GÜNDEM - 22 Ocak 2025 Çarşamba 14:30

Tepebaşı üreticinin yanında

A
A
A
Tepebaşı üreticinin yanında

Eskişehir’de üretime ve üreticiye destek olmaya devam eden Tepebaşı Belediyesi, 2024 yılında da sürdürülebilir ve verimli üretim için çiftçilere desteklerini sürdürdü.


Tepebaşı bölgesinde üretim yapan çiftçileri desteklemek amacıyla çalışmalarına devam eden Tepebaşı Belediyesi, ’Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ çerçevesinde 2024’te de üreticinin ve emeğin yanında oldu. Hijyen ve teknoloji açısından 1’inci sınıf hizmet veren Sakintepe Soğuk Hava Deposu sayesinde üreticilerin büyük emeklerle ürettiği ürünler, serbest piyasa şartlarındaki fiyat dalgalanmalarından olumsuz etkilenmedi. Tepebaşı ve komşu bölgelerden gelerek yılın 12 ayı üretim yapan üreticiler, soğuk hava deposunu kullandı. Böylelikle tarladan çıkan ürünler, satış aşamasına kadar tazeliğini ve değerini muhafaza etti. Tesiste, 2024 yılında 2 bin 330 ton yaş sebze ve meyve muhafaza edildi. Ayrıca Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) desteği ile kurulan GES sistemi ile 2024 yılında 169,72 MWh elektrik üretilerek 80,6 ton karbondioksit salınımının önüne geçildi. Merkez GES ile kendi elektrik ihtiyacını karşılarken 72,9 MWh ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi üretti.



Çiftçilere erken müdahale önerilerinde bulunuldu


2022 yılında BEBKA desteği ile Eskişehir’de ilk kez kurulan Tarımsal Üretimde Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri ile hastalık ve zararlılarla mücadele konusunda çiftçiye hizmet verildi. 477 bin 769 dekar alanı kapsayan ve 5 farklı mahalleye kurulan istasyonlardan veriler analiz edilerek üreticilere daha planlı ve verimli üretim imkanı sundu. 2024 yılında bin 496 çiftçiye 8 farklı türde önceden tahminleyip mücadele önerilerinde bulunuldu.



Üretimde kadının emeği görünür kılındı


Kadın üreticileri desteklemek amacıyla eğitimler verilirken, 100 kadın yerel üreticinin sürekli takibi gerçekleştirildi. Bitkisel üretim yapan kadınlar, aldıkları destekle üretim alanlarını yüzde 50 artırmayı başardı. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde kadının emeğinin görünür olması ekonomideki varlığının sürdürülebilirliği amacıyla farkındalık çalışması yapıldı. Kadın Üretici Ürün Satış Noktası’nda bulunan üretici kadınlara ve Sakintepe bölgesinde seracılık yapan üretici kadın üreticilere bereketi simgeleyen plaket takdimi yapıldı.



Süt toplama merkezlerinde günlük 4 ton süt toplanıyor


Kavacık, Uludere ve Atalantekke mahallelerinde Tepebaşı Belediyesi’nin destekleriyle hayata geçirilen süt toplama merkezlerinde, üreticinin emeği kazanca dönüştü. Merkezde günlük ortalama 4 ton süt toplandığı açıklandı. Eskişehirlilere şehir hayatı içinde tarımsal üretim imkanı sunan Esentepe Mahalle Bahçesi uygulamasıyla 2024 yılında 116 mahalle sakini sebze ve meyve yetiştirme imkanı buldu.



Bal kabağı panayırına yoğun katılım gösterildi


Kızılinler’in ata tohumundan üretilen meşhur bal kabağının tanıtılması amacıyla 2024 yılında ikincisi düzenlenen Kızılinler Bal Kabağı Panayırı da yoğun katılımla gerçekleşti. 80 üreticinin yer aldığı panayıra bin 500 kişi katıldı.


21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü çerçevesinde ’Üretimin Gücü Kadınların Gücü’ sloganıyla düzenlenen 1. Eskişehir Kadın Kooperatifleri Şenliği’ne 13 farklı Kadın Kooperatifi katıldı. Hanımeli Sokak’ta gerçekleşen şenlikte kooperatif üyeleri başarı hikayelerini ve deneyimlerini paylaştı.



Çeşitli konularda üreticilere eğitim verildi


Sürdürülebilir ve verimli üretim için meyve bahçesi tesisi ve budama konulu eğitim düzenlendi. Eğitim programına 95 üretici katılım sağladı. Gerçekleştirilen eğitimde meyve bahçesi tesisi, budama teknikleri ve erken uyarı sistemi konularında bilgilendirmede bulunuldu.



"Tepebaşı Belediyesi olarak her zaman üreticinin yanındayız"


Üretimi ve üreticiyi her alanda desteklerini belirten Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, "Kalkınma, kırsaldan başlar. Biz Tepebaşı Belediyesi olarak bu alanda da öncü işler yaptık. Kırsalda üreticilik yapan özellikle kadınların desteklenmesini önemsiyorum. Bizim üreticimiz, gerekli destekler sağlandığında en iyisini ortaya koyabilecek yeterliliğe sahiptir. Hayvancılık, tarım gibi alanlara yapılacak desteklerin karşılığı muhakkak üretim olacaktır. Tepebaşı Belediyesi olarak her zaman üreticinin yanındayız. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda üreticimize desteklerimizi artırarak sürdüreceğiz" dedi.



Tepebaşı üreticinin yanında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Kızından Kıbrıs gazisi babasına veda: "Babamla gurur duyuyorum" Bayburtlu Kıbrıs Gazisi ve emekli öğretmen Ömer Doğan, Manas köyünde düzenlenen resmi törenle son yolculuğuna uğurlandı. Doğan’ın acılı kızı Demet Temur, babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu belirterek, "Babamla gurur duyuyorum" dedi. 74 yaşında hayatını kaybeden Doğan için öğle namazına müteakip köyde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze namazının ardından Doğan’ın naaşı, resmi tören eşliğinde defnedilmek üzere köy mezarlığına götürüldü. Doğan’ın kızı Demet Temur, babasının savaş yıllarına ilişkin hatırlarını çok fazla anlatmayı sevmediğini belirterek, "Çok ketumdu, anlatmayı sevmezdi ama biz anlatsın diye babamı sıkıştırırdık. Savaş döneminde yaşadığı bazı olaylardan, komutanlarından, izne gelirken memleketine ve ailesine kavuşmak için verdiği mücadeleden bahsederdi. Çok ayrıntı vermezdi" dedi. Babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu ifade eden Temur, "Yiğit bir adamdı benim babam. Çok dürüsttü. Doğruya doğru, yanlışa yanlış derdi. Kimse için başını eğmedi. Bize de öyle öğretti. Babamla gurur duyuyorum. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun" diye konuştu. Cenaze törenine katılan Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Gazi Selami Köksal ise Doğan’ı son yolculuğuna uğurladıklarını belirterek, "Kıbrıs Gazisi Ömer ağabeyimiz aynı zamanda eğitim camiamıza yıllarca hizmet etmiş bir büyüğümüzdü. Allah mekânını cennet eylesin, yakınlarına sabırlar versin" ifadelerini kullandı. Törene il protokolü, Doğan’ın ailesi ile yakınları, gaziler, STK temsilcileri, siyasi parti başkanları ve vatandaşlar katıldı. Okunan duaların ardından Gazi Doğan, köy mezarlığında toprağa verildi.
Bursa Anadolu’nun seramik kültürü Bursa’da konuşuldu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği sempozyumda, Anadolu’nun binlerce yıllık seramik geleneği uzman isimler tarafından kültürel, sanatsal ve tarihi yönleriyle konuşuluyor. Osmanlı’nın ilk payitahtı Bursa’nın fethinin 700. yılını 17 ilçede düzenlediği etkinliklerle kutlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasa yaraşır bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’ sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Program, 7-9 Mayıs tarihleri arasında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve uzmanların katkılarıyla düzenleniyor. Sempozyumda; seramik üretim gelenekleri, tarihi gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Programın açılış bölümünde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’na ithaf ettiklerini hatırlatarak birçok önemli program düzenlendiğini söyledi. "Seramik sanatı, geçmişle gelecek arasında kültür köprüsüdür" Bursa’nın, medeniyetlerin kök saldığı, gelişip büyüdüğü ve şekillenerek bugünlere ulaştığı kadim bir dünya merkezi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 700 yıl önce atılan adımların hala Anadolu kültürünü, mutfağını, yaşamını, sanatını ve hafızasını beslediğini ifade etti. Seramik sanatının da tarihin güçlü hafızalarından birisi olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, "Seramik sanatı, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsüdür. Bursamızın adını dünyaya duyuran İznik çinisi de Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirastır" dedi. "Değerlerimizi yaşatmayı sorumluluk olarak görüyoruz" Bursa’da yürütülen arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek vermeye devam ettiğini anlatan Başkan Vekili Biba, Anadolu’nun en eski yerleşim izlerini taşıyan Aktopraklık Höyüğü’nün ve İznik Çini Fırınları kazılarının önemine değindi. Sempozyumun, kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması noktasında kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Vekili Biba, "Alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve sanatçıların katkılarıyla iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlar, sunulacak bildiriler ve Bursa gezisi sayesinde geçmişin birikimi ile günümüz kültür-sanat anlayışı arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirasa her zaman sahip çıktık ve çıkıyoruz. Değerlerimizi yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz" diye konuştu. "Çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi" Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik kültürünün insanın toprakla kurduğu ilişkinin, üretim bilgisinin, estetik anlayışının binlerce yıllık yansıması olduğunu belirtti. Seramik sanatının, insan tarihinin her döneminde ilgi gördüğünü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise zirveye ulaştığını anlatan İnceciköz, "Başta İznik olmak üzere Kütahya gibi önemli üretim merkezlerinde gelişen çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi. Özellikle Osmanlı sarayının himayesinde gelişen İznik çinileri, camilerin kubbelerinde, sarayların duvarlarında ve en nadide köşelerinde hayat buldu. Mekanlar yalnızca süslemekte kalınmamış, ortama ruh kazandırılarak anlam katılmıştır. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünde gerçekleştirilen sempozyumun, Anadolu seramik kültürüne dair yeni akademik açılımlar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramik kültürünün arkeoloji için taşıdığı değere dikkat çekti. Sempozyumda sunulacak bildirilerin Anadolu seramik literatürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Şahin, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, açılış konuşmalarının ardından Erhan Öztepe başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumla devam etti. Serkan Gedük, Ayşe Tuba Ökse Fikri Kulakoğlu ve Ali Ozan’ın konuşmacı olduğu oturumla başlayan sempozyum kapsamında, 3 gün boyunca alanında uzman isimlerin katılımıyla toplam 9 oturum yapılacak.