Son Dakika
|
Türkiye’nin konuştuğu olayda sanık İzzet Kalyon yaşananları anlattı
Sedef Güler cinayeti davasında karar!
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
Silahlı saldırganı etkisiz hale getiren cesur taksici o anları anlattı
Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada
Kene nedeniyle hayatını kaybetti
Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ suçundan yargılanmasına başlandı
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
La Liga’da şampiyon Barcelona
İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Güler: "TSK’nın disiplin anlayışı doğrudan milletimize aktarılacak"
Seyir halindeki araç alev aldı
Akıntıya kapılarak kaybolan 9 yaşındaki Mendul’dan kötü haber
Maltepe’de "kargoyla" uyuşturucu teslimatına baskın!
Türk gazeteciler, açılması beklenen Gümrü sınırında
Beyoğlu’nda sandalyede asılı olan çantayı böyle çaldı
Hayvan pazarında kan döküldü: Ölü ve yaralılar var!
EKONOMİ
Muş’ta aromasıyla öne çıkan karpuzun ekimine başlandı
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:43:20
Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde kendine has tat ve aromaya sahip olan karpuzun ekimine başlanırken, 2026 sezonunda 240 bin tonun üzerinde üretim hedefleniyor. Muş’ta yaz aylarında gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde lezzeti ve aromasıyla dikkat çeken karpuzun ekimine başlandı. Merkeze bağlı Arpayazı köyünde bulunan 200 dönümlük arazide yaklaşık 80 bin karpuz fidesi, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kadın işçilerin emeğiyle toprakla buluşturuldu. Türkiye’nin önemli karpuz üretim merkezlerinden biri haline gelen Muş Ovası’nda üreticiler, yeni sezon için yoğun mesaiye başladı. Verimli toprak yapısı ve iklim şartları sayesinde kaliteli ürün elde edilen bölgede, karpuz üretimi her geçen yıl artış gösteriyor. Özellikle yaz döneminde gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, Muş karpuzuna farklı bir tat ve aroma kazandırıyor. Kadın işçilerin büyük emek verdiği fide dikim çalışmalarında binlerce fide özenle toprakla buluşturulurken, üreticiler de sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre, 2025 yılında kent genelinde 30 bin 710 dekarlık alanda yapılan karpuz ekiminden 224 bin 616 ton ürün elde edilirken, 2026 üretim sezonunda yaklaşık 33 bin dekarlık alanda 240 bin tonun üzerinde karpuz üretimi hedefleniyor. Muş’ta üretimin artmasıyla birlikte karpuzun kent ekonomisine önemli katkı sunması beklenirken, 2026 sezonunda yapılacak üretimden yaklaşık 1,4 milyar TL ekonomik gelir elde edilmesi bekleniyor. Tarla sahibi Onur Çetin, babasıyla birlikte yaklaşık 15 yıldır çiftçilik yaptıklarını belirterek, şu anda 200 dönümlük karpuz tarlasında üretim yaptıklarını söyledi. Çetin, "Gördüğünüz üzere yeni teknolojik aletlerle bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. İnşallah daha da büyüteceğiz. Yaklaşık 20 kişilik bir ekibimiz var. Bu ekiple birlikte gece gündüz demeden çalışıyoruz. İnşallah işlerimizi daha da büyüteceğiz" dedi. Çetin, sabah saat 06.00’da başlayan mesainin akşam 18.00’e kadar sürdüğünü belirterek, "Tabii ki yoruluyoruz ama herkes işini aşkla ve zevkle yapıyor. Şu an gördüğünüz 200 dönümlük tarlada yaklaşık 80 bin fideyi ekim aşamasındayız. İnşallah en kısa zamanda bu fidelerin meyvesini almayı umut ediyoruz. Gördüğünüz gibi işimize dört elle sarılıyoruz ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Umut ediyoruz ki çok güzel ürünler elde edeceğiz" ifadelerini kullandı. Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının karpuza doğal bir tat ve aroma kattığını belirten Çetin, "Ayrıca mevsim şartlarından dolayı Türkiye’de en geç hasat edilen karpuzlardan biri oluyor. Bu nedenle de ürünümüze yoğun rağbet var. Bu durum bizim için de oldukça sevindirici oluyor. Mayıs ayının sonunda ekim yapıyoruz. Temmuz sonu ile Ağustos başı gibi de hasat başlıyor. Bu yaklaşık iki buçuk aylık süreç bizim için oldukça zorlu geçiyor. Ancak zorluğunun yanında severek yaptığımız bir iş olduğu için aynı zamanda keyifli de oluyor" şeklinde konuştu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:41
Taşköprü’de süt toplama merkezi törenle hizmete açıldı
Taşköprü Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan süt toplama merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Taşköprü Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Ağcıkişi Mahallesi Sulama Kooperatifi Süt Toplama Merkezi düzenlenen açılış töreniyle hizmete başladı. Açılış törenine Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, Kaymakam Refiki İhsan Akbel ile siyasi parti, kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Süt toplama merkezinin açılış programında konuşan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Üreticilerimize destek sağlayacak yapılan yatırımlar her zaman ilçemize değer katıyor. Bu kapsamda tarım ve hayvancılığın gelişmesi adına üreticimizin yanında olmaya devam ediyoruz. İlçemize kazandırdığımız Süt Toplama Merkezi’nin mahallemize ve üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Başkan Arslan, Taşköprü Belediyesi tarafından ilçede yürütülen proje ve çalışmalar hakkında da bilgilendirmede bulundu. Konuşmaların ardından Kaymakam Demirdağ ile Başkan Arslan, süt toplama merkezinde incelemelerde bulundu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:31
Türk somonunda büyük hedef: 200 bin ton
Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Türk somonu üretiminin Samsun’da başladığını ve bugün Karadeniz’in tamamına yayıldığını belirterek, "3-5 yıl içerisinde 200 bin tona ulaşabilecek bir somon üretiminden söz edebiliriz" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:22
Sosyal Güvenlik Haftası: "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende"
Samsun’da Sosyal Güvenlik Haftası kutlamaları, "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" sloganıyla kutlanmaya başladı. "11-17 Mayıs Sosyal Güvenlik Haftası" kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Samsun İl Müdürü Ünal Kaya ve beraberindekiler, Samsun Valisi Orhan Tavlı’yı makamında ziyaret etti. Ziyaretin sonunda Vali Orhan Tavlı, "Sosyal güvenlik sistemimize emek vererek, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla aziz milletimize özveriyle hizmet eden tüm SGK çalışanlarımızın Sosyal Güvenlik Haftası’nı kutluyor, tüm çalışanlarımıza, işverenlerimize ve emeklilerimize sosyal güvenlik güvencesiyle sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyoruz. Sosyal Güvenlik Haftası vesilesiyle kayıtlı istihdamın sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırım olduğunu hatırlatarak herkesi bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz" dedi. SGK’dan Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında yapılan yazılı açıklamada ise "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Çalışanların sigortasız çalışma taleplerinin kabul edilmesi, işverenler açısından iyi niyetle yapılmış bir esneklik gibi görünse de ciddi yasal ve mali riskler barındırmaktadır. İşletmelerimizin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanların, sosyal yardım yararlanıcılarının veya bakmakla yükümlü olunan kişi statüsündekilerin hak kaybı yaşamamak adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya eğilim gösterebildiği tespit edilmektedir. İşverenlerimizin bu tür talepler karşısında taviz vermeyerek yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeleri; ileride karşılaşılabilecek ağır idari yaptırımların ve öngörülemeyen mali yüklerin önüne geçilmesi adına büyük önem taşımaktadır. Kayıt dışı istihdam, toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde çok yönlü olumsuz etkilere neden olmakta; hem çalışanlar hem işverenler hem de devlet açısından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu kapsamda kayıt dışı çalışan bir kişi: Geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. Muhtemel bir iş göremezlik durumunda malullük aylığına hak kazanamaz. Vefatı hâlinde, geride bıraktığı ailesi (eş ve çocukları) ölüm aylığı güvencesinden yoksun kalır. Beklenmedik iş kayıplarında ekonomik bir kalkan olan işsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atarak, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini kendi bütçesinden ödemek durumunda kalır. İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı yasal olarak sağlanan koruyucu önlemlerden ve muhtemel kaza anında sunulan maddi/sağlık güvencelerinden uzak, büyük bir risk altında çalışmak zorunda bırakılır" ifadeleri kullanıldı. "Kayıt dışı istihdam, bireyleri yalnızca sosyal güvenlik şemsiyesinden değil, aynı zamanda iş mevzuatının sağladığı temel güvencelerden de koparmaktadır. Bu durumdaki çalışanlar; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi en temel özlük haklarından mahrum bırakılarak, kayıtlı istihdamın sağladığı adil ücret standartlarının gerisinde ve güvencesiz şartlarda çalışmaya maruz kalmaktadır" denilen açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi: "Sosyal güvenlik uygulamalarında asıl amacın cezalandırmak değil, rehberlik odaklı bir yaklaşımla işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli bir zeminde büyümesini desteklemek olduğu vurgulanmalıdır. Bununla birlikte, kayıt dışı istihdamın, oluşturduğu anlık ve yanıltıcı kazancın aksine, işletmeleri telafisi güç mali risklere sürüklediği göz ardı edilmemelidir. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve muhtemel iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ticari faaliyetleri durma noktasına getirebilecek ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Bu çerçevede işverenlerin, söz konusu riskleri almak yerine sunulan istihdam teşviklerinden faydalanarak güvenli bir büyüme yolunu tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır. Tüm bu risklerin ötesinde, kayıt dışı istihdamın makroekonomik ve toplumsal ölçekte oluşturduğu çok yönlü tahribatlar, haksız rekabet oluşur, piyasa dengesi bozulur, işverenler vergi avantajı sağlayan gider yazma ve indirim gibi haklardan mahrum kalır, işyerinde verimlilik ve motivasyon düşer, vergi ve prim kaybı oluşur, sosyal güvenlik sistemi zarar görür, çalışan/emekli dengesi bozulur, primsiz ödemelerin artmasıyla bütçe yükü artar, gelir dağılımı adaletsizleşir, kaynak dağılımında etkinlik azalır, ekonomik verilerin güvenilirliği zedelenir, doğru politikaların oluşturulması güçleşir. Çalışanlar, çalışmalarının işveren tarafından SGK’ya bildirilip bildirilmediğini veya hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebilirler. Bunun için e-Devlet şifresi ile sorgulama yapılabilir. ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi 7/24 aranabilir. İl veya ilçelerde bulunan Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ya da Sosyal Güvenlik Merkezlerine şahsen başvuru yapılabilir. Çalışma hayatında şeffaflığın sağlanması, çalışan haklarının güvence altına alınması ve muhtemel uyuşmazlıkların önüne geçilmesi amacıyla, ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması büyük önem taşımaktadır. Mevzuat gereği, Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde; işçilere yapılan ücret dâhil her türlü ödemenin, kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarının bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu yükümlülüğe uyulmaması, işletmeleri her bir çalışan ve ihlalin devam ettiği her ay için ayrı ayrı uygulanan idari para cezalarıyla karşı karşıya bırakmakta; süreç, işverenler açısından katlanarak artan öngörülemez bir mali riske dönüşmektedir. Kayıtlı istihdam, sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırımdır. Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
3
10 Mayıs 2026 Pazar- 12:20
Çankırı’da dev bütçeli Teşvik Programı tanıtıldı
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 13:56
Didim Belediyesi’nin doğal ürünleri vatandaşla buluşuyor
5
10 Mayıs 2026 Pazar- 11:30
Adana’da kimya ile büyük dönüşüm başlıyor
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:24
Tavas Belediyesi filosuna bir araç daha ekledi
Tavas Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesinde saha çalışmalarında kullanılmak üzere filosuna bir araç dahil etti. Tavas Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, saha çalışmalarında kullanılmak üzere 2025 model çift kabinli aracı filoya dahil etti. Yeni aracın, sahada görev yapan ekiplerin ulaşım ve ekipman taşıma kapasitesini artırarak hizmet kalitesini yükselteceği belirtildi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Daha yeşil, daha düzenli ve daha yaşanabilir bir Tavas için çalışmalarımız aralıksız sürecek" dedi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:24
DTO, KOBİ’ler için bir ilke daha imza attı
Denizli Ticaret Odası (DTO) KOBİ’lerin dijital dönüşümünü hızlandırmak amacıyla hayata geçirilen iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. İş birliği kapsamında, Ege Bölgesi’nde ilk olarak DTO’nun üyeleri, platformun sunduğu e-dönüşüm çözümlerinden yararlanma fırsatı elde etti. Vakıf Katılım, tüm KOBİ ve işletmelerin hayatını kolaylaştıracak e-Yönetim Platformu olan p@ket’i devreye aldı. Denizli Ticaret Odası ile bir iş birliğine imza attı. Firmaların finansal ve operasyonel ihtiyaçlarına tek noktadan erişim sağlayan p@ket ile, Ege Bölgesi’nde ilk olarak DTO üyeleri e-dönüşüm hizmetlerinden ücretsiz faydalanacak. Vakıf Katılım Nakit Yönetimi ve Sigorta Yönetimi Başkanı Taner Akkurt, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Denizli, ülkemizin üretim gücünde ve ihracat kapasitesinde stratejik öneme sahip şehirlerinden biridir. Vakıf Katılım olarak, KOBİ’lerimizin dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek amacıyla geliştirdiğimiz p@ket e-Yönetim Platformu ile, finansal işlemler ve ön muhasebe süreçlerinin tamamını sadece bir uygulama üzerinden yönetme imkânı sunuyoruz. Bu iş birliğimiz ile Denizli’deki işletmelerin iş yüklerini hafifletmeyi, zaman tasarrufu sağlamayı ve finansal yönetimlerini daha verimli hale getirmeyi amaçladık. Dijitalleşmenin rekabet gücünü artıracağına inanıyoruz ve Denizli Ticaret Odası ile imzaladığımız protokolün şehirdeki işletmelere değer katmasını diliyoruz. Denizli Ticaret Odası ile başlattığımız bu iş birliğinin bölgedeki işletmelerimize güçlü bir dijital dönüşüm desteği sunacağını da düşünüyoruz. Tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, protokolümüzün hayırlı olmasını diliyoruz." "Tüm çabamız, üyelerimizin daha iyi imkânlara kavuşmaları için" DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan ise üyelerinin finansal altyapılarının ve hizmet şartlarının iyileştirilmesi yönündeki çalışmalarını sürdüklerini belirterek yeni iş birliğinin sektörler için hayırlı ve uğurlu olmasını diledi. Başkan Erdoğan, "Üyelerimizin dijitalleşme süreçlerine katkı sağlamak, finansal işlemlerini daha hızlı ve kolay hale getirmek, öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Vakıf Katılım ile hayata geçirdiğimiz bu protokol sayesinde üyelerimiz, bankacılık işlemlerini fiziksel evrakla uğraşmadan dijital ortamda gerçekleştirebilecekler. Aynı zamanda e-dönüşüm çözümlerine de erişim sağlayarak operasyonel süreçlerinde hız ve verimlilik avantajı elde edecekler. Bu iş birliğinin, Denizli iş dünyasının rekabet gücünü artıracağına inanıyoruz ve tüm üyelerimize hayırlı olmasını diliyoruz" dedi. İkili, kurumları arasındaki iş birliği protokolünü DTO hizmet binasının başkanlık makamında düzenlenen törenle imzaladı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:18
OYAK’tan uluslararası iş birliği hamlesi
OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Umman ziyareti esnasında dört stratejik anlaşma imzaladı. Madencilik, tarım-gıda ve bilişim alanlarında somut adımlar atılacak. Umman’ı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki iş birliği ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Umman Sultanı Heysem bin Tarık ile görüştü. İki ülkenin en üst makamları arasında yapılan görüşmeler esnasında, OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi heyetleri dört anlaşmaya imza attı. Yapılan açıklamaya göre, OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi arasındaki stratejik ortaklığa resmiyet kazandıran anlaşmalar çerçevesinde, madencilik, tarım-gıda ve bilişim alanlarında somut adımlar atılacak olup bu kapsamda 23 Ekim 2025 tarihinde: Bentonit madenciliği alanında faaliyet gösteren OYAK iştiraki Samaş Sanayi Madenleri A.Ş.’nin azınlık hisselerinin, OYAK ile Umman Yatırım Otoritesi tarafından ortaklaşa kurulan OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. (TOI) tarafından devralınmasına yönelik Hisse Edinim Ön Sözleşmesi imzalandı. Tarım alanında ise, OYAK iştiraki olarak bitki koruma ve besleme ürünleri geliştirmek amacıyla Özbekistan’da kurulan Hektaş Asia LLC şirketine, OIA ile Özbekistan İmar ve Kalkınma Fonu ortaklığında kurulu bir fon olan Uzbek-Oman Investment Company LLC tarafından azınlık ortak olarak Yatırım yapılmasını içeren bir Hisse Edinim Ön Sözleşmesi imzalandı. Gıda sektöründe, OYAK’ın bu alandaki çatı kuruluşu olan OYAK Gıda ve Tarım Holding A.Ş. ile Umman Yatırım Otoritesi’nin gıda yatırımlarını yöneten çatı şirketi Oman Food Capital arasında, farklı coğrafyalarda gıda alanındaki tecrübe ve iş birliklerinin değerlendirilmesine yönelik bir İş Birliği Anlaşması imzalandı. Bilişim alanındaki stratejik iş birliği çerçevesinde ise, OYAK bünyesindeki Innovance Bilgi Teknolojileri A.Ş. ile Umman Yatırım Otoritesi’nin telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren iştiraki Oman Datapark arasında çeşitli iş ortaklıklarının geliştirilmesini öngören bir başka İş Birliği Anlaşması imzalandı. Umman Sultanlığı’nın yatırım fonu olan Umman Yatırım Otoritesi (OIA) ile her iki kurumun 250’şer milyon dolar katkı sağlamayı taahhüt ettiği toplam 500 milyon dolar büyüklüğündeki yatırım fonunun Türkiye ile Umman arasında ekonomik iş birliğini güçlendireceğini ifade eden OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, "Bu stratejik ortaklık aynı zamanda OYAK ile Umman Yatırım Otoritesi arasında uzun vadeli ve çok boyutlu bir iş birliği zemini oluşturacaktır. Kurulan ortaklık, şirketimizin portföyünü çeşitlendirmek ve uzun vadeli, inovasyon odaklı büyümeyi güvence altına almak için uluslararası bağlantılardan faydalanma stratejimizin de bir sonucudur" şeklinde konuştu. İmzalanan dört anlaşma ile OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi arasındaki stratejik iş birliğinin resmiyet kazandığını ifade eden Yalçıntaş, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Şirketimizin uluslararası alandaki yatırımlarını genişletmesine katkı sağlayacak bu anlaşmalar, OYAK’ın küresel yatırım platformunda güçlü ve güvenilir bir oyuncu olarak mevcut konumunu güçlendirmesinin yanı sıra ülkemize yabancı sermaye girişi de sağlayacaktır. Umman Yatırım Otoritesi’nin çeşitli sektör ve coğrafyalardaki tecrübelerinden yararlanılmasına ve maden, liman, tarım ve gıda gibi farklı alanlarda karşılıklı bilgi paylaşımına imkân verecek bu imzalar; büyüme ve inovasyona yönelik uzun vadeli stratejimizin de önemli bir bileşeni olacaktır."
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:10
Türkiye E-Ticaret Haftası 21-22 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek
"Future-Commerce / Geleceğin Ticareti" temasıyla düzenlenecek Türkiye E-Ticaret Haftası, 21-22 Kasım tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşecek. Ticaret Bakanlığı tarafından, ETİD ve TOBB Türkiye E-Ticaret Meclisi katkılarıyla "Future-Commerce / Geleceğin Ticareti" temasıyla düzenlenen Türkiye E-Ticaret Haftası, 21-22 Kasım tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. 90 milyar dolarlık hacme ulaşan e-ticaret sektörü, Türkiye ekonomisinin en hızlı büyüyen alanlarından biri haline gelirken; etkinlik, dijital dönüşümün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturacak. Çağatay Yasin Karaboğa: "Türkiye dijital ekonomide üretici konuma geçti" Ticaret Bakanlığı Elektronik Ticaret Daire Başkanı Çağatay Yasin Karaboğa, e-ticaretin Türkiye ekonomisindeki stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Türkiye artık sadece tüketen değil, dijital altyapısını üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna geldi. E-ticaret, 90 milyar doları aşan hacmiyle ülkemizin büyümesine, istihdamına ve ihracatına doğrudan katkı sağlıyor. Türkiye E-Ticaret Haftası, bu dönüşümün tüm aktörlerini bir araya getirerek hem sektörün vizyonunu hem de küresel rekabet gücünü pekiştirecek. Amacımız, dijital ticarette adil, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir ekosistem oluşturmak." Hakan Çevikoğlu: "E-ticaret ekonominin yeni büyüme motoru" Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu ise sektörün büyüme ivmesine vurgu yaparak şunları söyledi: "E-ticaret artık ekonominin yeni büyüme motoru. Tüketici davranışları dijitalleşirken, KOBİ’ler üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçlerini yeniden yapılandırıyor. Bu etkinlik, Türkiye’nin dijital ticaretteki gücünü ortaya koymanın ötesinde; sektörün gelecek on yılına yön verecek fikirlerin üretileceği bir platform olacak. Türkiye’nin e-ihracattaki potansiyeli her geçen gün güçleniyor; biz de bu dönüşümün merkezinde olmayı sürdüreceğiz." Paneller, Masterclass’lar ve yeni nesil iş modelleri Etkinlikte "Yapay Zeka ile Dönüşen Ticaret", "Davranış Bilimi ve Tüketici Zihni", "Sürdürülebilir Dijital Ticaret" ve "Fintech Yenilikleri" gibi başlıklar ele alınacak. S2B (Startup to Business) görüşmeleri kapsamında start-up’lar, yatırımcılar ve markalar yeni iş birliklerinin temellerini atarken; Dijital Zihinler ve Gelecek Fabrikası alanı genç girişimciler, üniversiteler ve teknopark projelerine ev sahipliği yapacak. Katılımcılar ayrıca S2C (Startup to Corporate) görüşmeleri, yapay zeka atölyeleri, girişimcilik oyunları ve inovatif eğitim modülleriyle yeni nesil ticaret modellerini deneyimleyecek. Etkinlik kapsamında düzenlenecek Türkiye E-Ticaret Ödülleri, dijital dönüşümün öncülerini sahneye taşıyacak. Yılın en yenilikçi girişimleri, kadın girişimciler ve sürdürülebilir markalar ödüllendirilecek. Etkinlik boyunca kurulacak Gelecek Zihinler alanında katılımcılar, dijital kampanya tasarımı, kullanıcı deneyimi ve veri analitiği üzerine uygulamalı içeriklerle geleceğin ticaretini keşfedecek.
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:09
Merkez Bankası faizi yüzde 39,5’e indirdi
Merkez Bankası faizi 100 baz puan düşürerek yüzde 40,5’ten yüzde 39,5 seviyesine indirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 40,5’ten yüzde 39,5’e indirilmesine karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 43,5’ten yüzde 42,5’e, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 39’dan yüzde 38’e indirdi. Karar metninde şu ifadelere yer verildi: ’’Enflasyonun ana eğilimi eylül ayında yükselmiştir. Son döneme ait veriler talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde olduğuna ancak dezenflasyon sürecinin yavaşladığına işaret etmektedir. Başta gıda olmak üzere son dönem fiyat gelişmelerinin enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları kanalıyla dezenflasyon süreci üzerinde oluşturduğu riskler belirginleşmiştir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilmektedir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.’’
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:09
Gıda sektörünün kalbi Bursa’da atıyor
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde KFA Fuarcılık tarafından düzenlenen Bursa Food Point Fuarı ile Network Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilen 6. Turfood Horeca Fuarı, kapılarını açtı. Bu yıl ilk kez eş zamanlı olarak düzenlenen fuarlarda 105 firma stant açarken, BTSO’nun çalışmalarıyla 200’ü aşkın yabancı alıcı, Bursa firmalarıyla iş görüşmeleri gerçekleştirecek. Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen iki önemli fuar organizasyonu kapılarını açtı. Dondurulmuş, işlenmiş, kuru ve paketli gıda ürünleri, içecek, unlu mamuller, şarküteri ve atıştırmalık ürün grupları, gıda üretim ve paketleme teknolojileri, soğutma ve lojistik sistemleri alanlarındaki yenilikleri kapsayan Bursa Food Point ile ev dışı tüketim profesyonellerini odağına alarak otel, restoran, kafe ve catering sektörlerine yönelik ekipman, ürün ve hizmetleri bir araya getiren 6. Turfood Horeca Fuarı başladı. Fuarın açılış programına Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, BTSO ve KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Network Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, YESİDEF Başkanı Hüseyin Bozdağ, Bursa Aşçılar Derneği Başkanı Necmettin Baştürk ve sektör paydaşları katıldı. Fuarın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, fuar organizasyonlarının kentin tüm dinamiklerinin katkısıyla oluşturulan bir ekosistemin ürünü olduğunu söyledi. Burkay, "Bu fuar organizasyonları, tek bir kurumun altından kalkabileceği işler değil. Bütüncül bir yaklaşımla, kentin tüm paydaşlarının katkı koyduğu bir vizyon gerekiyor. Daha önce gıda alanında iki ayrı fuar düzenliyorduk, bugün bu fuarlar birleşti. KFA ve Network Fuarcılık iş birliğiyle güzel bir eser ortaya çıktı. Network Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Hasan Eker ile BTSO Meclisi’mizde de güzel işler yapıyoruz. Dün sabah Uludağ Gıda Zirvesi’ni düzenledik. Gıda, artık tarım ve hayvancılıkla birlikte sektörel bir konu olmaktan ziyade savunma sanayii gibi stratejik bir alan haline geldi. Bu alanda yapacağımız çalışmalar, ülkemizin tam bağımsızlığı için olmazsa olmaz" dedi. Burkay, gıda ve tarım sektörünün stratejik önemine dikkat çekerek, "Kendi kendine yetebilen bir ülke olamazsak bağımsızlığımız mümkün değil. Bu süreçte kentlerin ve ülkelerin kaynaklarını nasıl kullandığı kritik bir konu. Su kaynaklarının yüzde 70’i tarımda, yüzde 20’si konutta, yüzde 10’u sanayide kullanılıyor. Bursa’da 17 OSB’mizde ileri arıtma sistemleriyle proses suyunu sanayiye geri kazandırıyoruz. Bunu mutlaka yaygınlaştırmamız gerekiyor. Tarımda da teknolojiyi devreye alarak, dijital takip sistemleriyle vahşi sulamayı terk etmeli ve altyapısı güçlü projelerle sektörü desteklemeliyiz. Bu çerçevede STK’ların öncü projeler üretmesi çok değerli. Fuara katılan tüm paydaşlara ve iş birliği yapanlara teşekkür ediyor, bu birlikteliğin hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Network Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker, şirketlerinin 2016 yılında Bursa fuarcılığını desteklemek ve büyütmek amacıyla kurulduğunu belirterek, "24’üncü fuarımızı açıyoruz. Gıda, kozmetik, ayakkabı, eğitim, su ve çevre alanlarında fuarlar düzenledik. Sürdürülebilir bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Bursa, ekonomik anlamda ülkemizin en büyük şehirlerinden biri. Ancak 2024’te fuar sayısına baktığımızda İzmir 34, Antalya 20, Ankara 15 fuar düzenlerken Bursa’da bu rakam 14’te kaldı. Ekonomik gücümüzle fuar kapasitemiz paralel değil. BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın ortaya koyduğu vizyonla Bursa’yı fuarcılıkta hak ettiği yere getireceğiz" dedi. Eker, Bursa Fuar Merkezi’nin KFA’ya devredilmesinin ve buradaki bakım, onarım ile yenileme çalışmalarının önemine dikkat çekerek, son dönemde artan fuar sayılarıyla bunun meyvelerini almaya başladıklarını ifade etti. Fuarcılığın gelişmesi için 7 temel faktörün bulunduğunu hatırlatan Eker, "Ulaşım, modern fuar alanları, konaklama ve turizm imkanları, güçlü ekonomi, ticari ekosistem, uluslararası tanıtım, marka bilinirliği, profesyonel organizasyon şirketleri ile ekonomik ve politik istikrar. Bursa’da fuar için gereken tüm kriterler mevcut. Frankfurt, Münih veya Barselona’dan çok eksiğimiz yok. İyileştirmelerle çok üst düzeye çıkacağız" İfadelerini kullandı. Güçlü bir fuarcılık ekosisteminin inşasında birlikte hareket etmenin çok önemli olduğunu dile getiren Hasan Eker, Bursa’da Mayıs ve Ekim aylarında düzenlenen iki gıda fuarını birleştirdiklerini ve eş zamanlı olarak düzenlediklerini söyledi. Eker, "Kısa sürede yoğun bir çalışmayla gıda fuarlarımızda 60 olan stant sayısı 105’e yükseldi. BTSO’nun çalışmalarıyla fuarımıza 200’ü aşkın yabancı alıcı geldi. Gelecek yılı da şimdiden ilan ettik. Bu birlikteliğin bizi fuar şehri kimliğine taşıyacağına inanıyorum." diye konuştu. Eker, HORECA ve gıda üreticileri bölümlerinin yer aldığı fuar için gelecek yıl pastacılık, mutfak ekipmanları, dondurulmuş gıda, yaş sebze meyve ile çok büyük bir etkinlik planladıklarını belirterek, destek veren kurumlara ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa’nın gıda konusunda örnek bir şehir olduğunu belirterek, "Bursa, her alanda lider bir kent. Böylesine lider bir şehirde gıda alanında böyle bir fuar düzenlemek yerinde bir karar. Bu fuar, Bursa’nın gıda sektöründeki liderliğini pekiştirecek. Emeği geçen BTSO, KFA Fuarcılık ve Network Fuarcılık’a teşekkür ediyorum." dedi. Konuşmasında su kıtlığı ve israfa dikkat çeken Hulusi Doğan, "Dünyada su kıtlığı ciddi bir sorun. En etkili çözüm, su israfını önlemek. Vahşi sulama, su sorununun en büyük nedenlerinden biri. Yüz yıl önce dünya nüfusu 1 milyarın altındayken, bugün 8 milyarı aştı ve gelecekte 20 milyara ulaşabilir. Ancak toprak miktarı artmayacak. Bu yüzden suyu ve toprağı daha verimli kullanmalı, gıda israfını önlemeliyiz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gıdanın stratejik önemine vurgu yaparak Bursa’yı bölge çapında bir gıda merkezi haline getirme hedeflediklerini dile getirdi. Bozbey, "Bursa, tarımda ve sanayide öncü bir şehir. Kentimizin bu birikimini teknoloji ve sürdürülebilirlik ile geleceğe taşımak zorundayız. Gastronomi festivalimizle gıdanın önemini vurgulayan bir vizyon ortaya koyuyoruz. Bu fuar da üreticiden ihracatçıya tüm paydaşların omuz omuza verdiği ortak aklın bir ürünü. Bu dayanışma, Bursa’yı küresel gıda ağlarının güçlü bir halkası yapacak. Bu fuarda sergilenen her ürün, Bursa’nın geleceğine katkı sunacak. Üretimi, doğayı, toprağı, suyu ve emeği koruyarak Bursa’yı gıda merkezi yapacağız. Fuarın düzenlenmesinde emeği geçen BTSO, KFA Fuarcılık ve Network Fuarcılık’a teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) Başkanı Hüseyin Bozdağ, Horeca sektörünün önemine dikkat çekti. Bozdağ, "Türkiye’de tüketilen gıdanın yüzde 55’i Horeca sektöründen geçiyor. Bu sektörde işlem hacmi 6,5 milyar doları buluyor ve bunun 2,8 milyar dolarlık kısmını yemek sanayicileri oluşturuyor. Bursa, bu sektör için stratejik bir merkez ve bizim için çok kıymetli. Bu fuarın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." dedi. Bursa Aşçılar Derneği Başkanı Necmettin Baştürk ise 6 yıldan bu yana fuarda yer aldıklarını belirterek, fuarın hayırlı olması temennisinde bulundu. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ziyaret etti. Bu yıl fuarda, trend ve network alanları da dikkat çekiyor. Trend 360 alanında "Geleceğin Sofraları" temasıyla süper besinler, yeni nesil atıştırmalıklar, yeni nesil bağlayıcılar ve tatlandırıcılar ile biyobozunur malzemelere odaklanılırken "Taste and Talk" network alanında ise BTSO Mutfak Akademi tarafından yorumlanan Bursa’nın coğrafi işaretli lezzetleri ziyaretçilere sunuluyor.
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:01
Merkez Bankası faizi yüzde 40,5’ten yüzde 39,5’e indirdi
Merkez Bankası faizi yüzde 40,5’ten yüzde 39,5’e indirdi
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:00
Merkez Bankası faiz kararını açıkladı!
Merkez Bankası faizi 100 baz puan düşürerek yüzde 40,5’ten yüzde 39,5 seviyesine indirdi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:49
ATO Başkanı Baran: "Güçlü aile olmadan, güçlü Türkiye olmaz"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, aile kurumunun toplumların gelişimi üzerindeki etkisine dikkati çekerek, "Aile toplumun temelidir. Güçlü aile olmadan güçlü toplum olmaz. Güçlü aile olmadan güçlü ekonomi, güçlü Türkiye olmaz" dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Aile Çalışma Grubu’nun, İstanbul Aile Vakfı ve İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu (İMEF) iş birliği, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle gerçekleştirdiği ‘Aile Birliğinin Güçlendirilmesinde Medyanın Rolü Semineri’ ATO Meclis Salonu’nda yapıldı. Programın açılış konuşmaları, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Fahrettin Kaya, İMEF Başkanı ve Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Başkanı Dr. Süleyman Basa ve İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Eryılmaz tarafından yapıldı. ATO Başkanı Gürsel Baran yaptığı konuşmada, 2025 yılının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘Aile Yılı’ olarak ilan edildiğini hatırlatarak, bu kapsamda çalışmalar yapmak üzere Ankara Ticaret Odası’nda ‘Aile Çalışma Grubu’nu hayata geçirdiklerini kaydetti. Güçlü ailelerin bulunduğu toplumların gelişiminin de güçlü olduğunu ifade eden Baran, "Aile toplumun temelidir. Güçlü aile olmadan güçlü toplum olmaz. Güçlü aile olmadan güçlü ekonomi, güçlü Türkiye olmaz" dedi. Medyanın dijital platformlar ve internet aracılığıyla hayatın merkezinde daha fazla yer almaya başladığını ifade eden ATO Başkanı Gürsel Baran, "Biz de bu kapsamda, bu ülkenin geleceğini inşa eden en köklü, en güçlü ve en kutsal yapı olan ailenin medya ile ilişkisini ve medyanın bu yapı üzerindeki etkisini konuşmak üzere bir araya geldik. Amacımız, iş dünyasında, medyada, eğitimde, her alanda aileyi güçlendirecek politikaları desteklemek, modeller üretmek, farkındalık oluşturmak" dedi. "Aile dağılırsa, ekonomi dağılır" ATO’nun 68 meslek komitesi aracılığıyla temsil ettiği 170 bini aşkın üyenin gelişimi için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Baran, "Ülkemizin ve Ankara’mızın üretiminden istihdamına, ihracatından inovasyonuna kadar her alanda gelişimi için var gücümüzle çalışıyoruz. Tüm bunların arkasındaki temel direğin aile kurumu olduğunu biliyoruz. Bir iş yeri sahibinin sabah işine huzurla gelmesini sağlayan, bir girişimcinin risk almasını cesaretlendiren, bir çalışanı ayakta tutan, bir toplumun vicdanını diri tutan şey aile desteğidir. Aile dağılırsa, ekonomi dağılır. Aile güçlenirse, üretim artar, refah artar, huzur artar. O yüzden biz ATO olarak sadece ticareti değil, aynı zamanda değerleri korumayı da bir vazife olarak görüyoruz" diye konuştu. Medyanın görevinin sadece bilgi vermek değil, aynı zamanda milletin ortak değerlerini yaşatmak olduğu ifade eden Baran, "Medyada, saygıyı, sevgiyi, sabrı, edebi, adabı, aile bağlarını unutturmayan ve topluma örnek olan bir dil kullanılmalı, milli kimliğimizin taşıyıcısı, aile yapımızın savunucusu olmalıdır" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu da yaptığı konuşmada, Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı 2024-2028 hakkında bilgi vererek, "Ailenin korunması yalnızca bir bakanlığın değil, tüm kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün ortak sorumluluğudur. Dijitalleşen dünyada ebeveyn-çocuk ilişkilerini güçlendirmek, sağlıklı aile yapısını korumak hepimizin görevidir. Söz konusu eylem planında 5 stratejik amaç, 15 görev, 100 faaliyet var. 5 tane stratejik amaçtan bir tanesi dijitalleşen dünyada ailelerin desteklemesidir. Söz konusu amaçlar birbirlerine aittir. Diğer bir başlığımız küresel riskler karşısında ailenin korunması ve desteklemesidir. Dolayısıyla dijitalleşen dünyada ailenin desteklenmesi için ebeveyn ve çocuk ilişkilerinin sağlam bir zemine oturtulması ve sağlıklı bir aile yapısının kurulması, korunması çok önemli" dedi. "Çocuklara değerleri küçük yaşlarda öğretmeliyiz" İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Fahrettin Kaya, ailenin toplumsal değerlerin ilk öğrenildiği yer olduğuna dikkat çekerek, "Çocuklarımıza ahlaki değerleri küçük yaşlarda öğretmeliyiz. Öğretmezsek ne devlet ne sivil toplum bunu telafi edebilir. Her şey ailede başlıyor ve ailede bitiyor" ifadelerini kullandı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:42
Canik’te işletmelere ruhsat denetimi
Samsun’un Canik ilçesinde belediye ekipleri, işletmelerin iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarını denetleyerek iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilgilendirme yaptı. Canik Belediyesi ekipleri, ilçede faaliyet gösteren işletmelere yönelik denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Denetimler kapsamında iş yerlerinin ruhsat durumlarını inceleyen ekipler, işletme faaliyetlerinin ruhsatta belirtilen alanlarla uyumlu olup olmadığını kontrol etti. Ayrıca iş yeri sahipleri ve çalışanlara, iş sağlığı ve güvenliği konularında bilgilendirmelerde bulunuldu. Belediye yetkilileri, ilçede uygun şartları taşımayan ve izinsiz faaliyet gösteren işletmelere müsaade edilmeyeceğini belirterek, denetimlerin kesintisiz devam edeceğini kaydetti.
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:09
Demirci-Selendi yolu için ihale süreci başlıyor
AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Demirci-Selendi yolu için Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yeni ihale sürecinin başladığını duyurdu. Baybatur, yaptığı açıklamada, 44,5 kilometrelik Demirci-Selendi yolunun kalan kesimlerinin tamamlanması amacıyla hazırlanan ’Toprak Tesviye, Sanat Yapıları ve Üstyapı İkmal İşi’ ihalesinin 21 Kasım 2025 tarihinde yapılacağını belirtti. Yıllardır beklenen bu yatırımın tamamlanması için süreci yakından takip ettiklerini ifade eden Baybatur, "Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni ihale ile birlikte yolun eksik kalan kesimleri tamamlanacak, köprü ve üstyapı çalışmalarıyla proje nihai hale getirilecek. İhale kapsamında, mevcut 18,8 kilometrelik bölümün ardından kalan kesimlerde tek köprü ve 25 kilometrelik yol sathi kaplama seviyesinde tamamlanacak. Demirci-Selendi yolu, yalnızca iki ilçeyi değil, tüm kuzey hattını birbirine bağlıyor. Tarım, ticaret ve sosyal hayat açısından stratejik bir güzergah. Bu yeni ihale süreciyle yolun tamamı modern standartlarda hizmete girecek." dedi. Manisa genelinde ulaşım yatırımlarının kararlılıkla sürdüğünü vurgulayan Baybatur, "Manisa’mızın her noktasında söz verdiğimiz yatırımları tek tek hayata geçiriyoruz. Demirci-Selendi yolu da bu vizyonun önemli bir parçası. Takip ediyoruz, sonuç alacağız." ifadelerini kullandı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:07
İşCep, ’Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ seçildi
Türkiye İş Bankası’nın mobil bankacılık uygulaması İşCep, Global Finance dergisi tarafından düzenlenen ’En İyi Dijital Banka Ödülleri’nde, ’Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ seçildi. Türkiye İş Bankası’nın mobil bankacılık uygulaması İşCep, uluslararası finans yayını Global Finance dergisi tarafından düzenlenen ‘En İyi Dijital Banka Ödüller’nde, üçüncü kez ‘Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ seçildi. Londra’da düzenlenen törende, ödülü İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle aldı. Bankanın son iki yıldır olduğu gibi ikinci yüzyılının ilk yılında da ‘Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ ödülüne layık görüldüğünü vurgulayan Sezgin Lüle, "Bu ödül, dijitalleşme ve inovasyona dayalı dönüşüm yolculuğumuzun uluslararası ölçekte de izlendiğinin önemli bir göstergesi. Bankacılık hizmetlerinin erişilebilirliğini artırmak ve müşterilerimizin bulunduğu her platformda insan odaklı, hızlı ve kişiselleştirilmiş hizmet sunmak için çalışıyoruz. 15,5 milyon kullanıcıya sahip İşCep’i süper uygulama stratejimiz doğrultusunda mobil bankacılık kanalı olmaktan çıkarıp 800’ü aşkın işlemin yapılabildiği finans ve yaşam platformuna dönüştürdük. Böylece mobil uygulamamız, müşterilerimizin hayatında daha fazla yer alıyor, finans dışı hizmetlerle günlük yaşantılarını kolaylaştırıyor. Mobil bankacılık uygulamamızın ulaştığı seviyenin dünyanın en saygın kuruluşları tarafından takdirle karşılanmasını ülkemiz ve sektörümüz adına çok değerli buluyorum" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder