GÜNDEM - 08 Mayıs 2025 Perşembe 09:49

Kanser olan arkadaşının dükkanında bacayı tüttürmeye gayret ediyor

A
A
A

Eskişehir’de 40 yıl öğretmenlik yapan Osman Menekşe, bisiklet tamircisi olan arkadaşı kansere yakalanınca dükkanının başına geçti. Yaklaşık 3 yıldır her gün dükkânı açarak bacayı tüttürmeye gayret eden Menekşe, kendi çabalarıyla tamirciliği öğrendi.

Yaklaşık 40 yıl boyunca matematik öğretmenliği yapan 75 yaşındaki Osman Menekşe’nin bisiklet tamirciliği yaparak geçimini sağlayan lise arkadaşı geçtiğimiz yıllarda kansere yakalandı. Prostat ve mesane kanseri olduğu belirlenen 76 yaşındaki hasta ağır bir tedavi süreci içerisine girerken, Menekşe hem arkadaşına hem de onun dükkanına sahip çıktı. Dostunun hasta olduğu günden bu yana her gün dükkânı açan ve müşterilerle ilgilenen Menekşe, gösterdiği duyarlı davranışın bir vefa borcu olduğunu söyledi. Arkadaşının dükkanında 3 yıldır bacayı tüttürmeye çabalayan emekli öğretmen, zaman içerisinde bisiklet tamiratını daha iyi öğrendiğini ve dükkanına gelen öğrencilere de kendi bisikletlerini onarmayı öğrettiğini belirtti.

Kanser olan arkadaşının dükkanında bacayı tüttürmeye gayret ediyor

"Matematik öğretmeniyim ama ’şu anda ne yapıyorsun?’ diye sorarsanız, bisiklet tamiri yapıyorum"

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Osman Menekşe, "40 yıllık bir öğretmeniyim. Sene 1975’te göreve başladım, 2014’te emekli oldum. Matematik öğretmeniyim ama ’şu anda ne yapıyorsun’ diye sorarsanız, bisiklet tamiri yapıyorum. Buranın sahibi liseden benim sınıf arkadaşımdır. Bu sınıf arkadaşım hasta oldu, kansere yakalandı. Kanser sonucunda arkadaşım tedavi olmak için Ankara’ya gitmek zorunda kaldı. Giderken de bana dükkânın anahtarlarını verip, ’Öğretmen arkadaşları burada topla, sohbet muhabbet et’ dedi. Biz sevine sevine dükkânı açtık. Kardeşimiz tedaviye gitti. Biz dükkânı açtık, lastik falan şişirirken 3 yıl geçti. O günden bu yana dükkânı ben işletiyorum. Bisiklet tamirinde de ustalaştık, şu anda bisikletle ilgili her türlü arızayı giderebiliyorum. Tabii yenileştiremiyoruz ama eskiyi tamir ediyoruz. İyi de bir meslek edindik. 40 yıl öğretmenlikten sonra bu işe başlamak bana iyi bir moral oldu" dedi.

Kanser olan arkadaşının dükkanında bacayı tüttürmeye gayret ediyor

"Para kazanma amacımız yok, önemli olan dükkânın bacasını tüttürmek"

Kadim dostuna yardım etmenin verdiği zevkin bir başka olduğunu vurgulayan Menekşe, "Bizim burada para kazanma amacımız yok, önemli olan dükkânın bacasını tüttürmek. Bacasını tüttürmenin anlamı da, bu iş devam ediyor demek. Kardeşimin burada 60 yıllık bir özgeçmişi var. Baba, abi mesleği. Gaz ocağı tamirinden başlamışlar, bisiklet tamirine kadar devam etmişler. Hatta kendisi üniversite son sınıftan terk. Biz ikimiz üniversiteye birlikte başladık. Ben öğretmen oldum, o işletmeyi bitirecekti. Bitirirken dedi ki ’Ben baba mesleğine döneceğim.’ Burada bisiklet tamirciliği yaptı. Biz de burada bir meslek edindik, iş öğrendik. Yani öğrenmenin zevki de bir başka. Ne olursa olsun bir şeyi öğren de, o bir gün sana lazım olur" şeklinde konuştu.

Kanser olan arkadaşının dükkanında bacayı tüttürmeye gayret ediyor

"Bizim bir öğretmenlik vasfımız olduğu için ben de öğrencilere işi öğretiyorum"

Dükkâna öğrenciler geldiği zaman çok mutlu olduğunu belirten Osman Menekşe, sözlerine şöyle devam etti:

"Öğrenciler buraya geliyorlar. Mesela, ’Hocam, şunu yapar mısın?’ diyorlar. Ben de, ’Yapmam. Kendiniz yapacaksınız’ diyorum. Burada onlara işi öğretiyorum, çok hoşlarına gidiyor. Bir de giderken üstüne bize para veriyorlar. Hem öğreniyorlar hem de para veriyorlar. Bizim bir öğretmenlik vasfımız var ya, onu burada yapıyoruz işte."

Kanser olan arkadaşının dükkanında bacayı tüttürmeye gayret ediyor

"Bu arkadaşımız evlenmeyince yalnız kaldı"

Bahse konu kadim dostunun yıllarca annesine baktığından bahseden Menekşe, "İkimizin de annesi yatalaktı. O dönemlerde annemize bakmaktan dolayı ben geç evlendim. Bu dükkânın sahibi ise evlenmedi. Hadi ben evlendim, öğretmen bir hanım buldum. Sağ olsun, o da çok bize yardımcı oluyor. Bu arkadaşımız evlenmedi. Evlenmeyince de yalnız kaldı. Neticede, evlenmek çok önemli bir olay" ifadelerini kullandı.

Kanser olan arkadaşının dükkanında bacayı tüttürmeye gayret ediyor

"Ben bu davranışı rahmetli babamdan öğrendim"

Arkadaşının sağlık durumunun bir dönemler çok kötü olduğu bilgisini paylaşan Menekşe, "Prostat ve mesane kanseri oldu, her ikisini de aldılar. Şu anda prostatı ve mesanesi yok. Yeğenleri onu Ankara’ya götürüyorlar, kardeşimizi tedavi ettiriyorlar. Yani çok problemler yaşadı. Yalnızlık da kötü bir şey. Şu anda abisinin yanında tedavi görüyor, durumu iyi. Ben bu davranışı ise rahmetli babamdan öğrendim. İyi ki böyle bir babanın oğluyum" diye aktardı.

Emir Erten

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Treva ile havalimanı deneyiminde yeni dönem: Tek platform, sınırsız yolculuk Seyahat deneyimini uçtan uca yeniden kurgulamayı hedefleyen dijital platform Treva, havalimanı öncesinden başlayarak yolculuğun tüm aşamalarını tek bir yapıda bir araya getiriyor. Treva; yalnızca hizmetlere erişim sağlayan bir uygulama olmanın ötesinde, seyahat deneyimini uçtan uca orkestra eden yeni nesil bir yapı olarak konumlanıyor. Lounge erişimi, hızlı geçiş, restoranlar, duty-free alışveriş, özel transfer, araç kiralama ve otopark gibi hizmetlerin yanı sıra; uçuş bilgileri, terminal navigasyonu, Wi-Fi erişimi ve yolculuk boyunca ihtiyaç duyulan bilgilere tek noktadan erişim sağlanıyor. Yolcular, havalimanına gelmeden önce alışveriş ve siparişlerini tamamlayabilirken; havalimanında bekleme sürelerini daha verimli kullanarak daha akıcı ve konforlu bir deneyim yaşayabiliyor. Farklı pazarlarda ölçeklenen yapı İlk etapta İzmir Adnan Menderes, Milas-Bodrum ve Ankara Esenboğa havalimanlarında hayata geçen Treva’nın, kısa sürede Almatı ve Tiflis’i de kapsayacak şekilde genişlemesi planlanıyor. Platform ayrıca global ölçekte 300’den fazla havalimanında lounge erişimi ve 160 ülkede araç kiralama hizmetlerine erişim imkânı sunuyor. Yapay zeka destekli kişiselleştirme Treva’nın vizyonuna ilişkin değerlendirmede bulunan TAV İşletme Hizmetleri Pazarlama ve Dijital Çözümler İcra Kurulu Üyesi Aylin Alpay şunları söyledi: "Bugün havalimanları fiziksel olarak son derece gelişmiş yapılar. Ancak yolcunun dijital deneyimi hâlâ parçalı ilerliyor. Treva’yı bu parçalı yapıyı ortadan kaldırmak için değil, tüm deneyimi yeniden tasarlamak için geliştirdik. Treva, sadece bir marketplace değil; havalimanı deneyimini uçtan uca yöneten, yolcunun ihtiyacını doğru anda karşılayan ve tüm yolculuğu tek bir akış haline getiren bir platform. Bu anlamda Treva uygulamamızı, havalimanı deneyimi için geliştirilen ilk gerçek ‘super app’lerden biri olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı sektörlerle iş birlikleri kurarak Treva’yı seyahatin ötesine taşıyan, yaşam tarzına entegre bir platform haline getirmeyi hedefliyoruz." Treva, havalimanı ekosistemindeki hizmet sağlayıcıları tek bir noktada buluştururken; farklı sektörlerle kurulacak iş birlikleriyle deneyimi daha da zenginleştirmeyi hedefliyor. Mobilite, perakende, finansal hizmetler ve dijital servislerle sağlanacak entegrasyonlar sayesinde platform, yolculuğu yalnızca bir ulaşım deneyimi olmaktan çıkararak bütünsel bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor. Treva’ya iOS ve Android uygulamaları ile trevaworld.com üzerinden kolayca erişilebiliyor.
Antalya Kepez’e Köy Enstitüleri Kültür Evi geliyor Kepez Belediyesi ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şubesi arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Türkiye’nin eğitim tarihine önemli katkılar sunan Köy Enstitüleri’nin izleri Kepez’de yeniden canlanıyor. 1940 yılında kurularak kısa sürede üretim odaklı eğitim modeliyle örnek bir sistem haline gelen Köy Enstitüleri, 1954 yılında kapatıldı. Etkisi yıllar boyunca süren bu özgün eğitim modeli, aradan geçen 86 yıla rağmen Kepez Belediyesi tarafından yeniden gündeme taşındı. Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından biri olan Köy Enstitüleri’nin mirası, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ ile Kepez’de yaşayacak. Bu kapsamda; Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Kültür Evi, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan Gülveren Mahallesi’ndeki 3760 sokağın güneyinde bulunan park alanına inşa edilecek. Proje tamamlandığında, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere Kepez Belediyesi’ne devredilecek. Kültür Evi’nde, eğitimden kültüre, sosyal sorumluluk projelerinden üniversite öğrencilerine yönelik programlara kadar birçok faaliyet yürütülecek. "Köy enstitüleri çok kıymetli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, protokolün ardından yaptığı açıklamada; köy enstitülerinin önemine vurgu yaptı. Kocagöz, "Biz, insanımız, gençlerimiz ve ülkemizin geleceği için Köy Enstitüleri’nin çok değerli olduğuna inanıyoruz. Bu inançla yola çıkarak, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneğimize her türlü desteği sağlamayı bir görev değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz. Umarım ki burası hem insanımız hem de ülkemizin geleceği için çok faydalı çalışmaların gerçekleşeceği bir yer olur. Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum. Her zaman birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kepez’imize ve Antalya’mıza hayırlı olsun" dedi. YKKED Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak, köy enstitülerinin toplumsal ve kültürel yaşamda derin izler bıraktığını belirterek, Kepez Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilecek ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’nin bu mirası yaşatacak önemli bir yer olacağını söyledi.
İstanbul Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuk şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ ve ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, suça sürüklenen çocuk E.Ç.’nin, maktul Atlas Çağlayan’ı kesici-delici alet kullanmak suretiyle göğüs bölgesinden yaraladığı, Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Çağlayan’ın ölümünün bu eyleme bağlı, kot kesisi ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama nedeniyle meydana geldiği aktarıldı. 15 yaşındaki çocuk şüphelinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna ilişkin de hususlar yer aldı. ATK raporuna göre, 15 yaşındaki şüpheli E.Ç.’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında kullandığı bıçağın, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanunu’ kapsamında kaldığı da yazılı açıklamada vurgulandı. İddianame çocuk ağır ceza mahkemesine gönderildi Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin de dosyaya eklendiği belirtildi. Açıklamada Şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında Atlas Çağlayan’ın yanında bulunan diğer çocuklar D.Ç., Y.O.O., R.O. ve T.U.A. isimli çocuklara da bıçak doğrultmak suretiyle silahla tehditte bulunduğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ ile ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından iddianame düzenlenerek, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kamu davası açıldığını aktardı. Çocuk şüphelinin yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Bursa Edebiyatın kalbi Osmangazi’de atıyor Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve eğitim çalışmaları kapsamında düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’, edebiyat tutkunlarını yeniden bir araya getirdi. Programın son etkinliğinde, Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ adlı eseri üzerine okuma ve söyleşi gerçekleştirildi. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen programda Doç. Dr. M. Emin İlhan, konuşmacı olarak katıldı. Okuma etkinliğinde ele alınan Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabı, kitapseverleri etkileyici bir yolculuğa çıkarttı. Yaklaşık 4 bin yıllık bir zaman dilimini kapsayan eser, yazının ve edebiyatın dünya üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, metinlerin imparatorlukları nasıl kurup yıktığını, dinleri ve felsefi akımları nasıl şekillendirdiğini de okuyuculara aktardı. Etkinlik, katılımcılara edebiyatın tarihi gücünü keşfetme fırsatı sundu. "Bu buluşmalar son derece faydalı geçiyor" Martin Puncner ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabını işlediklerini ifade eden Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emin İlhan, "Yazar, kitabında hikayenin hem sosyal hem de siyasal yaşamımız üzerindeki etkisini ve tarihi süreçleri nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Bu yönüyle eser, şimdiye kadar pek ele alınmamış özgün bir yaklaşım sunuyor. Oldukça keyifli bir okuma deneyimi sunan kitapta, ay keşfinden Uzak Doğu metinlerinin inşa sürecine kadar uzanan geniş bir içerikle karşılaşıyoruz. Okuyucu açısından son derece akıcı ve anlaşılır bir dile sahip olan eser, her bir konuyu kendi içinde ele alarak ilgili kültürün atmosferini doğrudan yansıtmayı başarıyor. Bu yönüyle kurduğu bağlantılar oldukça güçlü ve etkileyici. Daha önce benzerine pek rastlanmayan bu çalışma, özgünlüğünü açıkça ortaya koyuyor. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’ kapsamında belirlenen kitapları okuyarak metinler üzerine kapsamlı tartışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu buluşmalar son derece faydalı, öğretici ve bilgi dolu geçiyor" şeklinde konuştu.
Erzincan Erzincan bölgenin fidan ihtiyacını karşılıyor Erzincan Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nde toprakla buluşturulan fidanlar bölgenin ihtiyacını karşılıyor. Enstitüsü Müdürlüğünce bölge ekolojisine uygun olarak yetiştirilen meyve fidanları talebe göre üreticilerle buluşturuluyor. Bölgenin fidan ihtiyacını karşılayan enstitüde yıllık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi gerçekleştiriliyor. Üretilen fidanlar Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün sorumluluk alanlarındaki illere gönderiliyor. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Samet Karataş, enstitüde ciddi bir meyve ve meyve fidanı üretimi olduğunu kaydederek, "Meyvelerin fidanlarını ürettiğimiz yerlerde çöğür anaçların dikimi yapılıyor. Bu çöğür anaçların da birçoğunu biz kendimiz üretiyoruz elma, kayısı gibi. Yıllık yaklaşık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi kapasitemiz var. Sorumluluk alanlarımızdaki illerin ve çiftçilerin talebine göre üretimimizi gerçekleştirip üreticilerimizle fidanlarımızı buluşturuyoruz" şeklinde konuştu. Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün üretim anlamında geniş bir çalışma alanı olduğunu aktaran Enstitüsü Müdürü Karataş, meyve fidanlarının yanı sıra enstitüde araştırma bahçeleri olduğunu belirtti. Karataş, "Burada yine bizim araştırma bahçelerimiz var. Başta bahçe sistemleri, meyvecilik, bağcılık, biyoçeşitlilik ve genetik kaynaklar, süs bitkileri olmak üzere bahçelerimizi kurup çalışmalarımızı yürütüyoruz" dedi.