ÇEVRE - 02 Haziran 2026 Salı 08:23

3 bin 300 rakımda karla kaplı zirveler

A
A
A
3 bin 300 rakımda karla kaplı zirveler

Erzincan’ın güneyinde yer alan 3 bin 300 rakımlı Munzur Dağları’nda, yer yer 10 metreyi aşan kar örtüsü ve güneş ışınlarının oluşturduğu manzara drone ile görüntülendi.


Bölgenin önemli doğal alanları arasında bulunan Munzur Dağları, yaz mevsimine rağmen yüksek kesimlerinde karla kaplı görüntüsüyle dikkati çekiyor.


Yaklaşık 3 bin 300 metre rakıma sahip zirvelerde kar kalınlığı yer yer 10 metreyi aşarken, güneş ışınlarının beyaz örtüyle buluşması görsel şölen oluşturdu.


Drone ile havadan kaydedilen görüntülerde, dağların yüksek kesimlerinde kışın izlerinin sürdüğü, güneşin etkisiyle parlayan kar örtüsünün ise eşsiz manzaralar ortaya çıkardığı görüldü.


Heybetli silueti ve beyazla kaplanan yamaçlarıyla dikkat çeken Munzur Dağları, dört mevsim sunduğu farklı doğal güzelliklerle bölgenin turizm potansiyeline katkı sağlıyor.


Doğasever Serhat Elçi, Munzur Dağları’nda son 30 yılın en yoğun kar örtüsünün bu yıl görüldüğünü belirterek, zirvelerde kar kalınlığının halen yüksek seviyelerde olduğunu söyledi.


Elçi, "Munzur Dağları bu yıl eşsiz bir güzelliğe büründü. Doğayla iç içe vakit geçirmek isteyen herkesin bu manzarayı yerinde görmesini tavsiye ediyorum." ifadelerini kullandı.



3 bin 300 rakımda karla kaplı zirveler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yurtta hava durumu Ülke genelinde parçalı ve çok bulutlu, İç Ege, Batı ve Orta Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkii, İç Anadolu’nun güney ve batısı, Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Edirne, Kırklareli, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Yalova, Bursa, Sivas, Kastamonu kıyıları, Samsun, Trabzon, Rize ve Artvin çevrelerinin yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıkları Kuzeydoğu kesimlerde biraz azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı, genellikle mevsim normalleri civarında, Marmara’da mevsim normalleri üzerinde, kuzeydoğu kesimlerde mevsim normalleri altında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın ise genellikle batı ve kuzeybatı, batı kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 27 İstanbul: Parçalı ve yer yer çok bulutlu 29 İzmir: Parçalı bulutlu 33 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kuzey kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 32 Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 26 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 21 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 21 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 20 Diyarbakır: Parçalı ve az bulutlu 32
Erzurum ETÜ Edebiyat Fakültesinin üç programı FEDEK tarafından 5 yıl süreyle akredite edildi Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Edebiyat Fakültesi bünyesinde eğitim veren Felsefe, Tarih ve Türk Dili ve Edebiyatı lisans programları, Fen, Edebiyat, Fen-Edebiyat, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakülteleri Öğretim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (FEDEK) tarafından 5 yıl süreyle akredite edildi. Akreditasyon süreci kapsamında programların eğitim-öğretim faaliyetleri, akademik kadro yeterliliği, kalite güvence sistemleri, ölçme-değerlendirme uygulamaları ve öğrenci odaklı eğitim yaklaşımı detaylı şekilde incelendi. FEDEK değerlendirme heyetinin gerçekleştirdiği saha ziyaretlerinde ise ders programları, akademik yapılanma, fiziksel altyapı olanakları ve iç-dış paydaşlarla yürütülen kalite süreçleri yerinde değerlendirildi. Yapılan incelemeler sonucunda üç lisans programının, belirlenen kalite standartlarını karşıladığı tescillenerek 5 yıllık akreditasyon almaya hak kazandı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, elde edilen başarının üniversitenin kalite odaklı eğitim anlayışının önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, "Öğrencilerimize nitelikli eğitim sunmak ve akademik programlarımızın ulusal kalite standartlarına uygunluğunu sürekli geliştirmek amacıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Edebiyat Fakültemizin üç programının FEDEK tarafından akredite edilmesi, bu doğrultuda yürüttüğümüz çalışmaların somut bir sonucudur. Sürece katkı sunan akademik ve idari personelimize teşekkür ediyorum" dedi.
Erzurum Atatürk Üniversitesi, erken çocukluk ruh sağlığına ışık tutan uluslararası sempozyuma ev sahipliği yaptı Atatürk Üniversitesi, çocuk ruh sağlığı alanında bilimsel bilgi üretimini güçlendirmek ve uluslararası iş birliklerini geliştirmek amacıyla önemli bir bilimsel etkinliğe daha ev sahipliği yaptı. "Erken Çocuklukta Duygusal ve Davranışsal Problemler: Kanıta Dayalı Klinik Değerlendirme ve Müdahale Yaklaşımları Sempozyumu", 01-02 Haziran 2026 tarihlerinde geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Florida Üniversitesi, Würzburg Üniversitesi, Stavanger Üniversitesi ve Bielefeld Üniversitesinin katılımcı üniversite olarak yer aldığı sempozyumun açılışında konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, erken çocukluk döneminde ortaya çıkan ruh sağlığı sorunlarının küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazandığına dikkat çekti. Dünya genelinde çocuk ve ergenlerin önemli bir bölümünün ruhsal sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Hacımüftüoğlu, bu durumun erken müdahalenin hayati önemini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Rektör Hacımüftüoğlu konuşmasında, çocuk ruh sağlığının yalnızca klinik bir mesele değil; aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğuna işaret ederek, "Üretilen bilimsel bilginin sahaya yansıması, çocuklarımızın yaşam kalitesine doğrudan katkı sunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu sempozyum, bilimsel bilgi ile uygulama arasında güçlü köprüler kurmaktadır." dedi. Atatürk Üniversitesinin son yıllarda erken çocukluk ruh sağlığı alanında önemli akademik çalışmalar yürüttüğünü belirten Hacımüftüoğlu, özellikle ebeveyn-çocuk etkileşim terapisine yönelik araştırmaların uluslararası düzeyde bilimsel yayınlarla desteklendiğini ifade etti. Ayrıca, 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında travmaya maruz kalan çocuklara yönelik geliştirilen uygulamaların da uluslararası literatürde yer bulduğunu belirterek, üniversitenin bilimsel üretiminin toplumsal ihtiyaçlara doğrudan yanıt verdiğini vurguladı. Sempozyum kapsamında; psikoloji, psikiyatri, çocuk gelişimi, eğitim bilimleri ve sağlık alanlarından uzmanlar bir araya gelerek çok disiplinli bir bakış açısıyla erken çocukluk dönemine ilişkin sorunları ele aldı. Program boyunca tanı ve değerlendirme süreçlerinden travma müdahalelerine, nörogelişimsel bozukluklardan ebeveynlik temelli yaklaşımlara kadar geniş bir yelpazede sunumlar gerçekleştirildi. İki gün süren sempozyumun ilk gününde açılış konferansı, davetli konuşmalar, aile paneli ve ortak oturumlar düzenlenirken; ikinci gününde klinik uygulama oturumları, çok disiplinli çalışmalar, sözlü bildiri sunumları ve kapanış paneli yer aldı. Uluslararası düzeyde alanında uzman isimlerin katkı sunduğu etkinlikte, katılımcılar bilimsel deneyimlerini paylaşma ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı buldu. Sempozyumda; West Virginia Üniversitesi, Stavanger Üniversitesi, Bielefeld Üniversitesi ve çeşitli uluslararası sağlık kuruluşlarından bilim insanları yer alarak, erken çocukluk ruh sağlığı alanındaki güncel gelişmeleri katılımcılarla paylaştı. Bu yönüyle etkinlik, Atatürk Üniversitesinin uluslararası akademik görünürlüğüne de önemli katkı sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu konuşmasının sonunda, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen başta Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Seçer olmak üzere tüm akademik ve idari personele teşekkür ederek, etkinliğin çocuk ruh sağlığı alanında yeni araştırmalara ve kalıcı akademik iş birliklerine zemin hazırlamasını temenni etti. Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu önemli bilimsel organizasyon, erken çocukluk dönemine yönelik kanıta dayalı yaklaşımların yaygınlaştırılmasına katkı sunarken, çocukların daha sağlıklı bir geleceğe ulaşmasına yönelik akademik ve toplumsal farkındalığın artırılmasına da önemli bir zemin oluşturdu.
Aydın Başkan Sürücü, Kuşadası sınırındaki doğal alana dikkat çekti Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği Başkanı Bahattin Sürücü, Kuşadası sınırında bulunan Pamucak ile Yoncaköy arasındaki doğal yaşam alanının önemine dikkat çekerek, yetkili kurumların gerekli önlemleri alması gerektiğini söyledi. Başkan Sürücü İzmir’în Selçuk ilçesine bağlı Pamucak ile Yoncaköy arasında, Ege Bölgesi’nin bakir kalan en güzel kıyı kumullarının bunduğunu ifade ederek, "İçinde küçük sulak alanların da barındığı bu kıyı kumullarında; başta korunması gereken nadir endemik türlerden Kumzambakları olmak üzere, ekosisteme ait pek çok özel kumul bitkisi yayılış göstermektedir. Özellikle Zeytinköy plajının bulunduğu bölge; Nitelikli Doğal Koruma Alanı, 2. Derece Doğal Sit Alanı ve Sulak Alan Tampon Bölgesi gibi resmi koruma statülerine sahiptir. Bu sayede bugüne kadar yapılaşmadan kendini kurtarabilmiş ender kıyılardan biridir. Ancak bugün alan çok ciddi tehditler altındadır. Küçük Menderes Nehri’nin yukarı havzalardan taşıdığı atık su ve katı atık kirliliği büyük bir çevre sorunu oluştururken; en büyük sorunlardan biri de yaz aylarında yaşanan yoğun insan ve araç baskısıdır. Alanda çevreyi kirletenlere yönelik yasal cezalar belirtilmiş olsa da kontrolsüzlük, denetimsizlik ve yaptırım eksikliği nedeniyle bölgede çok büyük bir ekolojik yıkım yaşanmaktadır" dedi. "Deniz kaplumbağalarının üreme alanı" Bölgeniz deniz kaplumbağalarının üreme alanı olduğunu da sözlerine ekleyen Sürücü, "Geçtiğimiz yıl Caretta caretta (İribaşlı Deniz Kaplumbağası) türlerinin yuva yaptığı ve üreme alanı olan bu kıyı kumullarının üzerinde, kilometrelerce uzanan araç kuyrukları oluşmuştur. Denize sıfır noktaya kadar yanaşan yüzlerce araç, hassas kumul yapısını adeta betonlaştırmaktadır. Dünyada araçların denize bu kadar yakın park ettiği, kumulların bu denli hoyratça ezildiği başka bir örnek var mıdır, bilinmez. Hiçbir plajda denize sıfır araç park edilip mangallar yakılamaz; yenilip içildikten sonra çöpler böyle fütursuzca çevreye saçılamaz. Çok yakın bir gelecekte bölgenin bakir kumulları, bitkileri ve tüm doğallığı yok olacaktır. Zeytinköy plajına yönelik bu kontrolsüz talebin, araç giriş-çıkışlarının ve bilinçsiz ziyaretçi davranışlarının önüne geçmek için hemen şimdi somut adımlar atılmalıdır. Aksi takdirde bu plaj; hijyen şartlarının tamamen yok olduğu, endemik türlerin ve bozulmamış jeomorfolojik güzelliklerin tarihe karıştığı, deniz canlılarının can verdiği ve gelecek nesillerin asla kullanamayacağı bir bataklığa dönüşecektir. Henüz vakit varken, bu benzersiz kıyıların geri dönüşü olmayan kayıplar yaşamaması için tüm ilgili kurumların harekete geçmesi gerekmektedir" diye konuştu.