ASAYİŞ - 12 Şubat 2026 Perşembe 10:33

Elazığ’da ocak ayında 214 kaza meydana geldi, 2 kişi hayatını kaybetti

A
A
A
Elazığ’da ocak ayında 214 kaza meydana geldi, 2 kişi hayatını kaybetti

Elazığ’da ocak ayı trafik kaza bilançosu açıklandı. Bir ayda meydana gelen 214 kazada 2 kişi hayatını kaybederken 117 kişi de yaralandı.


Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı, Elazığ’da ocak ayı içerisindeki kaza bilançosunu paylaştı. İstatistiklere göre, kentte meydana gelen 214 kazada 117 kişi yaralanırken, 2 kişi hayatını kaybetti. Kazaların 90’ı yaralanmalı olurken, 124’ünün ise maddi hasarlı olduğu açıklandı.


Trafik kazalarında en sık görülen sürücü hataları ise ’’Araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak, kavşak, geçit ve kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymamak, şerit izleme ve değiştirme kuralına uymamak, arkadan çarpma, dönüş kurallarına uymamak, kırmızı ışık veya görevlinin dur işaretinde durmamak, taşıt giremez trafik işareti bulunan yerlere girmek, yaya ve okul geçitlerinde yavaşlamamak, yayalara geçiş hakkı vermemek, alkollü olarak araç kullanmak, aşırı hızla araç kullanmak, geçme yasağı olan yerlerden geçmek ve hatalı şekilde veya yasak olan yerlere park etmek" olarak sıralandı.



Elazığ’da ocak ayında 214 kaza meydana geldi, 2 kişi hayatını kaybetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.