GENEL - 23 Mart 2021 Salı 10:43

Bir asırlık şaşkına çeviren el yazması defter

A
A
A
Bir asırlık şaşkına çeviren el yazması defter

Eskişehir’de antika eşya koleksiyonculuğu yapan Ali Çelik, yaklaşık bir asır öncesine ait Osmanlıca el yazısıyla kaleme alınmış defteri, 3 aylık çabanın sonunda günümüz Türkçesine çevirdi.

Eskişehir’de antika eşya koleksiyonculuğu yapan Ali Çelik, yaklaşık bir asır öncesine ait Osmanlıca el yazısıyla kaleme alınmış defteri, 3 aylık çabanın sonunda günümüz Türkçesine çevirdi.


Eskişehir’de 14 yıldır antika eşyalar biriktiren Ali Çelik, Osmanlı döneminden kalma eserleri anlayabilmek için kendi imkânlarıyla Osmanlıca öğrendi. Koleksiyonunda birçok Osmanlı belgesini bir araya getiren Çelik, karşılaştığı yazıları Türkçeye çevirerek daha fazla kişiye ulaşmayı hedefliyor. İnternetten satın aldığı 1929 yılına ait defteri yaklaşık 3 aylık uğraşla Türkçeye çeviren Çelik, öğrendiği bilgiler karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor. Eskişehir’in Yakakayı Köyü’nde yaşayan bir öğretmen tarafından yazılan defterde; bitkisel tedavi yöntemleri, atasözleri, şiirler, türküler, coğrafi bilgiler ve hurafeler gibi birçok konuyu anlatan bilgiler yer alıyor. Osmanlı yazılarıyla birlikte farklı çizimlerin de yer aldığı el yazması defter, görenlerin dikkatini çekiyor.



“Defter tamamen Osmanlıca yazılmış”


Türkçeye çevirdiği eserde farklı bilgilerle karşılaştığını belirten Ali Çelik, defteri yazan kişinin ilkokul öğretmeni olduğunu söyledi. Defteri internet üzerinden satın aldığını ifade eden Çelik, “Elimde 1929 yılına ait bir ilkokul öğretmeninin Eskişehir Yakakayı Köyü ile ilgili yazdığı bir defter var. Bunu internet üzerinden cüzi bir miktara aldım ve günümüz Türkçesine çevirdim. İçerisinde de çok farklı bilgiler olduğunu fark ettim. Defter tamamen Osmanlıca yazılmış. Öğretmen görevli olduğu köyde çevresini, hangi yemeklerin yendiğini, giyim tarzlarını, evlerinin yapılış biçimleri, köydeki hurafeler, örf adet ve gelenekler gibi neredeyse her konuyu deftere yazmış. Bunu yazan da ilkokul öğretmeni H. Basri olarak adını deftere geçirmiş. Ben Hasan Basri olarak tahmin ediyorum” şeklinde konuştu.



“Osmanlıca bazı insanlar için hiçbir şey değil”


Osmanlıca öğrendiği için çevresinde bulunan bazı kişilerden tepki gördüğünü söyleyen Çelik, konuyla ilgili olarak şunları aktardı:


“Bunların çok küçük miktarlara internette satılması, insanların tarihini bilmeyişinden ve Osmanlıcaya önem vermeyişinden ileri geliyor. Osmanlıca bazı insanlar için hiçbir şey değil. Bana niye öğrendin diye soranlar var. Keşke başka işlerle uğraşsaydın, mühendis veya doktor olsaydın diyenler var. Şu anda çalışıyorum ve boş zamanlarımda bunun üzerine düşüyorum. Defteri çevirmem 3 ay kadar bir zamanımı aldı. El yazması olması ve yöresel şiveler de işin içine girince çevirmesi biraz uzun sürebiliyor.”



“Bunların herkes için bir anlam ifade etmesi lazım”


Defterde yer alan bilgilerin oldukça detaylı yazıldığını belirten Ali Çelik, okuyan insanların duygusal anlamda etkilenebileceğinin altını çizdi. Deftere yazılmış konulardan bahseden Çelik, “Defterde en çok ilgimi çeken kısımlardan biri o zamanda da farklı hurafelerin olması. Demek ki o belli kesimlerde cahil insanlar bunlara dikkat ediyorlarmış. Bitkisel tedavi yöntemleri vardı. Mesela Hicri takvime göre 1235 yılında bölgede bir kuraklık olmuş ve insanlar yataklarına kadar eşyalarını satmak zorunda kalmış. Buna yakılmış türkü var. Bunların herkes için bir anlam ifade etmesi lazım. Belki şu andaki nesil böyle durumlar yaşamadığı için bunları anlamayabilir ancak o an için çok önemli. Şu anda bile insanların gözleri yaşarabilir. Defterin içerisinde o zaman çizilmiş Türklere ya da Müslümanlara ait olmayan mezar taşlarının resimleri var. Daha önce orada Bizanslıların ve Yunanların yaşadığından bahsetmiş. Neredeyse her şeyden bahsetmiş. Bir öğretmenin her şeyi hiç bu kadar detaylı kaleme alacağını düşünmezdim” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Chibuike Nwaiwu: "Onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" Trabzonsporlu oyuncu Chibuike Nwaiwu, Galatasaray karşılaşmasının ardından, taraftarlara seslenerek, "Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor, sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından Trabzonsporlu oyuncu Nwaiwu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Galibiyetten dolayı mutlu olduklarını ifade eden bordo-mavili oyuncu, "Galibiyet için çok mutluyuz. Doğru pozisyonları bulduk ve bu pozisyonları değerlendirdik" dedi. Takım olarak geldikleri noktayı bildiklerini belirten Nwaiwu, Trabzonspor için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Takım ile taraftar arasındaki bağa da dikkat çeken oyuncu, "Biz nereden geldiğimizi çok iyi bilen insanlarız. Takımımız için çalışan ve mücadele eden oyuncularız. Biz takımımızı seviyoruz, takımımız da bizi seviyor. Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Gelecek süreç hakkında da konuşan Nwaiwu, çalışmalarını sürdürmeleri halinde daha iyi sonuçlar alabileceklerine inandığını dile getirerek, "Gerçekten her şey mümkündür. Çok çalışmaya devam edersek ve inancımızı korursak daha ileriye gidebiliriz" diye konuştu. Atmosferi de değerlendiren Nwaiwu, taraftar desteğinin önemine değinerek, "Harika bir atmosfer vardı. Taraftarlarımız bize büyük destek verdi. Onların oluşturduğu ortam gerçekten çok etkileyiciydi" şeklinde konuştu.
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.