SAĞLIK - 04 Kasım 2024 Pazartesi 08:05

Her organ bağışı yeni bir umut

A
A
A
Her organ bağışı yeni bir umut

Erzincan Sağlık Müdürlüğünce, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası münasebetiyle organ bağışının önemine dikkat çekildi.


Tedavisi yalnızca organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıkların bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli sağlık sorunlarından birisi olduğu belirtilerek Erzincan Sağlık Müdürlüğünce konuya ilişkin şu açıklama yapıldı:


“Organ nakli, vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı bir vericiden veya ölüden alınan sağlam ve aynı görevi üslenecek bir organın nakledilmesi işlemidir.


Kişinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesi de organ bağışıdır. Unutmamak gerekir ki, her bağış yeni bir hayattır. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, organ naklinin caiz olduğunu bildirmiş ve organ bağışını, insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlanmıştır.


Ülkemizde organ bağışları Sağlık Bakanlığı kontrolü ve denetiminde yapılmaktadır. “Türkiye Organ ve Doku Nakli Bilgi Sistemi” vasıtasıyla organ dağıtımı en adaletli ve şeffaf biçimde yapılmaktadır.


Organ-doku bağışı nedir?


Organ bağışı kişinin hayatta iken kendi özgür iradesiyle, organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra başka hastaların tedavisinde kullanılmak üzere vasiyet etmesidir. 18 yaşını aşmış, akli dengesi yerinde olan herkes organ-doku bağışında bulunabilir.


Organ-doku bağışında bulunan herkesin organları-dokuları kullanılabilir mi?


Organ bağışı yapılmış olsa bile her ölümden sonra organ nakli mümkün değildir. Örneğin; kişi evde, sokakta, acil serviste veya hastanelerin herhangi bir servisinde ölmüş kişilerin organları ülkemizde organ bağışında kullanılamaz.


Yalnızca yoğun bakım ünitelerinde solunum cihazına bağlı olarak ölen, yani beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organları nakledilebilir.


Beyin ölümü nedir, tanısı nasıl konulur?


Beyin ölümünde, beyin fonksiyonları tamamen kaybedildiği için geri dönüşü yoktur, tam ve kesin olarak ölüm gerçekleşmiştir, bu durum bitkisel hayatla karıştırılmamalıdır. Beyin ölümü teşhisi konulabilmesi için birtakım testlerin uygulanma zorunluluğu vardır. Bu testlerin sonucunda, alanında uzman iki hekim tarafından, beyin ölümü gerçekleşip gerçekleşmediği kararına varılır daha sonra bu karar aileye bildirilir.


Organ bağış kartı olsun ya da olmasın ailelerden izin alınır mı?


Organ bağış kartı olup olmadığı bakılmaksızın beyin ölümü gelişmiş tüm vakaların aileleri ile mutlaka görüşülür. Bu görüşme organ nakil koordinatörü tarafından gerçekleştirilir. Aile onayı olmadan hiç kimsenin organları alınamaz ve kullanılamaz.


Alınan organlar herkese nakledilebilir mi?


Nakil işlemleri Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ulusal Koordinasyon Sistemi tarafından yürütülür ve yapılan tüm işlemler kayıt altına alınıp belgelenir. Organ dağıtımı; ulusal bekleme listelerinde kaydı olanlar arasından, öncelikle tıbbi aciliyeti olan hastalar olmak üzere, kan ve doku grubu uyumuna göre yapılır. Din, dil, ırk, cinsiyet, zengin veya fakir ayrımı gözetilmez. Alıcı ve vericinin kimlik bilgileri ailelerin izni olmadan açıklanamaz. Gizli kalması kanunen esastır.


İleri yaş veya kronik hastalığın olması organ bağışına engel midir?


Yaşın ileri olması, kronik bir hastalığın bulunması, alkol veya sigara içiliyor olması ve benzeri nedenler organ bağışı yapılmasına engel değildir.


Organ bağışı yapıldıktan sonra, vazgeçilebilir mi?


Organ bağışından vazgeçildiğinde bu yeni kararı aile ile paylaşılması E-Devlet sistemi üzerinden iptal edilmesi ve organ bağış kartının imha edilmesi yeterlidir.


Dinen bir sakıncası var mıdır?


Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu organ bağışını insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlanmıştır. 06.03.1980 tarih ve 396 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Kuran-ı Kerim’ de Maide suresi 32. Ayette “Kim bir kimseye hayat verirse, o sanki bütün insanlara hayat vermişçesine sevap kazanır.” diye buyrulmuştur.


Organ bağışı için nereye başvurmak gerekir?


İl veya İlçe Sağlık Müdürlükleri, Devlet Hastaneleri, Üniversite Hastaneleri, Özel Hastaneler, Aile Hekimliği Merkezleri, Toplum Sağlığı Merkezleri.


Organ bağışının yasal boyutu nedir?


29.05.1979 tarih ve 2238 sayılı kanunla organ bağışının yasal boyutu belirtilmiştir. Buna göre:


Madde 6: 18 yaşını doldurmuş ve mümeyyiz olan her kişiden organ ve doku alınabilmesi için vericinin en az iki tanık huzurunda açık bilinçli ve tesirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı ve imtiyazlı veya en az iki tanık huzurunda sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağı bir hekim tarafından onaylanması zorunludur.


Madde 14: Bir kimse sağlığında vücudunun tamamını veya dokularını tedavi, teşhise bilimsel amaçlar için bırakıldığını resmi ya da yazılı bir vasiyetle belirtmemiş veya iki tanık huzurunda açıklanmamış ise, sıra ile eşi, reşit çocukları, ana veya babası veya kardeşlerinden birisinin; Bunlar yoksa yanında bulunan herhangi bir yakının muvaffakiyeti ile ölüden organ ve doku alınabilir.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Tour of Mersin Uluslararası Bisiklet Turu heyecanı yaşanacak Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 8.’si düzenlenecek ‘Tour of Mersin Uluslararası Bisiklet Turu’ 9-12 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek. 5 kıta ve 32 ülkeden bisiklet sporcularını bir araya getirecek organizasyon, ‘Yayladan denize bisikletle 13 ilçe’ mottosuyla Mersin’in 13 ilçesini kapsayan 4 etapta yapılacak. Mersin Büyükşehir Belediyesi organizasyonuyla bu yıl 8.’si düzenlenecek olan uluslararası bisiklet turu ‘Tour of Mersin Uluslararası Bisiklet Turu’ için geri sayım başladı. ‘Yayladan denize bisikletle 13 ilçe’ mottosuyla gerçekleşecek organizasyon, 5 kıta ve 32 ülkeden yaklaşık 130 sporcuyu Mersin’de buluşturacak. Mersin’in 13 ilçesini kapsayan 4 etapta yapılacak. Uluslararası bisiklet takviminde önemli organizasyonlar arasında gösterilen ‘Tour of Mersin’ spor turizmine katkı sunarken; Mersin’in doğal, kültürel ve tarihi değerlerinin tanıtımında da önemli rol oynuyor. Sporcular yayladan denize uzanan etapları pedallayacak Yarışın ilk etabı 9 Nisan’da Anamur’dan başlayacak. Sporcular, 118 kilometrelik parkurda Aydıncık Gilindire Mağarası’nda bitiş çizgisine ulaşacak. 2. etap 10 Nisan’da Gülnar’dan başlayarak Mut ve Silifke üzerinden ilerleyecek ve Erdemli’de sona erecek. 126 kilometrelik bu etapta sporcular, yayladan denize uzanan manzaralar eşliğinde pedal çevirecek. Yarışın en zorlu bölümü olarak kabul edilen 3. etapta ise sporcular pedal çevirmeye 11 Nisan’da Tarsus’ta başlayacak. Çamlıyayla ilçesinden geçecek olan parkur, Toroslar ilçesindeki Ayvagediği Yaylası’nda tamamlanacak. 95 kilometrelik bu etap, yarışın ‘kraliçe etabı’ olarak öne çıkıyor. ‘Tour of Mersin’in final etabı ise 12 Nisan’da kent merkezinde gerçekleştirilecek. Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayacak olan yarışta sporcular Adnan Menderes Bulvarı’nda tur atarak, 124 kilometrelik parkurun ardından organizasyonu tamamlayacak. 4. gün ayrıca vatandaşlar, Özgecan Aslan Meydanı’nda kurulacak etkinlik alanında yarış heyecanına ortak olabilecek. Uluslararası bisiklet takviminde önemli organizasyonlar arasında gösterilen ‘Tour of Mersin’ spor turizmine katkı sunarken; Mersin’in doğal, kültürel ve tarihi değerlerinin tanıtımında da önemli rol oynuyor. Gökayaz: "Manzaralar eşliğinde, tarihi eserlerin gölgesinde çok güzel 4 etap bizi bekliyor" Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürü Bünyamin Gökayaz, "Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Bisiklet Federasyonu iş birliğinde bu yıl 8.’sini düzenleyeceğimiz ‘Tour of Mersin’e çok az kaldı. Turumuz 4 etaptan oluşuyor. 13 ilçemizi kapsayan güzel bir organizasyon olacak. Mottomuzda olduğu gibi yayladan denize, çok güzel manzaralar eşliğinde, tarihi eserler gölgesinde 4 etap bizi bekliyor" dedi. Etapların detaylarını da paylaşan Gökayaz; Cumhurbaşkanlığı turundan sonra gerek federasyon, gerekse de otoriteler ve katılan sporcular tarafından ‘Tour of Mersin’in en iyi organizasyonlar arasında gösterildiğini ifade ederek, "Katılım da zaten bu yüzden çok iyi oluyor. Kaliteli sporcular geliyor. 8. Tour of Mersin’e 5 kıta, 32 ülkeden, yaklaşık 130 civarında sporcunun katılımı görünüyor, ama başvurular devam etmekte. Önümüzdeki haftaya kadar sayı mutlaka artacaktır. Çok güzel bir ortamda, kentimize ve ülkemize yakışır başarılı bir organizasyon geçireceğimize inanıyoruz" diye konuştu. Spor organizasyonlarının kentin tanıtımında büyük rol oynadığını da sözlerine ekleyen Gökayaz, "Başkanımız Vahap Seçer’in spora vizyoner bakış açısıyla hep dediği gibi, spor aslında bir araçtır. Diğer yaptığımız etkinliklerde olduğu gibi, spor sayesinde de birçok ülkeden insanları buraya topluyoruz. Mersin’in, hatta ülkemizin tanıtımını çok güzel bir şekilde yapıyoruz. Ev sahipliği yaptığımız bu büyük organizasyona tüm Mersin halkını, komşularımızı, hemşehrilerimizi davet ediyoruz. Bu güzel heyecanı birlikte yaşayalım" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursa’daki operasyonda 30 kişi tutuklandı, 28 kişiye adli kontrol, 5 kişiye ev hapsi verildi Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in imar yolsuzluğu ve rüşvet iddiaları kapsamında gözaltına alındığı soruşturmada 30 kişi tutuklandı, 28 kişiye adli kontrol kararı verildi, 5 kişiye de ev hapsi kararı çıktı. Bir kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Başsavcılığın rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturmasında Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğünce koordineli olarak yürüttüğü çalışma ile Bursa merkezli İstanbul, Balıkesir, Diyarbakır, Aksaray olmak üzere 5 ilde 31 Mart günü zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonda 57 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheli şahıslar dün mevcutlu olarak Başsavcılığa sevk edildi. Savcılık sorgusu sonrası Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen aralarında Başkan Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey, kızı Side Bozbey G. kardeşi Ertan Bozbey, Semih A. Cansu Pınar H. Züleyha E. Mehmet Ali D. Elif D. Yılmaz A. Fahrettin Ç. Yalçın I. Serdar G. Bahadır A. Metin Yaşar Ç. Ersel Ç. Alper B. Murat H. Fatih S. Ferhat B. Fuat B. İhsan R. Muzaffer R. Naci A. Yusuf B. Sertaç A. Zafer A. Orhan T. Necati E. olmak üzere 28 kişi adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı. Sulh Ceza Hakimliği Ramiz B. Selda N. Bahri A. İldam Aydın B. Naci K. hakkında da ev hapsi ile adli kontrol uyguladı. Tutuklanma talebiyle 3 farklı nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nde ifade veren Başkan Mustafa Bozbey ile, paravan şirket yöneticisi Muhkim D. rüşvete aracılık ettiği iddia edilen eski özel kalem müdürü Aytunç E. rüşvet verdiği öne sürülen işadamı Faruk B. Orhan Ç. Mehmet Ç. Zafer R. Yusuf Berat R. Batuhan A. Doğan G. Berat G. Mehmet Ziya A. Şener A. Sırrı A. Şevket İ. Abdülkadir A. Nevzat G. Serkan B. ile rüşvete aracılık ettiği iddia edilen Hüseyin G. Tolga Ş. Ümit İ. Tarık T. Sertaç A. olmak üzere 23 kişi tutuklandı. Önceki operasyon kapsamında halen tutuklu bulunan 8 şüpheli şahıs yeni deliller kapsamında tekrar tutuklama talebi ile mahkemeye sevk edilirken, bunlardan cezaevindeki eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem. Nilüfer Belediyesi Eski İmar Müdürü Ayşegül E. Nilüfer Belediyesi eski inşaat teknikerleri Serkan Ç. Muttalip K. ve Mehmet Fatih Ç. ile Tamer İ. ile Ahmet A. da yeniden tutuklandı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 30, adli kontrol verilen kişi sayısı 28, ev hapsi kararı verilen kişi sayısa da 5 olarak kayıtlara geçmiş oldu.
Tekirdağ Veteriner hekimler Tekirdağ’da buluştu: Kritik başlıklar masada Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde düzenlenen toplantıda veteriner hekimler mesleğin sorunları ve hayvancılık politikalarını masaya yatırdı. Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde bulunan bir otelde, Türk Veteriner Hekimleri Birliği Oda Başkanları Bölge Toplantısı gerçekleştirildi. Trakya Bölge Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya farklı illerden oda başkanları katıldı. Toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Burada Türk Veteriner Hekimleri Birliği kendisine bağlı odalarla ikinci bölge toplantısını yapıyoruz. Trakya Veteriner Hekimler Odası ev sahipliğinde Tekirdağ’la birlikte 8 oda başkanımız buraya iştirak ettiler. Mesleki konuları, çalışmalarımızı, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ve odalarımızla karşılıklı daha detaylı olarak istişare etmek konuları değerlendirmek buradan alacağımız düşünceleri, istişare sonucunu uygulamaya koymak amacıyla geçen hafta Niğde’deydik. Bugün buradayız. 7 bölgemizde 7 bölge toplantısı yapacağız. Hem veteriner hekimlik mesleğinin sorunlarına çözüm bulabilmek için hem de veteriner hekimlerin çalışma alanları özellikle tabii hayvan sağlığı, hayvan refahı, hayvan hastalıkları konusu ve Ülkemizde ileri bir hayvancılığın gerçekleştirilmesi için ileri veteriner hekimlik uygulamaları gerekiyor. Sahadaki sorunları veteriner hekim arkadaşlarımızın, meslektaşlarımızın sorularını da burada masaya yatıracağız. Bu vesileyle bu toplantının mesleğimiz, ülkemiz ve bölgemiz açısından hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi. Toplantıda, veteriner hekimlik mesleğinin sahadaki sorunları, hayvan sağlığı ve refahı ile hayvancılık sektörünün geliştirilmesine yönelik çözüm önerileri ele alındı. Bölge toplantıları kapsamında farklı illerde yapılacak görüşmelerle elde edilecek sonuçların uygulamaya geçirilmesi hedefleniyor.
Malatya İnönü Üniversitesi 51. yılında yeni hedeflerle ilerliyor İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Rektör Akpolat, üniversitenin yaklaşık 35 bin öğrencisi, 160 bini aşkın mezunu ve 7 bine yaklaşan akademik ve idari personeliyle başta sağlık olmak üzere bilim, teknoloji, sanat ve kültür alanlarında ülkenin gelişimine yön vermeye devam ettiğini söyledi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, kuruluşunun 51. yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat mesajında, 3 Nisan 1975’te kurulan İnönü Üniversitesi’nin yarım asrı aşan köklü geçmişi ve güçlü gelecek vizyonuyla akademik eğitim, bilimsel üretkenlik ve toplumsal katkı misyonunu kararlılıkla sürdürdüğüne vurgu yaptı. "Depremlerden etkilenmemize rağmen çalışmalarımızı aralıksız sürdürdük" Rektör Akpolat, mesajında, "Yarım asrı aşan kurumsal birikimimizi, geleceğe dönük vizyoner hedeflerle buluşturuyoruz. Bilginin üretildiği, paylaşıldığı ve toplumsal faydaya dönüştürüldüğü bir üniversite anlayışıyla ekip ruhunu, kurumsal aidiyeti ve bilimsel sorumluluğu önceliyoruz. Katılımcı ve şeffaf yönetim anlayışımız, yetkin akademik kadromuz ve öğrenci merkezli eğitim yaklaşımımızla, 21. yüzyılın gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip, üretken ve nitelikli bireyler yetiştirmeyi temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. 6 Şubat depremlerinde merkez yerleşkemizdeki 20 binayı ve eğitim alanlarımızın yüzde 55’ini kaybetmemize rağmen akademik üretimimizden, kalite anlayışımızdan ve araştırma kültürümüzden asla taviz vermedik. Karşı karşıya kaldığımız bu zorlu süreci, büyük bir dayanışma ile ’yeniden inşa’ fırsatına dönüştürmekte kararlıyız. Bu inançla, üniversitemizi hak ettiği konuma taşımak amacıyla önümüzdeki iki yılı, stratejik yatırımlarla taçlandıracağımız bir ’hamle dönemi’ ilan ediyoruz" dedi. ’Araştırma Üniversitesi’ vizyonu doğrultusunda, sistemli ve kararlı adımlar attıklarını ifade eden Rektör Akpolat, Araştırma Koordinatörlüğü bünyesindeki proje destek, akademik izleme, laboratuvar altyapı, üniversite-sanayi iş birliği ve uluslararası derecelendirme ofisleriyle bu bilimsel ekosistemi her geçen gün daha da güçlendirdiklerini belirtti. "Times Higher Education (THE) sıralamasında önemli başarılar yakaladık" Akredite program sayısını artırdıklarını ifade eden Akpolat, "Kalite güvence sistemimizdeki kararlılığımız neticesinde, YÖKAK tarafından 5 yıl süreyle tam akredite edilmenin gururunu yaşıyoruz. Program akreditasyon çalışmalarımızda son bir yıl içinde önemli bir ivme yakalayarak akredite program sayımızı 9’dan 27’ye yükselttik. Bu güçlü ilerlemenin bir sonucu olarak mezunlarımız, uluslararası standartların bir göstergesi olan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosunu diplomalarında taşıma hakkı elde etti. Bu akademik yetkinliğimiz, uluslararası sıralamalara da güçlü bir şekilde yansımaktadır. Times Higher Education (THE) 2026 verilerine göre üniversitemiz üç farklı kategoride Türkiye’de ilk 10’da yer alırken Yaşam Bilimleri alanında 2’nci, Eğitim Araştırmaları alanında 4’üncü, Tıp ve Sağlık alanında ise 8. sıraya yükselmiştir. World University Rankings verilerine göre Türkiye’deki 109 üniversite arasında 23’üncü sırada yer almamız ve Stanford Üniversitesi ile Elsevier iş birliğiyle hazırlanan ’Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları’ listesinde 15 öğretim üyemizin bulunması, akademik gücümüzün ve uluslararası saygınlığının en somut göstergesidir" dedi. "Türkiye’de en fazla patente sahip 3. üniversiteyiz" Batarya Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin patent başarılarıyla öne çıktığını dile getiren Akpolat, Teknokent’in Ar-Ge kültürüne önemli katkılar sağladığına dikkat çekti. Mesajının devamında Akpolat, "Batarya Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezimiz, uluslararası standartlardaki ileri karakterizasyon altyapısı ve küresel iş birlikleriyle yürüttüğü stratejik projeler sayesinde, Türkiye’nin enerji depolama ve yeni nesil batarya teknolojilerinde bağımsız geleceğine yön veren güçlü bir Ar-Ge üssü konumundadır. Aynı zamanda sahip olduğumuz yüksek patent sayısıyla, bu alandaki üretkenliğimizi somut başarılarla ortaya koyuyor, Türkiye’de en fazla patente sahip üçüncü üniversite olmanın gururunu yaşıyoruz. Bilimsel birikimi yüksek katma değerli teknolojiye dönüştüren Teknokentimiz, bugün 84 firmaya ev sahipliği yaparak Ar-Ge kültürümüzü her geçen gün güçlendiriyor. Girişimcilik ekosistemimizi daha ileriye taşımak amacıyla temelini attığımız yeni ek bina, "Tekno Kampüs" vizyonumuzun somut bir adımıdır. Bu yatırımla daha fazla girişimciye alan açacak, inovasyonu ve üretimi büyüterek geleceğin teknolojilerini birlikte geliştireceğiz" şeklinde konuştu. "Uluslararası standartlarda şifa dağıtmayı sürdürüyoruz" Önemli kurumlarıyla sağlık alanında da şifa merkezi olduklarını söyleyen Akpolat, "Sadece eğitimde değil, sağlık hizmetlerinde de küresel bir sorumluluk üstleniyoruz. Turgut Özal Tıp Merkezi, Karaciğer Nakli Hastanesi, Onkoloji Hastanesi ve Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi ile uluslararası standartlarda şifa dağıtmaya devam ediyoruz. Mühendislikten sosyal bilimlere, temel bilimlerden yapay zekâ ve dijital dönüşüm projelerine kadar uzanan geniş bir yelpazede, geleceği inşa eden bilimsel üretimi destekliyoruz" ifadelerini kullandı. İnönü Üniversitesini araştırma odaklı, yenilikçi ve öncü bir bilim merkezi olarak geleceğe taşımaya aynı azimle devam edeceklerini belirten Akpolat, üniversitesinin bugünlere gelmesinde emeği olan geçmiş dönem rektörlere, akademik ve idari personele, öğrencilere ve mezunlara, paydaş kamu kurum ve kuruluşlara, iş dünyasının temsilcilerine, sivil toplum kuruluşlarına, basın mensuplarına ve tüm Malatyalılara şükranlarını sunarak mesajını tamamladı.
Konya Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Sağlıklı ve güvenilir gıdaya giden yolda bütün süreçleri etkin politikalarımızla yöneteceğiz" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sağlıklı ve güvenilir gıdaya giden yolda bütün süreçleri etkin politikalarla yöneteceklerini belirterek, suyu verimli kullanarak ve gıdayı israf etmeyerek bunu taçlandıracaklarını söyledi. Çeşitli programlara katılmak üzere Konya’ya gelen Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, bir otelde düzenlenen Ulusal Hububat Konseyi 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "2023 yılında bütün bu destekler, teşvikler, birlikte çalışmalar, AR-GE programları Cumhuriyet tarihinin üretim rekorunun kırılmasıyla sonuçlandı. Hepimiz gurur duyduk. Üreticilerimize o alın terini ve akıl terini dökenlere şükranlarımızı sunduk, gururlandık. Ama geçen sene çok önemli bir kuraklık ve aynı zamanda zirai don hadisesi yaşadık. Buradaki azalış pek çoğumuzu belki tedirgin etti ama ben şunu altını çizerek ve bütün samimiyetimle tekrar ifade etmek istiyorum; altyapımız sağlam. Bu yıl yağışları hepimiz çok yakından takip ediyoruz. Herhalde Türkiye’de yağışların bu kadar yakından takip edildiği başka bir yıl olmamıştı. Hepimiz mutluyuz. Herhangi bir problem olmazsa geçen yıl kaybettiğimizi misliyle geri alacağız. Emek, gayret netice itibariyle katma değerli bir hale dönüşmüş olacak. Bir rekor kıracağımıza da inanıyorum. Toprak Mahsulleri Ofisimiz hazır. Hiçbir şekilde üreticilerimizin problem yaşayacağı herhangi bir olaya müsaade etmeyeceğiz ve alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız, tüketicimizi kollayacak bir çalışmayı bütüncül halde gerçekleştireceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. İçinde bulunduğumuz sürecin özellikle maliyetlere olan etkisi herkesin acaba ne olacak diye kafasında soru işaretleri oluşturdu. Ben süreçten kaynaklanan maliyet artışlarının da mutlaka göz önüne alınacağını buradan tekrar ifade etmek istiyorum. Bunun başka türlü olması da mümkün değil. Sağlıklı ve güvenilir gıdaya giden yolda bütün bu süreçleri biz etkin politikalarımızla yöneteceğiz, geliştireceğiz ve suyu verimli kullanarak gıdayı da israf etmeyerek bunu taçlandıracağız" dedi. "2 yıl üst üste eğer işlemiyorsanız bu milli bir servettir, devlet eliyle bunu biz yapalım" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde "Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık" ve "Su Verimliliği, Seferberliği" başlıklı iki proje yürüttüklerini belirten Bakan Yumaklı, "Bu sadece iki projeden ibaret değil ama 2024 yılının Eylül ayında hayata geçirdiğimiz bitkisel üretim için söylüyorum, üretim planlamasında verdiği destek için öncelikle güzel ülkemin güzel insanlarına, çiftçilerimize, üreticilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Eğer onlar olmasaydı bu ilk yılı hakikaten çok önemli bir başarıyla geçemezdik. Şimdi yeni faza geçme zamanı. Ne demek istiyorum? Bu fazla üretimi biraz daha disiplinli bir şekilde kontrol edeceğiz. Çünkü bu ihtiyacı gördük. Hep birlikte karar verdik. Uygulamaya başladık. İlk yılını geçtik. Taraflı tarafsız herkesin bu kadar önemli ve devasa bir konuda böyle bir sonuç alınabileceğine dair beklemediklerinin yorumlarını da aldık. Buradaki aslan payı yine söylüyorum üreticilerimizdir. Türk üreticisinin, Türk çiftçisinin bilincini, tecrübesini hafife alanlara bence en büyük derstir bu. Ama bunu daha da geliştirmek artık bizim elimizde. Dolayısıyla bu fazlar özellikle planlama kurallarından taviz vermeyeceğimizi bunun hayatiyeti bağlamında buradan ifade etmek istiyorum. Bu üretim planlamasının en önemli ayaklarından birisi kayıtlılıktı. Bunun için Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kaydedilen ürün ve parsel bilgilerini coğrafi bilgi sistemleriyle ve uydu görüntüleriyle netleştirdik. Böylece hem verimliliği hem de kayıtlılığı artırmış olduk. Şunu söylemek istiyorum; artık hangi parselde hangi ürünü üretildiğini görmek için bizim o tarlaya, o parsele gitmemize gerek yok. Uydu görüntüleriyle ayrıştırabiliyoruz. Dolayısıyla destek ödemelerini de buna göre yapıyoruz. Yine başka bir konu vardı, işlenmeyen araziler konusu. Bunun bu sürecinde ilk dönemini geçirdik. Hatırlarsanız çok akıllara ziyan yorumlar yapılmıştı bununla ilgili. Devlet arazilerinize el koyacak, işte bir başkasına şöyle yapacak, böyle yapacak. Bunların hiçbirisinin gerçek olmadığı uygulamayla ortaya çıktı. Bu uygulamadaki amacımız devletin bir şeyleri alıp kiralaması değildi. O arazilerin boş kalmasını engelledik veya engellemeye çalıştık. Şöyle dedik, 2 yıl üst üste eğer işlemiyorsanız bu milli bir servettir, devlet eliyle bunu biz yapalım. Bir kazanımı, bir sonucu buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Biz bu uygulamayı duyurduktan sonra yani 2 yıl üst üste ekilmeyen arazilerin bakanlığımız tarafından belirlenen koşullarda üretime kazandırılacağını duyurduktan sonra tespit ettiğimiz arazilerin yüzde 65’i sahipleri tarafından ya işlendi ya da işletildi" ifadelerini kullandı. "Ülkemizin tarımsal üretim altyapısı güçlü olsun, dayanıklı olsun, dünyada tahmin edilebilir ya da edilemez bütün krizlere hazırlıklı olsun" Destekleme sistemini değiştirdiklerini de ifade eden Bakan Yumaklı, "Tabii bu önümüzdeki dönemlerde çok daha farklı hissedilecek. Çünkü destek dediğimiz husus yönlendirme etkisi olması gerekir ve üretimin sürdürülebilirliğini sağlaması gerekir. Yani şu ürünü destekledik, bunu desteklemedik, şurayı destekledik, burayı desteklemedik değil. Üretim planlamasıyla bağlantılı bir şekilde verdiğimiz destekleri, verdiğiniz kredileri, verdiğiniz fonları entegre şekilde uygulamanız gerekiyordu. Biz de bunu yaptık. Burada tek bir amacımız var. Ülkemizin tarımsal üretim altyapısı güçlü olsun, dayanıklı olsun, dünyada tahmin edilebilir ya da edilemez bütün krizlere hazırlıklı olsun" dedi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, Konya’nın tarımsal gayrisafi yurt içi hasılada 145 milyar lirayı aşan üretim değeriyle Türkiye’de birinci sırada yer aldığını belirterek, "Toplam tarımsal üretim değeri bakımından da Türkiye’de ilk sırada yer alan şehrimiz; geniş üretim havzaları, güçlü tarımsal sanayi altyapısı ve üretim kapasitesiyle ülkemizin gıda güvenliğinde hayati bir rol üstlenmektedir. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü verilerine göre Konya, Türkiye’nin en geniş arazi varlığına sahip ili olmasının yanında, tarım alet ve makine sektörünün yaklaşık yüzde 65’ine ev sahipliği yapan bir üretim merkezidir. Yani Konya sadece tarımsal üretim yapan bir şehir değil; aynı zamanda tarımın sanayisini, teknolojisini ve ekipmanını da üreten bir şehirdir" şeklinde konuştu. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da, "Ticaret Bakanlığı olarak üreten, istihdam sağlayan, ihracat yapan, ülkemiz ticaretinin gelişimi ve dönüşümü için çalışan ve hep daha iyisine ulaşmak için gayret gösteren iş insanlarımızın azmini, heyecanını, enerjisini takdir ediyoruz. Bu anlamda var gücümüzle çalışıyor, ’sürdürülebilir ihracat artışı ve dış ticaret dengesi’, ’adil, rekabetçi ve istikrarlı bir iç ticaret ortamı’ ve ’etkin, hızlı ve güvenli bir gümrük anlayışı’ ilkelerimiz ışığında Türkiye’nin gelişmesi ve büyümesi, bu yolla toplumsal refahın artması için gecemizi gündüzümüze katıyoruz" diye konuştu. Programa Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Konya Valisi İbrahim Akın, AK Parti Konya milletvekilleri, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, belediye başkanları, protokol mensupları ve sektör temsilcileri katıldı.