GÜNDEM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 16:40

Erzurum’da "Sevgi Varsa Engel Yoktur" programında buluştular

A
A
A
Erzurum’da "Sevgi Varsa Engel Yoktur" programında buluştular

16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında "Sevgi Varsa Engel Yoktur" programı düzenlendi. Erzurum Valiliği himayesinde, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen program, İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde yapıldı.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, ilk olarak Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve engelli bireylerden oluşan Mehteran Takımı sahne aldı. Özel ihtiyaçlı bireylerin yer aldığı mehteran gösterisi katılımcılar tarafından ilgi ve beğeniyle izlendi. Gösterinin ardından Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin tanıtım filmleri gösterildi.


Programda konuşan Erzurum Büyükşehir Belediyesi Aile ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürü Mahmut Temel, Büyükşehir Belediyesi olarak engelli bireylerin ve ailelerinin hayatını kolaylaştırmaya yönelik önemli hizmetler yürüttüklerini söyledi.


Temel, özellikle bedensel engelli vatandaşlara yönelik hizmet veren Akülü Araç Tamir Atölyesi ile yılda ortalama bine yakın vatandaşın akülü araçlarının tamir, bakım ve onarımının yapıldığını belirtti. Bu hizmetin yalnızca Erzurum’a değil, bölge illerine de ulaştığını ifade eden Temel, mobil tamir aracı projesiyle de engelli vatandaşlara yerinde destek sunmayı hedeflediklerini kaydetti.


Akıllı Beyaz Baston, titreşimli bebek telsizi, evde bakım, temizlik, kuaför ve sıcak yemek hizmetleriyle engelli ve yaşlı vatandaşlara destek olduklarını aktaran Temel, engelli istihdamına da önem verdiklerini söyledi. Temel, her yıl çok sayıda engelli bireyin özel sektörde istihdamına katkı sunduklarını, Gülümseyen Kafe ile de engelli bireylerin üretime ve sosyal yaşama katılımını desteklediklerini belirterek, Erzurum’un erişilebilirlik ve sosyal belediyecilik alanında örnek şehirlerden biri olması için çalışmaların sürdüğünü vurguladı.


Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut ise konuşmasında, engelli bireylerin toplumsal hayata tam, etkin ve onurlu katılımının hem vicdani hem de insani bir sorumluluk olduğunu söyledi.


Aykut, son 24 yılda Türkiye’de engelli bireylere yönelik önemli hizmetlerin hayata geçirildiğini belirterek, eğitimden sağlığa, istihdamdan sosyal yardımlara, bakım hizmetlerinden erişilebilirliğe kadar birçok alanda hak temelli hizmet anlayışının güçlendirildiğini ifade etti.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Engelli hakları bir lütuf değil, insan hakkı ve eşit vatandaşlık meselesidir" sözünü hatırlatan Aykut, Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak engelli bireylerin yaşam kalitesini artıran, onları istihdama yönlendiren, ailelerini destekleyen, eğitim, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini geliştiren çalışmaları temel görevleri arasında gördüklerini kaydetti.


Aykut, "Birlikte aşamayacağımız hiçbir engel yoktur. Engelli bireylerimizin hayatın her alanında erişilebilir imkânlara kavuşması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi.


Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de programa katılarak engelli bireylere, ailelerine ve davetlilere hitap etti.


Sekmen, Engelliler Haftası dolayısıyla düzenlenen programın hayırlara vesile olmasını dileyerek, engelli bireylerin toplumsal hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Engellilik meselesinin yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk alanı olduğunu ifade eden Sekmen, engelli bireylerin hayatını kolaylaştıran hizmetlerin önemine dikkat çekti.


Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak engelli bireylerin sosyal yaşama daha aktif katılımlarını sağlamak, ailelerinin yükünü hafifletmek ve yaşam kalitelerini artırmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Sekmen, engelli bireylere yönelik hizmetlerin bir lütuf değil, sosyal devlet anlayışının gereği olduğunu kaydetti.


Erzurum Valisi Aydın Baruş ise programda yaptığı konuşmada, özel bireyler ve aileleriyle bir arada bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.


Vali Baruş, engelli bireylerin hayatın her alanında gösterdikleri azim, gayret ve yaşam mücadelesinin toplum için önemli bir örnek olduğunu belirterek, "Sizlerin hayatı güçlü bir şekilde kucaklama konusundaki çabalarınız hepimiz için eşsiz bir örnek teşkil etmektedir." dedi.


Engelli bireylerin ve ailelerinin sosyal yaşama daha güçlü katılımı için kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmaların sürdüğünü ifade eden Baruş, toplumda empati kültürünün güçlenmesi gerektiğini söyledi.


Baruş, engelli bireylerin karşılaştığı sorunların yalnızca ailelerin değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, "Önemli olan, özel bireylerimizin yaşamına empatiyle bakabilmek, ihtiyaçlarını doğru anlayabilmek ve hayatın her alanında yanlarında olabilmektir. Sevgi, anlayış ve dayanışma varsa hiçbir engel aşılamaz değildir." ifadelerini kullandı.


Konuşmaların ardından program, özel ihtiyaçlı bireylerin hazırladığı etkinliklerle devam etti. Erzurum Engelsiz Yaşam Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Cici Kızlar Gösterisi" sahnelendi.


Ardından Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı Aile ve Engelli Hizmetleri Müdürlüğü bünyesindeki özel ihtiyaçlı bireyler Furkan Özer ve Ufukcan Yavuz piyano resitali sundu.


Programda Özel Güzide Bakım Merkezi özel ihtiyaçlı bireyleri tarafından hazırlanan "Vatan Marşı Gösterisi" sahne aldı. Gösteri katılımcılardan alkış aldı.


Palandöken Özel Bakım Merkezi Korosu ise "Yemen Türküsü", "Sevemedim Kara Gözlüm" ve "Kara Üzüm Habbesi" eserlerini seslendirdi.


Programın son bölümünde Erzurum Engelli Aktif Yaşam Merkezi özel ihtiyaçlı bireyleri koro konseri sundu. Koroda "Sarı Gelin" ve "Bu Tepe Pullu Tepe" eserleri seslendirildi.


Program kapsamında ayrıca özel ihtiyaçlı bireylerin hazırladığı el sanatları ürünlerinden oluşan sergi açıldı. Sergide, engelli bireylerin emek vererek hazırladığı el emeği ürünler davetlilerin beğenisine sunuldu. Katılımcılar, sergide yer alan çalışmaların özel bireylerin üretkenliğini, yeteneklerini ve sosyal yaşama katılımını göstermesi açısından anlamlı olduğunu ifade etti.


Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen program, özel ihtiyaçlı bireylerin sanattan müziğe, sahne gösterilerinden el sanatlarına kadar farklı alanlardaki yeteneklerini ortaya koyduğu anlamlı anlara sahne oldu. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği program, sergilenen performanslar ve el sanatları sergisiyle büyük beğeni topladı. Program, toplumsal farkındalık ve engelsiz yaşam mesajlarıyla sona erdi.


Programa Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Aile ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürü Mahmut Temel, kamu kurum temsilcileri, STK temsilcileri, engelli bireyler, aileleri ve çok sayıda davetli katıldı.



Erzurum’da "Sevgi Varsa Engel Yoktur" programında buluştular

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün savunma yaptı Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ifade verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 3. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti. "Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, kimseye vermedim" Tutukluluğunun devamına yönelik ara mütalaaya karşı stratejist Necati Özkan, "Biz burada 2 nedenle bulunuyoruz. Ekrem Bey’in itibarını biraz daha zedelemek, 2019 seçimlerini kirletmek ve Sayın Merdan Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyabilmek. Bu raporlarda ortaya konan çabanın bir casusluk davası meselesini çözmekle ilgili bir çaba olmadığını, tam tersine bu tutuklulukları uzatmakla ilgili bir çaba olduğunu görüyoruz. Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz bu siyasi davada olmayan bir suçtan dolayı, yapmadığımız bir eylemden dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Savcının yorumları var o kadar. O yorumların hiçbirisi hiçbir tanığın ifadesine, hiçbir sanığın ifadesine, hiçbir delile, hiçbir gizli tanığın ifadesine falan da dayanmıyor. Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu dosyanın içeriğinde. Lütfen bu zulme son verin. Beni, Ekrem Bey’i ve Merdan Bey’i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin" ifadelerini kullandı. "Sahte belgeler var" Gazeteci Merdan Yanardağ ise, "Dün de söyledim bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var. Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Cumhuriyet savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi? Mesela benim Hüseyin Gün’le bir WhatsApp mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi? Bu dosyada anlaşılan şu, bir, itirafçı olmaya zorlanıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor biliyor musunuz? ‘Televizyonun finansman kaynağı ne?’ Çünkü onlar bir gazetecilik başarısının nasıl böyle bir sonuç doğurabileceğine inanamadılar. Cezalarla geldiler, soruşturmalarla geldiler. RTÜK cezalarıyla vesaire mali ambargolar uyguladılar. Reklam veren firmalara müfettişler, vergi müfettişleri göndererek televizyon yayınlarını önlemeye çalıştık. Neden bir MİT değerlendirmesi yok bu casusluk davasında? Mütalaayı olduğu gibi reddediyorum" dedi. "Kimseye casusluk iftirası atmadım, beyanlarım, ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi" Ardından söz verilen Hüseyin Gün, "Bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. 10 günlüğüne, rahmetli manevi annemin ricası üzerine İmamoğlu’nu çok sevdiği için ve 1. seçim iptal edildikten sonra sıradan bir sosyal medya analizi yaptırdığım için şimdi karşınızda ben casus oluyorum. Nasıl bir casusum ben? Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? İddianamede yazıyor, yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor. Beraber yargılandığımız Sayın İmamoğlu’na 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım diye bunun içinden bir manipülasyonun çıkarılabilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu. Duruşma avukat beyanları ile sürüyor.
Mersin Mersin’deki fabrika yangınına köpüklü müdahale Mersin’de 1 işçinin hayatını kaybettiği yağ üretim ve enerji depolama tesisindeki yangına köpüklü müdahale gerçekleştirildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu tanktaki alevlerin büyük bölümü kontrol altına alınırken, bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde bulunan Aves Enerji Dolum Tesislerinde meydana geldi. Yakıt tankında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama yaşandı. Patlama sırasında tank üzerinde bulunan Süleyman Güner (47), yaklaşık 20 metre yükseklikten beton zemine düştü. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı Toros Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Patlamanın ardından fabrikada çıkan yangına ilk olarak tesisin kendi ekipleri müdahale etti. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine bölgeye Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, AFAD ve emniyete bağlı TOMA araçları sevk edildi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için Adana ve Niğde’den de takviye itfaiye ekipleri gönderildi. Ayrıca Mersin’in çeşitli ilçelerinden destek ekipleri bölgeye yönlendirildi. Tanktaki benzin nedeniyle ekiplerin söndürme çalışmaları güçlükle yürütüldü. Akşam saatlerinde yangına köpükle müdahale edilirken, tanktaki alevlerin kısmen söndürüldüğü ve bölgede yoğun şekilde soğutma çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Yangının tamamen kontrol altına alınması için ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü, olayla ilgili inceleme başlatıldığı bildirildi.