GENEL - 01 Şubat 2019 Cuma 15:56

Ahmet Kerse mezarı başında dualarla anıldı

A
A
A
Ahmet Kerse mezarı başında dualarla anıldı

Darbe yönetimi tarafından idam edilerek şehit edilen Ahmet Kerse şehadetinin 36.

Darbe yönetimi tarafından idam edilerek şehit edilen Ahmet Kerse şehadetinin 36. yıl dönümünde Ülkü Ocakları Oğuzeli İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen program ile Oğuzeli Yeşildere Mezarlığında bulunan kabri başında dualarla anıldı.


Anma törenine Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Sinan Gökhan Yavuz, Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep Milletvekili A. Muhittin Taşdoğan, Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, MHP Gaziantep İl Başkanı Muzaffer Çelik, Ülkü Ocakları Gaziantep İl Başkanı İsa Alper Açıkbaş, Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanları, Ülkü Ocakları İlçe Başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.


“Bizler kara Eylül’ü hep hafızamızda diri tuttuk”


Ahmet Kerse’nin kara Eylül’ün kara kalemlerince asıldığını ama ülkemizin bugünlerine ışık tuttuğunu vurgulayan Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep Milletvekili A.MuhittinTaşdoğan, “Ahmet Kerse’nin şehit edilişinin 36. yıl dönümünde bizleri bir araya getiren Yüce Rabbime sonsuz şükrederek kendisini rahmet ile anıyorum. Kıymetli ailesine tekrar başsağlığı diliyorum. Ahmet Kerse kahpe Eylül’ün kahpe kalemlerince asıldı ama ülkemizin bugünlerine ışık tuttu. Bizler kara Eylül’ü hep hafızamızda diri tuttuk, diri tuttuğumuz için 15 Temmuz gecesi memleketi gayri meşru çocuklara bırakmadık. Dün Ahmet Kerse’nin kalemini kıranlar, Cennet mekan Başbuğumuz’a idam verenler bugün ülke yönetiminde söz sahibi olmak istiyorlar. Kendini ülkücü diye adlandıranlar ise bunlara çanak tutuyor, destek veriyorlar. Biz hakkımızı helal etmiyoruz. Şehitlerimiz yaşamış olsalardı onlarda haklarını helal etmezlerdi. Ülkücüyüm demek şuur ister, bilgi ister, duruş ister. Cenab-ı Allah bizimle yola çıkıp ta kaçan, satan yılanlara bir daha fırsat vermesin. Allah dirliğimizi birliğimizi bozmasın. Nice Ahmet Kerseler uğurladık Ruhi Kılıçkıran’dan Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na kadar. Bundan sonra da vatanımız için ölürüz ama Allah bizlere Aziz vatanımızı yaşatmayı nasip etsin. Uzaktan yakından gelen herkesten Allah razı olsun. Bizi bu programda bir araya getiren Ülkü Ocaklarımızdan Allah razı olsun” dedi.


“Davaları uğruna verdikleri mücadelelerin ölümsüzdür”


Geleceğin teminatı olan gençlerin Kızıl Elmaya giden bu yolda Ahmet Kerse’yi örnek alması gerektiğinin altını çizen Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, “Çok değerli ülküdaşlarım hepinizi saygı ile selamlıyorum. 36 yıl önce mağrur ve mazlum bir nesli temsil eden Ahmet Kerse kardeşimizi toprağa verdik. Gerçek ölümsüzlük Ahmet Kerselerin, Ruhi Kılıçkıranların, Cengiz Paktemurların, Cevdet Karakaşların, Fikri Arıkanların, Halil Esendağların, Selçuk Duracıkların, Ali Bülent Orkanların, Mustafa Pehlivanoğluların ve Fırat Yılmaz Çakıroğlu gibi yiğitlerimizin davaları uğruna verdikleri mücadelelerin ölümsüzlüğüdür. Hayatının baharında devlet ve millet için toprağın kara bağrına düşen şehidimiz Ahmet Kerse, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin Kızıl Elmaya giden bu yolda örnek alması gerektiği bir yiğittir. Ahmet Kerse inançları uğruna inandığı hak dava yoluna canını seve seve veren bir ülküdaşımızdır. Ne mutlu ki onun bize teslim ettiği emaneti kıyamete kadar taşıyacak göğüsleri iman dolu ülkücü gençliğimiz var. Sahte ülkü devlerine, Çin malı ülkücülere, ülkücülüğü siyasi ikballeri uğruna kullananlara, kaçanlara, satanlara değişenlere bir çift sözümüz var. Ahmet Kerse ve ülkücü şehitler kıyamette yakanıza yapışacaklar. Bizlerde bu dünyada onların yakasını bırakmayacağız. Ülkücülüğü kimseye kullandırtmayacağız. Ahmet Kerse’nin emaneti emanetimizdir diyorum hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum” ifadelerini kullandı.


“Onlar bayrağı her zaman omuzlarında taşımışlardır”


Ahmet Kerse’nin Ülkücü Hareketin cefasını çekmiş bu davayı canıyla şereflendirmiş biri olduğunun altını çizen Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Sinan Gökhan Yavuz, “Sözlerime şehidimiz Ahmet Kerse Ağabey’in anma programına katılan tüm gönüldaşlarımıza Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş Bey’in selamını ileterek başlamak istiyorum. Öncelikli olarak bizlerin burada buluşmasında vesile olan Ülkücü Şehidimiz Ahmet Kerse Ağabey’i rahmet ve özlemle anıyorum. Susmayacak Hakkın dili diyerek Hak yolunda şehadet şerbeti içen şehidimiz Ahmet Kerse Ülkücü Hareketin cefasını çekmiş bu davayı canıyla şereflendirmiştir. Bizler bu yolda ilerleyebiliyorsak şehidimiz Ahmet Kerse ağabey ve onun aziz yol arkadaşları sayesindedir. Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in ‘Hepiniz birer Türk Bayrağı’sınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin” sözünü kendilerine ilke edinmiş başta Ahmet Kerse Ağabeyimiz ve dava arkadaşları bayrağı ne lekelemişler nede yere düşürmüşlerdir. Onlar bayrağı her zaman omuzlarında taşımışlardır” şeklinde konuştu.


“Unutmak, tükenmektir, unutmayacağız”


Gönül verdikleri davada ülkü güllerinin solmaması için sonuna kadar mücadele vereceklerini söyleyen Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep İl Başkanı Muzaffer Çelik, “Şehadetinin seneyi devriyesinde kıymetli büyüğümüz, Ülkücü şehidimiz Ahmet Kerse Ağabey’in mezarı başında bir aradayız. Bundan sonra gönül verdiğimiz davamızda ülkü güllerinin solmaması için mücadele vereceğiz. Haklı davalar uğruna hayatlarını ortaya koymaktan çekinmeyen bu aziz kahramanlarımızı unutmamız mümkün değildir. Kutlu davası uğruna hayatını kaybeden tüm şehitlerimize aynı ruhaniyeti ve inanmışlığı taşımaktadır. Ülkemiz ve milletimiz uğruna canlarını, kanlarını ve bedenlerini siper eden aziz şehitlerimizi yad ediyorum. Unutmak, tükenmektir, unutmayacağız” dedi.


“Davamız namusumuzdur”


Görevlerinin vatanına ve milletine bağlı gençler yetiştirmek olduğunu söyleyen Ülkü Ocakları Gaziantep İl Başkanı İsa Alper Açıkbaş, “Bugün buradan bir kez daha haykırmak ve ilan etmek istiyorum. Şehitler kervanımızın yol başçısı Ruhi Kılıçkıran ağabeyimizden, Ahmet Kerse ağabeyimize kutlu davamızın son şehidi Fırat Yılmaz Çakıroğluna kadar Cennet Mekân Başbuğumuz ve şehitlerimizden emanet aldığımız davamızı namusumuz ve emanetimiz bilip en ileriye taşımak üzere görevlerimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemlerde yeniden Ahmet Kerse gibi vatanına milletine bağlı yiğitlerin yetişmesi için elimizden ne geliyorsa yapacağız” diye konuştu.


Ülkücü Şehit Ahmet Kerse’nin kabri başında Kuran-ı Kerim okutulması ve dua edilerek anılmasının ardından mezarına karanfil bırakıldı. Program sonunda Ahmet Kerse ruhuna tatlı ikramı yapıldı.


Ahmet Kerse kimdir


Gaziantep’in Oğuzeli ilçesine bağlı Hacar (Yeşildere) köyündendi. Gaziantep Eğitim Enstitüsü’nde okuyordu. 1980 yılı Şubat ayında, polisler tarafından Kilis’te yakalanarak gözaltına alınıp bir ay süreyle işkence yapıldı. Çıkarıldığı 12 Eylül mahkemelerinde, bütün şahitlerin, aleyhine ifade vermedikleri için tutuklandıkları bir yargılamadan sonra, 8 Temmuz 1981 tarihinde idam cezasına mahkum edildi. 25 yaşındayken, tutuklu bulunduğu Gaziantep Cezaevi’nin infaz bahçesinde 31.01.1983 tarihinde sabaha karşı asılarak şehit edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Şarköy’e hayırsever desteğiyle cami yapılacak Tekirdağ’ın Şarköy ilçesinde hayırsever iş adamları tarafından yaptırılacak cami ve müştemilat için protokol imzalandı. Şarköy ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde, iş adamı Ali Afrasyap ve Engin Afrasyap tarafından inşa edilecek cami ve müştemilatın yapımına ilişkin protokol, Tekirdağ Valiliği Toplantı Salonu’nda düzenlenen törenle imzalandı. Protokol ile Cumhuriyet Mahallesi’nde yapılacak caminin yanı sıra, vatandaşların kullanımına sunulacak çeşitli sosyal alanları içeren müştemilatın da inşa edilmesi planlanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin ibadet ve sosyal ihtiyaçlarına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. İmza töreninin ardından konuşan Vali Recep Soytürk, hayırseverlerin eğitime, sağlığa ve ibadethanelere yönelik katkılarının büyük önem taşıdığını belirterek, caminin yapımını üstlenen iş adamlarına teşekkür etti. Vali Soytürk, "Şarköy ilçemizde cami yaptıran hayırseverlerimize teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Allah hayrınızı kabul etsin. Camimiz ilimize ve ilçemize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Yetkililer, cami ve müştemilatın yapım sürecinin protokol doğrultusunda başlatılacağını, tamamlanmasının ardından vatandaşların hizmetine sunulacağını bildirdi. Protokol imza törenine Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Şarköy Kaymakamı Ahmet Naci Helvacı, Şarköy Belediye Başkanı Alpay Var, Tekirdağ İl Müftü Vekili Harun Bayraktutar, Şarköy İlçe Müftüsü Ramazan Tekin, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Çerkezköy Şube Başkanı Serkan Karagöz ile Sultan Sarrafiye Firması sahibi Ali Afrasyap katıldı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konuşmasına başlamadan önce tüm milletin geçmiş Kurban Bayramı’nı bir kere daha yürekten tebrik ettiğini dile getirdi. "Bizi bölmeye çalışanlara verdiğimiz en anlamlı cevaplardan biri, kuşkusuz hakkıyla idrak ettiğimiz bayramlarımızdır" diyen Erdoğan, bayramların; mahzun gönüllerin aydınlandığı, dargınlıkların ve kırgınlıkların unutulduğu, 86 milyonun ve tüm Müslümanların aynı duada buluştuğu müstesna zaman dilimleri olduğunu kaydetti. "Trafik kazalarında kaybettiğimiz 70 vatandaşımızın acısı milletçe hepimizin yüreğini dağlamıştır" Kurban Bayramı tatili boyunca trafik kazalarında hayatını kaybeden 70 vatandaşın acısının milletçe yürekleri dağladığını aktaran Erdoğan, "Trafik kazalarında yitirdiğimiz tüm kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Tedavileri devam eden vatandaşlarımıza aynı şekilde Yüce Mevla’dan acil şifalar niyaz ediyorum. Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır. Yeni yollar yoğun trafik tedbirleri hava destekli denetimlerle ağır ve hasta kısıtlamaları gibi önlemler neticesinde trafik güvenliğinde kayda değer iyileşmeler sağlanmıştır. Araç ve insan hareketliliğinin zirveye çıktığı 9 günlük bayram tatili boyunca vatandaşlarımızın güvenli seyahat edebilmeleri için fedakarca çalışan kolluk kuvvetlerimize ve karayolları personelimize teşekkür ediyorum" dedi. "Bugün ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz" Göreve geldiklerinde Türkiye’nin dört bir yanını birbirine bağlayan güçlü bir ulaşım ağı olmadığını ifade eden Erdoğan, "Bugün ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz. Yol medeniyettir şiarıyla son 23 yılda ülkemizin ulaşım altyapısına devasa nitelikte yatırımlar yaptık. Kara yollarında 206 milyar dolar, demir yollarında 80 milyar dolar, hava yollarında 35,5 milyar dolar tutarında yatırıma imza attık. Yatırımlarımız sayesinde 2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuz bugün 30 bin 51 kilometreye çıktı. Ülkemizde sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlı iken bugün 77 ilimiz duble yollarla birbirine bağlanmış durumda. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı 8,5 milyonken şehirlerarası ortalama hızımız saatte yalnızca 40 kilometreydi. Bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye yükseldi. Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu önemli ölçüde artırdık. Bilhassa kafa kafaya çarpışmalardan kaynaklı trafik kazalarında Allah’a hamdolsun büyük bir düşüş yaşandı. Bölünmüş yollarla birlikte otoyol uzunluğumuzu da iki kattan fazla artırdık. Otoyollarımızı bin 714 kilometreden aldık, 3 bin 796 kilometreye çıkardık. Dağları tünellerle, vadileri ve akarsuları köprüler ve viyadüklerle geçtik. 311 kilometre olan köprü viyadük uzunluğumuzu 821 kilometreye, sadece 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 856 kilometreye yükselttik" diye konuştu. "2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı" Demir yolunun önem ve öncelik verdikleri bir diğer alan olduğunu söyleyen Başkan Erdoğan, Türkiye’nin hızlı trenin konforuyla ilk defa kendi dönemlerinde tanıştığına dikkati çekerek, "2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı. Hava yolunu halkın yolu haline getirerek bir zamanlar yalnızca elitlerin faydalandığı imkânları milletimizin istifadesine sunduk. 2002’de 26 havalimanımız varken şimdi 58 havalimanımızla yıllık yaklaşık 250 milyon yolcuya hizmet veriyoruz. Bundan 13 sene evvel Gezici vandalların ’yapılmasın’ diye ortalığı yakıp yıktığı İstanbul Havalimanımız bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında. Gezicilerin ’buraya uçak inmez’ dedikleri havalimanımız dün bin 730 uçak trafiğiyle rekor kırdı. Bayram tatili süresince Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 8 bin 170 uçak trafiği ile 1 milyon 402 bin yolcuya, Antalya Havalimanı’nda 8 bin 408 uçak trafiği ile 1 milyon 456 bin yolcuya, Esenboğa Havalimanı’nda 2 bin 557 uçak trafiği ile 382 bin yolcuya, Adnan Menderes Havalimanı’nda 2 bin 557 uçak trafiği ile 398 bin yolcuya hizmet verilmiştir. Birileri sadece laf üretirken, biz 23 yıl boyunca iş ürettik, hizmet ürettik, Türkiye’nin çehresini değiştirecek vizyon projelerini hayata geçirdik" ifadelerine yer verdi. "Ulaştırma yatırımların üretime etkisi 2 trilyon doları bulmaktadır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma yatırımlarının üretime olan etkisinin 2 trilyon doları bulduğunun da altını çizerek, "Bu yatırımların yıllık ortalama istihdama etkisi ise 1 milyon 200 bin civarındadır. Ekonomideki katkılarının yanı sıra bu yatırımlar sayesinde vakit ve yakıt israfı önlenmiş, çevre kirliliği azaltılmış, turizmden tarıma birçok sektörde ilave katma değer üretilmesi sağlanmıştır. Ulaştırma alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. 2025 yılında aralarında Aydın-Denizli Otoyolu, Konya ve Malatya Çevre Yolu ikinci etapları ile Antalya Havalimanı iç ve dış terminal binalarının olduğu 55 projemizi hizmete açmıştık. 2026 yılı için hedefimiz, 144’ü kara yolu olmak üzere toplam 188 projeyi halkımızın istifadesine sunmaktır. Özellikle 42 şehrimizi birbirine bağlayacak olan Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyoluyla ilgili çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız. 7 kavşak 4 tünel, 8 viyadük, 22 kavşak köprüsünün yer aldığı toplam 120 kilometre uzunluğundaki bu projeyi inşallah gelecek yıl hizmete alacağız" dedi. "İstanbul Türk’tür, Müslümandır, Allah’ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır" Kurban Bayramı’nın üçüncü gününde Türk tarihinin en muhteşem zaferi olan İstanbul’un fethinin 573’üncü yıl dönümünü gururla kutladıklarını dile getiren Erdoğan, "Merhum Nurettin Topçu, İstanbul’un fethinin esas manasını bakınız nasıl ifade ediyordu. İstanbul’un kahraman fatihi hakkında bugüne kadar çok güzel sözler söylendi. Hepsinden ziyade Hazreti Peygamber’in onu övmesi yeterdi. Ancak bu Osmanlı Padişahının yaptığı yalnız bir şehrin alınması mıydı? Biz buna inanmıyoruz, olayı bu kadar küçültmek istemiyoruz. Bir şehrin alınmasıyla tarihte yeni bir devir açılmaz. Gerçekte yapılan bir şehrin fethiyle beraber ruhların fethi, kalplerin fethidir. İstanbul’un Bizans işgalinden kurtulmasıyla asıl kalpler fetholunmuş, harap bir şehir olarak Bizans’tan alınan Konstantiniyye, Sultan Fatih’in vakıflara dayanan imar seferberliğiyle Yahya Kemal’in ’Türk İstanbul’ dediği muhteşem bir Türk-İslam şehrine dönüşmüştür. Minarelerinden Ezan-ı Muhammedi’ler yükselen Ayasofya, aynı zamanda Feth-i Mübin’in de sembolü olmuştur. Ancak bu sembol uzun yıllar mahzun ve boynu bükük bırakılmıştır. 86 yıllık hicranın ardından Fatih’in emaneti Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri kırarak, fethin bağrında açılan bu yarayı hamdolsun biz kapattık. Yıllarca gözü yaşlı ve gönlü yaslı olan Ayasofya artık kubbesinde inleyen, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle minarelerini süsleyen, Ezan-ı Muhammedilerle İstanbul’un bağrından yükselen kutlu bir sancak olarak medeniyetimizdeki mümtaz makamına tekrar kavuşmuştur. İstanbul’un duvarlarını ‘zulüm 1453’te başladı’ yazılarıyla kirleten Bizans artıkları halen kabullenmekte zorlansa da İstanbul Türk’tür, Müslümandır, Allah’ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır" şeklinde konuştu. "Bu aziz şehri iş bilmezlerin insafına bırakmayacak, İstanbul’a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz" İstanbul’un fetih ve ’Fatih’ ruhundan koparılmasına asla göz yummayacaklarına vurgu yapan Erdoğan, "Bu aziz şehri iş bilmez, tarih bilmez, kadr-ü kıymet bilmez kifayetsizlerin insafına bırakmayacak, İstanbul’a hizmet etmeyi, bu güzel şehre yatırım yapmayı, İstanbul’a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz. Peygamber Efendimizin müjdesine nail olan Sultan Fatih’i, o büyük kumandanın kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle yâd ediyorum. İlk fetih hareketinden günümüze kadar bu toprakları mübarek kanlarıyla şereflendiren tüm kahramanların aziz ruhları şad olsun diyorum" diye konuştu. "Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye var" Dünyada ve bölgede gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmaların yaşandığına da dikkati çeken Erdoğan, "Coğrafyamızda sınırların yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Gazze’den Lübnan’a, Yemen’den Sudan’a yönümüzü nereye çevirsek aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bir yandan bu oyunları bozmaya çalışırken, diğer yandan da 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmenin mücadelesini veriyoruz. Bugün hamdolsun diplomaside güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayinde destan yazan bir Türkiye var. Ekonomide, enerjide, ticarette söz ve etki sahibi bir Türkiye vardır. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye vardır. Bunların gerisinde de milletimizin duası ve desteğinin yanı sıra tecrübeli, dirayetli, vizyoner kadroların Türkiye’de 23 yıldır iş başında olması vardır. Bunun kıymetini sınırlarımızın hemen ötesinde her gün bir yenisi patlak veren krizlere baktığımızda hepimiz çok net anlayabiliyoruz. Birileri kafalarını kuma gömmüş olsalar da takip eden her bir vatandaşımız Türkiye’nin hangi kritik eşiklerden geçtiğini görüyor" açıklamasında bulundu. "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor" Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Dolayısıyla bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır, o da Türkiye’dir. Türkiye Yüzyılı’nın inşasıdır. Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil, kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak bir gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz. Sadece buna odaklanıyor, zihnimizi sadece bununla meşgul ediyoruz. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye’nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olmaz. Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, başta ’Terörsüz Türkiye’ sürecimiz olmak üzere 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı vardır. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir. Biz iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz. Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye’nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz."
İstanbul CHP Kurultayı soruşturmasında oy kullanan delegeler ve yakınları hakkında belge talebi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38’inci Olağan Kurultayı’nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği iddialarına ilişkin soruşturmada, kurultayda oy kullanan delegeler ile birinci derece yakınları hakkında banka hesap hareketleri ve SGK kayıtlarına ilişkin belge talebinde bulunuldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayında delegelerin oy kullanma iradesini etkilemeye yönelik müdahale edildiğine ilişkin iddialar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında operasyon düzenlenmişti. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün yaptığı çalışmalar sonucu siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği değerlendirilen 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Gülhan Aydın, Ayça Akpek Şenay, Melda Tanışman Tutan ve Hayati Kaya adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, Sadi Karayalçın, Suat Dülger, Kalender Özdemir, Özkan Deniz, İbrahim Şahin, Umut Sapan, Mehmet Ayıp Demirbüken, Metin Kaya, Gaffar Çiçek ise tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Kurultayda oy kullanan delegelere ait belge talebi Öte yandan, yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Başsavcılık tarafından, kurultayda oy kullanan tüm delegeler ile birinci derece yakınlarına ait MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları hakkında ilgili kurumlardan bilgi ve belge talebinde bulunuldu. Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.