KÜLTÜR SANAT - 15 Aralık 2023 Cuma 09:53

Dünyanın en iyi 100 lezzeti belli oldu, cağ kebap 20’nci sırada

A
A
A
Dünyanın en iyi 100 lezzeti belli oldu, cağ kebap 20’nci sırada

Dünya Lezzetleri Listesi’nde Türkiye’nin en iyisi coğrafi işaret tescili bulunan ’cağ kebabı’ oldu.


Dünya yemek sektörünün ansiklopedisi olan TasteAtlas tarafından 2023 Dünya’nın En İyi 100 Lezzeti açıklandı. Gastronomi dünyasının prestijli platformlarından biri olarak kabul edilen Taste Atlas, küresel mutfaklardan çeşitli yemekleri değerlendirerek dünyanın en çok beğenilen 100 mutfağını ve yemeğini seçti. Türk Mutfağı dünyanın en iyi 15’inci mutfağı olurken, TasteAtlas tarafından her yıl açıklanan dünya çapındaki lezzetler sıralamasında bu yıl listenin 20. sırasında coğrafi işaret tescili bulunan cağ kebabı yer aldı. Araştırmaya göre; İtalya mutfağı listenin ilk sırasında yer alırken yemek kategorisinde Brezilya mutfağının "Picanha"sı yer aldı.



Türkiye’den listeye 8 yemek girdi


Ülkemiz lezzetleri içinde cağ kebap ile birlikte iskender kebap, döner, mantı, Adana kebap, mercimek çorbası, hünkar beğendi ve tombik döner dünyanın en iyi 100 lezzeti sıralamasında yer aldı. 2007 yılında coğrafi işaret için başvurusu yapılan ve 2009 yılında Türk Patent Enstitüsü tarafından coğrafi işaret alan cağ kebap ya da tescilli adıyla Oltu cağ kebap, yaklaşık 12 saat soğan, tuz ve karabiberle marine edilmiş kuzu ile yapılıyor ve et daha sonra büyük bir yatay şiş üzerine konularak ve odun ateşinde pişiriliyor.



İlk çıktığı yer Oltu olarak kabul edildi


Oltu cağ kebabını diğer kebap türlerinden ayıran en önemli özellik söz konusu kebabın üretiminde kullanılan etin bölgeye ait doğal ortamda veya yaylalarda doğal besinlerle beslenerek yetiştirilen koyunlardan elde edilmiş olması ve üretim tekniği olarak, odun ateşinde, yatay olarak pişirilmesi ve “cağ” adı verilen küçük şişle ya da talebe göre cağsız kesilerek tabakta servis edilmesi. Oltu cağ kebabı hazırlanırken üretim şeklinde belirtilenler dışında hiçbir madde katılmıyor.



“Cağ kebapta bitmeyen bir rekabet”


Cağ kebabın lezzeti dünyada konuşulurken adı ile alakalı da devam eden bir tartışma bulunuyor. Özellikle Erzurum’un Oltu ve Tortum ilçeleri cağ kebabın kendilerine ait olduğunu iddia ediyor. Ancak tescil aşamasında, Erzurum’un Oltu ilçesindeki ustalara has üretim şekli ve usulü ile hazırlandığı için tüm Türkiye’de Oltu cağ kebabı şeklinde tanındığına karar verildi. Oltu ilçesine ait üretim tekniği zaman içerisinde devlet ve kamuoyu tarafından kabul edilmiş ve ilgili kebap üretim şekli ile 1. baskısı 1945 yılında Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan sözlükte “Oltu kebabı” şeklinde tanımlandı.



Hazırlık aşamasında önemli detaylar var


Yaylalarda doğal ortamda yetiştirilmiş, en az bir yaşındaki koyunlardan elde edilen et sinir, damar ve zarlardan ayıklanıyor. Etin yağ oranının yüzde 25-yüzde 30 arasında olması gerekiyor. Etin yağ oranı fazla ise alınıyor. Ayıklanan et, şişe takılmaya uygun şekilde hazırlanıyor. Et parçalarının belirli bir ölçüsü olmamakla birlikte şişin boyu ve kalınlığı ile orantılı olacak şekilde etin parçalara ayrılması gerekiyor. Örneğin şişin çapı 30 santimetre ise şişe dizilecek etin uzunluğu 60 santimetre yani 2 katı kadar olmalıdır. Et tuzlanarak bir gün dinlendiriliyor. Dinlendirilen et, çok ince kıyılmış kuru soğanın karabiber ile yoğrulup macun haline getirilmesi ile elde edilen özel harç ile iyice yoğrulup hazır hale getiriliyor. Hazırlanan et şişe takılır ve hafifçe sıkıştırılıyor. Kullanılan şişin kromdan yapılmış olması ve et takılan bölgesinin 2X2 santimetre ebadında dört köşe olması ise önem arz ediyor.



Ustaların ellerinde lezzete dönüşüyor


Hazırlanan şiş, meyve veya meşe ağacı odunu kullanılarak yakılan ocakta pişirilir. Ocağın taş ya da tuğladan yapılması Oltu cağ kebabının kendine has lezzeti için önemlidir. Şiş ateşe konulmadan yarım saat önce ateş yakılmalı ve ocağın tamamen kızması sağlanmalıdır. Şiş durgun ateşe tabladan 15 santimetre yükseklikte ve ateşin durumuna göre uygun bir mesafede özel düzeneğe yatay olarak konulur ve piştikçe şiş çevrilir. Etin renginin kırmızıdan kahverengine dönme seviyesi uygun pişme durumudur.



80 ya da 100 gram porsiyonlarda servis ediliyor


Pişen Oltu cağ kebabı geleneksel olarak “cağ” adı verilen küçük şişle ya da talebe göre cağsız kesilerek tabakta servis ediliyor. Cağ adı verilen küçük şişin et takılan bölümü kromdan yapılmış 20 santimetre uzunluğunda, 2 milimetre kalınlığında ve 3 milimetre genişliğinde ucu sivri olarak imal ediliyor. Geleneksel olarak da ahşap saplı olması tercih ediliyor. Cağ kullanılması durumunda, özel cağlar şişteki ete geçiriliyor ve kebap bıçağı olarak tabir edilen bıçakla kalınlığı 4-7 milimetre olacak şekilde kesiliyor. Cağın alt tarafı, ocağın yanında hazırlanan ızgarada isteğe göre kızartılıyor ve porselen veya krom tabakta servis ediliyor. Bir Cağ oltu kebabı ortalama 80 gram olarak sunuluyor. Cağsız tabakla servis durumunda ise bir porsiyon diye tabir edilen servis 100 gram olarak sunuluyor. Oltu cağ kebabı, mevsimine göre ayrı bir tabakta da söğüş kuru soğan ve mevsimine göre söğüş domatesle servis ediliyor.


Erzurum cağ kebap salonu işleten Fırat Nezih, dünya mutfakları ve yemekleri içinde cağ kebabın ön sıralarda olmasının kendilerini mutlu ettiğini belirterek, “İnşallah ürünümüzü dünyanın en lezzetli tatları arasında ilk sırada görmeyi umut ediyoruz. Cağ kebabımızı herkesin tatmasını ve tanımasını istiyoruz” dedi.



Dünyanın en iyi 100 lezzeti belli oldu, cağ kebap 20’nci sırada

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.