EKONOMİ - 19 Ekim 2020 Pazartesi 09:52

150 gün suyun içinde yetişen pirinçte hasat zamanı

A
A
A
150 gün suyun içinde yetişen pirinçte hasat zamanı

Elazığ’ın Palu ilçesinde yıllar önce kuruyan Murat Nehri’nin yatağını tarım alanına dönüştüren çiftçiler, 500 dekar alanda çeltik (pirinç) üreterek Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ilk üç arasına girdi.

Elazığ’ın Palu ilçesinde yıllar önce kuruyan Murat Nehri’nin yatağını tarım alanına dönüştüren çiftçiler, 500 dekar alanda çeltik (pirinç) üreterek Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ilk üç arasına girdi. Tohumun toprakla buluşmasıyla birlikte 150 gün boyunca suyun içinde kalarak yetiştirilen pirincin hasadı başladı.


Palu ilçesine 18 kilometre uzaklıkta olan Üçdeğirmenler köyündeki çiftçiler, Keban Baraj Gölü’nü besleyen ve en büyük kolu olan Murat Nehrinin yatağının kurumasını yıllar önce fırsata çevirip, tarım alanına dönüştürdü. Mineral ve organik madde yönünden zengin olan, alüvyal toprak özelliği taşıyan ve tarım faaliyetlerinin yoğun yapıldığı nehir yatağında, 60 yılı aşkındır pirincin işlenmemiş hali olan çeltik ekimi yapılıyor. Toprak ve iklim koşullarının önemli unsur olmasının yanı sıra ekim ve biçme işlemlerinin de zor ve zahmetli olduğu çeltiğin yetiştirilmesi 150 gün sürüyor. Bin bir zahmetle ektikleri ürünlerinin son aşaması olan hasada başlayan çiftçiler ise, verimi yüksek olan vasco tohumunu kullandıklarını belirterek dönüm başına ortalama 800 kilogram ile 1 ton arasında ürün beklediklerini aktardı.



“Mersin, Kahramanmaraş ve Diyarbakır’daki fabrikalara gönderiyoruz”


Babadan kalan mesleği devam ettirdiklerini belirten 2 çocuk babası üretici Ahmet Kılıç (40), “Yıllardır bu pirinç, sadece Elazığ’ın Palu ilçesinde ekiliyor başka yerde yok. Buranın çeltik ekimi Mayıs ayında başlar, hasat zamanı ise Kasım ayı sonuna kadar sürüyor. Bunu biçtikten sonra harmana gidecek ve orada kurutacağız. Kuruduktan sonra ise Mersin, Kahramanmaraş ve Diyarbakır’daki fabrikalara gönderiyoruz. Şuan çeltik aşamasındayız, çekildikten sonra pirinç aşamasına geçiyor. Bölgemizde bu yıl 500 dekar alana ekim var. Eskiden daha çok ekilirdi. 70 yıldan fazladır burada pirinç ekiliyor. Bizim de 150 dönüm ekinimiz var. Dönüme ortalama 800 kilogram verim bekliyoruz. Bugün hasadımız yaptık ve yaklaşık 15 gün boyunca bununla uğraşacağız” dedi.



“Buranın toprak değerleri alüvyal olduğu için verimi çok yüksek”


Nehir yatağında ekim yaptıklarını ve verimin yüksek olduğunu dile getiren Kılıç, “Pirinç, tamamen 150 günde yetişiyor. Tohum attıktan sonra 150 boyunca suyun içinde yetişiyor. Bu emek isteyen, zor bir iş ve her gün için de olmamız lazım. Bekledik, yetiştirdik ve halkımıza sunacağız. Buranın toprak değerleri alüvyal olduğu için verimi çok yüksek. Çeltik ekimine su sıkıntımız yok. Nehir yatağındayız zaten, suyumuz bol. Zor bir iş ama inşallah emeğimizin karşılığını alırız” diye konuştu.



“500 dönüme ekiliyor”


Pirincin Palu’nun Üçdeğirmenler Köyü’nden başka bir yerde ekilmediğini ifade eden 6 çocuk 10 torun sahibi 65 yaşındaki yöredeki en eski çeltik üreticilerinden Ahmet Karışan ise “ Biz burada çeltik ekiyoruz. Bizim köyümüzde 60 seneden fazladır burada ekiliyor. Verimi yüksektir, çeltik ekilmediği zaman toprağımız kuma dönüşüyor. Suyu Fırat Nehri’nden alıyoruz ve suyumuz boldur. Burada toplamda 500 dönüm ekiliyor ve verimi 800 kilogram ile 1 ton arasında oluyor. Bugün de hasadımıza başladık, bereketli olsun” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.