SAĞLIK - 25 Aralık 2022 Pazar 13:28

Gripten korunmak için havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz, portakal, mandalina, elma, greyfurt tüketin

A
A
A
Gripten korunmak için havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz, portakal, mandalina, elma, greyfurt tüketin

Erzincan’da mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarında ani değişimler yaşanması Aralık ayında grip vakalarında artışa neden oluyor.

Erzincan’da mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarında ani değişimler yaşanması Aralık ayında grip vakalarında artışa neden oluyor. Gripten korunmada aşı, kişisel hijyen kurallarına dikkat etme gibi önlemlerin yanında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için yeterli ve dengeli beslenme önemli yer tutuyor.


Diyetisyenler, gribe iyi gelen besinler hakkında şu bilgileri verdi.


“Havaların soğumasıyla birlikte grip başta olmak üzere soğuk algınlığı ve enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığında da artış izlenmektedir. Bu hastalıklardan korunmada aşılanma, kişisel hijyen kurallarına dikkat etme gibi önlemlerin yanında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için yeterli ve dengeli beslenme de oldukça önemli yer tutar. Yetersiz ve dengesiz beslenme alışkanlığı olan bireylerin soğuk algınlığı ve enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riski daha yüksektir ve hastalık halinde hastalıkları daha ağır seyreder. Grip, virüs kaynaklı bir solunum yolu hastalığıdır. Hastalık, bulaşıcıdır ve genellikle enfekte olan bir kişinin öksürmesi, hapşırması, el teması yoluyla başkalarına geçer. Yetişkinler, hastalık belirtileri ortaya çıkmadan bir gün öncesine ve hastalandıktan 7 gün sonrasına kadar hastalığı bulaştırır haldedirler. Bu, insanlar gribe yakalandıklarını bilmeden bile virüsü bulaştırabileceği anlamına gelir. Bu nedenle, bir grip salgını, ülkedeki çok sayıda insan virüsle enfekte olduysa haftalarca sürebilir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, yıllık grip salgınlarında dünya nüfusunun yüzde 5 ila yüzde 15’i üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmaktalar"


Gripten korunmak isteyenlerin sağlıklı ve dengeli beslenmesi gerektiğini ifade eden diyetisyenler, "Besin çeşitliliğinin sağlanması, doğru seçimlerin yapılması, yeterli ve dengeli beslenme konusunda sürekliliğin sağlanması hastalıklardan korunmada çok daha etkindir. B ve C vitaminleri suda eriyen vitaminler olduğundan vücudumuzda depo edilmiyor. Bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak adına özellikle turunçgiller sınıfındaki meyveler ve mevsimindeki sebzeler ile düzenli beslenmemiz gerekmektedir. Sebze ve meyveler büyüme ve gelişmeye yardımcı olduğu gibi hücre yenilenmesini ve doku onarımını sağlarlar ayrıca hastalıklara karşı direncin oluşumunda etkindirler. Yeterli ve dengeli beslenebilmek için çeşitli renk ve türdeki sebze ve meyvelerin tüketimi önemlidir. Sabah kahvaltısında da olmak üzere her öğünde sebze ve meyve tüketimine özen gösterilmeli, günde en az 5 porsiyon (400 gram) tüketilmelidir.


Savunma sistemini güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin, havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma, greyfurt gibi meyveler tercih edilebilir. Besin değeri ve ekonomik olması açısından mevsiminde, bol ve ucuz bulunduğu dönemlerde tüketilmesi daha uygundur. Sebze ve meyvelerin taze olarak tüketilmesi daha yararlıdır. Vitamin ve minerallerin çoğu, sebze ve meyvelerin özellikle dış yapraklarında, kabuğunda veya kabuğun hemen altındaki kısımlarında bulunduğundan yenilebilenlerin kabukları soyulmamalı, soyulması gerekiyorsa mümkün olduğunca ince soyulmalıdır. B ve C vitamini gibi bazı vitaminler ısı ile kolayca kayba uğradığından sebzeler mümkün olduğunca kısa sürede ve diriliği korunacak şekilde pişirilmelidir. Suda eriyen vitaminlerin (vitamin C, B2, folik asit vb) büyük bir kısmında kayıplar olduğu için sebzelerin haşlama suyu kesinlikle dökülmemelidir" ifadelerine yer verdi.


Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanması gerekse sıvı alımına katkı sağlaması yönünden taze sıkılmış meyve sularının da içilebildiğini kaydeden diyetisyenler, "Meyve sularının tüketiminde önemli olan bekletilmemesi, sıkıldıktan hemen sonra tüketilmesidir. Meyve suyunun bekletilmesi C vitamininin azalmasına neden olmaktadır. Meyve ve sebzelerin tüketilmeden önce mutlaka bol su ile iyice yıkanmalı gerekirse yıkama fırçası kullanılmalı ancak sebze ve meyveleri yıkarken deterjan veya sabun kesinlikle kullanılmamalıdır. E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırmakta, A vitamininin okside olmasını da engellemektedir. E vitamininin iyi kaynakları olan; yeşil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagillerin yeterli miktarlarda tüketilmesi önemlidir. Ancak kurubaklagillerin protein kalitesini arttırmak için tahıllarla ve C vitamininden zengin besinlerle tüketilmesi daha yararlıdır.


İmkan dahilinde günde 1 avuç fındık, ceviz vb. yağlı tohumlardan yenilmelidir. Yumurta, protein kalitesi en yüksek olan besindir. Alerji veya hastalık nedeniyle tüketilmemesi gereken durumlar haricinde her gün iyi pişmiş olarak 1 adet tüketilmesi yararlıdır. Balık, beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega 3), kalsiyum, fosfor, selenyum ve iyot mineralleri ile E vitamini için de iyi bir kaynak olup, bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine yardımcı olmaktadır. Bu nedenle imkânlar dahilinde haftada 2-3 kez buğulama, ızgara yada fırında pişirilerek tüketilmesi uygundur. Özetle besleyici değerleri yönünden besinler dört besin grubu altında toplanır. Aynı grup içinde yer alan besinler birbirlerinin yerini tutar. Bunlar; süt grubunda yer alan süt, yoğurt, peynir, et grubunda yer alan et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller, yağlı tohumlar vs, tahıl grubunda yer alan ekmek, bulgur, makarna, pirinç, mısır, tarhana vs. ile sebze ve meyve grubudur. Bu besinlerin her gün yeterli miktarda tüketilmesi sağlanmalıdır" açıklamalarında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Simav Çayı’nda taşkına önlem Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak, toplulaştırma çalışmalarıyla tarım arazilerinden en yüksek faydayı sağlamak ve musluklara sağlıklı içilebilir suyu ulaştırmak için sürdürülebilir su yönetimi anlayışıyla suyun her damlasına sahip çıkarken, yerleşim yerleri ile tarım arazilerini taşkın risklerine karşı korumak için de tüm gücüyle çalışıyor. DSİ, Türkiye’nin her şehrinde olduğu gibi Balıkesir’de de estetik ve emniyeti ön plana çıkaran ıslah projeleri ile hem taşkın risklerini azaltıyor hem de vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamayı hedefliyor. "Bigadiç ilçemize yakışan bir eser inşa ediyoruz" Balıkesir’de çalışmaları devam eden Bigadiç Simav Çayı ıslahı işi hakkında açıklamalarda bulunan DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, "Balıkesir Bigadiç Simav Çayı ıslah projemiz ile yağmuru taştığı yerde değil, düştüğü yerde kontrol altına almak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunu yaparken de Bigadiç ilçe merkezine yakışan, estetik olarak da şehirle bütünleşen bir ıslah çalışmasını hayata geçiriyoruz" ifadelerini kullandı. Çalışmaların ayrıntılarına da değinen Genel Müdür Mehmet Akif Balta, "Proje tamamlandığında Simav Çayı, 3 bin 500 metre boyunca ıslah edilmiş olacaktır. Bugün itibarıyla 500 metre ıslah çalışması tamamlanmıştır. Islah çalışmalarının 2026 yılının son çeyreğinde tamamlanması hedeflenmektedir. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte taşkın riskini azaltarak, Bigadiçli vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlayacağız" dedi. Genel Müdür Balta sözlerini şöyle tamamladı: "DSİ olarak yapmakta olduğumuz ıslah çalışmaları ile derelerimizdeki taşkın risklerini minimuma indirmeye gayret ediyoruz. Bununla birlikte ani ve aşırı yağışlar sonucu oluşan taşkınlara müdahale etmek için ‘yeşil karıncalarımız’ taşkın öncesi, taşkın esnası ve sonrasında büyük bir gayret ve özveriyle çalışmalarına devam etmektedir."
Gaziantep Gaziantep’te 9 günlük bayram tatilinde yoğunluk yaşanıyor Kurban Bayramı tatilinin 9 güne uzatılmasıyla birlikte gastronomi ve kültür turizminin önemli merkezlerinden Gaziantep’te yoğunluk yaşanıyor. Türkiye’nin farklı illerinden kente gelen ziyaretçiler, tarihi çarşılar, bakırcılar ve yöresel ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle tarihi çarşılarda oluşan kalabalılık esnafın yüzünü güldürürken, kentte bayram hareketliliği dikkat çekiyor. Bakırcılar çarşısı başta olmak üzere birçok noktada vatandaşlar salça, baharat, kurutmalık ve yöresel ürün alışverişi yaptı. Esnaf, bayram döneminin bereketli geçtiğini belirterek, ziyaretçilerin özellikle bakır ürünlere yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. Çarşılardaki hareketlilikten memnun olduklarını ifade eden esnaf, kaliteli ürünlerin ilgi gördüğünü ve bekledikleri yoğunluğun oluştuğunu dile getirdi. Bayram tatilini değerlendirmek isteyen vatandaşların akın ettiği Gaziantep’te oteller, restoranlar ve tarihi çarşılarda yoğunluk yaşanırken, kent ekonomisine de hareketlilik yansıdı. "Bayram bereketini yaşıyoruz" Çarşılardaki hareketlilikten memnun olduklarını ifade eden esnaf Nusret Yılmaz, "9 günlük tatil esnaf olarak yüzümüzü güldürdü. Satışlarımız şu an çok iyi. Bayram bereketini yaşıyoruz. Bu yoğunluktan çok memnunuz" dedi. Kenti gezmeye gelen ziyaretçilerden Esin Temur, Gaziantep’in tarihi dokusuna hayran kaldıklarını belirterek, yöresel atmosferin kendilerini etkilediğini söyledi. Vatandaşlar, Gaziantep insanının misafirperverliğinden memnun kaldıklarını ifade ederek, kentin yemek kültürü, tarihi çarşıları ve doğal yapısıyla dikkat çektiğini kaydetti. "Gaziantep’teki atmosfer heyecan verici" İzmir’den gelen ziyaretçilerden Sebahat Özdemir Mavi, "Bayram kültürünün Güneydoğu şehirlerinde daha yoğun yaşanıyor. Gaziantep’teki atmosfer heyecan verici. 9 günlük tatilimizi Gaziantep’te geçireceğiz. Buradaki bayramlar çok güzel" dedi.
Bursa Bayrama özel köylerde taş fırınlarda pişen "bayram çöreği" yok satıyor Bursa’nın önemli kültürel mirasları arasında yer alan, kent sakinlerinin büyük kısmının ise yapılışını ve lezzetini bilmediği geleneksel "bayram çöreği", adeta yok satıyor. Ekşi mayalı köy ekmeği hamuruna zeytinyağı, ayçiçeği yağı, ceviz, susam ve haşhaş eklenerek hazırlanan Bursa’ya özgü bu çörek, ramazan ve kurban bayramı sofralarının vazgeçilmez lezzetleri arasında bulunuyor. Yoğun talep nedeniyle günler öncesinden sipariş listeleri hazırlanan bayram çöreği için mesai, bayrama 3 gün kala başlayıp bayram sabahına kadar aralıksız devam ediyor. Odun ateşiyle ısıtılan taş fırınlarda pişirilen çörekler içeriğine göre 150 ile 180 lira arasında alıcı bulurken, sade ekşi mayalı köy ekmekleri ise 70 liradan satışa sunuluyor. Özellikle arife günü Ürünlü’ye gidenler eğer sipariş vermedilerse elleri boş dönüyor. Çok yoğun çalışıyorlar Nilüfer’in Ürünlü Mahallesi’nde bu geleneği sürdüren iki komşudan biri olan Seyhan Mestan, ceviz, fıstık, susam, yağ ve haşhaş karışımıyla yaptıklarını söyledi. Evinin önündeki iki taş fırında bayrama özel çıkardıkları bu ekmek çeşidinin büyük ilgi gördüğünü vurgulayan Mestan, "Ekşi maya ekmekten yapılıyor. Bayram öncesi siparişleri alıyoruz. Bayrama 3 gün kala fırınlar bir yanar aralıksız ekmek pişiririz. Bayram sabahına kadar bayram çöreği yaparız." dedi. Siparişlere yetişmeye çalışıyorlar Evinin önündeki 2 fırında bulunan taş fırında ekmek yapan komşusu Nuran Öz ise bayrama 3 gün kala yoğunluğun başladığını belirterek, "Defter kalem elimizde önceden siparişleri alırız. Sonra kime hangi gün ve saati verdiysek gelir alırlar. Sipariş vermeden bayram çöreği alan şanslıdır. Fazladan üretiyoruz ama her zaman bulmak zor" ifadesini kullandı. El öpmeye gelenlere hediye olarak veriliyor Ekşi maya köy ekmeği gibi hazırladıkları hamuru açtıklarını ve içine zeytinyağı, ayçiçeği yağı, ceviz, susam koyup katladıklarını anlatan Öz, şunları söyledi: "Üzerine köy yumurtası sürüp ısıttığımız taş fırına veriyoruz. Bayram öncesinde hiç boşluk bulmadan üretiyoruz. Özellikle arife günü; bir gün öncesi gecesinden başlayıp bayram sabahına kadar uyku, dinlenmek nedir bilmeden ekmek yaparız. Bu ekmek sofraları süslediği kadar büyüklerin evlerine gelen misafirleri hediyesi olduğu için önemlidir. Burada önemli bir gelenektir. Büyükler evine el öpmeye gelen çocuklarını, torunlarını, akrabalarını eli boş göndermez. Bu ekmekten verir. Bu yüzden bazıları 30-40 ekmek yaptırır." Geçmişte her evin bahçesinde bir taş fırın bulunduğunu ve bu kültürün oldukça yaygın olduğunu hatırlatan Öz, günümüzde bu geleneği sadece iki komşu olarak sürdürdüklerini, annelerinden öğrendikleri bu mirası kızlarına da öğreterek geleceğe aktarmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.
Malatya Deprem bölgesi Malatya’da Kurban Bayramı hareketliliği Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaralarını sarmaya çalışan Malatya’da, Kurban Bayramı öncesi çarşı ve pazarlarda hareketlilik yaşanıyor. Bayram alışverişine çıkan vatandaşlar kent merkezindeki konteyner çarşılar ile geçici satış alanlarında yoğunluk oluştururken, özellikle tatlıcı esnafında sipariş trafiği dikkat çekiyor. Malatya’da, depremlerde kent merkezindeki binlerce iş yerinin yıkılması sonrası kurulan konteyner iş yerlerinde faaliyetlerini sürdüren esnaflar, bayram öncesi yaşanan hareketliliğin piyasaya moral olduğunu ifade etti. Birçok esnaf, sabahın erken saatlerinden itibaren başlayan yoğunluğun akşam saatlerine kadar sürdüğünü belirtti. Kent merkezinde kurulan geçici çarşı alanları ile cadde üzerindeki tezgahlarda bayramlık ürünlerden şekerleme ve tatlı çeşitlerine kadar birçok ürün satışa sunulurken, vatandaşlar da bayram hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyor. Özellikle baklava ve yöresel tatlı satışı yapan işletmelerde yoğun sipariş nedeniyle hummalı bir çalışma yürütülüyor. Esnaflar, eski bayramlar öncesindeki kalabalığın henüz tam anlamıyla oluşmadığını ancak buna rağmen çarşıda gözle görülür bir hareketlilik yaşandığını kaydetti. Deprem sonrası zorlu bir süreç geçirdiklerini ifade eden işletme sahipleri bayram döneminin ekonomik açıdan bir nebze de olsa nefes almalarını sağladığını söyledi. Bayram alışverişi yapan vatandaşlar ise fiyatları karşılaştırarak ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştıklarını belirterek, yaşanan tüm zorluklara rağmen bayram hazırlıklarını sürdürdüklerini ifade etti.
İstanbul Yurtta hava durumu Yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Akdeniz’in iç kesimleri, Batı ve Orta Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu’nun kuzeyi ile Edirne, Tekirdağ, Bilecik, Muğla, Hatay, Çankırı, Gaziantep, Kilis çevreleri, Sakarya’nın güney ve doğusu, Denizli’nin güneyi, Antalya’nın batı ve doğu ilçeleri, Ankara’nın kuzey kesimleri ile Mersin’in batı kesimlerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Rize çevreleri ve Artvin’in kıyı ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıklarının Doğu kesimlerde mevsim normallerinin altında, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın ise; Kuzey ve batı kesimlerde kuzey ve kuzeybatı, güney ve doğu kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, kuzey kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 23 İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu 25 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu 31 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, kuzey kesimleri aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 29 Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri ile batı ve doğu ilçeleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 27 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 23 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 21 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 17 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 25