Bu çerçevede yenilenebilir kaynaklarımız başta olmak üzere tüm yerli kaynaklarımızı çevreyle uyumlu bir şekilde ekonomimize kazandırmanın gayreti içindeyiz. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu ‘2053 net sıfır emisyon’ hedefi doğrultusunda küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadele ediyoruz. 30 yıldan az bir sürede ekonomimizi karbon nötr bir ekonomi haline getireceğiz" diye konuştu. "Sadece güneşte 13 yılda yaklaşık 26 bin 478 megavatlık bir kurulu güce eriştik" Mart ayı itibarıyla toplam kurulu gücün 125 bin megavatı aştığını vurgulayan Bakan Bayraktar, "Rüzgar ve güneşte kurulu gücümüzü sıfırdan bugün 41 bin megavatın üzerine çıkarttık. Sadece güneşte 13 yılda yaklaşık 26 bin 478 megavatlık bir kurulu güce eriştik. Güneş, bu yıl sonunda hidrolik gücü geçerek toplam kurulu güçte zirveye çıkacak. Bugün itibarıyla rüzgar ve güneşten ürettiğimiz elektrik, ülkemizdeki tüm evlerimizin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabilecek seviyeye geldi. Rüzgar ve güneşle birlikte tüm yenilenebilir enerjinin, mevcut kurulu gücümüz içindeki payını yüzde 63’e çıkardık. Mart ayında 20 milyar kWh ile tüm zamanların en yüksek yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimini gerçekleştirerek bir rekora imza attık. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı verilerine göre; yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’da ilk 5’teyiz, dünyada ise 11’inci sırada yer alıyoruz" şeklinde konuştu. "Ülkemizde ilk etapta Sivas ve Karaman Taşeli’nde biner megavatlık güneş enerjisi santrali kurulacak" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2024 yılında Bakü’deki BM İklim Konferansı’nda 2035 yılına kadar 80 milyar dolarlık yatırımla kurulu gücün 120 bin megavatın üzerine taşınacağını ilan ettiğini hatırlatan Bayraktar, "Bu çerçevede geçtiğimiz yıl yaklaşık 8 bin 300 megavatlık yeni rüzgar ve güneş kapasitesini devreye aldık. Şimdi ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP 31’de Antalya’da çok daha iddialı bir hedefi dünyaya ilan etmek için çalışıyoruz. Geçtiğimiz yıl toplam 3 bin 800 megavatlık YEKA yarışmalarını tamamladık. Güneş ve rüzgarda her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA yarışması yapmaya devam edeceğiz. Bu yılın yarışmalarını COP 31 öncesinde, eylül veya ekim aylarında neticelendirmeyi hedefliyoruz. Hükümetler arası anlaşmalarla, büyük ölçekli ve çok daha rekabetçi fiyatlarla projeler geliştiriyoruz. Bu kapsamda Suudi Arabistan ile yaptığımız hükümetler arası anlaşma ile ülkemizde ilk etapta Sivas ve Karaman Taşeli’nde biner megavatlık güneş enerjisi santrali kurulacak" dedi. "Ana muhalefet, 2 milyar dolarlık dış yatırımın ülkemizdeki siyasi ve ekonomik istikrara güvenini göstermesinden rahatsızlık duyuyor" Santrallerden üretilen elektriğin bugüne kadar Türkiye’de oluşan en düşük fiyatla alınacağını belirten Bayraktar, "Ana muhalefet bu projenin daha ne olduğunu anlamadan tezviratlara başladı. Doğrudan dış yatırımın ne olduğunu bilmeden uluslararası alandaki gelişmelerden bihaber bu projelerle Türkiye’nin ısısını arttıracak, ekolojik dengelerini bozacaklar diyerek, ülkemizi karanlığa mahkum etmek isteyen bu zihniyetin asıl dertlerinin ne olduğunu biz biliyoruz. Dünyada bunca krize rağmen ilk etapta yaklaşık 2 milyar dolarlık bu dış yatırımın ülkemizdeki siyasi ve ekonomik istikrara güvenini göstermesinden rahatsızlık duyuyorlar. Biz bu gerçeklerden uzak anlayışa rağmen kararlılıkla ülkemizin aydınlık yarınları için çalışmaya devam ediyoruz. Uluslararası bu projelerin yanında özellikle sanayicilerimizin GES yatırımlarını çok önemli buluyoruz. Bu kapsamda ocak ayı içerisinde 3 bin 500 megavatlık bir kapasiteyi tahsisi ettik. Bu kapasitelerin önümüzdeki günlerde tahsisini yapmayı planlıyoruz. Depolamalı projelerin de devreye girmesiyle önemli gelişme olduğunu düşünüyoruz. Artan kesintili enerji kaynakları için sistemimizin en önemli gücü olacak depolamalı projeler güvenli ve dirençli elektrik şebekemizin ayrılmaz bir parçası olacak" dedi. Bayraktar, 2014 yılında yenilenebilir enerji sektöründe yalnızca 27 imalatçının bulunduğunu, geçen 12 yılda bu sayının yaklaşık 500’e yükseldiğini belirtti. Bayraktar, ana ekipman üreticileri ve alt tedarikçilerle birlikte yaklaşık 50 bin kişilik yeşil istihdam oluşturulduğunu ifade etti. Güneş enerji santrallerinde kullanılan ekipmanlarda yüzde 75, rüzgar enerji santrallerinde ise kule, kanat ve jeneratör üretiminde yüzde 70’in üzerinde yerlilik oranına ulaşıldığını kaydeden Bayraktar, 2014 yılından bu yana yenilenebilir enerji yatırımlarına yaklaşık 41 milyar liralık yerli katkı desteği sağlandığını söyledi. Bakan Bayraktar, TOPCONPlus teknolojisiyle hizmete alınan yeni tesiste yüksek verimli yeni nesil güneş hücresi ve panel üretimi yapılacağını belirtti. İleri teknolojinin artık Türkiye’de yerli imkanlarla üretilebildiğine dikkat çeken Bayraktar, yatırımla birlikte 1,1 gigavatlık yeni kapasitenin devreye alınacağını ve tesisin toplam hücre üretim kapasitesinin 2,1 gigavata ulaşacağını kaydetti. Üretimin, ingot dilimlemeden hücre ve panel üretimine kadar uzanan entegre bir yapıda gerçekleştirileceğini söyledi. Konuşmaların ardından kurdele kesimi yapılarak, toplu hatıra fotoğrafı çekinildi. Daha sonra katılımcılar, G12R TOPCONPlus hücre hatt’nı ziyaret etti. Program, panel ve imza töreniyle sona erdi.
Tunceli’de devlet destekleri kapsamlı bir şekilde anlatıldı
04 Kasım 2025 Salı - 18:42 Tunceli’de devlet destekleri kapsamlı bir şekilde anlatıldı Yatırım teşvikleri, girişimcilik destekleri ve üretim odaklı projelere yönelik devlet destekleri, Tunceli’de düzenlenen bilgilendirme toplantısında kapsamlı bir şekilde anlatıldı. Tunceli Hüseyin Güntaş İl Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Devlet Destekleri Bilgilendirme Toplantısı", girişimciler, işletme sahipleri ve kamu kurumlarının temsilcilerini bir araya getirdi. Programda, farklı kurumlar tarafından sunulan yatırım teşvikleri, girişimcilik destekleri ve üretim odaklı projelere sağlanan hibeler detaylı şekilde anlatıldı. Katılımcılara; güncel destek türleri, başvuru koşulları, süreç yönetimi ve uygulama örnekleri üzerine kapsamlı bilgiler aktarıldı. Toplantı, Tunceli’de üretim, istihdam ve girişimciliği teşvik eden politikaların daha geniş kesimlere ulaşması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Tunceli ile Elazığ arası ulaşımı kolaylaştıran feribotların doluluk oranından memnuniyet duyduğunu dile getiren Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, söz konusu doluluğun Tunceli’ye olan ilgiyi gösterdiğini belirtti. Pertek Köprüsü’nün gerekli olduğundan bahseden Vali Aygöl, "Şu anda Tunceli’de en büyük şikayet konusu ‘Pertek Köprüsü yok, büyük kuyruklar oluşuyor, 4 tane feribot yetmiyor, bunları artırmanız lazım’ şeklinde. Ben de arada ‘alternatif yolumuz var, kullanabilirsiniz’ diyorum. Neden sıkıntı oluyor? Daha önce saatte bir feribotu kaldırmamıza rağmen dolmuyordu. Büyük bir umut var çünkü, insanlar geliyor. Bu sevinmemiz gereken bir husus. 10 kilometrelik kuyrukların bizi üzmemesi gerekiyor, mutlu etmesi gerekiyor. Çünkü insanların bu memlekete ilgi ve alakası var. Evet köprünün en iyisi lazım. Bunu hepimiz destekliyoruz, inşallah köprüyü bu memlekete kazandıracağız. Ama bu arada bu köprünün yokluğu, araç kuyruklarının varlığı bu şehre olan ilgi ve alakanın bir göstergesi" dedi. "Bundan sonra yapacağımız iş, buradan giden gençliği buraya çekmek" İlerleyen teknolojinin kentte mevcut tarımı ve hayvancığı kötü etkilediğini, köylerde nüfusların zamanla azaldığını ve buna bir çözüm bulunması gerektiğini belirten Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Coşkun, "Biz bu toplantının bir dönüm noktası olmasını bekliyoruz. Gerçekten dönüm noktası olmalı ve fabrika ayarlarına geri dönmeliyiz. 1980, 1990’larda, teknolojinin çok az geliştiği zamanlarda her ilçemizde 60 tane köy, yaklaşık 300-400 köyümüzün her birinde 60-70 tane hane vardı. İnsanlar tarımla ve hayvancılıkla uğraşıyorlardı. Bugün geldiğimiz noktada teknoloji gelişti, iletişim alanları gelişti, yollar açıldı ama insanlar üretim yapmaktan kaçıyorlar. Dolayısıyla bizim bundan sonra yapacağımız iş, buradan giden gençliği buraya çekmek, o gençliği üretime kazandırmak" şeklinde konuştu. Tunceli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hıdır Belice ise "Gelişen ve değişen dünyayla birlikte ilimizin de bölgemizde geri kalmışlığını ve kendi sorunlarıyla baş başa kalmışlığını artık bir kader olmaktan çıkarıp iyi bir kalkınma hamlesiyle, istihdamla, katma değeri sağlayacak bir kente dönüştürmek için hepimizin görevi, hepimizin omuzlarında birer yük olarak durmaktadır. Biz küçük esnaf ve sanatkarlarımızın ufkunda ve hafızasında ne kadar farkındalık yaratabilirsek bu farkındalığı üretime, katma değere, istihdama kazandırıp devletin teşvik ve desteklerinden faydalandırmasını bilirsek emin olun bu ekonomimiz, gelişmişliğimiz artacak ve işin içerisinde yer alan esnaf ve sanatkarlarımız hak ettikleri yere geleceklerdir. İlimizde kadın girişimcilerimizin çok ciddi bir yeri ve rolü vardır. Odamızın üye sayısına baktığımız zaman diğer illere göre en çok kadın girişimcilerin yer aldığı bir potansiyele ve kitleye sahibiz. Yüzde 35-40 civarında kadın girişimci ve esnafın olduğu bir meslek kuruluşunun temsilcisiyiz. Dolayısıyla kadın esnaflarımızın, genç kızlarımızın desteklenmesi olmazsa olmazlarımızdan biri olmalıdır" diye konuştu. (FD-CK-
Gençlerin 10 projesine destek
04 Kasım 2025 Salı - 16:56 Gençlerin 10 projesine destek DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi öğrenci toplulukları, 3’ü ulusal, 7’si yerel olmak üzere toplam 10 proje destek kazandı. Düzce Üniversitesi bünyesinde yer alan öğrenci toplulukları, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen, öğrencilerin kişisel, sosyal, sportif ve kültürel gelişimlerine katkı sunmak amacıyla hayata geçirilen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında sundukları 10 projeyle destek almaya hak kazandı. Türkiye genelinde devlet ve vakıf üniversitelerinden 3 bin 764 proje başvurusu yapılırken, Düzce Üniversitesi öğrenci toplulukları, 3’ü ulusal, 7’si yerel olmak üzere toplam 10 proje ile destek kazandı. Öğrenci topluluklarının elde ettiği önemli başarı hakkında konuşan Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Düzce Üniversitesi’nde eğitim anlayışının yalnızca akademik bilgiyle sınırlı kalmadığını, öğrencilerin sosyal, kültürel, sanatsal ve toplumsal yönlerini geliştiren bir üniversite yaşamı geçirmelerine büyük önem verildiğini ifade etti. Öğrencilerin fikirleri, enerjisi ve üretkenliği ile şekillenen projelerin çalışmalara değer kattığını dile getiren Sözbir, "Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ÜNİDES’in 5. dönem sonuçlarına göre üniversitemiz öğrenci toplulukları, 3’ü ulusal 7’si yerel olmak üzere toplam 10 projeyle desteklenmeye hak kazanmıştır. Bu sonuç, öğrencilerimizin sürdürülebilir bir başarı çizgisine sahip olduğunu ve topluluklarımızın proje kültürünü istikrarlı biçimde devam ettirdiğini göstermektedir. 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı’nda da destek sayısının katlanarak artacağına inanıyorum. Destek almaya hak kazanan değerli öğrencilerimizi ve danışman akademisyenlerimizi gönülden kutluyor, çalışmalarının üniversitemize ve ülkemize yeni ilhamlar kazandırmasını diliyorum" şeklinde konuştu. ÜNİDES 5. Dönem kapsamında desteklenmeye hak kazanan öğrenci topluluklarının arasında; Yönetim Bilişim Sistemleri Topluluğu’nun Ulusal Yapay Zeka ve Dijitalleşme Zirvesi, Yazılım ve Bilişim Topluluğu’nun Arduino ile Temel Elektronik ve Kodlama Atölyesi, Endüstri Mühendisliği Topluluğu’nun Verimlilik’26, Üniversite Artı Kariyer Topluluğu’nun Kampüslerden Filistin’e Dayanışma: Farkındalık Oluşturulması ve Duvar (Mural) Projesi, İngilizce Topluluğu’nun İngilizce Öğretmenliği Alanında Mesleki Farkındalık ve Gelişim Etkinliği, Psikoloji Topluluğu’nun Psikolojinin Perde Arkası, Teknofest Topluluğu’nun Teknofest Teknoloji Konferansı, Sigortacılık ve Sosyal Güvenlik Topluluğu’nun Sektörle Yüz Yüze 3, Robotik ve Yapay Zeka Topluluğu’nun Yapay Zeka Tabanlı Afet Erken Uyarı Sistemleri Kullanımı ve Afet Yönetimi Farkındalık Üzerine Etkilerinin Araştırılması Çalıştayı ve Gastronomi ve Mutfak Sanatları Topluluğu’nun Mutfakta Bilimsel Dönüşüm başlıklı projeleri yer almakta.
Ordu’dan İngiltere’ye 9 ton bal ihracatı
04 Kasım 2025 Salı - 16:38 Ordu’dan İngiltere’ye 9 ton bal ihracatı Ordu’dan İngiltere’ye 8 ton 827 kilogram bal ihracatı gerçekleştirildi. Ordu’da 3 bin 500 kayıtlı arıcı, 650 bin kovan varlığı ile yaklaşık 10 bin aile arıcılık sektöründen geçimini sağlıyor. Ordulu gezgin arıcılar tarafından 50’den fazla ilde üretimi yapılan ballar, Avrupa ülkeleri, Hollanda, Almanya, Belçika, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Amerika gibi ülkelerine ihraç ediliyor. Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü tarafından hazırlanan, Avrupa Birliği’nin 10 milyon avro hibe desteği sağladığı ‘Arım, Balım, Peteğim’ projesi kapsamında yapılan ve proje kapsamında kurulan Balmer Şirketi tarafından işletilen bal paketleme tesisinde paketlenen ballar tıra yüklenerek, İngiltere’ye ihraç edilmek üzere yola çıktı. Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çiftçi, programda yaptığı konuşmada, emeklerinin meyvesini uluslararası alana taşımanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Çiftçi, "İngiltere’ye toplam 8 ton 827 kilogram doğal Ordu balı ihracatı gerçekleştireceğiz. Bu ihracat, sadece bir ticari faaliyet değil, aynı zamanda Türk arıcılığının ve Ordu balının dünya çapında kazandığı güvenin bir göstergesidir. Amacımız, ülkemizin tarımsal ihracatını güçlendirmek, üreticimizin emeğini hak ettiği değere ulaştırmak ve Ordu balını dünya markası haline getirmektir. Bu süreçte emeği geçen tüm arıcılarımıza, birlik üyelerimize ve ihracat sürecinde destek veren kurumlarımıza teşekkür ediyor, bu ihracatın bölgemize, ülkemize ve tüm üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. Öte yandan Ordu’dan son 5 yılda yaklaşık 300 ton bal ihracatı yapılırken, en çok bal ihracatı İngiltere, Almanya, Hollanda, Fransa, Amerika’ya gerçekleştirildi. Bal ihracatı programına, Ordu Vali Muammer Erol, İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Şeref Cınbırtoğlu da katıldı.
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Atalay: "Yeni bir düzenleme olmazsa Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacağız"
04 Kasım 2025 Salı - 16:30 TÜRK-İŞ Genel Başkanı Atalay: "Yeni bir düzenleme olmazsa Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacağız" Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkanı Ergün Atalay, "Yeni düzenleme olmazsa, biz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacağız, 24-12’de aldığımız karar çerçevesinde aynı noktadan yürüyeceğiz" dedi. TÜRK-İŞ Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen Olağan Başkanlar Kurulu Toplantısında asgari ücret başta olmak üzere çalışma hayatında yaşanan sorunlar ve 4 aylık enflasyon verileri masaya yatırıldı. Toplantının ardından açıklama yapan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, enflasyonla mücadele gerekçesiyle düşük asgari ücret politikasının kabul edilmeyeceğini bildirdi. "Asgari ücretli, emekli çok zor durumda" Atalay, asgari ücretli çalışanın ve emeklinin zor durumda olduğunu ifade ederek, "Bizim asgari ücretliyi yalnız bırakmak, onun meselesini ülke gündemine taşımamak gibi bir düşüncemiz yok. Asgari ücretli bizim örgütlü işçimiz gibi hepsi bizim üyemiz ve kardeşimiz. Biz öyle bakıyoruz meseleye ama Bakan beye geçen hafta ifade ettik. Bu yönetmenlik değişmezse biz aynı noktadayız, buraya katılmıyoruz. Asgari ücretin problemini, sorunlarını her gün, her yerde söylemeye devam ederiz. Bir an evvel bir yönetmenlik değişirse yine bu kurulu toplarız. Başkanlar kurulundan alacağımız karara göre hareket ederiz. İmkan olsa bizim dışımızdan sendikalarda bu işin içinde olsun hiçbir mahsuru yok. Biz asgari ücretliyle oturduk buraya. Enflasyonun yüzde 45 olduğu bir ortamda Yüksek Hakem Kurulu yüzde 8 veriyor, bunun neresi demokratik? Önümüze bir an evvel adil, demokratik bir yapı getirsinler. Şu anda asgari ücretli, emekli çok zor durumda. TÜRK-İŞ ne yapması gerekiyorsa onu yapmaya devam edeceğiz" açıklamalarında bulundu. "Aldığımız kararlar asgari ücretlinin, emeklinin lehine" Promosyon ücretleri hakkında düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Atalay, "Geçen sene 22 bin lirayı kimse beklemiyordu. Bizim içimizdeki kimsenin de haberi yoktu. Biz tepkimizi her ortamda, ülkeyi yönetenler nasıl anlıyorsa öyle yapmaya gayret ediyoruz ve yapıyoruz. TÜRK-İŞ olarak aldığımız kararlar asgari ücretlinin, emeklinin lehine. Bizim yapmamız gerekenler neyse yapmaya çalışıyoruz. Bir yıldır Türkiye’nin her yerine mitingler yaptık, eylemler yaptık. Buralarda asgari ücretliyi, kadını, emekliyi konuşuyoruz. Bütün sendikalar bu meseleleri Türkiye gündeminde çalışıyor. Promosyon denen bir şey var, maaş bizim maaşımız. Kamu veriyor bunu, özel sektör diyor ki promosyon vermem. O benim param neden vermiyorsun? Bir an evvel bununla ilgili bir düzenlemeye ihtiyaç var" ifadelerinde bulundu. Ergün Atalay konuşmasının sonunda yeni bir düzenleme olmazsa Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacaklarını dile getirerek, "Yeni bir düzenleme olursa yarın bir daha çağırın. Yeni düzenleme olmazsa, biz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacağız, 24-12’de aldığımız karar çerçevesinde aynı noktadan yürüyeceğiz" dedi.
Balıkesir’de kırma zeytinlerin hazırlanmasına başlandı
04 Kasım 2025 Salı - 15:54 Balıkesir’de kırma zeytinlerin hazırlanmasına başlandı Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, yeşil zeytin hasadına başlanırken, kırma zeytin hazırlama mesaisi de başladı. Kırılan zeytinler su içine konurken, haftada bir suyu değiştiriliyor. 2 hafta sonunda da sofralara geliyor. Ali Çetinkaya Caddesindeki işyerinin önünde, bir marangozun yaptığı "hamarat" adı verilen tahtayla zeytin kıran Fatih Özkan, mevsimin ilk kırma zeytininin 2 hafta sonra sofralara geleceğini söyledi. Zeytin sezonunu açtıklarını anlatan 57 yaşındaki Fatih Özkan, yörede zeytin rekoltesi çok düşük olduğundan, fiyatların artığını söyledi. Yörede zeytin rekoltesinin düşük olduğunu kaydeden Fatih Özkan, "Zeytin kırma sezonumuz başlamıştır. Yeşil zeytinlerimizden kırma zeytin yapmaktayız. Bu sene rekolteler düşük geçen seneye göre. Yağmurlarımız olmadığından dolayı zeytinler biraz daha ufak. Hazırladığımız tuzlama ve kırma zeytini piyasaya sürmekteyiz. Kırmalık zeytinler 100-120 lira arasında değişirken, hazırlanmış bir şekilde olduğunda da 140 liraya satıyoruz. Kırma zeytinlerimizi bir hafta bekletiyoruz. İki tane kesme şeker atıp güneşte tutuyoruz, zeytinlerimizin güzel sararması için. Arkasından ikinci haftada da tuzlu su yapıyoruz. Tuzlu suda 3-4 gün beklettikten sonra da yemeye başlıyoruz. Biz limon tuzu katılması taraftarı değiliz. Doğal olarak bu peroksit gazı vardır. Bunun midemizi ve bağırsaklarımızın çalışmasında çok büyük faydaları vardır. Bunun böyle hazırlanması doğal olarak daha güzel daha kaliteli oluyor. Müşterilerimize hayırlı bir sezon diliyoruz. Bütün çiftçilerimize güzel, bol bereketli sezon diliyoruz" dedi.
Gaziantep’ten ekim ayında 928 milyon dolar ihracat
04 Kasım 2025 Salı - 15:32 Gaziantep’ten ekim ayında 928 milyon dolar ihracat Gaziantep, ekim ayında 928 milyon 964 bin dolar ihracatla geçen yıla göre yüzde 2,5 artış göstererek Ocak-Ekim döneminde 8 milyar 333 milyon 234 bin dolara ulaşmayı başardı. Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan ekim ayı ihracat verilerini değerlendirdiği açıklamasında "Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren 6. ili olarak ekim ayında 928 milyon 964 bin dolar ihracat gerçekleştirmeyi başardık. Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,55 artan ekim ayı ihracatımızla birlikte Ocak-Ekim döneminde ise ihracatımızı 8 milyar 333 milyon 234 bin dolara ulaştırdık. Her şeye rağmen üreten, istihdam oluşturan, kent ve ülke ekonomisine değer katan ihracatçı üyelerimize, iş insanlarımıza ve bütün çalışanlarına teşekkür ediyor, işlerinde kolaylıklar diliyorum" dedi. Açıklamasında küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, artan enerji ve hammadde maliyetleri, finansmana erişimdeki zorluklar ve yüksek faiz ortamının ihracatçı üyelerini her zamankinden daha fazla zorladığını vurgulayan Başkan Yıldırım, "Üretim maliyetlerindeki artış, rekabet gücünü korumayı her geçen gün daha güç hale getiriyor. Buna rağmen Gaziantep; üretimden vazgeçmeyen, alın teriyle değer oluşturan bir şehir olarak mücadelesini sürdürüyor ve Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren 6. ili olmayı başarıyor. Çok şükür bu mücadelenin sonucunda da 10 ayda 8,3 milyar dolar ihracata ulaşabildik. Gaziantep ihracatçılarımız, tüm bu baskılara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Ancak sürdürülebilir büyüme için finansman şartlarının iyileştirilmesi, ihracatçımızın üzerindeki maliyet yükünün hafifletilmesi ve rekabetçi üretim ortamının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Gaziantep her zamanki gibi dirençli; fakat bu direncin kalıcı hale gelmesi için, reel sektörün nefes alacağı yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
Gaziantep’in ekim ihracatı 929 milyon doları aştı
04 Kasım 2025 Salı - 15:32 Gaziantep’in ekim ihracatı 929 milyon doları aştı Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan 2025 yılı Ekim ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Akıncı, Gaziantep’in Ekim ayında 928 milyon 964 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 oranında artış kaydedildiğini söyledi. Gaziantep’in Ocak - Ekim dönemindeki toplam ihracatının ise 8 milyar 333 milyon 234 bin dolara ulaştığını belirten Akıncı, Gaziantep’in bu performansla Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 6’ncı ili konumunu sürdürdüğünü dile getirdi. Küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalara ve artan maliyet baskılarına rağmen Gaziantep’in üretim istikrarını koruduğunu vurgulayan Akıncı, "Gaziantep, sanayideki çeşitliliği, güçlü tarımsal üretimi ve köklü ticaret kültürüyle ülke ekonomisine değer katmayı sürdürüyor. Bu tablo, kentimizin üretim kapasitesinin ne kadar dirençli olduğunu bir kez daha ortaya koymakta" dedi. Akıncı, son dönemde finansmana erişim konusunda yaşanan sıkışıklığın reel sektörün yatırım planlarını yavaşlattığını ifade ederek, kredi politikalarının üretim odaklı hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin önemli bir adım olduğunu ancak bunun reel sektöre etkin bir biçimde yansıması gerektiğini kaydeden Akıncı, "Üreticinin kaynak maliyetleri yüksek kaldığı sürece, yatırım iştahı sınırlı kalacaktır. Bankacılık sistemi, kredi kanalını üretime ve ihracata yönlendirmelidir" ifadelerinde bulundu. Küresel pazarlarda talep daralmasının sürdüğünü aktaran Akıncı, Türkiye’nin ihracatta sürdürülebilirliği sağlamak için verimlilik ve katma değer odaklı dönüşüme hız vermesi gerektiğini kaydetti. Akıncı, "Enerji, lojistik ve girdi maliyetlerinin düşürülmesi; ihracat desteklerinin sade, ulaşılabilir ve sonuç odaklı hale getirilmesi bu anlamda büyük önem taşıyor. Gaziantep gibi üretim merkezlerinin küresel rekabette yerini koruyabilmesi bu yapısal adımlara bağlı" dedi. Açıklamasının sonunda ihracat başarısının yalnızca üretim rakamlarıyla değil, planlı ve uzun vadeli bir vizyonla sürdürülebileceğini belirten Akıncı, "Gaziantep’in başarısı, üreticisinin disiplini, ihracatçısının vizyonu ve çalışanlarının alın teri sayesinde kalıcı hale gelmiştir. Bizim için ihracat, sadece bir ekonomik faaliyet değil; emeğin, stratejinin ve istikrarın ortak ürünüdür. Gaziantep, Türkiye’nin üretim gücüne yön veren şehirlerden biri olmaya devam edecektir" diye konuştu.
Büyükşehir, kırsal kalkınmada Türkiye’ye örnek modelini sürdürüyor
04 Kasım 2025 Salı - 15:30 Büyükşehir, kırsal kalkınmada Türkiye’ye örnek modelini sürdürüyor Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı mazot dağıtım programı kapsamında 46 bin 423 üreticiye 5 milyon 116 bin 875 litre mazot desteği sunuyor. Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla başlattığı yüzde 100 hibe Mazot Dağıtımı Desteği Projesi’nin 2025 yılı dağıtım takvimi kapsamında resmi tören düzenlendi. Çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmak, tarımsal verimliliği artırmak ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek amacıyla devam eden projede, 2025 yılı itibarıyla Gaziantep genelinde 46 bin 423 üreticiye toplam 5 milyon 116 bin 875 litre mazot desteği sağlanması planlanıyor. 27 Ekim’de başlayan dağıtımlar, 31 Aralık’a kadar devam edecek. OPET ve SUNPET istasyonlarında yürütülen program kapsamında 27 Ekim Pazartesi, 31 Ekim Cuma ve 3 Kasım Pazartesi tarihlerindeki dağıtımlar tamamlandı. 7 Kasım Cuma ve 11 Kasım Salı günlerinde yapılacak dağıtımlar ise program dahilinde bekleniyor. Mazot desteğiyle üretici yüzde 30, işlenebilir tarım arazisi miktarında ise yüzde 5 artış Projenin ilk yılı olan 2022’de 33 bin 180 üreticiye 4 milyon 45 bin 100 litre mazot desteği ulaştırıldı. 2023 yılında 38 bin 145 üreticiye 4 milyon 387 bin 525 litre, 2024 yılında ise 43 bin 15 üreticiye 4 milyon 842 bin 800 litre mazot dağıtıldı. 2022-2025 yılları arasında toplam 160 bin 763 üreticiye 18 milyon 392 bin 300 litre mazot desteği sunulması hedefleniyor. Proje sayesinde Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üretici sayısında yüzde 30, işlenebilir tarım arazisi miktarında ise yüzde 5 artış gözleniyor. "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, mazot desteği programında yaptığı konuşmada tarımın, toprağın ve üreticinin önemine vurgu yaparak, "Toprak yerdir, toprak vatandır. Bugün toprak o kadar kıymetli bir hale geldi ki Küresel ısınmanın geldiği noktayı, buzulların eridiğini Antarktika’da görmüş biri olarak söylüyorum, Durum çok vahim. Su savaşları başlayacak. Bu konu artık siber güvenlik kadar, savunma sanayi kadar önemli. Gıda güvenliği bizim için vazgeçilmezdir. Çok güzel bir söz var: ‘Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır.’ Ambarın anahtarı sizde. Sizin güçlü olmanız lazım ama önce o ambarın dolması gerekiyor" dedi. Her şeyi devletten beklemeden, el birliğiyle üretimi artırmaları gerektiğini anlatan Başkan Fatma Şahin, "Hep söylüyorum, her şey bitecek ama çalışmak, üretmek bitmeyecek. Ben şehirde doğdum ama tarımın özünü siz çiftçilerimizden ve üreticiden öğrendim. Siz anlattınız, ben kalbimle dinledim. Arkadaşlarıma hep şunu söyledim, ‘Önce toprak rahatlamalı, çiftçi rahatlamalı.’ Çünkü elindeki tohumun ürüne dönüşmesi bir değildir, alın teridir, emektir, çabadır. Günün sonunda tohum başak verip sofraya ulaştığında huzur, bereket, kardeşlik doğar" şeklinde konuştu. "İkinci adımımız sulama yatırımları" Şahin, ikinci adımlarının sulama yatırımlarını tamamlamak olduğunu dile getirerek, "Akıllı tarımla ata tohumlarını toprağa yeniden kazandırmak istiyoruz. Araban’da Edes tohumunu kullandık. Verim 300 kilodan 600 kiloya çıktı, hatta 800’e kadar çıkabilir. Çiftçinin cebinin rahatlaması, sofralara huzur gelmesi lazım. Siz rahatlayınca esnaf rahatlıyor, esnaf rahatlayınca sanayi nefes alıyor" ifadelerini kullandı. Geçen yıl 15 Ocak’ta 65 projenin Cumhurbaşkanlığınca yatırım programına alındığını söyleyen Şahin, "Bunların arasındaki en önemli projeler su projeleriydi. Bir diğer önemli konu da sözleşmeli tarım. Sanayicimiz ham maddeyi Afrika’dan getirmek zorunda kalmamalı. Bizim topraklarımızda yetişen mercimeğin, nohudun kokusu, lezzeti, özü bambaşkadır. Ata tohumuna dönmeliyiz" diye konuştu. Şahin çiftçinin ve üreticinin emrinde olduklarını belirterek, "Tarım bütçemizin yüzde 10’unu size ayırıyoruz, çünkü bu bir kardeşlik meselesidir. Birlikte varız, birlikte güçlüyüz. İyi günde, kötü günde birliği yaptık" dedi. "Mazot dağıtımının üretime sağladığı katkıyı verilerle görüyoruz" Gaziantep Vali Yardımcısı Hüseyin Kaptan ise, mazot desteği programında yaptığı konuşmada çiftçilere verilen desteğin önemine dikkati çekerek, "Kaptan, "Bir destek programında daha bir aradayız. Geçen yıldan bu yana verilen desteklerde çiftçi bazında yüzde 30’luk bir artış gerçekleşmiş. Çiftçi sayısının 46 bine ulaşması, geçen seneye göre yüzde 30’luk bir artışı ifade ediyor. Alan itibarıyla da yüzde 5 oranında bir artış görülmüş durumda. Bu veriler, üretime ne kadar katkı sağlandığını ve üretimin ne kadar teşvik edildiğini açıkça gösteriyor" diye konuştu. Mazot desteği alan çiftçilerin yüzü gülüyor Mazot desteğinden yararlanan çiftçi ve aynı zamanda Oğuzeli Altınyurt Mahallesi Muhtarı Salih Bozgeyik ile kadın çiftçi Mine Özateş, yapılan mazot desteğinin üreticinin mahsul veriminde önemli bir payı olduğunu belirterek, emeği geçen başta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin olmak üzere tüm ekibe teşekkür etti. Konuşmaların sonrasında Başkan Fatma Şahin ve protokol üyeleri, akaryakıt istasyonunda üreticilerin iş araçlarına akaryakıt dolumu yaparak, günün sonunda hatıra fotoğrafı çektirdi.
Büyükşehir, kırsal kalkınmada Türkiye’ye örnek modelini sürdürüyor
04 Kasım 2025 Salı - 15:26 Büyükşehir, kırsal kalkınmada Türkiye’ye örnek modelini sürdürüyor Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı mazot dağıtım programı kapsamında 46 bin 423 üreticiye 5 milyon 116 bin 875 litre mazot desteği sunuyor. Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla başlattığı yüzde 100 hibe Mazot Dağıtımı Desteği Projesi’nin 2025 yılı dağıtım takvimi kapsamında resmi tören düzenlendi. Çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmak, tarımsal verimliliği artırmak ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek amacıyla devam eden projede, 2025 yılı itibarıyla Gaziantep genelinde 46 bin 423 üreticiye toplam 5 milyon 116 bin 875 litre mazot desteği sağlanması planlanıyor. 27 Ekim’de başlayan dağıtımlar, 31 Aralık’a kadar devam edecek. OPET ve SUNPET istasyonlarında yürütülen program kapsamında 27 Ekim Pazartesi, 31 Ekim Cuma ve 3 Kasım Pazartesi tarihlerindeki dağıtımlar tamamlandı. 7 Kasım Cuma ve 11 Kasım Salı günlerinde yapılacak dağıtımlar ise program dahilinde bekleniyor. Mazot desteğiyle üretici yüzde 30, işlenebilir tarım arazisi miktarında ise yüzde 5 artış Projenin ilk yılı olan 2022’de 33 bin 180 üreticiye 4 milyon 45 bin 100 litre mazot desteği ulaştırıldı. 2023 yılında 38 bin 145 üreticiye 4 milyon 387 bin 525 litre, 2024 yılında ise 43 bin 15 üreticiye 4 milyon 842 bin 800 litre mazot dağıtıldı. 2022-2025 yılları arasında toplam 160 bin 763 üreticiye 18 milyon 392 bin 300 litre mazot desteği sunulması hedefleniyor. Proje sayesinde Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üretici sayısında yüzde 30, işlenebilir tarım arazisi miktarında ise yüzde 5 artış gözleniyor. "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, mazot desteği programında yaptığı konuşmada tarımın, toprağın ve üreticinin önemine vurgu yaparak, "Toprak yerdir, toprak vatandır. Bugün toprak o kadar kıymetli bir hale geldi ki Küresel ısınmanın geldiği noktayı, buzulların eridiğini Antarktika’da görmüş biri olarak söylüyorum, Durum çok vahim. Su savaşları başlayacak. Bu konu artık siber güvenlik kadar, savunma sanayi kadar önemli. Gıda güvenliği bizim için vazgeçilmezdir. Çok güzel bir söz var: ‘Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır.’ Ambarın anahtarı sizde. Sizin güçlü olmanız lazım ama önce o ambarın dolması gerekiyor" dedi. Her şeyi devletten beklemeden, el birliğiyle üretimi artırmaları gerektiğini anlatan Başkan Fatma Şahin, "Hep söylüyorum, her şey bitecek ama çalışmak, üretmek bitmeyecek. Ben şehirde doğdum ama tarımın özünü siz çiftçilerimizden ve üreticiden öğrendim. Siz anlattınız, ben kalbimle dinledim. Arkadaşlarıma hep şunu söyledim, ‘Önce toprak rahatlamalı, çiftçi rahatlamalı.’ Çünkü elindeki tohumun ürüne dönüşmesi bir değildir, alın teridir, emektir, çabadır. Günün sonunda tohum başak verip sofraya ulaştığında huzur, bereket, kardeşlik doğar" şeklinde konuştu. "İkinci adımımız sulama yatırımları" Şahin, ikinci adımlarının sulama yatırımlarını tamamlamak olduğunu dile getirerek, "Akıllı tarımla ata tohumlarını toprağa yeniden kazandırmak istiyoruz. Araban’da Edes tohumunu kullandık. Verim 300 kilodan 600 kiloya çıktı, hatta 800’e kadar çıkabilir. Çiftçinin cebinin rahatlaması, sofralara huzur gelmesi lazım. Siz rahatlayınca esnaf rahatlıyor, esnaf rahatlayınca sanayi nefes alıyor" ifadelerini kullandı. Geçen yıl 15 Ocak’ta 65 projenin Cumhurbaşkanlığınca yatırım programına alındığını söyleyen Şahin, "Bunların arasındaki en önemli projeler su projeleriydi. Bir diğer önemli konu da sözleşmeli tarım. Sanayicimiz ham maddeyi Afrika’dan getirmek zorunda kalmamalı. Bizim topraklarımızda yetişen mercimeğin, nohudun kokusu, lezzeti, özü bambaşkadır. Ata tohumuna dönmeliyiz" diye konuştu. Şahin çiftçinin ve üreticinin emrinde olduklarını belirterek, "Tarım bütçemizin yüzde 10’unu size ayırıyoruz, çünkü bu bir kardeşlik meselesidir. Birlikte varız, birlikte güçlüyüz. İyi günde, kötü günde birliği yaptık" dedi. "Mazot dağıtımının üretime sağladığı katkıyı verilerle görüyoruz" Gaziantep Vali Yardımcısı Hüseyin Kaptan ise, mazot desteği programında yaptığı konuşmada çiftçilere verilen desteğin önemine dikkati çekerek, "Kaptan, "Bir destek programında daha bir aradayız. Geçen yıldan bu yana verilen desteklerde çiftçi bazında yüzde 30’luk bir artış gerçekleşmiş. Çiftçi sayısının 46 bine ulaşması, geçen seneye göre yüzde 30’luk bir artışı ifade ediyor. Alan itibarıyla da yüzde 5 oranında bir artış görülmüş durumda. Bu veriler, üretime ne kadar katkı sağlandığını ve üretimin ne kadar teşvik edildiğini açıkça gösteriyor" diye konuştu. Mazot desteği alan çiftçilerin yüzü gülüyor Mazot desteğinden yararlanan çiftçi ve aynı zamanda Oğuzeli Altınyurt Mahallesi Muhtarı Salih Bozgeyik ile kadın çiftçi Mine Özateş, yapılan mazot desteğinin üreticinin mahsul veriminde önemli bir payı olduğunu belirterek, emeği geçen başta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin olmak üzere tüm ekibe teşekkür etti. Konuşmaların sonrasında Başkan Fatma Şahin ve protokol üyeleri, akaryakıt istasyonunda üreticilerin iş araçlarına akaryakıt dolumu yaparak, günün sonunda hatıra fotoğrafı çektirdi. (FA-LO-Y)