GÜNDEM - 03 Şubat 2026 Salı 09:56

Beraat Kandili’nde camiler doldu taştı

A
A
A
Beraat Kandili’nde camiler doldu taştı

Erzurum’da Berat Kandili manevi bir coşkuyla idrak edildi.


Erzurum’da rahmet, mağfiret ve arınma gecesi olan Berat Kandili, şehir genelindeki camilerde düzenlenen programlarla büyük bir huşu içerisinde kutlandı. Erzurumlular, ellerini semaya açarak bu mübarek gecenin feyzinden yararlanmak için camilere akın etti. Kandil coşkusunun kalbinin attığı duraklardan biri, şehrin sembol mekanlarından tarihi Lalapaşa Camii oldu. Akşam namazının ardından dolmaya başlayan camide, Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve Mevlid-i Şerif ile manevi atmosfer zirveye ulaştı.


Gecenin önemine binaen bir sohbet gerçekleştiren İl Müftüsü Yaşar Çapçı, Berat Gecesi’nin Müslümanlar için birer kurtuluş ve yenilenme fırsatı olduğunu vurguladı. Müftü Çapçı konuşmasında; Berat Gecesi’nin, günahlardan arınmak ve Allah’ın rızasını kazanmak için sunulmuş eşsiz bir zaman dilimi olduğunu belirtti. Bu gecenin, yaklaşan Ramazan-ı Şerif’in müjdecisi olduğunu hatırlatarak, gönüllerin imar edilmesi gerektiğinin altını çizdi.


Gecenin sonunda cami çıkışında vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunuldu.



Beraat Kandili’nde camiler doldu taştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu 25 yıldır Beşiktaş’ın her maçını tek tek not ediyor Bolu’da yaşayan Beşiktaş tutkunu Hakan Altundal, 1999 yılından bu yana siyah-beyazlı takımın oynadığı tüm maçları, skordan hakem bilgilerine kadar her detayıyla defterine kaydediyor. Kendine has totemleri bulunan; maç izlerken asla forma giymeyen ancak uğurlu saydığı yüzüğünü, saatini ve tespihini yanından ayırmayan Altundal, tüm hayatını Beşiktaş’ın fikstürüne göre planlıyor. Evli ve iki kız çocuğu babası Hakan Altundal (47), 1999-2000 sezonundan bu yana Beşiktaş’ın oynadığı hiçbir maçı kaçırmıyor. Altundal, her karşılaşmanın ardından skoru, hakemleri ve maçın detaylarını el yazısıyla özel defterine not ediyor. Bunu "hastalık" değil, "not etme alışkanlığı" olarak tanımlayan Altundal, vatani görevini yaptığı dönemde bile seriyi bozmadığını anlattı. 2002-2003 yıllarında İzmir Yeni Foça’da askerlik yaparken defterini eşine emanet eden Altundal, o dönemdeki maçları eşine yazdırdığını aktardı. Defterine "Jandarma Çavuş Hakan Altundal" notunu düşen fanatik taraftar, askerlik anısı olarak Diyarbakırspor’dan yedikleri golü ve kaçan şampiyonluğu unutamadığını belirtti. "Hastalık değil, not etme alışkanlığı" Yıllar önce küçük bir defterde başladığı not etme alışkanlığını devam ettirdiğini anlatan Hakan Altundal, "Bu bir heves, hobi gibi oldu. Hastalık değil, not etme alışkanlığım var. Örneğin ev için aldığımız tüm malzemeleri ne kadar aldık, nereden aldık, kimden aldık vs. gibi şeyleri de yazıyorum" dedi. "Notlarımı maçtan sonra yazıyorum" Maç izlerken herhangi bir şeyle ilgilenmediğini, tamamen oyuna odaklandığını ifade eden Altundal, "Notlarımı maçtan sonra yazıyorum. Maç esnasında kesinlikle bir şey yazmamaya çalışıyorum. Eğer kaybediyorsak sinirle, öfkeyle zaman zaman yazabiliyorum ama kaybetmiyorsak sonuna kadar izliyorum. Bu bir totem gibi bir şey oldu. Tarihleri yazıyorum, hakemleri yazıyorum. Hatta bir de duvar takvimim var. Duvar takvimlerine de maç günlerini muhakkak not alırım" diye konuştu. "Maç izlerken kesinlikle forma giymem, yüzük ve saat takarım" Maç izlerken kendine has totemleri olduğunu dile getiren Altundal, şunları kaydetti: "Bazı totemlerim var. Maç izlerken kesinlikle forma giymem. Yüzüğüm, saatim falan vardır. Onları muhakkak takarım. Tespihim vardır ve o elimde olur. Maçı da en önden izlerim. Oturup da rahat rahat maç izlemem, görülmemiştir. Yüzüğü, saati ve tesbihi başka hiçbir yerde kullanmam, sadece maçta. Kendime bir sistem belirledim. Oyun sırası, takımlar, galibiyet, mağlubiyet, beraberlik, yediğimiz gol, attığımız gol, puan vs. not alırım." Askerde defteri eşine devretti 2002-2003 yıllarında İzmir Yeni Foça’da jandarma çavuş olarak askerlik görevini yerine getiren Altundal, o dönemde defterin boş kalmaması için görevi eşine devrettiğini anlattı. Defterine o dönemi "Jandarma Çavuş Hakan Altundal" imzasıyla not düştüğünü belirten fanatik taraftar, formatının yıllar içinde hiç değişmediğini söyledi. Altundal, askerlik dönemine dair en kötü hatırasının ise Beşiktaş’ın 100. yılında şampiyonluğa giderken Diyarbakırspor maçında yediği gol olduğunu söyledi. Ayrıca Altundal, Fenerbahçeli bir arkadaşıyla girdiği "İlk Süper Kupa’yı kim aldı?" iddiasını da, tuttuğu arşiv sayesinde kazandığını ve dondurma ısmarlattığını da anlattı. "Fikstür açıklandığında evdekilere ’Buna göre yaşıyoruz’ derim" Kendisini Beşiktaşlı yapan amcası Yavuz Altundal’a minnettar olduğunu dile getiren Hakan Altundal, hayatının merkezine takımının maç takvimini koyduğunu vurguladı. Fikstür açıklandığında maç günlerini duvar takvimine işlediğini belirten Altundal, şöyle konuştu: "Maçların oynanacağı tarihler bellidir ve bu tarihlere göre o günün planını yaparım. O gün maç 18.00’da ise o saatte evde olmaya çalışırım, işimi ona göre ayarlarım. Mesela bir maç saatinde halı sahaya gitmek zorunda kaldım. Arkadaşlarımı kıramamıştım. Döndüğümde ikinci yarıya zor yetiştim. Belki de bu uzun zamandan beri Beşiktaş maçını ilk kaçırdığım maç diyebilirim. Fikstür açıklanır açıklanmaz buraya notumu alırım ve evdekilere, ’Bu tarihe göre hareket ediyoruz. Beşiktaş maçına göre’ derim çünkü başka bir şeyim yok. Halı saha ve Beşiktaş maçından başka oturup yaptığım, keyif aldığım çok fazla bir şey yok." "Benim için şampiyon belli" Takımının performansı ne olursa olsun desteğini esirgemediğinin altını çizen Hakan Altundal, rakip takım taraftarlarının bazı sataşmalarına karşı ise tahammülü olmadığını ifade etti. Altundal, "Zaten çok iyi durumda değiliz ama bırakmadık. O gün de bırakmadık, bugün de bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.
Muğla Genç kadının defalarca bıçaklanarak öldürüldüğü ortaya çıktı Muğla’nın Milas ilçesinde çalıştığı markete giderken boşanma aşamasındaki kocası tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen 38 yaşındaki Özlem Arlas’nın cinayet anına ait görüntüler ortaya çıktı. Sokak arasında park eden araçlar arasında yaşanan cinayette boşanma aşamasındaki kocası tarafından defalarca bıçaklandığı görülen talihsiz kadının imdat çığlıkları ve ’yandım’ diye feryat etmesi yürekleri dağladı. Olay, sabah saat 06.00 sıralarında Hamdi Mergen Caddesi üzerinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde çalıştığı markete giden 38 yaşındaki Özlem Arslan boşanma aşamasındaki eşi olduğu belirlenen N.A. isimli kocası tarafından yolda önü kesildi. Yaklaşık 1.5 saat 2 çocuğunun annesini bekleyen N.A. eşinin önünü kesip bir süre konuştuktan sonra onu bıçaklamaya başladı. Çocuklarının anasını defalarca bıçaklayan N.A. talihsiz kadın aldığı bıçak darbelerinden sonra hareketsiz kalıp yere yığılınca bırakıp gitti. Cinayetin ardından başka bir araçla olay yerinden kaçan şüphelinin, kaçış sırasında üzerindeki kıyafetleri yolda değiştirip bir çöp konteynerine attıktan sonra izini ve üzerindeki cinayet delilerini yok etmeye çalıştığı öğrenildi. Olaydan sonra güvenlik güçleri tarafından Bodrum Mumcular’da yakalanan katil zanlısının işlediği cinayeti itiraf ettiği öğrenildi. "İmdat ve ’yandım’ çığlıkları her yeri inletti" Sabahın erken saatlerinde meydana gelen olayda, talihsiz kadının çocuklarının babası tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülmesi güvenlik kamerası kayıtlarına yansıdı. Olayda önce imdat diye çığlıklar atıp çevredekilerden yardım isteyen kadının, kendisini bıçaklayan boşanma aşamasındaki kocasına yapma diye yalvardığı, aldığı bıçak darbelerinin ardından da ’yandım’ diye feryat ettiği duyuldu.