EKONOMİ
Çerkezköy TSO Başkanı Çetin: "Daha büyük başarılara imza atacağız" 07 Mayıs 2026 Perşembe - 17:40:01 Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Ahmet Çetin, "Nisan ayında attığımız adımlar bölgemizin üretim gücünü daha da ileriye taşımaktı" dedi. Ticaretle ilgili önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade eden Çetin, "Nisan ayında, savunma sanayinin öncü firmalarından BAYKAR’ın satın alma yetkilileri üyelerle buluşturuldu. Gerçekleştirilen B2B görüşmeleri sayesinde tedarikçi zincirinin kurulması ve bölge sanayisinin rekabet gücünün artırılması yönünde önemli bir adım atıldı. Bu görüşmeler, yeni iş birliklerine zemin hazırlayarak sanayimizin gelişiminde stratejik bir rol oynayacaktır. Ayrıca ticaret erbaplarımızın iş geliştirme süreçlerine katkı sağlamak amacıyla da B2B görüşmeleri gerçekleştiriyoruz. Ticaretle uğraşan üyelerimizin iş kapasitelerini artırmalarına ve yeni olanaklar elde etmelerine yönelik süreçleri geliştirmeye devam ediyoruz. Çerkezköy TSO olarak, sanayicilerimizin yanı sıra ticaret erbaplarımızın da büyüme yolculuğunda yanlarında olmayı, çeşitli kurumlarla iş birliğini güçlendirerek bölgesel kalkınmaya katkı sunmayı önemsiyoruz" dedi. "Dönüm noktası olacaktır" Model Fabrika projesiyle bölgede istihdama katkı sunacaklarını ifade eden Çetin, basın çalıştayıyla da bölgenin sorunlarını konuştuklarını belirtti. Çetin, "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, Tekirdağ Valiliği destekleriyle yürütülen Model Fabrika ve Mesleki Eğitim Merkezi’nin kiralama süreci başarıyla tamamlandı. Çerkezköy TSO ve Çorlu TSO büyük ortak olarak yer alırken, Organize Sanayi Bölgeleri de sürece paydaş oldu. Bu gelişme, sanayimizde verimlilik dönüşümünü başlatan önemli bir dönüm noktası olacaktır. Bölgemizdeki basın mensuplarımızla Basın çalıştayımızı gerçekleştirdik. Yaptığımız istişareler sonucunda yine basın mensuplarımız ile bir arada İlçe Milli Eğitim Müdürleri, üniversitemizin akademisyenleri ve ilçe lüftülerimiz ile bir arada bölgemizin önemli sorunları hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Su sorunu ile ilgili olarak iş birliği içerisinde gerçekleştirebileceğimiz çalışmaların değerlendirmesini ve atılacak adımları ele aldık" diye konuştu. "Endüstriyel fuar hazırlıkları sürüyor" Her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen endüstriyel fuarın bu yıl 9-10-11 Eylül tarihlerinde gerçekleştirileceğini sözlerine ekleyen Çetin, "Yüksek İstişare Kurulu toplantısında, 9-10-11 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek olan 10. Çerkezköy Endüstriyel Fuarı hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Bölge sanayisinin vitrinine dönüşecek ve 10. yılında uluslararası boyuta taşımayı hedeflediğimiz fuarımız için hazırlıklar hızla devam ediyor. Ticaret Bakanlığı destekli Kadın Gücüyle Kalkınma projesinin ülkemizdeki ilk eğitimi odamızda gerçekleştirildi. Ev sahipliği yaptığımız bu eğitim, kadınların ekonomideki yerini güçlendirme konusundaki kararlılığımızı ortaya koydu" ifadelerine yer verdi. Sanayi ve eğitim çalışmaları Mesleki eğitimi güçlendirmek için çalışmalarının sürdüğünü belirten Çetin, "Meslekler Gelecekle Buluşuyor projesinin lansman toplantısı yapılarak önceki yıl elde edilen çıktılar ve yeni dönem hedefleri değerlendirildi. Projenin uygulama aşaması olan Hamilik Protokolü kapsamında öğrenciler sahalarda ağırlanarak mesleki eğitim güçlendirildi. Ayrıca sürdürülebilirlik eğitimi, Yalın Düşünce Paneli ve ISO 9001 eğitimleri düzenlendi. Elektrik dağıtım şirketiyle imzalanan protokol sayesinde üyelerimize enerji maliyetlerinde avantaj sağlandı. Bunun yanında sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen toplantılar ve Solarex ile Franchise fuar ziyaretleri, inşaat, yapı denetim ve enerji sektörlerinde yeni fırsatlar doğurdu. Değerli üyelerimiz, sizlerin de katkı ve destekleriyle Nisan ayını sanayimize ve toplumumuza etki edecek dolu dolu faaliyetlerle tamamladık. Gerçekleştirdiğimiz projeler, düzenlediğimiz eğitimler, imzaladığımız iş birlikleri ve hayata geçirdiğimiz girişimler, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp geleceğin güçlü ve sürdürülebilir sanayi altyapısını oluşturma yolunda önemli adımlar oldu. Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası olarak, her bir çalışmamızda üyelerimizin üretim gücünü artırmayı, bölgemizin rekabet avantajını geliştirmeyi ve toplumsal kalkınmaya katkı sağlamayı hedefledik. Önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla yolumuza devam ederek, birlikte daha büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyoruz" dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 17:13 Kadın üreticilere 3 bin küçükbaş hayvan desteği MUŞ (İHA) – Muş’ta hayata geçirilen "Kırsalda İkamet Eden Kadınlara Küçükbaş Hayvan Temini Projesi" kapsamında hak sahibi kadın üreticilere 20 küçükbaş hayvan dağıtımına başlandı. Muş Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından Muş Valiliği ve İl Özel İdaresinin katkılarıyla yürütülen "Kırsalda İkamet Eden Kadınlara Küçükbaş Hayvan Temini Projesi" kapsamında kadın üreticilere küçükbaş hayvan desteği sağlanıyor. Proje kapsamında kırsalda yaşayan kadınların hayvancılık faaliyetlerine katılımının artırılması ve aile işletmelerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje çerçevesinde yaklaşık 3 bin adet küçükbaş hayvan iki etap şeklinde hak sahiplerine dağıtılacak. Toplam bütçesi 40 milyon TL olan proje yüzde 70 hibeli olarak uygulanacak proje sayesinde kırsalda yaşayan kadınların üretim süreçlerine daha aktif katılması, hayvancılık faaliyetlerinin geliştirilmesi ve aile ekonomilerine katkı sağlanması hedefleniyor. Kadın üreticilere verilen 1 koç ve 19 koyun desteğiyle birlikte kırsalda üretim kapasitesinin artırılması, sürdürülebilir hayvancılığın teşvik edilmesi ve bölge ekonomisine katkı sunulması amaçlanırken, proje kapsamında desteklerin ilerleyen süreçte de devam edeceği belirtildi. Düzenlenen hayvan dağıtım töreninde konuşan Tarım ve Orman İl Müdürü Necattin Gönç, Muş’un verimli ve sulanabilir tarım arazileri, geniş meraları, hayvan varlığı ve su kaynaklarıyla tarım ve hayvancılık açısından önemli bir üretim potansiyeline sahip olduğunu belirterek, "Müdürlük olarak bu potansiyeli değerlendirmek, üretimimizi çeşitlendirmek ve aile işletmelerimizi güçlendirmek amacıyla çeşitli çalışmalar ve projeler yürütüyoruz. Yürüttüğümüz projelerden biri de ‘Kırsalda İkamet Eden Kadınlara Küçükbaş Hayvan Temini Projesi’dir. Özellikle kırsal alanlar bizler için büyük önem taşımaktadır. Çünkü asıl üretim potansiyelimizin bulunduğu alanlar buralardır. Dolayısıyla bu projeyle kırsalda üretimi güçlendirmeyi, aile işletmelerini desteklemeyi ve kadınlarımızı üretime daha fazla dahil ederek aktif rol almalarını sağlamayı hedefliyoruz. Proje kapsamında yaklaşık 3 bin adet hayvan dağıtımı gerçekleştireceğiz. Projemizin toplam bütçesi 40 milyon TL olup, finansmanı Muş İl Özel İdaresi üzerinden sağlanmaktadır. Yaklaşık yüzde 70 hibeli olarak yürütülen bu proje kapsamında, 12-24 aylık hayvanların hak sahiplerine dağıtımı yapılacaktır. Bu yaş aralığındaki hayvanlar, kadınlarımızın üretime hızlı bir şekilde dahil olabilmesi açısından önem taşımaktadır. Ayrıca hayvanları mümkün olduğunca il dışından seçtik. Böylece sürü kalitesini artırmayı ve kan tazeliğini sağlamayı hedefliyoruz. İnanıyoruz ki projemiz orta ve uzun vadede önemli sonuçlar ve olumlu etkiler ortaya koyacaktır. Bu projenin başta ilimize, genel anlamda ise ülkemiz hayvancılığına hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
’’Yerli kömür teşviki, enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak’’
04 Kasım 2025 Salı - 11:52 ’’Yerli kömür teşviki, enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak’’ Türkiye enerji üretiminde önemli bir yere sahip olan yerli kömürle elektrik üreten santrallere yönelik önemli bir adım atıldı. Karara göre, EÜAŞ ile sözleşme imzalamaları halinde, santrallere 31 Aralık 2029 tarihine dek alım garantisi verilecek. Milli enerji ve maden politikası kapsamında düzenlemeler devam ediyor. Son olarak, yerli kömürle üretim yapan termik santrallere, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ile sözleşme imzalamaları halinde, 31 Aralık 2029’a kadar alım garantisi verildi. Konuyu değerlendiren Yerli Kömür Kaynaklı Elektrik Üreticileri Derneği (YEKÜD) Başkanı Fatma Elif Yağlı, bu teşvikle Türkiye’nin enerji arz güvenliğine ve cari açığının azaltılmasına katkı sağlayan santrallerin kapanma tehlikesinin bertaraf edildiğini söyledi. Yağlı, Türkiye’nin yerli kömür potansiyelinin stratejik değerine dikkat çekerek, "Bu teşvik, Türkiye’nin sahip olduğu linyit rezervlerinin ekonomiye daha güçlü kazandırılması için atılmış önemli bir adım ve ülkemizin yerli kaynaklara dayalı enerji stratejisinin güçlü bir yansıması. Yerli kömür, ülkemizin baz yük kapasitesinin bel kemiği ve dışa bağımlılığın azaltılmasında vazgeçilmez bir rol oynuyor" dedi. Küresel zorluklara karşı stratejik bir sigorta Rusya-Ukrayna savaşı sonrası küresel enerji piyasalarında yaşanan sert dalgalanmaların Avrupa’yı yeniden kömüre yönelttiğini hatırlatan Yağlı, buna karşın Türkiye’de uzun süre yerli kömür santrallerinin satış bedellerinin HES, RES ve GES gibi kaynaklarla aynı seviyede belirlendiğini söyledi. 2024 yılı boyunca elektrik fiyatlarının düşük seyretmesinin yerli termik santrallerde ciddi kayıplara neden olduğunu dile getiren Yağlı, "Bu teşvik, üretim sürekliliği için hayati bir nefes niteliğinde. Yerli kömürden üretilen elektrik, cari açığın azaltılmasına yıllık yaklaşık 4,5 milyar dolar katkı sağlıyor. Santrallerin ekonomik ömürleri boyunca bu katkı 100 milyar dolara ulaşacaktır" dedi. Türkiye’nin enerji ithalatına ödediği yıllık ortalama 75 milyar dolar içinde yerli kömürün sağladığı katkıya dikkat çeken Yağlı, teşvik sayesinde enerji arz güvenliği için stratejik bir sigorta oluşturulduğunu ifade etti. Cari açığa katkı, 200 bin kişilik istihdam Yerli kömür santrallerinin enerji arz güvenliğini garanti ettiğini belirten Yağlı, istihdama ve bölgesel kalkınmaya da büyük destek verdiğine değindi. Yerli kömür üretiminin son 5 yılda cari dengeye 50 milyar doların üzerinde katkı sağladığını aktaran Yağlı, yerli kömüre dayalı termik santrallerde ve kömür işletmelerinde 50 bin doğrudan, 200 bin dolaylı kişinin çalıştığını da bildirdi. Yerli kömür santrallerinin bulundukları bölgelerde geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğunu belirten Yağlı, "Bu tesisler sadece enerji üretmiyor; bulunduğu şehirlerde ekonomiyi, istihdamı ve sosyal yapıyı ayakta tutuyor. Santrallerin konumlandıkları bölgelerde oluşturdukları ekosistem, yerel kalkınma açısından son derece kritik" şeklinde konuştu. "Cumhurbaşkanımızın milli enerji ve maden politikasının bir yansıması" Teşvik mekanizmasının bu nedenlerle Türkiye’nin kendi kaynaklarını ekonomiye kazandırması yönünde doğru ve gerekçeli bir hamlesi olduğunu söyleyen Yağlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu teşvik, yerli kömür santrallerinin sürdürülebilirliğini güvence altına alarak kapanma riskini ortadan kaldıracak, ithal kaynaklara olan bağımlılığı azaltacak, cari açığa yıllık milyarlarca dolarlık katkıyı koruyacak ve enerji arz güvenliğimiz için stratejik bir sigorta görevi görecektir. Bu teşvik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla yürütülen milli enerji ve maden politikası kapsamında devreye alındı. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Alparslan Bayraktar başta olmak üzere, bu teşvikin hayata geçmesine katkı sunan tüm karar vericilere teşekkür ederiz."
MTSO Başkanı Çakır: "Mersin, gıda sanayinde Ar-Ge ve inovasyonla büyüme hedefinde"
04 Kasım 2025 Salı - 11:45 MTSO Başkanı Çakır: "Mersin, gıda sanayinde Ar-Ge ve inovasyonla büyüme hedefinde" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, kentin gıda sanayiinde yakaladığı ivmenin sürdürülebilir olması için Ar-Ge ve inovasyona güçlü yatırım yapılması gerektiğini söyledi. Bir radyo programına katılan Çakır, Mersin’in tarım-gıda entegrasyonu, güçlü lojistik altyapısı ve üniversite-sanayi iş birlikleri sayesinde Türkiye’nin gıda üssü olma yolunda hızla ilerlediğini belirtti. Mersin’in tarım ve gıda sanayinde doğal avantajlara sahip olduğunu dile getiren Çakır, "Narenciye, yaş meyve sebzede güçlüyüz. Bakliyatta üretici değiliz ama dünya piyasasının belirlendiği bir merkeziz. En önemlisi tarımla sanayiyi doğru entegre ettik. Agropark ve Gıda OSB’lerin varlığı, TÜİOSB gibi güçlü üretim alanlarının bulunması, liman ve lojistik üstünlüğümüz Mersin’i bu alanda öne çıkarıyor" dedi. "Katma değerli ürün üretmeliyiz" Gıda alanında inovasyonun artık zorunluluk olduğuna dikkat çeken Çakır, "Standart limonu 1-2 euroya satmak yerine katma değerli hale getirip 10-50 euroya satmalıyız. Narenciye kabuklarından ürün elde etmek, dondurulmuş gıdayı geliştirmek gibi Ar-Ge çalışmalarını başlattık. Verim artışı ve teknolojik dönüşüm odaklı ilerlemeliyiz" ifadelerini kullandı. TÜBİTAK MAM ile başlattıkları iş birliğinin Mersin için büyük fırsat olduğunu belirten Çakır, şunları söyledi: "Gebze’de Gıda İnovasyon Platformunu ziyaret ettik. Narenciye kabuklarından toz ve içecek, sütsüz dondurma, bakliyattan sağlıklı kremalar, balık kılçığından kolajen üretildiğini gördük ve etkilendik. TÜBİTAK’ı Mersin’e davet ettik, firmalarımızı ziyaret ederek sıfır atıkla yeni ürün geliştirme çalışmaları yaptılar. KOBİ’lerimizi de TÜBİTAK’a götüreceğiz. Firmalarımız burada deneme üretimleri yapacak, akademik destek alacak." "Sıfır atık ve yüksek besin değerli ürünler" Mersin’in narenciye, bakliyat, zeytin ve deniz ürünleriyle zengin bir üretim merkezi olduğuna vurgu yapan Çakır, "Narenciye kabuklarından, zeytin çekirdeğinden, balık kılçığından ürün geliştiriliyor. Sıfır atık anlayışıyla yüksek besin değerli ürünler elde ediyoruz. Standart tat ve kaliteyi sağlayan kültürler geliştiriliyor" dedi. "Mersin, Türkiye’nin gıda ihracatında lider olabilir" Mersin’in doğru planlamayla dünya gıda pazarında söz sahibi olabileceğini belirten Çakır, sözlerini şöyle tamamladı: "Toprağımız, suyumuz, limanımız, sanayimiz güçlü. Yeşil dönüşüme uyum sağlayarak, sürdürülebilir üretim modeline geçerek ve Ar-Ge’yi merkeze koyarak dünyada her ürünle rekabet edebiliriz. Üretici de ihracatçı da lojistik sektörü de kazanır, ülkemiz kazanır."
Rekabet Kurumu’ndan MUYA Poliüretan Kauçuk Sanayi hakkında soruşturma
04 Kasım 2025 Salı - 11:42 Rekabet Kurumu’ndan MUYA Poliüretan Kauçuk Sanayi hakkında soruşturma Ticaret Bakanlığı Rekabet Kurumu tarafından, MUYA Poliüretan Kauçuk Sanayi hakkında rekabeti kısıtlayıcı uygulamalar yürüttüğü iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Ticaret Bakanlığı’na bağlı Rekabet Kurumu tarafından, kadın, erkek, çocuk ile medikal kategorilerinde terlik ve ayakkabı üretimi ve dağıtımı alanlarında faaliyet gösteren MUYA Poliüretan Kauçuk Sanayi hakkında soruşturma başlatıldı. Kurumdan yapılan açıklamada, soruşturmanın MUYA’nın Türkiye genelindeki yetkili satıcılarına yönelik rekabeti kısıtlayıcı uygulamalar yürüttüğü iddialarına ilişkin başlatıldığı açıklandı. İddialarda, MUYA’nın, hem fiziksel mağazalar üzerinden satış yapan perakendecilerin hem de e-ticaret platformlarında faaliyet gösteren bayilerinin yeniden satış fiyatlarını belirlediği ve bayilerin pasif satışlarını engellediği ileri sürüldü. Başka bir ifadeyle şirketin, bayilerin ve perakendecilerin ürünleri kendi belirledikleri fiyatlarda satmalarını ve bayilerin farklı bölgelerdeki müşterilerden gelen ürün taleplerini karşılamak üzere satış yapmalarını engellediği iddia edildi. Kurul tarafından yürütülen soruşturmada ise bu uygulamaların rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığı değerlendirilecek ve deliller ışığında MUYA’nın Kanun’u ihlal edip etmediği tespit edilecek.
DTO üyeleri Çin pazarıyla yeni ticaret köprüleri kurdu
04 Kasım 2025 Salı - 11:36 DTO üyeleri Çin pazarıyla yeni ticaret köprüleri kurdu Denizli Ticaret Odası (DTO) üyesi iş insanlarından oluşan 53 kişilik bir heyet, 31 Ekim-4 Kasım 2025 tarihleri arasında Çin’in Guangzhou şehrinde gerçekleştirilen ve Türkiye’nin Çin ile ticaretini belirleyen Canton 2025 Sonbahar Çin İthalat ve İhracat Fuarı’na katıldı. Her yıl 203 ülkeden 600 bin’i aşkın ziyaretçisiyle Uzak Doğu’nun en büyük ticaret platformlarından biri olan 138’inci Canton 2025 Sonbahar Çin İthalat ve İhracat Fuarı’nı Türkiye’den her yıl 2.000’in üzerinde ihracatçı veya ithalatçı iş adamı ziyaret ediyor ve ticaret yapıyor. Fuarın ticaret hacmi ise 15 milyar doları buluyor. Bu yıl Denizli’den fuara katılan DTO’nun 53 kişilik Türk iş insanları heyetinde yer alan üyeleri yeni ürünler, son teknoloji makineler ile hizmetleri yerinde görüp inceleme imkanı buldular. Türk iş insanları, fuarda sektörleri ile ilgili iş görüşmelerde bulundu Fuarın bu yılki son etabı olan 3’üncü evresi kapsamında tekstil, ev tekstili ve konfeksiyon, ayakkabı, çanta, kamp ve spor ürünleri, kişisel bakım ürünleri, ilaç, tıbbi cihazlar ve sağlık ürünleri, gıda ve içecek, oyuncak ve çocuk bebek ürünleri, ofis ve kırtasiye malzemeleri ile evcil hayvan ürünleri sergilendi. DTO’nun fuar heyetindeki Türk iş insanları, sektörleri ile ilgili ikili temaslarda bulundu. Başkan Erdoğan: Çin pazarıyla yeni ticaret köprüleri kuruldu DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, fuar organizasyonlarıyla ilgili değerlendirmesinde, odalarına kayıtlı KOBİ’lerin ve üyelerinin işletmeleri ile büyüyüp gelişmeleri ve ihracatçı olmaları için özel bir çaba gösterdiklerine dikkat çekti. Dünyanın dört bir tarafındaki fuarlara toplu halde katılmayı da kapsayan bu çabalarının, Fransa, İtalya ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerinden sonra Türkiye’den Uzak Doğu’ya kadar uzandığını vurguladı. Başkan Erdoğan, "Canton Fuarı’nda kurulan temasların, Denizli’mizin üretim gücünü küresel ölçekte daha görünür hale getirmesini ve Çin pazarıyla yeni ticaret köprülerinin kurulmasına katkı sağlamasını umuyoruz. Katılım sağlayan üyelerimize teşekkür ediyoruz ve fuarda stant açan firmalarımıza da başarılı ve bol bağlantılı geçen güzel bir organizasyondan kazançla dönmelerini diliyoruz" dedi.
Alaplı’ya milyarlık yatırım
04 Kasım 2025 Salı - 11:29 Alaplı’ya milyarlık yatırım Zonguldak’ın Alaplı İlçesinin Yat ve Tekne İmalat Sanayi Sitesinin yatırımının merkezi haline geliyor. 1 milyar TL değerindeki Yat ve Tekne İmalat Sanayi Sitesi projesi, Alaplı Çayboyu mevkisinde hayata geçiriliyor. Proje tamamlandığında 1000 kişiye istihdam sağlayacak. Alaplı Ticaret Odası’nın desteklediği "Yeni sanayi sitesinde ahşap ve polietilen tekne imalatı" yapılacak. Üretilecek yat ve teknelerin 20 metreye kadar uzunlukta olacağı, yıllık 500 ila 700 adet üretim kapasitesiyle çalışılacağı bildirildi. Bu rakamlar, sadece Alaplı için değil, Türkiye’nin denizcilik sektörü açısından da ciddi bir üretim potansiyeline işaret ediyor. Proje, 70 dönümlük alanda kurulacak tesislerde yürütülecek. İşçiler tek vardiya sistemiyle, yılda 300 gün, günde 8 saat çalışacak. Alaplı’nın sanayi kimliğini güçlendirecek bu yatırım, hem yerel hem de ulusal ekonomiye doğrudan katkı sağlayacak. Bölge, üretim kapasitesiyle birlikte yan sanayi, lojistik, konaklama ve hizmet sektörlerinde de hareketlilik kazanacak. Yat imalatçısı Hikmet Demircan, projenin bölgeye katacağı değeri şu sözlerle değerlendirdi: "50 tersanenin faaliyete geçmesiyle birlikte Alaplı sadece sanayi değil, turizm açısından da cazibe merkezi haline gelecek. Yan sanayi, oteller ve restoranlar bir bir açılacak. Dünyanın dört bir yanından proje sahipleri buraya gelecek. Bu yatırım sadece üretim değil, aynı zamanda bölgeye döviz kazandıracak bir model olacak."
Honaz’ın meşhur cennet hurmasının cips olarak sofralara yolculuğu başladı
04 Kasım 2025 Salı - 11:21 Honaz’ın meşhur cennet hurmasının cips olarak sofralara yolculuğu başladı Tarım alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken Honaz Belediyesi tarafından hayata geçirilen cennet hurması cipsinin sofralara yolculuğu başladı. Hijyenik ve katkı maddesiz üretimi yapılan cennet hurması cipsleri yer yaştan bireyden tarafından güvenle tüketilebiliyor. Kuru cennet hurması üretiminde Türkiye birincisi olan Denizli’nin Honaz ilçesinde, hurmanın ihracat ürününe dönüşmesiyle dikim alanları her geçen yıl daha da genişliyor. Yaklaşık bin 500 ailenin geçim kaynağı haline gelen cennet hurması, iç piyasanın yanı sıra yurt dışı pazarına da gönderiyor. İhraçlık kiraz üretiminde de Türkiye’de söz sahibi olan ilçede üreticilere öncülük eden ve 2 bin 500 ata tohumunu korumak için Yerel Tohum Bankası kuran Honaz Belediyesi, cennet hurması ticaretinin geliştirilmesine yönelik önemli bir projeye imza attı. Honaz Belediyesi Yerel Tohum Merkezi, ilçede yetişen cennet hurmasından tamamen el değmeden, hijyenik şartlarda cips üretimine başladı. Sağlıklı atıştırmalık olarak dikkat çeken bu yenilikçi ürün, hem Honaz’a katma değer sağlayacak hem de çiftçilere yeni gelir kapısı oluşturacak. "Bu ürünün içinde hiçbir zararlı madde yok" Geçtiğimiz hafta üretimine başlanılan cennet hurması cipslerinin doğal ve katkısız kurutma işlemi tamamlanarak ambalajlandığını ifade eden Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, 7 gün önce dilimleyerek kurumaya bıraktığımız cennet elmaları bugün kutularımıza yerleştiriyoruz ve artık kullanıma hazır hale geldi. Gördüğünüz gibi bu kutularda içinde ne olduğunu görebildiğiniz şekilde ambalajlandı ve artık sizlerin sofralarına gitmek üzere şu anda yolculuğa başlıyor. Burası oldukça başarılı bir uygulamanın ev sahipliğini yapıyor. Cennet elması konusunda yeni yeni üretim biçimleri geliştirmeye çalışıyoruz ve bu konuda da çok başarılı bir uygulama gerçekleşti. İnanın tadı muhteşem çok güzel bir tat var. İçindeki aroması ve tadı gerçekten insana bir hoşluk veriyor. Mutlaka denemeniz tavsiye ederim. Kutularımız 2 büyük farklı büyüklükte planlandı. Bir tanesi 100 gram, bir tanesi de 200 gram olacak şekilde planlandı ve böylece sizlerin sofrasına ulaşacak afiyet olsun. Keyifle yiyebilirsiniz. Çünkü bu ürünün içinde hiçbir katkı maddesi yok. Bu ürünün içinde hiçbir zararlı madde yok. Çocuklarınıza, yaşlılarımıza herkese keyiflice yiyebilirler. Çünkü biliyorsunuz beslenme artık hastalıkların da aslında başlangıç noktası. Bu doğal ürünümüzü katkısız. Bu doğal ürünümüzü keyifle tüketebilirsiniz. Afiyet, bal, şeker olsun" dedi. Yerel Tohum Merkezi Ziraat Mühendisi Tuğba Çınar, "Cennet elması ürünümüzü bu sezon kurutma şeklini bir değişiklik kattık. Aslında önceden asarak kuruttuğumuz cennet elmalarını bu sezon cips haline getirdik. Bu şekilde önce soyduk arkasından 4 milimlik makinadan geçirerek ince hale getirdik ve kurutmaya serdik. Yaklaşık bir hafta gibi süreçte doğal bir ortamda herhangi bir ilaç, kimyasal madde kullanmadan kuruttuk. Şimdi paketleme aşamasındayız. Gayet sağlıklı, güvenilir bir şekilde tüketebileceğiniz cennet elması kurullarımızı sizlere hazır hale getirildi, afiyet olsun" ifadelerini kullandı.
L’Oréal Türkiye, kasım kampanyalarında kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimini sunacak
04 Kasım 2025 Salı - 11:16 L’Oréal Türkiye, kasım kampanyalarında kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimini sunacak Tekno-Güzellik şirketi L’Oréal Türkiye, kasım ayında kampanyalarla tüketicilerin beklentilerini karşılamaya hazır olduğunu açıkladı. Yapay zeka teknolojisinden faydalanarak dijital kanallardan kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunan şirket, bu yıl da alışveriş deneyimini kolaylaştırmaya odaklanıyor. L’Oréal Türkiye, kasım kampanyalarında tüketicilerinin e-ticaret kanallarındaki yolculuğuna farklı bir soluk getirdiğini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, kullanıcıların aradıkları ürüne zahmetsizce ulaşmalarını sağlamak adına, 22 markası ve 4 iş birimiyle farklı tüketici kitlelerine özel stratejiler geliştiren şirket, bu kasım ayında toplam satışlarını yüzde 60 artırarak, bu satışların yaklaşık yüzde 40’ını online kanallardan yapmayı hedefliyor. Açıklamaya göre, kasım kampanyalarında kullanıcılarına daha iyi hizmet sunabilmek için çalışmalara erkenden başlayan şirket, kapasite artımını doğrudan etkileyecek iki projesini ise hayata geçirdi. QR irsaliye projesi ile kağıt irsaliye süreci sonlandırılırken, koli üzerine uygulanan sevk etiketi üzerine QR uygulaması yapılarak süreçlerin iyileştirilmesi tamamlandı. Hızın ve verimliliğin artırılması hedefiyle devreye alınan "tek satır tek ürün kodu" projesi ile de siparişlerin toplu olarak paketlenebilmesi sağlandı. Tüm bu geliştirme ve iyileştirmelerle tekno-güzellik şirketi toplam kapasitesini yüzde 20 artırırken sürdürülebilir yaklaşımını işin merkezine koyduğunu bir kez daha gösterdi. Şirket, tüketicilerin dijital alışveriş deneyimini bir üst seviyeye taşımak adına operasyonel verimliliğini artırarak, geçen yıl 25 saat olan ürün kargoya teslim süresini bu yıl 13-17 saate indirmeyi hedefliyor. ’’Kullanıcı deneyimini tekno-güzellik vizyonumuz doğrultusunda iyileştiriyoruz’’ Kasım kampanyaları gibi yoğun bir dönemde tüketicinin beklentilerine hitap etmenin gerekliliğini vurgulayan L’Oréal Türkiye Kurumsal E-Ticaret Direktörü Murat Başar, "E-ticarette müşteri deneyimi, kullanıcının telefonu eline aldığı andan alışverişini tamamlayana kadar kesintisiz devam eder. Bu süreçte onlara en verimli ve kolay deneyimi sunmak kritik öneme sahip. Tekno-güzellik vizyonumuz doğrultusunda, e-ticaret alışverişini hızlı ve keyifli hale getirerek kullanıcı deneyimini sürekli iyileştiriyoruz. Yapay zekayı işimizin merkezine alarak, müşterilerimizin ilgi alanlarına ve alışkanlıklarına göre kişiselleştirilmiş iletişim kanalları oluşturuyoruz. Tüketicinin dört gözle beklediği kasım kampanyaları döneminde sunduğumuz avantajlı fiyatlarla, yılın diğer aylarına göre siparişlerde yaklaşık 2 kat artış hedefliyoruz. Sunduğumuz dijital servislerle de tüketicinin ihtiyacı olan doğru ürüne net bir şekilde ulaşmasını sağlıyoruz" dedi.
DSO Başkanı Kasapoğlu; "Sanayici yorgun, Ocak ayı yeni zorlukları beraberinde getirecek"
04 Kasım 2025 Salı - 11:13 DSO Başkanı Kasapoğlu; "Sanayici yorgun, Ocak ayı yeni zorlukları beraberinde getirecek" Denizli Sanayi Odası’nın Kasım ayı Meclis Toplantısı, ekonomik şartların sanayi üzerindeki etkileri ve nitelikli işgücünün geleceğinin masaya yatırıldığı kapsamlı bir gündemle gerçekleştirildi. Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu’nun açılışıyla başlayan toplantıda; güncel ekonomik gelişmeler, sektörel değerlendirmeler, Oda faaliyetleri ve Kasım ayı programı da ele alındı. Toplantıya Meclis davetlisi olarak katılan Denizli İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Emre Çalışkan ve DSO Mesleki İşbirliği Projesinde (MEİP) görev üstlenen DSO üyesi sanayiciler de katkılar sundu. "Sanayici yorgun, Ocak ayı yeni zorlukları beraberinde getirecek" Açılış konuşmasını yapan Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, düşük kur-yüksek faiz politikasının sanayici üzerindeki baskısına dikkat çekti. Kasapoğlu, son dönemde sanayicinin motivasyon kaybı yaşadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Düşük kur - yüksek faiz ikilemi sanayiciyi her gün yeni bir çıkmaza sürüklüyor. Geçtiğimiz hafta bir basın açıklaması yaptık. Bugün hala yüzde 50’ye yaklaşan faiz oranlarıyla karşı karşıyayız. Bu süreçte sanayicimiz çok yoruldu. Hepimizin umudu kırılıyor; sahada bunu gözlemliyoruz. Ocak ayı yaklaşırken sanayici için yeni bir maliyet denklemi, yeni zorluklar söz konusu olabilir. Bu sorunları ifade ederken dış pazarların da iyi olmadığının farkındayız. Yeni bir motivasyona ihtiyacımızın olduğunun farkındayız. Biz sanayiciyiz; üretmekten ve bu ülkeye olan inancımızdan vazgeçmeyeceğiz." "Sanayi- eğitim iş birliğini daha sistematik hale getiriyoruz" Kasapoğlu konuşmasında ayrıca nitelikli iş gücü ihtiyacının giderek belirginleştiğini belirterek, meslek lisesi mezunlarının alanlarında istihdamının desteklenmesi ve avantajlarla güçlendirilmesi gerektiğini şu sözlerle vurguladı: "Nitelikli işgücü yetiştirme ve bulma konusunda da sıkıntılar yaşıyoruz. Bugün aramızda bulunan İl Müdürümüz göreve geldiği günden beri bu meselenin çözümü adına desteğini her zaman hissettiriyor. İşleyişi elimizden geldiği ölçüde düzeltmek için elbirliğiyle çalışıyoruz. Bugün meslek lisesi mezunlarının kendi iş kollarında çalışmaya devam oranı %14’ler düzeyinde. Türkiye’nin her şehrinde Odalar, dernekler ve iş dünyası örgütleri bu konunun çözümü adına çalışmalarını hızlandırmalı. Geçtiğimiz toplantıda söylediğim gibi, ‘sanayi-eğitim iş birliği’ modelini sadece proje bazında görmüyoruz; bunu sistematik bir yönetim yapısına dönüştürme kararlılığındayız. Bu nedenle Meclis toplantısını bu gündeme ayırdık." Kentin dinamikleriyle ortak adımlar Bu bölümde Kasapoğlu, Denizli Sanayi Odası’nın kentin sosyal hayatına da dokunan sorumlulukları olduğunun altını çizdi. Şehrin yaşam kalitesini ve gençlerin geleceğini güçlendirecek adımların paydaşlarla birlikte atıldığını vurgulayan Kasapoğlu, "Denizli Sanayi Odası, yaşadığı ülkeye ve şehre karşı olan sorumluluğunun farkında. Başta Denizli Valiliği ve Denizli Büyükşehir Belediyesi olmak üzere kentin tüm dinamikleriyle bu sorumluluğu sağlam adımlarla yerine getirmeye kararlıyız. Çok yakında bu konuda bir müjdeyi Denizli kamuoyuyla paylaşacağız." dedi. Meclis Başkanı Konyalıoğlu da lokomotif sektörlerin çalışan kayıplarına rağmen işsizlik oranında herhangi bir değişiklik olmamasının hizmet sektörüne kayan işgücüyle ilişkili olduğunu belirterek, değişen zeminde yeni bir kültürün oluşturulması gerekliliğine dikkat çekti ve sözü toplantının konuğu olan İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Emre Çalışkan’a bıraktı. MEİP’te senkronize çalışmanın sonuçları alınıyor Çalışkan konuşmasında, birlikte yürütülen mesleki eğitim iş birliği projesinin mevcut durumunu ve yol haritasını Meclis Üyeleriyle paylaşarak soruları yanıtladı. 9 mesleki ve teknik lisede toplamda 25 sanayicinin yer aldığı MEİP projesine ilişkin güncel gelişmeleri paylaşan Çalışkan, "Denizli eğitim camiası iki yüz üç binden fazla öğrenciyi, on altı binden fazla öğretmeni ve bine yakın okulu kapsayan büyük bir camia. Bu salon elini taşın altına koyan insanlarla dolu bir salon. MEİP uygulamasının başarı göstergeleri oluşmaya başladı, oluşacaktır da. Ne kadar senkronize ilerlersek o kadar iyi sonuçlar alacağız. Yakın dönem gündemimizde nitelikli işgücü yetiştirilmesinde ilave rol oynayacak tematik okulların oluşturulması var." şeklinde sözlerini tamamladı. Sanayicinin gündemi: mezun takibi, yeni programlar, yetenek haritaları DSO Mesleki Eğitim Komisyonu Başkanı Mehmet Serter ise projeye ilişkin değerlendirmelerinde iş dünyasının beklentilerine değindi. Toplantıda söz alan DSO MEİP Protokol Yürütme Kurulu üyesi sanayicilerin İl Milli Eğitim Müdürlüğüne aktardıkları diğer konular arasında okullarda mezun takip sisteminin geliştirilmesi, sanayinin hangi program mezunlarının kendilerine katkı sağlayacağını görmesi adına program rehberlerinin oluşturulması, yıllık "imalat sanayi yetenek ihtiyacı" raporlarının hazırlanması, usta öğretici belgesi alma süreçlerinde yaşanan güçlükler, SGK işveren teşviklerinin meslek lisesi mezunlarının istihdamı lehine genişletilmesi, doğal taş ve plastik alanlarında yeni programların açılması yer aldı. Sanayicilerin taleplerinde eğitim politikalarının sektörün ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilmesi için ortak mekanizmaların güçlendirilmesi öne çıktı. Meclis toplantısı, üyelerin dilek ve temennilerini paylaşmasının ardından sona erdi.