GÜNDEM - 04 Ekim 2025 Cumartesi 15:38

Eskişehir’in son zanaatkârı: 100 yıllık dikiş makinesini bile konuşturabiliyor

A
A
A
Eskişehir’in son zanaatkârı: 100 yıllık dikiş makinesini bile konuşturabiliyor

Eskişehir’de 40 yıldır dikiş makinelerinin yaşatılmasını sağlayan Salih Erçin, kendi kendini yetiştirerek yok olmaya yüz tutan bu zanaati sürdürüyor; eski makineleri elektrikli hale getirip, 100 yıllık dikiş makinelerini bile tamir ediyor.


Modernleşen dünyaya rağmen kaybolmaya yüz tutan bir zanaati tek başına yaşatmaya çalışıyor. Bu işe tamamen hobi olarak başladığını ve hiçbir ustası olmadan kendi kendini yetiştirdiğini belirten Erçin, mesleğini "ancak severek yapılabilecek" bir iş olarak tanımlıyor. Bir zamanlar birçok kişinin geçim kaynağı olan dikiş makinesi tamirciliğinin, kendisi dışında Eskişehir’de uzun soluklu bir temsilcisinin kalmadığına dikkat çekiyor.



"Hobi olarak başladım, mesleğim oldu"


Yaklaşık 40 yıldır dikiş makineleri tamir eden, istek üzerine eski makineler üzerinde oynamalar yaparak onları modern hale getiren Salih Erçin şöyle söyledi:


Bu işi kendi kendime öğrendim. Herhangi bir ustam yoktu. Hobi olarak başladım ama sonrasında hobimi meslek haline dönüştürdüm. Eskişehir’de dikiş makinelerinin tamirini benim gibi uzun zamandır yapan başka kimse yok. Özellikle dikiş makinelerinin popüler olduğu zamanlarda birçok kişi bu makinelerin tamirini yaparak geçimini sağlıyordu. Ama artık benim dışımda kimse kalmadı. Ben bu işi severek yapıyorum. Bu işi ancak seversen yapabilirsin. Yoksa başka türlü bu iş yürümez.



"Tamir sayesinde ekonomiye katkıda bulunuyorum"


Eski dikiş makinelerinin üzerinde oynamalar yaparak onları elektrikli makinelere çevirdiğini söyleyen Salih Erçin, "Yıllar önce alınmış dikiş makineleri var. Bunlar kıyıda, köşede kalıyor. Yıllar sonra insanlar özenerek bu makineleri bana getirip tamir ettiriyor. Ben bunları çalışır hale getiriyorum. Gerekirse elektrik motoru takıp elektrikli hale getiriyorum. Genellikle siyah renkli mekanik makineleri tamir ediyorum ancak, bunun dışında diğer makineleri de yapıyorum. Bu mekanik siyah makinelerin çok fazla meraklısı var. Normal bir evin ihtiyacını görecek şekilde motor takıyoruz, bakım yapıyoruz ve çalışır hale getiriyoruz. Bu da ekonomiye küçükte olsa bir katkı sağlıyor" şeklinde konuştu.



"Bu zamana kadar tamir ettiğim en eski makine 100 yıllıktı"


Köşeye atılmış, üzerinden 30-40 sene geçmiş makineleri bile eğer parçaları kaybolmamışsa tamir edebildiğini belirten Erçin, "Bu zamana kadar tamir ettiğim en eski makine 100 yıllıktı. Artık zikzaklı makineler var, bu makineler çok daha konforlu ve işlevsel. Bu sayede evdeki her türlü ihtiyacı giderebiliyor. Bu yeni tip makineler sayesinde sökülen pantolonlardan çarşaflara kadar birçok şey ev ortamında onarılabiliyor. Üzerindeki parçalar eksik olmadığı sürece makinenin kaç yıllık olduğunun bir önemi yok. Makine 50 yıllık bile olsa tamir edebilirim" dedi.



Eskişehir’in son zanaatkârı: 100 yıllık dikiş makinesini bile konuşturabiliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun 13 yaşındaki kızlarını kazada kaybeden ailenin en acı bayramı Samsun’da yolun karşısına geçmeye çalışırken kamyonetin çarpması sonucu hayatını kaybeden 13 yaşındaki iki kız çocuğundan biri olan Elifnaz Aslan’ın ailesi, kızları olmadan ilk bayramını buruk geçiriyor. Elifnaz’ın anne ve babası bu bayram ellerini kızlarına öptüremezken, bayram şekerini ise mezarı başına koydu. Kaza, 29 Eylül 2025 akşamı İlkadım ilçesi Atatürk Bulvarı Gar Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Sultan Ahmet Y. (20) idaresindeki 55 ADN 702 plakalı kamyonet, yayalara kırmızı ışık yandığı sırada yolun karşısına geçmeye çalışan Gülsüm Sami Kefeli Ortaokulu 8. sınıf öğrencileri Rabia Kaynar (13) ile Elifnaz Aslan’a (13) çarptı. Ağır yaralanan çocuklar ambulansla Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatlarını kaybetti. Kamyonet sürücüsü Sultan Ahmet Y. hakkında "taksirle iki kişinin ölümüne sebep olma" suçundan Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Sürücü Sultan Ahmet Y., 3 aylık tutukluluğun ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı, ilk mahkeme ise ileri bir tarihe ertelendi. Aslan ailesi, bayramın ilk gününde Elifnaz’ın mezarına giderek dua etti. Kızlarının mezarına şeker bırakan Aslan ailesi, gözylaşlarına hakim olamadı. "Kızım olmadan ilk bayram çok acı geçiyor" Kaza sonrası maddi tazminat davası açmadıklarını ve sadece adalet aradıklarını ifade eden Elifnaz’ın babası Süleyman Aslan, "Elifnaz’sız ilk bayramımı geçiriyoruz. Çok acı bir durum. Hep rüyalarımda görüyorum. Elifnaz, sınıf arkadaşıyla aynı kazada hayatını kaybetti. Yakın zamanda ilk mahkemesi görüldü. Mahkeme ertelendi. Kısa sürede adaletin tecelli etmesini istiyoruz. Kazada 2 çocuk hayatını kaybetti. Çarpan şahıs tutuksuz yargılanıyor. Bunu kabul edemiyoruz. Bir an önce cezaevine girmesini istiyoruz. Maddi tazminat davası açmadık, sadece cezasını çekmesini istiyoruz. Öfkeliyiz ancak mahkemenin sonucunu sabırla bekliyoruz" dedi. Kızının mezarına bayram şekeri koyup Kur’an-ı Kerim okuyan anne Yasemin Aslan ise, "Kızım olmadan ilk bayramım çok hüzünlü geçiyor. Onsuz hiç olmuyor. Çarpan şahıs, 3 aylık tutukluluğun ardından serbest kaldı. Tekrar tutuklanmasını istiyorum" diye konuştu. Aslan ailesi, tek kız çocuklarını kaybetmenin acısı nedeniyle bayramın buruk geçtiğini ifade ettiler.