Son Dakika
|
Türkiye’nin konuştuğu olayda sanık İzzet Kalyon yaşananları anlattı
Sedef Güler cinayeti davasında karar!
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
Silahlı saldırganı etkisiz hale getiren cesur taksici o anları anlattı
Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada
Kene nedeniyle hayatını kaybetti
Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ suçundan yargılanmasına başlandı
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
La Liga’da şampiyon Barcelona
İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Fidan, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Al Thani ile bir araya geldi
Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Schmidt’in görevinden ayrılacağı duyuruldu
Trump, Oval Ofis’teki etkinlik sırasında uyukladı
TFF’den A Milli Takım aday kadrosu haberlerine yalanlama
Aziz Yıldırım’dan birleşme manifestosu
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Belçikalı mevkidaşı ile görüştü
Albayrak: "Uluslararası sistemin meşruiyetini yitirdiğinin en büyük kanıtı Gazze’dir"
EKONOMİ
Bakan Bayraktar: "Enerji, kalkınmanın ve milli güvenliğin temel unsurudur"
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:06:30
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji geleceğinde nükleer projelerin kritik rol üstlendiğini belirterek, "Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde ENKA Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin açılışında yaptığı konuşmada enerjinin kalkınma, milli güvenlik ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin enerji alanında güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Türkiye’nin yeni enerji vizyonunda nükleer projelerin stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek adına doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımları birlikte hayata geçirerek daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha bağımsız bir enerji sistemi inşa ettiklerini ifade etti. "Türkiye’nin bu yeni enerji mimarisinde" Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak da enerji talebimiz her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendi ile karşı karşıyayız. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli otomobiller Hepsi daha fazla, kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmak zorundayız. Bu yıl, Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye’nin bu Yeni enerji mimarisinde Yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız, Doğal gaz ve elektrik altyapımızı güçlendireceğiz, Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, Enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’yi enerjide bir merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Doğal gaz santralleri arz güvenliğimizin adeta güvencesi" Bakan Bayraktar, "Enerji politikalarımızı şekillendiren üç temel önceliğimiz var: Arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda. Bunun yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde tarihi bir hamle gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Ancak burada altını çizmemiz gereken çok önemli bir şey var. Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynaklardır. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan ve 60 milyon insanı etkileyen kesintiler, sadece yenilenebilir enerjiye bağlı risklerini göstermiş oldu. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri, 7 gün 24 saat, hava şartlarında bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin esnekliğini dengeleyen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santralleridir. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumundadır" şeklinde konuştu. "Türkiye enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor" Bakan Bayraktar, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:42
Ülker, 2026 yılı ilk çeyrek finansallarını açıkladı
Türkiye’nin lider gıda şirketlerinden Ülker Bisküvi, 2026 yılının ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciro ile bitirdi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:42
Besler, yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosunu KAP’a bildirdi
Türkiye’de, gıda sektörünün öncü şirketlerinden Besler, 2025 yılındaki başarılı performansını 2026’ya taşıyarak, yılın ilk çeyrekteki konsolide cirosunu 9,4 milyar TL’ye yükseltti. Brüt kârı 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada ve margarin pazarlarındaki güçlü sektör liderliğini korudu. Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Şirket, geçen yılın aynı dönemine kıyasla konsolide ciro ve kârlılığını artırarak istikrarlı büyümesini sürdürdü. Güçlü operasyonel yapısı ve verimlilik odaklı yaklaşımıyla Besler’in yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosu, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 3,7 artarak 9,4 milyar TL oldu. Brüt kârı yüzde 2,9 artışla 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler’in, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK), ise yüzde 5,1 artışla 1,3 milyar TL oldu. FAVÖK marjı da yüzde 13,5’e yükseldi. Besler, 2026’nın ilk üç ayında 708 milyon TL ihracat geliri elde etti. Besler, bu yıla ilişkin finansal öngörülerini kamuoyuyla paylaşarak sürdürülebilir büyüme hedeflerine olan güvenini ortaya koydu. Şirket, sene sonu hasılat büyüme beklentisini 1 puan sapma payıyla yüzde 3, FAVÖK marjı beklentisini ise 1 puan sapma payıyla yüzde 13,5 olarak açıkladı. Yıldız Holding bünyesinde oluşturulan Gıda Grubu yapılanmasıyla organizasyonunu daha da güçlendiren Besler; zengin marka portföyü, üretim gücü ve sektör deneyimiyle sektördeki öncü konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyor. Yaklaşık 63 milyon tabakta 20 milyon haneye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada SuperFresh yüzde 34, margarinde ise Bizim Yağ ve Terem markalarıyla toplam yüzde 68,6’luk pazar payı ve üretim gücüyle sektör liderliğini korudu. Tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt satış performansına olumlu yansıdı 2026’nın ilk üç aylık döneminde, şirketin tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren ürün stratejisi ve kategori odaklı yaklaşımı, satış performansına da olumlu yansıdı. Besler’in lider markaları ile Ramazan dönemini de kapsayan ilk çeyrekte hayata geçirdiği iletişim faaliyetleri ve inovatif ürünleri tüketiciyle kurulan güçlü bağı destekledi. Yağ kategorisinden elde edilen hasılat 6,1 milyar TL olurken, dondurulmuş gıda ve konserve kategorilerinden elde edilen hasılat ise 3,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Yeni kategorilerin ve inovatif ürünlerin ciroya katkısı büyüyor Besler’in Türkiye’yi dondurulmuş gıda ile tanıştıran ve kategorinin liderlerinden olan markası SuperFresh, 2025’in son çeyreğinde giriş yaptığı hazır yemek kategorisinde inovatif ürünleriyle kısa sürede önemli bir ivme yakaladı. Tüketicilere evde restoran deneyimi sunan yeni Pizza Artizan, Gurme Mantı ve Lazanya ürünleriyle, YouGov Yılın İnovatif Ürünleri araştırmasında hazır yemek kategorisinde aldığı ödüller, SuperFresh’in inovasyondaki öncü konumunu tescilledi. Sürülebilir peynir kategorisinde ise Ülker Sürmix, 2026 yılının ilk çeyreğinde 400 bin haneye ulaşırken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla pazarın en hızlı büyüyen alt segmenti olan çeşnili sürülebilir peynir kategorisinde tonaj bazında yüzde 31 pazar payı elde etti. Besler, ticari performansını güçlendirmenin yanı sıra, sürdürülebilirlik alanındaki bütüncül yaklaşımını da geliştirmeyi sürdürdü. Bu kapsamda SuperFresh’in tarladan sofraya uzanan, toprağı korurken üretimde verimliliği ve israfı azaltmayı merkeze alan bütüncül "Döngüsel Bereket" modeli, şirketin tarımsal değer zincirinde uzun vadeli değer üretme vizyonunun önemli örneklerinden biri oldu. "İnovasyon ve sürdürülebilirlik odağında gıda sektörünün geleceğine öncülük ediyoruz" 2026 yılına güçlü bir finansal performans ve stratejik hedeflerimizle uyumlu bir büyümeyle başlangıç yaptıklarını vurgulayan Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç, "Besler olarak öncü markalarımız, verimli üretim anlayışımız ve inovatif ürün portföyümüzle istikrarlı büyüme hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. Hem ülkemizde hem de global pazarlarda varlığımızı güçlendirirken, geleceğin gıda ekosistemini şekillendirmek için çalışıyoruz. 2026 yılına Yıldız Holding Gıda Grubu çatısı altında organizasyonumuzu yeniden yapılandırarak güçlü bir başlangıç yaptık. Grup bünyesinde lider şirketlerimiz ve markalarımız ile gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümü için üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ürün geliştirmeye uzanan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyonu işimizin merkezinde tuttuğumuz ürün portföyümüzü sürekli geliştirirken; güçlü finansal yapımız, yüksek üretim kapasitemiz, Ar-Ge yatırımlarımız ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla gıda ekosisteminin geleceğine yön vermeye kararlıyız" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:43
Muş’ta aromasıyla öne çıkan karpuzun ekimine başlandı
Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde kendine has tat ve aromaya sahip olan karpuzun ekimine başlanırken, 2026 sezonunda 240 bin tonun üzerinde üretim hedefleniyor. Muş’ta yaz aylarında gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde lezzeti ve aromasıyla dikkat çeken karpuzun ekimine başlandı. Merkeze bağlı Arpayazı köyünde bulunan 200 dönümlük arazide yaklaşık 80 bin karpuz fidesi, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kadın işçilerin emeğiyle toprakla buluşturuldu. Türkiye’nin önemli karpuz üretim merkezlerinden biri haline gelen Muş Ovası’nda üreticiler, yeni sezon için yoğun mesaiye başladı. Verimli toprak yapısı ve iklim şartları sayesinde kaliteli ürün elde edilen bölgede, karpuz üretimi her geçen yıl artış gösteriyor. Özellikle yaz döneminde gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, Muş karpuzuna farklı bir tat ve aroma kazandırıyor. Kadın işçilerin büyük emek verdiği fide dikim çalışmalarında binlerce fide özenle toprakla buluşturulurken, üreticiler de sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre, 2025 yılında kent genelinde 30 bin 710 dekarlık alanda yapılan karpuz ekiminden 224 bin 616 ton ürün elde edilirken, 2026 üretim sezonunda yaklaşık 33 bin dekarlık alanda 240 bin tonun üzerinde karpuz üretimi hedefleniyor. Muş’ta üretimin artmasıyla birlikte karpuzun kent ekonomisine önemli katkı sunması beklenirken, 2026 sezonunda yapılacak üretimden yaklaşık 1,4 milyar TL ekonomik gelir elde edilmesi bekleniyor. Tarla sahibi Onur Çetin, babasıyla birlikte yaklaşık 15 yıldır çiftçilik yaptıklarını belirterek, şu anda 200 dönümlük karpuz tarlasında üretim yaptıklarını söyledi. Çetin, "Gördüğünüz üzere yeni teknolojik aletlerle bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. İnşallah daha da büyüteceğiz. Yaklaşık 20 kişilik bir ekibimiz var. Bu ekiple birlikte gece gündüz demeden çalışıyoruz. İnşallah işlerimizi daha da büyüteceğiz" dedi. Çetin, sabah saat 06.00’da başlayan mesainin akşam 18.00’e kadar sürdüğünü belirterek, "Tabii ki yoruluyoruz ama herkes işini aşkla ve zevkle yapıyor. Şu an gördüğünüz 200 dönümlük tarlada yaklaşık 80 bin fideyi ekim aşamasındayız. İnşallah en kısa zamanda bu fidelerin meyvesini almayı umut ediyoruz. Gördüğünüz gibi işimize dört elle sarılıyoruz ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Umut ediyoruz ki çok güzel ürünler elde edeceğiz" ifadelerini kullandı. Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının karpuza doğal bir tat ve aroma kattığını belirten Çetin, "Ayrıca mevsim şartlarından dolayı Türkiye’de en geç hasat edilen karpuzlardan biri oluyor. Bu nedenle de ürünümüze yoğun rağbet var. Bu durum bizim için de oldukça sevindirici oluyor. Mayıs ayının sonunda ekim yapıyoruz. Temmuz sonu ile Ağustos başı gibi de hasat başlıyor. Bu yaklaşık iki buçuk aylık süreç bizim için oldukça zorlu geçiyor. Ancak zorluğunun yanında severek yaptığımız bir iş olduğu için aynı zamanda keyifli de oluyor" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
10 Mayıs 2026 Pazar- 12:20
Çankırı’da dev bütçeli Teşvik Programı tanıtıldı
2
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:29
Adana’da erkenci kayısı hasadı başladı: Bahçede kilogramı 60-80 TL
3
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
4
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:12
ASO 2026 yılı Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı gerçekleşti
5
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:07
Trendyol’un Kasım kampanyaları bu yıl 15 ülkede birden gerçekleşecek
Kasım kampanyalarını, faaliyet gösterdikleri ülkelerde de yapacaklarını belirten Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, "Bugün yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa, Körfez ülkeleri ve Azerbaycan’ı kapsayan 35 ülkenin en büyük e-ticaret ekosistemiyiz. Kasım kampanya döneminde 15 ülkede eş zamanlı gerçekleştireceğimiz kampanyalarla Türk üreticilerinin ürünlerini dünya vitrinine taşıyacağız" dedi. Gelenekselleşen Trendyol İş Ortakları Zirvesi, yüzlerce iş ortağının katılımıyla bu yıl 6’ncı kez gerçekleştirildi. Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan’ın katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, şirketin 15 ülkede eş zamanlı düzenleyeceği Kasım kampanyaları, Türk üreticilerini küresel pazarlarda güçlendirecek e-ihracat hamleleri ve yapay zeka destekli teknolojik yenilikler öne çıktı. Etkinlikteki konuşmasında Trendyol’un iş ortaklarıyla birlikte oluşturduğu ekosistemin gücüne vurgu yapan Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, "Yüz binlerce satıcının tek tıkla dünyanın birçok noktasına ulaşabildiği büyük bir ekosistemi birlikte inşa ediyoruz. Türkiye’de başlayan Trendyol hikayesi artık 40 milyondan fazla müşteriye, 250 binden fazla iş ortağına ve onlarca ülkeye uzanıyor. Birlikte büyüyor, birlikte başarıyoruz" dedi. E-ticaret platformunun 15 yıl önce başlayan yolculuğunun, iş ortaklarıyla birlikte gurur duyulacak bir noktaya geldiğini ifade eden İnan, "Bugün yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa, Körfez ülkeleri ve Azerbaycan’ı kapsayan 35 ülkenin en büyük e-ticaret ekosistemiyiz. Kasım kampanya döneminde 15 ülkede eş zamanlı gerçekleştireceğimiz kampanyalarla Türk üreticilerinin ürünlerini dünya vitrinine taşıyacağız" açıklamasında bulundu. Kasım kampanyaları 15 ülkede eş zamanlı gerçekleşecek Yapılan açıklamaya göre, bu yıl da Kasım kampanyalarını Türkiye ile birlikte 15 ülkede eş zamanlı olarak hayata geçirecek olan e-ticaret platformu, kampanya döneminde 20 milyonu yurt dışından olmak üzere toplam 130 milyon ürünü müşterilerle buluşturmayı hedefliyor. E-ticaret platformu ayrıca, iş ortaklarına Trendyol karşılamalı kampanyalar, pazarlama destekleri, erken ödeme avantajları ve özel kredi imkanları sunarak satıcı ekosistemini desteklemeye devam edecek. E-ticaret platformunu Türkiye’de yakaladığı başarının yurt dışındaki tüm adımların temelini oluşturduğunu söyleyen İnan, "Aldığımız her sipariş ülkemiz için katma değer anlamına geliyor. Hedefimiz, bu Kasım’da da rekorlar kırarken, sürdürülebilir e-ihracat büyümesini birlikte inşa etmektir" dedi. Türkiye’nin hikayesi sınırların ötesine taşınıyor E-ihracatın şirketin stratejisindeki önemine dikkat çeken İnan, "Her sipariş bu topraklardaki markaların hikayesini, üreticilerin emeğini müşterilerimizle buluşturuyor. Amacımız, bu hikayeleri sınır ötesine taşıyarak Türkiye’nin e-ihracat başarısını dünyaya anlatmaktır. Bu yolda iş ortaklarımızla birlikte yürümekten gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu. Açıklamaya göre e-ticaret platformu, kısa süre önce Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile e-ihracat alanında bir stratejik iş birliği anlaşması imzalayarak, ‘Made in Türkiye’ imzalı ürünlerin küresel pazarlardaki temsilini güçlendirmek adına önemli bir adım attı. Son 3 yıldır Türk satıcıların ürünlerini yurtdışı pazarlara ulaştırmak için çok büyük yatırımlar yapan e-ticaret platformu Berlin, Bakü, Riyad ve Dubai’de ofisleri, Romanya, Riyad ve Dubai’de depoları bulunuyor. Şirket, İGA İstanbul Havalimanı’nda devreye alınacak yeni E-İhracat Lojistik Merkezi ile Türkiye’nin küresel ticaretteki rekabet gücünü daha da artıracak. Yapay zeka ile satıcılar için yeni dönem başlıyor İnan, Trendyol’un satıcılarına sunduğu teknolojik altyapı ve yapay zeka destekli çözümlerden de bahsetti. "Geliştirdiğimiz yerli yapay zeka modelleri sayesinde ürün bilgilerini farklı dillere otomatik olarak çeviriyor, kampanyaları kültürel duyarlılıklara göre tasarlıyoruz. Ortak adını verdiğimiz yeni yapay zeka ürünümüz ise satıcılarımızın verilerini analiz ederek önerilerde bulunuyor, hatta izinleri dahilinde otomatik aksiyonlar alabiliyor ve raporluyor. Böylece iş ortaklarımızın dijitalleşme süreçlerini hızlandırıyoruz" diyen İnan, teknolojiyle Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük etmeye devam edeceklerini aktardı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:55
AXA Global CEO’su Buberl: "Türkiye’ye yatırım yapmaya devam edeceğiz"
AXA Global CEO’su Thomas Buberl, "Türkiye’de çok büyük fırsatlar var ve biz bu fırsatlara yatırım yapmaya devam edeceğiz" dedi. AXA Türkiye, önemli bir uluslararası buluşmaya ev sahipliği yaptı. AXA Global CEO’su Thomas Buberl ve International Markets İcra Kurulu Üyeleri, İstanbul’da gerçekleştirilen toplantılar ve Genel Müdürlük binasında yapılan görüşmelerin ardından AXA Türkiye çalışanlarıyla bir araya geldi. AXA Global CEO’su Thomas Buberl, yaptığı konuşmada AXA Türkiye’nin performansına ve vizyonuna dikkat çekerek, şirketin Grup içinde öne çıkışını teknoloji alanındaki gücü, insana yaptığı yatırımlar ve Türkiye’de bulunan fırsatlar olmak üzere üç temel noktayla özetledi. Buberl, ilk olarak AXA Türkiye’nin son yıllarda yakaladığı ivmeye değinerek, "Türkiye’ye son ziyaretimden bu yana şirketin CEO’su Yavuz Ölken’in liderliğinde ulaştığı nokta çok tatmin edici. AXA Türkiye, Grup içinde başarısıyla örnek teşkil ediyor ve her zaman daha da iyisini yapma tutkuları hepimize heyecan veriyor. Özellikle müşteriyi, acenteyi merkeze alan ve empati güvencesi ile zenginleşen çözümler, büyük veri ve yapay zeka alanlarında ortaya çıkan sonuçlar çok dikkat çekiyor" dedi. AXA Türkiye’nin güçlü teknoloji altyapısının birçok ülke ve şirketin örnek almak istediği bir düzeyde olduğunu vurgulayan Buberl, şirketin mevcut imkânlarla yetinmeyip, risk alarak yeni çözümler deneme cesaretinden etkilendiğini ifade etti. Konuşmasının devamında AXA Türkiye’nin 2030 vizyonu doğrultusunda insan kaynağına yaptığı yatırımların uzun vadeli başarısındaki kritik rolüne dikkat çeken Buberl, "Geleceğe hazırlanmak yalnızca finansal hedeflerle mümkün değildir; bunun yanı sıra, yeni nesilleri doğru bir şekilde eğitmek, onlara gerekli becerileri kazandırmak ve gelişimlerine katkı sağlamak, bu yolculukta en önemli adımlarımızdan biri olacaktır" dedi. Buberl, bu noktada AXA Yetkinlik Akademisi (AYA) girişimini örnek göstererek, "2030 vizyonumuzu sahiplenmenizi takdir ediyorum çünkü bu vizyon, sadece şirketimizin geleceğini değil, aynı zamanda genç nesillerin potansiyelini en iyi şekilde ortaya koyacak yatırımlarımızı da içeriyor" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de çok büyük fırsatlar var ve biz bu fırsatlara yatırım yapmaya devam edeceğiz" Son olarak Buberl, AXA Türkiye’nin stratejik önemi ve büyüme potansiyeline değindi. "Türkiye’de çok büyük fırsatlar var ve biz bu fırsatlara yatırım yapmaya devam edeceğiz" diyen Buberl, AXA Türkiye’nin hem Grup içinde yükselen rolünü hem de Türkiye’de sigorta sektörüne ve topluma duyduğu güçlü bağlılığı bir kez daha vurguladı. Sigorta Haftası ile aynı dönemde gerçekleşen etkinlikte, AXA Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme yolculuğundaki kararlılığını ve geleceğe yönelik vizyonunu ortaya koyduğu belirtildi. Buberl sözlerini, "AXA Türkiye’nin ilham veren yolculuğunun başarılarla dolu bir geleceğe dönüşeceğine AXA Grubu olarak inanıyoruz. Bu yolculukta tüm imkanlarımızla destek olmaya hazırız" diyerek tamamladı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:41
AB tescilli Suruç narında hasat dönemi başladı
Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaret tescilli Suruç narında hasat dönemi başladı. Ağaçlardan toplanan narların mayhoş olarak tabir edilen ekşi olanları Avrupa ülkelerine tatlı olanları ise Arap ülkelerine gönderiliyor. Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde bu yıl kurak geçen sezona rağmen nar üreticileri, bereketli bir hasat yapmanın sevincini yaşıyor. Bahçelerden toplanan narlardan tadı güzel olanlar başta Avrupa ve Arap ülkeleri olmak üzere yurt dışına ihraç edilirken bazıları ise yurt içindeki tüketicilere ulaştırılıyor. Tadı ekşi olanlar ise nar ekşisine dönüştürülüyor. Küçük atölyelerde ya da evlerdeki geleneksel metotlarla hazırlanan nar ekşisi de yurt dışı ve yurt içinde pazarlanıyor. Halk tarafından çok tercih ediliyor Gıda Yüksek Mühendisi Mustafa Erdal, Suruç narının sadece taze meyve olarak değil, sanayiye kazandırılması gerektiğini vurgulayarak, "Suruç narının kendine has tadı, mayhoş özelliği, ekşiliği, antioksidan ve fenolik maddenin varlığından dolayı gerek kolesterol, gerek şeker hastaları üzerinde olumlu etkileri bulunduğundan halkımız tarafından çokça tercih edilmektedir. Bunun sadece taze tüketim olarak değil de konsantre ederek de yıl boyunca ulaşılabilir bir ürün olmasını istiyoruz. Belli başlı küçük işletmeler veya aileler tarafından narlar hasat edildikten sonra yıkanıp tane haline getiriliyor. Daha sonra küçük makinelerle presleniyor. Bekletilip süzüldükten sonra sonra elde edilen aroma nar ekşisi haline getiriliyor" dedi. Mayhoş olanları Avrupa’ya, tatlı olanları Arap ülkelere Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin, Suruç narının bölgenin iklim ve toprak yapısına uyumlu bir ürün olduğunu belirterek Türkiye’nin nar üretimindeki konumuna dikkat çekti. Yetiştirilen narların yüzde 20’sinin yurt dışına ihraç edildiğini söyleyen Bilgin, "Türkiye nar üretiminin yaklaşık yüzde 20’sini ihraç ediyor. Ülkemizde yaklaşık 650 bin ton nar üretimi gerçekleşmektedir. Bunlardan en fazla üretim yapan illerden biri Antalya’dır. Daha sonra ise Şanlıurfa gelmektedir. Şanlıurfa’da her yıl ortalama 10 bin ton nar elde edilmektedir ve biz bunları dışarıya ihraç ediyoruz. Özellikle mayhoş olanları Almanya gibi AB ülkelerine, tatlı narları da Arabistan ve Irak gibi ülkelere ihraç ediyoruz. Bu yıl sezon kurak geçti, Suruç narı dayanıklı yapısı sebebiyle olumsuzlukları ortadan kaldırdı" ifadelerini kullandı. Bilgin, "Suruç narı 2021 yılında Türkiye Türk Patent Enstitüsü tarafından 2023 yılında ise AB tarafından coğrafi işaret almıştı. Suruç narı, Şanlıurfa’nın AB tarafından tek tescilli ürünü olarak kayıtlara geçmiştir. Bu noktada ekonomik değere katkı sağlamak açısından çiftçilere yönelik hibelerin arttırılmasını talep ediyoruz" diye konuştu. Suruç narının iri taneli, ince kabuklu ve ekşi, tatlı dengesiyle diğer nar çeşitlerinden ayrıldığını ifade eden Bilgin, ürünün hem sofralık hem de sanayi tipi üretimde tercih edildiğini belirtti.
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:32
Van TSO "Kalitesi"ni tescilledi
Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO), 2 gün süren TS EN: ISO 9001 2015 Kalite Yönetim Sistemi ve 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi denetimlerini tamamlayarak, yeni dönem belge yenilemesini başarıyla gerçekleştirdi. 2007 yılından bu yana Kalite Yönetim Sistemi içerisinde yer alan Van TSO; Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Belgelendirme Merkez Başkanlığı Yönetim Sistemleri Baş Tetkikçisi Reşit Yazıcıoğlu tarafından gerçekleştirilen denetimlerden başarıyla çıktı. Denetim ile ilgili Van TSO’dan yapılan yazılı açıklamada, "Kurumsal olmanın gereği ve üyelerimize en iyi hizmeti vermenin gayreti ile çalışıyoruz. Kalite Yönetim Sistemi ile Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi kurumumuzun vazgeçilmezidir. Üyelerimize en iyi ve kaliteli hizmeti vermek için sürekli bir yenilenme çabası içindeyiz. Üyelerimize hizmet verirken, sistem gereği çalışanlarımızda sürekli eğitimlerle kendilerini geliştiriyor. Bu anlayış ile 2019 yılında hizmet standartları bakımından Van TSO, Türkiye’nin en iyi ikinci ticaret ve sanayi odası seçilmiştir" denildi. Denetimin açılış ve kapanış toplantılarına; Van TSO Yönetim Kurulu, Meclis Başkanı ile oda personelleri katılım sağladı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:28
’Folkart Arsa’ 5 Kasım’da satışa çıkıyor
Gayrimenkul sektöründe uzun yıllara dayanan deneyimi ve geniş ölçekli projeleriyle tanınan Folkart, tüm deneyimini, bilgi birikimini ve kalite anlayışını uygun fiyatlarla "FOLKART ARSA" markası adıyla satışa sunuyor. Folkart, hukuki açıdan sorunsuz, imar planı tamamlanmış tapulu arsaları satışa sunarak, arsa sahipliğini düzenli ve şeffaf bir sistem içinde mümkün kılmayı amaçlıyor. Bu adım, gayrimenkul piyasasında planlı ve güvenilir yatırım modellerine yönelik artan ilgiyi karşılamayı hedefliyor. Folkart geliştirdiği güvenilir bir iş modeli eşliğinde, bağımsız parsellerde villa imarlı arsaları 5 Kasım 2025 tarihinde satışa açıyor. Altyapısı hazırlanan, sosyal alanları tanımlanmış, satış sonrası hizmetleri belirlenmiş sistemde, Dikili Çandarlı’da deniz manzaralı, imarlı, parselli, tapulu arsalar satışa sunulacak. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, yeni bir sistemin Folkart tecrübesi ve bilgi birikimiyle şekillendiğini vurguladı. Konut sahipliği süreci Folkart güvencesinde Sistemin uygulanışında, imarlı parsellerden satın alan arsa sahipleri, eğer isterlerse mimari bütünlüğün sağlanması için çizimleri ve planı Folkart tarafından hazırlanmış konutları ‘çelik villa’ ya da ‘betonarme villa’ olarak yaptırabilecek. Folkart villaların imalatları için tüketicileri, güvenilir, tecrübeli, anlaşmalı firmalara yönlendirilecek. Mavi bayraklı plajlara çok yakın bir mesafede konumlanan arsaları satın alanlar böylece uygun rakamlarla konut sahip olacaklar. Süreç Folkart’ın denetiminde gerçekleşecek. İsteyen arsa sahipleri, mimari bütünlüğün bozulmaması için ‘ortak mimari’ dile uygunluk amacı taşıyan, hayallerindeki konutu istedikleri gibi inşa edebilecekler. Kurumsal denetim güçlenecek Bu yeni modelle, gayrimenkul sektöründe sıklıkla karşılaşılan imar belirsizliği, altyapı eksikliği ve mülkiyet güvencesine ilişkin sorunları ortadan kaldırmayı hedefleyen Folkart, "FOLKART ARSA" sistemiyle; yasal açıdan tanımlı, teknik olarak hazırlanmış ve denetime açık yapısıyla sektörde kurumsal denetimi güçlendirmeyi, yatırımcı güvenini artırmayı ve planlı yapılaşma kültürünü yeniden inşa etmeyi amaçlıyor. "FOLKART ARSA" markasıyla hayata geçirilen bu girişim, planlı ve denetlenebilir yapısıyla gayrimenkul sektöründe yeni bir standart oluşturuyor. Arsa yatırımı yapmak isteyenler için de güvenilir, şeffaf ve erişilebilir bir model sunan projenin, sektörde uzun vadeli güven ve istikrar ortamının güçlenmesine katkı sağlaması bekleniyor. Güvenli, şeffaf sistem: altyapı hazırlanıyor Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, FOLKART ARSA projesinde ilk adımı 5 Kasım’da Dikili Çandarlı’daki arsaları satışa açarak atacaklarını açıkladı. Sancak, heyecan duydukları yeni bir yola çıktıklarını belirterek şunları söyledi: "Folkart olarak uzun yıllardır biriktirdiğimiz tecrübeyle, bugüne kadar binlerce kişiyi, yaşam kalitesini merkeze alan, estetik ve konforlu konutlarına, ofislerine ve ticari gayrimenkullerine kavuşturduk. Bulunduğumuz her lokasyonun çehresini değiştirdik. İkonik projelerimizle başta İzmir olmak üzere, şehirlerimize değer kattık. Ne mutlu ki yıllar içinde Folkart ismi, kalite ve güvenle eşdeğer oldu. Şimdi bu birikim ve güvenceyi, yepyeni bir alana taşıyoruz. Artık tüm yatırımcıların önce arsalarına, sonra hayallerindeki eve sahip olabilecekleri şeffaf ve güvenilir bir model sunuyoruz. Folkart Arsa, uzman iş geliştirme ekipleri tarafından mükemmel şekilde planlanmış, alt yapısı tamamlanmış, sosyal alanları planlanmış, satış anı ve sonrası hizmetleri belirlenmiş eşsiz bir yatırım sistemi. Folkart tecrübesi ve bilgi birikimiyle şekillenen, geleceğe güvenle bakılacak yeni bir sistem."
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:24
Sivas’ta araç sayısı 213 bini geçti
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Sivas’ta ağustos ayında 212 bin 94 olan motorlu kara taşıtı sayısı, eylülde 213 bin 476’ya çıktı. Kentte trafiğe kayıtlı taşıtların 110 bin 332’sini otomobil, 38 bin 197’sini traktör, 31 bin 669’unu kamyonet, 21 bin 333’ünü motosiklet, 6 bin 787’sini kamyon, 3 bin 122’sini minibüs, bin 300’ünü otobüs, 736’sını ise özel maksatlı araç oluşturdu. 6 bin 615 aracın devri yapıldı TÜİK, illere göre devri yapılan motorlu kara taşıtı sayısını da açıkladı. Buna göre Sivas’ta eylül ayında 6 bin 615 aracın devri yapıldı. Taşıt türüne göre devri yapılan araçların 4 bin 377’sini otomobil, 917’sini kamyonet, 609’unu traktör, 431’ini motosiklet, 109’unu minibüs, 134’ünü kamyon, 24’ünü otobüs, 14’ünü de özel maksatlı araçlar oluşturdu.
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:14
Beta Enerji, EIF Energy Expo 2025’te ‘Uçtan Uca Enerji Teknolojiler’ ile dikkat çekti
Türkiye’nin önde gelen enerji ekipmanları üreticilerinden Beta Enerji, bu yıl 19’uncusu düzenlenen EIF Energy Expo’da (Enerji Kongresi ve Fuarı) kapsamlı ürün gamı ve yenilikçi dijital uygulamalarıyla yer aldı. Enerji sektörünün en önemli uluslararası buluşmalarından biri olan 19. EIF Enerji Kongresi ve Fuarı İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. 30 binden fazla yerli ve yabancı ziyaretçinin ağırlandığı fuarda 30 farklı oturum, 150’yi aşkın yerli ve yabancı uzman konuşmacı yer aldı. Elektrifikasyon sektöründeki uçtan uca üretim anlayışını fuar ziyaretçileriyle paylaşan Beta Enerji yağlı tip ve kuru tip transformatörleri, orta-yüksek gerilim anahtarlama ürünleri ile standında yoğun ilgi gördü. Teknoloji, müzik ve yapay zekayı bir araya getiren fuar deneyimi Elektrifikasyon sektöründe ihtisaslaşmış yapısıyla öne çıkan ve Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, bu yıl EIF’te yalnızca ürünleriyle değil, yenilikçi fuar deneyimiyle de öne çıktı. Beta Enerji’nin fuar girişinde kurduğu 360 derece video alanı, ziyaretçilerin fuardaki en enerjik anlarını kaydetmelerine imkan tanıdı. Ayrıca şirketin yapay zeka tabanlı dijital asistan robotu "BetaBot", ziyaretçilerin sorularını yanıtlayarak interaktif bir deneyim sundu. Sanatı teknolojiyle buluşturmak isteyen Beta Enerji, Beta Enerji Filarmoni Orkestrası (BEFO) üyelerinden oluşan bir ekiple fuar alanında mini performanslar gerçekleştirdi. Maskot karakteriyle ziyaretçilerle eğlenceli anlar yaşatan Beta Enerji, katılımcılara keyifli bir fuar deneyimi sundu. Fuar boyunca gerçekleştirilen B2B görüşmeler, yeni iş birliklerine zemin hazırlarken, Beta Enerji ürünlerine olan uluslararası ilgiyi de artırdı. Yeni kampüs, yeni dönem: ‘Avrupa’nın en büyük Enerji ve Teknoloji Tesisi’ EIF 2025 kapsamında düzenlenen "Enerjide Milli Teknoloji - Neler Yapılmalı?" başlıklı panelde konuşan Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, küresel enerji dönüşümünün getirdiği fırsat ve sorumluluklara dikkat çekerek, "Elektrifikasyon sektörünün bir paydaşı olarak artan nüfus, elektrikli araç kullanımı, veri merkezleri ve yapay zeka uygulamalarıyla birlikte enerji talebi dünya genelinde hızla artıyor. Bu talebi karşılamak için yeni yatırımlara yöneldik ve Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nü hayata geçirdik. Bu tesis, yalnızca üretim kapasitemizi değil, ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sağlayacak teknolojik gücümüzü de temsil ediyor. Nisan 2025’te faaliyete geçen kampüsümüz, 2026 sonunda tam kapasiteyle üretime geçecek. Toplam 120 bin metrekare alana yayılan ve 130 milyon dolar yatırım ile hayata geçirilen bu tesis, Avrupa’nın tek çatı altında en büyük entegre enerji ve teknoloji üretim kampüslerinden biri olacak" dedi. "Enerjide milli teknoloji, artık bir tercih değil zorunluluktur" Dağsuyu, konuşmasında ayrıca sürdürülebilir dönüşüm ve dijitalleşmenin ancak güçlü bir enerji altyapısı ve yerli teknolojiyle mümkün olacağını vurgulayarak, "Enerji ekipmanları, sürdürülebilir ve dijital dönüşümün görünmeyen omurgasıdır. Verimlilik ve yenilik ancak bu altyapı doğru konumlandığında gerçekleşebilir. Bu nedenle enerjide ve teknolojide yerli üretim bir tercih değil, zorunluluktur. Enerji sektöründeki en kritik unsur nitelikli insan kaynağıdır. Yeni kampüsümüzü planlarken yalnızca üretimi ve teknolojiyi değil, insanı da merkeze aldık. 20 bin metrekarelik sosyal alan içerisinde; konaklama tesislerinden spor alanlarına, sinema salonlarından kütüphane ve kreşe kadar birçok yaşam alanı tasarladık. Çünkü tesis, makine ve teknoloji kadar, o teknolojiyi geliştiren insan da bu dönüşümün temelidir"" ifadelerini kullandı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:12
Patentli lezzet ’Adana bombası’ yok satıyor
Adanalı tatlıcı Zeynep Usta’nın patentli lezzeti ’Adana bombası’ adeta yok satarken, tatlı geleneksel lezzetlere rakip oldu. Adanalı tatlıcı Zeynep Geyik, 2021 yılında katmer hamuruyla yapılan ve içerisine genelde kaymak konularak servis edilen muska katmerde değişiklik yapıp, buna ’Adana bombası’ adını koydu. Müşterilerden tam not alan ’Adana bombası’ için Geyik, Türkiye Patent ve Marka Kurumu’na başvurarak tatlıyı tescilletti. Sosyal medyanın da yardımıyla ’Adana bombası’nın tanıtımını yapan Zeynep Geyik, bir süre sonra siparişlere yetişemez hale geldi. Antep fıstıklı ve çikolatalı ’Adana bombası’yla Geyik, birçok geleneksel lezzete rakip oldu. İhlas Haber Ajansı’na konuşan Zeynep Geyik, "Bu tatlı, birçok yerde muska katmer olarak geçer ve kaymaklı yapılır. Biz ise bunu çikolatalı yaptık ve müşterilerimiz çok beğendi. Adını da Adana’ya özgü olsun diye ’Adana bombası’ yaptık. Genç, yaşlı herkes yiyor. 70-80 yaşındaki insanlar bile gelip yiyorlar ve çok beğeniyorlar. Taleplere yetişemiyoruz" dedi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:07
Ticaret Bakanlığı’ndan 288 milyon liralık lüks araç operasyonu
Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük Muhafaza ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda, sahte faturalarla değeri düşük gösterilen 10 lüks araç ele geçirdi. Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen operasyon kapsamında, Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü kayıtlarında bulunan 9 lüks aracın değerlerinin, sahte faturalarla düşük gösterildiği tespit edildi. Ticaret Bakanlığı, Türkiye Yüzyılı-Ticaretin Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, ticarette güvenliğin sağlanması ve kaçakçılıkla etkin mücadele çalışmalarına devam ettiğini belirtti. Bakanlıktan yapılan açıklamada, İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde sahte belgelerle araç değerleri düşük gösterilerek 46 milyon liralık kamu zararına yol açılmasının önüne geçildiği ifade edildi. Bu çerçevede toplam 288 milyon lira değerinde 10 lüks araca el konuldu. Olayla ilgili soruşturma, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde devam edildiği bildirilirken, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Teşkilatı’nın, Türkiye’nin ekonomik çıkarlarının ve güvenliğinin korunması, haksız rekabetin önlenmesi ve dürüst ticaret erbabının haklarının muhafazası hedefiyle yürüttüğü kaçakçılıkla mücadele çalışmalarına kararlılıkla devam edeceği bildirildi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:06
Tüketici güven endeksi Ekim ayında 83,6 oldu
Hesaplanan tüketici güven endeksi, Eylül ayında 83,9 iken Ekim ayında yüzde 0,3 oranında azalarak 83,6 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) iş birliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Eylül ayında 83,9 iken Ekim ayında yüzde 0,3 oranında azalarak 83,6 oldu.
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:05
Ticaret Bakanlığı’ndan 288 milyon liralık lüks araç operasyonu
Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük Muhafaza ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda, sahte faturalarla değeri düşük gösterilen 10 lüks araç ele geçirdi. Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyon kapsamında, Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü kayıtlarında bulunan 9 lüks aracın değerlerinin, sahte faturalarla düşük gösterildiği tespit edildi. Ticaret Bakanlığı, Türkiye Yüzyılı-Ticaretin Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, ticarette güvenliğin sağlanması ve kaçakçılıkla etkin mücadele çalışmalarına devam ettiğini belirtti. Bakanlıktan yapılan açıklamada, İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde sahte belgelerle araç değerleri düşük gösterilerek 46 milyon liralık kamu zararına yol açılmasının önüne geçildiği ifade edildi. Bu çerçevede toplam 288 milyon lira değerinde 10 lüks araca el konuldu. Olayla ilgili soruşturma, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde devam edildiği bildirilirken, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Teşkilatı’nın, Türkiye’nin ekonomik çıkarlarının ve güvenliğinin korunması, haksız rekabetin önlenmesi ve dürüst ticaret erbabının haklarının muhafazası hedefiyle yürüttüğü kaçakçılıkla mücadele çalışmalarına kararlılıkla devam edeceği bildirildi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:05
Yer altındaki 3 kaçak trafo yapay zeka entegre edilmiş dronla tespit edildi
Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da Tarım ve Orman Bakanlığı’nın mısır ekimi yasağına rağmen kaçak sulama yapan çiftçilerin yer altına gizlediği 3 kaçak trafoyu dron destekli kontrollerle ortaya çıkardı. Yaklaşık 250 hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasitedeki trafolar için savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Dicle Elektrik, sorumluluk bölgesinde kaçak elektrik kullanımını önlemeye yönelik çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Şanlıurfa’da kaçak trafo tespitine yönelik havadan denetimler yapan şirket, yapay zeka destekli dronlarıyla tarım arazilerinde kaçak kullanım tespit etti. Viranşehir ilçesindeki kırsal mahallelerde yapılan kontrollerde, mısır ekimi yasağının delinerek sulama amacıyla kullanılan yer altına gizlenmiş 3 adet kaçak trafoya ulaşıldı. Yüksek enerji çekişiyle hem şebekeye zarar veren hem de diğer abonelerin hizmet kalitesini düşüren kaçak trafolara el konulması için Dicle Elektrik tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Kaçak trafolar yerin altında gizlense dahi bulunuyor Dicle Elektrik’in yapay zeka destekli dron filosu, Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesine bağlı Kızlarsarayı ve Samanlı mahallelerinde gerçekleştirilen kontrollerde yer altına gömülerek üzeri taş, toprak ve sulama borularıyla kapatılmış iki ayrı kaçak trafoyu ortaya çıkardı. Her biri 160 KVA gücünde olan bu trafolarla toplam 250 dönüm mısır tarlasının yasa dışı şekilde sulandığı tespit edildi. Aynı bölgede yer alan Yayık Mahallesi’nde yapılan yer kontrolünde ise kayalar altına gizlenmiş ve üstü taşlarla kamufle edilmiş bir başka kaçak trafo daha bulundu. Bu trafoyla ise 50 dönüm arazinin sulandığı belirlendi. Toplam güçleri 480 KVA olan üç kaçak trafonun yaklaşık 250 hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olduğu kaydedildi. "Kaçak kullanım, kamu kaynaklarının israfıdır" Konuya ilişkin değerlendirme yapan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, "Yalnızca kaçak elektrikle değil, aynı zamanda doğanın, tarımın ve kamu kaynaklarının bilinçsizce kullanımına karşı da mücadele veriyoruz. Bu, enerji şirketi olmanın yanı sıra topluma karşı sorumluluğumuzun da bir gereğidir. Zira kaçakla mücadele, kaynak israfına karşı sürdürülen bir kamu hizmetidir" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder