ASAYİŞ - 02 Haziran 2026 Salı 09:32

Cinayeti işledikten sonra yemek yemişler

A
A
A
Cinayeti işledikten sonra yemek yemişler

Gaziantep’te 30 Ağustos 2025’te parkta motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz’in ölümüne ilişkin davada sanığın savunması dikkat çekti. Sanık, olayın ardından bağ evine giderek yemek yediklerini ve yaşananları arkadaşlarına anlattıklarını ifade etti.


Gaziantep’te 30 Ağustos 2025’te parkta motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz’in ölümüne ilişkin davanın 3’üncü duruşması Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, tutuklu sanıklar, sanık avukatları, maktul aile ve avukatları hazır bulundu.



"Olaydan sonra yemek yedik"


Duruşmada savunma yapan Sanık Ş.Z., "Annem beni arayarak ablamın evinin kurşunlandığını söyledi. Bunun üzerine ailemle birlikte ablamın evine gittik. Evin camında üç adet kurşun izi gördüm. Daha sonra Muhammet Arda Ç.’yi aradım. Telefonu açtı ve bana, ‘Ablanın evine ateş eden bizdik, ne olmuş yani? İstersen bir araya gelip konuşalım’ dedi. Ben de akşam saatlerinde buluşabileceğimizi söyledim. Sanık Volkan bana ne olduğunu sordu. Başta anlatmak istemedim ancak ısrar edince yaşananları anlattım. Böylece diğer sanıklar da olayı öğrenmiş oldu. Muhammet Murat D.’yi maktulün arayıp aramadığını ya da mesaj atıp atmadığını hatırlamıyorum. Ancak Murat abi bana, maktulün kendisini aradığını ve beni sorduğunu söyledi. Murat abi de ona, ‘Evet, seni soruyorum. Bir kardeşimle ilgili bir mesele var, onu çözelim’ şeklinde cevap vermişti. Daha sonra buluşmaya karar verdiler ve maktul Murat’a konum gönderdi. O sırada tüm sanıklar aynı evdeydi. Hepimiz aynı motosiklete binemediğimiz için Volkan bizimle gelemeyeceğini söyledi. Volkan’a ait araca üç kişi bindik ve olay yerine gittik. Maktul ile iki kişinin parkta oturduğunu gördük. Motosikletten inmeden yanlarına doğru yaklaştık. Maktul bizi görünce eliyle işaret etti. Ardından maktulün yanındaki şahıs bize ateş açtı. Bunun üzerine Murat abi de karşı tarafa ateş etmeye başladı. Olay yerinde sağa ya da sola kaçabileceğim bir alan yoktu. Panik halinde motosikleti onların bulunduğu yöne sürdüm. Hiç durmadan maktul ve arkadaşlarının yanından geçerek uzaklaştım. Geçerken yerde yatan ya da vurulmuş kimseyi görmedim. Olay yerinden ayrılırken arkamdan dört-beş el silah sesi daha duydum. Daha sonra bağ evine gittik. Dört kişiydik ve yanımızda başka kimse yoktu. Olaydan sonra yemek yedik ve yaşananları konuştuk. Volkan abi bize kızarak, ‘Neden böyle bir şey yaptınız’ dedi. Daha sonra kolluk kuvvetleri tarafından yakalandık. Böyle bir olayın yaşanmış olmasından dolayı üzgünüm" dedi.



"Maktul ile aramda husumet yoktu"


Sanık Muhammet Murat D., "Olaydan bir gün önce sanıklardan Eyüp beni aradı ve Ümit ile birlikte olduğunu, alkol aldıklarını söyledi. Gece saat 23.00 sıralarında yanıma geldiler. Birlikte alkol aldık, ardından uyuduk. Sabah Volkan beni arayarak yanıma gelmek istediğini söyledi. Yanında sanık Ş.’nin de olduğunu belirtti. Daha sonra sanık Ş. ağlayarak ablasının evinin kurşunlandığını anlattı. Kendisine polise haber verip vermediklerini sordum. Bana sürekli tehdit edildiklerini söyledi. Ben de kimsenin durduk yere tehdit etmeyeceğini söyledim ve karşı tarafı arayarak konuşmayı teklif ettim. Volkan, kadınların bulunduğu bir eve ateş edilmemesi gerektiğini söyleyerek tepki gösterdi. Karşı taraf da cevap verdi. Daha sonra taraflar birbirlerinden özür diledi. Eve ateş eden kişinin Mehmet olduğunu söylediler. Mehmet’in yerini öğrenebilecek ortak bir arkadaşımıza ulaştım. Maktul Mehmet Akdeniz’i tanıyıp tanımadığını sordum ve olayı anlattım. Arkadaşım, Mehmet’in böyle bir şey yapmayacağını söyledi. Ben de konuyu konuşup halledelim dedim. sanık Ş. ve ailesi ağlamaya devam edince üzüldüm. Daha sonra maktul bana ulaştı. sanık Ş.’nin anlattıklarını bildiğini, ancak benim bilmediğim bazı şeyler olduğunu söyledi. Buluşmak için konum göndereceğini belirtti ve bir yerde görüşmeyi teklif etti. Bir süre sonra Volkan, sanık Ş. ve Eyüp dışarı çıktı. Nereye gittiklerini sorduğumda motosiklet almaya gittiklerini söylediler. Daha sonra Volkan’ı aradım ve gidip konuşmamız gerektiğini söyledim. Ardından sanık Ş. ve Eyüp geri geldi. Önce araba ile gitmeyi düşündük, ancak daha sonra motosikletle gitmeye karar verdik. Mavi motosiklete sanık Ş. ile birlikte bindik. Motosikleti sanık Ş. kullanıyordu. Benim amacım yalnızca sanık Ş. ile birlikte gidip konuşmaktı. Eyüp ve Ümit’in olaydan haberi yoktu, aslında bağ evine gideceklerdi ve bu nedenle bizimle gelmişlerdi. Olay yerine vardığımızda maktul beni arayarak nerede olduğumuzu sordu. Ben de yolda olduğumuzu söyledim. Parka ulaştığımızda silah sesi duydum. Bunun üzerine silahımı çıkardım ve yere doğru ateş ettim. sanık Ş. de ‘Silah var’ diye bağırıyordu. Silah sesleri devam edince şarjördeki tüm mermileri kullandım. Daha sonra olay yerinden ayrıldık. Eyüp’ü arayarak bağ evine gideceğimizi söylemek istedim. Eyüp bana, ‘Hani sadece konuşacaktınız, neden size ateş ettiler?’ dedi. Ben de bize ateş edildiği için karşılık verdiğimizi söyledim. Bağ evine gittiğimizde Eyüp kapıyı açtı. Yaşananları anlattım. Eyüp ve Ümit olaydan o anda haberdar oldu. Aç oldukları için Volkan’ı arayıp yemek istedik. Bir süre sonra maktule ait telefondan bana mesaj geldi. Mesajda durumumuzun nasıl olduğu soruluyordu. Bunun üzerine maktulün sosyal medya hesabını aradım. Telefona çıkan kişi kendisini maktulün ağabeyi olarak tanıttı. Vurulan biri olup olmadığını sordum. O da maktulün hastaneye kaldırıldığını söyledi. Bu haberi arkadaşlarıma ilettim. Hepimizin morali bozuldu. Sinirlendiğim için bağırdım. Maktulün ağabeyini tekrar arayarak yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını sordum. Bizi hastaneye çağırdı. Ben de olay yerine yalnızca konuşmak amacıyla gittiğimizi, kötü bir niyetimizin olmadığını söyledim. Daha sonra sanık Ş. ve Volkan bağ evinden ayrıldı. Bir süre sonra maktulün hayatını kaybettiğini öğrendik. Olay nedeniyle çok öfkelendim. sanık Ş.’yi darp etmeyi düşündüm ancak kendisi orada değildi. Eyüp ve Ümit beni sakinleştirmeye çalıştı. Daha sonra polis tarafından ifadeye çağrıldım. Rezidansa geçeceğimi ve oradan alınabileceğimi söyledim. Yaya olarak rezidansa giderken sanık Ş. ve Volkan ile karşılaştım. Ardından teslim oldum. Maktulle herhangi bir husumetim yoktu. Keşke bu olay hiç yaşanmasaydı. Yaşananlardan dolayı pişmanım" ifadelerini kullandı.



Diğer sanıklar suçsuz olduklarını öne sürerek tahliyelerini talep etti.


Tanık Cemal H. ise olay günü yaşananları anlatarak, "Mehmet’i evinden ben aldım. Birlikte parka gittik. Mehmet sürekli telefonla görüşüyordu. Parkta bir banka oturduk. Mehmet telefonda bulunduğumuz yeri tarif ediyordu. Bir süre sonra sanıklar seri şekilde ateş etmeye başladı. Ateş ettikten sonra hiç durmadan yanımızdan geçerek uzaklaştılar. Bu sırada Mehmet vurulduğunu söyledi. Daha sonra parkın yanından geçen başka bir motosikletten de ateş açıldı. Ardından hastaneye gittik. Bizim tarafımızdan hiç kimse silah kullanmadı. Benim üzerimde de silah yoktu" şeklinde konuştu.


Duruşmada söz alan maktul yakınları ise sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti. Cumhuriyet savcısı, mevcut delil durumu ve suçun niteliğini dikkate alarak tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti ise dosyadaki eksikliklerin giderilmesine ve tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Olayın geçmişi


Olay, 30 Ağustos tarihinde Şahinbey ilçesine bağlı Bülbülzade Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre Mehmet Akdeniz isimli şahıs ve arkadaşları, 2 motosikletle olay yerine gelen 4 şüpheli tarafından silahlı saldırıya uğradı. Vücuduna aldığı mermilerle yere yığılan genç ağır yaralandı. Çevredekilerin durumu 112 Acil Sağlık Merkezine bildirmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri yönlendirildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri ağır yaralanan Mehmet Akdeniz isimli genci hastaneye kaldırdı. Hastaneye kaldırılan genç doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından harekete geçen Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayla ilgili 2 si Mehmet Akdeniz’in arkadaşı, 1’i saldırganlara yardım eden şahıs olmak üzere toplam 7 şüpheliyi olayda kullanılan silahlarla birlikte yakalayarak gözaltına almıştı.



Cinayeti işledikten sonra yemek yemişler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sinema salonu sayısı 2 bin 161 oldu Sinema Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında 417’si ilk defa olmak üzere sinema salonlarında toplam 771 film gösterildi. Sinema salonu sayısı 2 bin 161 olurken, sinema salonlarındaki koltuk sayısı 253 bin 364 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, Sinema Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında 417’si ilk defa olmak üzere sinema salonlarında toplam 771 film gösterildi. İlk defa gösterime giren 417 filmin 159’u yerli, 258’i yabancı film oldu. 2025 yılında sinema salonu sayısı 2 bin 161 olurken, sinema salonlarındaki koltuk sayısı 253 bin 364 oldu. Sinema seyirci sayısı 27 milyon 657 bin 591 oldu Sinema seyirci sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15,0 azalarak 27 milyon 657 bin 591 kişi oldu. Yerli film seyirci sayısı yüzde 18,3 azalarak 15 milyon 96 bin 336 kişi olurken, yabancı film seyirci sayısı yüzde 10,7 azalarak 12 milyon 561 bin 255 kişi oldu. Tiyatro salonu sayısı 1.101 oldu Tiyatro salonu sayısı 2024/’25 sezonunda 1.101 olurken tiyatro salonu koltuk sayısı 494 bin 184 oldu. Devlet Tiyatroları tarafından oynanan eser gösteri sayısı 6 bin 667 oldu Devlet Tiyatroları tarafından 2024/’25 sezonunda 99’u telif eser, 138’i çeviri eser olmak üzere toplam 237 eser oynandı. 2024/’25 sezonunda Devlet Tiyatroları tarafından oynanan yetişkin eseri gösteri sayısı 5 bin 55 olurken çocuk eser gösteri sayısı 1 612 oldu. Devlet Tiyatroları seyirci sayısı bu sezonda 1 milyon 951 bin 41 oldu. Tiyatro seyirci sayısı 8 milyon 183 bin 257 oldu Tiyatro salonlarında oynanan eser sayısı 2024/’25 sezonunda geçen sezona göre yüzde 4,8 artarak 10 bin 216 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan çeviri eser seyirci sayısı yüzde 14 artarak 2 milyon 459 bin 735 olurken, telif eser seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 2,9 azalarak 5 milyon 723 bin 522 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı 13 bin 156 oldu 2024/’25 sezonunda tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı yüzde 5,5 artarak 13 bin 156 olurken yetişkin eseri gösteri sayısı yüzde 5,7 azalarak 21 bin 619 oldu. Aynı sezonda çocuk eseri seyirci sayısı yüzde 5,3 artarken, yetişkin eseri seyirci sayısı ise yüzde 0,1 arttı. Opera ve bale seyirci sayısı 511 bin 376 oldu Türkiye’de 2024/’25 sezonunda 6 ilde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne bağlı salonlarda opera ve bale gösterisi yapıldı. Opera ve bale seyirci sayısı bir önceki sezona göre yüzde 16,5 artarken, gösteri sayısı yüzde 21,8 arttı. Orkestra, koro ve topluluk seyirci sayısı 436 bin 227 oldu Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı 6 orkestra, 11 koro ve 11 topluluk faaliyet gösterdi. Orkestra, koro ve topluluklarda seyirci sayısı yüzde 11,0 azalarak 436 bin 227 oldu. Orkestra seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 15,3 azalırken, koro seyirci sayısı yüzde 27,6 arttı, topluluk seyirci sayısı ise yüzde 25,5 azalarak 142 bin 766 oldu.
Tokat Keneler sadece KKKA değil, yüzlerce hastalığın taşıyıcısı olabilir Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin; Türkiye’de insanlardan en sık toplanan kene türünün KKKA’nın önemli taşıyıcısı olan Hyalomma marginatum olduğunu belirterek, kenelerin yaklaşık 200 farklı hastalığın yanı sıra insanlarda geçici felç vakalarına da neden olabileceğini söyledi. Her kenenin hastalık taşımadığını ancak bazı türlerin insan ve evcil hayvan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu belirten TOGÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin; Türkiye’de insanlar üzerinden en sık toplanan kene türünün Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının da taşıyıcısı olan Hyalomma marginatum olduğunu söyledi. Kene türleri ve taşıdıkları hastalıklar hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Adem Keskin, dünya genelinde binden fazla kene türü bulunduğunu, bunların yaklaşık 200-250’sinin insan ve evcil hayvan sağlığını doğrudan ilgilendirdiğini ifade etti. Bazı kene türlerinin yalnızca belirli canlılar üzerinde yaşadığını belirten Keskin, "Konak spesifikliği dediğimiz durum söz konusudur. Örneğin Ixodes arboricola isimli kene türünü sadece kuşlar üzerinde görebilirsiniz. İnsanlarda ya da çiftlik hayvanlarında göremezsin. Dolayısıyla insan ve çiftlik hayvanı sağlığını doğrudan ilgilendiren bir tür değildir" dedi. Türkiye’de insanlardan en sık toplanan tür Hyalomma marginatum Türkiye’de bugüne kadar 56 farklı kene türünün tespit edildiğini aktaran Keskin, bunların yaklaşık 20’sinin insanlardan kan emebildiğini söyledi. İnsanlar üzerinden toplanan kenelerin yaklaşık yüzde 70-80’ini Hyalomma marginatum türünün oluşturduğunu vurgulayan Keskin, "Bu tür ülkemizde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının en önemli vektörlerinden biri olarak kabul edilmektedir" diye konuştu. Farklı keneler farklı hastalıklar bulaştırabiliyor Kenelerin yalnızca KKKA ile ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirten Keskin, farklı türlerin farklı hastalık etkenlerini taşıdığını ifade etti. Rhipicephalus sanguineus isimli kenenin Rickettsia conorii bakterisini bulaştırarak insanlarda riketsiyoz hastalığına neden olabildiğini söyleyen Keskin, Karadeniz Bölgesi’nde yaygın görülen Ixodes ricinus türünün ise Borrelia bakterisini taşıyarak Lyme hastalığına neden olabileceğini söyledi. Avrupa’da yaygın görülen bazı kene kaynaklı hastalıkların Türkiye’de daha nadir görüldüğünü belirten Keskin, "Örneğin Avrupa’da Ixodes ricinus kaynaklı kene ensefalit oldukça yaygın görülebiliyor. Dermacentor reticulatus türü de riketsiyoz vakalarının oluşmasında rol oynayabiliyor" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 200 farklı kene kaynaklı hastalık bulunuyor Kenelerin çok sayıda hastalık etkeniyle ilişkili olduğunu vurgulayan Keskin, dünya genelinde yaklaşık 200 farklı kene kaynaklı hastalığın bulunduğunu söyledi. Bu hastalıkların bazılarına Türkiye’de nadir de olsa rastlanabildiğini belirten Keskin, vatandaşların kene temasına karşı dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Kene felci vakaları da görülebiliyor Kenelerin yalnızca hastalık bulaştırmakla kalmadığını, bazı nörolojik sorunlara da yol açabildiğini belirten Keskin, özellikle kulak arkası ve kulak içi gibi hassas bölgelerde tutunan kenelerin geçici felçlere neden olabileceğini söyledi. Kenenin salgıladığı tükürük sıvısının sinir dokularında geçici hasara yol açabildiğini ifade eden Keskin, "Zaman zaman kulak arkasında ya da kulak yolundan çıkarılan kene vakaları olabiliyor. Bu bölgeler yüz sinirlerine yakın alanlardır. Kenenin salgıladığı maddeler sinir dokularını etkileyerek geçici felçlere neden olabiliyor" dedi. Bazı kişilerde kene tükürüğüne karşı ciddi alerjik reaksiyonlar gelişebildiğini de kaydeden Keskin, insanlarda ve hayvanlarda kısmi felç vakalarının görülebildiğini belirtti. Özellikle koyunlarda görülen ve "tick paralysis" olarak adlandırılan kene felcinin önemli bir sağlık sorunu olduğunu ifade eden Keskin, bu vakaların Türkiye’de nadir görüldüğünü de sözlerine ekledi.
İzmir Göztepe’nin gençleri dikkatleri çekti Göztepe U19 Takımı, Türkiye şampiyonu olarak 2026-2027 sezonunda UEFA Youth League’de mücadele etme hakkı kazanırken, sarı-kırmızılı ekibin genç oyuncuları da turnuva boyunca sergiledikleri performanslarla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. İzmir’in köklü kulüplerinden Göztepe, Türk futboluna yeni yetenekler kazandırmaya devam ediyor. Geçtiğimiz sezon Romulo’yu rekor bonservis bedeliyle satan sarı-kırmızılılar, Dennis ve Juan gibi genç oyuncuları da vitrine çıkarmayı başardı. Sport Republic yönetiminde birçok ülkede futbolcu izleme ağına sahip olan Göztepe’nin bu kez altyapıya yaptığı yatırımlar ön plana çıktı. Göztepe U19 Takımı, Türkiye şampiyonu olarak 2026-2027 sezonunda UEFA Youth League’de mücadele etme hakkı kazanırken, takımın genç oyuncuları da sergiledikleri performanslarla dikkatleri üzerine çekti. Sport Republic’in futbolcu izleme komitesinin çalışmaları sonucunda İzmir ekibine kazandırılan Salem Bouajila, Prince Manu Ballodom ve Pah Franck Goujon, sezon boyunca ortaya koydukları performansla gelecek adına umut verdi. Öte yandan yerli oyuncular Nevzat Tan Üzel ve Yusuf Ali Şirin de gösterdikleri başarılı performansla beğeni topladı. Böylece Göztepe yönetimi, yalnızca A takıma yaptığı yatırımlarla değil, altyapıya verdiği önem ve genç oyuncuların gelişimine sağladığı katkıyla da dikkat çekmeyi başardı. Genç oyunculara TFF’den ödül Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından verilen ödüllerde, Göztepe U19 takımının başarılı kalecisi Nevzat Tan Üzel, 2025-2026 sezonu U19 PAF Ligi’nin "En Başarılı Kalecisi" seçildi. UEFA Youth League finalinde Trabzonspor U19’a karşı oynanan maçın en değerli oyuncusu seçilen Göztepeli Yusuf Ali Şirin de ödülünü aldı. İki genç futbolcu, final karşılaşmasının ardından düzenlenen törende plaketlerini Türkiye Futbol Federasyonu’nun takdim ettiği ödül töreninde teslim aldı.
Diyarbakır Öğretmen ve öğrenciler Çermik için çalıp söyledi Diyarbakır’ın tarihi ve doğal güzellikleri ile ünlü ilçesi Çermik, sanatla tanıtıldı. Öğretmen ve öğrenciler hem çalıp hem hem söyleyerek ilçenin güzelliklerini ön plana çıkardı. Çermik Kaymakamlığı, Çermik Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan projeye birçok öğretmen ve öğrenci katkı sundu. Projenin koordinatörlüğünü Milli Eğitim Müdürlüğü öğretmenlerinden Yusuf akıncı, İhsan Eser ve Laleş Erkek üstlendi. Öğretmen ve öğrenciler ilçenin tarihi ve doğal güzellikleri eşliğinde türküler seslendirildi. İlçenin tanıtımını amaçlayan çalışma yaklaşık dört ay sürdü. Çermik Belediye Başkanı Şehmus Karamehmetoğlu, ilçenin kültürel zenginliğini, birlik ve beraberlik ruhunu yansıtacak olan "Çermik İçin Çal" Projesinin kaymakamlık ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Başkan Karamehmetoğlu, ’’Bu çalışma, ilçemizin sesini daha geniş kitlelere duyurmak, değerlerimizi yaşatmak ve Çermik’e olan sevgimizi ortak bir ezgide buluşturmak amacıyla hazırlandı. Emeği geçen tüm sanatçılarımıza, ekip arkadaşlarımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyor, projemizin Çermik’imize hayırlı olmasını diliyorum. Birlikte söyledik, birlikte başardık. Çünkü bu ses Çermik’in sesi’’ dedi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Cevat Baran da ’’İlçemizin tanıtımına katkı sağlayacak olan bu güzel çalışmayı ortaya çıkartan öğretmen ve öğrencileri tebrik ediyorum’’ diye konuştu. Proje koordinatörü Yusuf Akıncı, amaçlarının ilçenin tarihi ve doğal güzelliklerini ön plana çıkararak sanatla buluşturmak olduğunu söyledi. Çermik Belediyesi ve Milli Eğitim Müdürlüğünün sosyal medya hesaplarında yayınlanan çalışma, izleyicilerden tam not aldı.