KÜLTÜR SANAT - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 09:12

Osmanlı Sarayı’nın "Erzurum" şifresi: 469 yıllık vaşak fermanı

A
A
A
Osmanlı Sarayı’nın "Erzurum" şifresi: 469 yıllık vaşak fermanı

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarih Komisyonu Başkanı Taner Özdemir, Osmanlı arşivlerinde yürüttüğü çalışmalarda Erzurum’un hem siyasi hem de doğal tarihini aydınlatan 469 yıllık bir belgeyi gün yüzüne çıkardı. 1557 tarihli ferman, Cihan Sultanı Kanuni’nin Erzurum’a olan özel ilgisini ve sarayın bu kadim şehirden beklentilerini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.


Erzurum’un sadece bir serhat şehri değil, aynı zamanda Osmanlı saray yaşamının estetik ve lüks ihtiyaçlarını karşılayan stratejik bir merkez olduğu, TDED Erzurum Şubesi Tarih Komisyonu Başkanı Taner Özdemir’in ulaştığı tarihi vesika ile tescillendi. Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait ferman, Erzurum dağlarının asırlardır ev sahibi olduğu vaşakların izini tarihin derinliklerine sürüyor.


"Erzurum’u adeta yeniden inşa eden sultan"


Belgenin tarihi arka planını değerlendiren Taner Özdemir, Kanuni Sultan Süleyman’ın Erzurum için "ikinci kurucu" vasfı taşıdığını hatırlatarak, "Kanuni Sultan Süleyman Han, Erzurum’un gerçek banisidir. 1534’teki Irakeyn Seferi’nde şehre geldiğinde gördüğü yıkık manzarayı bizzat verdiği emirlerle değiştirmiştir. Şehrin surlarını ayağa kaldıran, iç kale camisini inşa ettiren ve bölgeyi bir eyalet merkezi yaparak Erzurum’a kimlik kazandıran odur. Kanuni’nin Erzurum’u sadece askeri bir üs olarak değil, her türlü zenginliğiyle korunan bir değer olarak gördüğünü bu yeni belgeyle bir kez daha anlıyoruz" dedi.


Sarayın Lüks Tercihi: Erzurum’un Nadide Vaşakları


Özdemir, ulaştığı belgenin içeriğindeki hayret uyandıran detayı şu sözlerle aktardı: "Hicri 20 Muharrem 965 (Kasım 1557) tarihli bu ferman, ’Hassa-i Hümayun’ yani doğrudan padişahın şahsi hizmetleri ve saray ihtiyacı için Erzurum ve civarındaki avcılar (sayyad) ile rençberlerden vaşak satın alınıp gönderilmesini emrediyor. O devirde vaşak kürkü, asaletin en üst göstergesiydi. Cihan imparatorluğunun kalbi olan İstanbul’daki sarayın, kürk ihtiyacını karşılamak için Erzurum’u adres göstermesi, şehrin o dönemdeki doğal kaynaklarının ne kadar ileri düzeyde olduğunu ispatlıyor."


"Tarih ve doğa bugün tekrar buluşuyor"


Taner Özdemir, fermanın günümüz Erzurum’u ile ilginç bir paralellik gösterdiğini vurguladı. Son yıllarda özellikle İspir, Oltu ve Tortum gibi ilçelerde vaşakların sıkça kameralara yansımasını değerlendiren Özdemir: "Son zamanlarda hemşehrilerimizin doğada bu muazzam canlılarla karşılaşması bir tesadüf değil. Arşivden çıkardığımız bu belge, vaşakların bu toprakların özbeöz ev sahibi olduğunu kanıtlıyor. O gün sarayın gözdesi olan bu ’orman hayaletleri’, bugün de Erzurum dağlarında varlığını sürdürerek şehrimizin biyoçeşitliliğinin ne kadar köklü olduğunu bizlere hatırlatıyor" şeklinde konuştu.


Bir mirasın iki yüzü: hem mimari hem doğa


Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: "Bizler bugüne kadar Kanuni’nin Erzurum’a bıraktığı taşınmaz eserleri konuştuk. Ancak bu ferman gösteriyor ki, padişahın mirası sadece camiler ve surlardan ibaret değildir; o, bu coğrafyanın yaban hayatına da bir kıymet biçmiştir. Bu belge, Erzurum’un tarihi mirasını doğasıyla birleştiren eşsiz bir vesikadır"



Osmanlı Sarayı’nın "Erzurum" şifresi: 469 yıllık vaşak fermanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Uşak Yaşlı adamı tarlada bıçaklayarak öldüren şüpheli yakalandı Uşak’ta tarım arazisinde ölü bulunan 63 yaşındaki Gürsel Arı’nın cinayet şüphelisi, Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen titiz çalışma sonucu yakalanarak gözaltına alındı. Olay, 11 Mayıs’ta Uşak merkeze bağlı Kemalöz Mahallesi yakınlarında bulunan bir tarım arazisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede hareketsiz halde yatan bir şahsı fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine 112 Sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde, boğazında bıçak kesiği bulunan şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan kimlik tespitinde hayatını kaybeden kişinin Gürsel Arı (63) olduğu öğrenildi. Arı’nın cenazesi, olay yerindeki incelemelerin ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında, olay günü Gürsel Arı ile birlikte bölgede bulunan kişinin N.K. (42) isimli kadın olduğu tespit edildi. N.K.’nin olayın ardından şehir merkezinde bir özel hastaneye başvurduğu ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan N.K., Gürsel Arı ile arkadaş olduklarını ve olay günü birlikte tarım arazisine gittiklerini belirtti. N.K., burada bir süre sonra tanımadıkları bir şahsın yanlarına geldiğini, bu kişinin Gürsel Arı’yı bıçakladığını, ardından kendisini ağaçlık alana götürerek bıçakladığını ve daha sonra da kaçtığını iddia etti. N.K., olayın ardından otobüsle şehir merkezine gittiğini, burada vatandaşların ve şoförün durumundan şüphelenerek kendisine yardım etmek istediğini ancak yardım teklifini kabul etmediğini, daha sonra bir arkadaşına durumu anlattığını ve birlikte hastaneye başvurduklarını ifade etti. 300 saatlik kamera incelemesiyle şüpheli tespit edildi Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince başlatılan çalışmalarda, çevrede bulunan yaklaşık 60 güvenlik kamerasına ait 300 saatlik görüntüler titizlikle incelendi. Yapılan incelemelerde olay yerinin yakınlarında şüpheli tavırlar sergileyen ve ormanlık alandan koşarak uzaklaştığı değerlendirilen bir şahıs tespit edildi. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelinin R.K. (20) olduğu belirlendi. Şüpheli, ekiplerce Aybey Mahallesi’ndeki adresine düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Öte yandan, şüphelinin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.