GÜNDEM - 13 Ekim 2025 Pazartesi 18:01

’Eskişehir Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulu’ toplantısı düzenlendi

A
A
A
’Eskişehir Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulu’ toplantısı düzenlendi

Eskişehir Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulu’nun ilk toplantısı, Vali Hüseyin Aksoy’un başkanlığında gerçekleştirildi.


Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan Kadının Güçlenmesi Genelgesi kapsamında, koordinasyon kurulları oluşturuldu. Bu çerçevede, Eskişehir’de kadının güçlenmesine ilişkin politikaların merkezi ve yerel düzeyde bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesini sağlamak amacıyla toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda; kadınların ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal hayatta daha etkin bir şekilde yer alması, fırsat ve imkanlardan eşit biçimde faydalanması ile karar alma mekanizmalarında temsillerinin artırılmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulu ise, ilgili kurum ve kuruluşların iş birliğiyle ’Eskişehir İli Kadının Güçlenmesi İl Eylem Planı’nın hazırlanması sürecini başlattı.



"Tüm kurumlarımızla koordineli şekilde çalışmayı sürdüreceğiz"


Toplantıda konuşma yapan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, "Kadınların her alanda daha güçlü bir şekilde var olabilmesi, sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarındandır. Bu doğrultuda, tüm kurumlarımızla birlikte koordineli bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.



’Eskişehir Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulu’ toplantısı düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Binlerce kilometre mesafe kateden leylekler yuvalarını Diyarbakır’da kuruyor Diyarbakır’ın Bismil ilçesinden geçen Dicle Nehri, yaklaşık 5 bin kilometre yol katederek Nil Vadisi, Etiyopya, Somali ve Afrika’dan gelen leyleklere ev sahipliği yapıyor. Bismil ilçesinden geçen Dicle Nehri, yıllardır leyleklere ev sahipliği yapıyor. Nil Vadisi, Etiyopya, Somali ve Afrika gibi yerlerden yaklaşık 5 bin kilometre katederek gelen leylekler, ata yurtlarında varlıklarını sürdürüyor. Hatay üzerinden gelen leyleklerin bir kısmı Avrupa popülasyonuna katkı sağlarken, bir kısmı ise ata yurdu olan Diyarbakır’a gelip, yıllardır kullandıkları yuvalarına yerleşiyor. Öncü olarak gelen erkek leylek, daha sonra gelen dişi leylek ile kuluçka ve yavrulama dönemini burada geçiriyor. Prof. Dr. Ahmet Kılıç, ülkede yüzlerce kuş türü olduğunu, bunlardan birinin de leylek ya da beyaz leylek olduğunu söyledi. Göçmen olarak bilinmekte olan leyleklerin yurda şubat ayı ortasından itibaren girmeye başladıklarını belirten Prof. Dr. Kılıç, genel olarak ilk gelenlerin yuva sahibi erkekler olduğunu, önceki yıllarda kullandıkları yuvalara yerleşerek yuvayı korumaya aldıklarını ifade etti. Kılıç, yuva kurmanın bazen bir ayı bulduğunu söyleyerek, "Yuva sahipleri önceki yıldan yuvalarını kurmaya başlıyorlar. Dişiler bunlardan sonra geliyor. Mart başına doğru göç olayı tamamlandığında yuvalarda genel olarak çiftler bulunuyor ve eşler birlikte yuva materyali taşımaya başlıyor. Yaklaşık bir ay içinde yuva tamamlanıyor. Nisan ayı başından itibaren kuluçkaya yatarlar. Kuluçka yaklaşık 1 ay sürmekte ve yavrular mayıs ayı başından itibaren görülmeye başlanır. Yavrular yaklaşık 2 ay boyunca yuvada beslenir" dedi. "Leylekler besin zincirinde önemli bir işlevi yerine getirirler" Diyarbakır’da pek çok leylek yuvası olduğunu aktaran Prof. Dr. Kılıç, şöyle devam etti: "Özelikle Bismil leylekleri yoğun popülasyon olarak karşımıza çıkıyor. Burada yuva başarısı oldukça yüksek. Yuvadaki bütün yumurtalardan yavrular çıkar. 5 yavru. Bu 5 yavrunun tamamı da uçmaya katılır ve sağlıklı büyür. Leylekler, besin zincirinde önemli bir işlevi yerine getirirler. Besin zinciri için ya da besin ağacı için önemli bir türdür. İnsanlar tarafından da kimi bölgelerde koruma altında tutulur, kutsal kabul edilir. Bu yüzden insanlarla ilişkileri çok iyi. İnsanlara çok yakın olan yerlerde rahatlıkla yuva kuruyorlar. Çünkü insanlar bunlara herhangi bir zarar vermiyor." "Bu bölgede önceki yıllarda yüzden fazla leyleğin artık göç etmediğini biliyoruz" Son yıllarda iklim krizine bağlı olarak leyleklerin davranışlarında da farklılıklar olduğunu gördüklerini dile getiren Prof. Dr. Kılıç, "Bu bölgede önceki yıllarda yüzden fazla leyleğin artık göç etmediğini biliyoruz. Bu şunu gösterir; kışlar aşırı sert değil ve leylekler yiyecek bulabiliyor. Bundan dolayı bazı bireyler göç etmeyerek burada kalabiliyorlar. Bu yüzden leylekleri önümüzdeki yıllarda daha fazla bireyle göçe gitmeyen tür olarak görme imkanımız var. Her bir kuş türü bulunduğu bölgede çok değerlidir, önemli bir işlevi yerine getirmektedir. Aynı işi leyleklerde yerine getirmekte. Bizim de biyoçeşitliliği korumamızla hem tarımda hem de doğada bir dengeye katkımız olmalıdır. Bu konuda vatandaşlarımızın duyarlılığı önem arz eder" ifadelerini kullandı.