ASAYİŞ - 04 Şubat 2026 Çarşamba 09:36

Erzurum’da bir ayda 167 bin şahıs ve 26 bin 812 araç sorgulandı

A
A
A
Erzurum’da bir ayda 167 bin  şahıs ve 26 bin 812 araç sorgulandı

Erzurum’da polisin Ocak ayı içinde yürüttüğü asayiş çalışmaları ve denetimler kapsamında 286 uygulama, 167 bin şahıs ve 26 bin 812 araç sorgulandı.


Polisin yaptığı uygulamalar neticesinde çeşitli suçlardan aranan şahıslar yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Yapılan GBT sorgulamaları ve operasyonel çalışmalar neticesinde; 660 bakaya şahıs, 144 ifadeye yönelik aranan şahıs, 138 adet 0-5 yıl arası hapis cezası bulunan şahıs, 22 adet 5-10 yıl arası hapis cezası bulunan şahıs, 6 adet 10-20 yıl arası hapis cezası bulunan şahıs, 1 adet 20 yıl ve üzeri hapis cezası bulunan şahıs olmak üzere toplamda aranan ve hapis cezası olan çok sayıda şahıs yakalandı.


Denetim Ve Önleyici Hizmetleri


Polis ekiplerinin huzur ve güven ortamının tesisi amacıyla; bin 411 umuma açık iş yeri denetlendi, bin 411 park ve bahçe kontrol edildi, bin 996 metruk bina titizlikle incelendi, 692 araca trafik ve asayiş yönünden cezai işlem uygulandı. Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda çok sayıda materyal de muhafaza altına alındı. Operasyonlarda 10 adet tabanca, 7 adet av tüfeği, 1 adet kurusıkı tabanca, 40 adet bıçak, 84 adet fişek, 81 narkotik operasyonu kapsamında; 87,796 gram uyuşturucu madde ve 5 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.


Eğitim Ve Bilgilendirici Faaliyetleri


Asayiş Şube Müdürlüğü Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliği personeli alışveriş merkezleri ve pazar yerleri olmak üzere halkın yoğun olarak bulunduğu yerlerde 10 farklı tarihte stant açıldı. Aziziye Kaymakamlığına bağlı ADEM-1 (Aziziye) merkezinde, Erzurum Büyükşehir Belediyesine bağlı ESMEK Prof. Dr. Ç Muammer Yaylalı Bilgi Evi (Yunus Emre Mahallesi), Yakutiye Kaymakamlığına bağlı ADEM-2 merkezinde, Yakutiye Kaymakamlığına bağlı ADEM-3 merkezinde olmak üzere toplam bin 275 kadın vatandaşla görüşüldü. Bin 33 broşür dağıtıldı, Aile İçi Şiddetle Mücadele Eğitimi verildi ve akabinde KADES uygulaması hakkında bilgilendirme yapıldı.



Erzurum’da bir ayda 167 bin  şahıs ve 26 bin 812 araç sorgulandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’nın güvercin sevdalıları Kütahya’da uzun yıllardır sürdürülen güvercin yetiştiriciliği, hem maddi değeri yüksek kuşları, hem de yetiştiricilerin gösterdiği büyük emek ve disiplinle dikkat çekiyor. Kütahya Kuşları Koruma Derneği kurucularından Halil Kinet, 43 yıldır aynı sevdayı sürdürdüğünü belirtirken, Dernek Başkanı Hakan Demirci ise güvercin beslemenin sıradan bir hobi değil, profesyonel düzeyde bir uğraş olduğunu söyledi. 43 yıldır güvercin beslediğini belirten Halil Kinet, bu işi hayatının bir parçası haline getirdiğini ifade etti. 1969 doğumlu ve emekli olduğunu söyleyen Kinet, 1984 yılından bu yana da aynı kuşlara baktığını belirterek, "43 yıldır bu kuşlara bakıyorum. Allah nasip ederse ölesiye kadar da bakacağım" dedi. Kütahya güvercinlerinin Türkiye genelinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Kinet, "Türkiye çapında Kütahya lider konumda. İstanbul’da yarışmada kupa alan kuşların ya annesi ya da babası mutlaka Kütahya kuşudur" diye konuştu. "Sekiz saat uçabiliyor" Kütahya güvercinlerinin uçuş özelliklerine de değinen Kinet, bu kuşların yaptıkları oyunlarla havada uzun süre kalabildiğini belirterek, "Bizim kuşlarımız bir buçuk, iki saat havada kalır. Bu süre bizim için idealdir. Mesela Sivas kuşu sekiz saat uçar" ifadelerini kullandı. Kinet, Kütahya güvercinlerinin özelliklerini ise "Bir buçuk ile iki saat uçar, 15-20 sefer yapar. Fazla oyalamaz. Biz buna ’Memur kuşu’ deriz" sözleriyle anlattı. Bazı güvercin türlerinin ev ortamında da bakılabildiğini dile getiren Kinet, Kütahya güvercinlerinin ise mutlaka dış mekânda bakılması gerektiğini ve bakımının daha zor olduğunu söyledi. "Soğuk, kar demeden gelip kuşlarımızı yemliyoruz" Kütahya Kuşları Koruma Derneği Başkanı Hakan Demirci de güvercin beslemeye 9 yaşında başladığını belirterek, bu uğraşın büyük emek istediğini vurguladı. Demirci, "Çocuğumuza bakar gibi emek veriyoruz. Bazen evimize bile gidemediğimiz oluyor. Soğuk, kar demeden gelip kuşlarımızı yemliyoruz" dedi. Güvercin beslemenin profesyonel bir iş olduğunu dile getiren Demirci, bu uğraşı bir hobi olarak değil, adeta bir aile gibi gördüklerini ifade etti. Besledikleri kuşlarda teknik özelliklerin çok önemli olduğunu söyleyen Demirci, oyun kabiliyeti, takla oranı, uçuş mesafesi ve sefer sayısının en temel kriterler olduğunu belirtti. Kütahya Beyazı olarak bilinen güvercinlerin Türkiye genelinde önemli dereceler aldığını kaydeden Demirci, "Kütahya’nın beyazları çok meşhurdur. Türkiye çapında dereceleri ve çok sayıda kupamız var" diye konuştu. "Uçuş mesafesi oldukça yüksek" Kütahya güvercinlerinin uçuş mesafelerinin de oldukça yüksek olduğunu ifade eden Demirci, "Bizim kuşlarımız uzun metrajlıdır. 100 kilometreye yakın uçan kuşlarımız çıktı" dedi. Güvercin yarışmalarında verilen ödüllerin de dikkat çekici olduğunu söyleyen Demirci, bazı yarışmalarda otomobil ödülü dahi verildiğini aktardı. Besledikleri kuşların ekonomik değerine de değinen Demirci, "En son bir çift kuşu 80 bin liraya sattım. 100 bin liraya satılan kuşlarımız da var" şeklinde konuştu. Güvercin yetiştiriciliğinin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını vurgulayan Demirci, bu işin ciddi bir bilgi, disiplin ve uzun yıllara dayanan tecrübe gerektirdiğini sözlerine ekledi.
Ankara Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Karadurmuş: "Pozitif bilime inanın, erken tanıyı kaçırmayın ve sağlığınızı ertelemeyin" Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, "Halkımızdan isteğimiz pozitif bilime inanın, erken tanıyı kaçırmayın ve sağlığınızı ertelemeyin" dedi. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği’nce 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle düzenlenen toplantıda Türkiye ve dünyada kanserle ilgili güncel veriler, tarama yöntemleri ve erken teşhisin önemi, kanser riskini artıran faktörler, alınabilecek önemler gibi konu başlıkları ele alındı. Toplantıda Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş ile derneğin Genel Sekreteri Doç. Dr. Deniz Can Güven ve Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur ve Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. "Kanser bir halk sağlığı sorunu" Prof. Dr. Karadurmuş, dünyada her yıl 20 milyon insanın kanser tanısı aldığını belirterek, Türkiye’de bu sayının 240 bin olduğunu dile getirdi. Ölümlerin yüzde 20’sinin kanser yüzünden gerçekleştiğini belirten Karadurmuş, "Bizim mottomuz Türk Tıbbi Onkoloji Derneği olarak ‘hayat için bilimin izinde’. Diyoruz ki ‘Pozitif bilime inan, erken tanıyı bir an önce yakala, kaçırma ve gerçekten sağlığını erteleme’ diyoruz. Çünkü kanser bir halk sağlığı sorunu" diye konuştu. Türkiye’de kanser tedavisinin eskiye oranla daha iyi bir noktada olduğunu söyleyen Karadurmuş, "1950-2000 yılları arasında bir insanoğlunun kansere bağlı beş yıllık sağ kalım oranı yüzde 59’lardaydı. Ama 2026’da artık şunu biliyoruz; yüzde 70’lerde" ifadelerini kullandı. "Pozitif bilime inanın, erken tanıyı kaçırmayın ve sağlığınızı ertelemeyin" Bitkisel desteklerin yalnızca takviye olarak kullanılabileceğini, tedavi amaçlı kullanımda tek başına yeterli olmadığının altını çizen Karadurmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bitkisel destekler birtakım yardımla hastaların dinçliğinde kısmi bir destek olabilir. Ama siz şunu derseniz; ‘kanseri tedavi edeceğiz, kemoterapiye gerek yok, akıllı ilaca hiç gerek yok’ derseniz yanlış yapmış olursunuz ve gerçekten tedaviyi öteleyip erken evredeki bir hastayı evre 4 konumunda tıbbi onkoloji uzmanına gecikmiş olarak, umutlarını azaltmış olarak çıkarsınız. Onun için halkımızdan isteğimiz pozitif bilime inanın, erken tanıyı kaçırmayın ve sağlığınızı ertelemeyin." mRNA aşılarının gelecekte kanser tedavisindeki etkisine ilişkin değerlendirmede bulunan Karadurmuş, "mRNA aşıları gelecekte kanserin yörüngesini çok pozitif anlamda etkileyecek, ivmelendirecek bir durum" dedi. "Hastalarımızın sonuçlarını daha da iyileştirmek bizim birinci hedefimiz" Doç. Dr. Deniz Can Güven ise, kanser tanısının artık tarama testleriyle erken teşhis edildiğini aktararak, tütünle mücadelenin de başarıyla sürdürüldüğünü ifade etti. Güven, sözlerine şöyle devam etti: "Tütün kontrol konusundaki mücadeleler, yine obezite ile olan mücadele bunların yanında aşılama gibi mücadelelerle birlikte ve tedavi alındık gelişmelerle birlikte sağ kalımlar artmakta. Ülkemizde erkeklerde en sık kanser maalesef hala akciğer kanseri dolayısıyla tütün kontrolü konusunda hala çok ciddi aksiyon almamız gerekiyor. Bunun yanında prostat kanseri yine önemli bir sorun erkeklerde. Üçüncü olarak da kalın bağırsak yani kolorektal bölge kanserleri. Burada da kolonoskopi taramalarının artması gerekiyor. Kadınlarda ise meme kanseri, özellikle erken tanı alabiliyor Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) ile. Bunların yanında akciğer kanseri artışımız var kadınlarda. Dikkat etmek gerekiyor. Bir de üçüncü olarak rahim ağzı kanseri için de taramalar ve HPV aşısını gündemimize almamız gerekiyor. Bunlarla birlikte hastalarımızın sonuçlarını daha da iyileştirmek bizim birinci hedefimiz olmakta." Güven, kadınlarda eskiye oranla tütün kullanımının artmasından dolayı akciğer kanserinin de görülme oranında artış olduğunu dile getirdi. Obezite ve sigara kullanımı kanser riskini artırıyor Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur da, "Tüm kanserlerin yüzde 30’u ile 50’sinin çevresel faktörler ve önlenebilir nedenler olduğunu biliyoruz. İki neden söyleyeceğim. Birincisi sigara. Tüm kanserlerin yüzde 20 ile 30’undan sorumlu. Sadece akciğer kanseri, ülkemizde 40 binden fazla kişinin maalesef tanısında rol oynayan bir hastalık. Bunun dışında da baş boyun kanserleri, kolon kanseri, rahim kanseri, birçok kanserde gerçekten de sigaranın önemli rol oynadığını söyleyebiliriz. Sigarayla mücadele aynı zamanda kanserin önlenmesinde bir primer koruma dediğimiz halk sağlığı yaklaşımı olarak da bizler için önemli bir rol oynamaktadır. İkincisi obezite. Obezite, hareketsiz yaşam da aynı sigara gibi benzer oranda bir risk oluşturuyor" dedi. Şendur, 30 yıl önce kanser tedavisinde yalnızca kemoterapinin uygulandığını anlatarak, "Temmuz 2025’ten itibaren Türkiye’de 25 farklı endikasyon da ek ödeme aldı. Bu da bizim için çok büyük bir fırsat. Bilgi gelmeye devam ediyor, kullanım alanları genişliyor. O nedenle immünoterapiler bugün kanser tedavisinde ileri evrede bile şifadan bahsedebileceği bir tedavi oldu" diye konuştu. "Bilimsel olmayan yöntemler hastalarımızın en değerli varlığını kaybetmesine sebep oluyor" Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu, "Bilimsel olmayan yöntemler hastalarımızın en değerli varlığını kaybetmesine sebep oluyor, ‘zamanı’. Belki erken dönemde tamamen kür olabilecek bir hastalığı bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerle tedavisini geciktirmekte ve ileri dönemlerde belki kür şansını kaybettikten sonra ulaşmasına ya da hiç ulaşmamasına sebep olmakta" diye konuştu. Tamamlayıcı tedavilerin kanserin asıl tedavisi olduğuna dikkati çeken İmamoğlu, "Alternatif tedaviler; ilaç tedavisi, cerrahi tedavi ve radyoterapi gibi yöntemlerin yerini alan ve hastaların bu yöntemler yerine bitkisel kürlerle ya da buna benzer yöntemlerle tedavisini yaptığı bir kavram olarak karşımıza çıkarken, tamamlayıcı tedavi bilimsel olarak tanımlanmış cerrahi, kanserin ilaçla tedavisi ya da radyoterapi gibi tedavi yöntemlerini destekleyen, bunların yan etkilerini azaltmaya yönelik yöntemler ve bunlar da yine hekim kontrolünde yapılması gereken yöntemler olarak karşımıza çıkıyor" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Fenerbahçe, kupada Erzurumspor FK’yı konuk edecek Fenerbahçe, Ziraat Türkiye Kupası C Grubu 3. maçında yarın Erzurumspor FK’yı konuk edecek. Ziraat Türkiye Kupası C Grubu 3. hafta maçında Fenerbahçe, yarın saat 20.30’da evinde Erzurumspor FK ile karşılaşacak. Domenico Tedesco’nun öğrencileri bu sezon statü değişikliğine gidilen Türkiye Kupası grup aşamasında 2 maça çıktı. Sarı-lacivertliler, Beşiktaş’a mağlup olurken, Beyoğlu Yeni Çarşı’yı yendi. Grupta 3 puanı bulunan Kanarya, son maçında mart ayında Gaziantep FK’ya konuk olacak. Kupada 2. randevu Fenerbahçe, geçtiğimiz sezon da aynı grupta yer aldığı rakibiyle yine Kadıköy’de kozlarını paylaşacak. Kanarya, 5 Şubat 2025’te oynanan maçta 5-0’lık galibiyet elde etti. İki ekip Türkiye Kupası’nda 2. kez mücadele edecek. Erzurumspor’un kupa yolu Ziraat Türkiye Kupası’na bu sezon 4. Tur’dan katılan Erzurumspor FK, Kahramanmaraşspor’u 3-1 mağlup ederek adını gruplara yazdırdı. Grup aşamasında Kocaelispor’a 3-1’lik skorla yenilen mavi-beyazlılar, Çaykur Rizespor’u ise 2-0 yendi. Erzurum ekibi son maçını evinde Ankara Keçiörengücü’ne karşı oynayacak. 1. Lig’de şampiyonluk mücadelesi veriyor Serkan Özbalta’nın öğrencileri, Trendyol 1. Lig’de şampiyonluk mücadelesi veriyor. Ligde 23 maça çıkan Erzurumspor, 12 galibiyet, 9 beraberlik ve 2 mağlubiyetle 45 puan topladı. Son 6 maçını kazanarak galibiyet serisi yakalayan mavi-beyazlılar, son maçında Sarıyer’i 4 golle geçti. Ömer Faruk Turtay düdük çalacak Fenerbahçe ile Erzurumspor FK arasında oynanacak karşılaşmada hakem Ömer Faruk Turtay düdük çalacak. Turtay’ın yardımcılıklarını Esat Sancaktar ile Sabri Öğe yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Emre Kaan Çalışkan olacak.