TEKNOLOJİ - 13 Mayıs 2024 Pazartesi 09:23

(ÖZEL) Vatandaşlar telefon alırken en çok RAM ve depolama alanını göz önünde bulunduruyor

A
A
A
(ÖZEL) Vatandaşlar telefon alırken en çok RAM ve depolama alanını göz önünde bulunduruyor

Eskişehir’de telefonculuk yapan Yiğit Aytekin, cep telefonu alan vatandaşların pek çok donanımsal özellik arasından en çok RAM ve depolama alanı ile cihazın muhtemel arıza ya da hasar durumlarına karşı tamir maliyetlerini göz önünde bulundurduklarını söyledi.


Teknolojinin gelişmesiyle birlikte cep telefonlarının özellikleri de çeşitleniyor. Bu çerçevede, artık her telefon farklı kesimlerdeki vatandaşlara hitap etmeye başlarken, müşterilerin talepleri de farklılaşıyor. Vatandaşların kimisi cep telefonlarını sadece gündelik ihtiyaçları için seçerken, kimisi de oyun veya iş için kullanacağı için ona uygun özelliklerde cihazlar arıyor. ‘İyi olsun, ucuz olsun’ düşüncesiyle telefon alan vatandaşlar cihazların muhtemel arıza ya da hasar durumlarında meydana gelecek tamir maliyetini de göz önünde bulundururken, yüksek maliyetli olduğu bilinen Amoled ekranlar yerine TFT ya da IPS ekranların da tercih edildiği gözlemleniyor. Müşterilerinin en çok RAM ve depolama alanına dikkat ettiği bilgisini paylaşan telefoncu esnafı ise, bazı vatandaşların fiyata ya da özelliğe değil belli bir markaya odaklandıklarını ifade ediyor.



“Kimisi için para, kimisi için de özellik öncelik”


Eskişehir’de telefonculuk yapan Yiğit Aytekin, her vatandaşın telefonlarını belli başlı amaçlar doğrultusunda kullandığını belirtti. Müşterilerin alışverişlerini de bu istekleri doğrultusunda gerçekleştirdiklerini dile getiren Aytekin, “Kimisi telefonunu iş için kullanıyor, kimi ders, kimisi oyun oynamak ve kimisi de günlük normal ihtiyaçları için kullanıyor. Yani herkes bu ihtiyaçlar doğrultusunda telefon alıyor. Oyun oynayacak kişiler cihazlarının RAM ve işlemcisine dikkat ediyor. İş için kullanacak kişiler, emlakçılık ve galericilik gibi fotoğrafla alakalı bir ihtiyaçları varsa kamerasına dikkat ederler. Ya da çok hafızaya ihtiyacı olanlar bunu göz önünde bulundurur. Katlanır telefonlar bence normal standartlarda cihazı düşürenler için çok uygun değildir. Böyle çok temiz ve titiz kullanan kişiler için uygundur. Çünkü katlanan telefonlar normallerine göre biraz daha nazik ve dayanıksız oluyorlar. Aynı zamanda katlanır telefonlarda masraflar fazla oluyor. Normal ekranları neredeyse telefonun yarı fiyatını bulabiliyor. Bu tüketiciden tüketiciye fark ediyor ama insanlarda genelde şu tabir vardır, iyi olsun ucuz olsun. Ama tabii ki kimisi için para, kimisi için de özellik öncelik.



“İnsanlar telefonlarda en çok RAM ve hafızaya dikkat ediyor”


Telefonlarda kullanılan ekran teknolojilerinin de maliyetleri nedeniyle vatandaşların tercihlerini etkilediğinden bahseden Aytekin, konuşmasının devamında şu sözleri kaydetti:


“Bu cihazlar en çok ekranları nedeniyle tamire gelirler. Amoled ekranlı telefonların ekranları daha pahalıdır çünkü kalitesi daha iyidir. TFT ya da IPS ekran fiyatları daha ucuzdur. Çünkü ekran kalitesi Amoled ekrana göre daha düşüktür. Tabii bu ekranları arayan müşteriler de oluyor. Çok ekran kıran müşteriler daha ucuz ekranlı telefonları tercih ediyorlar. Ancak genel olarak ele alacak olursak insanlar telefonlarda en çok RAM ve hafızaya dikkat ediyor. Bu ikisi iyi olduğu takdirde telefonun kamerasına ve görünüşüne çok fazla aldırış etmiyorlar. Bazı markaların kemik kullanıcıları var mesela, onlar da başka telefon kullanmıyorlar. Artık telefonun özelliğine değil markasına bakanlar da var. Şu anda orta segment bir telefon da ortalama 8 bin 12 bin lira arasında değişiklik gösteriyor.”



(ÖZEL) Vatandaşlar telefon alırken en çok RAM ve depolama alanını göz önünde bulunduruyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Mardin’de TÜGVA "İhtisas Akademi Lansman Programı" Mardin’de Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından "İhtisas Akademi Lansman Programı" düzenlendi. Artuklu Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı’nda konuşan Vali Tuncay Akkoyun, Mardin’in tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, şehrin köklü eğitim geleneğine vurgu yaptı. Zinciriye, Kasımiye ve Hatuniye medreselerinin ilim yolculuğundaki önemine değinen Akkoyun, bu mirasın en güçlü taşıyıcılarının gençler olduğunu ifade etti. TÜGVA’nın gençlere yönelik çalışmalarını "gönüllere dokunan bir irfan hareketi" olarak nitelendiren Akkoyun, vakfın sadece projelerle değil gençlerin karakter gelişimine katkı sağlayan faaliyetleriyle de öne çıktığını söyledi. Gençlerin ilmi, ahlaki ve sosyal yönden gelişimini esas alan bu tür programların medeniyet tasavvurunun temelini oluşturduğunu dile getirdi. "İlk emri ‘oku’ olan bir medeniyetin mensuplarıyız" diyen Akkoyun, okuma kültürünün önemine dikkat çekerek, düşünme ve üretme becerilerinin gençlere kazandırılması gerektiğini belirtti. Vali Akkoyun, gençlerin geçmişi bilen, geleceğe yön veren bireyler olarak yetişmesinin önemine işaret etti. Konuşmasında bilim insanlarına da değinen Vali Akkoyun, El-Cezeri ve Aziz Sancar gibi isimlerin izinden gidecek yeni nesillerin yetişeceğine inandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine de vurgu yapan Vali Akkoyun, Türkiye’nin küresel gelişmelere karşı adalet ve vicdan eksenli bir duruş sergilediğini belirtti. Mazlumların yanında olmanın ve haksızlıklara karşı durmanın önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi. Gençlere yönelik yatırımların süreceğini ifade eden Akkoyun, Mardin’de çocukların ve gençlerin refahı için çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini kaydetti. Vali Akkoyun, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederek, "İhtisas Akademi Programı"nın gençler için hayırlı olmasını temenni etti. Mardin TÜGVA İl Başkanı Emin Kurtay ise, gençliğin sadece geleceğin değil, bugünün de en büyük gücü olduğunu vurguladı. Mardin’in tarihi ve kültürel zenginliğine dikkat çeken Kurtay, "Mardin, tarihin taşlarla nakşedildiği, inançların ve kültürlerin aynı gökyüzü altında kardeşçe yaşadığı kadim bir şehir. Bu şehirde genç olmak sadece bir yaş aralığı değil; bir mirası taşımak, bir medeniyeti omuzlamak demektir" ifadelerini kullandı. Türkiye Gençlik Vakfı olarak gençliğe bakış açılarını da paylaşan Kurtay, gençlerin yalnızca geleceğin teminatı olarak görülmediğini belirterek, "Gençlik bugünün en büyük gücü, en sahici hakikati ve en büyük umududur" dedi. İhtisas Akademi Programı’nın önemine değinen Kurtay, programın sadece bir eğitim faaliyeti olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "İhtisas Akademi’yi bir akademi programı olmasının ötesinde bir ufuk, bir istikamet ve bir inşa süreci olarak görüyoruz. Bu programla hedefimiz; gençlerimizin entelektüel birikimini güçlendirmek, düşünce dünyasını ve hayallerini derinleştirmek, sadece bilgiyle donanmış değil aynı zamanda hikmetle yoğrulmuş bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır." Programa katılan TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, TÜGVA’nın yaklaşık 13 ana proje ile gençlere ulaştığını belirterek, bu projeler arasında en kıymetlisinin İhtisas Akademi olduğunu ifade etti. Programın mottosunu da paylaşan Beşinci, "Her yerde olan hiçbir yerdedir. Bir yerde olan her yerdedir" sözleriyle ihtisaslaşmanın önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın programın içeriğini, üslubunu ve hedefini yansıttığını belirten Beşinci, gençlerin belirli alanlarda uzmanlaşmasının gerekliliğini vurguladı. Gençlerin kişisel gelişimlerine katkı sunmayı amaçladıklarını dile getiren Beşinci, İhtisas Akademi kapsamında eğitimler, alanında uzman isimler ve tecrübeli gazetecilerle gençlerin bir araya getirileceğini söyledi. Bu buluşmalar sayesinde bilgi ve tecrübe paylaşımının sağlanacağını ifade etti.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, nefretin dili yerine; barışın evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, nefretin ve çatışmanın dili yerine; barışın, adaletin ve merhametin evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" dedi. İletişim Başkanı Duran sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemde bölgesel ve küresel gelişmelere yönelik açıklamaları; birlik, kardeşlik ve ortak değerler etrafında kenetlenmemizin tarihi bir sorumluluk olduğunu açıkça ilan etmektedir. Ülkemiz uluslararası alanda ‘Güvenli Liman Türkiye’ olarak anılıyorsa bu, ırk, mezhep, din ve dil ayrımlarını reddeden; insanlık ortak paydasını önceleyen duruşumuzun neticesidir. Türkiye, nefretin ve çatışmanın dili yerine; barışın, adaletin ve merhametin evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin mazlumların yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Duran, "Bu çerçevede ülkemiz, krizlerin ortasında istikrarı temsil eden, kaos ve savaş çığırtkanlıklarının içinde ‘Barışın Anahtarı’ olmayı sürdürmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği üzere, ülkemiz hakikati korkusuzca dile getiren, mazlumun yanında duran ve küresel barış için sorumluluk üstlenen bir duruş sergilemektedir. Dün olduğu gibi bugün de bölgesel ve küresel gelişmeleri doğru okuyan, sağduyulu ve ilkeli politikalarıyla öne çıkmaktadır. Bu anlayışla; insani ve vicdani duruşumuzu esas alarak nerede bir mazlum varsa yanında olmaya, barış ve istikrar için tüm imkânlarımızla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.