GÜNDEM - 17 Ekim 2025 Cuma 17:35

Türk Ocağı Eskişehir Şube Başkanı Nedim Ünal:

A
A
A
Türk Ocağı Eskişehir Şube Başkanı Nedim Ünal:

Türk Ocağı Eskişehir Şubesi’nde bu hafta Ocak Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal, Eylül ayı içerisinde 2 ayrı topluluk ile Kazakistan ve Özbekistan’a yaptıkları seyahate dair düşüncelerini aktardı.


Türk Ocağı Eskişehir Şube Başkanı Nedim Ünal konuşmasına yaptıkları gezinin amacı ile başladı. Ardından Kazakistan ve Özbekistan ülkelerinin gezdikleri şehirlerinden bahseden Ünal, Türkiye ve bu ülkeler arasında tarım farklarını anlattı. Öte yandan ise bu ülkelerde satılan ürünlerde Türkiye’nin en büyük rakibinin Çin olduğunu söyleyen Ünal, iki ülkenin ürünlerinin arasında çok fazla fiyat farkı olduğunu ifade etti.



"Gezimizin amacı Türkistan coğrafyasında "medeniyetimizin izlerini" takip etmekti"


Türk Ocağı Eskişehir Şube Başkanı Nedim Ünal konuşmasına bu seyahatin amacıyla başlayarak "Eylül başında 40 kişi ile başlayan ve 9 gün süren yolculuktan sonra gelen 42 kişilik bir topluluk ile gezi devam ettirildi. Takriben bir ay süren gezimiz esnasında Kazakistan’ın Türkistan ve Otrar şehirleri ile Özbekistan’ın başşehri Taşkent başta olmak üzere Semerkant, Buhara, Ürgenç ve Hive şehirleri ziyaret edildi. Gezimizin esas hedefi, amacı bir bakıma Türkistan coğrafyasında "medeniyetimizin izlerini" takip etmek idi. Zira Oğuz Türklerinin Türkistan’dan Anadolu’ya akıp gelirken kutlu yolculuğun ve esas medeniyetimizin izlerinin başlangıç yeri Özbekistan idi. Ayrıca Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında en büyük emek ve pay sahibi olan; Anadolu’ya gönderdiği Horasan erenleriyle ve onlardan beslenen Yunus Emre, Aşık Paşa, Kadı Burhaneddin ve Mevlana yoluyla bu toprakları manevi olarak besleyen Hoca Ahmet Yesevi’yi ziyaret etmekti" dedi.



"Arazi kullanımında da keyfilik yok; istediğinizi ekemiyorsunuz"


Ayrıca bu ülkelerin tarım anlayışı ile Türkiye’nin tarım anlayışı arasında farkları aktaran Ünal, "Türkiye’nin şehirlerini yönetme iddiasında olanlara özellikle buralara gitmelerini tavsiye ediyorum. Kişiler evlerinin mülkiyetine sahip olabiliyorlar ama kanun dışında mülkiyet söz konusu değil; toprak devletin, kiralayabiliyorsunuz, iyi baktığınız sürece devam ediyor, keyfilik yok, aksi halde devlet elinizden alıyor. Arazi kullanımında da keyfilik yok; istediğinizi ekemiyorsunuz, plan ve ihtiyaca göre belirleniyor. Tarım özellikle pamuk ve çeltiğe dayalı, meyvecilik ise çok gelişmiş durumda. Dünyanın en lezzetli kavun, üzüm ve narları burada. Türkiye’yi çok seviyorlar; Türk malları rağbette, Türkçe isimli birçok mağaza var ama içleri Çin mallarıyla dolu, çünkü Türk malları pahalı. Çok sayıda Türk iş insanı var; özellikle inşaat, tekstil ve lokanta sektörlerinde faaliyet gösteriyorlar" şeklinde konuştu.



"Özbekistan’daki en büyük rakibimiz Çinliler"


Son olarak bu ülkelerin pazarlarında Türkiye’nin en büyük rakibinin Çin olduğunu söyleren Ünal, "Özbekistan’daki en büyük rakibimiz Çinliler. Özbekistan’a gidecek Türk iş insanlarının her alanda başarılı olma ihtimalleri yüksek; çünkü Özbekistan her şeye açık. Dizilerin ve filmlerin seyredildiğini biliyordum ama bu kadar etkili olduğunu bilmiyordum. Herkes Türk dizilerini seyrediyor. Bir otel sahibiyle konuştuğumda Türkiye Türkçesini dizilerden öğrendiğini söyledi; 200 bölümlük, her biri 2 saat 20 dakika süren dizileri seyrettiğini anlattı. Tarihlerine sahip çıkıyorlar; hemen her şehirde Stalin’in 1937-38’de katlettiği aydınlar adına müzeler, 2. Cihan Harbi’nde Bolşevik ordusunda ölen 1,5 milyon Özbek adına "Hatıra Müzeleri" ve "Özgürlük Müzeleri" yapılmış" ifadelerini kullandı.


Büyük bir topluluğun ilgiyle takip ettiği toplantının sonundaki soru cevap faslından sonra Şube Başkan Vekili Prof. Dr. Mehmet Topal’ın şükran beratı takdimi ile sohbet gecesi sona erdi.



Türk Ocağı Eskişehir Şube Başkanı Nedim Ünal:

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dünyada bir ilk: Güven Hastanesi yapay zeka destekli mobil MR sistemini ameliyatta kullanıma sundu Güven Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hakan Emmez, mobil MR (manyetik rezonans görüntüleme) sisteminin dünyada ilk kez ameliyatlarda kendi merkezlerinde kullanıldığını belirterek, bu yöntem sayesinde ameliyat güvenliğinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Güven Hastanesi, yapay zeka destekli görüntüleme altyapısı ve ultra düşük manyetik alan teknolojisini bir araya getiren mobil MR sistemini dünyada ilk kez klinik uygulamada kullanıma sundu. Prof. Dr. Hakan Emmez, mobil MR sisteminin ameliyat süreçlerine ve hasta sağlığına sağladığı avantajlar ve cihaz hakkında açıklamalarda bulundu. Yoğun bakımda bulunan çocuk hastaların ve durumu kritik olan bazı hastaların standart MR cihazlarına taşınmasının her zaman mümkün olmadığını belirten Emmez, "Bu cihazın asıl geliştirilme sebebi ise MR’a taşıyamadığımız hastanın yanına MR’ı götürmek. İkinci problem de standart MR’larda yüksek manyetik alan varken, bu cihazlarda çok düşük manyetik alan kullanılıyor. Bu sayede mobilize etme şansımız oluyor. Birçok hastada implantlar yüzünden MR çekemiyoruz. Düşük manyetik alan sayesinde bu implantlı hastalar gibi MR’a uyumlu olmayan hastaların hepsini MR’a alma şansımız var. Yüksek manyetik alan bize çok iyi görüntü sağlıyor. Düşük manyetik alanın bu handikabını yapay zeka özelliği sayesinde görüntü kalitesini artırıyoruz. Bir standart MR kalitesinde görüntü kalitesi elde etmem mümkün değil, ancak son derece güvenli ve yeterli bilgi verecek düzeyde MR görüntüsü elde etmek mümkün oluyor" ifadelerini kullandı. "Dünyada ilk defa 30’a yakın hastanın beyin ameliyatlarında mobil MR’ı kullanmaya başladık" İlk kez klinik uygulamalarda kullandıkları mobil MR sistemi ile 30’a yakın hastanın beyin ameliyatını gerçekleştirdiklerini dile getiren Emmez, "Sonuçlar son derece iyi. İlk olarak bu cihaz ameliyatın güvenliğini artırıyor. İkinci olarak ise hastanın güvenliğini ve ameliyatın kalitesini artırıyor. Bazı beyin ameliyatlarında bazı tümörlerin kritik bölgeye yakınlığını mikroskop görüntüleriyle saptamakta zorluklar yaşıyorsunuz. Dünyada birçok firma da bu handikapı ortadan kaldıracak teknolojiler üzerinde çalışıyor. Biz hasta henüz ameliyatı sonlandırmadan MR’ı hastanın başına getiriyoruz ve MR’a alıyoruz. Ameliyat sırasında görüntülerimizi alıyoruz ve gözle göremediğimiz herhangi bir alanda sorun olup olmadığını saptayıp, ona göre ameliyatı sonlandırıyoruz ya da devam ediyoruz. Şu anda biz bu cihazı ameliyat amacıyla dünyada kullanan ilk merkeziz diyebilirim" dedi. "Sonuçları üretici firma ile paylaştık, onlar için de şaşırtıcı oldu" Emmez, Amerika Birleşik Devletleri’nde üretilen mobil MR sisteminin ameliyatlarda kullanılmasının üretici firmanın da dikkatini çektiğini söyleyerek, "Biz sonuçları onlarla da paylaştık. Onlar için de şaşırtıcı oldu. Şimdi ortak çalışmalarla bu yöntemi daha ileriye nasıl götürebiliriz diye planlamaları yapıyoruz. Yapay zeka burada çok kıymetli. Yapay zekanın da en önemli özelliği veri. Siz veri girdikçe elinizdeki sonuçları daha başarılı hale getiriyorsunuz. Dolayısıyla bu sistemin bu günden daha iyiye gideceği çok aşikar "ifadelerini kullandı. Kapalı alan fobisi yaşayan hastalar için de avantaj sağlıyor Mobil MR cihazının kapalı alan fobisi yaşayan hastalar için de avantaj sağladığını dile getiren Emmez, "Kapalı, büyük bir tünel gibi bir şeye girmiyorsunuz. Bunu sadece kafanızın içine girdiği küçük bir kutu gibi düşünün. Tekrar söylüyorum; bu bir ayırıcı tanı da değil ama beynin içinde bir sorun olup olmadığını bize tomografiden daha iyi ama standart MR’dan biraz daha alt kalitede gösteren bir sistem. Bu anlamda da birçok hastaya fayda sağlayacağını düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi.
İstanbul MSB:" Hafta içerisinde; 4 PKK’lı terörist daha teslim oldu" Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde; 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" dedi. "SAHA İstanbul’da 50’den fazla yeni ürün ilk kez tanıtılmakta" MSB’nin haftalık basın bilgilendirme toplantısı, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda gerçekleştirildi. Toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, SAHA İstanbul’da sergilenen ürünlerle ilgili bilgi vererek, "MSB AR-GE Merkezimiz tarafından, Sayın Bakanımızın da ifade ettiği üzere; geniş bir etki ve bant kapatma kapasitesine sahip Gölgehan Jammer, ilk sıvı roket yakıtlı, hipersonik hızda seyir yapabilen ve en uzun menzile sahip YILDIRIMHAN uzun menzilli füze, Bütün kritik parçaları AR-GE’miz tarafından üretilen, Güçhan Turbo-Fan uçak motoru ve Onur turbo şaft helikopter motoru, kalibresinde dünyanın en hafif silahı olma özelliğine ve maksimum 2 bin 100 metre atış menziline sahip PNR-53 Sniper olmak üzere çok sayıda seçkin ürünümüz sergilenmektedir. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından; Modern muharebe sahasına uygun olarak tasarlanan 105 mm URAN araç üstü obüs, yüksek hareket kabiliyeti, hızlı konuşlanma ve etkin ateş desteği sağlayan ATTİLA araç üstü 155 mm obüs, mayınlı sahalara yönelik güvenli çözüm sunan ALPAY-2 Mayın Temizleme Sistemi, 300 kalibre Blackout Tüfeği,7.62 mm Anti-Dron mühimmatı, TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi bünyesine dâhil edilen Akustik Sistem, Lazer Silah Sistemi ve ENFAL-17 Füzesi başta olmak üzere 50’den fazla yeni ürün ilk kez tanıtılmaktadır" ifadelerini kullandı. "4 PKK’lı terörist daha teslim oldu" Hafta içerisinde 4 PKK’lı teröristin teslim olduğunu belirten Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ülkemizin huzur, güvenlik ve istikrarı için gerçekleştirdiği görev ve faaliyetler kapsamında geride bıraktığımız hafta içerisinde; 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Ayrıca, son bir haftada imha edilen 4 kilometre tünel ile birlikte Menbic’de tespit edilen tünel hatlarının tamamı (487 km) başarıyla imha edilmiştir. Böylece Suriye Harekât Alanlarındaki 789 (Tel Rıfat: 302 / Menbic 487) kilometrelik tünellerin tamamı kullanılamaz hâle getirilmiştir" diye konuştu. "2 bin 686, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 27 bin 850 olmuştur" Sınır güvenliği çalışmaları ile ilgili bilgiler veren Aktürk, "Kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetleri çerçevesinde son bir haftada; sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 5’i terör örgütü mensubu olmak üzere 256 şahıs yakalanmış, 2 bin 232 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 2 bin 686, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 27 bin 850 olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam etmektedir. Ülkemiz ile Suriye arasındaki askerî iş birliğinin geliştirilmesi ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılması maksadıyla 11 Mayıs’ta; TCG Meltem tarafından Lazkiye/Suriye’ye ilk kez liman ziyareti yapılacak, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızdan bir heyet, Lazkiye’de bulunan askerî eğitim kurumlarını ziyaret edecektir. Türkiye-Yunanistan Güven Artırıcı Önlemler Uygulama Planı kapsamında; Yunanistan 3’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanı, 9’uncu Hudut Tugay Komutanımızı 12-13 Mayıs’ta Edirne’de ziyaret edecektir" ifadelerini kullandı. Aktürk bölgedeki İran ABD gerilimine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Ortadoğu’daki gelişmeler kapsamında; İran ve ABD’nin geçici ateşkesin kalıcı hâle getirilmesi için sağduyulu ve yapıcı davranmasını ve müzakere sürecine devam etmelerini temenni ediyoruz. Bölgede istikrar ve huzurun sağlanmasına yönelik çabalara her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Öte yandan; İsrail’in uluslararası hukuku ciddi şekilde ihlal ederek müzakere sürecine rağmen Lübnan’a düzenlediği saldırılara ve Gazze’de her geçen gün derinleşen insani krize karşı uluslararası toplumun sorumluluk üstlenmesi gerekliliğini yineliyoruz" şeklinde konuştu.