YEREL HABERLER - 05 Nisan 2012 Perşembe 11:10

ETSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI LÜTFÜ YÜCELİK;

A
A
A
ETSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI LÜTFÜ YÜCELİK;

Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, Yeni Türk Ticaret Kanunu`na yönelik yapılan eleştirilerin dikkate alınması ve bu yönde düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledi.
Temmuz ayından itibaren yürürlüğe girecek olan yeni kanunun, ülkedeki ticari yaşamın geleceğine damga vuracak yenilikleri içerdiğini anlatan ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Yücelik, yeni kanunun, şirketlerin kurumsallaşması, sürdürülebilirliği ve rekabet gücünün artırılması bakımından iyi bir zemin hazırladığını, ancak başta şirket şeffaflığı olmak üzere değişik konularda yapılan birçok tenkitin de göz ardı edilemeyeceğini vurguladı.
Başkan Yücelik, yeni kanunla ilgili yapılan eleştirileri ve yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine inandıkları düzenlemeleri şu şekilde sıraladı;
ŞİRKETE BORÇLANMA YASAОI
Şirketinden 1 lira borç para çeken de, 1 milyon lira çeken de 300 günden başlayan adli para cezası, ödemezse hapis cezasıyla karşılaşacak. Oysa ki; şirkete borçlanma demek şirketi soymak demek değildir. Bazı şirketlerde bunlar mecburi olabilir. Bu durumda olan şirketlere ve yöneticilerine potansiyel suçlu gözüyle bakılmaması gerekiyor.
İNTERNET SİTESİ KURMA MECBURİYETİ
İnternet sitesi olayı ile şirketlerin yatak odasına girilmek isteniyor. Her türlü belge ve bilginin ifşa edilmesi şeffaflık ile mahremiyet arasındaki o ince çizginin aşılması anlamına geliyor. Bu durumda rekabet zorluğu meydana gelecektir. Şirketler için internet sitesi zorunluluğu olması da şirketler için ekonomik külfet getirecek. Kalifiye eleman yetersizliğinin olduğu veya küçük şirketlerin bu tür eleman çalıştırma imkanının olmadığı durumlarda bunlar şirketler için ciddi problemler oluşturacaktır.
DEFTER TUTMA MECBURİYETİ
Defterlere yapılan kayıtların eksik olması veya zamanında kayıt yapılmaması halinde, 200 günden aşağı olmamak üzere adli para cezası, 300 gün içinde ödenmezse hapis cezası uygulanacak. Ayrıca bunlar gibi bir çok alan ve konu hakkında para cezası öngörülüyor. Bir ticaret kanununda bu kadar çok cezai hüküm bulunması insanların girişimcilik ruhunu olumsuz etkileyecektir. İnsanlara bir yandan girişimcilik ruhu aşılamaya çalışırken, diğer yandan bu kadar çok cezai hükmün getirilmesi insanları ticaret atılmaktan ve iş yapmaktan korkutacaktır.
Bir taraftan, ekonomik suça ekonomik ceza uygulanması gerektiği belirtilerek karşılıksız çek düzenleme fiiliyle ilgili hapis cezası kaldırılıyor, diğer taraftan Ticaret Kanunu ile çok sayıda hapis cezası getiriliyor.
İŞLETMELERİN KULLANDIОI HER TÜRLÜ KÂОIT VE BELGEDE YER ALMASI GEREKEN BİLGİLER
Sicil numarası, ticaret unvanı, işletmesinin merkezi, taahhüt edilen ve ödenen sermaye, internet sitesinin adresi ve numarası, yönetim kurulu başkanının adı soyadı, yönetim kurulu üyelerinin ad ve soyadları, müdürlerin ve yöneticilerin ad ve soyadları gösterilecek. Bunu uygulamak mümkün değil. Her türlü belge denilince çok küçük bir fişten, büyük bir belgeye kadar tüm belgeleri kapsamaktadır. Bu ise çoğu zaman fiilen imkansız olacak veya yazılar çok küçük olduğu için okunamayacak. O zamanda yazmanın bir anlamı olmayacak.
BELGELER YENİDEN BASTIRILACAK
Böyle olunca, işletmeler (gelir vergisi mükellefleri dahil) her türlü belgelerini baştan bastıracaklar. Her ne kadar matbaacılar için yeni bir iş alanı oluşsa da bu küçük işletmeler için ciddi bir gider olacaktır.
DENETİM
Kanun sermaye şirketi olarak nitelendirdiğimiz anonim ve limited şirketlere ciddi bir ek mali yük getirecek. Bunlardan en önemlisi de bağımsız dış denetim şirketleri. Şirketler, büyük küçük olup olmamasına, sermayesine, ortaklar arasında ilişkilere, çalışan sayısına, cirosuna bakılmaksızın bağımsız dış denetime tabi. Bağımsız dış denetime tabi olmanın bir ekonomik külfeti olduğu açık. Şirketlerin kuruluş masrafları da artırıyor. Kuruluş denetçisi denilen bir denetçi atamak zorundasınız.
SORUMLULUK VE CEZALAR
Yerli yersiz bir sürü ceza var. Bu kanun ile şirket kuruluşu ve işleyişi çok masraflı hale geldi. Yeminli mali müşavirler bir sürü yetki ile donatılmalarına rağmen sorumlulukları da yok. Yönetim kurulu üyelerinin kendisine suç isnat edildiğinde kusursuz olduğunu ispat etmesi gerekiyor. Oysa sorumlu olduğu halde denetçiler için kusurunu ispat etmek o kusuru iddia eden tarafa ait. Halbuki onlar mesleklerinde uzman kişiler eğer kusur işledilerse sorumlu olmalılar.
SUÇLARIN RESEN SORUŞTURULMASI
Yeni TTK`da düzenlenen suçların resen soruşturulması, şikayet aranmaması en çok küçük il ve ilçelerdeki işletmeleri olumsuz etkileyecektir. Küçük yerlerdeki işletme sayısının azlığı bunların takibini kolaylaştıracaktır. Oysaki küçük yerlerdeki işletmeler genelde bu yasaya en son uyum sağlayacaklar içinde olup kurumsallaşmasını tamamlamamış ve aile şirketi şeklinde faaliyet gösterdiklerinden resen soruşturmalardan en çok zarar görecek işletmeler olacaktır.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya "Uluslararası Peri-implantitis 2026" sempozyumu gerçekleştirildi İnönü Üniversitesi ve Türk Periodontoloji Derneği iş birliğinde "Uluslararası Peri-implantitis 2026" sempozyumu, Mövenpick Otel’de geniş bir akademik katılımla düzenlendi. Dünyanın önde gelen akademisyenlerini Malatya’da bir araya getiren sempozyum, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Daha sonra konuşan Türk Periodontoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ali Çekici, sempozyumun bilimsel içeriğinin ötesinde deprem sonrası bölgeye yönelik güçlü bir dayanışma anlamı taşıdığını vurguladı. Sempozyumun akademik hayatın yeniden canlandırılmasına katkı sunacağını belirten Çekici, "Bu sempozyum sadece bilimsel bir toplantı olarak değil, aynı zamanda bir dayanışma köprüsü olarak düzenlendi. Bilim ile eğitimin yeniden inşa için en güçlü araçlar olduğunu göstermek için buradayız. Malatya’dan mesleğimize ve birbirimize olan bağlılığımızı tazeleyerek ayrılalım" dedi. İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Neslihan Şimşek, toplantının arka planındaki dayanışma sürecini katılımcılarla paylaştı. Konuşmasında Şimşek, "Neden Malatya’dayız sorusunun cevabı aslında yaşadığımız süreçte saklı. 6 Şubat depremlerinin ardından eğitim ciddi şekilde sekteye uğradı. O günlerde yurt dışından hocalarımız bizlere ulaşıp ‘Sizin için ne yapabiliriz, öğrencilerimize ders anlatmak istiyoruz’ dediler. Dünyanın farklı yerlerinden akademisyenleri bir araya getirerek destek olmak istediler. O an bunun bir ütopya olduğunu düşündüm ama kısa sürede bunun güçlü bir dayanışma modeline dönüştüğünü gördük" şeklinde konuştu. İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuzhan Altun, Türk Periodontoloji Derneği ile birlikte sempozyumu beraber yaptıkları için memnuniyet duyduklarını dile getirerek, toplantının peri-implantitis temasıyla ulusal ve uluslararası akademisyenlerin katkısıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Altun, etkinliğin bilimsel paylaşımın yanı sıra akademik dayanışmayı güçlendirmesini temenni ederek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz konuşmasında ağız sağlığı ile genel sağlık arasındaki kritik ilişkiye dikkat çekti. Organ naklinin multidisipliner bir süreç olduğunu vurgulayan Yılmaz, ağız boşluğunun önemli bir immünolojik geçiş kapısı ve mikrobiyal rezervuar olduğunu belirtti. Periodontal hastalıkların kronik inflamasyona yol açarak bağışıklık sistemini etkilediğini ifade eden Yılmaz, özellikle nakil hastalarında küçük bir diş enfeksiyonunun dahi ciddi ve hayati sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Yılmaz, İnönü Üniversitesinin karaciğer nakillerinde yüksek hacimli merkezler arasında yer aldığını kaydederek sözlerini tamamladı. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, üniversite hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Kalite odaklı bir üniversite olduklarını söyleyen Akpolat, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından 5 yıllık tam akreditasyon alan sayılı üniversiteler arasında yer aldıklarını ifade etti. İnönü Üniversitesinin sağlık altyapısına da değinen Akpolat, Turgut Özal Tıp Merkezinin bin 612 yatak kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük üniversite hastanelerinden biri olduğunu belirtti. Üniversitede bugüne kadar 4 bini aşkın karaciğer nakli ve 2 binden fazla kemik iliği nakli gerçekleştirildiğini ifade eden Akpolat, özellikle karaciğer naklinde geliştirilen çapraz nakil modeliyle uluslararası düzeyde önemli bir konuma ulaştıklarını söyledi. Onkoloji alanında da güçlü bir altyapıya sahip olduklarını belirten Akpolat, üniversitenin kemik iliği naklinde Türkiye’de öne çıkan merkezlerden biri olduğunu kaydetti. Diş Hekimliği Hastanesinin bölgenin önemli sağlık kuruluşlarından biri olduğunu ifade eden Akpolat, bu alanda da ulusal ve uluslararası düzeyde bir marka oluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Minnesota Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Alpdoğan Kantarcı da sempozyuma gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduğunu dile getirerek ulusal ve uluslararası akademisyenlerin katkısıyla güçlü bir bilimsel program oluşturulduğunu söyledi. Son olarak konuşan Türk Periodontoloji ve Türk Oral İmplantoloji Dernekleri kurucusu Prof. Dr. Peker Sandallı ise organizasyon komitesine teşekkür ederek toplantının önemli bir bilimsel konuya odaklanmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından sempozyum oturumlarla devam etti. Peri-implantitis alanında uluslararası düzeyde öncü çalışmalara imza atmış seçkin konuşmacılar ile birlikte deneyimli akademisyen ve klinisyenlerini bir araya getiren sempozyum, dayanışma ve birlikteliği güçlendiren anlamlı bir bilimsel buluşma oldu.
Antalya Uluslararası mozaik sanatçıları Kepez’de buluştu Kepez Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Mozaik Sempozyumu, başladı. "Annelerin Sabrıyla Taşların Dili" temasıyla gerçekleştirilen sempozyum, sanatseverleri Dokumapark Modern Sanatlar Galerisi’nde bir araya getirdi. Taşların dili Kepez’de hayat buldu. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Uluslararası Mozaik Sempozyumu dünyanın farklı ülkelerinden birçok sanatçıyı Dokumapark’ta ağırlıyor. Modern Sanatlar Galerisi’nde sabırla işlenen taşlar, renklerin büyüsüyle taşların diliyle sanatseverlere etkileyici bir görsel anlatı sunuyor. 2 Mayıs Cumartesi günü kapılarını açan sempozyum, Meksika’dan İtalya’ya, Rusya’dan Hollanda’ya uzanan geniş bir coğrafyadan sanatçıları Kepez’de bir araya getirdi. Farklı kültürlerin taş ve mozaik üzerinden kurduğu ortak dil, daha ilk günden ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Küratörlüğünü Rabia Alagöz’ün üstlendiği organizasyonda sanatçılar, eserlerini yalnızca sergilemekle kalmayıp üretim süreçlerini de izleyicilerle paylaşıyor. Taşın en yalın halinden başlayarak sabırla şekillenen mozaikler, galeride adeta birer hikayeye dönüşüyor. Akademisyenlerin de yer aldığı etkinlik, sadece sanatsal üretimi değil, bilgi ve deneyim paylaşımını da ön plana çıkarıyor. 24 Mayıs’a kadar devam edecek sempozyum süresince ziyaretçiler, hem sanatçıların çalışma süreçlerini yakından gözlemleme hem de ortaya çıkan eserleri inceleme fırsatı bulacak. Sempozyum kapsamında yapılan eserler 10 Mayıs’ta saat 14.00’da açılacak sergide sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Sempozyum etkinlikleri 24 Mayıs’a kadar devam edecek. Uluslararası konuklar Rodrigo Garcia, Girgis Mickail, Mireille Elkess Youhanna, Xenia Samokina, Ekatarina Shmorgun, Suzanne Blom, Darya Zharikova gibi uluslararası isimlerin yanı sıra Türkiye’den Sibel Akbaba, Gülçin Sökücü, Duygu Özkan, Meltem Yalçıkaya Temel, Ceren Karabaki, Emine Öztürk, Metin Katarcı, Nedret Yıldırım Demir gibi birçok değerli sanatçı yer alıyor. Sempozyuma Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Zaimoğlu, Doç.Dr. Işılay Konak, Tunus- Sfax Yüksek Sanatlar ve Zanaatlar Enstitüsü Ögr. Gör. Hana Krichen, Akdeniz Üniversitesi’nden Havva Çetin, Başak Serçe, Hüsna Ela Akbulu ve Gülhan Özdemir gibi akademisyenlerde bilgi ve deneyimlerini sanatseverlerle paylaşıyor.
Antalya ANSET operasyonunda 27 kişi adliyeye sevk edildi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan elde edilen gelirin aklanması" suçları kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET’e yönelik yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 35 kişiden 27’si adliyeye sevk edildi. 113 milyon 426 bin TL kamu zararı tespit edildiği belirtilen dosyada, ilk etapta 34 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, daha sonra 1 kişinin daha gözaltına alınmasıyla dosya kapsamındaki kişi sayısının 35’e yükseldiği öğrenildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET’e yönelik çalışma başlatıldı. Mülkiye Başmüfettişi tarafından hazırlanan tevdi raporu ve emniyet birimlerince yapılan araştırmalar doğrultusunda, ANSET tarafından gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük tespit edildiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında, ihalelerde yetkili olan kişiler ile aralarında suçtan elde edilen geliri aklama amacıyla para geçişleri tespit edilen şüpheliler hakkında işlem başlatıldı. Dosyada, 113 milyon 426 bin TL kamu zararı tespit edildiği bildirildi. Muhittin Böcek ve Cansel Tuncer de dosyada yer aldı Soruşturma kapsamında, İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer’in de aralarında bulunduğu isimler hakkında işlem yapıldı. Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik 30 Nisan 2026 tarihinde Antalya merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Muğla, Denizli ve Edirne’de eş zamanlı operasyon düzenlendi. 27 kişi adliyeye sevk edildi Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 27’si, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Soruşturmanın ilk aşamasında 34 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, süreç içinde 1 kişinin daha gözaltına alınmasıyla dosya kapsamındaki kişi sayısının 35’e yükseldiği öğrenildi. Dosya kapsamında 1 kişinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü, 2 kişinin emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı, 3 firari şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği ve 2 kişinin cezaevinde bulunduğu bildirildi.
Samsun Başkan Kurnaz: "Kut-ül Amare Zaferi, unutulmaması gereken bir zaferdir" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Kut-ül Amare Zaferi, millet olarak unutmamamız ve unutturmamamız gereken bir zaferdir" dedi. İlkadım Belediyesi ve İlkadım Kent Konseyi’nin katkılarıyla, Fatma Çavuş Kız Mesleki ve Teknik Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan Kut-ül Amare Fotoğraf Sergisi açıldı. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusu’nun İngilizlere karşı Irak Cephesi’nde elde ettiği zaferin görüntülerinin yer aldığı ve Emekli Kurmay Albay İbrahim Yıldırım’ın katkılarıyla hazırlanan sergi, katılımcılar ve öğrenciler tarafından beğeni topladı. Serginin açılışını yapan ve programda konuşan İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Birinci Dünya Savaşı’nda, ’üzerinde güneş batmayan imparatorluk’ olarak tabir edilen İngiltere’ye karşı Osmanlı Ordusu’nun Irak Cephesi’nde elde ettiği destansı bir zaferdir Kut-ül Amare Zaferi. Millet olarak unutmamamız, unutturmamamız gereken bir zaferdir. Bizler de bu zaferi unutturmamak, hafızalarda daima yer almasını sağlamak için Fatma Çavuş Kız Mesleki ve Teknik Lisesi öğrencilerimiz tarafından hazırlanan serginin açılışını gerçekleştirdik. Bu kıymetli fotoğraflardan oluşan serginin hazırlanmasında emeği olan değerli öğrencilerimize ve öğretmenlerine teşekkür ediyorum. Bu anlamlı sergi vesilesiyle Kut-ül Amare Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümünü kutluyor, vatanı uğruna can veren şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlıklı ömürler diliyorum" diye konuştu.