YEREL HABERLER - 23 Şubat 2012 Perşembe 18:06

DOĞAN ÜRGÜP`TEN SİYASİ PARTİ İL BAŞKANLARINA ZİYARET

A
A
A
DOĞAN ÜRGÜP`TEN SİYASİ PARTİ İL BAŞKANLARINA ZİYARET

Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp, siyasi parti il başkanlarına yaptığı ziyaretlerde gündemdeki gelişmeler hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.
Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp, CHP, MHP, Saadet Partisi, Has Parti ve Türkiye Partisi’ni ziyaret etti. Saadet Partisi İl Başkanı Dursun Coşar’ı ziyaret eden Belediye Başkanı Doğan Ürgüp, ziyaret sebebinin Sivas Belediyesi’ne yapılan operasyonla ilgili olduğunu söyledi. Saadet Partisi İl Başkanı Dursun Coşar ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Belediye Başkanı Doğan Ürgüp’ün bizlere verdiği bilgilerden ötürü teşekkür ediyoruz." şeklinde konuştu. Daha sonra Has Parti İl Başkanı Halil İbrahim Karademir’i ziyaret eden Başkan Ürgüp, "Sivas’ımız hakkında belediyemiz ne yapıyor neler yapmalıdır? Yaşadığımız durum hali hazırdadır. Bunları değerli il başkanlarımız, ilçe başkanlarımız, parti teşkilatlarıyla paylaşmak için buradayız" ifadelerini kullandı. Has Parti İl Başkanı Halil İbrahim Karademir, "Sivas’ın sorunları konuşacağız, hepimiz Sivas’ta yaşıyoruz, Sivas hepimizin iyi olduğu zaman iyi bir Sivas’ta yaşayacağız. Biz her zaman belediyemizin ve belediye başkanımızın yanında olacağız. Eksik yapılan işleri biz kendisine ifade edeceğiz" diye konuştu. Türkiye Partisi İl Başkanı Ahmet Kuzu’yu ziyaret eden Ürgüp, son bir haftada sıkıntılar yaşadıklarını belirterek, "Son bir haftada yaşadığımız bir takım sıkıntılar oldu. İşte Sivas’ta geçmişteki sıkıntıların yaşanmaması için tedbirleri şimdiden almak gerekiyor. Bayındırlık Bakanlığı’yla ilgili Bayındırlık Müdürlüğü ve müteahhitlikle yapılan o günkü operasyon Sivas’ı ciddi bakımdan sıkıntıya sokmuştur. Şu anda kurul irtibatlı üzerinde gizlilik olduğu için çok detaya girmiyoruz. Bir süreci bir şekilde belediyemizde yaşıyor. Bir kısım arkadaşlarımız şu anda proje ihalesinden dolayı tutuklanmış durumdalar. Bu konuda sizleri de bilgilendirmek maksadıyla bugün burada bulunmaktayız. Birkaç ihaleyi iptal etmek mecburiyetinde kaldık. Çünkü komisyon üyelerinin bir kısmı tutuklu" şeklinde konuştu. Türkiye Partisi İl Başkanı Ahmet Kuzu, "Tabi ki bu üzücü tutuklamalardan sonra bizim söyleyeceğimiz en önemli unsur, suç işlenmişse cezası verilir ama en uzun tutukluluk sürelerinin azalmasıdır. Yani varsa eğer bir sıkıntı, bunun 2 yıl, 3 yıl içinde değil de bir an evvel çözüme kavuşmasıdır. Bu bizim birinci öncelikle önem verdiğimiz konudur" dedi.
CHP VE MHP’YE ZİYARETLER
Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp, CHP ve MHP İl başkanlarını da ziyaret etti. MHP İl Başkanı Dr. Kürşat Ergün’ü ziyaret eden Ürgüp, "Sivas gündemiyle ilgili siyasi parti il başkanlarımızı ve yönetimini bilgilendirmek, fikir tahsisinde bulunmak üzere ziyaretlerimiz devam ediyor. İnşallah gelişen süreçte içinde bulunmuş olduğumuz hadiseler memleketin gelecekteki iki yılı, özellikle mahalli seçimler ne şekilde yürüyecek, nasıl yürümesi lazım? Bize göre kısmını biz anlatırız sizinde fikirlerinizi severek dinleriz" dedi. MHP İl Başkanı Ergün ise, "Geçirdiğimiz zor kış şartlarında ve özellikle Sivas’ın diğer konularında çalışmalarınızı takip ediyoruz" diye konuştu.
CHP İl Başkanı Cahit Korkut’u da ziyaret eden Ürgüp, gündemdeki konular üzerinde görüş alışverişinde bulundu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün savunma yaptı Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ifade verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 3. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti. "Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, kimseye vermedim" Tutukluluğunun devamına yönelik ara mütalaaya karşı stratejist Necati Özkan, "Biz burada 2 nedenle bulunuyoruz. Ekrem Bey’in itibarını biraz daha zedelemek, 2019 seçimlerini kirletmek ve Sayın Merdan Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyabilmek. Bu raporlarda ortaya konan çabanın bir casusluk davası meselesini çözmekle ilgili bir çaba olmadığını, tam tersine bu tutuklulukları uzatmakla ilgili bir çaba olduğunu görüyoruz. Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz bu siyasi davada olmayan bir suçtan dolayı, yapmadığımız bir eylemden dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Savcının yorumları var o kadar. O yorumların hiçbirisi hiçbir tanığın ifadesine, hiçbir sanığın ifadesine, hiçbir delile, hiçbir gizli tanığın ifadesine falan da dayanmıyor. Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu dosyanın içeriğinde. Lütfen bu zulme son verin. Beni, Ekrem Bey’i ve Merdan Bey’i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin" ifadelerini kullandı. "Sahte belgeler var" Gazeteci Merdan Yanardağ ise, "Dün de söyledim bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var. Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Cumhuriyet savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi? Mesela benim Hüseyin Gün’le bir WhatsApp mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi? Bu dosyada anlaşılan şu, bir, itirafçı olmaya zorlanıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor biliyor musunuz? ‘Televizyonun finansman kaynağı ne?’ Çünkü onlar bir gazetecilik başarısının nasıl böyle bir sonuç doğurabileceğine inanamadılar. Cezalarla geldiler, soruşturmalarla geldiler. RTÜK cezalarıyla vesaire mali ambargolar uyguladılar. Reklam veren firmalara müfettişler, vergi müfettişleri göndererek televizyon yayınlarını önlemeye çalıştık. Neden bir MİT değerlendirmesi yok bu casusluk davasında? Mütalaayı olduğu gibi reddediyorum" dedi. "Kimseye casusluk iftirası atmadım, beyanlarım, ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi" Ardından söz verilen Hüseyin Gün, "Bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. 10 günlüğüne, rahmetli manevi annemin ricası üzerine İmamoğlu’nu çok sevdiği için ve 1. seçim iptal edildikten sonra sıradan bir sosyal medya analizi yaptırdığım için şimdi karşınızda ben casus oluyorum. Nasıl bir casusum ben? Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? İddianamede yazıyor, yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor. Beraber yargılandığımız Sayın İmamoğlu’na 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım diye bunun içinden bir manipülasyonun çıkarılabilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu. Duruşma avukat beyanları ile sürüyor.
Mersin Mersin’deki fabrika yangınına köpüklü müdahale Mersin’de 1 işçinin hayatını kaybettiği yağ üretim ve enerji depolama tesisindeki yangına köpüklü müdahale gerçekleştirildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu tanktaki alevlerin büyük bölümü kontrol altına alınırken, bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde bulunan Aves Enerji Dolum Tesislerinde meydana geldi. Yakıt tankında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama yaşandı. Patlama sırasında tank üzerinde bulunan Süleyman Güner (47), yaklaşık 20 metre yükseklikten beton zemine düştü. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı Toros Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Patlamanın ardından fabrikada çıkan yangına ilk olarak tesisin kendi ekipleri müdahale etti. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine bölgeye Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, AFAD ve emniyete bağlı TOMA araçları sevk edildi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için Adana ve Niğde’den de takviye itfaiye ekipleri gönderildi. Ayrıca Mersin’in çeşitli ilçelerinden destek ekipleri bölgeye yönlendirildi. Tanktaki benzin nedeniyle ekiplerin söndürme çalışmaları güçlükle yürütüldü. Akşam saatlerinde yangına köpükle müdahale edilirken, tanktaki alevlerin kısmen söndürüldüğü ve bölgede yoğun şekilde soğutma çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Yangının tamamen kontrol altına alınması için ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü, olayla ilgili inceleme başlatıldığı bildirildi.