Son Dakika
|
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı’nın ailesi: "10 kez müebbet alsınlar"
Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar
TCG Anadolu ve denizaltı SAHA EXPO kapsamında İstanbul’da
Bayraktar Kızılelma Endonezya yolcusu
BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini durduruyor
Borsa İstanbul’da yeni rekor
CHP Kurultayı davası 1 Temmuz’a ertelendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Niklas Süle, 30 yaşında futbolu bıraktı
İsrail, Beyrut’u vurdu: 2 ölü, 7 yaralı
Aracın hurdaya döndüğü kazayı burnu bile kanamadan atlattı
İlkay Akkaya konserinde bayraklı protestoda bulunan öğrencilere saldırı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’u karşıladı
İçişleri Bakanı Çiftçi, subay ve astsubay adaylarıyla bir araya geldi
İran Meclis Başkanı Galibaf’tan halka birlik çağrısı
EKONOMİ
Denizli OSB Yönetimi, Rektör Mahmud Güngör’e ziyaret etti
07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:38:59
Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör’ü makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen görüşmede, üniversite-sanayi iş birliğinin geleceğine yönelik stratejik projeler ele alınırken, ortak vizyon doğrultusunda yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan yatırımlar değerlendirildi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, Denizli OSB Yönetimine yeni görevlerinde başarı dileklerini ileterek, bugüne kadar üniversite-sanayi iş birliği kapsamında önemli projelere birlikte imza atıldığını söyledi. Prof. Dr. Mahmud Güngör, sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından birinin bilgi üretimi ile sanayi gücünün aynı hedef doğrultusunda buluşması olduğuna dikkat çekerek, "Pamukkale Üniversitesi olarak sanayiyle entegre, üretime ve teknolojiye katkı sunan projeleri son derece önemsiyoruz. Denizli OSB ile yürütülen iş birliklerinin güçlenerek devam etmesi; hem akademik gelişim hem de bölgesel ekonomik büyüme açısından büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı. "Üniversite-sanayi iş birliği geleceğin kalkınma modelidir" Yeni dönemde üniversite ile daha güçlü ve çok boyutlu projeleri hayata geçirmek istediklerini ifade eden Denizli OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu, Denizli OSB Teknopark ve Denizli OSB Meslek Yüksekokulu projelerinde çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirterek, bu yatırımların yalnızca sanayiye değil, aynı zamanda nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine de önemli katkılar sağlayacağını vurguladı. PAÜ Hastaneleri OSB Polikliniğine kazandırılması planlanan yeni yatırımların da iş birliğini farklı bir boyuta taşıyacağını ifade eden Denizli OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu, "Üniversite-sanayi iş birliğini sadece bugünün değil, geleceğin kalkınma modeli olarak görüyoruz. Teknopark, meslek yüksekokulu ve sağlık yatırımlarıyla birlikte hem sanayicilerimize hem Bölgemize hem de şehrimize uzun vadeli ve yüksek katma değerli kazanımlar sunmayı hedefliyoruz" dedi. Yeni dönemde ortak projeler artarak devam edecek Ziyarette; teknoloji, eğitim, Ar-Ge, nitelikli istihdam ve sağlık alanlarında geliştirilebilecek yeni iş birliği modelleri üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Denizli’nin üretim gücünü akademik bilgiyle buluşturacak projelerin artırılması konusunda ortak iradenin vurgulandığı ziyaret iyi niyet temennileri ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:32
Sıfır araç almak isteyen hekimlere müjde
Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (HEKİMSEN), sıfır araç almak isteyen hekimler için harekete geçti. Bir firma ile yapılan anlaşma sayesinde sendika üyeleri, özel filo indirimleri ve kurumsal fiyat avantajlarıyla araç sahibi olabilecek. Hekimlerin yüzünü güldürecek net indirim oranlarının ise önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. HEKİMSEN, üyelerinin yaşam standartlarını yükseltmek ve ekonomik şartlara karşı alım güçlerini korumak amacıyla Otokoç ile işbirliği protokolü imzaladı. Hayata geçirilen yeni proje kapsamında HEKİMSEN üyeleri, Ford marka araçlara özel filo avantajları ve kurumsal satın alma fırsatlarıyla sahip olabilecek. Ciddi fiyat avantajları, güvenilir hizmet ağı ve sürdürülebilir destek modelini barındıran sözleşmedeki net indirim oranlarının önümüzdeki günlerde netleşerek kamuoyuyla paylaşılacağı öğrenildi. "Bu model, farklı sektörlerde kurulacak yeni işbirlikleriyle daha da genişletilecek" Projeye ilişkin HEKİMSEN’den yapılan açıklamada, sendikanın yalnızca mesleki hak mücadelesi yürütmediği, üyelerin ekonomik ve sosyal yaşamlarına doğrudan katkı sağlayacak projelerin de öncelikli hedefler arasında olduğu vurgulandı. Artan ekonomik şartlar karşısında sağlık çalışanlarının desteklenmesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, "Hekimlerimizin yaşam standardı bizim için önceliktir. Alım gücünü korumaya yönelik geliştirdiğimiz bu model, önümüzdeki süreçte farklı sektörlerde kurulacak yeni işbirlikleriyle daha da genişletilecektir" ifadelerine yer verildi. Sağlık camiasına yönelik yeni projeler masaya yatırıldı Öte yandan, sağlık çalışanlarının ekonomik ve sosyal refahını artırmaya yönelik diplomatik temaslar da hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda AL-KON Konfederasyonu ve HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Ankara’da Ziver Holding Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Demirci ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede sağlık camiasına yönelik geliştirilebilecek projeler, kurumsal işbirlikleri ve sosyal sorumluluk alanlarındaki stratejik adımlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplumsal fayda odaklı projelerin geliştirilmesi ve sağlık alanında yeni vizyonların oluşturulması adına karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan toplantıda, AL-KON ve HEKİMSEN’in son dönemde ortaya koyduğu çözüm odaklı yaklaşım ile ekonomik projelerin geleceği ele alındı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:31
"Yeşil elmas" Aydın’da üretiliyor, yurdun dört bir yanına gönderiliyor
Aydın’ın Efeler ilçesi Gölhisar Mahallesi’nde enginar hasadı tüm hızıyla sürüyor. Verimli topraklarıyla bilinen mahallede tarlalarda sabahın erken saatlerinde başlayan mesai öğlene kadar devam ederken, hasadı yapılan enginarlar işlenerek yurdun dört bir yanına gönderiliyor. Gölhisar Mahallesi’nde yetiştirilen enginar, iç piyasada üreticinin yüzünü güldürüyor. Bölgenin iklimi ve toprak yapısı nedeniyle kaliteli ürün veren Aydın enginarı, lezzeti ve dayanıklılığıyla rağbet görüyor. Tarlalarda özellikle hasat döneminde yoğun insan gücüne ihtiyaç duyulan, kesilmesi, taşınması, ayıklanması ve sevkiyata hazırlanması ciddi emek gerektiren enginarın yılın büyük bölümünde bakım isteyen bir ürün olması nedeniyle üreticiler, diğer birçok sebzeye göre daha fazla işçilik istediğini dile getiriyor. Soyulmuş enginarın toptan adet fiyatı 35 TL’den alıcı bulurken, market raflarında fiyat 50 TL’ye kadar çıkıyor. Kabuklu enginar ise 20 TL’den satılıyor. Tarlada zorlu mesai sürüyor Enginar tarlalarında çalışan işçiler, üretimin emek yoğun bir süreç olduğunu belirterek, ürünlerin başta Ankara, Bursa ve İstanbul olmak üzere yurdun dört bir yanına gönderildiğini söyledi. İşçiler, "Erkeklerin yevmiyesi bin 200 lira, kadınların ise bin lira. Kadınlar kesim işini yapıyor, erkekler de toplanan enginarları traktöre taşıyor. İş ağır oluyor ama bu işi severek yapıyoruz. Çalışmak olmasa ekmek olmaz" dediler. "Enginar çok kıymetli bir ürün" Enginar üreticisi Mücahit Kibar ise sezonun iyi başladığını belirterek, "Enginar sezonu başladı ve hızla ilerliyor. Don vurmasın, herhangi bir doğal afetle karşılaşmayalım diye soyumları biraz geçe bıraktık. Soyumlarımızı kendimiz işliyoruz. Hem soyulmuş olarak satıyoruz, hem taze olarak satıyoruz, hem de soğuk hava depolarımızda istifleyerek konserve yaparak da satışını gerçekleştiriyoruz" dedi. Üreticilerin en büyük sıkıntısının ithal ürünler olduğunu dile getiren Kibar, "Üreticinin tek sorunu Mısır’dan gelen donuk enginarlar. Türkiye’deki enginarların kalitesine asla yakışmayan ve erişemeyen enginarlar bunlar. Piyasada sanki enginar fiyatları düşmüş ya da Türkiye iç piyasasında çok pahalı satılıyormuş gibi bir algı oluşturdu. Ama enginarın gerçek tüketicisi bunlarla bizim ürünümüzü asla kıyaslamaz. Onun haricinde bir sorunumuz yok. Üreticilerimiz şu anda enginardan memnun, herhangi bir sıkıntı yok" diye konuştu. Üretici Kibar, enginar üretiminin kazançlı ancak zahmetli bir iş olduğunu belirterek, "Enginar fiyatları tarlalara ekilen diğer ürünlere göre para ediyor. İşçiliği çok yoğun, 12 ay boyunca neredeyse işçiliği var bu sebzenin. Görünmeyen bir tarafı olsa da getirisi biraz daha iyi. Çok fazla üretim var. Çiftçilerin çoğu enginara dönmeye başladı" ifadelerini kullandı. "Enginar sağlığa faydasıyla da tercih ediliyor" Enginarın tüketiciler tarafından sağlık yönüyle de ilgi gördüğünü belirten Mücahit Kibar, "İç piyasada buna ilişkin açık var. Yurt dışından Türkiye’deki enginarın kalitesine erişemeyecek ürünler gelse de iç piyasada enginarı yiyen, tadını alan ve doktorların tavsiyesiyle karaciğere ve insan sağlığına faydalı olduğunu duyan insanlar bunu tüketiyor. Tıbbi olarak yetki ve bilgimiz olmadığı için bu noktada bilgilendirme yapamıyoruz ama genel kanı insan sağlığına ciddi derecede faydalı olduğu yönünde" dedi. Enginarın üretim sürecinin zorluğuna dikkat çeken Kibar, "Enginar öyle bir maden ki elmas gibi düşünebilirsiniz. En derin yerlerden çıkıyor. Etrafında bir sürü yaprak var. Bu yapraklar zamanla açılıyor sonra kelle türüyor, kelleyi alıyorsunuz. Soyarken de etrafını açıyorsunuz, sonra içini açıyorsunuz ve kılçıklarını alıyorsunuz. Kısacası o madene ulaşmak için bayağı çaba sarf ediyorsunuz. Enginar bu yüzden çok kıymetli" şeklinde konuştu. Üreticilere destek çağrısında da bulunan Kibar, "Şu an enginarda her şey yolunda, memnunuz, mutluyuz. Bir eksiğimiz yok. Ancak üreticinin mazot maliyetleri, tarla maliyetleri, sulama maliyetleri, gübreler ve zirai ilaçlar gibi giderleri için devlet biraz daha destek verebilirse daha da güzel olacağını düşünüyorum. Biliyoruz ki üretmeyen toplumlar tükenmeye muhtaçtır" dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:26
Yemeksepeti, ‘Çiçek’ kategorisini Anneler Günü öncesinde açtı
Yemeksepeti, hızlı ticaret vizyonunu yeni ‘Çiçek’ kategorisiyle bir adım öteye taşıyor. Bu yıl 10 Mayıs’ta kutlanacak olan Anneler Günü öncesinde kullanıma sunulan kategori, kullanıcılara geniş seçenekler sunuyor. Online yemek siparişi markası Yemeksepeti, yeni ‘Çiçek’ kategorisiyle kullanıcılarının özel anlarına katkı sağlıyor. Yılın en anlamlı günlerinden biri olan Anneler Günü öncesinde hayata geçirilen bu yeni kategori, Türkiye genelinde yaygın partner ağı ve kullanıcı dostu özellikleriyle çiçek gönderimini dijitalde daha hızlı ve erişilebilir kılıyor. Lansman aşamasında Türkiye genelinde 250 uzman çiçekçiyi platforma dahil eden platform, Hızlı Çiçek ve İstanbul Çiçekleri gibi öncü markalarla hizmet vermeye başladı. Yapılan açıklamaya göre platform, çiçek kategorisinin açılışını kampanya ile kutluyor. 7-17 Mayıs tarihleri arasında geçerli olacak lansman kampanyası kapsamında, kullanıcılar yapacakları belli bir miktar ve üzeri çiçek siparişlerinde indirim kazanıyor. Platform kullanıcıları, ana sayfadaki "Çiçek" sekmesinin yanı sıra, uygulama içindeki özel banner’lar ve kategori yönlendirmeleri aracılığıyla Anneler Günü koleksiyonlarına kolayca ulaşabiliyor. Özel listelemeler, kullanıcıların bütçelerine ve zevklerine uygun seçeneği saniyeler içinde bulmasını sağlıyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 13:50
Kastamonu’da Kurban Bayramı hareketliliği: 850 kilogramlık tosun 340 bin liraya alıcı buldu
2
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:18
Soma’nın geleceği masaya yatırıldı
3
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
4
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:42
ESOGÜ’de geliştirilen yerli gres teknolojisi Nemli A.Ş.’ye devredildi
5
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 16:38
Köfteci Yusuf’ta insanlık dersi
04 Kasım 2025 Salı - 15:32
Gaziantep’ten ekim ayında 928 milyon dolar ihracat
Gaziantep, ekim ayında 928 milyon 964 bin dolar ihracatla geçen yıla göre yüzde 2,5 artış göstererek Ocak-Ekim döneminde 8 milyar 333 milyon 234 bin dolara ulaşmayı başardı. Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan ekim ayı ihracat verilerini değerlendirdiği açıklamasında "Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren 6. ili olarak ekim ayında 928 milyon 964 bin dolar ihracat gerçekleştirmeyi başardık. Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,55 artan ekim ayı ihracatımızla birlikte Ocak-Ekim döneminde ise ihracatımızı 8 milyar 333 milyon 234 bin dolara ulaştırdık. Her şeye rağmen üreten, istihdam oluşturan, kent ve ülke ekonomisine değer katan ihracatçı üyelerimize, iş insanlarımıza ve bütün çalışanlarına teşekkür ediyor, işlerinde kolaylıklar diliyorum" dedi. Açıklamasında küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, artan enerji ve hammadde maliyetleri, finansmana erişimdeki zorluklar ve yüksek faiz ortamının ihracatçı üyelerini her zamankinden daha fazla zorladığını vurgulayan Başkan Yıldırım, "Üretim maliyetlerindeki artış, rekabet gücünü korumayı her geçen gün daha güç hale getiriyor. Buna rağmen Gaziantep; üretimden vazgeçmeyen, alın teriyle değer oluşturan bir şehir olarak mücadelesini sürdürüyor ve Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren 6. ili olmayı başarıyor. Çok şükür bu mücadelenin sonucunda da 10 ayda 8,3 milyar dolar ihracata ulaşabildik. Gaziantep ihracatçılarımız, tüm bu baskılara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Ancak sürdürülebilir büyüme için finansman şartlarının iyileştirilmesi, ihracatçımızın üzerindeki maliyet yükünün hafifletilmesi ve rekabetçi üretim ortamının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Gaziantep her zamanki gibi dirençli; fakat bu direncin kalıcı hale gelmesi için, reel sektörün nefes alacağı yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
04 Kasım 2025 Salı - 15:32
Gaziantep’in ekim ihracatı 929 milyon doları aştı
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan 2025 yılı Ekim ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Akıncı, Gaziantep’in Ekim ayında 928 milyon 964 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 oranında artış kaydedildiğini söyledi. Gaziantep’in Ocak - Ekim dönemindeki toplam ihracatının ise 8 milyar 333 milyon 234 bin dolara ulaştığını belirten Akıncı, Gaziantep’in bu performansla Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 6’ncı ili konumunu sürdürdüğünü dile getirdi. Küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalara ve artan maliyet baskılarına rağmen Gaziantep’in üretim istikrarını koruduğunu vurgulayan Akıncı, "Gaziantep, sanayideki çeşitliliği, güçlü tarımsal üretimi ve köklü ticaret kültürüyle ülke ekonomisine değer katmayı sürdürüyor. Bu tablo, kentimizin üretim kapasitesinin ne kadar dirençli olduğunu bir kez daha ortaya koymakta" dedi. Akıncı, son dönemde finansmana erişim konusunda yaşanan sıkışıklığın reel sektörün yatırım planlarını yavaşlattığını ifade ederek, kredi politikalarının üretim odaklı hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin önemli bir adım olduğunu ancak bunun reel sektöre etkin bir biçimde yansıması gerektiğini kaydeden Akıncı, "Üreticinin kaynak maliyetleri yüksek kaldığı sürece, yatırım iştahı sınırlı kalacaktır. Bankacılık sistemi, kredi kanalını üretime ve ihracata yönlendirmelidir" ifadelerinde bulundu. Küresel pazarlarda talep daralmasının sürdüğünü aktaran Akıncı, Türkiye’nin ihracatta sürdürülebilirliği sağlamak için verimlilik ve katma değer odaklı dönüşüme hız vermesi gerektiğini kaydetti. Akıncı, "Enerji, lojistik ve girdi maliyetlerinin düşürülmesi; ihracat desteklerinin sade, ulaşılabilir ve sonuç odaklı hale getirilmesi bu anlamda büyük önem taşıyor. Gaziantep gibi üretim merkezlerinin küresel rekabette yerini koruyabilmesi bu yapısal adımlara bağlı" dedi. Açıklamasının sonunda ihracat başarısının yalnızca üretim rakamlarıyla değil, planlı ve uzun vadeli bir vizyonla sürdürülebileceğini belirten Akıncı, "Gaziantep’in başarısı, üreticisinin disiplini, ihracatçısının vizyonu ve çalışanlarının alın teri sayesinde kalıcı hale gelmiştir. Bizim için ihracat, sadece bir ekonomik faaliyet değil; emeğin, stratejinin ve istikrarın ortak ürünüdür. Gaziantep, Türkiye’nin üretim gücüne yön veren şehirlerden biri olmaya devam edecektir" diye konuştu.
04 Kasım 2025 Salı - 15:30
Büyükşehir, kırsal kalkınmada Türkiye’ye örnek modelini sürdürüyor
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı mazot dağıtım programı kapsamında 46 bin 423 üreticiye 5 milyon 116 bin 875 litre mazot desteği sunuyor. Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla başlattığı yüzde 100 hibe Mazot Dağıtımı Desteği Projesi’nin 2025 yılı dağıtım takvimi kapsamında resmi tören düzenlendi. Çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmak, tarımsal verimliliği artırmak ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek amacıyla devam eden projede, 2025 yılı itibarıyla Gaziantep genelinde 46 bin 423 üreticiye toplam 5 milyon 116 bin 875 litre mazot desteği sağlanması planlanıyor. 27 Ekim’de başlayan dağıtımlar, 31 Aralık’a kadar devam edecek. OPET ve SUNPET istasyonlarında yürütülen program kapsamında 27 Ekim Pazartesi, 31 Ekim Cuma ve 3 Kasım Pazartesi tarihlerindeki dağıtımlar tamamlandı. 7 Kasım Cuma ve 11 Kasım Salı günlerinde yapılacak dağıtımlar ise program dahilinde bekleniyor. Mazot desteğiyle üretici yüzde 30, işlenebilir tarım arazisi miktarında ise yüzde 5 artış Projenin ilk yılı olan 2022’de 33 bin 180 üreticiye 4 milyon 45 bin 100 litre mazot desteği ulaştırıldı. 2023 yılında 38 bin 145 üreticiye 4 milyon 387 bin 525 litre, 2024 yılında ise 43 bin 15 üreticiye 4 milyon 842 bin 800 litre mazot dağıtıldı. 2022-2025 yılları arasında toplam 160 bin 763 üreticiye 18 milyon 392 bin 300 litre mazot desteği sunulması hedefleniyor. Proje sayesinde Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üretici sayısında yüzde 30, işlenebilir tarım arazisi miktarında ise yüzde 5 artış gözleniyor. "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, mazot desteği programında yaptığı konuşmada tarımın, toprağın ve üreticinin önemine vurgu yaparak, "Toprak yerdir, toprak vatandır. Bugün toprak o kadar kıymetli bir hale geldi ki Küresel ısınmanın geldiği noktayı, buzulların eridiğini Antarktika’da görmüş biri olarak söylüyorum, Durum çok vahim. Su savaşları başlayacak. Bu konu artık siber güvenlik kadar, savunma sanayi kadar önemli. Gıda güvenliği bizim için vazgeçilmezdir. Çok güzel bir söz var: ‘Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır.’ Ambarın anahtarı sizde. Sizin güçlü olmanız lazım ama önce o ambarın dolması gerekiyor" dedi. Her şeyi devletten beklemeden, el birliğiyle üretimi artırmaları gerektiğini anlatan Başkan Fatma Şahin, "Hep söylüyorum, her şey bitecek ama çalışmak, üretmek bitmeyecek. Ben şehirde doğdum ama tarımın özünü siz çiftçilerimizden ve üreticiden öğrendim. Siz anlattınız, ben kalbimle dinledim. Arkadaşlarıma hep şunu söyledim, ‘Önce toprak rahatlamalı, çiftçi rahatlamalı.’ Çünkü elindeki tohumun ürüne dönüşmesi bir değildir, alın teridir, emektir, çabadır. Günün sonunda tohum başak verip sofraya ulaştığında huzur, bereket, kardeşlik doğar" şeklinde konuştu. "İkinci adımımız sulama yatırımları" Şahin, ikinci adımlarının sulama yatırımlarını tamamlamak olduğunu dile getirerek, "Akıllı tarımla ata tohumlarını toprağa yeniden kazandırmak istiyoruz. Araban’da Edes tohumunu kullandık. Verim 300 kilodan 600 kiloya çıktı, hatta 800’e kadar çıkabilir. Çiftçinin cebinin rahatlaması, sofralara huzur gelmesi lazım. Siz rahatlayınca esnaf rahatlıyor, esnaf rahatlayınca sanayi nefes alıyor" ifadelerini kullandı. Geçen yıl 15 Ocak’ta 65 projenin Cumhurbaşkanlığınca yatırım programına alındığını söyleyen Şahin, "Bunların arasındaki en önemli projeler su projeleriydi. Bir diğer önemli konu da sözleşmeli tarım. Sanayicimiz ham maddeyi Afrika’dan getirmek zorunda kalmamalı. Bizim topraklarımızda yetişen mercimeğin, nohudun kokusu, lezzeti, özü bambaşkadır. Ata tohumuna dönmeliyiz" diye konuştu. Şahin çiftçinin ve üreticinin emrinde olduklarını belirterek, "Tarım bütçemizin yüzde 10’unu size ayırıyoruz, çünkü bu bir kardeşlik meselesidir. Birlikte varız, birlikte güçlüyüz. İyi günde, kötü günde birliği yaptık" dedi. "Mazot dağıtımının üretime sağladığı katkıyı verilerle görüyoruz" Gaziantep Vali Yardımcısı Hüseyin Kaptan ise, mazot desteği programında yaptığı konuşmada çiftçilere verilen desteğin önemine dikkati çekerek, "Kaptan, "Bir destek programında daha bir aradayız. Geçen yıldan bu yana verilen desteklerde çiftçi bazında yüzde 30’luk bir artış gerçekleşmiş. Çiftçi sayısının 46 bine ulaşması, geçen seneye göre yüzde 30’luk bir artışı ifade ediyor. Alan itibarıyla da yüzde 5 oranında bir artış görülmüş durumda. Bu veriler, üretime ne kadar katkı sağlandığını ve üretimin ne kadar teşvik edildiğini açıkça gösteriyor" diye konuştu. Mazot desteği alan çiftçilerin yüzü gülüyor Mazot desteğinden yararlanan çiftçi ve aynı zamanda Oğuzeli Altınyurt Mahallesi Muhtarı Salih Bozgeyik ile kadın çiftçi Mine Özateş, yapılan mazot desteğinin üreticinin mahsul veriminde önemli bir payı olduğunu belirterek, emeği geçen başta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin olmak üzere tüm ekibe teşekkür etti. Konuşmaların sonrasında Başkan Fatma Şahin ve protokol üyeleri, akaryakıt istasyonunda üreticilerin iş araçlarına akaryakıt dolumu yaparak, günün sonunda hatıra fotoğrafı çektirdi.
04 Kasım 2025 Salı - 15:26
Büyükşehir, kırsal kalkınmada Türkiye’ye örnek modelini sürdürüyor
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı mazot dağıtım programı kapsamında 46 bin 423 üreticiye 5 milyon 116 bin 875 litre mazot desteği sunuyor. Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla başlattığı yüzde 100 hibe Mazot Dağıtımı Desteği Projesi’nin 2025 yılı dağıtım takvimi kapsamında resmi tören düzenlendi. Çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmak, tarımsal verimliliği artırmak ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek amacıyla devam eden projede, 2025 yılı itibarıyla Gaziantep genelinde 46 bin 423 üreticiye toplam 5 milyon 116 bin 875 litre mazot desteği sağlanması planlanıyor. 27 Ekim’de başlayan dağıtımlar, 31 Aralık’a kadar devam edecek. OPET ve SUNPET istasyonlarında yürütülen program kapsamında 27 Ekim Pazartesi, 31 Ekim Cuma ve 3 Kasım Pazartesi tarihlerindeki dağıtımlar tamamlandı. 7 Kasım Cuma ve 11 Kasım Salı günlerinde yapılacak dağıtımlar ise program dahilinde bekleniyor. Mazot desteğiyle üretici yüzde 30, işlenebilir tarım arazisi miktarında ise yüzde 5 artış Projenin ilk yılı olan 2022’de 33 bin 180 üreticiye 4 milyon 45 bin 100 litre mazot desteği ulaştırıldı. 2023 yılında 38 bin 145 üreticiye 4 milyon 387 bin 525 litre, 2024 yılında ise 43 bin 15 üreticiye 4 milyon 842 bin 800 litre mazot dağıtıldı. 2022-2025 yılları arasında toplam 160 bin 763 üreticiye 18 milyon 392 bin 300 litre mazot desteği sunulması hedefleniyor. Proje sayesinde Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üretici sayısında yüzde 30, işlenebilir tarım arazisi miktarında ise yüzde 5 artış gözleniyor. "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, mazot desteği programında yaptığı konuşmada tarımın, toprağın ve üreticinin önemine vurgu yaparak, "Toprak yerdir, toprak vatandır. Bugün toprak o kadar kıymetli bir hale geldi ki Küresel ısınmanın geldiği noktayı, buzulların eridiğini Antarktika’da görmüş biri olarak söylüyorum, Durum çok vahim. Su savaşları başlayacak. Bu konu artık siber güvenlik kadar, savunma sanayi kadar önemli. Gıda güvenliği bizim için vazgeçilmezdir. Çok güzel bir söz var: ‘Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır.’ Ambarın anahtarı sizde. Sizin güçlü olmanız lazım ama önce o ambarın dolması gerekiyor" dedi. Her şeyi devletten beklemeden, el birliğiyle üretimi artırmaları gerektiğini anlatan Başkan Fatma Şahin, "Hep söylüyorum, her şey bitecek ama çalışmak, üretmek bitmeyecek. Ben şehirde doğdum ama tarımın özünü siz çiftçilerimizden ve üreticiden öğrendim. Siz anlattınız, ben kalbimle dinledim. Arkadaşlarıma hep şunu söyledim, ‘Önce toprak rahatlamalı, çiftçi rahatlamalı.’ Çünkü elindeki tohumun ürüne dönüşmesi bir değildir, alın teridir, emektir, çabadır. Günün sonunda tohum başak verip sofraya ulaştığında huzur, bereket, kardeşlik doğar" şeklinde konuştu. "İkinci adımımız sulama yatırımları" Şahin, ikinci adımlarının sulama yatırımlarını tamamlamak olduğunu dile getirerek, "Akıllı tarımla ata tohumlarını toprağa yeniden kazandırmak istiyoruz. Araban’da Edes tohumunu kullandık. Verim 300 kilodan 600 kiloya çıktı, hatta 800’e kadar çıkabilir. Çiftçinin cebinin rahatlaması, sofralara huzur gelmesi lazım. Siz rahatlayınca esnaf rahatlıyor, esnaf rahatlayınca sanayi nefes alıyor" ifadelerini kullandı. Geçen yıl 15 Ocak’ta 65 projenin Cumhurbaşkanlığınca yatırım programına alındığını söyleyen Şahin, "Bunların arasındaki en önemli projeler su projeleriydi. Bir diğer önemli konu da sözleşmeli tarım. Sanayicimiz ham maddeyi Afrika’dan getirmek zorunda kalmamalı. Bizim topraklarımızda yetişen mercimeğin, nohudun kokusu, lezzeti, özü bambaşkadır. Ata tohumuna dönmeliyiz" diye konuştu. Şahin çiftçinin ve üreticinin emrinde olduklarını belirterek, "Tarım bütçemizin yüzde 10’unu size ayırıyoruz, çünkü bu bir kardeşlik meselesidir. Birlikte varız, birlikte güçlüyüz. İyi günde, kötü günde birliği yaptık" dedi. "Mazot dağıtımının üretime sağladığı katkıyı verilerle görüyoruz" Gaziantep Vali Yardımcısı Hüseyin Kaptan ise, mazot desteği programında yaptığı konuşmada çiftçilere verilen desteğin önemine dikkati çekerek, "Kaptan, "Bir destek programında daha bir aradayız. Geçen yıldan bu yana verilen desteklerde çiftçi bazında yüzde 30’luk bir artış gerçekleşmiş. Çiftçi sayısının 46 bine ulaşması, geçen seneye göre yüzde 30’luk bir artışı ifade ediyor. Alan itibarıyla da yüzde 5 oranında bir artış görülmüş durumda. Bu veriler, üretime ne kadar katkı sağlandığını ve üretimin ne kadar teşvik edildiğini açıkça gösteriyor" diye konuştu. Mazot desteği alan çiftçilerin yüzü gülüyor Mazot desteğinden yararlanan çiftçi ve aynı zamanda Oğuzeli Altınyurt Mahallesi Muhtarı Salih Bozgeyik ile kadın çiftçi Mine Özateş, yapılan mazot desteğinin üreticinin mahsul veriminde önemli bir payı olduğunu belirterek, emeği geçen başta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin olmak üzere tüm ekibe teşekkür etti. Konuşmaların sonrasında Başkan Fatma Şahin ve protokol üyeleri, akaryakıt istasyonunda üreticilerin iş araçlarına akaryakıt dolumu yaparak, günün sonunda hatıra fotoğrafı çektirdi. (FA-LO-Y)
04 Kasım 2025 Salı - 15:15
Tezgahlarda hamsi bolluğu
Samsun’daki tezgahlarda özellikle hamsi fiyatlarının düşmesi vatandaşları sevindirse de, balıkçılar beklenen ilgiyi göremediklerini söyledi. Karadeniz’de balık bolluğu Samsun’daki tezgahlara da yansıdı. Tezgahlarda hamsinin kilosu 80 TL, istavrit 100 TL, kefal ve uskumru 150 TL, tirsi 200 TL, barbun 150 TL, mezgit ise 200 TL’den satışa sunuluyor. Hamsinin bol çıktığını ve bu nedenle fiyatların ucuzladığını belirten balık satıcısı Onurcan Köse, vatandaşların ucuz balığa mesafeli davrandığını ifade etti. Köse, "Hamsi bol olduğu için fiyatlar düştü. 100 TL’ye sattığımız hamsinin kilosu bugün 80 TL, 2 kilo alana 150 TL’den veriyoruz. Bu sene herkes hamsiye doyacak. Fakat balık ucuzlayınca vatandaş ‘taze mi, yeni mi, ince mi’ diye tereddüt ediyor. İlginçtir ki balık pahalı olduğunda daha fazla satış yapıyoruz. Geçen hafta kilosu 150 TL’yken 2 saatte tükettik, bugün 80 TL ama soran yok" dedi. Fener balığı 700 TL’den satılıyor Karadeniz’de nadir görülen fener balığının da ağlara takıldığını belirten Köse, "Normalde Ege ve Akdeniz’de görülen fener balığı bu yıl hamsi ağlarına takıldı. Lezzetli etiyle bilinir, özellikle şişi ve tavası güzel olur. 2 kiloluk bir fener balığından yaklaşık 300-400 gram et çıkar. Sadece kuyruğu yenir. Kilosunu 700 TL’den satıyoruz" diye konuştu.
04 Kasım 2025 Salı - 15:09
Tezgahlarda hamsi bolluğu
Karadeniz’de balık bolluğu yaşanırken, bu bereket Samsun’daki tezgahlara da yansıdı. Özellikle hamsi fiyatlarının düşmesi vatandaşları sevindirse de, balıkçılar beklenen ilgiyi göremediklerini söyledi. Hamsinin bol çıktığını ve bu nedenle fiyatların ucuzladığını belirten balık satıcısı Onurcan Köse, vatandaşların ucuz balığa mesafeli davrandığını ifade etti. Köse, “Hamsi bol olduğu için fiyatlar düştü. 100 TL’ye sattığımız hamsinin kilosu bugün 80 TL, 2 kilo alana 150 TL’den veriyoruz. Bu sene herkes hamsiye doyacak. Fakat balık ucuzlayınca vatandaş ‘taze mi, yeni mi, ince mi’ diye tereddüt ediyor. İlginçtir ki balık pahalı olduğunda daha fazla satış yapıyoruz. Geçen hafta kilosu 150 TL iken 2 saatte tükettik, bugün 80 TL ama soran yok” dedi. Fener balığı 700 TL’den satılıyor Karadeniz’de nadir görülen fener balığının da ağlara takıldığını belirten Köse, “Normalde Ege ve Akdeniz’de görülen fener balığı bu yıl hamsi ağlarına takıldı. Lezzetli etiyle bilinir, özellikle şişi ve tavası güzel olur. 2 kiloluk bir fener balığından yaklaşık 300-400 gram et çıkar. Sadece kuyruğu yenir. Kilosunu 700 TL’den satıyoruz” diye konuştu. Samsun’daki tezgahlarda hamsinin kilosu 80 TL, istavrit 100 TL, kefal ve uskumru 150 TL, tirsi 200 TL, barbun 150 TL, mezgit ise 200 TL’den satışa sunuluyor.
04 Kasım 2025 Salı - 14:47
Reel efektif döviz kuru endeksi Ekim ayında arttı
Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) bazlı Reel Efektif Döviz Kuru (REK) endeksi, Ekim ayında bir önceki aya göre 1,09 puan artarak 71,87 olarak gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) bazlı Reel Efektif Döviz Kuru (REK) endeksi, Ekim ayında bir önceki aya göre 1,09 puan artarak 71,87 olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yi-ÜFE) bazlı REK endeksi ise, Ekim ayında bir önceki aya göre 0,79 puan artarak 95,53’e yükseldi. REK endeksindeki artış, temel olarak TÜFE’deki artışın nominal kur artışından daha fazla olmasından kaynaklandı. TÜFE bazlı REK endeksine etki eden bileşenler incelendiğinde, Türk lirası karşısında, ABD doları ve Euro bir önceki aya göre sırasıyla ortalama yüzde 1,24 ve yüzde 0,51 oranında değer kazanmıştır. TÜFE ise bir önceki aya göre yüzde 2,55 oranında artarken, Yi-ÜFE yüzde 1,63 oranında arttı. Sonuç olarak, Türkiye TÜFE’si endeksin artışına katkıda bulunurken; Dünya TÜFE Sepeti ile Nominal Kur Sepetindeki değişim endeksi azaltıcı yönde etkiledi.
04 Kasım 2025 Salı - 14:36
GSO Başkanı Ünverdi, Ekim ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi
GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, ekim ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 artışla 928 milyon 964 bin dolarlık ihracat yapıldığını söyledi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan ihracat rakamlarını değerlendiren Adnan Ünverdi, ocak-ekim döneminde ise Gaziantep’ten yapılan ihracatın önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 oranında artışla 8 milyar 333 milyon 234 bin dolara ulaştığını belirtti. Gaziantep’in hem aylık hem dönem ihracatında 6’ncı sırada yer aldığını kaydeden Ünverdi, "İş dünyası olarak tüm gücümüzle üretim, ihracat ve istihdamın sürdürülebilirliği için olağanüstü mücadele veriyoruz. Alın teri ve büyük bir kararlılıkla üreten sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Artan zorluklar karşısında sektörlerden gelen konuların başında finansmana erişim ve maliyetler konusunun ilk sırada yer almaya devam ettiğini dile getiren Ünverdi, "Gerçekleştirmiş olduğumuz toplantı ve meslek komitelerimizden gelen talepler arasında sektörel güç kayıplarına vurgu yapılmaktadır. Küresel riskler ve belirsizliklerle birlikte dış pazarda talep azalırken, ucuz maliyetli ülkeler karşısında rekabetimiz zayıflamaktadır. Bu süreci aşmakta tüm mekanizmaların üzerine düşen konularda ülke ekonomisine katkıda bulunacak aksiyonları alması gerekiyor. Merkez Bankası politika faizinde indirime gidiyor ancak bunu reel piyasada göremiyoruz. Merkez Bankası eylül ayı faizini yüzde 40.5’e düşürmüştü, ekim ayında 100 baz puan indirerek yüzde 39,5’e indirdi. Her fırsatta altını çiziyoruz, çünkü kaynak sorunun yaşandığı böylesi sıkışık bir dönemde bankacılık sektörü bu indirimleri kredi faizlerine hızla yansıtmalıdır. Yüksek faizler, üretici ve ihracatçılar üzerindeki baskısını artırmıştır. Kış aylarında enflasyon artışları mümkün görülse de MB’nin faiz indirimlerine devam etmesi en büyük beklentilerimiz arasında yer almakta olup bu süreç piyasaları rahatlatacaktır" diye konuştu.
04 Kasım 2025 Salı - 14:21
Kalitesiz ahşap paletler gizli maliyetlere yol açıyor
TAPSİAD Başkanı Akın Balcıoğlu, lojistikte standart dışı ahşap palet ve sandıkların güvenlik, maliyet ve çevre açısından ciddi risk oluşturduğu söyleyerek Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın kalite standartlarını güçlendirecek düzenleme ve etkin denetimleri hızlandırmasını talep etti. Balcıoğlu, özellikle zincir marketler dâhil tüm sektörlerde dayanıklılık ve sertifikasyonun satın alma kriterlerine eklenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’de zincir marketler ve üretim tesislerinde ahşap palet/sandık kullanımının artması, kalite konusunu tedarik zincirinin kritik bileşeni haline getirdi. TAPSİAD (Tüm Ahşap Ambalaj ve Palet Üreticileri Derneği) Başkanı Akın Balcıoğlu, piyasada standartlara uymayan üretimlerin yaygınlaşmasının; depolamada uygunsuz istif, sevkiyatta devrilme/kırılma, ürün zayiatı ve iş güvenliği sorunlarını büyüttüğünü vurguladı. Zincir marketlere çağrı: Fiyat kadar dayanıklılık ve sertifikasyon Balcıoğlu, depolarda raf ve forklift hatlarının standart ölçü ile tasarlandığını, ölçü ve malzeme kalitesi düşük paletlerin akışı bozduğunu belirtti. Balcıoğlu, "Satın alma kriterlerinde dayanıklılık testleri, izlenebilirlik ve sertifikasyon yer almalı. Aksi halde lojistik güvenliğini ve müşteri memnuniyetini riske atıyoruz" dedi. Denetim ve mevzuat: Bakanlığa ve TSE’ye ortak çağrı Başkan Akın Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın piyasa gözetimi ve denetimini güçlendirmesi, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile denetim ve uygulamadaki boşlukların giderilmesi gerektiğini belirtti. Balcıoğlu’na göre sektöre standart dışı ürün girişi, hem firmalar arasında haksız rekabete yol açıyor hem de iş sağlığı ve güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor. Paletlerin standarda uygun üretilmesi ve sahada düzenli olarak kontrol edilmesi, işletmelerde yaşanabilecek kaza oranlarını düşürürken doğal kaynak kullanımını da optimize ediyor. Bu kapsamda TSE ile sektör paydaşlarının daha yakın çalışması, denetim süreçlerinin hem hızını hem de etkinliğini artıracak bir adım olarak değerlendiriliyor. Çevresel sürdürülebilirlik: Kısa ömür daha çok ağaç tüketimi demek "Her kırılan palet yeni bir kesim baskısı demek" diyen Balcıoğlu, paletlerin sık sık yenilenmesinin hem orman kaynakları üzerinde ekonomik bir yük oluşturduğunu hem de karbon emisyonlarını artırdığını söyledi. Balcıoğlu’na göre daha uzun ömürlü, standartlara uygun ve onarılabilir paletlerin kullanılması, tedarik zincirlerinde ciddi maliyet avantajı sağlarken doğal kaynakların korunmasına da katkıda bulunuyor. Böylece odak yalnızca üründe değil, gelecekteki çevresel etkilerde de konumlanmış oluyor. İhracat potansiyeli kaliteden geçiyor Türkiye’de ahşap palet ve sandık üretimi, iç pazarın yanı sıra yakın coğrafyaya yapılan ihracatla da ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Başkan Akın Balcıoğlu, kaliteli ve standartlara uygun üretimin yalnızca ihracat imajı için değil; taşımada ürün güvenliği, lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve tedarik zinciri verimliliği açısından da zorunlu olduğunu belirtti. Balcıoğlu’na göre sertifikalı üretim, uluslararası pazarlarda Türk ürünlerine duyulan güveni artırırken rekabetçiliği de güçlendiriyor. TAPSİAD Başkanı Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile sektör paydaşlarının piyasa gözetimi, lisanslandırma, izlenebilirlik ve eğitim başlıklarına odaklanması gerektiğini ifade etti. Balcıoğlu, standartların sahada etkin şekilde uygulanmasının hem haksız rekabeti önleyeceğini hem de kalite algısını yukarı taşıyacağını vurguladı. "Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın bu konuda gerekli duyarlılığı göstereceğine inanıyoruz" diyen Balcıoğlu, ortak bir koordinasyon mekanizmasının sektörde uzun vadeli sürdürülebilirlik sağlayacağını söyledi.
04 Kasım 2025 Salı - 13:46
BTSO Akademi iş dünyasını geleceğe hazırlıyor
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) eğitim ve gelişim platformu BTSO Akademi, iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan yeni programlarla faaliyetlerini sürdürüyor. Ekim ayında 9 farklı eğitim programı düzenleyen BTSO Akademi, sunduğu nitelikli içeriklerle iş dünyası temsilcilerinden yoğun ilgi görüyor. İş dünyası temsilcilerinin ve profesyonel çalışanlarının gelişimine yönelik olarak hayata geçirilen BTSO Akademi Projesi kapsamında Ekim ayı yoğun bir eğitim programıyla tamamlandı. BTSO Akademi kapsamında Türkiye ve dünya ekonomisi, enerji verimliliği, mevzuat, sürdürülebilirlik, dış ticaret ve fikri mülkiyet konularında, Bursalı firmaların ihtiyaçlarına özel olarak hazırlanan 9 ayrı eğitim programı gerçekleştirildi. Geçen ay düzenlenen eğitimler arasında "E-İhracatta Yeni Fırsatlar", "TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları", "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik Bilgilendirme Toplantısı" ve "Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi ve İklim Kanunu" gibi başlıklar yer aldı. Alanında uzman eğitmenler, örnek başarı hikayeleri ve uygulamaya dönük önerilerle katılımcıların bilgi ve becerilerini pekiştirdi. "İş dünyamızın talepleri her zaman önceliğimiz" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Akademi’nin Bursa iş dünyasının gelişiminde öncü bir rol üstlendiğini belirtti. Sektörlerden gelen talepler doğrultusunda oluşturulan eğitim takviminin iş dünyası için önemli bir yol haritası niteliğinde olduğunu ifade eden Başkan Burkay, şunları söyledi; "Bilginin en önemli güç haline geldiği günümüzde, şirketlerimizin nitelikli insan kaynağıyla büyümeleri büyük önem taşıyor. 2014 yılında başlattığımız BTSO Akademi Projesi ile bugüne kadar 800’e yakın eğitim programında 115 bini aşkın katılımcıya ulaştık. Ekim ayında da üyelerimizin talepleri doğrultusunda farklı sektörlerin ihtiyaçlarına cevap verecek kapsamlı eğitimler düzenledik. İş dünyamızın gelişimi ve rekabet gücünü artırmak, bizim en temel önceliğimiz olmaya devam edecek. Tüm firmalarımızı bu eğitimlerimizden daha fazla faydalanmaya davet ediyorum." İş dünyasının eğitim ve gelişim platformu olarak faaliyet gösteren BTSO Akademi’ye akademi.btso.org.tr uzantılı web sitesinden erişilebiliyor. Söz konusu bağlantı ile planlanan eğitimler takip edilebilirken aynı zamanda eğitim önerileri de aktarılabiliyor. BTSO Akademi kapsamında Kasım ayında ilk eğitim programı ‘E-ihracatta Doğru Beyanname Uygulamaları ve KDV İade Süreçleri’ olurken, ‘Tekstilde E-ticaret & E-ihracat Yolculuğu ve Başarı Hikayeleri’, ‘Parampos Ödeme Sistemleri’, ‘İhracatlar İçin Devlet ve Eximbank Destekleri’, ‘Bilişim Sektöründe Geleceği Kodla: Global Başarı ve Finansal Dönüşüm’ ile ‘İhracat Fırsatları - Afrika’ programları da planlanan eğitimler arasında yer aldı.
04 Kasım 2025 Salı - 13:35
İhracatta çifte rekor!
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ekim ayında hem aylık hem de yıllıklandırılmış mal ihracatında rekor kırdıklarının altını çizerek, "2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Böylelikle, en yüksek Ekim ayı ihracatı gerçekleşirken son on iki aylık toplamda da 270,2 milyar dolara ulaşarak yeni bir rekora daha imza attık. Böylece 270 milyar dolar eşiği aşılmış oldu" dedi.
04 Kasım 2025 Salı - 13:31
Yüreğir Ziraat Odası 18. Tarım Fuarı’nda Çukurova’nın bereketini tanıttı
Adana Yüreğir Ziraat Odası 18’incisi düzenlenen Adana Tarım Fuarı’nda bölge tarımının gücünü ve çeşitliliğini bir kez daha sektörün tüm paydaşları ile buluşturdu. Çukurova’nın verimli topraklarında yetişen ürünlerin sergilendiği stant, hem üreticilerin hem de ziyaretçilerin yoğun ilgisini topladı. Tarım Fuarı’ında, Yüreğir Ziraat Odası tarafından narenciye, avokado, muz, karpuz, yer fıstığı, pamuk, pikan cevizi, ejder meyvesi, hurma, nar, şadok, şeker kamışı ve mango gibi Adana’nın marka değerine sahip ürünler tanıtıldı. Ziyaretçilere taze ve doğal ürünlerden oluşan ikramlar sunulurken, şehrin tarım potansiyeli, iklim avantajları ve ürün yelpazesinin genişliği hakkında bilgilendirme yapıldı. Çiftçilerle sektör temsilcileri arasında kurulan etkileşim, hem bilgi paylaşımını hem de iş birliklerini destekledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, fuarın hem üreticiler hem de bölge tarım ekonomisi açısından önemine dikkat çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu fuar, Adana’nın tarımsal zenginliğini ulusal ve uluslararası alanda tanıtmak için büyük bir fırsat. Üreticilerimiz, yeni teknolojileri, modern tarım çözümlerini ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını yakından görme imkanı buluyor. Aynı zamanda ürünlerimizi, üretim gücümüzü ve bereketli topraklarımızın sunduğu çeşitliliği geniş kitlelere aktarıyoruz. Çiftçilerimiz bu fuarlarda hem kendilerini geliştiriyor hem de bölgenin tarımsal profilini güçlendiriyor." Başkan Doğan, standı ziyaret eden tüm katılımcılara teşekkür ederek, önümüzdeki dönemlerde de bölge tarımının gelişimine katkı sağlayan projelere, tanıtım çalışmalarına ve tarımın geleceğine yatırım yapmaya devam edeceklerini belirtti. Doğan, "Yüreğir Ziraat Odası olarak görevimiz, üreticimizin yanında olmak, onların sesini duyurmak ve Adana tarımının yükselen değer olmasına katkı sağlamaktır. Fuarda standımıza gösterilen ilgi ve destek, doğru yolda olduğumuzu vurgular nitelikteydi" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder