ÇEVRE - 10 Şubat 2026 Salı 13:33

Bakan Yumaklı: "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıda israf ediliyor"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıda israf ediliyor"

Hasan Kalyoncu Üniversitesinde düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı Sonuç Konferansı’nda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır. Bu gıdanın üretimi için kullanılan su miktarı ise yılda yaklaşık 250 kilometreküp seviyesindedir. Bu tablo bize çok net bir gerçeği göstermektedir" dedi.


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gaziantep’te Sıfır Atık Vakfı, Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı’na katıldı. Konferansta konuşan Bakan Yumaklı, gıda güvenliği, israf, kuraklık, İklim değişikliği ve sıfır atık ile ilgili önemli konulara değindi. Sürdürülebilir gıda sistemleri, su verimliliği ve israfın azaltılması yönünde küresel politikaları güçlendirmek için çabaladıklarını belirtti.



"Toplantıyı ulusal politikalara entegre edilmesi yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz"


Çalıştay hakkında bilgi veren Bakan Yumaklı, "Bugün; Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’nın sonuçlarını değerlendirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sakarya ve Muğla’nın ardından, çalıştayların üçüncü ayağı olarak bugün Gaziantep’teyiz. COP31 sürecinde ’Yerelden Ulusala: İsraf ve Atık’ temasıyla düzenlenen bu toplantıyı; yerelde geliştirilen bilgi, deneyim ve çözüm önerilerinin, ulusal politikalara entegre edilmesi yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz" dedi.



"Programın Gaziantep’te düzenlenmesi tesadüf değil"


Çalıştayın Gaziantep’te gerçekleştirilmesinin tesadüf olmadığını belirten Bakan Yumaklı, "Gaziantep, yalnızca sanayi üretimi ve ticaret kapasitesiyle değil; tarımsal üretim gücü ve köklü gıda kültürüyle de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Özellikle Antep fıstığı üretiminde, Türkiye dünyada üçüncü sırada bulunmakta, ülkemizde Antep fıstığının yaklaşık yarısı da Gaziantep’te yetiştirilmektedir. Ayrıca Gaziantep, tam 108 coğrafi işaretli ürüne sahiptir. AB coğrafi işaretli ürün sayısı ise 5’e yükselmiştir. Şehrin bu üretim kapasitesi; yüksek katma değer, kırsal istihdam, gıda sanayisi ve ihracat açısından stratejik bir alan oluşturmaktadır. Gaziantep’te tarım; işleme, depolama, ticaret ve sofraya ulaşma aşamalarını kapsayan bütüncül bir gıda ekosistemi içinde ele alınmaktadır. Bu bütüncül yapının en güçlü tamamlayıcısı ise Gaziantep’in mutfak kültürüdür. Gaziantep, UNESCO Fark Oluşturan Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil edilen Türkiye’nin ilk şehridir. Bu unvan Gaziantep mutfağının, yerel üretime dayanan, mevsimine göre ürün kullanan ve israfı en aza indirmeye öncelik veren bir gelenek olduğunu da tescillemektedir. Bu yönüyle Gaziantep israfla mücadelede, sıfır atık hareketinde yalnızca bir uygulama alanı değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel beşiktir" ifadelerini kullandı.



"Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır"


Dünyanın iklim değişikliği, artan kuraklık ve nüfus artışı nedeniyle su varlığı ve gıda güvenliği açısından kritik bir süreçten geçtiğine dikkati çeken Bakan Yumaklı, "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır. Bu gıdanın üretimi için kullanılan su miktarı ise yılda yaklaşık 250 kilometreküp seviyesindedir. Bu tablo bize çok net bir gerçeği göstermektedir. Gıda israfı, aynı zamanda kaynak ve en önemlisi su israfıdır. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde, gıda ve su israfına yönelik başlatılan yaklaşımlar tam da bu sorunlara çözüm üretme iradesinin somut tezahürleridir. Bu anlayış doğrultusunda başlattığımız ’Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık’ kampanyasıyla topluma verdiğimiz mesaj şudur: kayıp ve israf ortak çabayla önlenebilir ve bu dayanışma o kaybı umuda dönüştürebilir. Kampanya kapsamında yaptığımız faaliyetler aracılığıyla, kamuoyunda büyük bir farkındalık oluşturduk. Bu süreç israfla mücadelenin yalnızca mevzuatla değil; davranış değişikliğiyle mümkün olabileceğini açıkça göstermiştir. Suda sıfır kayıp ilkesiyle yürüttüğümüz su verimliliği seferberliği ise yalnızca bir kampanya değil bir zihniyet dönüşümüdür" ifadelerine yer verdi.



"Sensör tabanlı sulama teknolojisiyle yüzde 40’a varan su tasarrufu sağlandı"


Tarımda dijital ve sensör tabanlı sulama teknolojileriyle yüzde 40’a varan su tasarrufu sağlandığını söyleyen Yumaklı, "Tarımda dijital ve sensör tabanlı sulama teknolojileriyle yüzde 40’a varan su tasarrufu sağlanmıştır. Modern sulama sistemleriyle sulanan alan oranı yüzde 33’e ulaşmıştır. Hedefimiz bu oranı yüzde 50’nin üzerine çıkarmaktır. Ayrıca suyu merkeze alan üretim planlaması ve kuraklığa karşı dayanıklı yeni türlerin geliştirilmesi, bu seferberliğin önemli yapıtaşları olmuştur. Su israfı yalnızca musluğu açık bırakmak değil üretimde, tarımda, sanayide ve şehirlerde suyu verimsiz ve plansız kullanmaktır. Evlerde gri su sistemleri, sanayide geri kazanım teknolojileri, tarımda basınçlı ve damla sulama sistemleriyle bu israfı önlemek mümkündür. Amacımız; her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci oluşturmaktır" şeklinde konuştu.



"Gıda ve su israfının tehdit oluşturduğunu ve önlenmesinin kritik bir öncelik olduğunu vurguladık"


Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nu, 17-19 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yumaklı, "Foruma, 100’ün üzerinde ülke temsilcisi ile 118 kurum ve kuruluş katıldı. Kamu kurumları, özel sektör, akademi, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcileri, sıfır atık politika ve stratejilerini İstanbul’da kapsamlı biçimde ele aldı. Bu sürecin devamında da ’Gıda ve Su İsrafını Önlemek-Geleceği Sahiplenmek’ temalı yüksek düzeyli paneli İstanbul’da düzenledik. Bu toplantıda ise 15’i bakan olmak üzere, 31 ülkenin ve uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisiyle buluştuk. Gıda ve su israfının küresel geleceğimiz açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve bu sorunun önlenmesinin kritik bir öncelik olduğunu güçlü bir şekilde vurguladık. Bu toplantılar Sıfır Atık Hareketi’nin küresel merkezinin İstanbul olması yönündeki iradeyi daha da güçlendirmiştir. Ancak küresel platformlarda konuşulan hedeflerin gerçek karşılığını göreceğimiz asıl yer şehirlerimizdir. İşte bu nedenle, bugün Gaziantep’teyiz. Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda yürütülen bu çalıştaylar, ortak bir metodolojiye dayanmaktadır. Tematik masa sistemi ve sorun, çözüm, hedef ve izleme yaklaşımı sayesinde bu toplantılar, yalnızca tespit yapmakla kalmamış; uygulanabilir ve izlenebilir politika girdileri üretmiştir. Bu kapsamda her il için hazırlanacak yerel sıfır atık hedef belgeleri, yerel ihtiyaçların ulusal politika tasarımına veri sağlaması açısından son derece önemlidir" dedi.



"Evsel atıktan enerji üretmek somut örneklerden biri"


Gaziantep’te yürütülen yerel uygulamaların sıfır atık yaklaşımının yerel ölçekte somut ve ölçülebilir sonuçlar üretebildiğini açıkça gösterdiğini ifade eden Bakan Yutmaklı, "Yıllık yaklaşık 650 bin ton evsel atıktan elde edilen enerjiyle, yaklaşık 50 bin hanenin elektrik ihtiyacının karşılanması, atığın çevresel bir yük olmaktan çıkarılarak ekonomik bir değere dönüştürüldüğünün en somut örneklerinden biridir. ‘Geri Dönüşüm Evde Başlar’ ve ’Yeşil Antep’ gibi projeler, yerelde sahiplenilen bu dönüşüm iradesinin güçlü örnekleridir. Atığı kaynağında önleme, önlenemez ise katma değere dönüştürme, israfla mücadelenin temelidir. Bu yerel çabalar Türkiye’nin iklim hedefleriyle de doğrudan ilişkilidir. Atık yönetimi, döngüsel ekonomi, gıda israfını önleme ve su verimliliği bu hedefe ulaşmada öncelikli politika alanları arasında yer almaktadır. Bu mücadele merkezi idareden yerel yönetimlere, özel sektörden hane halkına her bir vatandaşımızın ortak sorumluluğudur. Bu çalıştaylar ve sonuç konferansları, COP31 süreci öncesinde Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımını, yerel uygulamalar üzerinden, sahaya dayalı ve somut örneklerle anlatabilmesine imkan tanımaktadır. Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı’nın elde edilen çıktıları daha da güçlendireceğine, ulusal ve yerel politika bağını pekiştireceğine ve Türkiye’nin COP 31’e ev sahipliği yaptığı bu dönemde, yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Bütün çalışmalarımızda bize güçlü desteğini veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Emine Erdoğan Hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, Sıfır Atık Vakfı’na, Gaziantep Valiliğine, Gaziantep Büyükşehir Belediyesine, üniversitelerimize ve sürece katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" diye konuştu.


Düzenlenen çalıştaya, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Haluk Kalyoncu ve akademisyenler katıldı.



Bakan Yumaklı: "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıda israf ediliyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Bakan Uraloğlu: "2009’da açılan YHT’de 110 milyon vatandaşımız yolculuk etti" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilecik’te T26 tüneli şantiyesini ziyaret etti. Uraloğlu, "2009’da Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon vatandaşımız yolculuk etti" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-İstanbul ve Konya-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hatlarındaki trenlerin seyir sürelerini düşürecek kritik bir nokta olan T26 tüneli şantiyesini ziyaret etti. Yetkililerden aldığı brifing sonrası bir açıklama yapan Uraloğlu, "Dün, Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattımızdaki yapım çalışmalarını yerinde incelemek üzere Afyon’daki Sinanpaşa şantiyemizi ziyaret etmiştik. Bugün de Ankara-İstanbul ve Konya-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hatlarındaki trenlerimizin seyir sürelerini düşürecek kritik bir nokta olan T26 Tüneli şantiyemizde Bilecik’te bir aradayız. Çalışma arkadaşlarımızdan projedeki son durumla ilgili detaylı bilgi aldık ve çalışmalarımızdaki ilerlemeyi bizzat gözden geçirdik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle demiryollarını devlet politikası olarak ele aldık. Son 24 yılda demiryolları alanında hayata geçirdiğimiz güçlü yatırımların sahadaki karşılığını da çok daha net görüyoruz" dedi. "2009’da Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon vatandaşımız yolculuk etti" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu açıklamasının devamında, "Demir yolu yolcu taşımacılığı, özellikle yüksek hızlı trenlerle birlikte ülkemizde adeta yeni bir döneme girdi. Yüksek hızlı Trenler yalnızca şehirleri birbirine bağlamakla kalmadı; aynı zamanda vatandaşlarımızın ulaşım alışkanlıklarını da köklü biçimde değiştirdi. Sunduğu konfor, ekonomiklik, yüksek hız ve emniyet avantajları sayesinde öncelikli tercih edilir bir ulaşım aracı haline geldi. Mesela bugün Ankara’dan Eskişehir’e, İstanbul’a ya da Sivas’a seyahat eden vatandaşlarımızın çok büyük bir bölümü tercihini demiryolundan yana kullanıyor. İlk olarak 2009’da Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon vatandaşımız yolculuk etti. Yine, 2025 yılı da demir yolu taşımacılığı açısından verimli ve başarılı bir yıl oldu. Geçen yıl boyunca yüksek hızlı trenler, ana hat trenleri, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcuya hizmet sunduk. Yaklaşık 12 milyon yolcu yüksek hızlı trenleri tercih etti ve en yoğun hattımız yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı oldu. Hizmete başladığından bu yana da Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattımızla 42 milyon 600 bin yolcumuz seyahat etti. Şu anda da; Ankara-İzmir Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Halkalı-Kapıkule, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum, Karaman-Ulukışla gibi yeni hızlı tren hatlarının yapımlarına devam ediyoruz" dedi. "Bozüyük-Bilecik kesiminde yer alan 5 bin 587 metrelik T26 tünelimiz, hattın en kritik noktalarından biridir" Bakan Uraloğlu, 2028 yılında demir yolu ağını 17 bin 287 kilometreye ulaştırmayı ve doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayımızı da 27’ye yükseltmeyi hedeflediklerini anlatarak, "İnşallah, 2053 yılında da ülkemizin dört bir yanını hızlı tren hatlarıyla birleştirerek 48 saatte tüm Türkiye’yi gezeceğiz. Şimdi de sizlere bahsettiğim bu başarı ivmesini daha da güçlendirmek için T26 Tüneli’nde incelemelerde bulunuyoruz. Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı’nın Bozüyük-Bilecik kesiminde yer alan 5 bin 587 metrelik T26 tünelimiz, hattın en kritik noktalarından biridir. Çünkü T26 tünelinin tamamlanıp buranın hızlı tren hattına bağlanmasıyla; mevcutta kullanılan 9,1 kilometrelik konvansiyonel hat yerine 8 kilometrelik yüksek hızlı tren hattı kullanılmaya başlayacaktır. Böylece bu kesimde trenlerimiz saatte 55 km yerine 250 km hızla kesintisiz seyredebilecek, 20 dakikada geçilen bölüm 9 dakikaya inecek, tek hat nedeniyle oluşan tren buluşma gecikmeleri de tamamen ortadan kalkacaktır. Çalışmalarımızdaki son durumu özetleyecek olursak; tünelin güvenlik tünelleri ve aç-kapa imalatları dâhil tamamını 31 Aralık 2025 itibarıyla bitirdik. Yani tünelimizin kazı çalışmalarını tamamladık ve tüneli açtık" ifadelerine yer verdi. "Sapanca-Geyve arasındaki 12 kilometrelik güzergâhta da altyapı, üstyapı ve elektromekanik yapım çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor" Bakan Uraloğlu son olarak, "Üstyapı, elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarımız ise hızla devam ediyor. Planımıza göre; üstyapı imalatlarını 2026 yılı 3. çeyreğinde, elektrifikasyon ve sinyalizasyon imalatlarını ise 2027 yılı 2. çeyreğinde tamamlamayı hedefliyoruz. Yine, buranın devamında Sapanca-Geyve arasındaki 12 kilometrelik güzergâhta da altyapı, üstyapı ve elektromekanik yapım çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. O kesimdeki işin fiziksel ilerlemesi de oransal olarak yüzde 65’in üzerindedir. Oradaki çalışmalarımızı da 2028 yılının 2. çeyreğinde tamamlanmayı planlıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ’Ana yurdumuzun demir ağlarla örülmesi’ vizyonuna sahip çıkmaya devam edeceğiz. Yapımları devam eden ve hayata geçireceğimiz yeni projelerle ülkemizi daha hızlı, daha güvenli ve daha modern bir demiryolu ağıyla buluşturacağız" dedi.