EKONOMİ - 03 Nisan 2026 Cuma 17:02

Palandöken’de ekonomi zirvesi toplantısı

A
A
A
Palandöken’de ekonomi zirvesi toplantısı

Palandöken Ekonomi Zirvesi (PALEZ) tarafından gerçekleştirilecek ekonomi zirvesi programının lansman toplantısı yapıldı.


Dedeman Palandöken Ski Lodge otelde 4-5 Nisan’da tarihleri arasında düzenlenecek olan Palandöken Ekonomi Zirvesi’ne Prof. Dr. Yusuf Kaplan, Prof. Dr. Cihat Yaycı, Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı ve Dr. İsrafil Kurulay sunum yapacak.


Palez Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yer ve Erzurum İl Başkanı Hilmi Yavilioğlu, iki gün sürecek programda zirvenin önemi, içeriği ve Erzurum’da düzenlenme amacı hakkında basın mensuplarını bilgilendirdi.


Erzurum kıymeti bilinmeyen bir şehir


Arez’in tanıtım toplantısında konuşan Prof. Dr. Yusuf Kaplan, Erzurum’un şu an stratejik değerinin gittikçe önem kazanmasına rağmen kıymeti bilinmeyen bir şehir olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kaplan, "Erzurum, bütün Asya’nın içlerinden Avrupa’nın içlerine kadar güneyden, kuzeyden, doğudan, batıdan acayip bir şekilde tam bir medeniyetlerin buluşma noktası, kavşak noktası. Yani böyle bir özelliği var Erzurum’un. Maalesef şu an bu ifadeyi kullanmak zorundayım, gördüğüm manzara böyle bir manzara. Şu an yaşlanmış gibi duruyor. Çok yaşlı, bir şekilde emekliye ayrılmış, istifa etmiş, hayattan istifa etmiş, ölmek üzere can çekişiyormuş gibi bir izlenim var. Halbuki müthiş dinamizmi var" dedi.


Bu dinamizmi harekete geçirecek üç sermeyeye ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Kaplan, şu ifadeleri kullandı: "Birincisi tabii ki kültürel sermaye. Yani Erzurum, medeniyetin kurucusu, konumlandırıcısı ve koruyucusu olan şehirler arasındadır. Ben Erzurum’un üç özelliğe de sahip olduğunu görüyorum. Şimdi bu üç özelliğinin de yavaş yavaş aşınmaya başladığını görüyoruz. Dolayısıyla müthiş bir dinamizm var. Bu dinamizmin kuvveden fiile dönüştürülmesi lazım. Kuvveden fiile dönüştürülebilmesi için üç sermayenin harekete geçilmesi lazım. Ülkeyi yöneten insanlar da Erzurum’un hak ettiği yerde olduğunu göstermeliler. Dolayısıyla kültürel açıdan kültürel sermayesi çok güçlü bir şehir. Bu sermayenin güncellenmesi lazım, update yapılması lazım. Buradan bizim bölgeye ve dünyaya kültür üretebildiğimiz bir şehre dönüşmesi lazım. İkincisi ekonomik sermaye. Yani gene bütün İpek Yolu dahil başta olmak üzere Hazar Havzası, Karadeniz Havzası, Basra Körfezi Havzası vs. Bütün medeniyetlerin gerçekten ekonomik olarak da kavşak noktası. Bu açıdan ekonomik dinamizmini harekete geçirmesi gerekiyor. O konuda ciddi projelerin geliştirmesi lazım. Hükümetin geliştirmesi lazım. Sivil toplum kuruluşlarının büyük ölçekte projelere imza atmaları lazım. Üçüncü olarak da insan sermayesi. Yaşlanmış bir şehir havası var. Yani işte dünyadan ele tek çekmiş gibi bir hali var. Halbuki bu karda, bu kışta, kıyamette dinamik olması lazım. Coğrafyanın verdiği stratejik konum, jeokültürel, jeokonomik ve dolayısıyla jeoantropolojik konumu aslında dinamik bir şehirle karşı karşıya olmamızı sağlayacak özellikler. O açıdan Erzurum. bütün bu saydığım özelliklerinden ötürü Erzurum ayağa kalkarsa bölgenin dolayısıyla Türkiye’nin ayağa kalkacağını söylüyorum. Kültürel olarak, entelektüel olarak, manevi olarak, dolayısıyla ekonomik olarak, insan sermayesini harekete geçirecek bölgeyi ve ülkeyi ayağa kaldıracak bir yolculuğun tohumları ekilebilir. Yani burası o anlamda Palandöken zirvesi bütün kültürlerin, medeniyetlerin, coğrafyaların buluştuğu, birbirleriyle konuştuğu, birbirleriyle alışveriş yaptığı, kültürel alışveriş, ekonomik alışveriş, entelektüel alışveriş yaptığı bir merkez, mekana dönüşür inşallah. Yani bu yolculuğun o açıdan ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu işe devletin de aynı zamanda sahip çıkması gerekiyor. Yoksa başka türlü yürümez. Yani Cumhurbaşkanlığının himayesine vesaire gitmesi lazım bu işin. Cumhurbaşkanlığı himayesinde giderse bölgeyi ayağa kaldırır. Türkiye’nin ekonomisine, kültürüne, sanatına ve dolayısıyla insan sermayesine aynı zamanda katkıda bulunur."


Erzurum Türk’ün doğudaki kalkanı


Daha sonra söz alan Prof. Dr. Cihat Yaycı ise Palandöken Ekonomik Zirvesi (Palez) grubunun gönüllü üyesi ve onursal başkanı olduğunu söyledi. Erzurum’un kendisi için çok kıymetli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yaycı, "Erzurum Türkiye’nin Türk’ün doğudaki kalkanı ve milli mücadelenin başlatıldığı şehir. Cumhuriyet’in kuruluşunda bir yüksek güçlü sütun ve Atatürk’ün milli mücadeleye başlattığı şehir" dedi.


Erzurum’un nüfuzunun azaldığını hatırlatan Yaycı konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bunun temel nedeni ekonomik zorluklar. Çalışma alanlarının kısıtlı olması ve kış koşulları nedeni ile giderlerin fazlalığı. Tarım ve hayvancılık çok önemli bu bölgede. Ancak insanlar hayvancılığı bırakıyorlar. Türkiye’nin şehirlerden kırsala göçe ihtiyacı var, kırsaldan şehirlere değil. Erzurum kimlikli bir şehirdir. Erzurum ordan burdan toplama bir şehir değil, kimliği olan bir şehirdir. Erzurum’un kendine has bir havası vardır, o havayı bozmamak lazım.


Mavi vatanın kesişme noktası


Erzurum’un mavi vatanla ilgisine gelince; aslında Erzurum için mavi vatan büyük bir şans. Yani hem tuzlu suyuyla hem deniziyle, hem tatlı suyuyla şans. Neden? Çünkü Türkistan bölgesine ve aşağıdaki Irak, Suriye bölgesine son derece yakın. Zengezur Koridoru’na bağlı. Zengezur Koridoru’nun asıl önemini arttıran şey şu; Hazar Denizi’nden Karadeniz’e bağlanmak.Ve bunun da düğün noktası Nahçıvan’dan sonra Erzurum. Yani Hazar Denizi bir mavi vatan parçası, Karadeniz bir mavi vatan parçası ve bunu ikisini birleştiren yer düğün noktası lojistik merkezi Erzurum. O nedenle mavi vatanla doğrudan iç içe bir yer. Zaten Erzurum deniz kıyısı sayılır literatürde. Neden? Erzurum’da şimdi kuş uçuşu gitseniz 50 km sonra denize gider. Yani tünellerin yapılması, bunların yapılması ve dolayısıyla ticaret deniz sayesinde gelişecek Erzurum’da. Çünkü limanlara bağlı, limanlara bağlantılı oluyor."


Toplantıda önceki dönem Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı ve İstanbul Ticaret Üniversitesi öğretim üyesi Dr. İsrafil Kurulay da Palandöken Ekonomi Zirvesi’nin bölgeye katkı sunacağını dile getirdiler.



Palandöken’de ekonomi zirvesi toplantısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla üretiyor, büyükşehir destekliyor Tarım, turizm ve ticaret alanlarında güçlü bir potansiyele sahip kentte yem üretiminden fidan desteğine, hayvancılıktan yerel tohum çalışmalarına, laboratuvar analizlerinden sulama hizmetlerine kadar birçok alanda üreticilere destek veriliyor. 2024-2026 yılları arasında 269 bin zeytin ve ceviz, bin 500 narenciye fidanı dağıtılırken, bin 500 üretici aileye 330 ton yem bitkisi desteği sağlandı. Tritikale, arpa ve yulaf tohumlarıyla 13 bin 200 dekar alanda üretim hedeflendi. Ayrıca 7 bin 900 feromon tuzak dağıtılarak narenciye üreticileri desteklendi. Laboratuvar analizleriyle bilimsel üretim destekleniyor Bilimsel üretimi desteklemek amacıyla 100. Yıl Gıda Analiz Laboratuvarında 390, Toprak, Bitki ve Sulama Suyu Analiz Laboratuvarında ise 2 bin 435 analiz gerçekleştirildi. Türkiye’nin en kapsamlı Yerel Tohum Merkezi aracılığıyla Muğla’da üretilen yerel tohumlar ise 81 ile ulaştırıldı. Su kaynaklarının verimli kullanılması amacıyla il genelinde 379 bin 160 metre sulama kanalı temizlenirken, 30 bin 252 metre kanalda bakım ve onarım çalışması yapıldı. Hayvancılığa aşı, yem ve ekipman desteği Hayvancılık alanında da üreticilere destek sağlanarak 5 bin büyükbaş hayvan için 10 bin doz aşı uygulandı. Alabalık yetiştiricilerine 11 ton yem desteği verilirken, Temiz Petek Projesi kapsamında 34 bin 220 petek şoklandı. Ayrıca bin 59 işletmeye 18 bin 500 mineral blok dağıtıldı; 57 süt soğutma tankı, 5 süt transfer tankı ve 5 jeneratör desteği sağlandı. Sel ve don sonrası üreticiye destek Muğla Büyükşehir Belediyesi, kış aylarında yaşanan sel ve don olaylarının ardından hızla sahaya inerek üreticilerin yanında oldu. Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman’da don nedeniyle zarar gören narenciye üreticilerine eğitim ve zirai ilaç desteği sağlanırken, Köyceğiz’de selden etkilenen sera alanlarında zarar tespit çalışmaları yapılarak destek süreci başlatıldı. Başkan Aras; "Bizim vazifemiz üreten köylümüzün her alanda yanında olmak" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras verimli toprakları ile önemli bir tarım kenti olan Muğla’da üreten köylüye desteklerinin devam edeceğini söyledi. Başkan Aras; "Dünya’nın en özel çam balı, uluslararası yarışmalardan birincilikle dönen zeytinyağımız, aromasıyla tüm dünyaya ithal edilen susamız ve daha birçok marka ürünümüz Muğla’mızın topraklarında yetişiyor. Muğla verimli toprakları ile dünyanın en önemli tarım kentlerinden biridir. Bu toprakları emekleri ile işleyen, tarımsal üretime tüm olumsuz şartlara rağmen devam eden üreten köylümüz de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi milletin efendisidir. Bize de düşen üreten köylümüzün her alanda yanında olmak, onların alın terinin karşılığını almasını sağlamaktır. Büyükşehir olarak tarıma, üreten köylümüze destek olmaya, Muğla’nın verimli topraklarında üretimin devam etmesine desteklemeye devam edeceğiz" dedi.
Malatya Gelinciktepe’ye 5 bin 800 metrekarelik gençlik merkezi Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Gelinciktepe Gençlik Merkezi’nin temeli törenle atıldı. Malatya’da spor ve gençlik merkezi yatırımlarına devam eden Büyükşehir Belediyesi, kentin yeni yüzü, yükselen değeri Gelincik Tepe’de, önemli bir hizmete imza attı. Battalgazi ilçesi Gelinciktepe TOKİ Konutları bölgesinde 5 bin 800 metrekarelik bir alanda inşasına başlanılan Gelinciktepe Gençlik Merkezi’nin temeli törenle atıldı. Temel atma töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Bugün temelini attığımız bu merkez, 5 bin 800 metrekarelik bir alana sahip. Merkezimiz, 3 bin 585 metrekare kapalı kullanım alanına sahip olacak. Bodrum, zemin ve birinci kattan oluşan modern ve fonksiyonel bir yapı olarak inşa edilecek. İçerisinde çok amaçlı salonlardan kitap kafelere, inovasyon odalarından müzik atölyelerine kadar gençlerimizin kendilerini geliştirebileceği birçok imkân bulunacak" dedi. Malatya’nın geleceğine yön verecek projeleri hayata geçirdiklerini söyleyen Başkan Er, "Bizler sadece Malatya’da depremin yaralarını sarmıyoruz. Biz aynı zamanda geleceğin Malatya’sını inşa ediyoruz. Şehircilikten sanayiye, turizmden tarıma kadar her alanda güçlü bir vizyonla hareket ediyor, yeni bir Malatya’yı adım adım inşa ediyoruz. Emin olun, bugün bir kısmını gördüğünüz bu değişimi önümüzdeki aylarda çok daha net hissedeceksiniz. Birkaç ay sonra daha fazla, yıl sonuna doğru ise inşallah ulaşımıyla, sanayisiyle, yollarıyla, caddeleriyle her yönüyle yepyeni bir Malatya’yı hep birlikte göreceğiz. Ancak biz şehri sadece binalardan ibaret görmüyoruz. Şehrin ruhunu inşa eden en önemli unsurun gençlik olduğunu biliyoruz. Bu yüzden gençlerimizin gelişimi, sosyal hayatı ve yarınlara hazırlanması bizim en büyük önceliklerimizden biridir. Bu kapsamda Malatya’mızda yaklaşık 4 milyar liralık gençlik ve spor yatırımı gerçekleştiriyoruz." diye konuştu. Başkan Er, Malatya’nın yeniden inşa sürecine büyük katkılarından dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a ve emeği geçen herkese teşekkür etti. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın katkılarıyla Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen temel atma törenine; Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ebu Bekir Kayhan ile çok sayıda davetli katıldı. Konuşmaların ardından dua edilerek, gençlik merkezinin temeli atıldı.