POLİTİKA - 05 Şubat 2026 Perşembe 17:36

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Şahinbey Belediyesi’nin yaptığını metropol bir belediye yapamıyor"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Şahinbey Belediyesi’nin yaptığını metropol bir belediye yapamıyor"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Şahinbey Belediyesi’nin yaptığını Ankara, İstanbul ve İzmir gibi metropol şehirler neden yapamıyor" dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Şahinbey Belediyesi tarafından hayata geçirilecek 3 bin 414 sosyal konutun temel atma törenine katıldı. Gaziantep’te düzenlenen törende konuşan Yılmaz, "Şahinbey Belediyemizin gerçekleştirmekte olduğu 3 bin 414 sosyal konutun Temel Atma Töreni vesilesiyle sizlerle bir araya gelmiş olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu temel atma törenini biraz geciktirdik. İyi ki daha fazla geciktirmemişiz. Biraz daha geciktirseydik açılış yapmak zorunda kalacaktık. Çok mutlu gidiyorum arkadaşlar. Sağ olun gençler. Temelini attığımız bu konutlar son derece kıymetli. Hem makroekonomik politikalarımız açısından hem de sosyal boyutuyla çok önemli bir proje. Enflasyonla mücadelede en büyük sorunlardan biri konut fiyatları ve kiralardır. Hizmet enflasyonunun en yapışkan olduğu alan burasıdır. Bu sorunu sadece para politikalarıyla çözmemiz mümkün değil. Arz yönlü politikalar burada büyük önem taşıyor. Konut arzının artması; ev fiyatlarının düşmesi, kiraların dengelenmesi ve piyasadaki köpüğün alınması anlamına geliyor. Dolayısıyla bu projeler, enflasyonla mücadelemize güç veren çok önemli politikalardır" dedi.


Yılmaz, "Aynı zamanda sosyal adalet açısından da son derece kıymetlidir. TÜİK verilerine göre toplumumuzun yaklaşık yüzde 27’si kirada oturmaktadır. Metropollerde bu oran biraz daha yüksek, kırsal alanlarda ise daha düşüktür. Türkiye genelinde 100 hane varsa, 27 hanede kira ödenmektedir. Yüzde 50’ye yakın bir kesim kendi evinde oturmakta, kalan bir kesim ise ailesine ait evlerde ya da kira ödemeden yaşamaktadır. Bizim amacımız, ev sahibi olanların sayısını artırmak, kiracıların sayısını ise azaltmaktır. Bu yönüyle sosyal konut projeleri hem fiyat istikrarı hem de sosyal adalet açısından son derece önemlidir. Bir diğer önemli boyut ise şehirlerimizin dönüşmesidir. Bu projeler kendiliğinden bir kentsel dönüşüme de vesile olmaktadır. Afetlere karşı dirençli, enerjiyi daha verimli kullanan, daha düşük maliyetli ve erişilebilir konutlar inşa edilmektedir. Bu yönüyle de proje çok kıymetlidir" ifadelerini kullandı.



"Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ne kadar büyük bir devlet ve millet olduğunu bir kez daha göstermiştir"


Yılmaz, "Cumhurbaşkanımızın da her zaman ifade ettiği gibi, biz israf ekonomisini değil, üretim ekonomisini; bereketli bir ekonomi anlayışını savunuyoruz. Gereksiz büyüklükler yerine daha uygun ölçeklerde konut inşa edilmesi bu açıdan önemlidir. Bugün Türkiye genelinde ortalama hane halkı sayısı 3 kişiye düşmüş durumdadır. Geçmişte olduğu gibi geniş aileler artık yaygın değildir. Bu nedenle 2+1 konut konsepti son derece doğru bir yaklaşımdır. Isınması, temizliği, bakımı ve mobilya giderleri açısından daha tasarruflu olan bu model, ülke kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlamaktadır. Bu anlayışla sosyal konut projelerini bir politika olarak güçlü şekilde destekliyoruz. Bu vesileyle 6 Şubat depremlerinde, asrın afetinde hayatını kaybeden deprem şehitlerimizi rahmetle anıyor, geride kalan vatandaşlarımıza sabır diliyorum. Milyonlarca insanımız bu afetten etkilendi. Ancak Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ne kadar büyük bir devlet ve millet olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bugüne kadar 455 bin deprem konutu tamamlandı. Sadece konutlar değil; altyapı, yollar, hastaneler, okullar, organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleriyle birlikte bölge adeta yeniden inşa edildi. Gaziantep merkezde daha sınırlı olmakla birlikte Nurdağı ve İslahiye’de ilçeler neredeyse baştan kuruldu. Gaziantep’te de önemli bir dönüşüm gerçekleştirildi" ifadelerini kullandı.


Yılmaz, "Yarın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla, Cumhur İttifakı ortaklarımız ve Sayın Devlet Bahçeli’nin de yer alacağı geniş bir heyetle Osmaniye’de deprem yıl dönümünde 3 yılın muhasebesi yapılacaktır. Bir yandan yaraları sararken, diğer yandan şehirlerimizi çok daha güvenli ve dirençli bir geleceğe hazırlıyoruz. Gaziantep’te bugüne kadar 25 bin 237 konut, 4 bin 463 köy evi ve bin 353 iş yeri teslim edilmiştir. Kentsel dönüşüm ve sosyal konut projeleriyle bu süreç devam etmektedir. Deprem sonrası iyileştirme ve kentsel dönüşümde Gaziantep, Türkiye’nin en başarılı illerinin başında gelmektedir. Büyükşehir Belediye Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, merkezi idare, yerel yönetimler, hayırseverler ve iş dünyasının birlikteliği sayesinde hem yaralar hızlı sarılmakta hem de çok verimli işler yapılmaktadır. Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na bu vesileyle yürekten teşekkür ediyorum. Şahinbey Belediyesi, kentsel dönüşüm kapsamında 3 milyon 796 bin 918 metrekare alanda yürüttüğü çalışmalarla 11 bin 105 bağımsız bölümün yıkımını uzlaşma yoluyla gerçekleştirmiştir. Kentsel dönüşüm bir tercih değil, Türkiye için hayat kurtaran bir zorunluluktur. Bugün Şahinbey Belediyesi 3 bin 414 sosyal konut daha yapmaktadır. Daha önce yapılanlarla birlikte toplam sayı 13 bin 500’e yaklaşmaktadır. İnşallah bu rakamın 20 bine ulaştığını da göreceğiz" şeklinde konuştu.


Yılmaz, "Burada bir ilçe belediyesinden, Şahinbey Belediyesinden bahsediyoruz. Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu az önce çok kısa bir konuşma yaptı. Başkaları onun yaptığı işleri yapsa, muhtemelen sabahlara kadar anlatırdı. Bizim anlayışımız farklı; çok iş yapıp az konuşuyoruz. Bazıları ise az iş yapıp çok konuşuyor. Biz çok iş yapmaya devam edelim ama arada bir de konuşalım. Çünkü hiç konuşulmadığında bu boşluğu popülist siyasetçiler ve algı oluşturanlar dolduruyor. Bu vesileyle huzurlarınızda Mehmet Tahmazoğlu’na yürekten teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Marifet iltifata tabidir. Televizyonlarda ve çeşitli mecralarda genellikle olumsuz hadiselerin ön plana çıkarıldığını görüyoruz. Elbette sorunlar ve olumsuzluklar yansıtılacaktır; buna itirazımız yok. Ancak lütfen başarıları ve olumlu gelişmeleri de yansıtın. Bu ülkede gençlerin ortaya koyduğu işleri, iş dünyasının başarılarını, yerel yönetimlerin gerçekleştirdiği hizmetleri de toplumla paylaşın. Sanki iyi şeyler reyting almazmış gibi bir anlayış var; bu son derece yanlış. Başarılı insanları ve ortaya konulan güzel eserleri toplumun önüne daha fazla taşımamız gerekiyor. Bu anlamda bir ilçe belediyesinden bahsediyoruz; tüneller yapıyor, geniş yollar açıyor, parklar, okullar, kongre merkezleri inşa ediyor" şeklinde konuştu.



"Bugün Şahinbey Belediyesi’nin yaptıklarını birçok metropol belediye başkanı yapamıyor"


Yılmaz, "Bugün Şahinbey Belediyesi’nin yaptıklarını birçok metropol belediye başkanı yapamıyor. Bunun da biraz sorgulanması gerekir. Kusura bakmayın; kimse bahanelerin arkasına sığınmasın. Bir ilçe belediyesi bunları yapabiliyorsa, 10 bin sosyal konut inşa edebiliyorsa; neden Ankara’da yapılmasın, neden İstanbul’da, neden İzmir’de yapılmasın? Maalesef bunları göremiyoruz. İnşallah örnek alırlar. Yaparlarsa biz de mutlu oluruz, onlara da teşekkür ederiz. Keşke yapsalar. Üstelik Gaziantep, belediyeler için uygulanan finansman sistemi içerisinde ayrıcalıklı bir pay almıyor. Aksine, finansal dağılım sistemi bakımından en düşük pay alan illerden biri. Buna rağmen Gaziantep bunları yapabiliyor. İlçesi böyle olan bir ilin Büyükşehir Belediyesinin nasıl olması gerektiğini ise sizin takdirinize bırakıyoruz. Bu vesileyle Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na gönülden teşekkür ediyoruz. Biraz sonra tamamlanan bir etabın açılış kurdele kesimini de gerçekleştireceğiz. Gaziantep bu yönleriyle gerçekten bir modeldir. Kamu, yerel yönetimler ve özel sektör; siyaset kurumu, milletvekillerimiz ve valimizle birlikte uyum içinde hareket ettiğinde, kaynakların ne kadar bereketli kullanıldığını açıkça görüyoruz. Aslında ne kadar çok iş yapılabileceğini de hep birlikte görüyoruz. Bu nedenle Gaziantep çok ama çok kıymetlidir. Biz de elimizden geldiğince Gaziantep’e her türlü desteği veriyor, vermeye de devam edeceğiz inşallah. Şahinbey Belediyesi, kentsel dönüşüm kapsamında 3 milyon 796 bin 918 metrekarelik alanda yürüttüğü çalışmalarla 11 bin 105 bağımsız bölümün yıkımını, vatandaşlarımızla uzlaşma sağlayarak gerçekleştirmiştir. Bunun özellikle altını çizmek istiyorum. Kentsel dönüşüm Türkiye için bir lüks değildir, bir tercih de değildir; yaşam kurtaran bir zorunluluktur. Kentsel dönüşümü "rantsal dönüşüm" olarak nitelendirip engelleyenlerin ne tür sonuçlara yol açtığını, en yakın zamanda yaşadığımız depremlerde maalesef gördük. İnşallah bu dönüşümü daha da hızlandırarak sürdüreceğiz. Bu kapsamda gerekli kanunları çıkardık, yeni bir başkanlık kurduk ve kentsel dönüşümü ayrı bir yapı altında organize ettik. Kentsel dönüşüm mevzuatında yapılan değişikliklerle süreci kolaylaştırdık. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde çok daha hızlı bir çalışma bekliyoruz. Sosyal konutta ise bugün Şahinbey Belediyesi 3 bin 414 konut daha yapmaktadır. Daha önce yapılanlar da dikkate alındığında toplam sayı 13 bin 500’e yaklaşmış olacaktır. İnşallah bunun 20 bine ulaştığını da görürüz. Bu projelerin önemli bir özelliği maliyet yapısıdır. Bakın; kredi yok, faiz yok, banka yok, ara ödeme yok. Vatandaşlarımıza 10 yıl vade imkânı sunuluyor. Her bir konutun ortalama tahmini maliyeti yaklaşık 2 milyon 100 bin TL’dir. Yüzde 20 peşinat alınmakta, bu tutar 4 eşit taksitte ödenmektedir. Vatandaşlar konuta yerleştikten sonra ödemelerine başlamaktadır. 2027 yılı Ocak ayında aylık taksitlerin yaklaşık 14 bin TL olması öngörülmektedir. Yani kura sonucu hak sahibi olan vatandaşlarımız, kira öder gibi ev sahibi olmaktadır. Bu maliyet yapısı ve ödeme planı, konut sahipliğini artıran ve sosyal dengeyi güçlendiren çok önemli bir modeldir. Ayrıca Türkiye genelinde yürüttüğümüz 500 bin sosyal konut projesi kapsamında, Gaziantep’e merkezi idare olarak 14 bine yakın sosyal konut daha yapacağız. Bu konutları merkezde ve ilçelerde hayata geçireceğiz. Vakti geldiğinde kura ve teslim törenlerini Gaziantep’te gerçekleştireceğiz. Bir tarafta merkezi idarenin projeleri, diğer tarafta belediyelerimiz ve özel sektörün yatırımlarıyla inşallah Gaziantep çok daha farklı bir noktaya ulaşacaktır" ifadelerine yer verdi.



"Ankara’nın trafiğini hepimiz görüyoruz. Başkentimiz içme suyu problemi yaşıyor"


Yılmaz, "Ama zor zamanlarda, fırtınalı dönemlerde liderlik çok daha büyük bir önem taşır. Afet anlarında bunu hep birlikte yaşadık, değil mi? Deprem sürecinde bunu açıkça gördük. Ben buradan sizlere soruyorum: Recep Tayyip Erdoğan olmasa, bu tecrübe, bu irade olmasa, deprem sonrası bu büyük inşa faaliyetleri mümkün olabilir miydi? İnanın, olmazdı. Bazı yerlerde bugün hâlâ enkazın bile kaldırılmadığını görürdük. O bol bol konuşup gezenlerin ne iş yaptıklarını hepimiz görüyoruz. "Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz." Buyursunlar, belediyelerinde maharetlerini göstersinler. O zaman biz de yarın merkezi idareye geldiklerinde bu işleri yapabileceklerine inanır, güveniriz. Ama görüyoruz ki yapamıyorlar. Ankara’nın trafiğini hepimiz görüyoruz. Başkentimiz içme suyu problemi yaşıyor, trafik sorunu giderek büyüyor. Kendini ispatlayamayan, hizmet üretmekte zorlananların bu büyük işleri yapabileceğine inanmak mümkün mü? İnanın, yapamazlar. Sorunlar yok mu? Elbette var. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada sorunlar var. Dünya çok zorlu bir dönemden geçiyor. Bölgemizde önemli gelişmeler yaşanıyor. Özellikle afet dönemlerinde, jeopolitik gerilimlerin arttığı, dünya siyasetinin karıştığı ve dünya ekonomisinin zorlandığı zamanlarda liderlik, dirayet ve tecrübe çok daha büyük bir önem kazanıyor. Ve çok şükür, biz bu şansa sahibiz. Türkiye Cumhuriyeti olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan gibi tecrübeli ve dirayetli bir lidere sahibiz. Allah razı olsun diyoruz, sağ olsun, var olsun. Cumhurbaşkanımızın sizlere selamlarını da iletmek isterim. Dün Abdülhamit Bakanımızla birlikte kendisini İstanbul’da, Mısır dönüşünde karşıladık. Oradan da Gaziantep’e geçtik. Gaziantep’e de selamlarını ve sevgilerini gönderdi. İnşallah bir gün kendisi de buraya gelerek bu güzel hizmetlerin açılışlarını bizzat gerçekleştirir. Biliyorsunuz, Cumhurbaşkanımız artık pek temel atmıyor; genellikle açılış yapıyor. Hatta açılışlara bile yetişmekte zorlanıyor. Çünkü o kadar çok hizmet hayata geçirildi ki, geçmişte tek tek yapılan açılışlar bugün toplu açılışlara dönüştü. Artık yüzlerce proje aynı anda hizmete açılıyor. Böyle günleri görmeyi nasip ettiği için Rabbimize hamd ediyor, Cumhurbaşkanımıza da bu vesileyle şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.



"10 bin yeni sosyal konut yapacağız"


10 bin yeni konut sözü veren Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, "17 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun ortaya koyduğu vizyonu ve çalışmaları yakından takip ederek, yerelde de talimatları doğrultusunda hizmetlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren kentsel dönüşüm, yol ve altyapı çalışmalarımızı kararlılıkla yürütüyoruz. Az önce ekranda da gördünüz, bunları tekrar etmeyeceğim. Milletimizin hakkını yine milletimize vermek için gece gündüz demeden, ilk günkü aşkla ve şevkle çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz. Elhamdülillah, ‘yapılamaz’ denilen, muhalefet belediyelerinin hayal dahi edemeyeceği projeleri hayata geçirdik. 7,5 ayda 35 bin kamyon hafriyat çıkararak tünel açtık. Bu kolay bir iş değildir. 3 katlı köprülü kavşaklar ve yeni yollar inşa ettik. ’Yol yaparsak trafik artar’ diyenleri duyuyorsunuz. Biz tam tersini söylüyoruz: Yol açtıkça trafik rahatlar, tünel açtıkça trafik rahatlar. Cumhurbaşkanımızın özellikle üzerinde durduğu ve Türkiye’nin kurtuluşu olarak gördüğü kentsel dönüşüm çalışmalarını, göreve geldiğimiz günden bu yana aralıksız sürdürüyoruz. Bugüne kadar 11 bin 105 bağımsız bölümün kamulaştırmasını ve yıkımını gerçekleştirdik. Elhamdülillah, hiçbir sorun yaşamadan, vatandaşlarımızın gönlünü ve duasını alarak bunu yaptık. 11 bin 105 kişi, yan yana dizilse kilometrelerce yol eder. Hakkaniyetle haklarını ödeyerek; isteyene ev, isteyene konut vererek bu süreci tamamladık. Deprem yıkmadan biz yıktık, bir hayat koridoru açtık. Eğer bunlar yapılmamış olsaydı, depremde birçok vatandaşımız hayatını kaybedebilirdi. Cumhurbaşkanımızın bu alandaki talimatlarını birebir yerine getiriyoruz ve getirmeye devam edeceğiz. Sosyal konut meselesi son derece önemlidir. Sayın Cumhurbaşkanımız, 455 bininci deprem konutunun teslimini gerçekleştirdi. Bu gerçekten imkânsız denilenin başarılmasıdır. Şimdi de 500 bin yeni sosyal konut için start verilmiştir. Biz de yerelde buna güçlü şekilde destek oluyoruz. Geçmişte yaptığımız yaklaşık 10 bin konutu bir kenara bırakıyorum. Bugün buradan söz veriyorum: 10 bin yeni sosyal konut yapacağız. Bunun 3 bin 414’üne başladık ve bu yıl sonuna kadar teslim edeceğiz. Eğer sosyal konut için arsa tahsisi gecikmeden yapılırsa, buradan bir söz daha veriyorum: Önümüzdeki yılın sonuna kadar 10 bin sosyal konutu tamamlayarak vatandaşlarımıza teslim edeceğiz" diye konuştu.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Şahinbey Belediyesi’nin yaptığını metropol bir belediye yapamıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Dövüş köpeği üretip yavruların kulaklarını kesen işletmeye 323 bin TL ceza Antalya’da bir vatandaşın, köpek üretimi yapıldığını iddia ettiği işletme hakkındaki şikayeti üzerine işletmeye 327 bin 623 TL para cezası uygulandı. Daha önce "Pitbullar üretilmesin, dövüştürülmesin" diyen vatandaşa ise 457 bin TL para cezası kesildiği öğrenildi. Kocaeli’nde yaşayan yaşam hakkı savunucusu İbrahim Kaya, Mart ayında geldiği Antalya’nın Kepez ilçesi Varsak Menderes Mahallesi’nde ormanlık alandan geçerken iri cüsseli köpekler görmesi üzerine dövüş köpeği olarak yetiştirildiklerinden şüphe ederek içeri girdi. İşletme içerisinde 20 civarında köpek ve 6-7 yavru bulunduğunu gören Kaya, üretim yapıldığını öğrendi. 26 günlük yavruların anneden ayrıldığını ve kulaklarının kesildiği fark eden İbrahim Kaya, durumu yetkililere bildirdi. İşletmecinin yavruları 30 ila 40 bin TL arasında sattığı iddiasıyla Kaya’nın şikayeti sonrası Kepez İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, işletmede denetim yaptı. Ekipler tarafından işletmeye toplam 327 bin 623 TL idari para cezası uygulanırken yaşam hakkı savunucusu İbrahim Kaya, köpeklerin üretimini ve satışını yapan şahısların bu miktarın çok daha fazlasını kazandığını, cezaların caydırıcı hale gelmesi gerektiğini belirterek, "Bu şahıs 1 ay içerisinde 43 tane yavru köpek sattığını söyledi. 43 köpek 1 milyon 300 bin TL civarında bir para yapıyor. Bu miktar parayı 1 ayda kazanan bir şahsa 323 bin TL ceza yazılması ne kadar caydırıcı. Adli ve idari para cezalarının caydırıcı şekilde arttırılmasını talep ediyoruz" dedi. Yavru köpeklerin kulakları kesilmiş Şahısların yavru köpeklerin kulaklarının kesim işleminin kendileri tarafından yapıldığını beyan ettiğini söyleyen Kaya, "Antalya Varsak Mahallesi’nde merdiven altı hayvan üretimi yapan bir şahsın adresini topladığım delillerle birlikte Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile İlçe Tarım Müdürlüğü’ne ihbarda bulundum. Bunun üzerine buraya 323 bin TL idari para cezası kesilmiş. Burada 26 günlük yavru köpeklerin kulağının kesildiğini belgeledim. 26 günlük yavru köpeklerin kulağını bir veteriner hekim kesemez. Şahısta ‘Ben veteriner hekim çağırmıyorum. Kendim işlemlerini yapıyorum’ diyordu. Bu yavru köpeklerin karaciğerleri olgunlaşmaz. Olgunlaşmadığı içinde anestezik madde verilemez" ifadelerini kullandı. Üretim yapana 323 bin, karşı çıkana 457 bin TL ceza Annelerinden ayrılmaması ve süt emmesi gereken yavru köpeklerinin kulaklarının kesilerek işkence edildiğini vurgulayan Kaya, "Yani işkence ederek yavru köpeklerin kulağını kesiyor bu vatandaş. 3 aylık olana kadar annesinin yanında olması, süt emmesi gereken yavru köpeklerin 30 bin TL karşılığında satılmak istendiğini belgeledim. Hayvanlara işkence eden ve üreterek istismar eden bu şahsa 323 bin TL para cezası kesildi. Ben geçmiş dönemde pitbullar üretilmesin, dövüştürülmesin dediğim için bana 457 bin TL para cezası kesilmişti. Aynı zamanda bu adam köpeklerin dövüş köpeği olduğunu ve dövüş için kullanılabileceğini söylemişti. Dövüş köpeği ile de fotoğrafları var zaten sosyal medya hesabında, adli ve idari para cezalarının caydırıcı şekilde arttırılmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. "Sonuna kadar mücadele edeceğiz" Merdiven altı hayvan üretimi ve dövüşü düzenleyenlerle sonuna kadar mücadele edeceklerini belirten İbrahim Kaya, "Yaşamı savunan insanlar olarak hem merdiven altı üretim yaparak geçimi sağlayan, bu şekilde istismar eden, dövüştürerek istismar eden bu canilerle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Sokak hayvanı popülasyonunun artmasından dolayı bir yasa çıkartıldı. Fakat sokak hayvanı popülasyonu bu tarz merdiven altı üretim yapan kişiler yüzünden artıyor. Ne kadar çok satış olursa, sokağa terk etmede o kadar artıyor. Çözüm doğanı öldürmek değil, doğumu engellemek. Tarım Bakanımız hayvanlara eziyet edenlerle etkin bir şekilde mücadele edileceğini söylemişti. En çok hayvana eziyet köpekleri ve horozları dövüştürenler tarafından uygulanıyor. Bakanlık yetkililerinden de bu konuda etkin bir şekilde mücadele edilmesini bekliyoruz" dedi.
Antalya ATSO’nun 144. yılında ekonomi ve Antalya uyarısı: "Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım" Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım" dedi. ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törende konuşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinden Antalya’nın üretim gücüne, turizmden altyapı ihtiyacına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Programın sonunda 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi. "Küresel gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı" Açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 144. yılın önemine dikkat çekerek bölgede yaşanan savaş, huzursuzluk ve gerilimlerin Türkiye ekonomisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, "Şu anda bölgemizde cereyan eden savaş, huzursuzluk, türbülans, gerilim adına ne derseniz deyin bizleri de etkiliyor. İnşallah kısa sürede ateşkes sağlanır ve ekonomiyi etkileyen bazı konulara tekrar çözüm üretme şansımız olur. Ama görünen şu ki, ticaret savaşları olarak başlayan, gümrük tarifeleriyle başlayan gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı ve şu an da dünya ekonomisinde jeopolitik riskler giderek artıyor" dedi. Artan petrol fiyatlarının üretimden ulaştırmaya, lojistikten hizmet sektörüne kadar tüm alanlarda girdi maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Hacısüleyman, bu durumun Antalya’nın üç ana lokomotif sektörü olan tarım, turizm ve sanayiyi doğrudan etkilediğini kaydetti. Hacısüleyman, "Petrol fiyatlarının artması başlı başına bütün hizmetlerde, üretimde, ulaştırmada ve lojistikte girdi maliyetlerinin artmasına sebep oluyor. Bu da hem tarımı etkiliyor, hem turizmi etkiliyor hem de sanayiyi etkiliyor" diye konuştu. "Gübreye erişimde yaşanan sıkıntı pahalılığı artırıyor" Hacısüleyman, gübre sektöründe yaşanan küresel kısıtlamalara değinerek, "Tarımsal üretimin ana faktörlerinden bir tanesi, fidenin ve tohumun dışında gübredir. Gübre ihracatının hem Çin hem Rusya tarafından yasaklanması, gübrenin bileşenlerini oluşturan ürünlerin ve yapı taşlarının kısıtlanması Türkiye’de de tarımsal faaliyetlerde ve ürünlerde pahalılığa yol açmaya başlıyor" ifadelerini kullandı. Turizm sektörünün de savaş ve risk ortamından etkilendiğini belirten Hacısüleyman, lojistik giderleri ile sigorta maliyetlerindeki artışın paket tur fiyatlarına kadar yansıdığını söyledi. Hacısüleyman, "Turizmde lojistik dediğimiz bir unsur var. O da esas olarak taşıyıcılarımızın, uçaklarımızın yakıt fiyatlarının artmasıdır. Bu da bilet fiyatlarının artması, paket tur fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. Sadece bununla kalmıyor. Savaş ve riskler sigorta maliyetlerini de artırıyor. Hem gemi taşımacılığında hem uçak taşımacılığında hem de karayolu taşımacılığında birçok maliyet yükseliyor" dedi. "Turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor" Antalya’nın turizmdeki ağırlığına işaret eden Hacısüleyman, kentin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Hacısüleyman, "Antalya turistik bir kent. Ana lokomotifi ihracat gelirleri 18 milyar dolarla ülkemizdeki başkent ve lokomotif üretici durumdadır. Türkiye’nin 150 milyon gecelemelik bir turist kapasitesi var. Bunun 95 milyonu Antalya’da gerçekleşiyor. Yani turizmin yüzde 63’ü Antalya’da gerçekleşiyor. Turizm neden ana lokomotif? Çünkü turizm her sektörden mal ve hizmet alıyor. Hepimiz turizme mal veya hizmet üretiyoruz. Ürettiğimizin fazlasını ülkemizin diğer bölgelerine gönderiyoruz. Bir kısmını da ihracat şeklinde yapılandırıyoruz. Ama bu lokomotifte en küçük bir titreme dahi herkesi etkileyebiliyor" diye konuştu. "Mart ayında başlayan huzursuzluk rezervasyon akışlarını yavaşlattı" Mart ayında başlayan huzursuzluğun rezervasyon akışlarında yavaşlamaya neden olduğunu belirten Hacısüleyman, sezon içinde tam toparlanma sağlanamaması halinde kayıpların tek haneli oranlarda hissedilebileceğini söyledi. Hacısüleyman, "Biz diliyoruz ki turizmde hiç kayıp vermeden hareket edelim. Ancak Mart ayında başlayan bu huzursuzluk rezervasyon akışlarında yavaşlamaya sebebiyet verdi. Bu yavaşlama, eğer sezon içerisinde tam toparlanma olmazsa tek haneli eksilmelere sebep olabilir. Bunlara hazırlıklı olmalıyız" dedi. Tarım, turizm ve sanayiye destek çağrısı Bu süreçte ekonomi yönetiminin sektörlere destek vermesinin önemine işaret eden Hacısüleyman, sağlanacak desteklerin ekonomiye katlanarak geri döneceğini söyledi. Hacısüleyman, "Turizm sektörünü bir şekilde destekleyebilirsek, tarım sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, sanayi sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, teşvikler oluşturabilirsek, destekler çıkarabilirsek bu alanda kat ve kat geri dönüşümüz olacak. Vereceğiniz destek boşa gitmeyecek, bize ekonomi olarak geri dönecek" ifadelerini kullandı. Yıl sonu enflasyon hedefleri ile faiz politikalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Hacısüleyman, yaşanan gelişmelerin ekonomik beklentiler üzerinde etkili olabileceğini vurguladı. Hacısüleyman, "Yıl sonu için hedeflediğimiz enflasyon değerlerinden bir miktar feragat etmek zorunda kalabiliriz. Yine meclis konuşmalarımızda söylediğimiz gibi faizlerin daha iyi bir ortama doğru geri gelmesi anlamında da Merkez Bankamızın alacağı kararlarda bir miktar gecikme olabilir. Bunlara da hazırlıklı olmalıyız. Beklemediğimiz bu durum bize finansmana ihtiyacımız konusunda tekrar düşünmeye sebebiyet veriyor" dedi. "Deniz trafiğini artırarak karayolu sıkışıklığını azaltalım" Antalya’nın geleceğine ilişkin yürüttükleri "Antalya 2050 vizyonu" çalışmasına da değinen Hacısüleyman, kentte nüfus ve turist sayısının hızla arttığını, ancak altyapının aynı hızla gelişmediğini söyledi. Hacısüleyman, 25 yıl önce Antalya’nın nüfusunun 1 milyon 700 bin, turist sayısının ise 3 milyon 400 bin olduğunu, bugün ise nüfusun 2 milyon 700 bine, turist sayısının da 17 milyona ulaştığını belirtti. Kentin özellikle trafik yoğunluğu açısından yeni çözümlere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Hacısüleyman, "Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak ve oluşturarak karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım. Tabii ki birçok sebep olabilir. Ama bizi en çok sıkıştıran trafik ne zaman? Yaz aylarında. O yüzden burada devlet olarak birlikte hareket edersek o zaman bunu yapma şansımız var. Çünkü yerel yönetimlerin bunlara kaynak ayırması mümkün gözükmüyor. O nedenle bunu ülkemizin, Antalya’mızın projesi olarak görmekte fayda var" dedi. Hisarcıklıoğlu: "ATSO, Avrupa’nın güçlü odalarıyla aynı standartta hizmet veriyor" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da, ATSO’nun Antalya’nın marka şehir haline gelmesinde çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Odamız kendini sürekli geliştirmekte, gelecek nesillere daha güçlü ve rekabetçi bir Antalya bırakmak için projeler hayata geçirmektedir. Antalya’da iş dünyamızın nabzını en iyi şekilde tutarak üyelerimizin sesine tercüman olmaktadır. Sorunlarının çözümü için devreye girmekte ve bunları sonuçlandırmaktadır" diye konuştu. KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için geçen yıl KGF kefaletli Nefes Kredisi’nin yeniden başlatıldığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, küresel gelişmelerin reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Enerji arzı açısından kritik önemde olan ve dünya petrol ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığı tahmin ediliyor" ifadelerini kullandı. Dünya genelinde fiyatların yükseldiğini, büyümenin yavaşladığını ve stagflasyon riskinin arttığını belirten Hisarcıklıoğlu, "Bu tür küresel şoklar kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Girdi maliyetlerimiz artıyor, krediye erişim zorlaşıyor ve faizler yükseliyor. Belki de ilk defa hem yurtiçi hem de yurtdışı talebin birlikte daralacağını hesaba katmamız gerekiyor. Reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor. Bilançolarımızda döviz cinsinden borç-alacak dengesinde de dikkatli olunması gerekiyor" dedi. Türkiye özel sektörünün krizlere uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu da vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Türkiye, dinamik, esnek ve kriz tecrübesi olan bir özel sektöre sahiptir. Bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesi yüksektir. Geçmişte de bunun örnekleri yaşanmıştır. Milletimiz de sakin bir tutum sergilemiş, panik hareketlere tevessül etmemiştir" diye konuştu. Çavuşoğlu:"Antalya diplomaside, bilimde ve küresel kararlarda da merkez olacak" AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise Antalya’nın yalnızca turizm ve tarımda değil, diplomasi, bilim ve küresel organizasyonlar bakımından da öne çıkan bir şehir olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, "144 yıl bir şehrin ticari hafızasıdır, Antalyamızın ekonomik olarak teminatıdır. Antalya Türkiye’nin turizme açılan kapısıdır. Nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu ile Antalya, küresel diplomasinin yeniden kalbi olacak. Ekim ayında Uluslararası Uzay Kongresi ile bilim ve teknolojinin merkezi haline gelecek. Dünyanın en büyük zirvesi KOP-31 İklim Zirvesi ile içeriden ve dışarıdan 100 bin insanın katılacağı, dünyanın geleceğine yön veren kararların alındığı bir şehir olacak" dedi. Antalya’nın ekonomik büyüklüğüne ve vergi performansına da dikkat çeken Çavuşoğlu, "Türkiye’nin altıncı büyük ekonomisiyiz. Diğer taraftan 60 bini aşkın kurumlar vergisi mükellefi ve 300 bini aşan gelir vergisi mükellefi bulunmaktadır. Bu, üretimin yaygınlığını ve ticaretin de derinliğini göstermektedir. Antalya sadece kazanan bir şehir değildir. Kazandığının karşılığını ülkesine fazlasıyla ödeyen bir şehirdir. Ve vergi kaçakçılığının en düşük olduğu illerden bir tanesidir Antalya. Antalya kendisine yapılan yatırımı fazlasıyla ülkenin ekonomisine katma değer olarak sağlayan bir şehirdir" dedi. Devletin de Antalya’nın değerinin farkında olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Özellikle tüm bu kriz ortamında, tasarruf döneminde de Antalya’mıza hükümetimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yatırımları getirmek için çalışıyoruz. Antalya’nın altyapısı çok önemli. Yollar ve otoyolların yapılması ve yenilenmesi, onkoloji merkezi gibi hastaneler ve sağlık hizmetleri, genişletilen havalimanları, gençlerimize yönelik spor salonları, yurtlar, gençlik merkezleri, tarımı destekleyen göletler, barajlar ve sulama sistemleri gibi önemli yatırımları Antalya’mıza getirmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya milletvekilleri, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, STK temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı törende konuşmaların ardından ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi.
Mardin Mardin’de TÜGVA "İhtisas Akademi Lansman Programı" Mardin’de Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından "İhtisas Akademi Lansman Programı" düzenlendi. Artuklu Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı’nda konuşan Vali Tuncay Akkoyun, Mardin’in tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, şehrin köklü eğitim geleneğine vurgu yaptı. Zinciriye, Kasımiye ve Hatuniye medreselerinin ilim yolculuğundaki önemine değinen Akkoyun, bu mirasın en güçlü taşıyıcılarının gençler olduğunu ifade etti. TÜGVA’nın gençlere yönelik çalışmalarını "gönüllere dokunan bir irfan hareketi" olarak nitelendiren Akkoyun, vakfın sadece projelerle değil gençlerin karakter gelişimine katkı sağlayan faaliyetleriyle de öne çıktığını söyledi. Gençlerin ilmi, ahlaki ve sosyal yönden gelişimini esas alan bu tür programların medeniyet tasavvurunun temelini oluşturduğunu dile getirdi. "İlk emri ‘oku’ olan bir medeniyetin mensuplarıyız" diyen Akkoyun, okuma kültürünün önemine dikkat çekerek, düşünme ve üretme becerilerinin gençlere kazandırılması gerektiğini belirtti. Vali Akkoyun, gençlerin geçmişi bilen, geleceğe yön veren bireyler olarak yetişmesinin önemine işaret etti. Konuşmasında bilim insanlarına da değinen Vali Akkoyun, El-Cezeri ve Aziz Sancar gibi isimlerin izinden gidecek yeni nesillerin yetişeceğine inandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine de vurgu yapan Vali Akkoyun, Türkiye’nin küresel gelişmelere karşı adalet ve vicdan eksenli bir duruş sergilediğini belirtti. Mazlumların yanında olmanın ve haksızlıklara karşı durmanın önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi. Gençlere yönelik yatırımların süreceğini ifade eden Akkoyun, Mardin’de çocukların ve gençlerin refahı için çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini kaydetti. Vali Akkoyun, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederek, "İhtisas Akademi Programı"nın gençler için hayırlı olmasını temenni etti. Mardin TÜGVA İl Başkanı Emin Kurtay ise, gençliğin sadece geleceğin değil, bugünün de en büyük gücü olduğunu vurguladı. Mardin’in tarihi ve kültürel zenginliğine dikkat çeken Kurtay, "Mardin, tarihin taşlarla nakşedildiği, inançların ve kültürlerin aynı gökyüzü altında kardeşçe yaşadığı kadim bir şehir. Bu şehirde genç olmak sadece bir yaş aralığı değil; bir mirası taşımak, bir medeniyeti omuzlamak demektir" ifadelerini kullandı. Türkiye Gençlik Vakfı olarak gençliğe bakış açılarını da paylaşan Kurtay, gençlerin yalnızca geleceğin teminatı olarak görülmediğini belirterek, "Gençlik bugünün en büyük gücü, en sahici hakikati ve en büyük umududur" dedi. İhtisas Akademi Programı’nın önemine değinen Kurtay, programın sadece bir eğitim faaliyeti olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "İhtisas Akademi’yi bir akademi programı olmasının ötesinde bir ufuk, bir istikamet ve bir inşa süreci olarak görüyoruz. Bu programla hedefimiz; gençlerimizin entelektüel birikimini güçlendirmek, düşünce dünyasını ve hayallerini derinleştirmek, sadece bilgiyle donanmış değil aynı zamanda hikmetle yoğrulmuş bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır." Programa katılan TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, TÜGVA’nın yaklaşık 13 ana proje ile gençlere ulaştığını belirterek, bu projeler arasında en kıymetlisinin İhtisas Akademi olduğunu ifade etti. Programın mottosunu da paylaşan Beşinci, "Her yerde olan hiçbir yerdedir. Bir yerde olan her yerdedir" sözleriyle ihtisaslaşmanın önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın programın içeriğini, üslubunu ve hedefini yansıttığını belirten Beşinci, gençlerin belirli alanlarda uzmanlaşmasının gerekliliğini vurguladı. Gençlerin kişisel gelişimlerine katkı sunmayı amaçladıklarını dile getiren Beşinci, İhtisas Akademi kapsamında eğitimler, alanında uzman isimler ve tecrübeli gazetecilerle gençlerin bir araya getirileceğini söyledi. Bu buluşmalar sayesinde bilgi ve tecrübe paylaşımının sağlanacağını ifade etti.