EKONOMİ
Türkiye, tıraşsız saç ekiminde de merkez olma yolunda 12 Mayıs 2026 Salı - 12:32:30 Türkiye, yüksek hizmet kalitesi, uzman insan kaynağı ve rekabetçi maliyet avantajıyla dünyanın önde gelen sağlık turizmi ülkelerinden biri olarak öne çıkıyor. Çok sayıda ülkeden her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin saç ekimi için Türkiye’yi tercih ettiği belirtilirken, sektör temsilcileri Türkiye’nin yalnızca standart saç ekiminde değil, afro saç ekimi gibi ileri uzmanlık gerektiren uygulamalarda da küresel ölçekte lider konuma yükseldiğine dikkat çekiyor. Türkiye, saç ekimi alanında sunduğu yüksek hizmet kalitesi, uzman insan kaynağı ve rekabetçi maliyet avantajıyla dünyanın önde gelen merkezleri arasında yer alıyor. Avrupa, Orta Doğu, Körfez ülkeleri ve Amerika başta olmak üzere çok sayıda ülkeden her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin saç ekimi için Türkiye’yi tercih ettiği belirtiliyor. Türkiye’nin bu işlemlerden yılda 1 ila 2 milyar dolar arasında gelir elde ettiği belirtiliyor. Sektör temsilcileri, Türkiye’nin yalnızca standart saç ekiminde değil, afro saç ekimi gibi ileri uzmanlık gerektiren uygulamalarda da küresel ölçekte lider konuma yükseldiğine dikkat çekiyor. Türkiye tıraşsız saç ekiminde de merkez olmaya aday Son dönemde doğal görünümü koruması nedeniyle öne çıkan ve "tıraşsız saç ekimi" olarak bilinen Long Hair FUE yönteminde de Türkiye’nin önemli bir merkez haline gelmesi bekleniyor. Tıraşsız saç ekimi olarak bilinen Long Hair FUE yöntemiyle saçlar, tıraş edilmeden mevcut uzunlukları korunarak alınabiliyor ve uzun halleriyle ekilebiliyor. Saçlar, operasyon sırasında hiç kesilmiyor ve olduğu halleri ile çıkarılıp ekiliyor. Dolayısıyla, dışarıdan hiç kimse kişinin saç ekimi yaptırdığını anlamıyor. Bu yöntem, özellikle sosyal hayatına ara vermek istemeyen hastalar için ideal bir alternatif sunuyor. Long Hair FUE, bunu sağlayan tek teknik olarak öne çıkıyor. Saç ekimi alanında uluslararası bilinirliği ile Dr. Koray Erdoğan, uzun saç ekiminin sağladığı avantajları ve uygulama detayları hakkında bilgi verdi. Tıraşsız saç ekimi ve Long Hair FUE tekniğinin avantajlarından bahseden Dr. Koray Erdoğan, "Saç ekimi dendiğinde akla gelen tamamen tıraş edilmiş ve yoğun işlem izleriyle dikkat çeken görüntüler, yerini artık daha doğal ve daha kullanışlı uygulamalara bırakıyor. Yoğun iş temposuna sahip olan ya da tüm saçlarının tıraş edilmesinden çekinen kişiler, Long Hair FUE yöntemiyle, saçları tıraş edilmeden ve dolayısıyla dışarıdan hiç kimse saç ekimi yaptırdığını anlamadan daha rahat bir saç ekimi deneyimi yaşayabiliyor. Saç ekimi dünyasında bunu sağlayan tek teknik olan Long Hair FUE, özellikle premium doktorlar tarafından uygulandığında çok başarılı ve tatmin edici sonuçlar sağlıyor" dedi. Dr. Erdoğan, "Bu yöntemde, ön bölgede veya donör alan olarak kullandığımız arka bölgede saçları tıraş etmiyoruz. Saç köklerini mevcut uzunluklarıyla alıp, seyrelmiş ya da açılmış alanlara yerleştiriyoruz. Görünümde ani bir değişiklik oluşturmaması ve operasyon sonrası sürecin dışarıdan fark edilmemesi, bu yöntemi klasik tekniklerden ayıran en önemli avantajlardan biri olarak öne çıkıyor" diye konuştu. "İş insanları ve ünlülerin saç ekimi tercihi oluyor" "Long Hair FUE yöntemi, sunduğu doğal görünüm ve sosyal hayata kesintisiz devam etme olanağı sayesinde özellikle belirli bir yaşam temposuna sahip kişiler arasında giderek daha fazla tercih ediliyor" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Long Hair FUE’nin özellikle yoğun iş hayatına sahip iş insanları ile sahne önünde olan sanatçılar için güçlü bir alternatif sunuyor."
12 Mayıs 2026 Salı - 12:29 Quick Sigorta 9’uncu yaşını kutluyor 2017 yılında Türk sigorta sektörüne dinamizm getirmek üzere yola çıkan Quick Sigorta, Mayıs 2026 itibarıyla 9’uncu kuruluş yıl dönümünü kutluyor. Sigortadan fazlası vizyonuyla yola çıkan Quick Sigorta, 9 yılda 30 milyon poliçeye ulaşarak Türkiye’nin güven ortaklarından biri haline geldi. Sorumluluk sigortalarındaki liderliği ve finansal sigortalar alanındaki öncü uzmanlığıyla öne çıkan şirket, güçlü özkaynak yapısı ve Quick Finansall ekosistemiyle sigortayı yalnızca bir teminat modeli değil, hayatın içindeki risklere çözüm üreten bütünleşik bir güven sistemine dönüştürüyor. 2017 yılında Türk sigorta sektörüne dinamizm getirmek üzere yola çıkan Quick Sigorta, Mayıs 2026 itibarıyla 9’uncu kuruluş yıl dönümünü kutluyor. Maher Holding’in amiral gemisi olan Quick Sigorta, dokuz yıllık kısa yolculuğunda yalnızca büyüyen bir sigorta şirketi değil; sahaya dokunan, acentesiyle güçlenen, finans, ödeme sistemleri, teknoloji ve mobilite çözümlerini aynı çatı altında buluşturan güçlü bir ekosistemin merkezine dönüştü. 9 yılda güçlü büyüme, yaygın güven Kurulduğu günden bu yana istikrarlı büyümesini sürdüren Quick Sigorta, 9’uncu yaşını güçlü finansal göstergelerle karşılıyor. 86,5 milyar lira aktif büyüklüğü ve 23,2 milyar lira özkaynağıyla Türk sigorta sektörünün en güçlü şirketleri arasında yer alan Quick Sigorta, finansal dayanıklılığını sahadaki yaygınlığıyla birleştiriyor. Bugüne kadar ulaşılan 30 milyon poliçe, şirketin yalnızca üretim gücünü değil; milyonlarla kurduğu güven ilişkisini de ortaya koyuyor. Türkiye’de yollardaki her beş araçtan birinin Quick Sigorta güvencesiyle hareket etmesi ise markanın sahadaki güçlü karşılığını gösteriyor. Sorumluluk sigortalarındaki lider konumunun yanında, finansal sigortalar alanında geliştirdiği uzmanlık ve Kaskonomiq gibi yenilikçi yaklaşımıyla da dikkat çeken Quick Sigorta; bina tamamlama sigortaları, kefalet sigortaları, alacak sigortaları ve finansal güvence çözümleriyle reel ekonomiyi destekleyen öncü şirketlerden biri olmayı sürdürüyor. Quick Finansall ile sigortadan fazlası Quick Sigorta’nın büyüme hikâyesinin arkasında yalnızca poliçe üretimi değil, bütünleşik bir finansal çözüm anlayışı bulunuyor. Quick Finans, QPAY, QCAR Mobilite , MHRGYO, QC İnşaat , Quick Hayat ve grup şirketleriyle birlikte gelişen Quick Finansall ekosistemi; sigortayı finansman, ödeme sistemleri, mobilite ve teknolojiyle buluşturuyor. Bu yapı, acenteleri de yalnızca poliçe satan noktalar olmaktan çıkarıp müşterilerine daha geniş finansal çözümler sunan birer danışmanlık merkezi haline getiriyor. 8 bini aşkın acentenin QPORT üzerinden dijital süreçlere entegre edilmesi, Quick Sigorta’nın sahadaki gücünü teknolojiyle birleştiren en önemli kaldıraçlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu başarı sahadaki büyük emeğin sonucudur 9’uncu yıl dönümü vesilesiyle değerlendirmelerde bulunan Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, şunları söyledi: "Quick Sigorta, finans ve sigorta dünyasını sokağın dinamizmiyle buluşturan canlı bir vizyonun ürünüdür. Biz dokuz yıl önce bu yola çıkarken sigortayı daha erişilebilir, daha anlaşılır ve hayatın içinde daha güçlü bir çözüm haline getirmeyi hedefledik. Bugün sorumluluk sigortalarındaki liderliğimiz, finansal sigortalardaki uzmanlığımız ve 30 milyon poliçeye ulaşan üretim hacmimiz elbette önemli. Ancak bizim için asıl değerli olan, bu rakamların arkasındaki güven ilişkisidir. Bu başarı; bize inanan milyonların, sahada büyük emek veren acentelerimizin, çalışma arkadaşlarımızın ve Quick markasına güvenen tüm paydaşlarımızın ortak başarısıdır. Quick Sigorta olarak sigortayı sadece hasar anında devreye giren bir mekanizma değil, hayatın risklerine karşı önceden çözüm üreten bir güven sistemi olarak görüyoruz. Önleyici sigortacılık yaklaşımımızla Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığına katkı sunmaya devam edeceğiz." Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy ise şu değerlendirmede bulundu: "Dokuz yıl gibi kısa bir sürede 30 milyon poliçeye ulaşmak; doğru risk yönetimi, güçlü operasyonel kapasite ve müşteri odaklı teknoloji kullanımımızın sonucudur. Bugün Türkiye’de her beş araçtan birinin sigorta korumasını üstlenmemiz, sahadaki çevikliğimizin ve yaygın hizmet kabiliyetimizin en güçlü göstergelerinden biridir. Yeni dönemde finansal gücümüzü, önleyici sigortacılık yaklaşımımızla birleştirerek kaliteli büyümemizi sürdürecek; sigortayı hayatın her alanında daha erişilebilir hale getirmek için çalışmaya devam edeceğiz."
12 Mayıs 2026 Salı - 11:58 Vodafone Türkiye 2025-26 mali yıl sonuçlarını açıkladı Vodafone Türkiye, Nisan 2025-Mart 2026 arası dönemi kapsayan mali yıl sonuçlarını açıkladı. Son bir yılda 28,8 milyar TL yatırım yapan şirket, 2025-26 mali yılı servis gelirlerini geçen yıla göre organik olarak yüzde 45,2 artışla 144,8 milyar TL’ye çıkardı. Vodafone Türkiye, Nisan 2025 - Mart 2026 arası dönemi kapsayan mali yıl sonuçlarını açıkladı. 31 Mart 2026 sonu itibarıyla son bir yılda 28,8 milyar TL yatırım yapan şirket, 2025-26 mali yılı servis gelirlerini geçen yıla göre organik olarak yüzde 45,2 artışla 144,8 milyar TL’ye çıkardı. Şirketin Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr’ı (FAVÖK) ise 50,4 milyar TL olarak gerçekleşti. 25,2 milyon mobil müşteri Operatörün mobil müşteri sayısı 2025-26 mali yıl sonu itibarıyla 25,2 milyona ulaşırken, M2M (makinelerarası iletişim) dahil toplam mobil abone sayısı 31,9 milyon oldu. Şirketin faturalı abone sayısı son bir yılda 926 bin artışla 21,7 milyona çıkarken, toplam bazının yüzde 86,1’ini faturalı aboneler oluşturdu. Oparetör, bu mali yılda yaklaşık 1,3 milyon sabit genişbant müşterisine ulaştı. 18.1 milyon dijital müşteri Müşterilerine en iyi dijital deneyimi yaşatma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren operatörün, Vodafone Yanımda ve Online Self Servis gibi dijital kanallarını kullanan aylık aktif müşteri sayısı 18.1 milyon oldu. Vodafone’un dijital kanallarını kullanan müşterilerin aylık toplam etkileşimi ise 345 milyona ulaştı. 2025-26 mali yılında Vodafone Türkiye müşterilerinin toplam mobil data kullanımı geçen yıla kıyasla yüzde 11,7 artışla 5 bin 540 petabyte’a yükseldi. Şirket, dijital servislerde de önemli gelişme kaydetti. Vodafone’un yeni nesil mobil finans çözümü Vodafone Pay’in ürünlerini kullanan tekil kullanıcı sayısı 10 milyonu aştı. Müşteri deneyiminde yapay zekâ atılımı Operatörün 1.000’e yakın farklı işlem yapabilen yapay zekâ tabanlı kişisel dijital asistanı TOBi, aylık ortalama 7,1 milyon müşteriyle etkileşime geçti ve bir yıl içinde 262 milyon kez konuşma başlattı. TOBi üzerinden sunulan selfservis çözümlerle tarife değişikliği, ek paket satın alma, faturasız hatlar için TL yükleme gibi işlemler kapsamında toplam 2 milyon işlem ve satış gerçekleştirildi. Temel müşteri süreç ve talepleri kapsamında TOBi’ye gelen başvuruların yüzde 92’si ilk temas anında çözüme kavuşturuldu. Müşterilerin TOBi Voice platformu üzerinden hizmet alma ve işlemlerini Sesli Yanıt Sistemi aracılığıyla gerçekleştirme oranı yüzde 58’e yükseldi. Şebekeye 100 milyar TL’yi aşkın yatırım Nisan itibarıyla 81 ilde 922 ilçeyi aynı anda 5G teknolojisiyle buluşturan Vodafone Türkiye ekosistemiyle birlikte 15 bin kişilik doğrudan ve dolaylı çalışanının katkısıyla 5 yılı aşkın bir hazırlık dönemini başarıyla tamamladı. Son 1 yılda ülke genelinde altyapısını güçlendiren operatör, hazırlıklar için toplamda 3,4 milyon saat mesai harcadı. Operatör, son 5 yılda şebekesine spektrum bedeli hariç 100 milyar TL’nin üzerinde yatırım yaptı. Sosyal projelerle milyonlarca kişinin hayatına dokundu Özellikle kadınlar, çocuklar ve gençler için önemli sosyal projeler gerçekleştiren Vodafone Vakfı, 2007’den bu yana yaklaşık 4,5 milyon kişinin hayatına dokundu; yaklaşık 4 milyar TL’lik sosyal katkı sağladı. Kadınların dijital becerilerini geliştirerek ekonomik hayata katılımlarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Dijital Benim İşim" projesi kapsamında 61 binden fazla kadın kursiyere Dijital Okuryazarlık, Dijital Pazarlama ve Dijital Dünyaya Giriş eğitimleri verilirken, proje kapsamında 6 yılda 123 milyon TL’yi aşkın sosyal değer elde edildi ve son bir yılda yapılan her 1 TL’lik yatırım 15,73 TL’lik sosyal getiri sağladı. Diğer yandan, ortaokul ve lise öğrencilerinin yapay zekâ ile buluşturulduğu "Yapay Zekâ Yıldızları" projesinde 2 yılda 118 bin öğrenciye ulaşıldı. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, 2025-26 mali yıl sonuçlarını şöyle değerlendirdi: "Bir mali yılı daha hedeflerimiz doğrultusunda önemli başarılar ve ülkemizin teknolojisine ve ekonomisine güçlü katkılarla geride bırakmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. 2025-26 mali yılında Servis gelirlerimizi geçen yıla göre organik olarak %45,2 artırarak 144,8 milyar TL’ye çıkardık. Bu büyüme, müşteri deneyiminde yaptığımız önemli iyileştirmeler ve şebekemize yaptığımız yoğun yatırımlar sonucunda geldi. Geçtiğimiz mali yılda 28,8 milyar yatırımla son 20 yılda Türkiye’ye yaptığımız yatırımın reel değeri 500 milyar TL’yi aştı. Heyecanla beklediğimiz 5G teknolojisini ülkemizde devreye almış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 5G’ye geçişi, sıradan bir lansman olarak değil, global deneyimimizin ve 5 yıllık kapsamlı hazırlık sürecimizin bir sonucu olarak konumladık. 5G’yi yalnızca belirli bölgelerde değil, tüm Türkiye’de kullanıcıların hizmetine sunmayı hedefledik. Bu hedefimize de ulaştık. 1 Nisan’da 81 ilde 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vererek müşterilerimize 5G deneyimi yaşatmaya başladık. Ayrıca, 5G odaklı kampanyalarla müşterilerimizin bu yeni teknolojiden en iyi şekilde yararlanabilmesi için toplam 4 milyar TL’ye yakın fayda sunduk. En yeni ve en iyi teknolojileri en iyi deneyimlerle ülkemizdeki kullanıcılarla buluşturmak için çalışmaya devam edeceğiz."
Türkiye E-Ticaret Haftası 21-22 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:10 Türkiye E-Ticaret Haftası 21-22 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek "Future-Commerce / Geleceğin Ticareti" temasıyla düzenlenecek Türkiye E-Ticaret Haftası, 21-22 Kasım tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşecek. Ticaret Bakanlığı tarafından, ETİD ve TOBB Türkiye E-Ticaret Meclisi katkılarıyla "Future-Commerce / Geleceğin Ticareti" temasıyla düzenlenen Türkiye E-Ticaret Haftası, 21-22 Kasım tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. 90 milyar dolarlık hacme ulaşan e-ticaret sektörü, Türkiye ekonomisinin en hızlı büyüyen alanlarından biri haline gelirken; etkinlik, dijital dönüşümün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturacak. Çağatay Yasin Karaboğa: "Türkiye dijital ekonomide üretici konuma geçti" Ticaret Bakanlığı Elektronik Ticaret Daire Başkanı Çağatay Yasin Karaboğa, e-ticaretin Türkiye ekonomisindeki stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Türkiye artık sadece tüketen değil, dijital altyapısını üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna geldi. E-ticaret, 90 milyar doları aşan hacmiyle ülkemizin büyümesine, istihdamına ve ihracatına doğrudan katkı sağlıyor. Türkiye E-Ticaret Haftası, bu dönüşümün tüm aktörlerini bir araya getirerek hem sektörün vizyonunu hem de küresel rekabet gücünü pekiştirecek. Amacımız, dijital ticarette adil, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir ekosistem oluşturmak." Hakan Çevikoğlu: "E-ticaret ekonominin yeni büyüme motoru" Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu ise sektörün büyüme ivmesine vurgu yaparak şunları söyledi: "E-ticaret artık ekonominin yeni büyüme motoru. Tüketici davranışları dijitalleşirken, KOBİ’ler üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçlerini yeniden yapılandırıyor. Bu etkinlik, Türkiye’nin dijital ticaretteki gücünü ortaya koymanın ötesinde; sektörün gelecek on yılına yön verecek fikirlerin üretileceği bir platform olacak. Türkiye’nin e-ihracattaki potansiyeli her geçen gün güçleniyor; biz de bu dönüşümün merkezinde olmayı sürdüreceğiz." Paneller, Masterclass’lar ve yeni nesil iş modelleri Etkinlikte "Yapay Zeka ile Dönüşen Ticaret", "Davranış Bilimi ve Tüketici Zihni", "Sürdürülebilir Dijital Ticaret" ve "Fintech Yenilikleri" gibi başlıklar ele alınacak. S2B (Startup to Business) görüşmeleri kapsamında start-up’lar, yatırımcılar ve markalar yeni iş birliklerinin temellerini atarken; Dijital Zihinler ve Gelecek Fabrikası alanı genç girişimciler, üniversiteler ve teknopark projelerine ev sahipliği yapacak. Katılımcılar ayrıca S2C (Startup to Corporate) görüşmeleri, yapay zeka atölyeleri, girişimcilik oyunları ve inovatif eğitim modülleriyle yeni nesil ticaret modellerini deneyimleyecek. Etkinlik kapsamında düzenlenecek Türkiye E-Ticaret Ödülleri, dijital dönüşümün öncülerini sahneye taşıyacak. Yılın en yenilikçi girişimleri, kadın girişimciler ve sürdürülebilir markalar ödüllendirilecek. Etkinlik boyunca kurulacak Gelecek Zihinler alanında katılımcılar, dijital kampanya tasarımı, kullanıcı deneyimi ve veri analitiği üzerine uygulamalı içeriklerle geleceğin ticaretini keşfedecek.
Merkez Bankası faizi yüzde 39,5’e indirdi
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:09 Merkez Bankası faizi yüzde 39,5’e indirdi Merkez Bankası faizi 100 baz puan düşürerek yüzde 40,5’ten yüzde 39,5 seviyesine indirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 40,5’ten yüzde 39,5’e indirilmesine karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 43,5’ten yüzde 42,5’e, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 39’dan yüzde 38’e indirdi. Karar metninde şu ifadelere yer verildi: ’’Enflasyonun ana eğilimi eylül ayında yükselmiştir. Son döneme ait veriler talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde olduğuna ancak dezenflasyon sürecinin yavaşladığına işaret etmektedir. Başta gıda olmak üzere son dönem fiyat gelişmelerinin enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları kanalıyla dezenflasyon süreci üzerinde oluşturduğu riskler belirginleşmiştir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilmektedir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.’’
Gıda sektörünün kalbi Bursa’da atıyor
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:09 Gıda sektörünün kalbi Bursa’da atıyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde KFA Fuarcılık tarafından düzenlenen Bursa Food Point Fuarı ile Network Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilen 6. Turfood Horeca Fuarı, kapılarını açtı. Bu yıl ilk kez eş zamanlı olarak düzenlenen fuarlarda 105 firma stant açarken, BTSO’nun çalışmalarıyla 200’ü aşkın yabancı alıcı, Bursa firmalarıyla iş görüşmeleri gerçekleştirecek. Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen iki önemli fuar organizasyonu kapılarını açtı. Dondurulmuş, işlenmiş, kuru ve paketli gıda ürünleri, içecek, unlu mamuller, şarküteri ve atıştırmalık ürün grupları, gıda üretim ve paketleme teknolojileri, soğutma ve lojistik sistemleri alanlarındaki yenilikleri kapsayan Bursa Food Point ile ev dışı tüketim profesyonellerini odağına alarak otel, restoran, kafe ve catering sektörlerine yönelik ekipman, ürün ve hizmetleri bir araya getiren 6. Turfood Horeca Fuarı başladı. Fuarın açılış programına Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, BTSO ve KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Network Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, YESİDEF Başkanı Hüseyin Bozdağ, Bursa Aşçılar Derneği Başkanı Necmettin Baştürk ve sektör paydaşları katıldı. Fuarın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, fuar organizasyonlarının kentin tüm dinamiklerinin katkısıyla oluşturulan bir ekosistemin ürünü olduğunu söyledi. Burkay, "Bu fuar organizasyonları, tek bir kurumun altından kalkabileceği işler değil. Bütüncül bir yaklaşımla, kentin tüm paydaşlarının katkı koyduğu bir vizyon gerekiyor. Daha önce gıda alanında iki ayrı fuar düzenliyorduk, bugün bu fuarlar birleşti. KFA ve Network Fuarcılık iş birliğiyle güzel bir eser ortaya çıktı. Network Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Hasan Eker ile BTSO Meclisi’mizde de güzel işler yapıyoruz. Dün sabah Uludağ Gıda Zirvesi’ni düzenledik. Gıda, artık tarım ve hayvancılıkla birlikte sektörel bir konu olmaktan ziyade savunma sanayii gibi stratejik bir alan haline geldi. Bu alanda yapacağımız çalışmalar, ülkemizin tam bağımsızlığı için olmazsa olmaz" dedi. Burkay, gıda ve tarım sektörünün stratejik önemine dikkat çekerek, "Kendi kendine yetebilen bir ülke olamazsak bağımsızlığımız mümkün değil. Bu süreçte kentlerin ve ülkelerin kaynaklarını nasıl kullandığı kritik bir konu. Su kaynaklarının yüzde 70’i tarımda, yüzde 20’si konutta, yüzde 10’u sanayide kullanılıyor. Bursa’da 17 OSB’mizde ileri arıtma sistemleriyle proses suyunu sanayiye geri kazandırıyoruz. Bunu mutlaka yaygınlaştırmamız gerekiyor. Tarımda da teknolojiyi devreye alarak, dijital takip sistemleriyle vahşi sulamayı terk etmeli ve altyapısı güçlü projelerle sektörü desteklemeliyiz. Bu çerçevede STK’ların öncü projeler üretmesi çok değerli. Fuara katılan tüm paydaşlara ve iş birliği yapanlara teşekkür ediyor, bu birlikteliğin hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Network Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker, şirketlerinin 2016 yılında Bursa fuarcılığını desteklemek ve büyütmek amacıyla kurulduğunu belirterek, "24’üncü fuarımızı açıyoruz. Gıda, kozmetik, ayakkabı, eğitim, su ve çevre alanlarında fuarlar düzenledik. Sürdürülebilir bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Bursa, ekonomik anlamda ülkemizin en büyük şehirlerinden biri. Ancak 2024’te fuar sayısına baktığımızda İzmir 34, Antalya 20, Ankara 15 fuar düzenlerken Bursa’da bu rakam 14’te kaldı. Ekonomik gücümüzle fuar kapasitemiz paralel değil. BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın ortaya koyduğu vizyonla Bursa’yı fuarcılıkta hak ettiği yere getireceğiz" dedi. Eker, Bursa Fuar Merkezi’nin KFA’ya devredilmesinin ve buradaki bakım, onarım ile yenileme çalışmalarının önemine dikkat çekerek, son dönemde artan fuar sayılarıyla bunun meyvelerini almaya başladıklarını ifade etti. Fuarcılığın gelişmesi için 7 temel faktörün bulunduğunu hatırlatan Eker, "Ulaşım, modern fuar alanları, konaklama ve turizm imkanları, güçlü ekonomi, ticari ekosistem, uluslararası tanıtım, marka bilinirliği, profesyonel organizasyon şirketleri ile ekonomik ve politik istikrar. Bursa’da fuar için gereken tüm kriterler mevcut. Frankfurt, Münih veya Barselona’dan çok eksiğimiz yok. İyileştirmelerle çok üst düzeye çıkacağız" İfadelerini kullandı. Güçlü bir fuarcılık ekosisteminin inşasında birlikte hareket etmenin çok önemli olduğunu dile getiren Hasan Eker, Bursa’da Mayıs ve Ekim aylarında düzenlenen iki gıda fuarını birleştirdiklerini ve eş zamanlı olarak düzenlediklerini söyledi. Eker, "Kısa sürede yoğun bir çalışmayla gıda fuarlarımızda 60 olan stant sayısı 105’e yükseldi. BTSO’nun çalışmalarıyla fuarımıza 200’ü aşkın yabancı alıcı geldi. Gelecek yılı da şimdiden ilan ettik. Bu birlikteliğin bizi fuar şehri kimliğine taşıyacağına inanıyorum." diye konuştu. Eker, HORECA ve gıda üreticileri bölümlerinin yer aldığı fuar için gelecek yıl pastacılık, mutfak ekipmanları, dondurulmuş gıda, yaş sebze meyve ile çok büyük bir etkinlik planladıklarını belirterek, destek veren kurumlara ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa’nın gıda konusunda örnek bir şehir olduğunu belirterek, "Bursa, her alanda lider bir kent. Böylesine lider bir şehirde gıda alanında böyle bir fuar düzenlemek yerinde bir karar. Bu fuar, Bursa’nın gıda sektöründeki liderliğini pekiştirecek. Emeği geçen BTSO, KFA Fuarcılık ve Network Fuarcılık’a teşekkür ediyorum." dedi. Konuşmasında su kıtlığı ve israfa dikkat çeken Hulusi Doğan, "Dünyada su kıtlığı ciddi bir sorun. En etkili çözüm, su israfını önlemek. Vahşi sulama, su sorununun en büyük nedenlerinden biri. Yüz yıl önce dünya nüfusu 1 milyarın altındayken, bugün 8 milyarı aştı ve gelecekte 20 milyara ulaşabilir. Ancak toprak miktarı artmayacak. Bu yüzden suyu ve toprağı daha verimli kullanmalı, gıda israfını önlemeliyiz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gıdanın stratejik önemine vurgu yaparak Bursa’yı bölge çapında bir gıda merkezi haline getirme hedeflediklerini dile getirdi. Bozbey, "Bursa, tarımda ve sanayide öncü bir şehir. Kentimizin bu birikimini teknoloji ve sürdürülebilirlik ile geleceğe taşımak zorundayız. Gastronomi festivalimizle gıdanın önemini vurgulayan bir vizyon ortaya koyuyoruz. Bu fuar da üreticiden ihracatçıya tüm paydaşların omuz omuza verdiği ortak aklın bir ürünü. Bu dayanışma, Bursa’yı küresel gıda ağlarının güçlü bir halkası yapacak. Bu fuarda sergilenen her ürün, Bursa’nın geleceğine katkı sunacak. Üretimi, doğayı, toprağı, suyu ve emeği koruyarak Bursa’yı gıda merkezi yapacağız. Fuarın düzenlenmesinde emeği geçen BTSO, KFA Fuarcılık ve Network Fuarcılık’a teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) Başkanı Hüseyin Bozdağ, Horeca sektörünün önemine dikkat çekti. Bozdağ, "Türkiye’de tüketilen gıdanın yüzde 55’i Horeca sektöründen geçiyor. Bu sektörde işlem hacmi 6,5 milyar doları buluyor ve bunun 2,8 milyar dolarlık kısmını yemek sanayicileri oluşturuyor. Bursa, bu sektör için stratejik bir merkez ve bizim için çok kıymetli. Bu fuarın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." dedi. Bursa Aşçılar Derneği Başkanı Necmettin Baştürk ise 6 yıldan bu yana fuarda yer aldıklarını belirterek, fuarın hayırlı olması temennisinde bulundu. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ziyaret etti. Bu yıl fuarda, trend ve network alanları da dikkat çekiyor. Trend 360 alanında "Geleceğin Sofraları" temasıyla süper besinler, yeni nesil atıştırmalıklar, yeni nesil bağlayıcılar ve tatlandırıcılar ile biyobozunur malzemelere odaklanılırken "Taste and Talk" network alanında ise BTSO Mutfak Akademi tarafından yorumlanan Bursa’nın coğrafi işaretli lezzetleri ziyaretçilere sunuluyor.
ATO Başkanı Baran: "Güçlü aile olmadan, güçlü Türkiye olmaz"
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:49 ATO Başkanı Baran: "Güçlü aile olmadan, güçlü Türkiye olmaz" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, aile kurumunun toplumların gelişimi üzerindeki etkisine dikkati çekerek, "Aile toplumun temelidir. Güçlü aile olmadan güçlü toplum olmaz. Güçlü aile olmadan güçlü ekonomi, güçlü Türkiye olmaz" dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Aile Çalışma Grubu’nun, İstanbul Aile Vakfı ve İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu (İMEF) iş birliği, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle gerçekleştirdiği ‘Aile Birliğinin Güçlendirilmesinde Medyanın Rolü Semineri’ ATO Meclis Salonu’nda yapıldı. Programın açılış konuşmaları, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Fahrettin Kaya, İMEF Başkanı ve Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Başkanı Dr. Süleyman Basa ve İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Eryılmaz tarafından yapıldı. ATO Başkanı Gürsel Baran yaptığı konuşmada, 2025 yılının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘Aile Yılı’ olarak ilan edildiğini hatırlatarak, bu kapsamda çalışmalar yapmak üzere Ankara Ticaret Odası’nda ‘Aile Çalışma Grubu’nu hayata geçirdiklerini kaydetti. Güçlü ailelerin bulunduğu toplumların gelişiminin de güçlü olduğunu ifade eden Baran, "Aile toplumun temelidir. Güçlü aile olmadan güçlü toplum olmaz. Güçlü aile olmadan güçlü ekonomi, güçlü Türkiye olmaz" dedi. Medyanın dijital platformlar ve internet aracılığıyla hayatın merkezinde daha fazla yer almaya başladığını ifade eden ATO Başkanı Gürsel Baran, "Biz de bu kapsamda, bu ülkenin geleceğini inşa eden en köklü, en güçlü ve en kutsal yapı olan ailenin medya ile ilişkisini ve medyanın bu yapı üzerindeki etkisini konuşmak üzere bir araya geldik. Amacımız, iş dünyasında, medyada, eğitimde, her alanda aileyi güçlendirecek politikaları desteklemek, modeller üretmek, farkındalık oluşturmak" dedi. "Aile dağılırsa, ekonomi dağılır" ATO’nun 68 meslek komitesi aracılığıyla temsil ettiği 170 bini aşkın üyenin gelişimi için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Baran, "Ülkemizin ve Ankara’mızın üretiminden istihdamına, ihracatından inovasyonuna kadar her alanda gelişimi için var gücümüzle çalışıyoruz. Tüm bunların arkasındaki temel direğin aile kurumu olduğunu biliyoruz. Bir iş yeri sahibinin sabah işine huzurla gelmesini sağlayan, bir girişimcinin risk almasını cesaretlendiren, bir çalışanı ayakta tutan, bir toplumun vicdanını diri tutan şey aile desteğidir. Aile dağılırsa, ekonomi dağılır. Aile güçlenirse, üretim artar, refah artar, huzur artar. O yüzden biz ATO olarak sadece ticareti değil, aynı zamanda değerleri korumayı da bir vazife olarak görüyoruz" diye konuştu. Medyanın görevinin sadece bilgi vermek değil, aynı zamanda milletin ortak değerlerini yaşatmak olduğu ifade eden Baran, "Medyada, saygıyı, sevgiyi, sabrı, edebi, adabı, aile bağlarını unutturmayan ve topluma örnek olan bir dil kullanılmalı, milli kimliğimizin taşıyıcısı, aile yapımızın savunucusu olmalıdır" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu da yaptığı konuşmada, Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı 2024-2028 hakkında bilgi vererek, "Ailenin korunması yalnızca bir bakanlığın değil, tüm kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün ortak sorumluluğudur. Dijitalleşen dünyada ebeveyn-çocuk ilişkilerini güçlendirmek, sağlıklı aile yapısını korumak hepimizin görevidir. Söz konusu eylem planında 5 stratejik amaç, 15 görev, 100 faaliyet var. 5 tane stratejik amaçtan bir tanesi dijitalleşen dünyada ailelerin desteklemesidir. Söz konusu amaçlar birbirlerine aittir. Diğer bir başlığımız küresel riskler karşısında ailenin korunması ve desteklemesidir. Dolayısıyla dijitalleşen dünyada ailenin desteklenmesi için ebeveyn ve çocuk ilişkilerinin sağlam bir zemine oturtulması ve sağlıklı bir aile yapısının kurulması, korunması çok önemli" dedi. "Çocuklara değerleri küçük yaşlarda öğretmeliyiz" İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Fahrettin Kaya, ailenin toplumsal değerlerin ilk öğrenildiği yer olduğuna dikkat çekerek, "Çocuklarımıza ahlaki değerleri küçük yaşlarda öğretmeliyiz. Öğretmezsek ne devlet ne sivil toplum bunu telafi edebilir. Her şey ailede başlıyor ve ailede bitiyor" ifadelerini kullandı.
Demirci-Selendi yolu için ihale süreci başlıyor
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:09 Demirci-Selendi yolu için ihale süreci başlıyor AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Demirci-Selendi yolu için Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yeni ihale sürecinin başladığını duyurdu. Baybatur, yaptığı açıklamada, 44,5 kilometrelik Demirci-Selendi yolunun kalan kesimlerinin tamamlanması amacıyla hazırlanan ’Toprak Tesviye, Sanat Yapıları ve Üstyapı İkmal İşi’ ihalesinin 21 Kasım 2025 tarihinde yapılacağını belirtti. Yıllardır beklenen bu yatırımın tamamlanması için süreci yakından takip ettiklerini ifade eden Baybatur, "Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni ihale ile birlikte yolun eksik kalan kesimleri tamamlanacak, köprü ve üstyapı çalışmalarıyla proje nihai hale getirilecek. İhale kapsamında, mevcut 18,8 kilometrelik bölümün ardından kalan kesimlerde tek köprü ve 25 kilometrelik yol sathi kaplama seviyesinde tamamlanacak. Demirci-Selendi yolu, yalnızca iki ilçeyi değil, tüm kuzey hattını birbirine bağlıyor. Tarım, ticaret ve sosyal hayat açısından stratejik bir güzergah. Bu yeni ihale süreciyle yolun tamamı modern standartlarda hizmete girecek." dedi. Manisa genelinde ulaşım yatırımlarının kararlılıkla sürdüğünü vurgulayan Baybatur, "Manisa’mızın her noktasında söz verdiğimiz yatırımları tek tek hayata geçiriyoruz. Demirci-Selendi yolu da bu vizyonun önemli bir parçası. Takip ediyoruz, sonuç alacağız." ifadelerini kullandı.
İşCep, ’Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ seçildi
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:07 İşCep, ’Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ seçildi Türkiye İş Bankası’nın mobil bankacılık uygulaması İşCep, Global Finance dergisi tarafından düzenlenen ’En İyi Dijital Banka Ödülleri’nde, ’Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ seçildi. Türkiye İş Bankası’nın mobil bankacılık uygulaması İşCep, uluslararası finans yayını Global Finance dergisi tarafından düzenlenen ‘En İyi Dijital Banka Ödüller’nde, üçüncü kez ‘Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ seçildi. Londra’da düzenlenen törende, ödülü İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle aldı. Bankanın son iki yıldır olduğu gibi ikinci yüzyılının ilk yılında da ‘Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ ödülüne layık görüldüğünü vurgulayan Sezgin Lüle, "Bu ödül, dijitalleşme ve inovasyona dayalı dönüşüm yolculuğumuzun uluslararası ölçekte de izlendiğinin önemli bir göstergesi. Bankacılık hizmetlerinin erişilebilirliğini artırmak ve müşterilerimizin bulunduğu her platformda insan odaklı, hızlı ve kişiselleştirilmiş hizmet sunmak için çalışıyoruz. 15,5 milyon kullanıcıya sahip İşCep’i süper uygulama stratejimiz doğrultusunda mobil bankacılık kanalı olmaktan çıkarıp 800’ü aşkın işlemin yapılabildiği finans ve yaşam platformuna dönüştürdük. Böylece mobil uygulamamız, müşterilerimizin hayatında daha fazla yer alıyor, finans dışı hizmetlerle günlük yaşantılarını kolaylaştırıyor. Mobil bankacılık uygulamamızın ulaştığı seviyenin dünyanın en saygın kuruluşları tarafından takdirle karşılanmasını ülkemiz ve sektörümüz adına çok değerli buluyorum" dedi.
Büyükşehir’in ceviz soyma makineleri üreticilerin hizmetinde
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:07 Büyükşehir’in ceviz soyma makineleri üreticilerin hizmetinde Antalya Büyükşehir Belediyesi, ceviz hasadının başlamasıyla birlikte talepte bulunan mahallelere ceviz soyma makinesi gönderiyor. Korkuteli Sülekler Mahallesi’ne hibe edilen ceviz soyma makinesiyle üreticiler saatte yarım ton ceviz soyuyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, yerelden kalkınma hedefleri doğrultusunda Antalya’da tarımcılığın yoğun olduğu bölgelere hibe desteğini sürdürüyor. Çiftçinin iş yükünü hafifletmeyi amaçlayan hibeler, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Bu kapsamda Antalya’da ceviz hasadına başlayan mahallelere ceviz soyma makinesi gönderen Büyükşehir Belediyesi, zorlu hasat sürecinde çiftçilerin yanında oluyor. Korkuteli ilçesi Sülekler Mahallesi üreticilerinden gelen talepler doğrultusunda mahalle muhtarına teslim edilen ceviz soyma makinesini üreticiler kullanmaya başladı. Yeşil dış kabuğundan ayrılmayan cevizleri kısa sürede kabuğundan ayırarak iş yükünü kolaylaştıran makine, saatte yaklaşık yarım ton cevizi işleyebiliyor. "Büyük kolaylık" Ceviz soyma makinesinin üreticiler için büyük kolaylık olduğunu belirten Sülekler Mahallesi Muhtarı Mehmet Özkan, "Yılın son hasadını cevizlerimizle yapıyoruz. Ceviz yetiştirilmesi kolay ancak hasat ve pazara hazırlanması uzun ve meşakkatli bir ürün. Özellikle kabuklardan cevizleri ayırmak uzun süren, elle yapılan zorlu bir işlem. Büyükşehir Belediyemize bu yıl da talepte bulunmuştuk, sağ olsunlar makinemiz geldi, kullanmaya başladık. Bir çuval cevizi 10 dakikada temizleyerek hazır hale getirdi. Büyük bir zaman ve iş gücü tasarrufu. Saatlerce sürecek el emeğini dakikalar içinde çözüyor" dedi. "Ellerimiz kararıyordu" Ceviz hasadının zorluklarından bahseden çiftçi Akif Özlü ise, "Cevizi yeşil kabuğu ayrılmazsa onu elle ayırması bizim için büyük zahmet. Ellerimizle yaptığımız için ellerimiz yemyeşil kalıyor, kararıyor. Makine çok güzel, komple sıyırdı, temizledi, yıkadı hazırladı. Ben hemen kurutacağım, isteyen satar, isteyen yer" diye konuştu.
Amasya’da kenevirde hayal kırıklığı: Kenevir ekim alanı 6 bin 500 dekardan 850 dekara düştü
23 Ekim 2025 Perşembe - 12:44 Amasya’da kenevirde hayal kırıklığı: Kenevir ekim alanı 6 bin 500 dekardan 850 dekara düştü Amasya’da kenevir bitkisinin büyük umutlarla başlayan üretimi hayal kırıklığına dönüştü. İlaç sanayinden tekstile, otomotivden izolasyona kadar çok farklı alanlarda kullanım imkanı olan bitkinin ekimi 6 bin 500 dekardan 850 dekara kadar geriledi. Mağdur olan üreticilerin ekim yapmak istemediği açıklandı. "Üreticilerimiz mağdur olduğu için ekim yapmak istemiyor" Amasya’da "Kenevir Yeniden Doğuyor Projesi" kapsamında hasat programı düzenlendi. Programda konuşan Amasya Tarım ve Orman İl Müdürü Ahmet Arslan, "İlimizde 2024 yılında 6 bin 500 dekar gibi bir alanda ekimi yapılan kenevir sözleşmeli üretim esnasında bir firmayla yaşanan sıkıntılardan dolayı bu yıl 850 dekar gibi bir alana düşmüş bulunmaktadır" dedi. 850 dekarın 500 dekarlık bölümünün TİGEM’e bağlı Gökhöyük Tarım İşletmesi’nde, kalan kısmın ise iki firma tarafından sözleşmeli olarak Gümüşhacıköy ve Hamamözü ilçelerinde ekildiğini anlatan Arslan, "Kenevir olayının daha ciddi bir şekilde ele alınması gerekir. Kenevirin ilimizde yaygınlaştırılması gerekiyorsa bu firmaların daha güçlü bir şekilde bu sektöre el atması gerekir. Yoksa üreticilerimizin bu konuda mağdur olduğu için ekim yapmak istemiyorlar. Bu da bizim için büyük bir sıkıntı" diye konuştu. Dalgıçların kıyafetlerinde, pilotların kasklarında kullanılıyor Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) kenevir tohumu üretimine ilişkin faaliyetlerde bulunduğuna değinen TİGEM Bitkisel Üretim Dairesi Başkanı Noyan Avgın, "Kenevirin gerçekten çok fazla kullanım alanı var. Dalgıçların kıyafetlerinden uçaklarda pilotların kasklarına kadar kullanıldığını öğrendik. Böyle bir bitkiyi desteklememiz ve sanayisini de geliştirmemiz lazım" şeklinde konuştu. Amasya Valisi Önder Bakan ise uzun yıllardan sonra 2016 yılında çıkan yönetmelikle 21 ilde kenevirin tekrar yetiştirilmeye başlandığını hatırlatarak Amasya’nın kenevir tohumu üretiminde 296 ton ile ilk sırada yer aldığını söyledi. "Salonda hasat olmaz, yağmurda eriyecek halimiz yok" "Kenevir Yeniden Doğuyor Projesi" kapsamında Gökhöyük Tarım İşletmesinde düzenlenen kenevir hasadı tarla günü programının hava muhalefeti endişesi nedeniyle tarlada yapılmamasına tepki gösterip kendisinin olduğu gibi programa katılanların yarıdan fazlasının çiftçi çocuğu olduğunu hatırlatarak programın devamını tarlada sürdürten Vali Bakan, "Hiç kimse çok fazla havalara girmesin. Böyle salonda filan hasat olmaz. Yağmurda eriyecek halimiz yok" ifadelerini kullandı. Hasat programında AK Parti İl Başkanı Galip Uzun ve Gökhöyük Tarım İşletmesi Müdürü Halil Ozan Topaloğlu ile diğer yetkililer de yer aldı.
Dünya borsaları İstanbul’da buluştu
23 Ekim 2025 Perşembe - 12:01 Dünya borsaları İstanbul’da buluştu Borsa İstanbul, 64. Dünya Borsalar Federasyonu Genel Kurulu ve Yıllık Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Dünya Borsalar Federasyonu 64. Genel Kurulu ve Yıllık Toplantısı 21-23 Ekim 2025 tarihlerinde Borsa İstanbul’un ev sahipliğinde gerçekleşti. Küresel sermaye piyasalarının en prestijli buluşmalarından biri olarak kabul edilen etkinlik, 50’ye yakın ülkeden 200’ün üzerinde Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdür ve üst düzey borsa yöneticisini İstanbul’da bir araya getirdi. Bu buluşma ile dünya finans basınının odağı Türkiye sermaye piyasalarına çevrildi. Borsa İstanbul’dan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Tüm dünyada 250’den fazla borsa ve takas kuruluşunun üyesi olduğu Dünya Borsalar Federasyonu üyelerinin yüzde 37’si Asya Pasifik, yüzde 43’ü Avrupa, Orta Doğu ve Afrika ve yüzde 20’si ise Amerika bölgesinde yer almaktadır. 1961 yılında kurulan bu önemli küresel sektör birliğinin merkezi ise Londra’da bulunmaktadır. Federasyona üye borsalarda işlem gören 50.000’e yakın halka açık şirketin piyasa değeri 116 trilyon, işlem hacmi ise 155 trilyon ABD dolarının üzerindedir. Bu yılki toplantıda, Dünya Borsalar Federasyonu Genel Müdürü ve Borsa İstanbul Genel Müdürü açılış konuşmalarını gerçekleştirmiş ve Sayın Cumhurbaşkanımızın video mesajı katılımcılarla paylaşılmıştır. Borsa İstanbul’a Teknoloji İş Birliği Girişimi ödülü Etkinlik kapsamında Borsa İstanbul, Dünya Borsalar Federasyonu tarafından verilen Teknoloji İş Birliği Girişimi (Technology Collaboration Initiative) ödülüne layık görülmüştür. Bu ödül, Borsa İstanbul’un teknoloji ihracına yönelik atılımlarını ve başarılarını vurgularken aynı zamanda teknoloji alanında diğer borsalar ile yaptığı iş birliklerinin ve bu borsaların gelişimine yaptığı katkıların altını çizmektedir. Borsa İstanbul, geliştirdiği BISTECH alım satım sisteminin yanı sıra borsa teknoloji altyapısına yönelik olarak; yazılım geliştirme, sistem entegrasyonu, veri transferi, uygulama testleri, teknolojik eğitim ve canlıya geçiş sonrası destek hizmetleri sunmaktadır. Borsa İstanbul, bu çerçevede Avrupa, Uzak Doğu, Orta Doğu ve Orta Asya’dan ülkelerle piyasa uygulamaları ve teknolojiye dayalı iş birlikleri kurmuştur. Bu ortaklıklar Borsa İstanbul’un bölgesel bilgi ve teknoloji transferinde üstlendiği öncü rolüne destek vermektedir. Dünya Borsalar Federasyonu tarafından verilen bu ödül, Borsa İstanbul’un yalnızca bir işlem platformu değil, aynı zamanda bölgesel sermaye piyasalarına hizmet sağlayan bir teknoloji merkezi konumuna geldiğinin göstergesidir. Borsa İstanbul’un bölge borsalarına yönelik teknoloji iş birliği çalışmalarının artarak devam etmesi beklenmektedir. Etkinlikte ayrıca Borsa İstanbul Dünya Borsalar Federasyonu yetkililerine sektöre katkıları sebebiyle plaket takdim etmiştir. Plaket takdimi, teknoloji alanında uluslararası iş birliğinin önemli bir sembolü olarak toplantı programında yer almıştır. Türkiye’nin yatırım potansiyelinin tanıtımına, İstanbul Finans Merkezine ve Borsa İstanbul’un marka değerine katkı Borsa İstanbul, Türkiye Yüzyılı vizyonunda, İstanbul uluslararası finans merkezi stratejik hedefleri kapsamında küresel çapta yürüttüğü iş birlikleri ve altyapı yatırımlarıyla bölgesinde önemli bir merkez haline gelmektedir. Dünya Borsalar Federasyonu üyesi olarak borsacılık sektöründeki gelişmeleri yakından takip eden Borsa İstanbul, 400 milyar dolara yakın piyasa değeriyle yerli şirketlerin sermaye ve finansman ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabilecekleri bir piyasa oluşturmuş durumdadır. Türkiye Yüzyılı Vizyonu altında belirlenen katılım finans, sürdürülebilirlik, ekonomik kalkınma, yerli ve milli sanayi sektörlerinin gelişmesi gibi hedeflerin finansmanında önemli bir paydaş olan Borsa İstanbul, bilişim, savunma, sağlık, ulaştırma, iletişim, yenilenebilir enerji, madencilik gibi kritik sektörlerde yer alan yerli şirketlerin, sermaye piyasalarının desteği ile büyüyebilmesi için gerek piyasaları gerekse enstrümanları ile önemli katkılar sağlamaktadır. Borsa İstanbul, Dünya Borsalar Federasyonu üyeliği kapsamında çeşitli çalışma gruplarında dünya borsaları bir araya gelerek borsacılık faaliyetleri üzerine çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışma grupları, sermaye piyasaları ve küresel ekonomide yaşanan gelişmeleri takip etmenin yanı sıra, borsaların birbirleriyle iş birliği yapması için uygun bir platform sağlamaktadır. 1992 yılından beri Dünya Borsalar Federasyonunun aktif bir üyesi olan Borsa İstanbul, finansal teknolojiden risk yönetimine, kotasyondan gözetim ve denetime, sürdürülebilirlikten istatistiğe tüm çalışma gruplarında yoğun çalışmalar yürütmektedir. 2021 yılından beri Dünya Borsalar Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliğini yürüten Borsa İstanbul, yönetim kurulunda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinde yer alan borsaları temsil etmektedir. Dünya Borsalar Federasyonundaki faaliyetleri ile küresel sermaye piyasası aktörleriyle ilişki ve iş birliklerini geliştiren Borsa İstanbul aynı zamanda küresel sektör sorunlarının çözümüne de katkıda bulunmaktadır. Borsa İstanbul, ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı Borsalar Forumunun 2005 yılından bu yana sekretarya görevini yürütmektedir. Her yıl İslam İşbirliği Teşkilatı Borsaları bir araya getirilerek, küresel gelişmeler ve sektöre özgü konularda bilgi alışverişine imkân sağlanmaktadır. Borsa İstanbul ayrıca Londra Külçe Piyasası Birliği ve Dünya Elmas Borsaları Federasyonu gibi çok taraflı platform üyelikleri sayesinde bu sektörlerdeki gelişmeleri de yakından izlemektedir. Borsa İstanbul bu faaliyetlerinin yanı sıra yabancı kurumsal yatırımcılar başta olmak üzere Türkiye sermaye piyasalarını yurt dışı paydaşlara tanıtmak amacıyla Toronto, New York, Şikago, Londra, Singapur gibi önemli finans merkezlerinde yatırımcı buluşmaları düzenleyerek yatırımcı sayısının artırılması için çeşitli etkinlikler gerçekleştirmektedir. Bu etkinliklerde yatırımcılar ve sektör profesyonellerine Türkiye sermaye piyasalarının tanıtımı yapılmakta ve yabancı yatırımcıların karşılaştığı sorunlara çözüm önerileri geliştirilmektedir. Ayrıca, yabancı yatırımcılar için önemli tematik alanlar olan sürdürülebilirlik ve katılım finans ürünlerinin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalar ve işlem gören enstrümanlar ile ilgili bilgiler etkinlik katılımcılarıyla paylaşılmaktadır. Bu kapsamda, Endonezya Hac Fonu yetkililerine kira sertifikaları, altın, altına dayalı enstrümanlar ve katılım pay senetleri konularında çeşitli çalıştaylar düzenlenmiş, kurumun yatırım hedeflerine uygun ürünler katılımcılara detaylı olarak tanıtılmıştır. Ayrıca, Malezya kurumsal yatırımcıları için ülkemiz sermaye piyasalarını tanıtan geniş katılımlı bir yatırımcı buluşması gerçekleştirilmiştir. İstanbul’da düzenlenen Birleşik Arap Emirlikleri Dubai Ulusal Bankası aracılığıyla ülkemize gelen yabancı yatırımcı grubu sermaye piyasalarımız hakkında bilgilendirilmiştir. Uluslararası Ödünç Menkul Kıymetler Birliği tarafından yapılan özel bir davet ile birlik merkezinde piyasalarımız ve ürünlerimiz hakkında genel bir tanıtım yapılmış ve Pay Piyasaları ile ilgili bazı özel düzenlemeler detaylı olarak anlatılmıştır. Bu etkinlik sonrasında Birlik yönetimi tarafından yapılan özel bir davet ile birliğin yıllık konferansına katılım sağlayan ilk borsa olarak piyasalarımız ve ürünlerimizin tanıtımını yaptığımız bir sunum ile katılım sağlanmıştır. Bu etkinliklere ek olarak, Londra Yeşil Finans Konferansı, Türk Arap Finans ve Ekonomi Forumları, Moğolistan Ekonomi Forumu gibi yabancı yatırımcıların katıldığı konferanslarda Borsamız ve sermaye piyasalarımız çeşitli yönleri ile tanıtılmış, ürünlerimiz ile ilgili detaylı bilgiler paylaşılmıştır. 2023 yılından bu yana her yıl Vadeli İşlemler Sektör Birliğinin düzenlediği Şikago ve Singapur Konferanslarında stant açarak katılım sağlanmakta ve yabancı yatırımcılara Borsamız hakkında tanıtımlar yapılarak sektör profesyonelleri ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmektedir. Bu faaliyetlerin dışında Borsa İstanbul yabancı borsalara uluslararası eğitim ve danışmanlık programları sunarak, bugüne kadar özellikle türev piyasası, gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve kitle fonlaması gibi çeşitli konularda eğitim ve danışmanlık hizmeti de vermektedir. Ayrıca altın sektörünün en önemli uluslararası kuruluşlarından olan Dünya Altın Konseyi iş birliğiyle kurulan Altın Akademisi faaliyetleri çerçevesinde Endonezya ve Mısır sektör paydaşlarına altın bankacılığı ve altın piyasası ile ilgili eğitimler düzenlenmiştir. Bu ülkelere ek olarak birçok Afrika ve Orta Doğu ülkesine altın piyasası ile ilgili çeşitli toplantı, seminer ve konferanslar aracılığı ile bilgi aktarılmış ve eğitimler düzenlenmiştir. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Borsalar ve Türev Borsalar Girişimi kurucu üyelerinden olan Borsa İstanbul, hesapladığı dünya standartlarındaki sürdürülebilirlik endeksleri ile ülkemizin bu alandaki ihtiyaçlarına cevap verirken, bu endekslere girebilmeleri için işlem gören şirketlere ve sektördeki diğer kurumlara konu ile ilgili çeşitli eğitimler düzenlemektedir. Bu alanda gelişmekte olan piyasalarda özel sektöre yönelik en büyük küresel kalkınma kurumu olan International Finance Corporation (IFC) iş birliği ile dünyanın çeşitli ülkelerinden üst düzey finans yöneticilerine Yeşil Tahvil eğitimi de düzenlenmektedir. Borsa İstanbul bölgesel ve küresel düzeyde uluslararası eğitim ve danışmanlık faaliyetlerini yeni oluşumlar ve bağlantılarla genişleterek sürdürmeyi amaçlamaktadır."