- 29 Haziran 2022 Çarşamba 11:36

Teknoloji, davranışların şekillenmesinde başrol oynuyor

A
A
A
Teknoloji, davranışların şekillenmesinde başrol oynuyor

Teknolojinin, davranışların şekillenmesinde önemli bir rolü olduğunu dile getiren Osmangazi Üniversitesindeki akademik çalışmaların sahibi Prof.

Teknolojinin, davranışların şekillenmesinde önemli bir rolü olduğunu dile getiren Osmangazi Üniversitesindeki akademik çalışmaların sahibi Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan, “Yetişkinler, günlük yaşamdan ve sorunlardan kaçmak için dijital mecralara yöneliyor” dedi.


Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde, özel eğitime gereksinim duyan bireyler başta olmak üzere davranış analizi konusunda çalışmalar yapan Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan, davranışların şekillenmesinde teknolojinin öneminden bahsetti. Çocukların küçük yaşlardan itibaren teknolojik cihazlarla iç içe olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yücesoy Özkan çocukların cihazların ürettiği ses, görüntü ve hareket sayesinde içsel bir haz duyduklarını anlattı. Yetişkinlerin de günlük yaşamdan ve sorunlardan kaçmak için dijital mecralara yöneldiklerini vurgulayan Yücesoy Özkan; “Teknoloji hem davranışlarımızın şekillenmesinde hem de yaşamımızın tam ortasında bir konu” dedi.



“Öğrencilerin davranışını sistematik olarak kaydetmeyi sağlayan mobil uygulamalar var”


Teknolojinin her alanda olduğu gibi davranış analizi alanında da katkısının çok fazla olduğunu aktaran Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan, konuyla ilgili olarak sözlerine şöyle devam etti:


“Öğrencilerin davranışlarını düzenli ve sistematik olarak kaydetmeyi sağlayan mobil uygulamalar var. Bunlar sayesinde bir grafik üzerinden gelişimi takip edebiliyoruz ya da çocuklara çeşitli beceriler öğretirken ve onların davranışına şekil verirken, videolardan yararlanıyoruz. Örneğin bireyler, kendi video görüntülerini izleyip davranışlarını düzenleme imkanına sahipler.”



“Robotların eğitim sürecinde kullanımı daha etkili oluyor”


Çocukların davranışlarını şekillendirmek için farklı özelliklerde robotlar kullandıklarını dile getiren Prof. Dr. Yücesoy Özkan, özellikle otizm spektrum bozukluğu olan bireylere iletişim davranışlarının kazandırılmasında teknolojiden yararlandıklarını ifade etti. Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların, ortak dikkatte ve iletişim başlatmakta zorlandıklarından bahseden Yücesoy Özkan; “Örneğin ben size, ‘Bakın şurada bir kuş var’ der isem siz, önce bana sonra parmağıma bakıp oradaki nesneyi görmeye çalışırsınız. Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda ise bu her zaman böyle olmuyor. Bu çocuklar görsellere, teknolojik cihazlara, makine veya insan görünümlü robotlara daha fazla ilgi duyabiliyorlar. Bu nedenle de robotların eğitim sürecinde kullanımı, kimi durumlarda insanlara nazaran daha etkili oluyor” dedi.



“Davranış analizi bilinci oluşturabilmek için farklı mecrada etkileşim kurabilecekleri eğitimler var”


Davranış analizinin, sanıldığı kadar anlamlandırması zor bir ifade olmadığına değinen Prof. Dr. Yücesoy Özkan, “Toplumun bu konuda farkındalığını artırabilmek için 24 bölümlük bir “Bana Aferin De!” adlı podcast serisi hazırlıyorum ve orada 15 günde bir düşüncelerimi paylaşıyorum. Ayrıca insanların bu alanda bir bilinç oluşturabilmesi adına çok farklı mecrada etkileşim kurabilecekleri eğitimler var” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.