EKONOMİ
Bakan Bayraktar: "Enerji, kalkınmanın ve milli güvenliğin temel unsurudur" 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:06:30 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji geleceğinde nükleer projelerin kritik rol üstlendiğini belirterek, "Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde ENKA Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin açılışında yaptığı konuşmada enerjinin kalkınma, milli güvenlik ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin enerji alanında güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Türkiye’nin yeni enerji vizyonunda nükleer projelerin stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek adına doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımları birlikte hayata geçirerek daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha bağımsız bir enerji sistemi inşa ettiklerini ifade etti. "Türkiye’nin bu yeni enerji mimarisinde" Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak da enerji talebimiz her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendi ile karşı karşıyayız. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli otomobiller Hepsi daha fazla, kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmak zorundayız. Bu yıl, Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye’nin bu Yeni enerji mimarisinde Yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız, Doğal gaz ve elektrik altyapımızı güçlendireceğiz, Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, Enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’yi enerjide bir merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Doğal gaz santralleri arz güvenliğimizin adeta güvencesi" Bakan Bayraktar, "Enerji politikalarımızı şekillendiren üç temel önceliğimiz var: Arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda. Bunun yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde tarihi bir hamle gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Ancak burada altını çizmemiz gereken çok önemli bir şey var. Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynaklardır. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan ve 60 milyon insanı etkileyen kesintiler, sadece yenilenebilir enerjiye bağlı risklerini göstermiş oldu. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri, 7 gün 24 saat, hava şartlarında bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin esnekliğini dengeleyen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santralleridir. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumundadır" şeklinde konuştu. "Türkiye enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor" Bakan Bayraktar, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:42 Besler, yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosunu KAP’a bildirdi Türkiye’de, gıda sektörünün öncü şirketlerinden Besler, 2025 yılındaki başarılı performansını 2026’ya taşıyarak, yılın ilk çeyrekteki konsolide cirosunu 9,4 milyar TL’ye yükseltti. Brüt kârı 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada ve margarin pazarlarındaki güçlü sektör liderliğini korudu. Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Şirket, geçen yılın aynı dönemine kıyasla konsolide ciro ve kârlılığını artırarak istikrarlı büyümesini sürdürdü. Güçlü operasyonel yapısı ve verimlilik odaklı yaklaşımıyla Besler’in yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosu, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 3,7 artarak 9,4 milyar TL oldu. Brüt kârı yüzde 2,9 artışla 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler’in, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK), ise yüzde 5,1 artışla 1,3 milyar TL oldu. FAVÖK marjı da yüzde 13,5’e yükseldi. Besler, 2026’nın ilk üç ayında 708 milyon TL ihracat geliri elde etti. Besler, bu yıla ilişkin finansal öngörülerini kamuoyuyla paylaşarak sürdürülebilir büyüme hedeflerine olan güvenini ortaya koydu. Şirket, sene sonu hasılat büyüme beklentisini 1 puan sapma payıyla yüzde 3, FAVÖK marjı beklentisini ise 1 puan sapma payıyla yüzde 13,5 olarak açıkladı. Yıldız Holding bünyesinde oluşturulan Gıda Grubu yapılanmasıyla organizasyonunu daha da güçlendiren Besler; zengin marka portföyü, üretim gücü ve sektör deneyimiyle sektördeki öncü konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyor. Yaklaşık 63 milyon tabakta 20 milyon haneye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada SuperFresh yüzde 34, margarinde ise Bizim Yağ ve Terem markalarıyla toplam yüzde 68,6’luk pazar payı ve üretim gücüyle sektör liderliğini korudu. Tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt satış performansına olumlu yansıdı 2026’nın ilk üç aylık döneminde, şirketin tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren ürün stratejisi ve kategori odaklı yaklaşımı, satış performansına da olumlu yansıdı. Besler’in lider markaları ile Ramazan dönemini de kapsayan ilk çeyrekte hayata geçirdiği iletişim faaliyetleri ve inovatif ürünleri tüketiciyle kurulan güçlü bağı destekledi. Yağ kategorisinden elde edilen hasılat 6,1 milyar TL olurken, dondurulmuş gıda ve konserve kategorilerinden elde edilen hasılat ise 3,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Yeni kategorilerin ve inovatif ürünlerin ciroya katkısı büyüyor Besler’in Türkiye’yi dondurulmuş gıda ile tanıştıran ve kategorinin liderlerinden olan markası SuperFresh, 2025’in son çeyreğinde giriş yaptığı hazır yemek kategorisinde inovatif ürünleriyle kısa sürede önemli bir ivme yakaladı. Tüketicilere evde restoran deneyimi sunan yeni Pizza Artizan, Gurme Mantı ve Lazanya ürünleriyle, YouGov Yılın İnovatif Ürünleri araştırmasında hazır yemek kategorisinde aldığı ödüller, SuperFresh’in inovasyondaki öncü konumunu tescilledi. Sürülebilir peynir kategorisinde ise Ülker Sürmix, 2026 yılının ilk çeyreğinde 400 bin haneye ulaşırken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla pazarın en hızlı büyüyen alt segmenti olan çeşnili sürülebilir peynir kategorisinde tonaj bazında yüzde 31 pazar payı elde etti. Besler, ticari performansını güçlendirmenin yanı sıra, sürdürülebilirlik alanındaki bütüncül yaklaşımını da geliştirmeyi sürdürdü. Bu kapsamda SuperFresh’in tarladan sofraya uzanan, toprağı korurken üretimde verimliliği ve israfı azaltmayı merkeze alan bütüncül "Döngüsel Bereket" modeli, şirketin tarımsal değer zincirinde uzun vadeli değer üretme vizyonunun önemli örneklerinden biri oldu. "İnovasyon ve sürdürülebilirlik odağında gıda sektörünün geleceğine öncülük ediyoruz" 2026 yılına güçlü bir finansal performans ve stratejik hedeflerimizle uyumlu bir büyümeyle başlangıç yaptıklarını vurgulayan Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç, "Besler olarak öncü markalarımız, verimli üretim anlayışımız ve inovatif ürün portföyümüzle istikrarlı büyüme hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. Hem ülkemizde hem de global pazarlarda varlığımızı güçlendirirken, geleceğin gıda ekosistemini şekillendirmek için çalışıyoruz. 2026 yılına Yıldız Holding Gıda Grubu çatısı altında organizasyonumuzu yeniden yapılandırarak güçlü bir başlangıç yaptık. Grup bünyesinde lider şirketlerimiz ve markalarımız ile gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümü için üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ürün geliştirmeye uzanan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyonu işimizin merkezinde tuttuğumuz ürün portföyümüzü sürekli geliştirirken; güçlü finansal yapımız, yüksek üretim kapasitemiz, Ar-Ge yatırımlarımız ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla gıda ekosisteminin geleceğine yön vermeye kararlıyız" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:43 Muş’ta aromasıyla öne çıkan karpuzun ekimine başlandı Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde kendine has tat ve aromaya sahip olan karpuzun ekimine başlanırken, 2026 sezonunda 240 bin tonun üzerinde üretim hedefleniyor. Muş’ta yaz aylarında gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde lezzeti ve aromasıyla dikkat çeken karpuzun ekimine başlandı. Merkeze bağlı Arpayazı köyünde bulunan 200 dönümlük arazide yaklaşık 80 bin karpuz fidesi, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kadın işçilerin emeğiyle toprakla buluşturuldu. Türkiye’nin önemli karpuz üretim merkezlerinden biri haline gelen Muş Ovası’nda üreticiler, yeni sezon için yoğun mesaiye başladı. Verimli toprak yapısı ve iklim şartları sayesinde kaliteli ürün elde edilen bölgede, karpuz üretimi her geçen yıl artış gösteriyor. Özellikle yaz döneminde gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, Muş karpuzuna farklı bir tat ve aroma kazandırıyor. Kadın işçilerin büyük emek verdiği fide dikim çalışmalarında binlerce fide özenle toprakla buluşturulurken, üreticiler de sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre, 2025 yılında kent genelinde 30 bin 710 dekarlık alanda yapılan karpuz ekiminden 224 bin 616 ton ürün elde edilirken, 2026 üretim sezonunda yaklaşık 33 bin dekarlık alanda 240 bin tonun üzerinde karpuz üretimi hedefleniyor. Muş’ta üretimin artmasıyla birlikte karpuzun kent ekonomisine önemli katkı sunması beklenirken, 2026 sezonunda yapılacak üretimden yaklaşık 1,4 milyar TL ekonomik gelir elde edilmesi bekleniyor. Tarla sahibi Onur Çetin, babasıyla birlikte yaklaşık 15 yıldır çiftçilik yaptıklarını belirterek, şu anda 200 dönümlük karpuz tarlasında üretim yaptıklarını söyledi. Çetin, "Gördüğünüz üzere yeni teknolojik aletlerle bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. İnşallah daha da büyüteceğiz. Yaklaşık 20 kişilik bir ekibimiz var. Bu ekiple birlikte gece gündüz demeden çalışıyoruz. İnşallah işlerimizi daha da büyüteceğiz" dedi. Çetin, sabah saat 06.00’da başlayan mesainin akşam 18.00’e kadar sürdüğünü belirterek, "Tabii ki yoruluyoruz ama herkes işini aşkla ve zevkle yapıyor. Şu an gördüğünüz 200 dönümlük tarlada yaklaşık 80 bin fideyi ekim aşamasındayız. İnşallah en kısa zamanda bu fidelerin meyvesini almayı umut ediyoruz. Gördüğünüz gibi işimize dört elle sarılıyoruz ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Umut ediyoruz ki çok güzel ürünler elde edeceğiz" ifadelerini kullandı. Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının karpuza doğal bir tat ve aroma kattığını belirten Çetin, "Ayrıca mevsim şartlarından dolayı Türkiye’de en geç hasat edilen karpuzlardan biri oluyor. Bu nedenle de ürünümüze yoğun rağbet var. Bu durum bizim için de oldukça sevindirici oluyor. Mayıs ayının sonunda ekim yapıyoruz. Temmuz sonu ile Ağustos başı gibi de hasat başlıyor. Bu yaklaşık iki buçuk aylık süreç bizim için oldukça zorlu geçiyor. Ancak zorluğunun yanında severek yaptığımız bir iş olduğu için aynı zamanda keyifli de oluyor" şeklinde konuştu.
Başkan Gülsoy: "Kayseri’nin coğrafi işaretli yöresel ürünlerini Yörex’te tanıtacağız"
21 Nisan 2026 Salı - 10:45 Başkan Gülsoy: "Kayseri’nin coğrafi işaretli yöresel ürünlerini Yörex’te tanıtacağız" Kayseri Ticaret Odası (KTO); Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle düzenlenen ve Türkiye’nin en büyük yerel ürün organizasyonu olan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e katılacak. 22-26 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek fuarda, Kayseri’nin tescilli ürünleriyle Anadolu’nun zenginliği temsil edilecek. Fuara ilişkin açıklamalarda bulunan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; coğrafi işaretli ürünlerin sadece birer lezzet değil, aynı zamanda şehrin ekonomik mirası olduğunu vurguladı. Başkan Gülsoy; "Kayseri Ticaret Odası olarak, yöresel ürünlerimizin korunması ve katma değer kazanması için coğrafi işaret tescillerine büyük önem veriyoruz. 12 yıldır katıldığımız YÖREX’te, Kayseri’nin sahip olduğu eşsiz değerleri bir kez daha ziyaretçilerimizle buluşturacağız" dedi. Kayseri standında tam bir lezzet ve kültür şöleni yaşatacaklarını belirten Başkan Gülsoy, fuar içeriği hakkında şu bilgileri verdi; "TOBB’a bağlı tüm oda/borsalarımız tescil ettirdikleri coğrafi işaretli ürünlerini bu fuarda açtıkları stantlarla tanıtıyor. Kayseri Ticaret Odası olarak, 17 coğrafi işaretli tescilli ürünümüz başta olmak üzere şehrimizin tüm marka değerlerini ön plana çıkaracağız. Standımızda dünyaca ünlü pastırmamız, sucuğumuz ve mantımızın yanı sıra; Kayseri’mizin katmeri, yağlaması, tandır böreği, kurşun aşı çorbası, nevzinesi, gül baklavası, tepsi mantısı, börek aşı çorbası, yağ mantısı, pöç kebabı, purov mantısı, çemen, sucuk içi ve tepsi mantımızı tanıtacağız." Dünya genelinde coğrafi işaretli ürünlerin 200 milyar dolarlık bir pazar payına sahip olduğuna dikkat çeken Gülsoy; "Amacımız bu büyük pastadan Kayseri olarak hak ettiğimiz payı almaktır. Hedefimiz, ürünlerimizin sadece sergilenmesi değil, sürdürülebilir bir ekonomik kazanca dönüşmesidir" ifadelerini kullandı. Başkan Gülsoy, organizasyonun hayata geçmesinde öncü olan TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’a ve tüm paydaşlara teşekkür ederek; tüm fuar ziyaretçilerini ve Antalya’daki hemşehrilerini 22 Nisan’da açılacak olan Kayseri standına davet etti.
İşte Karayolları’nın karnesi
21 Nisan 2026 Salı - 10:45 İşte Karayolları’nın karnesi Vali Aydın Baruş, Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında brifing aldı. Bölge Müdürü Fatih Günaydın tarafından gerçekleştirilen sunumda, Erzurum merkezli olarak Ağrı, Erzincan, Kars, Artvin ve Bayburt illerini kapsayan geniş bir coğrafyada ulaşım altyapısının güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin kararlılıkla sürdürüldüğü ifade edildi. Toplam 38 bin km’lik alanda yürütülen hizmetlerle bölgenin ulaşım standartlarının her geçen gün daha ileri seviyeye taşındığı belirtildi. Bölge genelinde toplam 2 bin 203 km’lik yol ağı üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarla; bölünmüş yol uzunluğunun önemli ölçüde artırıldığı, köprü ve tünel projeleri sayesinde ulaşımda güvenlik ve konforun üst düzeye çıkarıldığı vurgulandı. 2025 yılı itibarıyla 629 km’ye ulaşan bölünmüş yol uzunluğunun, 2026 yılı hedefleri doğrultusunda daha da artırılmasının planlandığı aktarıldı. Devam eden büyük ölçekli projeler arasında yer alan Kop, Kırık, Dallıkavak ve Çirişli tünelleri ile bağlantı yollarındaki çalışmaların aralıksız sürdürüldüğü ifade edildi. Söz konusu projelerin tamamlanmasıyla birlikte önemli ölçüde mesafe ve zaman tasarrufu sağlanarak bölge ekonomisine katkı sunulmasının hedeflendiği belirtildi. 2003 yılından itibaren gerçekleştirilen yatırımlar kapsamında Erzurum ili genelinde ulaştırma altyapısına toplam 152,6 milyar TL kaynak aktarıldığı, 2026 yılı içerisinde de yatırımların artarak devam etmesinin planlandığı bilgisi paylaşıldı. Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü’nün güçlü personel yapısı, makine parkı ve teknik kapasitesiyle vatandaşlara daha güvenli, konforlu ve kesintisiz ulaşım hizmeti sunma çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi.
Tekirdağ’da Mart ayında 2 bin 860 konut satıldı
21 Nisan 2026 Salı - 10:45 Tekirdağ’da Mart ayında 2 bin 860 konut satıldı Tekirdağ’da 2026 yılı Mart ayında toplam 2 bin 860 konut satışı gerçekleşirken, satışların önemli kısmını ikinci el konutlar oluşturdu. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Tekirdağ’da Mart ayında satışı yapılan 2 bin 860 konutun 1 bin 133’ü ilk el, 1 bin 727’si ise ikinci el konut olarak kayıtlara geçti. Türkiye genelinde ise ilk el konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 artarak 35 bin 725’e yükselirken, ikinci el konut satışları yüzde 3,6 azalarak 77 bin 642 oldu. Toplam satışlar içinde ilk el konutların payı yüzde 31,5, ikinci el konutların payı ise yüzde 68,5 olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da iş yeri satışları da Mart ayında dikkat çeken bir diğer başlık oldu. Toplam 244 iş yeri satışının 81’i ilk el, 163’ü ise ikinci el olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ise ilk el iş yeri satışları yüzde 5,4 azalarak 3 bin 787’ye, ikinci el iş yeri satışları yüzde 12,3 azalarak 9 bin 712’ye geriledi. İpotekli satışlara bakıldığında Tekirdağ’da 801 konutun ipotekli olarak satıldığı, 2 bin 59 konutun ise diğer satış türleri kapsamında gerçekleştiği görüldü. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları yüzde 35,9 artışla 25 bin 978’e çıkarken, diğer satışlar yüzde 9,6 azalarak 87 bin 389 oldu. İpotekli satışların toplam içindeki payı yüzde 22,9, diğer satışların payı ise yüzde 77,1 olarak hesaplandı. İş yerlerinde ise Tekirdağ’da 11 ipotekli satış yapılırken, 233 satış diğer yöntemlerle gerçekleşti. Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları yüzde 60,1 artarak 698’e yükselirken, diğer iş yeri satışları yüzde 12,6 azalarak 12 bin 801 oldu.
Kırklareli’de Mart ayında 522 konut satıldı
21 Nisan 2026 Salı - 10:43 Kırklareli’de Mart ayında 522 konut satıldı Kırklareli’de 2026 yılı Mart ayında toplam 522 konut satışı gerçekleşirken, satışların büyük bölümü ikinci el konutlardan oluştu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Kırklareli’nde Mart ayında satışı yapılan 522 konutun 180’i ilk el, 342’si ise ikinci el konut olarak kayıtlara geçti. Türkiye genelinde ise ilk el konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 artarak 35 bin 725’e yükselirken, ikinci el konut satışları yüzde 3,6 azalarak 77 bin 642 oldu. Toplam satışlar içinde ilk el konutların payı yüzde 31,5, ikinci el konutların payı ise yüzde 68,5 olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde iş yeri satışları da Mart ayında sınırlı düzeyde kaldı. Toplam 50 iş yeri satışının 5’i ilk el, 45’i ikinci el olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ise ilk el iş yeri satışları yüzde 5,4 azalarak 3 bin 787’ye, ikinci el iş yeri satışları yüzde 12,3 düşüşle 9 bin 712’ye geriledi. İpotekli satışlara bakıldığında Kırklareli’nde 133 konutun ipotekli olarak satıldığı, 389 konutun ise diğer satış türleri kapsamında gerçekleştiği görüldü. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları yüzde 35,9 artışla 25 bin 978’e çıkarken, diğer satışlar yüzde 9,6 azalarak 87 bin 389 oldu. İpotekli satışların toplam içindeki payı yüzde 22,9, diğer satışların payı ise yüzde 77,1 olarak hesaplandı. İş yerlerinde ise Kırklareli’nde 4 ipotekli satış yapılırken, 46 satış diğer yöntemlerle gerçekleşti. Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları yüzde 60,1 artarak 698’e yükselirken, diğer iş yeri satışları yüzde 12,6 azalarak 12 bin 801 oldu.
KESOB ve ORAN iş birliği ile mesleki eğitim ve istihdama yönelik güçlü adım
21 Nisan 2026 Salı - 10:34 KESOB ve ORAN iş birliği ile mesleki eğitim ve istihdama yönelik güçlü adım Kayseri Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin (KESOB), 2024 yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında destek almaya hak kazandığı ‘Yeşil Gelecek İçin Hibrit/Elektrikli Araç Tamir, Eğitim ve Bakım Merkezi Projesi’nde son aşamaya geldi. Toplam bütçesi 13 milyon TL olan ve elektrikli/hibrit araçların tamir, eğitim ile bakım süreçlerine yönelik mesleki eğitime odaklanan proje; kalifiye personel temininde güçlük çekilen bu stratejik alanda yeni istihdam fırsatları oluşturuyor. SOGEP desteği ile kurulan merkez, bölgede hem profesyonel eğitim hem de teknik servis hizmeti verecek şekilde kapsamlı bir yapıda tasarlandı. Çeşitli küresel elektrikli araç markalarıyla şimdiden temaslar kurularak, mesleki eğitim ve istihdam odaklı stratejik iş birliklerinin temelleri atıldı. Proje, sosyal kapsayıcı yönüyle dezavantajlı kesimler için fırsatlar barındırıyor Projenin uygulama aşamalarını yerinde incelemek amacıyla ORAN tarafından sahaya bir teknik ziyaret gerçekleştirildi. KESOB Başkanı Şeyhi Odakır ve Ajans Genel Sekreteri Yunus Emre Şeker’in katılımıyla düzenlenen değerlendirme toplantısında, projenin bölge ekonomisine katacağı değer masaya yatırıldı. Modern sınıfları, gelişmiş atölyeleri ve teknik donanımıyla merkez; özellikle ne eğitimde ne de istihdamda yer alan (NEET) genç işsizler ve kadınlara yönelik özel kurs programları düzenleyecek. Uygulamalı eğitimler ve staj imkanlarıyla kursiyerlerin iş gücü piyasasına doğrudan geçişi sağlanacak. Elektrikli/Hibrit Araçlarla Bire Bir Uyumlu Eğitim İmkanı Proje kapsamında envantere dahil edilen uygulama araçları sayesinde kursiyerler, doğrudan hibrit ve elektrikli araç teknolojileri üzerinde çalışma fırsatı bulacak. Bu sayede teorik bilgiyi pratikle birleştiren katılımcılar, kısa sürede sektörün ihtiyaç duyduğu yüksek donanım ve bilgi birikimine kavuşabilecekler. İlerleyen dönemde sanayi temsilcileriyle imzalanan protokoller neticesinde, merkezde eğitim alan ve stajını tamamlayan gençlerin doğrudan istihdam edilmesine yönelik somut ve sürdürülebilir adımlar şimdiden planlanmış durumda. KESOB Başkanı Odakır: "Türkiye’de öncü bir uygulama olacak" Projenin önemine dikkat çeken KESOB Başkanı Şeyhi Odakır; "Proje, Türkiye’de son dönemde sayıları hızla artan hibrit ve elektrikli araçların bakım ve tamiri alanında doğacak olan teknik personel ihtiyacını karşılamak üzere tasarlandı. Teorik ve pratik bilgiyi modern bir altyapıda buluşturan bu merkez, ülkemizde bir ilk olma özelliği taşımanın yanı sıra; Kayseri’miz, çevre illerimiz ve ülkemiz için kritik bir hizmet noktası haline gelecektir. Kayseri Valimiz Sn. Gökmen Çiçek başkanlığında gerçekleştirdiğimiz çok sayıda toplantıda da mesleki eğitimin öneminin altı her zaman çizildi ve projemizin yanında oldu. Bu vizyonla hareket ederek projemize ilk günden itibaren yanımızda olan ve aynı zamanda Kayserili hemşehrimiz olan Kalkınma Ajansları Genel Müdürümüz Ahmet Şimşek’e, Orta Anadolu Kalkınma Ajansımıza ve teknik personeline, ve emeği geçen tüm ekibimize teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı. Proje sadece yeni nesil araçların tamiriyle sınırlı kalmayıp, Kayseri’de iş arayan gençler ve kadınlar için doğrudan bir imkân oluşturacak. ORAN ve KESOB’un el ele vererek hayata geçirdiği merkez, teorik eğitimi sahadaki uygulama ile birleştirerek kursiyerlerini daha mezun olmadan sektörün aranan isimleri haline getirmeyi hedefliyor. Güncel teknolojiyi iş gücüyle buluşturan bu adım, hem bölge esnafının dönüşümüne destek olacak hem de kalifiye eleman sorununa kalıcı ve insana dokunan bir çözüm sunması hedefleniyor.
Kosta Rika First Lady’si Zeikate’den İzmir Ticaret Odası’na ziyaret
21 Nisan 2026 Salı - 10:23 Kosta Rika First Lady’si Zeikate’den İzmir Ticaret Odası’na ziyaret Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, İzmir Ticaret Odası’nda iş dünyası ile bir araya geldi. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için tüm fırsatların detaylı bir şekilde aktarıldığı toplantıda konuşan First Lady Zeikate, Kosta Rika’nın tüm Amerika kıtasında 1 milyar tüketiciye ulaşım için bir kapı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. İki önemli unvan ile First Lady’i ağırlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kosta Rika İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, İzmir’in güçlü potansiyelini vurgulayarak, sanayi, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı alanlarda geliştirilecek iş birlikleriyle ilişkilerin güçlendirilmesi için çağrıda bulundu. İZTO’yu ziyaret eden ilk first lady İzmir Ticaret Odası, ilk kez bir First Lady’i ağırlamanın gururuyla önemli bir organizasyona imza attı. Kosta Rika ile ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla düzenlenen toplantı, Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız ve Kosta Rika Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Gustavo Alonso Campos Fallas ile EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner’in açılış konuşmalarıyla başladı. First Lady Zeikate: "Başkaları bizim gördüğümüzü göremeyebilir" Sözlerine asırlardır süregelen tarihi ve güzellikleri ile İzmir’de bulunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek başlayan Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, Türkiye ve Kosta Rika’nın sağlam dostluk tarihi ve güvenilir ilişkileri ile fırsatları ufukta aradığını ve dışarıdan bir gözün bunu göremeyeceğini düşündüğünü belirtti. Sözlerine İzmir’e çok açık bir düşünce ile geldiklerine değinerek devam eden Zeikate, ülkelerimizin kurduğu ilişkiye büyük önem verdiklerini ve ilişkilerimizin birçok konuda potansiyel taşıdığını düşündüklerini bildirdi. Amerika kıtasına ulaşmak için güçlü bir kapı 2026 Kosta Rika genel seçimlerine değinerek sözlerine devam eden First Lady, 1 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde İktidar partisi (PPSO) adayı Laura Fernndez Delgado’nun seçimleri kazandığını ifade ederek, Kosta Rika kongresinde ilk defa kadınların üstünlük sağladığına, bu nedenle geleceğe umutla baktıklarına dikkat çekti. Ülkesinin erişim kolaylığı ve güvenilirlik gibi avantajlarına değinen First Lady, Kosta Rika’nın tüm Amerika kıtasında 1 milyar tüketiciye ulaşım için bir kapı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Bu tüketicinin çoğunluğunun iki dilli olduğunun altını çizen First Lady, ülkedeki firmaların yüzde 99’unun yenilenebilir enerji kaynakları kullandığına ve aslında Amerika pazarının en katı yeşil standardına sahip ülkesinin Kosta Rika olduğuna değindi. Kebapcıoğlu: "İki ülke arasındaki ilişkilerin 75. yılı" T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, geçen yıl Kosta Rika ve Türkiye arasındaki ilişkilerin kuruluşunun 75. yılını kutladıklarını belirtirken, ülkeler arasındaki ilişkinin bugünkü büyüklüğünden oldukça memnun olduklarını, bu potansiyelin daha da gelişeceğine inandıklarını ifade etti. Kızılgüneşler: "Bugün burada iki önemli görevi bir arada üstleniyorum" İki önemli görevi bir arada üstlenmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek sözlerine başlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kosta Rika İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, konuşmasında Kosta Rika’nın sürdürülebilir kalkınma modeli, çevre bilinci ve yüksek yaşam kalitesiyle öne çıktığını; yüksek katma değerli üretim ve yenilenebilir enerji odaklı ekonomik yapısının uluslararası yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. "Kosta Rika tüm dünyaya ilham veriyor" Kosta Rika’nın, barış, istikrar ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ortaya koyduğu yaklaşımla tüm dünyaya ilham verdiğine dikkat çeken Kızılgüneşler, doğayla uyumlu kalkınma modeli, güçlü çevre bilinci ve "Pura Vida" (Saf Yaşam) felsefesi ile yönetilen ülkenin, uluslararası araştırmalarda dünyanın en mutlu ülkeleri arasında üst sıralardaki yerini koruduğunun altını çizdi. Türkiye ile Kosta Rika arasındaki ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 175 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Kızılgüneşler, mevcut potansiyelin daha yüksek olduğunu ve özellikle sanayi, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı alanlarda geliştirilecek iş birlikleriyle ilişkilerin güçlenebileceğini vurguladı. Sözlerine, iki ülke arasında öne çıkan iş birliği alanlara dikkat çekerek devam eden Kızılgüneşler, Kosta Rika’nın biyoturizm alanındaki deneyiminin İzmir için önemli bir örnek teşkil ettiğini, özellikle doğa temelli ve sürdürülebilir turizm alanında ortak çalışmalar yapılabileceği belirtti. Kızılgüneşler ayrıca, Efes ve Meryem Ana Evi gibi önemli destinasyonların Kosta Rika kamuoyuna daha etkin tanıtılmasının da yeni iş birliklerine katkı sağlayacağına ve ‘İzmir-Kosta Rika Akademik Ağı’nın kurulmasının önemine dikkat çekti. Büyükelçi Fallas: "İzmir, bizim için kritik bir şehir" Misafirperverlikleri için İzmir Ticaret Odası’na teşekkür ederek sözlerine başlayan Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Gustavo Alonso Campos Fallas, Kosta Rika ve Türkiye’nin ilişkilerinin 2014 yılında karşılıklı olarak Büyükelçiliklerin açılmasından bu yana hızla gelişmekte olduğunu vurguladı. Türkiye ve Kosta Rika’nın hiç bu kadar yakın olmadığını belirten Büyükelçi, iki ülkenin yükseköğretim öğrencileri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmalar yapılmasının önemine değinerek, Türkiye ve Kosta Rika’nın sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda birlikte yürüdüğü yolun her geçen gün daha da genişlediğini vurguladı. Aşkıner: "Kosta Rika’yı ziyaret ederek önemli iş bağlantıları kurduk" Konuşmasında T.C. San Hose Büyükelçisi Naciye Gökçen Kaya’nın daveti üzerine Kosta Rika’ya yaptıkları ziyareti anlatan EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner ise, Türkiye ile Kosta Rika arasındaki diplomatik ilişkilerin 75. yılı kapsamında gerçekleştirilen ziyaretin, iki ülke arasında özellikle kadın girişimciliği alanında ilk doğrudan temasların kurulmasına imkân sağladığını ifade etti. 2025 Kasım ayında First Lady Zeikate ile Cumhurbaşkanlığı Konutu’nda görüştüklerini ifade eden Aşkıner, Kosta Rika ziyaretleri kapsamında ayrıca ülkemizde TOBB benzeri bir yapıya sahip olan ve 400’ü aşkın üyesi bulunan Kosta Rika Özel Sektör Odaları ve Dernekleri Birliği (UCCAEP) ile de bir araya geldiklerini belirtti. 3 önemli sunum yapıldı Konuşmaların ardından, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Kosta Rika Dış Ticaret Bakanlığı Doğrudan Yabancı Yatırımlar (FDI) Politikaları Dairesi Başkanı Juan Pablo Jimenez ile İzmir Ticaret Odası İş Geliştirme Müdürlüğü Dış Ekonomik İlişkiler Sorumlusu Cemre Moal tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Toplantıya kimler katıldı? Toplantıya, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi’nin değerli eşi An Minnen, Kosta Rika Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı’nın değerli eşi Adriana Jimenez, Kosta Rika Dış Ticaret Bakanlığı Doğrudan Yabancı Yatırımlar (FDI) Politikaları Dairesi Başkanı Juan Pablo Jimenez, EGİKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Aslı Sancaktar Öztürk ile Güler Toksoy, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Korkmaz ve Bülent Uçak, EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yağmur Yarol, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Mısır ve Güney Afrika İş Konseyleri Geçmiş Dönem Başkanı ve Maden İhracatçısı Zuhal Mansfield, İzmir Ticaret Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri, Genel Koordinatörü Pınar Karayılanoğlu ile Kosta Rika Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosluğu Danışmanı Mehmet Şenbağcı katıldı.
Aile ve Gençlik Fonu kapsamında Nisan ayında 935,4 milyon lira ödeme yapıldı
21 Nisan 2026 Salı - 10:18 Aile ve Gençlik Fonu kapsamında Nisan ayında 935,4 milyon lira ödeme yapıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu kapsamında bu ay 4 bin 35 gence toplam 935,4 milyon lira ödeme yapıldığını bildirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aile kurumunun desteklenmesi ve genç çiftlerin evlilik süreçlerine katkı sağlanması amacıyla kurulan Aile ve Gençlik Fonu’na ilişkin açıklama yaptı. Bakan Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu’nun, Türkiye’nin yer altı zenginliklerinden elde edilen gelirlerle finanse edildiğini anımsatarak "Bu kaynakla gençlerimizin geleceğine yatırım yapıyoruz. 81 ilde yürüttüğümüz bu projeyle aile birliğini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Gençlerimiz başvurularını ailegenclikfonu.aile.gov.tr web sitesi veya e-Devlet üzerinden yapabilirler" ifadelerini kullandı. Fondan daha fazla genç çiftin faydalanması için ocak ayında kredi miktarını güncellediklerini belirten Göktaş, "Fona başvuran çiftlerden ikisinin de 18-25 yaş arasında olması halinde 250 bin lira, 26-29 yaş aralığında olmaları durumunda ise 200 bin liralık destek sağlıyoruz. Başvurusu onaylanan çiftlerimize kredi desteğini 48 ay vadeli ve 2 yıl geri ödemesiz şekilde veriyoruz" dedi. Gelir şartı yükseldi Fondan yararlanmak için gereken gelir şartını da yükselttiklerini hatırlatan Bakan Göktaş, bu kapsamda gelir durumu değerlendirmesinde son 6 ay gelirine ilişkin başvuru şartını asgari ücretin 2,3 katından 2,5 katına çıkardıklarını bildirdi. Göktaş, ayrıca 48 ay içinde çocuk sahibi olan genç çiftlerin geri ödemelerini ise her çocuk için 12 ay olacak şekilde ertelediklerini belirterek "Bugüne kadar fondan yararlananlar arasından 9 bin 190 çiftimizin 9 bin 310 çocuğu dünyaya geldi. Bu, desteğimizin en güzel sonucudur" açıklamasında bulundu. "Bugüne kadar toplam 11 milyar 669 milyon lira kredi desteği sağlamış olduk" Gençlerin sağlam temeller üzerinde aile kurmalarını hedeflediklerini söyleyen Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "2024 yılında pilot illerde hayata geçirdiğimiz ve 2025 yılında Türkiye geneline yaygınlaştırdığımız Aile ve Gençlik Fonu’na yapılan başvurular 244 bin 475’e ulaştı. Bu ay 4 bin 35 gencimize 935,4 milyon liralık ödeme gerçekleştirdik. Böylece evlilik yolundaki 140 bin 758 gencimize bugüne kadar toplam 11 milyar 669 milyon lira kredi desteği sağlamış olduk. Öte yandan maddi desteğin yanı sıra eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle de bugüne kadar 175 bin 948 gencimizin yanında olduk."
Mersin Büyükşehir Belediyesinden bebekli ailelere aylık destek
21 Nisan 2026 Salı - 10:13 Mersin Büyükşehir Belediyesinden bebekli ailelere aylık destek Mersin Büyükşehir Belediyesinin ‘El Bebek Gül Bebek’ projesi kapsamında, dar gelirli ailelerin 6-12 aylık bebekleri için hazırlanan bakım paketleri 6 ay boyunca her ay ücretsiz olarak ulaştırılıyor. Büyükşehir Belediyesinin, dar gelirli ailelerin bebeklerinin temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hayata geçirdiği ‘El Bebek Gül Bebek’ projesi kapsamında, 6-12 aylık bebeği bulunan vatandaşlara bebek bakım ürünlerinin yer aldığı ücretsiz destek paketleri dağıtılmaya devam ediyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan destek paketlerinde, bebeklerin günlük bakımında ihtiyaç duyulan çeşitli ürünler yer alıyor. Proje kapsamında dağıtılan paketler, özellikle ekonomik zorluk yaşayan aileler için önemli bir destek olurken, bebeklerin sağlıklı ve güvenli bir şekilde büyümesine katkı sağlamayı da amaçlıyor. Bebeklerin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hazırlanan ücretsiz destek paketleri içerisinde bebek bezi, mama, ıslak mendil, pişik kremi ve şampuan gibi ürünler bulunuyor. Destek paketleri, 6-12 aylık bebeği bulunan dar gelirli vatandaşlara 6 ay boyunca her ay düzenli olarak ulaştırılıyor. "2020 yılından bugüne kadar 56 bin paketi, bebeklerimize ve ailelerine ulaştırdık" Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığında görev yapan Selime Canlı, Büyükşehir Belediyesi olarak toplumun her kesimine dokunan hizmetler sunmaya devam ettiklerini belirterek, bu kapsamda dar gelirli ailelerin bebeklerine yönelik destek çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. ‘El Bebek Gül Bebek’ paketi hakkında bilgi veren Canlı, "13 ilçemizde, asgari ücret ve altı gelire sahip ailelerimizin 6-12 aylık bebekleri için ‘El Bebek Gül Bebek’ paketini sunuyoruz. Bu ücretsiz destek, bebeğimiz 6 aylık olduğunda başlıyor ve 12 aylık olana kadar her ay düzenli olarak devam ediyor. Bu projeyi hayata geçirirken en büyük önceliğimiz, bebeklerimizin sağlığı ve konforu. Bu nedenle tüm ürünleri titizlikle seçtik" ifadelerini kullandı. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in sosyal belediyeciliği önceleyen projelerinden birisi olan ‘El Bebek Gül Bebek’ projesiyle, çok sayıda dar gelirli aileye ulaştıklarını belirten Canlı, "2020 yılından bugüne kadar 56 bin paketi, bebeklerimize ve ailelerine ulaştırdık. Başvurularımız mersin.bel.tr adresi ve TEKSİN mobil uygulaması üzerinden yapılabiliyor. Bu destekten yararlanmak isteyen anne ve babaların, bebekleri 6 aylık olduğunda, kendi sigorta dökümleri ile bebeğin kimliğinin ön ve arka yüzünü sisteme yüklemeleri yeterli. Bu işlemin ardından aileler ücretsiz destek paketlerini, kendilerine en yakın Mahalle Mutfağından 6 ay boyunca her ay düzenli olarak alabilirler" diye konuştu.
Reel Kesim Güven Endeksi Nisan ayında 1,4 puan azaldı
21 Nisan 2026 Salı - 10:11 Reel Kesim Güven Endeksi Nisan ayında 1,4 puan azaldı Nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,4 puan azalarak 98,6 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2026 yılı Nisan ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerini paylaştı. İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayinde faaliyet gösteren 1752 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2026 yılı Nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 1,4 puan azalarak 98,6 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, sabit sermaye yatırım harcaması ve mevcut toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, genel gidişat, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi, mevcut mamul mal stoku ve gelecek üç aydaki toplam istihdama ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 0,4 puan azalarak 100,6 seviyesinde gerçekleşti. Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde azalış bildirenler lehine olan seyrin artış bildirenler lehine döndüğü, iç piyasa sipariş miktarında ve ihracat sipariş miktarında azalış bildirenler lehine olan seyrin ise bir önceki aya göre zayıfladığı görüldü. Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre zayıfladığı görüldü. Mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin üzerinde olduğunu bildirenler lehine olan seyrin ise güçlendiği gözlendi. Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı, iç piyasa sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği görüldü. Gelecek üç aydaki istihdama ve gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin güçlendiği gözlendi. Ortalama birim maliyetlerde, son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre değişmediği, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin de güçlendiği gözlendi. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,8 puan artarak yüzde 31,9 seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılı Nisan ayında, ankete katılan işyerlerinin yüzde 56,5’i üretimlerini kısıtlayan faktör bulunmadığını belirtirken, yüzde 12,8‘i talep yetersizliğinin üretimlerini kısıtlayan en önemli faktör olduğunu belirtmiş, onu sırasıyla hammadde-ekipman yetersizliği, mali imkansızlıklar, işgücü yetersizliği ve diğer faktörler izledi. İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyrin güçlendiği görüldü.
2 bin 600 dolara ‘eski’ deyip 44 buçuk yerine 40 TL’den bozmaya çalıştılar
21 Nisan 2026 Salı - 09:50 2 bin 600 dolara ‘eski’ deyip 44 buçuk yerine 40 TL’den bozmaya çalıştılar Eskişehir’de motosiklet satışı karşılığında aldığı 2 bin 600 Amerikan dolarını Türk lirasına dönüştürmek için bir döviz bürosuna giden esnaf, paranın eski olması nedeniyle 44 buçuk lira yerine 40 TL’den bozulacağını öğrenince şaşkınlık yaşadı. Dolarları güncel kurun altında bozdurması nedeniyle yaklaşık 12 bin TL zararı olan esnaf, kalan tutarı müşteriden tahsil etti. Tepebaşı ilçesi Şarhöyük Mahallesi Gaziyakupsatar Caddesi üzerinde motosiklet satışı yapan Fevzi Oral’ın dükkanına ilçeden bir müşteri geldi. 3 tekerlekli kasalı motosiklet almak isteyen müşteri, ödemeyi 26 adet 100 Amerikan doları ile yapmak istedi. Döviz karşılığında motosikleti satan Oral, doları bozdurmak için bir döviz bürosuna gitti. Burada dolarları veren esnaf farklı ilginç bir cevap aldı. Dolarların eski olduğunu söyleyen döviz bürosu çalışanı 44,5 TL yerine 40 TL’den bozdurdu. 11 bin 700 TL zararı olan esnaf durum karşısında şaşkınlık yaşadı. Eksik kalan parayı müşterinden talep eden ve durumu anlatan esnaf eksik kısmı tahsil etti. İlk defa böyle bir durumla karşılaşan esnaf şaşkınlık yaşadı. "44 lira 50 kuruş olan dolar kurunu 40 liradan bozdular" Konuyla alakalı konuşan Fevzi Oral, "Müşterimiz şehir merkezine uzak bir ilçeden gelip üç tekerlekli motosiklet almak istedi. Bize ’dolarla ödeme yapmak istiyorum’ dedi. Anlaşıp dolarları aldık. Tabii bunlar eski dolar, yeni dolar olduğu için biz bilmiyorduk. Döviz bürosuna gittik. Döviz bürosunda eski dolar olduğunu söylediler. Orada 44 lira 50 kuruş olan dolar kurunu 40 liradan bozdular. Yani o dolarlar 2 bin 600 dolarda 11 bin 700 TL zararım oldu. Biz tabii ki dövizciden yine dolarları geri aldık. Durumu anlatıp müşterimize parayı geri verdik. Müşterimiz normal hak ettiğimiz parayı verdi. Yani ben anlamlandıramıyorum. Şaşırdım kaldım yani böyle bir şey mağdur oldum yani müşteriye de mahçup olduk. Türk lirası ile çalışmak gerekiyor. Biz Türkiye’de yaşıyoruz. Başıma hiç böyle bir şey gelmedi bu yaşıma kadar. İlk defa böyle bir eski dolar muhabbeti oldu, zarar etme durumu oldu. Döviz yatırımcısı çok fazla olduğu için bence Türk parası daha önemli. Türk parasında eski yeni yok. Türk parasıyla alışveriş edilmesi daha iyi olur. Biz Amerika’da yaşamıyoruz, Türkiye’de yaşıyoruz. Türk parası bizim en büyük paramızdır, en iyi paramızdır" dedi.