EKONOMİ - 04 Kasım 2025 Salı 11:52

’’Yerli kömür teşviki, enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak’’

A
A
A
’’Yerli kömür teşviki, enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak’’

Türkiye enerji üretiminde önemli bir yere sahip olan yerli kömürle elektrik üreten santrallere yönelik önemli bir adım atıldı. Karara göre, EÜAŞ ile sözleşme imzalamaları halinde, santrallere 31 Aralık 2029 tarihine dek alım garantisi verilecek.



Milli enerji ve maden politikası kapsamında düzenlemeler devam ediyor. Son olarak, yerli kömürle üretim yapan termik santrallere, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ile sözleşme imzalamaları halinde, 31 Aralık 2029’a kadar alım garantisi verildi. Konuyu değerlendiren Yerli Kömür Kaynaklı Elektrik Üreticileri Derneği (YEKÜD) Başkanı Fatma Elif Yağlı, bu teşvikle Türkiye’nin enerji arz güvenliğine ve cari açığının azaltılmasına katkı sağlayan santrallerin kapanma tehlikesinin bertaraf edildiğini söyledi.


Yağlı, Türkiye’nin yerli kömür potansiyelinin stratejik değerine dikkat çekerek, "Bu teşvik, Türkiye’nin sahip olduğu linyit rezervlerinin ekonomiye daha güçlü kazandırılması için atılmış önemli bir adım ve ülkemizin yerli kaynaklara dayalı enerji stratejisinin güçlü bir yansıması. Yerli kömür, ülkemizin baz yük kapasitesinin bel kemiği ve dışa bağımlılığın azaltılmasında vazgeçilmez bir rol oynuyor" dedi.


Küresel zorluklara karşı stratejik bir sigorta


Rusya-Ukrayna savaşı sonrası küresel enerji piyasalarında yaşanan sert dalgalanmaların Avrupa’yı yeniden kömüre yönelttiğini hatırlatan Yağlı, buna karşın Türkiye’de uzun süre yerli kömür santrallerinin satış bedellerinin HES, RES ve GES gibi kaynaklarla aynı seviyede belirlendiğini söyledi. 2024 yılı boyunca elektrik fiyatlarının düşük seyretmesinin yerli termik santrallerde ciddi kayıplara neden olduğunu dile getiren Yağlı, "Bu teşvik, üretim sürekliliği için hayati bir nefes niteliğinde. Yerli kömürden üretilen elektrik, cari açığın azaltılmasına yıllık yaklaşık 4,5 milyar dolar katkı sağlıyor. Santrallerin ekonomik ömürleri boyunca bu katkı 100 milyar dolara ulaşacaktır" dedi.


Türkiye’nin enerji ithalatına ödediği yıllık ortalama 75 milyar dolar içinde yerli kömürün sağladığı katkıya dikkat çeken Yağlı, teşvik sayesinde enerji arz güvenliği için stratejik bir sigorta oluşturulduğunu ifade etti.


Cari açığa katkı, 200 bin kişilik istihdam


Yerli kömür santrallerinin enerji arz güvenliğini garanti ettiğini belirten Yağlı, istihdama ve bölgesel kalkınmaya da büyük destek verdiğine değindi. Yerli kömür üretiminin son 5 yılda cari dengeye 50 milyar doların üzerinde katkı sağladığını aktaran Yağlı, yerli kömüre dayalı termik santrallerde ve kömür işletmelerinde 50 bin doğrudan, 200 bin dolaylı kişinin çalıştığını da bildirdi. Yerli kömür santrallerinin bulundukları bölgelerde geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğunu belirten Yağlı, "Bu tesisler sadece enerji üretmiyor; bulunduğu şehirlerde ekonomiyi, istihdamı ve sosyal yapıyı ayakta tutuyor. Santrallerin konumlandıkları bölgelerde oluşturdukları ekosistem, yerel kalkınma açısından son derece kritik" şeklinde konuştu.


"Cumhurbaşkanımızın milli enerji ve maden politikasının bir yansıması"


Teşvik mekanizmasının bu nedenlerle Türkiye’nin kendi kaynaklarını ekonomiye kazandırması yönünde doğru ve gerekçeli bir hamlesi olduğunu söyleyen Yağlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu teşvik, yerli kömür santrallerinin sürdürülebilirliğini güvence altına alarak kapanma riskini ortadan kaldıracak, ithal kaynaklara olan bağımlılığı azaltacak, cari açığa yıllık milyarlarca dolarlık katkıyı koruyacak ve enerji arz güvenliğimiz için stratejik bir sigorta görevi görecektir. Bu teşvik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla yürütülen milli enerji ve maden politikası kapsamında devreye alındı. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Alparslan Bayraktar başta olmak üzere, bu teşvikin hayata geçmesine katkı sunan tüm karar vericilere teşekkür ederiz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Şimşek: "Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomideki büyük şoka rağmen Türkiye’deki rezervlerin yeterliliğine dikkat çekerek, "Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finans zirvesinde ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel piyasalardaki belirsizliklere ve yüksek faiz ortamına dikkat çeken Bakan Şimşek, Türkiye’nin bu süreci pazar çeşitlendirmesi ve inşa edilen ekonomik tamponlar sayesinde başarıyla yöneteceğinin altını çizdi. "Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapacağız" Küresel ekonominin ve Türkiye’nin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Bakan Şimşek, "Büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıyayız. Kısa vadede belirsizlikler yüksek, küresel ve Türkiye ekonomisinin zorlandığı bir dönem. Faizlerin yüksek seyrettiği dönemde yüksek küresel borçluluk önemli bir sorun. Bugün gerçekten çok büyük bir şok söz konusu. Ancak biz programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Gelir dağılımında bu programla birlikte düzelme başladı. İş gücünün milli gelirdeki payı program döneminde ciddi şekilde arttı" ifadelerini kullandı. "Şok büyük ancak yönetilebilir, rezervimiz 5 ayı karşılıyor" Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde avantajlı bir konumda olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları söyledi: "Şok büyük ancak yönetilebilir durumda. Çünkü biz bu şoklar için tamponlar inşa ettik. Kamuda ciddi tasarruf yaptık ve harcama disiplininde sonuç alıyoruz. Türkiye’de birçok anlamda rezerv yeterliliği devam ediyor. Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok." "Terörsüz Türkiye en büyük fırsat penceresi" Türkiye’nin kalkınma vizyonunda bölgesel gelişimin önemine değinen Bakan Şimşek, "Terörsüz Türkiye ülkemizin önündeki en büyük fırsat penceresi. GAP bölgesi, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olması lazım. Terörün gölgesinin ortadan kalkması ile bu bölge hızla koşacak ve Türkiye gelişmiş ülkelerle arayı kapatacak. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşümü de ıskalayamayız. Büyük ölçekli veri merkezleri yatırımları devam ediyor" dedi. Varlık barışı uygulamasına ilişkin detayları paylaşan Bakan Şimşek, "Yurt içi ve yurt dışı varlıkların sisteme girmesini istiyoruz. Varlık barışında para sistemde uzun süre tutulursa vergi olmayacak. Bu varlıkları kendi şirketlerine sermaye olarak koyarlarsa yine vergi yok, bankalara mevduat olarak koyarlarsa vadesine göre vergi sıfıra kadar iniyor. Uygulama basit ve yatırımcı odaklı" şeklinde konuştu. "Yeni ticaret koridorlarının merkezinde Türkiye var" Son olarak geleceğe dönük iyimser beklentilerini koruduğunu belirten Şimşek, "Savaş sonrası petrol fiyatlarının düşeceğini öngörüyoruz. Savunma sanayinde muazzam bir teknolojik devrim var. Yeni enerji ve ticaret koridorları gündemde ve hepsinin merkezinde Türkiye var. Evet şoktan etkilendik ancak bunu yönetilebilir görüyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’a Devlet Nişanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti Devlet Nişanı tevcih etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki köklü kardeşlik ve dostluk ilişkilerine vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Cezayir arasında 5 asra yaklaşan tarihi bağların her geçen gün güçlendiğini belirterek, "İkili ilişkilerimiz, kıymetli kardeşim Tebbun’un samimi destekleriyle Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır" dedi. 2023 yılında Cezayir’e gerçekleştirdiği ziyarette ilişkileri stratejik seviyeye yükseltme kararı aldıklarını hatırlatan Erdoğan, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısının başarıyla tamamlandığını ve iş birliğini güçlendirecek çeşitli anlaşmalara imza atıldığını ifade etti. Cezayir’in bölgesinde önemli bir aktör haline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Tebbun’un dirayetli liderliği altında Cezayir’in bir yıldız gibi parladığını memnuniyetle görüyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine sağladığı katkılardan dolayı Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüksek nişanı olan Devlet Nişanı’nı tevcih etmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Tebbun ise kendisine takdim edilen nişandan dolayı teşekkür ederek, Türkiye ile Cezayir arasındaki kardeşlik bağlarının daha da güçlenmesini temenni etti. Tören, iki liderin karşılıklı iyi niyet mesajlarıyla sona erdi.