EĞİTİM - 04 Ocak 2024 Perşembe 15:49

GİBTÜ’den "Yapay Zeka Çağında: Dijital Medya ve Siber Güvenlik" paneli

A
A
A
GİBTÜ’den "Yapay Zeka Çağında: Dijital Medya ve Siber Güvenlik" paneli

Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde (GİBTÜ) "Yapay Zeka Çağında: Dijital Medya ve Siber Güvenlik" paneli düzenlendi. Panelin açılış konuşmasını yapan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, yapay zekanın dijital medya alanında yeni bir çağ oluşturduğunu kaydetti.


GİBTÜ Rektörlük Konferans Salonu’nda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Gaziantep Bölge Müdürlüğü ile Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin iş birliğiyle düzenlenen panel yoğun ilgi gördü. Öğrencilerin ve Gaziantep halkının salonda izlediği paneli 70 bin kişi de GİBTÜ’nün sosyal medya hesaplarından online olarak takip etti.


Panelin moderatörlüğünü Dr. Öğretim Üyesi Rabia Taşdemir yaparken Yargıtay Üyesi Erol Tekmen “Terörün Sanal Alanı: Sosyal ve Dijital Medya”, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dijital Medya Koordinatörü Aslan Değirmenci “Dijital Çağda Yeni Medya”, Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Burak Doğan “Dijital Medya ve Strateji”, Siber Güvenlik Uzmanı Mahir Yüksel “Siber Casusluğun Yıkıcı Etkileri” üzerine konuşma yaptı.


“Yapay zeka, dijital medya alanında reform oluşturdu”


"Yapay Zekâ Çağında: Dijital Medya ve Siber Güvenlik" panelinin açılış konuşmasını Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir yaptı. Rektör Demir, teknolojinin hızla geliştiğini ve yapay zekanın ciddi bir yenilik oluşturduğunu belirtti. Rektör Prof. Dr. Şehmus Demir, “Teknolojinin hızla ilerlediği bu çağda, yapay zekânın dijital medya ve siber güvenlik üzerindeki etkilerini konuşmak için bir araya geldik. Yapay zeka, dijital medya alanında yenilik oluşturdu. Algoritmalar sayesinde kişiselleştirilmiş içerik önerileri, otomatik haber üretimi ve görsel tanıma sistemleri gibi yenilikler, medya tüketim alışkanlıklarımızı kökten değiştirdi. Bu gelişmeler yanıltıcı bilgilerin ve manipülatif içeriklerin yayılmasına da zemin hazırlıyor. Örneğin, MİT’nin yapmış olduğu bir araştırmaya göre yapay zeka destekli sahte haberler gerçek haberlere göre yüzde 70 daha hızlı yayılmakta. Siber güvenlik alanında yapay zeka, hem bir savunma aracı hem de bir tehdit unsuru. Yapay zeka destekli güvenlik sistemleri siber saldırıları önceden tespit edebilir ve otomatik olarak müdahale edebilir. Ancak yapay zekâ tabanlı saldırı teknikleri geleneksel siber güvenlik duvarlarını aşma potansiyeline sahiptir" şeklinde konuştu.


“GİBTÜ Siber Güvenlik Laboratuvarı ve araştırma merkezi kurdu “


Yerli ve milli yazılım ile donanım ve algoritmaların geliştirilmesinin Türkiye’nin bu alanda dışa bağımlılığını azaltacağını ve ulusal güvenliğini güçlendireceğini savunan Rektör Demir, “Yapay zekâ ve siber güvenlik sadece teknolojik gelişmeler değil, aynı zamanda ahlaki ve dinî boyutlarıyla insanlık tarihinde yeni bir sayfa açıyor. Bu teknolojilerin getirdiği imkânlar ve tehditler, insanın kendi varlığını, ahlaki değerlerini ve dinî inançlarını yeniden sorgulamasına sebep oluyor. İslam bilgiye ve ilme büyük değer verir. Yapay zekâ ve siber güvenlik ilmin yeni sınırlarıdır ve bu alanlarda bilgi edinmek İslami bir sorumluluktur. Ancak bu teknolojilerin kullanımı İslam’ın ahlaki prensipleriyle uyumlu olmalıdır. Örneğin yapay zekâ kullanılarak elde edilen verilerin mahremiyetinin korunması, iftiradan kaçınmak, İslam’ın temel ahlaki ilkelerinden biridir. Müslümanlar olarak teknolojinin insanlık onurunu koruyacak şekilde geliştirilmesi ve kullanılmasına öncelik vermek önemlidir. Teknolojinin insan hizmetinde olması ve insanın varoluş amacına hizmet etmesi gerekmektedir. Teknolojinin hızla ilerlediği bu çağda üniversitemiz siber güvenliği odağına alarak ileri teknoloji konusunda öncü bir rol üstlenmeyi hedeflemektedir. Bu kapsamda kurulan Siber Güvenlik Laboratuvarı ve Araştırma Merkezi büyük önem arz etmektedir” dedi.


Konuşmacılardan İletişim Başkanlığı Dijital Medya Koordinatörü Aslan Değirmenci, Türkiye’de dijital medyanın önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Yapay zeka ve siber güvenlik konularında birçok çalışmanın yapıldığını aktaran Değirmenci, “Türkiye’de internet kullanımı yüzde 95’e ulaşmış durumda. Dünyada ise 5 milyar sosyal medya kullanıcısı var. Yetişkinlere oranla baktığımızda her yetişkinin 5’inden 4’ü şu an sosyal medyada. Bu da dijital medyanın ne denli önemli olduğunu gösteren veri ve rakam. Sosyal medya kullanıcıları genellikle kültür ve eğlence olarak kullanıyor olsa da bizim yaptığımız araştırma şunu gösteriyor sosyal medya yüzde 40 bilgi amaçlı kullanılıyor. Sosyal medya platformları bir bilgi kanalına dönüşmüş durumda" ifadelerini kullandı.


Sosyal medyayı kullanmada bazı risklerin olduğunu da anlatan Değirmenci, dezenformasyon ve manipülasyonun en önemli konular olduğunu belirtti.


“70 bin kişi online olarak takip etti”


Yargıtay Üyesi Erol Tekmen, ülkedeki en gerekli alanlardan birinin dijital medya ve siber güvenlik olduğunu kaydetti. Türkiye’de sosyal medyanın güncel şekilde kullanıldığını dile getiren Tekmen, "Sosyal medya üzerinde yapılan algı, manipülasyon, bilgi kirliliği ve buna benzer şeyler ülkemiz ve dünyada da bir numaralı gündem maddesi hâline gelebiliyor" dedi.


Yeni Şafak gazetesi yazarı Burak Doğan, Türkiye’de insanların günün 7,5 saatini internet başında geçirdiğini aktardı. İnsanların bu zamanın 2 saat 36 dakikasını ise sosyal medyada geçirdiğini ifade eden Doğan, "Sosyal medyada paylaşılan her şey gündeme geliyor. Özellikle bundan dolayı son dönemlerde İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi kuruldu. Anadolu Ajansı, teyit hattını kurdu. Çünkü çok fazla dezenformasyonla karşı karşıyayız" diye konuştu.


Siber güvenlik Uzmanı Mahir Yüksel, sosyal medya ve siber güvenlik alanının önemli olduğuna işaret etti. İletişim Başkanlığı Gaziantep Bölge Müdürü Mücahit Taşkın ise dezenformasyon ve manipülasyonun toplumlar üzerinde ciddi etkileri olduğunu söyledi. GİBTÜ Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleşen panele GİBTÜ rektör yardımcıları, akademisyenler, öğrenciler ve Gaziantep halkı katıldı. Paneli ayrıca GİBTÜ’nün sosyal medya hesaplarından 70 bin kişi online olarak takip etti.



GİBTÜ’den "Yapay Zeka Çağında: Dijital Medya ve Siber Güvenlik" paneli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Sarıkamış’ta kardan heykellerin yapımı tamamlandı Sarıkamış Harekatı’nda Allahuekber Dağları’nda donarak şehit olan askerlerin temsili heykellerinin yapımı tamamlandı. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde 3-4 Ocak 2026 tarihlerinde düzenlenecek etkinlikler kapsamında sergilenecek kardan heykellerin yapımı tamamlanırken, heykellerin açılışı ise 3 Ocak 2026 tarihinde yapılacak. Kars Valiliği, Sarıkamış Kaymakamlığı ve Sarıkamış Belediyesi’nin destek verdiği heykellerin yapımı Kafkas Üniversitesi Kazım Karabekir Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda görevli Doç. Dr. Muhammet Hanifi Zengin koordinesinde 7 kişilik ekip tarafından yapıldı. Kardan heykellerinin yapımın tamamlandığını ifade eden Vefa Kocaalaz, "111 yıl önce bu topraklarda vatan uğruna aziz şehitlerimize bir vefa bu çalışmayı gerçekleştirdik. Çalışırken bu amansız soğuğu ellerimizde, hüznü ise ruhumuzda hissettik. Amacımız kahraman ecdadımızı gelecek nesillere aktarmak. Bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum" dedi. Öte yandan 3-4 Ocak 2026 tarihinde Sarıkamış’ta "Bu Toprakta İzin Var" sloganıyla düzenlenecek olan etkinliklerin programı da belli oldu. Etkinlikler 3 Ocak 2026 Cumartesi günü şehit yakınları ve gaziler onuruna düzenlenecek yemek ile başlayacak. Etkinlikler daha sonra kardan heykeller sergisinin açılışı, meşaleli kayak gösterisi, Mevlid-i Şerif programı ve meşaleli yürüyüşler ilk gün programı sona erecek. 4 Ocak 2026 Pazar günü ise büyük yürüyüş için vatandaşlar Kızılçubuk toplanma bölgesinde bir araya gelecek. Program 4 kilometrelik yürüyüşün ardından Ayyıldız Tören alanında devam edecek. Buradaki tören protokol konuşmaları ve çelik kanatlar gösterisinin ardından sona erecek. Törenlere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ta katılacak.
Samsun İlkadım’da karla mücadele Samsun’un İlkadım ilçesinde etkili olan kar yağışı sonrası belediye ekipleri, ulaşımın aksamaması ve günlük yaşamın olumsuz etkilenmemesi için kent merkezi ile kırsal mahallelerde yoğun bir karla mücadele çalışması yürüttü. İlkadım Belediyesi, ilçe genelinde etkisini artıran kar yağışının ardından yol açma, temizleme ve tuzlama çalışmalarını eş zamanlı olarak hayata geçirdi. Fen İşleri ve Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, ana arterler, ara sokaklar ve toplu taşıma güzergâhlarında buzlanmaya karşı önlem alırken, özellikle kırsal mahallelerde ulaşımın kesintiye uğramaması için gece boyunca sahada görev yaptı. Karla mücadele çalışmalarının 24 saat esasına göre sürdürüldüğünü belirten İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, kar yağışının çocuklar için sevindirici olsa da şehir yaşamında aksamalara yol açabildiğine dikkat çekti. Yağışın başlamasıyla birlikte ekiplerin anında sahaya indiğini ifade eden Kurnaz, kırsal mahallelerde iş makinelerinin yoğunlaştırıldığını, kent merkezinde ise yol açma ve tuzlama çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğünü söyledi. Başkan Kurnaz, gece boyunca fedakârca görev yapan ekiplere teşekkür ederek, önümüzdeki günlerde görülebilecek yeni kar yağışlarına karşı da teyakkuzda olduklarını vurguladı. Vatandaşlara da uyarıda bulunan Kurnaz, buzlanma ve don riskine karşı mecbur kalınmadıkça özel araçlarla trafiğe çıkılmamasını, mümkün olduğunca toplu taşımanın tercih edilmesini istedi.
Antalya Yeni yıla ’don’ nöbetiyle girdiler Antalya’nın Serik ilçesinde gece saatlerinde hava sıcaklığı 0 derecenin altına düşmemesi için örtü altı üreticilerin şarkı sözlü don nöbeti başladı. Üreticiler soba ve dumanlama yöntemiyle mahsulünün don tutmasını önlemeye çalıştı. Önlem alınmayan bazı seralarda ise ürünler dondan dolayı zarar gördü. Türkiye’nin en büyük örtü altı üretimi yapılan Serik’te üreticiler, gece saatlerinde hava sıcaklığının 0 dereceye kadar düşmesi sonrası, ürünlerini dondan korumak için gece boyunca seralarda soba yakarken kimisi de dumanlama yöntemini tercih etti. Üreticiler gece boyunca sık sık derece ile sera içerindeki ürünleri kontrol ediyor. Çandır Mahallesi’nde domates üreticiliği yapan Arısoy ailesi, sabaha kadar sürecek nöbette gitar eşliğinde söylenen şarkılarla, sabaha kadar süren nöbette birbirlerine destek oluyor. "Bu gece baya uzun olacak" Domates üreticisi Fahrettin Arısoy, hava sıcaklığının 0 dereceyi gösterdiği için domateslerin don tutmaması için mücadele ettikleri belirterek, "Aynı zamanda ailemde yanımda onlarla sohbet edip çay içip bize destek oluyorlar. Bu gece baya uzun olacak. Allah tüm çiftçilerimizin yardımcısı olsun" dedi. Şeyma Arısoy ise gitar çalarak söylediği şarkılarla üreticilere destek olduğunu belirtti. Muzların zarar görmemesi için dumanlama yöntemi Serik ilçesine bağlı Üründü Mahallesi’nde de örtü altı muz üretimi yapan üreticiler, ürünlerinin zarar görmemesi için dumanlama yöntemini tercih etti. Gece saatlerinde başlatılan uygulama, sabahın ilk saatlerine kadar her saat başı düzenli olarak sürdürüldü. Üreticiler, saman ve yanıcı maddeler kullanarak seraların içine duman verip iç ortam sıcaklığını korumaya çalıştı. Zorlu hava şartları altında geçen nöbette çiftçiler, yoğun dumanın içinde seraları tek tek dolaşarak ürünlerini kontrol etti. "Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız" Muz üreticisi Selman Sarı yaptıklarını işlemin ürünlerinin donmaması üzerine duman vermek olduğunu söyleyerek, "Her 2 saatte bir kontrol ederek, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyoruz. Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız" diye konuştu. Tarım işçisi Ahmed Zemrullah ise yaptıkları işin zor olduğunu belirterek, "Çünkü sabaha kadar seraya girip saman yakarak duman veriyoruz. Çünkü ürünleri korumak için başka türlü yolu yok" dedi. Patlıcanları don vurdu Yine gece saatlerinde Üründü Mahallesi’nde bazı seralarda ise ürünler zarar gördü. Üretici Mustafa Ünal’a ait serada yetiştirilen patlıcanları don vurdu. Sabah saatlerinde gün ağırınca seraların üzerinde oluşan buzlanma ve ürünlerin zarar gördüğü görüldü. Mustafa Ünal, "Allah’tan gelen bir şey yapacak bir şey yok. Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun" dedi.
İstanbul Fiba Commercial Properties’ten Moldova’ya stratejik yatırım Fiba Commercial Properties (Fiba CP) ve Summa iş birliğiyle Moldova’nın başkenti Kişinev’de, iki uluslararası otel markası ve yeni nesil sağlık altyapısını bir araya getiren 40 milyon euroluk karma kullanım projesinin temeli atıldı. Marriott Moxy, Residence Inn by Marriott ve Medpark City Clinic’i kapsayan proje, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizminin yeni merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Fiba Commercial Properties ve Summa iş birliğiyle, Moldova’nın başkenti Kişinev’de uluslararası standartlarda iki otel ve yeni nesil sağlık altyapısını kapsayan karma kullanım projesinin temel atma töreni gerçekleştirildi. Marriott International bünyesindeki Moxy Hotels ve Residence Inn by Marriott markalarını aynı projede buluşturan bu yatırım, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizmi merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında ayrıca, yeni nesil sağlık hizmetleri sunacak Medpark City Clinic de yer alacak. Uluslararası markalar, yeni nesil konseptler Projede yer alan Moxy Hotels, genç ve dinamik yaşam tarzına hitap eden modern tasarımı ve teknoloji odaklı hizmet anlayışıyla öne çıkarken; Residence Inn by Marriott, uzun süreli konaklama ihtiyacına yönelik yeni bir konsepti Moldova pazarına taşıyacak. Kompleksin bir diğer önemli bileşeni olan Medpark City Clinic, Moldova’da JCI (Joint Commission International) akreditasyonuna sahip özel hastane olan Medpark International Hospital’ın altyapısıyla entegre çalışacak. Klinik; ileri tıp teknolojileri, uluslararası standartlar ve sertifikalı uzman kadrosuyla sağlık turizmine de katkı sağlamayı hedefliyor. Bölgesel etki ve uzun vadeli değer Toplam 40 milyon euro yatırım bedeline sahip olan projenin, 2028 yılının ilk yarısında tamamlanarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Proje, Moldova’nın uluslararası yatırım cazibesini güçlendirirken; turizm, sağlık ve gayrimenkul alanlarında bölgesel ölçekte katma değer oluşturmayı amaçlıyor. Fiba Commercial Properties, uluslararası portföyü ve geliştirdiği yüksek nitelikli projelerle, faaliyet gösterdiği pazarlarda sürdürülebilir büyüme, uzun vadeli değer üretimi ve küresel standartlarda varlık yönetimi yaklaşımını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Özyeğin: "Moldova’nın potansiyeline güveniyoruz" Törende konuşan Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, "Fiba Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde yurt içi ve yurt dışındaki fırsatları değerlendirerek yatırımlarımızla derinleşmeyi önemsiyoruz. Gayrimenkul sektöründe Moldova Cumhuriyeti ve bu bölge önemli bir potansiyele sahip. Yatırımlarımızla hem grubumuza hem de ülkeye uzun vadeli katkı sunacağız. Bu projeyle birlikte, dünya standartlarında iki oteli ve örnek teşkil edecek bir sağlık kliniğini Moldova’ya kazandıracağımız için mutluyuz" dedi. Kahraman: "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürmek için çalışıyoruz" Fiba Commercial Properties’in (Fiba CP) hem Türkiye’de hem de yurt dışında yenilikçi projelere imza atarak sektörde fark oluşturmaya devam ettiğini belirten Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürme hedefiyle çıktığımız bu yolda önemli adımlar atıyoruz. Türkiye’nin yanı sıra Moldova, Romanya, Kosova ve Çin’de; alışveriş merkezlerinden rezidanslara, otellerden ofislere uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz. Moldova’da da bu kapsamda hayata geçirdiğimiz önemli yatırımlarımızdan birinin temel atma törenini gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Marriott Moxy (kısa süreli konaklama), Marriott Residence Inn (uzun süreli konaklama) ve Medpark Tıp Merkezi’ni kapsayan 18 bin 500 metrekarelik karma kullanım projesinin temelini attık. Projenin toplam inşaat alanı; personel yemekhaneleri, catering hizmet alanı, depolama alanı ve teknik hacimler de dahil olmak üzere yaklaşık 23 bin 500 metrekare. Bu projeyle, uluslararası standartlarda sağlık ve konaklama çözümleri sunarak bölgede önemli bir ihtiyaca yanıt vermeyi hedefliyoruz. Uzun yıllardır güvenle iş birliği yaptığımız SUMMA Grubu ile birlikte yürüttüğümüz bu yatırım, yalnızca ticari bir proje olmanın ötesinde; sosyal, kültürel ve kentsel gelişimi destekleyen, bütüncül yaşam alanları oluşturma vizyonumuzun da somut bir yansımasıdır" dedi. Bora: "Moldova’nın kalkınmasına katkı sağlıyoruz" Moldova Cumhuriyeti’nin kalkınmasına ve refahına gerçek anlamda katkı sağladıklarına dikkat çeken Summa Yönetim Kurulu Başkanı Selim Bora, "Bugün itibarıyla ortaklarımızla birlikte, istikrarlı ve uyumlu koşullarda yaşayan ve çalışan bin 250 kişilik bir ekibimiz var. Bu bizim için çok büyük bir değer. Bu sayıyı artırmayı hedefliyoruz. Fiba Grubu ile birlikte, yakın gelecekte hayata geçirilecek projeleri uygulamak üzere son derece adanmış bir ekip oluşturduk. 1995’den beri yatırım ve inşaat alanında Moldova’nın en önemli aktörlerinden biri olarak yeni bir projeye başlamanın heyecanını yaşıyoruz. En kısa sürede hayata geçirmemiz gereken büyük bir proje bizi bekliyor. Ortaklarımızla birlikte bu ülkenin gelişimine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz" dedi.