Son Dakika
|
Türkiye’nin konuştuğu olayda sanık İzzet Kalyon yaşananları anlattı
Sedef Güler cinayeti davasında karar!
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
Silahlı saldırganı etkisiz hale getiren cesur taksici o anları anlattı
Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada
Kene nedeniyle hayatını kaybetti
Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ suçundan yargılanmasına başlandı
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
La Liga’da şampiyon Barcelona
İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Güler: "TSK’nın disiplin anlayışı doğrudan milletimize aktarılacak"
Seyir halindeki araç alev aldı
Akıntıya kapılarak kaybolan 9 yaşındaki Mendul’dan kötü haber
Maltepe’de "kargoyla" uyuşturucu teslimatına baskın!
Türk gazeteciler, açılması beklenen Gümrü sınırında
Beyoğlu’nda sandalyede asılı olan çantayı böyle çaldı
Hayvan pazarında kan döküldü: Ölü ve yaralılar var!
EKONOMİ
Muş’ta aromasıyla öne çıkan karpuzun ekimine başlandı
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:43:20
Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde kendine has tat ve aromaya sahip olan karpuzun ekimine başlanırken, 2026 sezonunda 240 bin tonun üzerinde üretim hedefleniyor. Muş’ta yaz aylarında gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde lezzeti ve aromasıyla dikkat çeken karpuzun ekimine başlandı. Merkeze bağlı Arpayazı köyünde bulunan 200 dönümlük arazide yaklaşık 80 bin karpuz fidesi, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kadın işçilerin emeğiyle toprakla buluşturuldu. Türkiye’nin önemli karpuz üretim merkezlerinden biri haline gelen Muş Ovası’nda üreticiler, yeni sezon için yoğun mesaiye başladı. Verimli toprak yapısı ve iklim şartları sayesinde kaliteli ürün elde edilen bölgede, karpuz üretimi her geçen yıl artış gösteriyor. Özellikle yaz döneminde gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, Muş karpuzuna farklı bir tat ve aroma kazandırıyor. Kadın işçilerin büyük emek verdiği fide dikim çalışmalarında binlerce fide özenle toprakla buluşturulurken, üreticiler de sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre, 2025 yılında kent genelinde 30 bin 710 dekarlık alanda yapılan karpuz ekiminden 224 bin 616 ton ürün elde edilirken, 2026 üretim sezonunda yaklaşık 33 bin dekarlık alanda 240 bin tonun üzerinde karpuz üretimi hedefleniyor. Muş’ta üretimin artmasıyla birlikte karpuzun kent ekonomisine önemli katkı sunması beklenirken, 2026 sezonunda yapılacak üretimden yaklaşık 1,4 milyar TL ekonomik gelir elde edilmesi bekleniyor. Tarla sahibi Onur Çetin, babasıyla birlikte yaklaşık 15 yıldır çiftçilik yaptıklarını belirterek, şu anda 200 dönümlük karpuz tarlasında üretim yaptıklarını söyledi. Çetin, "Gördüğünüz üzere yeni teknolojik aletlerle bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. İnşallah daha da büyüteceğiz. Yaklaşık 20 kişilik bir ekibimiz var. Bu ekiple birlikte gece gündüz demeden çalışıyoruz. İnşallah işlerimizi daha da büyüteceğiz" dedi. Çetin, sabah saat 06.00’da başlayan mesainin akşam 18.00’e kadar sürdüğünü belirterek, "Tabii ki yoruluyoruz ama herkes işini aşkla ve zevkle yapıyor. Şu an gördüğünüz 200 dönümlük tarlada yaklaşık 80 bin fideyi ekim aşamasındayız. İnşallah en kısa zamanda bu fidelerin meyvesini almayı umut ediyoruz. Gördüğünüz gibi işimize dört elle sarılıyoruz ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Umut ediyoruz ki çok güzel ürünler elde edeceğiz" ifadelerini kullandı. Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının karpuza doğal bir tat ve aroma kattığını belirten Çetin, "Ayrıca mevsim şartlarından dolayı Türkiye’de en geç hasat edilen karpuzlardan biri oluyor. Bu nedenle de ürünümüze yoğun rağbet var. Bu durum bizim için de oldukça sevindirici oluyor. Mayıs ayının sonunda ekim yapıyoruz. Temmuz sonu ile Ağustos başı gibi de hasat başlıyor. Bu yaklaşık iki buçuk aylık süreç bizim için oldukça zorlu geçiyor. Ancak zorluğunun yanında severek yaptığımız bir iş olduğu için aynı zamanda keyifli de oluyor" şeklinde konuştu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:41
Taşköprü’de süt toplama merkezi törenle hizmete açıldı
Taşköprü Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan süt toplama merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Taşköprü Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Ağcıkişi Mahallesi Sulama Kooperatifi Süt Toplama Merkezi düzenlenen açılış töreniyle hizmete başladı. Açılış törenine Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, Kaymakam Refiki İhsan Akbel ile siyasi parti, kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Süt toplama merkezinin açılış programında konuşan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Üreticilerimize destek sağlayacak yapılan yatırımlar her zaman ilçemize değer katıyor. Bu kapsamda tarım ve hayvancılığın gelişmesi adına üreticimizin yanında olmaya devam ediyoruz. İlçemize kazandırdığımız Süt Toplama Merkezi’nin mahallemize ve üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Başkan Arslan, Taşköprü Belediyesi tarafından ilçede yürütülen proje ve çalışmalar hakkında da bilgilendirmede bulundu. Konuşmaların ardından Kaymakam Demirdağ ile Başkan Arslan, süt toplama merkezinde incelemelerde bulundu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:31
Türk somonunda büyük hedef: 200 bin ton
Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Türk somonu üretiminin Samsun’da başladığını ve bugün Karadeniz’in tamamına yayıldığını belirterek, "3-5 yıl içerisinde 200 bin tona ulaşabilecek bir somon üretiminden söz edebiliriz" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:22
Sosyal Güvenlik Haftası: "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende"
Samsun’da Sosyal Güvenlik Haftası kutlamaları, "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" sloganıyla kutlanmaya başladı. "11-17 Mayıs Sosyal Güvenlik Haftası" kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Samsun İl Müdürü Ünal Kaya ve beraberindekiler, Samsun Valisi Orhan Tavlı’yı makamında ziyaret etti. Ziyaretin sonunda Vali Orhan Tavlı, "Sosyal güvenlik sistemimize emek vererek, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla aziz milletimize özveriyle hizmet eden tüm SGK çalışanlarımızın Sosyal Güvenlik Haftası’nı kutluyor, tüm çalışanlarımıza, işverenlerimize ve emeklilerimize sosyal güvenlik güvencesiyle sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyoruz. Sosyal Güvenlik Haftası vesilesiyle kayıtlı istihdamın sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırım olduğunu hatırlatarak herkesi bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz" dedi. SGK’dan Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında yapılan yazılı açıklamada ise "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Çalışanların sigortasız çalışma taleplerinin kabul edilmesi, işverenler açısından iyi niyetle yapılmış bir esneklik gibi görünse de ciddi yasal ve mali riskler barındırmaktadır. İşletmelerimizin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanların, sosyal yardım yararlanıcılarının veya bakmakla yükümlü olunan kişi statüsündekilerin hak kaybı yaşamamak adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya eğilim gösterebildiği tespit edilmektedir. İşverenlerimizin bu tür talepler karşısında taviz vermeyerek yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeleri; ileride karşılaşılabilecek ağır idari yaptırımların ve öngörülemeyen mali yüklerin önüne geçilmesi adına büyük önem taşımaktadır. Kayıt dışı istihdam, toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde çok yönlü olumsuz etkilere neden olmakta; hem çalışanlar hem işverenler hem de devlet açısından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu kapsamda kayıt dışı çalışan bir kişi: Geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. Muhtemel bir iş göremezlik durumunda malullük aylığına hak kazanamaz. Vefatı hâlinde, geride bıraktığı ailesi (eş ve çocukları) ölüm aylığı güvencesinden yoksun kalır. Beklenmedik iş kayıplarında ekonomik bir kalkan olan işsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atarak, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini kendi bütçesinden ödemek durumunda kalır. İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı yasal olarak sağlanan koruyucu önlemlerden ve muhtemel kaza anında sunulan maddi/sağlık güvencelerinden uzak, büyük bir risk altında çalışmak zorunda bırakılır" ifadeleri kullanıldı. "Kayıt dışı istihdam, bireyleri yalnızca sosyal güvenlik şemsiyesinden değil, aynı zamanda iş mevzuatının sağladığı temel güvencelerden de koparmaktadır. Bu durumdaki çalışanlar; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi en temel özlük haklarından mahrum bırakılarak, kayıtlı istihdamın sağladığı adil ücret standartlarının gerisinde ve güvencesiz şartlarda çalışmaya maruz kalmaktadır" denilen açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi: "Sosyal güvenlik uygulamalarında asıl amacın cezalandırmak değil, rehberlik odaklı bir yaklaşımla işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli bir zeminde büyümesini desteklemek olduğu vurgulanmalıdır. Bununla birlikte, kayıt dışı istihdamın, oluşturduğu anlık ve yanıltıcı kazancın aksine, işletmeleri telafisi güç mali risklere sürüklediği göz ardı edilmemelidir. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve muhtemel iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ticari faaliyetleri durma noktasına getirebilecek ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Bu çerçevede işverenlerin, söz konusu riskleri almak yerine sunulan istihdam teşviklerinden faydalanarak güvenli bir büyüme yolunu tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır. Tüm bu risklerin ötesinde, kayıt dışı istihdamın makroekonomik ve toplumsal ölçekte oluşturduğu çok yönlü tahribatlar, haksız rekabet oluşur, piyasa dengesi bozulur, işverenler vergi avantajı sağlayan gider yazma ve indirim gibi haklardan mahrum kalır, işyerinde verimlilik ve motivasyon düşer, vergi ve prim kaybı oluşur, sosyal güvenlik sistemi zarar görür, çalışan/emekli dengesi bozulur, primsiz ödemelerin artmasıyla bütçe yükü artar, gelir dağılımı adaletsizleşir, kaynak dağılımında etkinlik azalır, ekonomik verilerin güvenilirliği zedelenir, doğru politikaların oluşturulması güçleşir. Çalışanlar, çalışmalarının işveren tarafından SGK’ya bildirilip bildirilmediğini veya hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebilirler. Bunun için e-Devlet şifresi ile sorgulama yapılabilir. ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi 7/24 aranabilir. İl veya ilçelerde bulunan Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ya da Sosyal Güvenlik Merkezlerine şahsen başvuru yapılabilir. Çalışma hayatında şeffaflığın sağlanması, çalışan haklarının güvence altına alınması ve muhtemel uyuşmazlıkların önüne geçilmesi amacıyla, ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması büyük önem taşımaktadır. Mevzuat gereği, Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde; işçilere yapılan ücret dâhil her türlü ödemenin, kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarının bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu yükümlülüğe uyulmaması, işletmeleri her bir çalışan ve ihlalin devam ettiği her ay için ayrı ayrı uygulanan idari para cezalarıyla karşı karşıya bırakmakta; süreç, işverenler açısından katlanarak artan öngörülemez bir mali riske dönüşmektedir. Kayıtlı istihdam, sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırımdır. Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
3
10 Mayıs 2026 Pazar- 12:20
Çankırı’da dev bütçeli Teşvik Programı tanıtıldı
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 13:56
Didim Belediyesi’nin doğal ürünleri vatandaşla buluşuyor
5
10 Mayıs 2026 Pazar- 11:30
Adana’da kimya ile büyük dönüşüm başlıyor
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:07
Büyükşehir’in ceviz soyma makineleri üreticilerin hizmetinde
Antalya Büyükşehir Belediyesi, ceviz hasadının başlamasıyla birlikte talepte bulunan mahallelere ceviz soyma makinesi gönderiyor. Korkuteli Sülekler Mahallesi’ne hibe edilen ceviz soyma makinesiyle üreticiler saatte yarım ton ceviz soyuyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, yerelden kalkınma hedefleri doğrultusunda Antalya’da tarımcılığın yoğun olduğu bölgelere hibe desteğini sürdürüyor. Çiftçinin iş yükünü hafifletmeyi amaçlayan hibeler, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Bu kapsamda Antalya’da ceviz hasadına başlayan mahallelere ceviz soyma makinesi gönderen Büyükşehir Belediyesi, zorlu hasat sürecinde çiftçilerin yanında oluyor. Korkuteli ilçesi Sülekler Mahallesi üreticilerinden gelen talepler doğrultusunda mahalle muhtarına teslim edilen ceviz soyma makinesini üreticiler kullanmaya başladı. Yeşil dış kabuğundan ayrılmayan cevizleri kısa sürede kabuğundan ayırarak iş yükünü kolaylaştıran makine, saatte yaklaşık yarım ton cevizi işleyebiliyor. "Büyük kolaylık" Ceviz soyma makinesinin üreticiler için büyük kolaylık olduğunu belirten Sülekler Mahallesi Muhtarı Mehmet Özkan, "Yılın son hasadını cevizlerimizle yapıyoruz. Ceviz yetiştirilmesi kolay ancak hasat ve pazara hazırlanması uzun ve meşakkatli bir ürün. Özellikle kabuklardan cevizleri ayırmak uzun süren, elle yapılan zorlu bir işlem. Büyükşehir Belediyemize bu yıl da talepte bulunmuştuk, sağ olsunlar makinemiz geldi, kullanmaya başladık. Bir çuval cevizi 10 dakikada temizleyerek hazır hale getirdi. Büyük bir zaman ve iş gücü tasarrufu. Saatlerce sürecek el emeğini dakikalar içinde çözüyor" dedi. "Ellerimiz kararıyordu" Ceviz hasadının zorluklarından bahseden çiftçi Akif Özlü ise, "Cevizi yeşil kabuğu ayrılmazsa onu elle ayırması bizim için büyük zahmet. Ellerimizle yaptığımız için ellerimiz yemyeşil kalıyor, kararıyor. Makine çok güzel, komple sıyırdı, temizledi, yıkadı hazırladı. Ben hemen kurutacağım, isteyen satar, isteyen yer" diye konuştu.
23 Ekim 2025 Perşembe - 12:44
Amasya’da kenevirde hayal kırıklığı: Kenevir ekim alanı 6 bin 500 dekardan 850 dekara düştü
Amasya’da kenevir bitkisinin büyük umutlarla başlayan üretimi hayal kırıklığına dönüştü. İlaç sanayinden tekstile, otomotivden izolasyona kadar çok farklı alanlarda kullanım imkanı olan bitkinin ekimi 6 bin 500 dekardan 850 dekara kadar geriledi. Mağdur olan üreticilerin ekim yapmak istemediği açıklandı. "Üreticilerimiz mağdur olduğu için ekim yapmak istemiyor" Amasya’da "Kenevir Yeniden Doğuyor Projesi" kapsamında hasat programı düzenlendi. Programda konuşan Amasya Tarım ve Orman İl Müdürü Ahmet Arslan, "İlimizde 2024 yılında 6 bin 500 dekar gibi bir alanda ekimi yapılan kenevir sözleşmeli üretim esnasında bir firmayla yaşanan sıkıntılardan dolayı bu yıl 850 dekar gibi bir alana düşmüş bulunmaktadır" dedi. 850 dekarın 500 dekarlık bölümünün TİGEM’e bağlı Gökhöyük Tarım İşletmesi’nde, kalan kısmın ise iki firma tarafından sözleşmeli olarak Gümüşhacıköy ve Hamamözü ilçelerinde ekildiğini anlatan Arslan, "Kenevir olayının daha ciddi bir şekilde ele alınması gerekir. Kenevirin ilimizde yaygınlaştırılması gerekiyorsa bu firmaların daha güçlü bir şekilde bu sektöre el atması gerekir. Yoksa üreticilerimizin bu konuda mağdur olduğu için ekim yapmak istemiyorlar. Bu da bizim için büyük bir sıkıntı" diye konuştu. Dalgıçların kıyafetlerinde, pilotların kasklarında kullanılıyor Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) kenevir tohumu üretimine ilişkin faaliyetlerde bulunduğuna değinen TİGEM Bitkisel Üretim Dairesi Başkanı Noyan Avgın, "Kenevirin gerçekten çok fazla kullanım alanı var. Dalgıçların kıyafetlerinden uçaklarda pilotların kasklarına kadar kullanıldığını öğrendik. Böyle bir bitkiyi desteklememiz ve sanayisini de geliştirmemiz lazım" şeklinde konuştu. Amasya Valisi Önder Bakan ise uzun yıllardan sonra 2016 yılında çıkan yönetmelikle 21 ilde kenevirin tekrar yetiştirilmeye başlandığını hatırlatarak Amasya’nın kenevir tohumu üretiminde 296 ton ile ilk sırada yer aldığını söyledi. "Salonda hasat olmaz, yağmurda eriyecek halimiz yok" "Kenevir Yeniden Doğuyor Projesi" kapsamında Gökhöyük Tarım İşletmesinde düzenlenen kenevir hasadı tarla günü programının hava muhalefeti endişesi nedeniyle tarlada yapılmamasına tepki gösterip kendisinin olduğu gibi programa katılanların yarıdan fazlasının çiftçi çocuğu olduğunu hatırlatarak programın devamını tarlada sürdürten Vali Bakan, "Hiç kimse çok fazla havalara girmesin. Böyle salonda filan hasat olmaz. Yağmurda eriyecek halimiz yok" ifadelerini kullandı. Hasat programında AK Parti İl Başkanı Galip Uzun ve Gökhöyük Tarım İşletmesi Müdürü Halil Ozan Topaloğlu ile diğer yetkililer de yer aldı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 12:01
Dünya borsaları İstanbul’da buluştu
Borsa İstanbul, 64. Dünya Borsalar Federasyonu Genel Kurulu ve Yıllık Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Dünya Borsalar Federasyonu 64. Genel Kurulu ve Yıllık Toplantısı 21-23 Ekim 2025 tarihlerinde Borsa İstanbul’un ev sahipliğinde gerçekleşti. Küresel sermaye piyasalarının en prestijli buluşmalarından biri olarak kabul edilen etkinlik, 50’ye yakın ülkeden 200’ün üzerinde Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdür ve üst düzey borsa yöneticisini İstanbul’da bir araya getirdi. Bu buluşma ile dünya finans basınının odağı Türkiye sermaye piyasalarına çevrildi. Borsa İstanbul’dan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Tüm dünyada 250’den fazla borsa ve takas kuruluşunun üyesi olduğu Dünya Borsalar Federasyonu üyelerinin yüzde 37’si Asya Pasifik, yüzde 43’ü Avrupa, Orta Doğu ve Afrika ve yüzde 20’si ise Amerika bölgesinde yer almaktadır. 1961 yılında kurulan bu önemli küresel sektör birliğinin merkezi ise Londra’da bulunmaktadır. Federasyona üye borsalarda işlem gören 50.000’e yakın halka açık şirketin piyasa değeri 116 trilyon, işlem hacmi ise 155 trilyon ABD dolarının üzerindedir. Bu yılki toplantıda, Dünya Borsalar Federasyonu Genel Müdürü ve Borsa İstanbul Genel Müdürü açılış konuşmalarını gerçekleştirmiş ve Sayın Cumhurbaşkanımızın video mesajı katılımcılarla paylaşılmıştır. Borsa İstanbul’a Teknoloji İş Birliği Girişimi ödülü Etkinlik kapsamında Borsa İstanbul, Dünya Borsalar Federasyonu tarafından verilen Teknoloji İş Birliği Girişimi (Technology Collaboration Initiative) ödülüne layık görülmüştür. Bu ödül, Borsa İstanbul’un teknoloji ihracına yönelik atılımlarını ve başarılarını vurgularken aynı zamanda teknoloji alanında diğer borsalar ile yaptığı iş birliklerinin ve bu borsaların gelişimine yaptığı katkıların altını çizmektedir. Borsa İstanbul, geliştirdiği BISTECH alım satım sisteminin yanı sıra borsa teknoloji altyapısına yönelik olarak; yazılım geliştirme, sistem entegrasyonu, veri transferi, uygulama testleri, teknolojik eğitim ve canlıya geçiş sonrası destek hizmetleri sunmaktadır. Borsa İstanbul, bu çerçevede Avrupa, Uzak Doğu, Orta Doğu ve Orta Asya’dan ülkelerle piyasa uygulamaları ve teknolojiye dayalı iş birlikleri kurmuştur. Bu ortaklıklar Borsa İstanbul’un bölgesel bilgi ve teknoloji transferinde üstlendiği öncü rolüne destek vermektedir. Dünya Borsalar Federasyonu tarafından verilen bu ödül, Borsa İstanbul’un yalnızca bir işlem platformu değil, aynı zamanda bölgesel sermaye piyasalarına hizmet sağlayan bir teknoloji merkezi konumuna geldiğinin göstergesidir. Borsa İstanbul’un bölge borsalarına yönelik teknoloji iş birliği çalışmalarının artarak devam etmesi beklenmektedir. Etkinlikte ayrıca Borsa İstanbul Dünya Borsalar Federasyonu yetkililerine sektöre katkıları sebebiyle plaket takdim etmiştir. Plaket takdimi, teknoloji alanında uluslararası iş birliğinin önemli bir sembolü olarak toplantı programında yer almıştır. Türkiye’nin yatırım potansiyelinin tanıtımına, İstanbul Finans Merkezine ve Borsa İstanbul’un marka değerine katkı Borsa İstanbul, Türkiye Yüzyılı vizyonunda, İstanbul uluslararası finans merkezi stratejik hedefleri kapsamında küresel çapta yürüttüğü iş birlikleri ve altyapı yatırımlarıyla bölgesinde önemli bir merkez haline gelmektedir. Dünya Borsalar Federasyonu üyesi olarak borsacılık sektöründeki gelişmeleri yakından takip eden Borsa İstanbul, 400 milyar dolara yakın piyasa değeriyle yerli şirketlerin sermaye ve finansman ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabilecekleri bir piyasa oluşturmuş durumdadır. Türkiye Yüzyılı Vizyonu altında belirlenen katılım finans, sürdürülebilirlik, ekonomik kalkınma, yerli ve milli sanayi sektörlerinin gelişmesi gibi hedeflerin finansmanında önemli bir paydaş olan Borsa İstanbul, bilişim, savunma, sağlık, ulaştırma, iletişim, yenilenebilir enerji, madencilik gibi kritik sektörlerde yer alan yerli şirketlerin, sermaye piyasalarının desteği ile büyüyebilmesi için gerek piyasaları gerekse enstrümanları ile önemli katkılar sağlamaktadır. Borsa İstanbul, Dünya Borsalar Federasyonu üyeliği kapsamında çeşitli çalışma gruplarında dünya borsaları bir araya gelerek borsacılık faaliyetleri üzerine çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışma grupları, sermaye piyasaları ve küresel ekonomide yaşanan gelişmeleri takip etmenin yanı sıra, borsaların birbirleriyle iş birliği yapması için uygun bir platform sağlamaktadır. 1992 yılından beri Dünya Borsalar Federasyonunun aktif bir üyesi olan Borsa İstanbul, finansal teknolojiden risk yönetimine, kotasyondan gözetim ve denetime, sürdürülebilirlikten istatistiğe tüm çalışma gruplarında yoğun çalışmalar yürütmektedir. 2021 yılından beri Dünya Borsalar Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliğini yürüten Borsa İstanbul, yönetim kurulunda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinde yer alan borsaları temsil etmektedir. Dünya Borsalar Federasyonundaki faaliyetleri ile küresel sermaye piyasası aktörleriyle ilişki ve iş birliklerini geliştiren Borsa İstanbul aynı zamanda küresel sektör sorunlarının çözümüne de katkıda bulunmaktadır. Borsa İstanbul, ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı Borsalar Forumunun 2005 yılından bu yana sekretarya görevini yürütmektedir. Her yıl İslam İşbirliği Teşkilatı Borsaları bir araya getirilerek, küresel gelişmeler ve sektöre özgü konularda bilgi alışverişine imkân sağlanmaktadır. Borsa İstanbul ayrıca Londra Külçe Piyasası Birliği ve Dünya Elmas Borsaları Federasyonu gibi çok taraflı platform üyelikleri sayesinde bu sektörlerdeki gelişmeleri de yakından izlemektedir. Borsa İstanbul bu faaliyetlerinin yanı sıra yabancı kurumsal yatırımcılar başta olmak üzere Türkiye sermaye piyasalarını yurt dışı paydaşlara tanıtmak amacıyla Toronto, New York, Şikago, Londra, Singapur gibi önemli finans merkezlerinde yatırımcı buluşmaları düzenleyerek yatırımcı sayısının artırılması için çeşitli etkinlikler gerçekleştirmektedir. Bu etkinliklerde yatırımcılar ve sektör profesyonellerine Türkiye sermaye piyasalarının tanıtımı yapılmakta ve yabancı yatırımcıların karşılaştığı sorunlara çözüm önerileri geliştirilmektedir. Ayrıca, yabancı yatırımcılar için önemli tematik alanlar olan sürdürülebilirlik ve katılım finans ürünlerinin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalar ve işlem gören enstrümanlar ile ilgili bilgiler etkinlik katılımcılarıyla paylaşılmaktadır. Bu kapsamda, Endonezya Hac Fonu yetkililerine kira sertifikaları, altın, altına dayalı enstrümanlar ve katılım pay senetleri konularında çeşitli çalıştaylar düzenlenmiş, kurumun yatırım hedeflerine uygun ürünler katılımcılara detaylı olarak tanıtılmıştır. Ayrıca, Malezya kurumsal yatırımcıları için ülkemiz sermaye piyasalarını tanıtan geniş katılımlı bir yatırımcı buluşması gerçekleştirilmiştir. İstanbul’da düzenlenen Birleşik Arap Emirlikleri Dubai Ulusal Bankası aracılığıyla ülkemize gelen yabancı yatırımcı grubu sermaye piyasalarımız hakkında bilgilendirilmiştir. Uluslararası Ödünç Menkul Kıymetler Birliği tarafından yapılan özel bir davet ile birlik merkezinde piyasalarımız ve ürünlerimiz hakkında genel bir tanıtım yapılmış ve Pay Piyasaları ile ilgili bazı özel düzenlemeler detaylı olarak anlatılmıştır. Bu etkinlik sonrasında Birlik yönetimi tarafından yapılan özel bir davet ile birliğin yıllık konferansına katılım sağlayan ilk borsa olarak piyasalarımız ve ürünlerimizin tanıtımını yaptığımız bir sunum ile katılım sağlanmıştır. Bu etkinliklere ek olarak, Londra Yeşil Finans Konferansı, Türk Arap Finans ve Ekonomi Forumları, Moğolistan Ekonomi Forumu gibi yabancı yatırımcıların katıldığı konferanslarda Borsamız ve sermaye piyasalarımız çeşitli yönleri ile tanıtılmış, ürünlerimiz ile ilgili detaylı bilgiler paylaşılmıştır. 2023 yılından bu yana her yıl Vadeli İşlemler Sektör Birliğinin düzenlediği Şikago ve Singapur Konferanslarında stant açarak katılım sağlanmakta ve yabancı yatırımcılara Borsamız hakkında tanıtımlar yapılarak sektör profesyonelleri ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmektedir. Bu faaliyetlerin dışında Borsa İstanbul yabancı borsalara uluslararası eğitim ve danışmanlık programları sunarak, bugüne kadar özellikle türev piyasası, gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve kitle fonlaması gibi çeşitli konularda eğitim ve danışmanlık hizmeti de vermektedir. Ayrıca altın sektörünün en önemli uluslararası kuruluşlarından olan Dünya Altın Konseyi iş birliğiyle kurulan Altın Akademisi faaliyetleri çerçevesinde Endonezya ve Mısır sektör paydaşlarına altın bankacılığı ve altın piyasası ile ilgili eğitimler düzenlenmiştir. Bu ülkelere ek olarak birçok Afrika ve Orta Doğu ülkesine altın piyasası ile ilgili çeşitli toplantı, seminer ve konferanslar aracılığı ile bilgi aktarılmış ve eğitimler düzenlenmiştir. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Borsalar ve Türev Borsalar Girişimi kurucu üyelerinden olan Borsa İstanbul, hesapladığı dünya standartlarındaki sürdürülebilirlik endeksleri ile ülkemizin bu alandaki ihtiyaçlarına cevap verirken, bu endekslere girebilmeleri için işlem gören şirketlere ve sektördeki diğer kurumlara konu ile ilgili çeşitli eğitimler düzenlemektedir. Bu alanda gelişmekte olan piyasalarda özel sektöre yönelik en büyük küresel kalkınma kurumu olan International Finance Corporation (IFC) iş birliği ile dünyanın çeşitli ülkelerinden üst düzey finans yöneticilerine Yeşil Tahvil eğitimi de düzenlenmektedir. Borsa İstanbul bölgesel ve küresel düzeyde uluslararası eğitim ve danışmanlık faaliyetlerini yeni oluşumlar ve bağlantılarla genişleterek sürdürmeyi amaçlamaktadır."
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:58
Aksa Akrilik yeni yatırımlar ve stratejik hamlelerle büyümesini sürdürüyor
Akrilik elyaf üreticisi Aksa Akrilik, ileri malzeme teknolojileri ve yeni iş alanlarına yaptığı yatırımlarla 2025’te büyümesini güçlendirdi. Türkiye’nin önde gelen sanayi gruplarından Akkök Holding’in şirketi olan Aksa Akrilik, küresel ekonomideki dalgalanmalara ve tekstil sektöründeki zorlu piyasa koşullarına rağmen 2025 yılında büyüme odağını korudu. Şirket, ileri malzeme teknolojileri, savunma sanayii uygulamaları ve enerji çözümleri gibi katma değerli alanlara yaptığı yatırımlarla üretim kabiliyetini güçlendirdi, teknoloji altyapısını geliştirdi ve ihracat kapasitesini artırdı. Bu yatırımlar sonucunda şirket, Türkiye’nin sanayi dönüşümünde üstlendiği stratejik konumunu daha da pekiştirdi. "Türkiye’nin sanayi dönüşümünde daha etkin rol üstleneceğiz" Belirsizliklere rağmen üretimden, yatırımdan ve Türkiye’ye değer oluşturmaktan vazgeçmediklerini vurgulayan Aksa Akrilik Genel Müdürü Didem Tunçbilek, "Stratejimizin merkezinde büyüme, yenilik ve üretim becerimiz var. Yüksek katma değerli ürünlerde ilerliyor, karbon elyaf ve kompozit gibi stratejik alanlara yatırım yapıyoruz. Ar-Ge gücümüz, ileri teknoloji yatırımlarımız ve yerlileştirme alanındaki kararlı adımlarımızla Türkiye’nin sanayi dönüşümünde daha etkin rol üstleneceğiz" şeklinde konuştu. Tunçbilek, 2025 yılını şirketin büyüme stratejisinin somut yatırımlarla desteklendiği ve global pazardaki konumunun güçlendiği bir yıl olarak kapatacaklarını belirtti. Mithra yatırımıyla ileri malzemelerde stratejik kapasite oluşturuldu 2025 yılının, büyüme stratejilerinin somut yatırımlarla hayata geçirildiği ve ileri malzeme teknolojilerine odaklanılan bir dönüşüm yılı olduğunu belirten Tunçbilek, "2025 yılında hem savunma sanayii sektörüne, hem de yüksek performans gerektiren sektörlere hizmet eden süper elyaflardan Ultra Yüksek Moleküler Ağırlıklı Polietilen Elyaf (UHMWPE) ürünü için de yeni bir tesis yatırımı yapıldı. Mithra markasıyla pilot ölçekte üretimi devam eden elyafımız; kurşun geçirmez yelekten ağır yük halatlarına kadar pek çok alanda kullanılıyor. UHMWPE elyaf ve balistik kumaş üretimini yerli olarak gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz proje kapsamında 30 milyon dolara yakın yatırım yaptık. Üretimin, ilk aşamada 350 ton kapasiteyle başlamasını ve kademeli olarak 500 tona çıkarılmasını planlıyoruz. Çelikten 15 kat daha güçlü ve 10 kat daha hafif olan bu malzemenin yerlileştirilmesi, Türkiye’nin savunma sanayisinde kritik bir boşluğu doldururken, stratejik malzemelerde yerlileşme yolunda da önemli bir adım niteliği taşıyor. Diğer taraftan, savunma sanayii sektörüne hizmet veren yerli firmalara da destek sunmuş olacağız" dedi. Aksa Carbon ile karbon elyafta yerli üretim gücü artırıldı Şirketin, 2025 yılında yüzde 50 ortağı olduğu DowAksa’nın tamamını devraldığını ve Aksa Carbon adıyla tamamen yerli sermaye yapısına taşıdığını hatırlatan Tunçbilek, "Karbon elyaf üretiminde Türkiye’nin global ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedefleyen bu satın alma, rüzgâr enerjisi, uzay-havacılık ve savunma sanayii gibi stratejik sektörlerde yüksek teknoloji kullanılarak üretim yapılmasını destekliyor. Aksa Carbon ile, Türkiye’nin savunma sanayiine daha yüksek katma değer sağlamayı, uluslararası sanayi kuruluşlarına güçlü çözümler sunmayı ve karbon elyaf alanındaki dışa bağımlılığı bitirmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu. ’’Aksa Composites ile kompozit sektöründe dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyoruz’’ Tüm bunlara paralel olarak, geçtiğimiz yıl ileri malzeme stratejilerinin bir parçası olarak Epsilon Kompozit’in kalan yüzde 54 hissesini satın alarak şirketin tamamını Akkök Holding bünyesine kattıklarının altını çizen Tunçbilek şunları söyledi: "Havacılık ve savunma sanayii için kompozit parça üretimi yapan şirket, birleşmenin ardından Aksa Composites adıyla faaliyetlerine devam ediyor. Şirket, ülkemizin yerli savunma şirketleri ile uluslararası sanayi kuruluşlarına katkısını artırırken kompozit sektöründe dışa bağımlılığı azaltarak ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacak." Enerji iş kolu yeniden yapılandırılarak Akset Enerji kuruldu 2024 yılı sonunda başlattığı yeniden yapılanma süreciyle birlikte, enerji iş birimini bağımsız bir yapıya dönüştürerek Akset Enerji Üretim A.Ş.’yi hayata geçirdiklerini belirten Tunçbilek, "Akset, Aksa’nın kalite ve mühendislik kültürünü temel alarak; sadece kampüsümüzde değil, daha geniş bir müşteri portföyünde de çözüm ortağı olabilecek bir şirket olarak konumlandı. Şirket, sahip olduğu uzmanlıkla sektörde rekabet avantajı sağlayarak, hammadde sahası ve liman altyapısını daha etkin kullanarak yeni iş alanları oluşturmayı hedefliyor" diye konuştu.
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:56
Kars’ta konut satışları canlandı: Eylül ayında 542 konut el değiştirdi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Kars’ta konut satışları hareketli bir Eylül ayı geçirdi. Kentte 2025 yılının Eylül ayında toplam 542 konut satışı gerçekleşti. Açıklanan rakamlar, Kars emlak piyasasında önemli bir canlılık yaşandığını gösteriyor. Türkiye genelinde Eylül ayında 150 bin 657 konut satılırken, Kars da bu hareketliliğe kendi payına düşen katkıyı sağladı. Öte yandan, yılın ilk 9 aylık (Ocak-Eylül) döneminde Türkiye genelindeki konut satışları bir önceki yıla göre yüzde 19,2 oranında artış gösterdi. Kars’taki satış verileri de, genel piyasa eğilimine paralel bir canlanma yaşandığına işaret ediyor. Satışlardaki artışın, Kars ekonomisine de olumlu katkı sağlaması bekleniyor. Ayrıca Kars’ında aralarında bulunduğu TUİK Kars Bölge Müdürlüğü’ne bağlı illerde Eylül ayında konut satışları şöyle sıralandı. Ağrı’da 417, Iğdır’da 231 ve Ardahan’da Eylül ayında 70 konut satıldı. Bölge illeri arasında ise Kars 542 konut satışı ile ilk sırada yer aldı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:54
Aydın’ın kayıtlı işgücü sayısı belli oldu
Türkiye’nin önemli tarım ve sanayi kentlerinden olan Aydın’da yılın son İstihdam Kurulu Toplantısı yapıldı. Toplantıda il genelinde kayıtlı işgücü sayısının 86 bin 982 olduğu, 70 bin 18 kişinin ise iş başvurusu yaptığı belirtildi. Aydın İl İstihdam Kurulu Mesleki Eğitim Kurulu 2025 yılı 4. Olağan Toplantısı, Aydın Vali Yardımcısı Meral Uçar başkanlığında gerçekleştirildi. Aydın’ın işgücü istihdam ve mesleki eğitim ihtiyacını tespit etmek, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları ile işletmelerde yapılacak mesleki eğitim ve istihdam konularında etkinlik ve verimliliği artırmak amacıyla düzenlenen toplantıda Aydın genelindeki işgücü sayısı açıklandı. Temmuz 2025 verilerine göre Aydın genelinde toplam 32 bin 917 iş yerinin 197 bin 349 çalışanı bulunuyor. 0-9 arası çalışanı bulunan iş yeri sayısı 29 bin 653 olurken, 10-49 arası çalışanı olan iş yeri sayısı 2 bin 813, 50 ve üzeri çalışanı bulunan iş yeri sayısı ise 451 oldu. Aydın, Denizli, Muğla illerini kapsayan TR32 bölgesi verilerine göre 2024 yılında işgücüne katılma oranı yüzde 55,6, istihdam oranı yüzde 51,1 olarak gerçekleşirken, işsizlik oranı ise yüzde 8,2 oldu. 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla 41 bin 799’u erkek, 45 bin 183’ü kadın olmak üzere toplam 86 bin 982 kayıtlı işgücü bulunurken, 2025 Ocak-Eylül döneminde iş bulma kurumuna 70 bin 18 kişi başvuruda bulundu. İŞKUR’a kayıtlı özel sektör işyerlerinden toplam 31 bin 898 açık iş ilanı alınırken, 2025 Ocak-Eylül döneminde 673’ü engelli olmak üzere toplam 22 bin 656 iş arayanın işverenlerle eşleşmesi sağlandı. 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde danışmanlık kapsamında yapılan görüşme sayısı 28 bin 482, özel sektör iş yeri ziyareti sayısı 7 bin 41, grup görüşmesi öğrenci sayısı ise 6 bin 885, İş Kulübü katılımcı sayısı bin 153 olarak gerçekleşti. Ayrıca Engelli İş Koçluğu hizmetinden Ocak-Eylül 2025 döneminde 2 bin 88 kişi faydalanırken, 673 engelli vatandaş işe yerleştirildi. Aydın’da 2025 Ocak-Eylül döneminde düzenlenen Aktif İşgücü Programı çerçevesinde 244 adet İşbaşı Eğitim Programı’ndan toplam 941 kişi faydalanırken, 36 adet Toplum Yararına Program’dan (TYP) toplam bin 270 kişi faydalandı. Eylül 2024 yılı itibarıyla hayata geçen İşgücü Uyum Programları kapsamında 36 ayrı programdan bin 425 kişi faydalandı. 70 adet Kadın İstihdamı İçin Pozitif Ayrımcılık Projesi’nden (KİPAP) 143 kişi, Nitelikli İşgücü Yetiştirme Programı’ndan (NİYEP) 50 kişi faydalandı. 2025 yılı kurs ve işbaşı eğitim programları 479, toplum yararına programlar ve işgücü uyum programları 441, kadın istihdamı için pozitif ayrımcılık programları ise 55 defa denetim kurulu tarafından denetlendi. "541 milyon işsizlik ödeneği yapıldı" Aydın’da 2025 yılı Ocak-Eylül ayları arasında İşbaşı Eğitim, NİYEP, KİPAP programları için 60 milyon 50 bin 119 TL, Toplum Yararına Programlar için 84 milyon 906 bin 652 TL, İşgücü Uyum ve Gençlik Programları için 263 milyon 131 bin 799 TL olmak üzere kurs ve programlar için toplamda 408 milyon 88 bin 571 TL ödeme yapıldı. İşsizlik Sigortası Fonu çerçevesinde ise Aydın’da 2025 Ocak-Eylül döneminde 13 bin 430 kişi işsizlik ödeneğinden faydalanırken, bu kişilere toplamda 541 milyon 820 bin 918 TL ödeme yapıldı. Engelli ve eski hükümlü hibe projeleri çerçevesinde ise 2025 yılında 42 proje başvurusu yapılırken, projelerin 37’si kabul edildi. 8 tanesi iş yerini açarken, 17 projede ise iş yeri açma süreci devam ediyor.
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:51
Sadıkoğlu: "Dördüncü geçici vergi dönemi yeniden gelmemeli"
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, yeni torba kanun teklifinde yer alan dördüncü geçici vergi döneminin yeniden gelmesi maddesinin işletmelere yeni yükler yükleyeceğini söyledi. Sadıkoğlu, bu maddenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek üç yıl önce kaldırılan uygulamanın yeniden gelmemesini talep etti. 7 Ekim 2025 tarihinde TBMM’ye sunulan "Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" ile yapılması planlanan vergi düzenlemelerini değerlendiren Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, kanun teklifindeki birçok maddenin iş dünyasının yükünü almak yerine yeni yükler yükleyeceğini söyledi. Özellikle dördüncü geçici vergi döneminin yeniden uygulanacak olmasının işletmeleri zora sokacağını belirten Sadıkoğlu, "Torba yasa taslağına göre dördüncü geçici vergiyi tekrar geri döndüren madde 2025 yılı kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Hal böyle olunca 2025/4 dönem geçici vergi beyannamelerinin 17 Şubat 2026 tarihine kadar verilmesi gerekecek. Ne işletmelerimiz ne de mali müşavirlerimiz bu duruma hazır değil. Depremlerden büyük yaralar alan ve ayağa kalkma mücadelesi veren işletmelerimiz için yeni teşvikler ve düşük faizli krediler beklerken bu denli yükler gelmesi toparlanma sürecimizi olumsuz etkiliyor. Üç yıl önce kaldırılan dördüncü geçici vergi döneminin yeniden gelmesini anlayamıyoruz. Üyelerimiz bu uygulamanın yeniden hayata geçmemesini talep ediyor. Talebimizi hazırladığımız resmi yazı ile Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere ilgili bakanlıklara gönderdik. Sürecin takipçisi olacağız" diye konuştu.
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:43
Turizmciler, İş Bankası’nın desteğiyle düzenlenen Antalya Turizm Fuarı’nda buluştu
Antalya Turizm Fuarı’nın açılışında konuşan İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, "İştirakimiz Softtech ile birlikte geliştirdiğimiz; acentelere, otellere ve tur operatörlerine yönelik Turizm Dijital Platformu’nu birkaç hafta içerisinde sektörün kullanımına sunacağız" dedi. Dünyanın farklı noktalarından gelen turizm profesyonellerini buluşturan ve bu yıl 7’ncisi düzenlenen Antalya Turizm Fuarı, Antalya Expo Center’da başladı. İş birliklerine olanak sağlamasının yanı sıra yeni ürün ve hizmetlerin tanıtımının yapıldığı fuarın ana sponsorluğunu bu yıl da Türkiye İş Bankası üstlendi. "Yol arkadaşı ve çözüm ortağı olmayı taahhüt ediyoruz" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz açılışta yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin kalkınmasında özellikle döviz girdisi ve cari açık bakımından en önemli sektörler arasında yer alan turizme stratejik önem verdiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sektörün sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda dönüşümünü desteklemek için yenilikçi finansman modelleri, yeşil yatırımlar ve dijital çözümlerle turizmcilerin yanındayız. Yalnızca bir finansman kaynağı değil, bir yol arkadaşı, bir çözüm ortağı olmayı taahhüt ediyoruz. 2023 Kasım ayında sektöre 2 yıl içinde ilave 1 milyar dolar kaynak aktararak toplam aktarılan kaynakta 2 milyar dolar seviyesine ulaşacağımıza yönelik verdiğimiz sözümüzü 2 yıl dolmadan yerine getirmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz." Turizm Dijital Platform Türkiye’nin en çok turist ağırlayan ili olan ve turizmin başkenti olarak nitelendirilen Antalya’nın, istihdam, gıda, ulaşım ve hizmet sektöründe ülke ekonomisi için önemli bir katma değer oluşturduğunu belirten Yılmaz, "2026 sonuna kadar sektörde gerçekleşmesi beklenen 2,38 milyar dolar tutarındaki yeni otel ve renovasyon yatırımlarının finansmanına destek olabilecek finansal güçte ve kararlılıktayız. Yatırımların bütçesinin yüzde 31’lik kısmının, yani yaklaşık 800 milyon doların, Antalya’daki otel projelerinden oluşması buradaki potansiyelin önemini ortaya koyuyor" dedi. Turizmin ülkenin cari işlemler dengesine; 2024 yılında 48,95 milyar dolar, 2025 Ağustos döneminde 32,7 milyar dolarlık net seyahat geliri katkısı olduğunu belirten Yılmaz, sektöre yönelik olarak bankanın iştiraki Softtech ile birlikte bir Turizm Dijital Platformu geliştirdiklerini; acentelerin, otellerin ve tur operatörlerinin kullanabileceği platformun birkaç hafta içerisinde sektörün kullanımına sunulacağını söyledi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:36
Kadın girişimciliğine yenilikçi dokunuş
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından 2025 yılı için belirlenen "Kadın Girişimciliği ve Kadın İstihdamı" teması doğrultusunda, bölgedeki yenilikçi projelere destek vermeye devam ediyor. Sosyal Kalkınma ve Girişimcilik Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen ve Karadeniz İlleri Kadın Platformu Derneği tarafından yürütülen "Amazon Kadınları Girişimci Köyü Projesi"nde, 50’den fazla girişimci ve girişimci adayı kadını bir araya getiriyor. Katılımcılar, 28 gün ve 90 saatlik yoğun bir eğitim ve danışmanlık süreciyle iş fikirlerini olgunlaştırıyor. Proje uygulamaları sürerken, OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, Sosyal Kalkınma ve Girişimcilik Birim Başkanı Sümer Çakır ve Uzman Hüseyin Akın Uğurlu program katılımcılarını ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Eğitim sürecinde; markalaşma stratejisi geliştirme, tasarım ve satış kanallarının güçlendirilmesi, fikri mülkiyet hakları ve marka tescili, marka yönetimi ve sürdürülebilirlik gibi başlıklarda kapsamlı içerikler ele alınıyor. Program sonunda katılımcılar, öğrendiklerini yansıtan final projeleriyle süreçlerini tamamlayacak.
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:07
Trendyol’un Kasım kampanyaları bu yıl 15 ülkede birden gerçekleşecek
Kasım kampanyalarını, faaliyet gösterdikleri ülkelerde de yapacaklarını belirten Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, "Bugün yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa, Körfez ülkeleri ve Azerbaycan’ı kapsayan 35 ülkenin en büyük e-ticaret ekosistemiyiz. Kasım kampanya döneminde 15 ülkede eş zamanlı gerçekleştireceğimiz kampanyalarla Türk üreticilerinin ürünlerini dünya vitrinine taşıyacağız" dedi. Gelenekselleşen Trendyol İş Ortakları Zirvesi, yüzlerce iş ortağının katılımıyla bu yıl 6’ncı kez gerçekleştirildi. Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan’ın katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, şirketin 15 ülkede eş zamanlı düzenleyeceği Kasım kampanyaları, Türk üreticilerini küresel pazarlarda güçlendirecek e-ihracat hamleleri ve yapay zeka destekli teknolojik yenilikler öne çıktı. Etkinlikteki konuşmasında Trendyol’un iş ortaklarıyla birlikte oluşturduğu ekosistemin gücüne vurgu yapan Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, "Yüz binlerce satıcının tek tıkla dünyanın birçok noktasına ulaşabildiği büyük bir ekosistemi birlikte inşa ediyoruz. Türkiye’de başlayan Trendyol hikayesi artık 40 milyondan fazla müşteriye, 250 binden fazla iş ortağına ve onlarca ülkeye uzanıyor. Birlikte büyüyor, birlikte başarıyoruz" dedi. E-ticaret platformunun 15 yıl önce başlayan yolculuğunun, iş ortaklarıyla birlikte gurur duyulacak bir noktaya geldiğini ifade eden İnan, "Bugün yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa, Körfez ülkeleri ve Azerbaycan’ı kapsayan 35 ülkenin en büyük e-ticaret ekosistemiyiz. Kasım kampanya döneminde 15 ülkede eş zamanlı gerçekleştireceğimiz kampanyalarla Türk üreticilerinin ürünlerini dünya vitrinine taşıyacağız" açıklamasında bulundu. Kasım kampanyaları 15 ülkede eş zamanlı gerçekleşecek Yapılan açıklamaya göre, bu yıl da Kasım kampanyalarını Türkiye ile birlikte 15 ülkede eş zamanlı olarak hayata geçirecek olan e-ticaret platformu, kampanya döneminde 20 milyonu yurt dışından olmak üzere toplam 130 milyon ürünü müşterilerle buluşturmayı hedefliyor. E-ticaret platformu ayrıca, iş ortaklarına Trendyol karşılamalı kampanyalar, pazarlama destekleri, erken ödeme avantajları ve özel kredi imkanları sunarak satıcı ekosistemini desteklemeye devam edecek. E-ticaret platformunu Türkiye’de yakaladığı başarının yurt dışındaki tüm adımların temelini oluşturduğunu söyleyen İnan, "Aldığımız her sipariş ülkemiz için katma değer anlamına geliyor. Hedefimiz, bu Kasım’da da rekorlar kırarken, sürdürülebilir e-ihracat büyümesini birlikte inşa etmektir" dedi. Türkiye’nin hikayesi sınırların ötesine taşınıyor E-ihracatın şirketin stratejisindeki önemine dikkat çeken İnan, "Her sipariş bu topraklardaki markaların hikayesini, üreticilerin emeğini müşterilerimizle buluşturuyor. Amacımız, bu hikayeleri sınır ötesine taşıyarak Türkiye’nin e-ihracat başarısını dünyaya anlatmaktır. Bu yolda iş ortaklarımızla birlikte yürümekten gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu. Açıklamaya göre e-ticaret platformu, kısa süre önce Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile e-ihracat alanında bir stratejik iş birliği anlaşması imzalayarak, ‘Made in Türkiye’ imzalı ürünlerin küresel pazarlardaki temsilini güçlendirmek adına önemli bir adım attı. Son 3 yıldır Türk satıcıların ürünlerini yurtdışı pazarlara ulaştırmak için çok büyük yatırımlar yapan e-ticaret platformu Berlin, Bakü, Riyad ve Dubai’de ofisleri, Romanya, Riyad ve Dubai’de depoları bulunuyor. Şirket, İGA İstanbul Havalimanı’nda devreye alınacak yeni E-İhracat Lojistik Merkezi ile Türkiye’nin küresel ticaretteki rekabet gücünü daha da artıracak. Yapay zeka ile satıcılar için yeni dönem başlıyor İnan, Trendyol’un satıcılarına sunduğu teknolojik altyapı ve yapay zeka destekli çözümlerden de bahsetti. "Geliştirdiğimiz yerli yapay zeka modelleri sayesinde ürün bilgilerini farklı dillere otomatik olarak çeviriyor, kampanyaları kültürel duyarlılıklara göre tasarlıyoruz. Ortak adını verdiğimiz yeni yapay zeka ürünümüz ise satıcılarımızın verilerini analiz ederek önerilerde bulunuyor, hatta izinleri dahilinde otomatik aksiyonlar alabiliyor ve raporluyor. Böylece iş ortaklarımızın dijitalleşme süreçlerini hızlandırıyoruz" diyen İnan, teknolojiyle Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük etmeye devam edeceklerini aktardı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:55
AXA Global CEO’su Buberl: "Türkiye’ye yatırım yapmaya devam edeceğiz"
AXA Global CEO’su Thomas Buberl, "Türkiye’de çok büyük fırsatlar var ve biz bu fırsatlara yatırım yapmaya devam edeceğiz" dedi. AXA Türkiye, önemli bir uluslararası buluşmaya ev sahipliği yaptı. AXA Global CEO’su Thomas Buberl ve International Markets İcra Kurulu Üyeleri, İstanbul’da gerçekleştirilen toplantılar ve Genel Müdürlük binasında yapılan görüşmelerin ardından AXA Türkiye çalışanlarıyla bir araya geldi. AXA Global CEO’su Thomas Buberl, yaptığı konuşmada AXA Türkiye’nin performansına ve vizyonuna dikkat çekerek, şirketin Grup içinde öne çıkışını teknoloji alanındaki gücü, insana yaptığı yatırımlar ve Türkiye’de bulunan fırsatlar olmak üzere üç temel noktayla özetledi. Buberl, ilk olarak AXA Türkiye’nin son yıllarda yakaladığı ivmeye değinerek, "Türkiye’ye son ziyaretimden bu yana şirketin CEO’su Yavuz Ölken’in liderliğinde ulaştığı nokta çok tatmin edici. AXA Türkiye, Grup içinde başarısıyla örnek teşkil ediyor ve her zaman daha da iyisini yapma tutkuları hepimize heyecan veriyor. Özellikle müşteriyi, acenteyi merkeze alan ve empati güvencesi ile zenginleşen çözümler, büyük veri ve yapay zeka alanlarında ortaya çıkan sonuçlar çok dikkat çekiyor" dedi. AXA Türkiye’nin güçlü teknoloji altyapısının birçok ülke ve şirketin örnek almak istediği bir düzeyde olduğunu vurgulayan Buberl, şirketin mevcut imkânlarla yetinmeyip, risk alarak yeni çözümler deneme cesaretinden etkilendiğini ifade etti. Konuşmasının devamında AXA Türkiye’nin 2030 vizyonu doğrultusunda insan kaynağına yaptığı yatırımların uzun vadeli başarısındaki kritik rolüne dikkat çeken Buberl, "Geleceğe hazırlanmak yalnızca finansal hedeflerle mümkün değildir; bunun yanı sıra, yeni nesilleri doğru bir şekilde eğitmek, onlara gerekli becerileri kazandırmak ve gelişimlerine katkı sağlamak, bu yolculukta en önemli adımlarımızdan biri olacaktır" dedi. Buberl, bu noktada AXA Yetkinlik Akademisi (AYA) girişimini örnek göstererek, "2030 vizyonumuzu sahiplenmenizi takdir ediyorum çünkü bu vizyon, sadece şirketimizin geleceğini değil, aynı zamanda genç nesillerin potansiyelini en iyi şekilde ortaya koyacak yatırımlarımızı da içeriyor" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de çok büyük fırsatlar var ve biz bu fırsatlara yatırım yapmaya devam edeceğiz" Son olarak Buberl, AXA Türkiye’nin stratejik önemi ve büyüme potansiyeline değindi. "Türkiye’de çok büyük fırsatlar var ve biz bu fırsatlara yatırım yapmaya devam edeceğiz" diyen Buberl, AXA Türkiye’nin hem Grup içinde yükselen rolünü hem de Türkiye’de sigorta sektörüne ve topluma duyduğu güçlü bağlılığı bir kez daha vurguladı. Sigorta Haftası ile aynı dönemde gerçekleşen etkinlikte, AXA Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme yolculuğundaki kararlılığını ve geleceğe yönelik vizyonunu ortaya koyduğu belirtildi. Buberl sözlerini, "AXA Türkiye’nin ilham veren yolculuğunun başarılarla dolu bir geleceğe dönüşeceğine AXA Grubu olarak inanıyoruz. Bu yolculukta tüm imkanlarımızla destek olmaya hazırız" diyerek tamamladı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:41
AB tescilli Suruç narında hasat dönemi başladı
Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaret tescilli Suruç narında hasat dönemi başladı. Ağaçlardan toplanan narların mayhoş olarak tabir edilen ekşi olanları Avrupa ülkelerine tatlı olanları ise Arap ülkelerine gönderiliyor. Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde bu yıl kurak geçen sezona rağmen nar üreticileri, bereketli bir hasat yapmanın sevincini yaşıyor. Bahçelerden toplanan narlardan tadı güzel olanlar başta Avrupa ve Arap ülkeleri olmak üzere yurt dışına ihraç edilirken bazıları ise yurt içindeki tüketicilere ulaştırılıyor. Tadı ekşi olanlar ise nar ekşisine dönüştürülüyor. Küçük atölyelerde ya da evlerdeki geleneksel metotlarla hazırlanan nar ekşisi de yurt dışı ve yurt içinde pazarlanıyor. Halk tarafından çok tercih ediliyor Gıda Yüksek Mühendisi Mustafa Erdal, Suruç narının sadece taze meyve olarak değil, sanayiye kazandırılması gerektiğini vurgulayarak, "Suruç narının kendine has tadı, mayhoş özelliği, ekşiliği, antioksidan ve fenolik maddenin varlığından dolayı gerek kolesterol, gerek şeker hastaları üzerinde olumlu etkileri bulunduğundan halkımız tarafından çokça tercih edilmektedir. Bunun sadece taze tüketim olarak değil de konsantre ederek de yıl boyunca ulaşılabilir bir ürün olmasını istiyoruz. Belli başlı küçük işletmeler veya aileler tarafından narlar hasat edildikten sonra yıkanıp tane haline getiriliyor. Daha sonra küçük makinelerle presleniyor. Bekletilip süzüldükten sonra sonra elde edilen aroma nar ekşisi haline getiriliyor" dedi. Mayhoş olanları Avrupa’ya, tatlı olanları Arap ülkelere Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin, Suruç narının bölgenin iklim ve toprak yapısına uyumlu bir ürün olduğunu belirterek Türkiye’nin nar üretimindeki konumuna dikkat çekti. Yetiştirilen narların yüzde 20’sinin yurt dışına ihraç edildiğini söyleyen Bilgin, "Türkiye nar üretiminin yaklaşık yüzde 20’sini ihraç ediyor. Ülkemizde yaklaşık 650 bin ton nar üretimi gerçekleşmektedir. Bunlardan en fazla üretim yapan illerden biri Antalya’dır. Daha sonra ise Şanlıurfa gelmektedir. Şanlıurfa’da her yıl ortalama 10 bin ton nar elde edilmektedir ve biz bunları dışarıya ihraç ediyoruz. Özellikle mayhoş olanları Almanya gibi AB ülkelerine, tatlı narları da Arabistan ve Irak gibi ülkelere ihraç ediyoruz. Bu yıl sezon kurak geçti, Suruç narı dayanıklı yapısı sebebiyle olumsuzlukları ortadan kaldırdı" ifadelerini kullandı. Bilgin, "Suruç narı 2021 yılında Türkiye Türk Patent Enstitüsü tarafından 2023 yılında ise AB tarafından coğrafi işaret almıştı. Suruç narı, Şanlıurfa’nın AB tarafından tek tescilli ürünü olarak kayıtlara geçmiştir. Bu noktada ekonomik değere katkı sağlamak açısından çiftçilere yönelik hibelerin arttırılmasını talep ediyoruz" diye konuştu. Suruç narının iri taneli, ince kabuklu ve ekşi, tatlı dengesiyle diğer nar çeşitlerinden ayrıldığını ifade eden Bilgin, ürünün hem sofralık hem de sanayi tipi üretimde tercih edildiğini belirtti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder