Son Dakika
|
Sarıyer’de İETT otobüsü alev topuna döndü
İzmir’de taksiciye bıçaklı gasp girişimi araç kamerasında
Adalet Bakanı Gürlek: "15 bin sözleşmeli personel alımı yapacağız"
Şarkıcı Yusuf Güney adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İstanbul merkezli 16 ilde DEAŞ operasyonu
Galibaf’tan ABD’ye uyarı: "İran halkının haklarını kabul etmekten başka alternatif yoktur"
Kurban Bayramı öncesi İstanbul’da sevk noktalarında yoğun mesai
Türkiye’nin konuştuğu olayda sanık İzzet Kalyon yaşananları anlattı
Sedef Güler cinayeti davasında karar!
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bolu Belediyesi’ne 5’inci dalga operasyonu
Şarkıcı Yusuf Güney adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
Uşak’ta tarım arazisinde erkek cesedi bulundu
Hull City, play-off finaline yükseldi
Bakan Fidan, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Al Thani ile bir araya geldi
Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Schmidt’in görevinden ayrılacağı duyuruldu
Trump, Oval Ofis’teki etkinlik sırasında uyukladı
EKONOMİ
Altıntaş’ta minik öğrenciler salatalık fidelerinin ekimini gerçekleştirdi
12 Mayıs 2026 Salı - 13:36:01
Kütahya’nın Altıntaş ilçesi Zafer İlkokulu öğrencileri, "Ekolojik Tarım ve Biyoçeşitlilik" teması kapsamında yerli tohumlardan yetiştirilen salatalık fidelerinin ekimini gerçekleştirdi. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen "Yeşil Vatan: Benim Okulum Geleceğe ÇARE" projesi çerçevesinde okulda Mayıs ayı etkinlikleri sürüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen "Yerli Tohum Tarım Atölyesi" projesinde 1. ve 4. sınıf öğrencileri toprakla buluşarak salatalık fidelerini dikti. Etkinlikte öğrenciler hem uygulamalı tarım deneyimi yaşadı hem de ekolojik tarım, biyoçeşitlilik ve yerli tohumların korunmasının önemi hakkında bilinç kazandı. Okul yönetimi, proje ile çocukların doğaya duyarlı bireyler olarak yetişmelerinin ve sürdürülebilir tarım konusunda farkındalık oluşturmalarının amaçlandığını belirtti.
12 Mayıs 2026 Salı - 13:33
Bakan Bayraktar: "2026 yılı rüzgarın yılı olacak"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "2026 yılı adeta rüzgarın yılı olacak. Zira YEKA yarışmalarının bin 500 megavatlık kısmı rüzgâr olacak" dedi. Bakan Bayraktar, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen 15. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi’nin açılışına katıldı. ‘Yarının Güvencesi Rüzgarın Enerjisi’ sloganıyla gerçekleştirilen programda Türkiye’nin rüzgar enerjisinde büyüme hedefleri ve 2035 perspektifi detaylandırıldı. Ayrıca yeni türbin teknolojileri, tedarik zinciri dönüşümü ve yerli üretimin rüzgar enerjisindeki rolü, izin süreçleri, finansman modelleri, şebeke altyapısı ve yeniden güçlendirme yatırımları, yapay zeka, veri yönetimi, siber güvenlik ve sektördeki dijitalleşme süreçleri de ele alındı. Programda bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bayraktar, enerji alanında tarihi bir dönüşüm sürecinden geçtiklerini ifade etti. Hürmüz Boğazı’nda başlayan enerji krizinin küresel piyasalara etkisine değinen Bayraktar, yalnızca kaynağa sahip olan ülkelerin değil, enerjiyi çeşitlendirebilen, teknolojiyi geliştirebilen, altyapısını güçlendirebilen ve hızlı karar alabilen ülkelerin güçlü olacağını söyledi. "Türkiye, enerji arzında bir sıkıntı yaşamayan ülkelerden biridir" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Türkiye olarak enerjide dışa bağımlılığı azaltan, arz güvenliğini önceleyen, yerli ve yenilenebilir kaynaklarını maksimum düzeyde değerlendiren ve aynı zamanda çevreyle uyumlu bir enerji dönüşümünü hayata geçiren çok katmanlı bir strateji yürüttüklerini söyleyerek, "Bugün hamdolsun Türkiye, enerji arzında bir sıkıntı yaşamayan ülkelerden biridir. Oluşturduğumuz tedarik kaynaklarındaki çeşitlilik, LNG altyapımız, boru hatlarımız, doğal gaz depolama kapasitemiz, elektrik üretim çeşitliliğimiz ve güçlü elektrik iletim sistemimiz sayesinde vatandaşlarımızın enerjiye kesintisiz erişimini sağlıyoruz" açıklamasında bulundu. "2035 yılında yollarımızda 6 ila 8 milyon elektrikli aracın olacağını öngörüyoruz" Sanayide, ulaştırmada, tarım alanlarında, şehirleşmede, veri merkezlerinde ve yapay zeka teknolojilerinde elektrik kullanımının arttığını ifade eden Bayraktar, "Bugün Türkiye’de elektrikli araç sayısı 400 bini aşmış durumda. 2035 yılında yollarımızda 6 ila 8 milyon elektrikli aracın olacağını öngörüyoruz. Sadece ulaşım değil, iklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklıklar da elektrik talebini yukarı taşıyor. Geçtiğimiz yaz klima kullanımına bağlı olarak günlük elektrik tüketiminde tarihi rekorlar kırdık. Fakat önümüzde daha sıcak yazlar, daha yoğun enerji tüketimi ve çok daha yüksek bir elektrik talebi oluşmasını bekliyoruz. İşte tam da bu nedenle Türkiye’nin enerji dönüşümünün merkezinde elektrik; elektriğin merkezinde ise yenilenebilir enerji yer almaktadır" ifadelerine yer verdi. "Türkiye; yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’da ilk 5 ülke arasında, dünyada ise ilk 11 ülke içerisinde" Bayraktar, AK Parti hükümetleri olarak yenilenebilir enerjide gerçek anlamda bir atılım yaptıklarını sözlerine ekleyen Bayraktar, şu ifadelere yer verdi: "Türkiye’nin toplam kurulu gücü 125 bin megavatı aşmış durumda ve bunun yaklaşık yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Bu başarının en önemli ayaklarından biri rüzgar enerjisi. 2005 yılında sadece 20 megavat olan rüzgâr kurulu gücümüz bugün 15 bin megavat seviyesini geçti. 2025 yılında gerçekleşen 393 milyar kilovatsaatlik toplam elektrik üretimimizin içinde rüzgar santralleri yüzde 10,9’luk paya sahip oldu. Yıllık 34,5 milyar kilovatsaatlik elektrik üretimi ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştık. Artık ülkemizin hemen her köşesinde görmeye alıştığımız rüzgâr türbinleri, bugün Türkiye’nin enerji bağımsızlığının en güçlü sembollerinden biri haline geldi. Yine güneş enerjisinde 2014 yılında sadece 40 megavat olan kapasitemiz bugün 26 bin megavatı aştı. Rüzgâr ve güneşin toplam kurulu güç içindeki payı artık üçte bir seviyesinde. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye; yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’da ilk 5 ülke arasında, dünyada ise ilk 11 ülke içerisinde." "Bugün artık sadece enerji tüketen değil; teknoloji geliştiren, ekipman üreten ve bunu ihraç eden güçlü bir Türkiye var" Yenilenebilir enerjiyi enerji arz güvenliği, dışa bağımlılığın azalması, düşük cari açık, yerli sanayi ve yüksek teknoloji anlamına geldiğini söyleyen Bakan Bayraktar, "Bugün Türkiye’de rüzgâr türbinlerinde yaklaşık yüzde 60 yerlilik oranına ulaştık. Kule, jeneratör ve kanat üretiminde ise yüzde 70’in üzerine çıktık. Kulelerden jeneratörlere, kanatlardan döküm ekipmanlarına kadar çok geniş bir üretim kabiliyeti oluşturduk. 2014 yılında yalnızca 27 üreticiye sahip olduğumuz yenilenebilir enerji sanayinde bugün 500 yerli üretici faaliyet gösteriyor. Alt tedarikçilerle birlikte yaklaşık 50 bin vatandaşımıza yeşil istihdam sağlıyoruz. Bugün artık sadece enerji tüketen değil; teknoloji geliştiren, ekipman üreten ve bunu ihraç eden güçlü bir Türkiye var. Bu başarı; doğru vizyonun, güçlü siyasi iradenin, kararlı enerji politikalarının ve müteşebbis ruhun bir sonucudur" diye konuştu. Bayraktar, Ulusal Enerji Planı’na göre Türkiye’nin elektrik talebinin 2035 yılında 510 teravatsaat seviyesine ulaşmasını beklediklerini söyledi. Bu talebi güvenli, temiz ve ekonomik kaynaklarla karşılamak zorunda olduklarına dikkati çeken Bayraktar, "Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 2035 hedefi doğrultusunda rüzgâr ve güneş kurulu gücümüzü toplam 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda; iletim altyapımızı da büyütecek ve daha dirençli bir hale getireceğiz. Çünkü güçlü bir yenilenebilir enerji portföyü, güçlü bir şebeke altyapısı gerektirir. Bu kapsamda; 14 bin 700 kilometre uzunluğunda, 40 gigavat kapasiteli HVDC hattı, 15 bin kilometre yeni AC iletim hattı ve 40 yeni konvertör merkezi planlıyoruz. 2035 yılına kadar yeşil iletim altyapısına yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım gerçekleştireceğiz. Bunun yanında enterkonneksiyon kapasitemizi artırarak Türkiye’yi bölgesel enerji ticaretinin merkezi haline getirmeyi amaçlıyoruz" dedi. "2026 yılı adeta rüzgarın yılı olacak" Yenilenebilir enerji yatırımlarında YEKA modelinin son derece başarılı sonuçlar verdiğine vurgu yapan Bayraktar, "Bugüne kadar toplam 7 bin 800 megavatlık YEKA yarışması gerçekleştirdik. Yeni model kapsamında 2024 ve 2025 yıllarında toplam 3 bin 800 megavatlık yeni kapasite tahsis ettik. Bu yarışmalara hem yerli hem de uluslararası yatırımcılar yoğun ilgi gösterdi. Önümüzdeki dönemde her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA yarışmaları düzenlemeye devam edeceğiz. Bu program vesilesiyle bu yıl yapmayı planladığımız YEKA yarışmalarımıza ilişkin de birkaç detayı sizlerle paylaşmak istiyorum. 2026 yılı adeta rüzgarın yılı olacak. Zira YEKA yarışmalarının bin 500 megavatlık kısmı rüzgâr olacak. Önümüzdeki dönemin en stratejik başlıklarından biri de deniz üstü yani offshore rüzgâr enerjisi olacaktır. Ülkemiz bu alanda çok önemli bir potansiyele sahiptir. Bakanlık olarak Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört ayrı offshore saha belirledik. İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgâr YEKA yarışmasını gerçekleştireceğiz. 2035 yılına kadar offshore rüzgârda 5 gigavatlık kapasite hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "İletim altyapımız ve yerli sanayimizle çok daha güçlü bir Türkiye inşa ediyoruz" Türkiye artık enerjide yalnızca tüketici değil; oyun kurucu bir ülke olduğunu kaydeden Bayraktar, "Doğal gazda merkez ülke olma hedefimiz, yenilenebilir enerjide üretim gücümüz, nükleer yatırımlarımız, enterkonneksiyon hatlarımız, iletim altyapımız ve yerli sanayimizle çok daha güçlü bir Türkiye inşa ediyoruz. Bunu inşa ederken önümüzdeki dönem için merkezinde elektrikleşme olan yeni bir enerji mimarisi üzerinde çalışıyoruz. Önümüzdeki aylarda kamuoyumuzla paylaşacağımız bu yeni program ile daha dirençli, daha esnek ve dijitalleşen yeni bir enerji altyapısı hedefliyoruz. Enerji politikalarımızı günümüz şartlarıyla uyumlu hale getiriyoruz. Hürmüz örneğinde olduğu gibi ortaya çıkabilecek krizlere karşı da dirençli bir yapı amaçlıyoruz. Bu kapsamda kasım ayında ülkemizde düzenlenecek BM İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı COP31 büyük bir önem taşıyor. Rüzgârdan güneşe, nükleerden enerji verimliliğine kadar birçok başlıkta iddialı hedeflerle Antalya’dan dünyaya önemli mesajlar vereceğiz. Yeni enerji mimarimiz ile uyumlu olacak şekilde iş birliği fırsatlarını değerlendirecek, çeşitli anlaşmalara imza atacağız" değerlendirmesinde bulundu. Bayraktar, 2017 yılında Emine Erdoğan’ın sıfır atık inisiyatifinin küresel bir markaya dönüştüğünü ve enerji verimliliğinde de önemli bir yer tuttuğunu dile getirdi. Bakanlık olarak enerji verimliliğinde, önce ulusal ardında da uluslararası bir farkındalık oluşturmak istediklerini belirten Bayraktar, "Bu kapsamda enerji verimliliği ile sıfır atık yaklaşımını ortak bir toplumsal dönüşüm vizyonunda buluşturacak Sıfır Atık Festivali’ni hayata geçiriyoruz. Saygıdeğer Hanımefendi’nin himayelerinde, Bakanlığımız ve Sıfır Atık Vakfı’nın iş birliğinde gerçekleştireceğimiz festivalin teması ‘Enerjide Verimlilik, Gelecekte Dönüşüm’ olacak" dedi. Programa Bakan Bayraktar’ın yanı sıra TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (İRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera, TÜREB Başkanı İbrahim Erden ve birçok sektör temsilcisi yer aldı. Program, Bakan Bayraktar’ın konuşmasının ardından Türkiye’de yenilenebilir enerjinin geleceği ve yenilenebilir enerjideki yeni yatırım fırsatlarını ele alan oturumlarla devam etti.
12 Mayıs 2026 Salı - 13:19
Diyarbakır’da yapı sektörü ihracat odaklı yurt dışına açılıyor
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), kentte yapı ve inşaat malzemeleri sektörünü daha rekabetçi hale getirmek ve dış pazarlara açmak amacıyla önemli bir adım attı. DTSO öncülüğünde "Yapı ve İnşaat Malzemeleri Küme Girişimi" oluşturuldu. Ticaret Bakanlığı’ndan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (URGE) desteği alınarak yürütülecek girişimle, sektörde faaliyet gösteren firmaların ortak hareket ederek güç birliği oluşturması ve yurt dışına açılmaları hedefleniyor. Yeni oluşturulan küme yapısı ile Diyarbakır’daki firmaların yalnızca yerel pazarda değil, ulusal ve uluslararası ölçekte daha etkin bir konuma gelmesi amaçlanıyor. Girişim kapsamında firmalara ihtiyaç analizi, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunulacak ve tanıtım faaliyetleri ile yurt dışı pazarlama ve alım heyeti organizasyonlarıyla firmaların dış ticaret kapasitesinin artırılması sağlanacak. Böylece hem kurumsal gelişim desteklenecek hem de firmaların küresel değer zincirlerine entegrasyonu için zemin hazırlanacak. ‘’Küme girişimi sektörel gelişme açısından Diyarbakır için bir ilk’’ Konuyla ilgili açıklama yapan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, girişimin sektörde yeni bir anlayışın kapısını aralayacağını söyledi. Ulusal pazarda daha güçlü bir etki oluşturmak ve uluslararası piyasalara açılmak için birlikte hareket etmenin bir zorunluluk haline geldiğini ifade eden Kaya, küme yaklaşımının firmalara önemli bir çarpan etkisi sağlayacağını dile getirdi. Kaya, firmaların birbirleriyle rekabet etmek yerine ortak bir güç oluşturma perspektifiyle hareket edeceğini belirterek, bu ilk URGE girişimine katılımın büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Halihazırda Ticaret Bakanlığından proje onayı alınmış olup Diyarbakır Yapı ve İnşaat Malzemeleri Küme Girişiminde yer almak isteyen firmaların katılımı kurumsal gelişimleri ve uluslararası piyasalarda yer almaları bakımından önem arz ettiğini dile getiren Kaya, istekli firmaların DTSO İhracat Destek Ofisi’ne başvuru yapmaları gerektiğini kaydetti.
12 Mayıs 2026 Salı - 13:07
Getir, yapay zekayla alışverişe harcanan zamanı azaltıyor
Getir, on yılı aşkın süredir operasyonunun merkezinde konumlandırdığı yapay zekâ destekli teknoloji altyapısını, kullanıcılarının yeni nesil alışveriş deneyimine de taşıdı. Kişiselleştirilmiş ürün önerilerinden hazır sepet ve alışveriş listesi gibi yapay zekâ destekli akıllı özellikler, kullanıcıların alışverişe ayırdığı zamanı azaltarak kendilerine ve sevdiklerine daha fazla vakit kalmasını sağlıyor. Yapay zekâ bugün küresel ölçekte yeni dönüşüm dalgası oluşturuyor olsa da Getir’in bu teknolojiyle ilişkisi, kurulduğu 2015 yılına kadar uzanıyor. Hızlı market teslimat modelini dünyada ilk kez hayata geçiren şirket, modelin ölçeklenebilir hâle gelmesi için ilk günden itibaren veri, tahminleme ve makine öğrenmesi tabanlı bir teknoloji altyapısı kurdu. Bugün bu birikim, hem sipariş ve teslimat süreçlerinin daha verimli işlemesini sağlıyor hem de kullanıcıların daha hızlı ve pratik bir biçimde alışveriş yapmasına yardımcı oluyor. Getir CTPO’su Kaan Emeç, yapay zekânın şirketin teknoloji yaklaşımındaki yerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Yapay zekâ bizim için son dönemde gündeme gelen bir teknoloji değil. Platformda hızlı teslimat modelini ölçeklenebilir kılmak için ilk günden itibaren büyük veri ve makine öğrenmesi kullanıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada bu altyapı, milyarlarca veri noktasıyla beslenen, gerçek zamanlı deneyimler oluşturabilen bir teknoloji omurgasına dönüştü. Örneğin İstanbul’da yağmurlu bir pazartesi akşamında oluşan yoğun trafiğin ya da İzmir’de sıcak bir cuma akşamında değişen kullanıcı davranışlarının teslimat sürelerine etkisini anlık olarak analiz ederek her bölge için farklı deneyimler oluşturabiliyor. Aynı sistem; bir kullanıcının sütünün bitme ihtimalini alışveriş alışkanlıklarından öngörüp doğru zamanda doğru ürün önerileri sunmaktan, mağazalardaki stok seviyelerini takip ederek hangi ürünün hangi depoya ne zaman yönlendirilmesi gerektiğin belirlemeye ve hangi kuryenin siparişi ne zaman teslim edeceğine kadar operasyonun yüz binlerce farklı anını eş zamanlı yönetiyor." Her siparişin arkasında çalışan yapay zekâ Yapılan açıklamaya göre, platformda her gün yüz binlerce sipariş ve kurye yolculuğu, farklı yapay zekâ modelleri tarafından eş zamanlı planlanıyor. Tahmini Varış Süresi (TVS) sistemi; kurye yoğunluğu, trafik durumu, sipariş hacmi, hava koşulları ve güvenlik standartları gibi onlarca farklı parametreyi saniyeler içinde değerlendiriyor. Talep tahmini, depo bazında saatlik ve dakikalık ayrıntıda çalışırken; kurye yönlendirme ve aktif kurye sayısından sipariş verme olasılığına kadar farklı verileri aynı anda hesaplıyor. Aynı teknoloji altyapısı, lokasyon, saat ve kullanıcı davranışına göre her kullanıcıya özel kampanya ve promosyonları da sunuyor. Örneğin sistem, sıcak bir yaz akşamında dondurma ve soğuk içecek talebinin artacağını öngörerek ilgili ürünleri öne çıkarabiliyor ya da düzenli olarak bebek bezi siparişi veren bir kullanıcıya, ürünü tükenmeden önce kişiselleştirilmiş bir teklif gösterebiliyor. Böylece kullanıcı deneyimi daha hızlı, ilgili ve ihtiyaca göre şekillenen bir yapıya dönüşüyor. Kaan Emeç, operasyonel yapay zekânın Getir modelindeki rolünü şu sözlerle anlattı: "Yapay zekânın şirketlerde fark yarattığı gerçek nokta nasıl uygulandığıdır. Model kurmak ve özelleştirmek artık görece daha da kolaylaştı. Modeli gerçek bir iş probleminin çözümüne bağlamak ise ciddi bir birikim ve deneyim istiyor. Bizim için her sipariş, arka planda çalışan onlarca küçük modelin ve gerçek zamanlı karar sisteminin uyumuyla ortaya çıkıyor. Getir’in yaklaşık 1.200 kişilik merkez ofis kadrosunun üçte biri yazılım, mühendislik, veri ve ürün ekiplerinden oluşuyor. Ancak yapay zekâ artık belirli ekiplerin kullandığı bir araç olmaktan çıktı; şirketin tamamına yayılan bir çalışma alanına dönüştü. Kritik kararlarda ise son sözü her zaman insan söylüyor. Bizim için yapay zekâ, çalışanlarımızın üreticiliğini, stratejik bakışını ve karar verme gücünü büyüten bir araç." Alışveriş de yapay zekâyla hızlanıyor Açıklamaya göre, platformda kullanıcılarının alışverişini kolaylaştıran yapay zekâ uygulamaları da hızla çeşitleniyor. GetirBüyük hizmetindeki "Hazır Sepetin" özelliği, geçmiş alışveriş alışkanlıklarına göre her kullanıcıya özel ürün önerileri yapıyor. Getir kullanıcıları da uygulamanın kendisine önerdiği sepet üzerinden ürünleri diledikleri gibi ekleyip çıkarabiliyorlar. Yapılan kullanıcı araştırmasına göre kullanıcıların yüzde 90’ı karşılarına çıkan ürünlerin, daha önce sık satın aldıkları ve gerçekten ihtiyaç duydukları ürünler olduğunu düşünüyor. "Alışveriş Listem" özelliğiyle de kullanıcının fotoğraf olarak yüklediği veya telefonundaki notlarda metin olarak yazdığı alışveriş listesini otomatik olarak sepete dönüştürüyor. Online yemek sipariş platformu GetirYemek için geliştirilen Türkiye’nin ilk kişiselleştirilmiş yemek öneri aracı olan "Ne Yesem"le ise kullanıcılar, restoranların en çok tercih edilen ürünlerini, yorumlar ve performans verileri özetiyle görerek yemek seçimlerini daha kolay ve bilinçli yapabiliyor. Yapay zekâ araçlarıyla hazırlanan restoran özetleri ise yorum ve davranış verilerini analiz ederek kullanıcıya hızlı seçim imkânı, restorana da anlamlı geri bildirim sunuyor. Ayrıca yapay zekâ alt yapısını kullanarak menü içeriklerinden kalori tahmini yaparak formunu korumak isteyen kullanıcılara kolaylık sağlanıyor. Kaan Emeç, yapay zekânın kullanıcı deneyimindeki karşılığını şöyle ifade etti: "Alışveriş, aslında sürekli tekrar eden küçük kararların toplamı. Kullanıcılarımız her hafta onlarca seçim yapıyor; ne alacağını, ne yiyeceğini, neyin eksik olduğunu düşünüyor. Bizim hedefimiz, bu karar yükünü azaltmak, tekrar eden seçimlerini hızlandırmak ve seçim yaparken düşünmeye harcadıkları zamanı onlara geri kazandırmak. Tüm bunların sonucu olarak, uygulama içine eklediğimiz yeni özellikle kullanıcılarımıza platformumuz sayesinde ne kadar zaman kazandıklarını gösteriyor ve kazandıkları zamanın finansal karşılığını hesaplıyoruz."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
10 Mayıs 2026 Pazar- 12:20
Çankırı’da dev bütçeli Teşvik Programı tanıtıldı
2
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:29
Adana’da erkenci kayısı hasadı başladı: Bahçede kilogramı 60-80 TL
3
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
4
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
5
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:12
ASO 2026 yılı Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı gerçekleşti
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:01
Merkez Bankası faizi yüzde 40,5’ten yüzde 39,5’e indirdi
Merkez Bankası faizi yüzde 40,5’ten yüzde 39,5’e indirdi
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:00
Merkez Bankası faiz kararını açıkladı!
Merkez Bankası faizi 100 baz puan düşürerek yüzde 40,5’ten yüzde 39,5 seviyesine indirdi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:49
ATO Başkanı Baran: "Güçlü aile olmadan, güçlü Türkiye olmaz"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, aile kurumunun toplumların gelişimi üzerindeki etkisine dikkati çekerek, "Aile toplumun temelidir. Güçlü aile olmadan güçlü toplum olmaz. Güçlü aile olmadan güçlü ekonomi, güçlü Türkiye olmaz" dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Aile Çalışma Grubu’nun, İstanbul Aile Vakfı ve İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu (İMEF) iş birliği, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle gerçekleştirdiği ‘Aile Birliğinin Güçlendirilmesinde Medyanın Rolü Semineri’ ATO Meclis Salonu’nda yapıldı. Programın açılış konuşmaları, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Fahrettin Kaya, İMEF Başkanı ve Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Başkanı Dr. Süleyman Basa ve İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Eryılmaz tarafından yapıldı. ATO Başkanı Gürsel Baran yaptığı konuşmada, 2025 yılının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘Aile Yılı’ olarak ilan edildiğini hatırlatarak, bu kapsamda çalışmalar yapmak üzere Ankara Ticaret Odası’nda ‘Aile Çalışma Grubu’nu hayata geçirdiklerini kaydetti. Güçlü ailelerin bulunduğu toplumların gelişiminin de güçlü olduğunu ifade eden Baran, "Aile toplumun temelidir. Güçlü aile olmadan güçlü toplum olmaz. Güçlü aile olmadan güçlü ekonomi, güçlü Türkiye olmaz" dedi. Medyanın dijital platformlar ve internet aracılığıyla hayatın merkezinde daha fazla yer almaya başladığını ifade eden ATO Başkanı Gürsel Baran, "Biz de bu kapsamda, bu ülkenin geleceğini inşa eden en köklü, en güçlü ve en kutsal yapı olan ailenin medya ile ilişkisini ve medyanın bu yapı üzerindeki etkisini konuşmak üzere bir araya geldik. Amacımız, iş dünyasında, medyada, eğitimde, her alanda aileyi güçlendirecek politikaları desteklemek, modeller üretmek, farkındalık oluşturmak" dedi. "Aile dağılırsa, ekonomi dağılır" ATO’nun 68 meslek komitesi aracılığıyla temsil ettiği 170 bini aşkın üyenin gelişimi için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Baran, "Ülkemizin ve Ankara’mızın üretiminden istihdamına, ihracatından inovasyonuna kadar her alanda gelişimi için var gücümüzle çalışıyoruz. Tüm bunların arkasındaki temel direğin aile kurumu olduğunu biliyoruz. Bir iş yeri sahibinin sabah işine huzurla gelmesini sağlayan, bir girişimcinin risk almasını cesaretlendiren, bir çalışanı ayakta tutan, bir toplumun vicdanını diri tutan şey aile desteğidir. Aile dağılırsa, ekonomi dağılır. Aile güçlenirse, üretim artar, refah artar, huzur artar. O yüzden biz ATO olarak sadece ticareti değil, aynı zamanda değerleri korumayı da bir vazife olarak görüyoruz" diye konuştu. Medyanın görevinin sadece bilgi vermek değil, aynı zamanda milletin ortak değerlerini yaşatmak olduğu ifade eden Baran, "Medyada, saygıyı, sevgiyi, sabrı, edebi, adabı, aile bağlarını unutturmayan ve topluma örnek olan bir dil kullanılmalı, milli kimliğimizin taşıyıcısı, aile yapımızın savunucusu olmalıdır" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu da yaptığı konuşmada, Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı 2024-2028 hakkında bilgi vererek, "Ailenin korunması yalnızca bir bakanlığın değil, tüm kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün ortak sorumluluğudur. Dijitalleşen dünyada ebeveyn-çocuk ilişkilerini güçlendirmek, sağlıklı aile yapısını korumak hepimizin görevidir. Söz konusu eylem planında 5 stratejik amaç, 15 görev, 100 faaliyet var. 5 tane stratejik amaçtan bir tanesi dijitalleşen dünyada ailelerin desteklemesidir. Söz konusu amaçlar birbirlerine aittir. Diğer bir başlığımız küresel riskler karşısında ailenin korunması ve desteklemesidir. Dolayısıyla dijitalleşen dünyada ailenin desteklenmesi için ebeveyn ve çocuk ilişkilerinin sağlam bir zemine oturtulması ve sağlıklı bir aile yapısının kurulması, korunması çok önemli" dedi. "Çocuklara değerleri küçük yaşlarda öğretmeliyiz" İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Fahrettin Kaya, ailenin toplumsal değerlerin ilk öğrenildiği yer olduğuna dikkat çekerek, "Çocuklarımıza ahlaki değerleri küçük yaşlarda öğretmeliyiz. Öğretmezsek ne devlet ne sivil toplum bunu telafi edebilir. Her şey ailede başlıyor ve ailede bitiyor" ifadelerini kullandı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:42
Canik’te işletmelere ruhsat denetimi
Samsun’un Canik ilçesinde belediye ekipleri, işletmelerin iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarını denetleyerek iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilgilendirme yaptı. Canik Belediyesi ekipleri, ilçede faaliyet gösteren işletmelere yönelik denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Denetimler kapsamında iş yerlerinin ruhsat durumlarını inceleyen ekipler, işletme faaliyetlerinin ruhsatta belirtilen alanlarla uyumlu olup olmadığını kontrol etti. Ayrıca iş yeri sahipleri ve çalışanlara, iş sağlığı ve güvenliği konularında bilgilendirmelerde bulunuldu. Belediye yetkilileri, ilçede uygun şartları taşımayan ve izinsiz faaliyet gösteren işletmelere müsaade edilmeyeceğini belirterek, denetimlerin kesintisiz devam edeceğini kaydetti.
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:09
Demirci-Selendi yolu için ihale süreci başlıyor
AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Demirci-Selendi yolu için Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yeni ihale sürecinin başladığını duyurdu. Baybatur, yaptığı açıklamada, 44,5 kilometrelik Demirci-Selendi yolunun kalan kesimlerinin tamamlanması amacıyla hazırlanan ’Toprak Tesviye, Sanat Yapıları ve Üstyapı İkmal İşi’ ihalesinin 21 Kasım 2025 tarihinde yapılacağını belirtti. Yıllardır beklenen bu yatırımın tamamlanması için süreci yakından takip ettiklerini ifade eden Baybatur, "Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni ihale ile birlikte yolun eksik kalan kesimleri tamamlanacak, köprü ve üstyapı çalışmalarıyla proje nihai hale getirilecek. İhale kapsamında, mevcut 18,8 kilometrelik bölümün ardından kalan kesimlerde tek köprü ve 25 kilometrelik yol sathi kaplama seviyesinde tamamlanacak. Demirci-Selendi yolu, yalnızca iki ilçeyi değil, tüm kuzey hattını birbirine bağlıyor. Tarım, ticaret ve sosyal hayat açısından stratejik bir güzergah. Bu yeni ihale süreciyle yolun tamamı modern standartlarda hizmete girecek." dedi. Manisa genelinde ulaşım yatırımlarının kararlılıkla sürdüğünü vurgulayan Baybatur, "Manisa’mızın her noktasında söz verdiğimiz yatırımları tek tek hayata geçiriyoruz. Demirci-Selendi yolu da bu vizyonun önemli bir parçası. Takip ediyoruz, sonuç alacağız." ifadelerini kullandı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:07
İşCep, ’Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ seçildi
Türkiye İş Bankası’nın mobil bankacılık uygulaması İşCep, Global Finance dergisi tarafından düzenlenen ’En İyi Dijital Banka Ödülleri’nde, ’Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ seçildi. Türkiye İş Bankası’nın mobil bankacılık uygulaması İşCep, uluslararası finans yayını Global Finance dergisi tarafından düzenlenen ‘En İyi Dijital Banka Ödüller’nde, üçüncü kez ‘Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ seçildi. Londra’da düzenlenen törende, ödülü İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle aldı. Bankanın son iki yıldır olduğu gibi ikinci yüzyılının ilk yılında da ‘Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ ödülüne layık görüldüğünü vurgulayan Sezgin Lüle, "Bu ödül, dijitalleşme ve inovasyona dayalı dönüşüm yolculuğumuzun uluslararası ölçekte de izlendiğinin önemli bir göstergesi. Bankacılık hizmetlerinin erişilebilirliğini artırmak ve müşterilerimizin bulunduğu her platformda insan odaklı, hızlı ve kişiselleştirilmiş hizmet sunmak için çalışıyoruz. 15,5 milyon kullanıcıya sahip İşCep’i süper uygulama stratejimiz doğrultusunda mobil bankacılık kanalı olmaktan çıkarıp 800’ü aşkın işlemin yapılabildiği finans ve yaşam platformuna dönüştürdük. Böylece mobil uygulamamız, müşterilerimizin hayatında daha fazla yer alıyor, finans dışı hizmetlerle günlük yaşantılarını kolaylaştırıyor. Mobil bankacılık uygulamamızın ulaştığı seviyenin dünyanın en saygın kuruluşları tarafından takdirle karşılanmasını ülkemiz ve sektörümüz adına çok değerli buluyorum" dedi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:07
Büyükşehir’in ceviz soyma makineleri üreticilerin hizmetinde
Antalya Büyükşehir Belediyesi, ceviz hasadının başlamasıyla birlikte talepte bulunan mahallelere ceviz soyma makinesi gönderiyor. Korkuteli Sülekler Mahallesi’ne hibe edilen ceviz soyma makinesiyle üreticiler saatte yarım ton ceviz soyuyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, yerelden kalkınma hedefleri doğrultusunda Antalya’da tarımcılığın yoğun olduğu bölgelere hibe desteğini sürdürüyor. Çiftçinin iş yükünü hafifletmeyi amaçlayan hibeler, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Bu kapsamda Antalya’da ceviz hasadına başlayan mahallelere ceviz soyma makinesi gönderen Büyükşehir Belediyesi, zorlu hasat sürecinde çiftçilerin yanında oluyor. Korkuteli ilçesi Sülekler Mahallesi üreticilerinden gelen talepler doğrultusunda mahalle muhtarına teslim edilen ceviz soyma makinesini üreticiler kullanmaya başladı. Yeşil dış kabuğundan ayrılmayan cevizleri kısa sürede kabuğundan ayırarak iş yükünü kolaylaştıran makine, saatte yaklaşık yarım ton cevizi işleyebiliyor. "Büyük kolaylık" Ceviz soyma makinesinin üreticiler için büyük kolaylık olduğunu belirten Sülekler Mahallesi Muhtarı Mehmet Özkan, "Yılın son hasadını cevizlerimizle yapıyoruz. Ceviz yetiştirilmesi kolay ancak hasat ve pazara hazırlanması uzun ve meşakkatli bir ürün. Özellikle kabuklardan cevizleri ayırmak uzun süren, elle yapılan zorlu bir işlem. Büyükşehir Belediyemize bu yıl da talepte bulunmuştuk, sağ olsunlar makinemiz geldi, kullanmaya başladık. Bir çuval cevizi 10 dakikada temizleyerek hazır hale getirdi. Büyük bir zaman ve iş gücü tasarrufu. Saatlerce sürecek el emeğini dakikalar içinde çözüyor" dedi. "Ellerimiz kararıyordu" Ceviz hasadının zorluklarından bahseden çiftçi Akif Özlü ise, "Cevizi yeşil kabuğu ayrılmazsa onu elle ayırması bizim için büyük zahmet. Ellerimizle yaptığımız için ellerimiz yemyeşil kalıyor, kararıyor. Makine çok güzel, komple sıyırdı, temizledi, yıkadı hazırladı. Ben hemen kurutacağım, isteyen satar, isteyen yer" diye konuştu.
23 Ekim 2025 Perşembe - 12:44
Amasya’da kenevirde hayal kırıklığı: Kenevir ekim alanı 6 bin 500 dekardan 850 dekara düştü
Amasya’da kenevir bitkisinin büyük umutlarla başlayan üretimi hayal kırıklığına dönüştü. İlaç sanayinden tekstile, otomotivden izolasyona kadar çok farklı alanlarda kullanım imkanı olan bitkinin ekimi 6 bin 500 dekardan 850 dekara kadar geriledi. Mağdur olan üreticilerin ekim yapmak istemediği açıklandı. "Üreticilerimiz mağdur olduğu için ekim yapmak istemiyor" Amasya’da "Kenevir Yeniden Doğuyor Projesi" kapsamında hasat programı düzenlendi. Programda konuşan Amasya Tarım ve Orman İl Müdürü Ahmet Arslan, "İlimizde 2024 yılında 6 bin 500 dekar gibi bir alanda ekimi yapılan kenevir sözleşmeli üretim esnasında bir firmayla yaşanan sıkıntılardan dolayı bu yıl 850 dekar gibi bir alana düşmüş bulunmaktadır" dedi. 850 dekarın 500 dekarlık bölümünün TİGEM’e bağlı Gökhöyük Tarım İşletmesi’nde, kalan kısmın ise iki firma tarafından sözleşmeli olarak Gümüşhacıköy ve Hamamözü ilçelerinde ekildiğini anlatan Arslan, "Kenevir olayının daha ciddi bir şekilde ele alınması gerekir. Kenevirin ilimizde yaygınlaştırılması gerekiyorsa bu firmaların daha güçlü bir şekilde bu sektöre el atması gerekir. Yoksa üreticilerimizin bu konuda mağdur olduğu için ekim yapmak istemiyorlar. Bu da bizim için büyük bir sıkıntı" diye konuştu. Dalgıçların kıyafetlerinde, pilotların kasklarında kullanılıyor Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) kenevir tohumu üretimine ilişkin faaliyetlerde bulunduğuna değinen TİGEM Bitkisel Üretim Dairesi Başkanı Noyan Avgın, "Kenevirin gerçekten çok fazla kullanım alanı var. Dalgıçların kıyafetlerinden uçaklarda pilotların kasklarına kadar kullanıldığını öğrendik. Böyle bir bitkiyi desteklememiz ve sanayisini de geliştirmemiz lazım" şeklinde konuştu. Amasya Valisi Önder Bakan ise uzun yıllardan sonra 2016 yılında çıkan yönetmelikle 21 ilde kenevirin tekrar yetiştirilmeye başlandığını hatırlatarak Amasya’nın kenevir tohumu üretiminde 296 ton ile ilk sırada yer aldığını söyledi. "Salonda hasat olmaz, yağmurda eriyecek halimiz yok" "Kenevir Yeniden Doğuyor Projesi" kapsamında Gökhöyük Tarım İşletmesinde düzenlenen kenevir hasadı tarla günü programının hava muhalefeti endişesi nedeniyle tarlada yapılmamasına tepki gösterip kendisinin olduğu gibi programa katılanların yarıdan fazlasının çiftçi çocuğu olduğunu hatırlatarak programın devamını tarlada sürdürten Vali Bakan, "Hiç kimse çok fazla havalara girmesin. Böyle salonda filan hasat olmaz. Yağmurda eriyecek halimiz yok" ifadelerini kullandı. Hasat programında AK Parti İl Başkanı Galip Uzun ve Gökhöyük Tarım İşletmesi Müdürü Halil Ozan Topaloğlu ile diğer yetkililer de yer aldı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 12:01
Dünya borsaları İstanbul’da buluştu
Borsa İstanbul, 64. Dünya Borsalar Federasyonu Genel Kurulu ve Yıllık Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Dünya Borsalar Federasyonu 64. Genel Kurulu ve Yıllık Toplantısı 21-23 Ekim 2025 tarihlerinde Borsa İstanbul’un ev sahipliğinde gerçekleşti. Küresel sermaye piyasalarının en prestijli buluşmalarından biri olarak kabul edilen etkinlik, 50’ye yakın ülkeden 200’ün üzerinde Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdür ve üst düzey borsa yöneticisini İstanbul’da bir araya getirdi. Bu buluşma ile dünya finans basınının odağı Türkiye sermaye piyasalarına çevrildi. Borsa İstanbul’dan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Tüm dünyada 250’den fazla borsa ve takas kuruluşunun üyesi olduğu Dünya Borsalar Federasyonu üyelerinin yüzde 37’si Asya Pasifik, yüzde 43’ü Avrupa, Orta Doğu ve Afrika ve yüzde 20’si ise Amerika bölgesinde yer almaktadır. 1961 yılında kurulan bu önemli küresel sektör birliğinin merkezi ise Londra’da bulunmaktadır. Federasyona üye borsalarda işlem gören 50.000’e yakın halka açık şirketin piyasa değeri 116 trilyon, işlem hacmi ise 155 trilyon ABD dolarının üzerindedir. Bu yılki toplantıda, Dünya Borsalar Federasyonu Genel Müdürü ve Borsa İstanbul Genel Müdürü açılış konuşmalarını gerçekleştirmiş ve Sayın Cumhurbaşkanımızın video mesajı katılımcılarla paylaşılmıştır. Borsa İstanbul’a Teknoloji İş Birliği Girişimi ödülü Etkinlik kapsamında Borsa İstanbul, Dünya Borsalar Federasyonu tarafından verilen Teknoloji İş Birliği Girişimi (Technology Collaboration Initiative) ödülüne layık görülmüştür. Bu ödül, Borsa İstanbul’un teknoloji ihracına yönelik atılımlarını ve başarılarını vurgularken aynı zamanda teknoloji alanında diğer borsalar ile yaptığı iş birliklerinin ve bu borsaların gelişimine yaptığı katkıların altını çizmektedir. Borsa İstanbul, geliştirdiği BISTECH alım satım sisteminin yanı sıra borsa teknoloji altyapısına yönelik olarak; yazılım geliştirme, sistem entegrasyonu, veri transferi, uygulama testleri, teknolojik eğitim ve canlıya geçiş sonrası destek hizmetleri sunmaktadır. Borsa İstanbul, bu çerçevede Avrupa, Uzak Doğu, Orta Doğu ve Orta Asya’dan ülkelerle piyasa uygulamaları ve teknolojiye dayalı iş birlikleri kurmuştur. Bu ortaklıklar Borsa İstanbul’un bölgesel bilgi ve teknoloji transferinde üstlendiği öncü rolüne destek vermektedir. Dünya Borsalar Federasyonu tarafından verilen bu ödül, Borsa İstanbul’un yalnızca bir işlem platformu değil, aynı zamanda bölgesel sermaye piyasalarına hizmet sağlayan bir teknoloji merkezi konumuna geldiğinin göstergesidir. Borsa İstanbul’un bölge borsalarına yönelik teknoloji iş birliği çalışmalarının artarak devam etmesi beklenmektedir. Etkinlikte ayrıca Borsa İstanbul Dünya Borsalar Federasyonu yetkililerine sektöre katkıları sebebiyle plaket takdim etmiştir. Plaket takdimi, teknoloji alanında uluslararası iş birliğinin önemli bir sembolü olarak toplantı programında yer almıştır. Türkiye’nin yatırım potansiyelinin tanıtımına, İstanbul Finans Merkezine ve Borsa İstanbul’un marka değerine katkı Borsa İstanbul, Türkiye Yüzyılı vizyonunda, İstanbul uluslararası finans merkezi stratejik hedefleri kapsamında küresel çapta yürüttüğü iş birlikleri ve altyapı yatırımlarıyla bölgesinde önemli bir merkez haline gelmektedir. Dünya Borsalar Federasyonu üyesi olarak borsacılık sektöründeki gelişmeleri yakından takip eden Borsa İstanbul, 400 milyar dolara yakın piyasa değeriyle yerli şirketlerin sermaye ve finansman ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabilecekleri bir piyasa oluşturmuş durumdadır. Türkiye Yüzyılı Vizyonu altında belirlenen katılım finans, sürdürülebilirlik, ekonomik kalkınma, yerli ve milli sanayi sektörlerinin gelişmesi gibi hedeflerin finansmanında önemli bir paydaş olan Borsa İstanbul, bilişim, savunma, sağlık, ulaştırma, iletişim, yenilenebilir enerji, madencilik gibi kritik sektörlerde yer alan yerli şirketlerin, sermaye piyasalarının desteği ile büyüyebilmesi için gerek piyasaları gerekse enstrümanları ile önemli katkılar sağlamaktadır. Borsa İstanbul, Dünya Borsalar Federasyonu üyeliği kapsamında çeşitli çalışma gruplarında dünya borsaları bir araya gelerek borsacılık faaliyetleri üzerine çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışma grupları, sermaye piyasaları ve küresel ekonomide yaşanan gelişmeleri takip etmenin yanı sıra, borsaların birbirleriyle iş birliği yapması için uygun bir platform sağlamaktadır. 1992 yılından beri Dünya Borsalar Federasyonunun aktif bir üyesi olan Borsa İstanbul, finansal teknolojiden risk yönetimine, kotasyondan gözetim ve denetime, sürdürülebilirlikten istatistiğe tüm çalışma gruplarında yoğun çalışmalar yürütmektedir. 2021 yılından beri Dünya Borsalar Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliğini yürüten Borsa İstanbul, yönetim kurulunda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinde yer alan borsaları temsil etmektedir. Dünya Borsalar Federasyonundaki faaliyetleri ile küresel sermaye piyasası aktörleriyle ilişki ve iş birliklerini geliştiren Borsa İstanbul aynı zamanda küresel sektör sorunlarının çözümüne de katkıda bulunmaktadır. Borsa İstanbul, ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı Borsalar Forumunun 2005 yılından bu yana sekretarya görevini yürütmektedir. Her yıl İslam İşbirliği Teşkilatı Borsaları bir araya getirilerek, küresel gelişmeler ve sektöre özgü konularda bilgi alışverişine imkân sağlanmaktadır. Borsa İstanbul ayrıca Londra Külçe Piyasası Birliği ve Dünya Elmas Borsaları Federasyonu gibi çok taraflı platform üyelikleri sayesinde bu sektörlerdeki gelişmeleri de yakından izlemektedir. Borsa İstanbul bu faaliyetlerinin yanı sıra yabancı kurumsal yatırımcılar başta olmak üzere Türkiye sermaye piyasalarını yurt dışı paydaşlara tanıtmak amacıyla Toronto, New York, Şikago, Londra, Singapur gibi önemli finans merkezlerinde yatırımcı buluşmaları düzenleyerek yatırımcı sayısının artırılması için çeşitli etkinlikler gerçekleştirmektedir. Bu etkinliklerde yatırımcılar ve sektör profesyonellerine Türkiye sermaye piyasalarının tanıtımı yapılmakta ve yabancı yatırımcıların karşılaştığı sorunlara çözüm önerileri geliştirilmektedir. Ayrıca, yabancı yatırımcılar için önemli tematik alanlar olan sürdürülebilirlik ve katılım finans ürünlerinin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalar ve işlem gören enstrümanlar ile ilgili bilgiler etkinlik katılımcılarıyla paylaşılmaktadır. Bu kapsamda, Endonezya Hac Fonu yetkililerine kira sertifikaları, altın, altına dayalı enstrümanlar ve katılım pay senetleri konularında çeşitli çalıştaylar düzenlenmiş, kurumun yatırım hedeflerine uygun ürünler katılımcılara detaylı olarak tanıtılmıştır. Ayrıca, Malezya kurumsal yatırımcıları için ülkemiz sermaye piyasalarını tanıtan geniş katılımlı bir yatırımcı buluşması gerçekleştirilmiştir. İstanbul’da düzenlenen Birleşik Arap Emirlikleri Dubai Ulusal Bankası aracılığıyla ülkemize gelen yabancı yatırımcı grubu sermaye piyasalarımız hakkında bilgilendirilmiştir. Uluslararası Ödünç Menkul Kıymetler Birliği tarafından yapılan özel bir davet ile birlik merkezinde piyasalarımız ve ürünlerimiz hakkında genel bir tanıtım yapılmış ve Pay Piyasaları ile ilgili bazı özel düzenlemeler detaylı olarak anlatılmıştır. Bu etkinlik sonrasında Birlik yönetimi tarafından yapılan özel bir davet ile birliğin yıllık konferansına katılım sağlayan ilk borsa olarak piyasalarımız ve ürünlerimizin tanıtımını yaptığımız bir sunum ile katılım sağlanmıştır. Bu etkinliklere ek olarak, Londra Yeşil Finans Konferansı, Türk Arap Finans ve Ekonomi Forumları, Moğolistan Ekonomi Forumu gibi yabancı yatırımcıların katıldığı konferanslarda Borsamız ve sermaye piyasalarımız çeşitli yönleri ile tanıtılmış, ürünlerimiz ile ilgili detaylı bilgiler paylaşılmıştır. 2023 yılından bu yana her yıl Vadeli İşlemler Sektör Birliğinin düzenlediği Şikago ve Singapur Konferanslarında stant açarak katılım sağlanmakta ve yabancı yatırımcılara Borsamız hakkında tanıtımlar yapılarak sektör profesyonelleri ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmektedir. Bu faaliyetlerin dışında Borsa İstanbul yabancı borsalara uluslararası eğitim ve danışmanlık programları sunarak, bugüne kadar özellikle türev piyasası, gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve kitle fonlaması gibi çeşitli konularda eğitim ve danışmanlık hizmeti de vermektedir. Ayrıca altın sektörünün en önemli uluslararası kuruluşlarından olan Dünya Altın Konseyi iş birliğiyle kurulan Altın Akademisi faaliyetleri çerçevesinde Endonezya ve Mısır sektör paydaşlarına altın bankacılığı ve altın piyasası ile ilgili eğitimler düzenlenmiştir. Bu ülkelere ek olarak birçok Afrika ve Orta Doğu ülkesine altın piyasası ile ilgili çeşitli toplantı, seminer ve konferanslar aracılığı ile bilgi aktarılmış ve eğitimler düzenlenmiştir. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Borsalar ve Türev Borsalar Girişimi kurucu üyelerinden olan Borsa İstanbul, hesapladığı dünya standartlarındaki sürdürülebilirlik endeksleri ile ülkemizin bu alandaki ihtiyaçlarına cevap verirken, bu endekslere girebilmeleri için işlem gören şirketlere ve sektördeki diğer kurumlara konu ile ilgili çeşitli eğitimler düzenlemektedir. Bu alanda gelişmekte olan piyasalarda özel sektöre yönelik en büyük küresel kalkınma kurumu olan International Finance Corporation (IFC) iş birliği ile dünyanın çeşitli ülkelerinden üst düzey finans yöneticilerine Yeşil Tahvil eğitimi de düzenlenmektedir. Borsa İstanbul bölgesel ve küresel düzeyde uluslararası eğitim ve danışmanlık faaliyetlerini yeni oluşumlar ve bağlantılarla genişleterek sürdürmeyi amaçlamaktadır."
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:58
Aksa Akrilik yeni yatırımlar ve stratejik hamlelerle büyümesini sürdürüyor
Akrilik elyaf üreticisi Aksa Akrilik, ileri malzeme teknolojileri ve yeni iş alanlarına yaptığı yatırımlarla 2025’te büyümesini güçlendirdi. Türkiye’nin önde gelen sanayi gruplarından Akkök Holding’in şirketi olan Aksa Akrilik, küresel ekonomideki dalgalanmalara ve tekstil sektöründeki zorlu piyasa koşullarına rağmen 2025 yılında büyüme odağını korudu. Şirket, ileri malzeme teknolojileri, savunma sanayii uygulamaları ve enerji çözümleri gibi katma değerli alanlara yaptığı yatırımlarla üretim kabiliyetini güçlendirdi, teknoloji altyapısını geliştirdi ve ihracat kapasitesini artırdı. Bu yatırımlar sonucunda şirket, Türkiye’nin sanayi dönüşümünde üstlendiği stratejik konumunu daha da pekiştirdi. "Türkiye’nin sanayi dönüşümünde daha etkin rol üstleneceğiz" Belirsizliklere rağmen üretimden, yatırımdan ve Türkiye’ye değer oluşturmaktan vazgeçmediklerini vurgulayan Aksa Akrilik Genel Müdürü Didem Tunçbilek, "Stratejimizin merkezinde büyüme, yenilik ve üretim becerimiz var. Yüksek katma değerli ürünlerde ilerliyor, karbon elyaf ve kompozit gibi stratejik alanlara yatırım yapıyoruz. Ar-Ge gücümüz, ileri teknoloji yatırımlarımız ve yerlileştirme alanındaki kararlı adımlarımızla Türkiye’nin sanayi dönüşümünde daha etkin rol üstleneceğiz" şeklinde konuştu. Tunçbilek, 2025 yılını şirketin büyüme stratejisinin somut yatırımlarla desteklendiği ve global pazardaki konumunun güçlendiği bir yıl olarak kapatacaklarını belirtti. Mithra yatırımıyla ileri malzemelerde stratejik kapasite oluşturuldu 2025 yılının, büyüme stratejilerinin somut yatırımlarla hayata geçirildiği ve ileri malzeme teknolojilerine odaklanılan bir dönüşüm yılı olduğunu belirten Tunçbilek, "2025 yılında hem savunma sanayii sektörüne, hem de yüksek performans gerektiren sektörlere hizmet eden süper elyaflardan Ultra Yüksek Moleküler Ağırlıklı Polietilen Elyaf (UHMWPE) ürünü için de yeni bir tesis yatırımı yapıldı. Mithra markasıyla pilot ölçekte üretimi devam eden elyafımız; kurşun geçirmez yelekten ağır yük halatlarına kadar pek çok alanda kullanılıyor. UHMWPE elyaf ve balistik kumaş üretimini yerli olarak gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz proje kapsamında 30 milyon dolara yakın yatırım yaptık. Üretimin, ilk aşamada 350 ton kapasiteyle başlamasını ve kademeli olarak 500 tona çıkarılmasını planlıyoruz. Çelikten 15 kat daha güçlü ve 10 kat daha hafif olan bu malzemenin yerlileştirilmesi, Türkiye’nin savunma sanayisinde kritik bir boşluğu doldururken, stratejik malzemelerde yerlileşme yolunda da önemli bir adım niteliği taşıyor. Diğer taraftan, savunma sanayii sektörüne hizmet veren yerli firmalara da destek sunmuş olacağız" dedi. Aksa Carbon ile karbon elyafta yerli üretim gücü artırıldı Şirketin, 2025 yılında yüzde 50 ortağı olduğu DowAksa’nın tamamını devraldığını ve Aksa Carbon adıyla tamamen yerli sermaye yapısına taşıdığını hatırlatan Tunçbilek, "Karbon elyaf üretiminde Türkiye’nin global ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedefleyen bu satın alma, rüzgâr enerjisi, uzay-havacılık ve savunma sanayii gibi stratejik sektörlerde yüksek teknoloji kullanılarak üretim yapılmasını destekliyor. Aksa Carbon ile, Türkiye’nin savunma sanayiine daha yüksek katma değer sağlamayı, uluslararası sanayi kuruluşlarına güçlü çözümler sunmayı ve karbon elyaf alanındaki dışa bağımlılığı bitirmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu. ’’Aksa Composites ile kompozit sektöründe dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyoruz’’ Tüm bunlara paralel olarak, geçtiğimiz yıl ileri malzeme stratejilerinin bir parçası olarak Epsilon Kompozit’in kalan yüzde 54 hissesini satın alarak şirketin tamamını Akkök Holding bünyesine kattıklarının altını çizen Tunçbilek şunları söyledi: "Havacılık ve savunma sanayii için kompozit parça üretimi yapan şirket, birleşmenin ardından Aksa Composites adıyla faaliyetlerine devam ediyor. Şirket, ülkemizin yerli savunma şirketleri ile uluslararası sanayi kuruluşlarına katkısını artırırken kompozit sektöründe dışa bağımlılığı azaltarak ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacak." Enerji iş kolu yeniden yapılandırılarak Akset Enerji kuruldu 2024 yılı sonunda başlattığı yeniden yapılanma süreciyle birlikte, enerji iş birimini bağımsız bir yapıya dönüştürerek Akset Enerji Üretim A.Ş.’yi hayata geçirdiklerini belirten Tunçbilek, "Akset, Aksa’nın kalite ve mühendislik kültürünü temel alarak; sadece kampüsümüzde değil, daha geniş bir müşteri portföyünde de çözüm ortağı olabilecek bir şirket olarak konumlandı. Şirket, sahip olduğu uzmanlıkla sektörde rekabet avantajı sağlayarak, hammadde sahası ve liman altyapısını daha etkin kullanarak yeni iş alanları oluşturmayı hedefliyor" diye konuştu.
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:56
Kars’ta konut satışları canlandı: Eylül ayında 542 konut el değiştirdi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Kars’ta konut satışları hareketli bir Eylül ayı geçirdi. Kentte 2025 yılının Eylül ayında toplam 542 konut satışı gerçekleşti. Açıklanan rakamlar, Kars emlak piyasasında önemli bir canlılık yaşandığını gösteriyor. Türkiye genelinde Eylül ayında 150 bin 657 konut satılırken, Kars da bu hareketliliğe kendi payına düşen katkıyı sağladı. Öte yandan, yılın ilk 9 aylık (Ocak-Eylül) döneminde Türkiye genelindeki konut satışları bir önceki yıla göre yüzde 19,2 oranında artış gösterdi. Kars’taki satış verileri de, genel piyasa eğilimine paralel bir canlanma yaşandığına işaret ediyor. Satışlardaki artışın, Kars ekonomisine de olumlu katkı sağlaması bekleniyor. Ayrıca Kars’ında aralarında bulunduğu TUİK Kars Bölge Müdürlüğü’ne bağlı illerde Eylül ayında konut satışları şöyle sıralandı. Ağrı’da 417, Iğdır’da 231 ve Ardahan’da Eylül ayında 70 konut satıldı. Bölge illeri arasında ise Kars 542 konut satışı ile ilk sırada yer aldı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 11:54
Aydın’ın kayıtlı işgücü sayısı belli oldu
Türkiye’nin önemli tarım ve sanayi kentlerinden olan Aydın’da yılın son İstihdam Kurulu Toplantısı yapıldı. Toplantıda il genelinde kayıtlı işgücü sayısının 86 bin 982 olduğu, 70 bin 18 kişinin ise iş başvurusu yaptığı belirtildi. Aydın İl İstihdam Kurulu Mesleki Eğitim Kurulu 2025 yılı 4. Olağan Toplantısı, Aydın Vali Yardımcısı Meral Uçar başkanlığında gerçekleştirildi. Aydın’ın işgücü istihdam ve mesleki eğitim ihtiyacını tespit etmek, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları ile işletmelerde yapılacak mesleki eğitim ve istihdam konularında etkinlik ve verimliliği artırmak amacıyla düzenlenen toplantıda Aydın genelindeki işgücü sayısı açıklandı. Temmuz 2025 verilerine göre Aydın genelinde toplam 32 bin 917 iş yerinin 197 bin 349 çalışanı bulunuyor. 0-9 arası çalışanı bulunan iş yeri sayısı 29 bin 653 olurken, 10-49 arası çalışanı olan iş yeri sayısı 2 bin 813, 50 ve üzeri çalışanı bulunan iş yeri sayısı ise 451 oldu. Aydın, Denizli, Muğla illerini kapsayan TR32 bölgesi verilerine göre 2024 yılında işgücüne katılma oranı yüzde 55,6, istihdam oranı yüzde 51,1 olarak gerçekleşirken, işsizlik oranı ise yüzde 8,2 oldu. 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla 41 bin 799’u erkek, 45 bin 183’ü kadın olmak üzere toplam 86 bin 982 kayıtlı işgücü bulunurken, 2025 Ocak-Eylül döneminde iş bulma kurumuna 70 bin 18 kişi başvuruda bulundu. İŞKUR’a kayıtlı özel sektör işyerlerinden toplam 31 bin 898 açık iş ilanı alınırken, 2025 Ocak-Eylül döneminde 673’ü engelli olmak üzere toplam 22 bin 656 iş arayanın işverenlerle eşleşmesi sağlandı. 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde danışmanlık kapsamında yapılan görüşme sayısı 28 bin 482, özel sektör iş yeri ziyareti sayısı 7 bin 41, grup görüşmesi öğrenci sayısı ise 6 bin 885, İş Kulübü katılımcı sayısı bin 153 olarak gerçekleşti. Ayrıca Engelli İş Koçluğu hizmetinden Ocak-Eylül 2025 döneminde 2 bin 88 kişi faydalanırken, 673 engelli vatandaş işe yerleştirildi. Aydın’da 2025 Ocak-Eylül döneminde düzenlenen Aktif İşgücü Programı çerçevesinde 244 adet İşbaşı Eğitim Programı’ndan toplam 941 kişi faydalanırken, 36 adet Toplum Yararına Program’dan (TYP) toplam bin 270 kişi faydalandı. Eylül 2024 yılı itibarıyla hayata geçen İşgücü Uyum Programları kapsamında 36 ayrı programdan bin 425 kişi faydalandı. 70 adet Kadın İstihdamı İçin Pozitif Ayrımcılık Projesi’nden (KİPAP) 143 kişi, Nitelikli İşgücü Yetiştirme Programı’ndan (NİYEP) 50 kişi faydalandı. 2025 yılı kurs ve işbaşı eğitim programları 479, toplum yararına programlar ve işgücü uyum programları 441, kadın istihdamı için pozitif ayrımcılık programları ise 55 defa denetim kurulu tarafından denetlendi. "541 milyon işsizlik ödeneği yapıldı" Aydın’da 2025 yılı Ocak-Eylül ayları arasında İşbaşı Eğitim, NİYEP, KİPAP programları için 60 milyon 50 bin 119 TL, Toplum Yararına Programlar için 84 milyon 906 bin 652 TL, İşgücü Uyum ve Gençlik Programları için 263 milyon 131 bin 799 TL olmak üzere kurs ve programlar için toplamda 408 milyon 88 bin 571 TL ödeme yapıldı. İşsizlik Sigortası Fonu çerçevesinde ise Aydın’da 2025 Ocak-Eylül döneminde 13 bin 430 kişi işsizlik ödeneğinden faydalanırken, bu kişilere toplamda 541 milyon 820 bin 918 TL ödeme yapıldı. Engelli ve eski hükümlü hibe projeleri çerçevesinde ise 2025 yılında 42 proje başvurusu yapılırken, projelerin 37’si kabul edildi. 8 tanesi iş yerini açarken, 17 projede ise iş yeri açma süreci devam ediyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder