GENEL - 22 Mart 2012 Perşembe 14:06

BAKAN ÇAОLAYAN, İSVİÇRE EKONOMİ, TEKNOLOJİ BAKANI İLE BİR ARAYA GELDİ

A
A
A
BAKAN ÇAОLAYAN, İSVİÇRE EKONOMİ, TEKNOLOJİ BAKANI İLE BİR ARAYA GELDİ

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili olarak, "Türkiye bu konudaki ortaya getirilen sistemi asla kabul etmeyecektir. Soykırım iddiaları tamamen gerçek dışıdır. Bunlar tamamen yalandır. Bu konuda Türk halkının görüşü budur" dedi.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, İsviçre Federal Ekonomi, Teknoloji, Tarım ve Profesyonel Eğitim Bakanı Johann Schneider-Ammann ile Ekonomi Bakanlığı`nda bir araya geldi. Bakan Çağlayan, iki ülke arasındaki ticari ilişkinin hacmi 2002 yılında 2,2 milyar dolar iken, 2011 yılında ise Türkiye`nin ihracatının 1,5 milyar doları bulduğunu, İsviçre`nin ihracatının 5 milyar doları olduğunu belirtti. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin Serbest Ticaret Anlaşması vasıtasıyla yürütüldüğünü ifade eden Çağlayan, 564
İsviçreli şirketin Türkiye`ye yatırım yaptığını ve yaklaşık yatırımlarının 1,1 milyar dolar olduğunu kaydetti. Bakan Çağlayan, İsviçre`de Türkiye`nin 600 milyon dolarlık bir yatırımı olduğunu anlatarak, "İsviçre`de önemli bir Türk nüfusu vardır. 8 milyonluk İsviçre nüfusu içinde 120 bine yakın Türk nüfusun 40 bini de çifte vatandaş olma hakkına sahip olmuştur. Yine İsviçre`de 3 binin üzerinde yerleşik olan Türklerin yapmış olduğu önemli yatırımlar var" şeklinde konuştu.
Bakan Çağlayan, iki ülkenin üçüncü ülkelerde yapılacak olan işbirliği imkanlarını konuştuklarının belirterek, iki ülke tecrübelerinin birleştirilip, ortak bir sinerji oluşturulacağın söyledi.
İSVİÇRE EKONOMİ BAKANI SCHNEİDER-AMMANN
İsviçre Ekonomi Bakanı Schneider-Ammann ise, üçüncü ülkelerde işbirliği yapma imkanlarını da değerlendirdiklerini söyleyerek, bir takım çalışma gruplarının oluşturulacağını ifade etti. Schneider-Amman iki ülke arasındaki 2,5 milyar İsviçre frankı olan ticaret hacminin, iki ülke arasında işbirliğinin arttırılabileceğine işaret etti. Doğrudan yabancı yatırımların da 2,3 milyar İsviçre frankı olduğunu anlatan Schneider-Ammann, Serbest Ticaret Anlaşması ve çifte vergilendirmenin önlenmesi konularının altını
çizdi. Schneider-Ammann, İsviçre Havayollarının Türkiye`de daha fazla havaalanının kullanma talebini ileterek, daha çok İsviçrelinin Türkiye`ye gelmek istediğini belirtti. Schneider-Ammann, "Türkiye`de çalışma izinleri konusu çok önemli. Sayın Bakan da bu hususta bize çok samimi şekilde yaklaştı" dedi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Çağlayan, teşvik sisteminin ne zaman açıklanacağıyla ilgili sorusu üzerine, Başbakan Erdoğan`ın teşvik paketi konusunda kendisini ve Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısına katılan diğer bakanları dinlediğini belirterek, "Sayın Başbakanımızın programı oldukça yoğun. Sayın Başbakanımızın programına uygun bir tarihte bir basın toplantısıyla bu duyurulacak. Onun için Başbakanımızın takviminde uygun bir süre Özel Kalemi ayarlamaya çalışıyor" şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan`ın Güney Kore`yi ziyareti sırasında kendisine bu konuda soracağı sorulara da cevap verme imkanı bulacağını belirten Çağlayan, "Bu seyahat sırasında bunun gününü de aşağı yukarı tespit etmiş olacağız. Ümit ediyorum inşallah dönüşte bu açıklamayı yapacağız" dedi.
"SOYKIRIM İDDİALARI GERÇEK DIŞI"
Sözde Ermeni soykırımı iddiaları konusunda İsviçre Parlamentosu`na alınan kararın hatırlatılması üzerine Schneider-Ammann, Ekonomi Bakanı olarak Türkiye`de bulunduğunu söyledi. İlişkilerin geliştirileceğine dikkat çeken Schneider-Ammann, "Tabii ki bir siyasi boyutta bulunmaktadır ve İsviçre`nin konumuna baktığımızda da, Türkiye`nin bir tarihi var. İsviçre`de Türkiye`nin tarihine saygı duymaktadır. Bu tarihsel olaylar değerlendirilebilir. Türkiye`nin meselesi olduğunu düşünüyoruz. Türkiye`nin iç
meselelerine karışmayız, Türkiye ile Ermenistan arasında da ilişkiler var. Biz aracılık yapabileceksek, seve seve yardımcı olmaya çalışırız" dedi.
Çağlayan da, Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili olarak, AB Bakanı Egemen Bağış ile ilgili başlatılan ön soruşturmadan rahatsız olduğunu belirterek, hükümetin ve kamuoyunun bu gelişmeyi kabul edilemez bulduğunu ifade etti. Çağlayan, "`Bu iş tarihçilerin işidir. Buna siyasetçiler, hükümetler karar vermemeli` diye Sayın Bakan`la tam bir mutabakat içindeyiz. Bu konuda Türkiye olarak, biz tarihi tüm dokümanlarımızı sonuna kadar uluslararası alanda açtığımızı ve bu konuda isteyen herkesin gelip bunları
inceleyebileceğini ve bu konunun Parlamentolarda değil, bu konunun bir siyasi malzeme olarak değil, bu konunun hükümetler bazında değil, bu konunun tarihçiler bazında çözülmesini ifade ettik. Türkiye bu konudaki ortaya getirilen sistemi asla kabul etmeyecektir. Soykırım iddiaları tamamen gerçek dışıdır. Bunlar tamamen yalandır. Bu konuda Türk halkının görüşü budur" dedi.
Görüşmenin ardından konuk Bakan, Çağlayan`a kalem hediye etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Turizm Master Planı için 150 uznan Trabzon’da buluştu Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin turizm master planı için başlattığı çalıştayda 150 uzman isim bir araya gelerek kentin turizm potansiyelini değerlendirdi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Trabzon Turizm Master Planı Çalıştayı bugün başladı. 4-5 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen ve "Arama Konferansı" başlığıyla düzenlenen çalıştay, turizmde rekabetin giderek arttığı bir süreçte Trabzon’un geleceğine yön verecek kararların alınması açısından önem taşıyor. Kentin turizm potansiyelini daha etkin kullanmak ve sürdürülebilir politikalar oluşturmak amacıyla başlatılan çalışma, kapsamlı bir planlama sürecinin parçası olarak öne çıkıyor. Panagia Premier Otel’de saat 09.00’da başlayan çalıştaya şehir içi ve şehir dışından geniş katılım sağlandı. Akademisyenler, turizm sektörü temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ile kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşan yaklaşık 150 uzman isim, Trabzon turizmini çok yönlü şekilde değerlendirmek üzere bir araya geldi. Çalıştayda kentin turizmi, destinasyon yönetimi ve turizm ekonomisi, altyapı, ulaşım ve akıllı turizm, doğa turizmi ve yayla ekosistemi, kültür, inanç ve miras turizmi, gastronomi ve yerel ekonomi, spor ve macera turizmi, kıyı rekreasyonu ve deniz turizmi, toplumsal boyut ve turizm algısı ile sağlık ve wellness turizmi çerçevesinde ele alınıyor. Bu kapsamda Trabzon’un mevcut durumu, güçlü ve zayıf yönleri ile geleceğe yönelik fırsatlar detaylı şekilde masaya yatırılıyor. Elde edilecek görüş ve önerilerin, Trabzon’da ilk kez hazırlanan ve çalışmaları devam eden Turizm Master Planı’na yön vermesi ve kentin turizm vizyonuna katkı sağlaması hedefleniyor.
Bursa Nilüfer’in hikayesi çocukların fırçasında hayat buldu Nilüfer Belediyesi’nin 1997’den bu yana düzenlediği Nilüfer Resim Yarışması’nın 29’uncu buluşmasında, çocukların kentle kurduğu bağ sanata dönüşürken, dereceye giren öğrenciler ödüllerine kavuştu. Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Nilüfer Resim Yarışması"nın ödül töreni ve sergi açılışı Konak Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl "Nilüfer’in Çocuklarıyız" temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, ilçe genelindeki 19 farklı okuldan öğrenciler katılarak eserleriyle kente dair duygu ve düşüncelerini resmetti. Düzenlenen törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Aydın Narin ve Mehmet Orhan, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, uzun yıllardır sürdürülen yarışmanın kentin kültür ve sanat hayatı açısından önemli bir değer olduğunu söyledi. Yarışmanın yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda çocukların kendilerini ifade ettikleri güçlü bir alan olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, "Bu yılki konu başlığımız ‘Nilüfer’in Çocuklarıyız’dı. Çünkü bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür" dedi. Son 14 yılda bin 455 öğrencinin yarışmaya katıldığını açıklayan Başkan Şadi Özdemir, çocukların eserlerinde samimiyet ve özgünlüğün öne çıktığını ifade ederek, "Çocuklar fırçayı eline aldığında yapmacıklık ortadan kalkıyor. Her biri ayrı bir duygu, ayrı bir bakış açısı taşıyor" diye konuştu. Yarışmaya katılan tüm öğrencileri tebrik eden de Başkan Şadi Özdemir, ödül alan öğrencilerin yanı sıra katılım gösteren her çocuğun bu sürecin değerli bir parçası olduğunu sözlerine ekledi. Dereceye giren öğrenciler ödüllerini aldı Alanında uzman jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda yarışmada birinciliği Halil İnalcık Bilim ve Sanat Merkezi öğrencisi İdil Ece Topan kazandı. İkincilik ödülü Özel 22. Yüzyıl Koleji öğrencisi Derin Su Bulut’a, üçüncülük ödülü ise Nilüfer Şehitler Ortaokulu öğrencisi Nisanur Acar’a verildi. Mansiyon ödüllerine ise Akçalar Fahriye Sayarel Ortaokulu’ndan Esma Nur Kıran, Saadettin Türkün Ortaokulu’ndan Mete Eymen ve Vahide Aktuğ Ortaokulu’ndan Hüseyin Arslan layık görüldü. Nilüfer Resim Yarışması kapsamında öğrencilerin eserlerinden oluşan sergi, 8 Nisan’a kadar Konak Kültürevi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.
İstanbul Dünya karatesinin kalbi kasım ayında Antalya’da atacak Karate dünyasının en prestijli organizasyonu olan SKIF, 15. Dünya Şampiyonası’nı 9-15 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenleyecek. SKIF Shotokan Karate-Do Uluslararası Federasyonu bir ilke imza atarak 15. Dünya Şampiyonası’nı ilk kez Türkiye’de düzenliyor. 130’dan fazla ülkede 3 milyona yakın üyesi bulunan küresel bir otorite olan SKIF’in bu dev organizasyonu, 9-15 Kasım tarihlerinde Antalya-Belek’te gerçekleştirilecek. Organizasyonun Türkiye’ye kazandırılmasında kilit rol oynayan SKIF Türkiye Temsilcisi Mikdat Kahraman yaptığı açıklamada, "Federasyonumuz disiplin ve saygı temelli, kişisel ve bedensel gelişimi ön planda tutan bir yapıya sahiptir. Bizler kendimizi, efsanevi usta Soke Hirokazu Kanazawa’nın bir araya getirdiği büyük bir aile gibi görüyoruz. Karate kültürünün sosyal yaşam üzerindeki ruhsal ve bedensel faydalarını yaşayan bir ekip olarak, Türkiye’de de bu eğitimleri her yıl okul tatillerine denk gelecek şekilde düzenlediğimiz uluslararası seminerlerle tazeliyoruz. Japonya merkez ofisten görevli hocalarımız her yıl ülkeleri dolaşarak eğitimleri yenilemekte, uluslararası geçerliliği olan antrenör ve kuşak derecelendirmelerini bizzat onaylamaktadır" dedi. "Karakter mükemmelliği hedefimiz" Kahraman, eğitimlerin detaylarına dair ise, şunları söyledi: "Eğitimimizde Buşido (savaş sanatları) felsefesi olan karakter mükemmelliğini aramak, sadık ve dürüst olmak, azim ruhunu teşvik etmek, başkalarına nezaketle yaklaşmak ve şiddet içeren davranışlardan kaçınmak esastır. ‘Karate ni sente nashi’ ilkesinde olduğu gibi, bizler becerilerimizi zarar vermek için değil, korumak için kullanıyoruz. 1981 yılında başladığım bu yolu, katılımcıların kendilerini aile ortamında hissedecekleri kusursuz bir dünya şampiyonası ile taçlandırmayı hedefliyorum." "Rekabetten öte bir birliktelik sunuyoruz" Müsabakalar öncesi yoğun eğitim seminerleri verildiğinin altını çizen Mikdat Kahraman, "Uluslararası karşılaşmalarımız, aynı yaşam tarzını benimsemiş insanların rekabetten çok bir arada olmak ve deneyimlerini sınamak amacıyla katıldığı bir diyalog köprüsüdür. Antalya’daki programımız da bu ruhla şekillenecek; maçlar öncesinde iki günlük yoğun eğitim seminerleri, ’Dan’ sınavları ve hakem eğitimleri gerçekleştirilecek. Etkinliğimizi, tüm dünyadan gelen misafirlerimizi dostluk içerisinde uğurlayacağımız geleneksel ’Sayonara Partisi’ ile taçlandıracağız. Şampiyona heyecanı öncesinde, dünya çapında tanınan Shotokan Karate ustası Manabu Murakami, Haziran ayında Türkiye’yi ziyaret ederek özel seminerler ve tanıtım etkinlikleri düzenleyecektir. Bu ziyaret, kasım ayındaki büyük buluşmanın en güçlü öncüsü olacaktır" diye konuştu.