GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 14:43

GTB başkanlarından 6 Şubat anma mesajı

A
A
A
GTB başkanlarından 6 Şubat anma mesajı

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla ortak bir anma mesajı yayımladı.


Depremde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan GTB Başkanları, mesajlarında 6 Şubat’ın yalnızca bir afet tarihi değil; aynı zamanda milletçe sergilenen dayanışmanın ve yeniden ayağa kalkma iradesinin de simgesi olduğuna dikkat çekti.


GTB Başkanları mesajda, "Takvim yapraklarında sıradan bir gün gibi görünen 6 Şubat, gerçekte ülkemizin hafızasına kazınan önemli bir dönüm noktasıdır. 2023 yılında meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler; şehirlerimizi, sosyal hayatımızı ve ekonomik dengelerimizi derinden etkilemiştir. Aradan geçen zamana rağmen kayıplarımızın hüznü hafızalarımızda tazeliğini korumaktadır. Bu büyük felaket, aynı zamanda milletçe sahip olduğumuz dayanışma kültürünü de güçlü biçimde ortaya koymuştur. Depremin hemen ardından devletimiz öncülüğünde başlatılan çalışmalar; sivil toplum kuruluşları, iş dünyası ve gönüllülerin katkılarıyla kısa sürede geniş bir seferberliğe dönüşmüş, Türkiye’nin dört bir yanından gelen destekler birlik ve beraberliğimizin en somut göstergesi olmuştur. Gaziantep Ticaret Borsası olarak bizler de ilk günden itibaren sorumluluk üstlendik. Hizmet binamız başta olmak üzere tüm imkânlarımızı depremzede vatandaşlarımız için seferber ederek barınma, gıda ve temel ihtiyaçlara yönelik destekler sağladık. İslâhiye ve Nurdağı başta olmak üzere ağır hasar alan bölgelerde ekonomik hayatın yeniden canlanmasına katkı sunmak amacıyla üyelerimizle birlikte sahada aktif rol aldık. Çünkü biliyoruz ki afetlerin yaralarını sarmak, yalnızca fiziki yapıları yeniden inşa etmekle değil; üretimi sürdürmek, istihdamı korumak ve ticari hayatı güçlendirmekle mümkündür. Felaketin ardından geçen süre, yalnızca kayıplarımızı değil; aynı zamanda yeniden ayağa kalkma kararlılığımızı da göstermiştir. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının farkındayız. Ancak kaybettiklerimize karşı en büyük sorumluluğumuz; daha dirençli şehirler oluşturmak, afetlere karşı hazırlık kapasitemizi artırmak ve gelecek nesillere güvenli bir yaşam bırakmaktır. Gaziantep, tarih boyunca karşılaştığı her zorluğu dayanışma ve çalışma kültürüyle aşmış bir şehirdir. Bugün de aynı inançla üretmeye, ticareti geliştirmeye ve ülkemizin ekonomik gücüne katkı sunmaya devam ediyoruz. 6 Şubat’ı unutmamak; yalnızca geçmişi hatırlamak değil, geleceği daha sağlam temeller üzerine inşa etmek demektir. Bu bilinçle hareket etmeyi sürdüreceğiz. Bu vesileyle depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, geride kalan ailelerine sabır diliyoruz. Allah milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Depremde kurtardığı genç kızla abla-kardeş oldu Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adıyaman’da enkaz altından 89 saat sonra kurtarılan Gülsüm Yeşilkaya ile ona ilk müdahaleyi yapan Düzce UMKE görevlisi hemşire Merve Beşik’in dostluğu sürüyor. Beşik, Gülsüm ile aralarındaki en unutulmaz anının enkaz başında verilen yemek sözü olduğunu belirterek, "Gülsüm enkazda 89 saat aç kalmıştı. Madencilerin şefi ’Sana kebap ısmarlayacağım’ dedi. Gülsüm et yemiyormuş. Biz de bir söz verdik. ’Sana çıkınca zeytinyağlı fasulye yapacağız’ dedik. İnşallah bu sözü gerçekleştireceğiz. Sözümüz söz" dedi. Asrın felaketinde Adıyaman merkezdeki Bereket Apartmanı’nın enkazı altında kalan ve o dönem 17 yaşında olan Gülsüm Yeşilkaya, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) madencileri ve Düzce Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tarafından 89. saatte kurtarıldı. Enkazdan çıkarıldığı an kendisine ilk tıbbi müdahaleyi yapan 33 yaşındaki hemşire Merve Beşik ile Yeşilkaya arasındaki bağ, o günden sonra hiç kopmadı. Depremin 3. yıl dönümünde görüntülü görüşen ikili, o zorlu günleri ve kurtuluş anını yad etti. Şu an 20 yaşında olan ve Sivas’ta üniversite eğitimi gören Yeşilkaya ile Düzce’de görevine devam eden Beşik, telefonda hasret giderdi. "Enkazdan çıkacağıma inanmıyordum" Merve hemşire ile görüntülü konuşan Gülsüm Yeşilkaya, bu sırada gazetecilerin sorularını da cevapladı. Yeşilkaya, enkaz altından çıkacağını düşünmediğini ifade ederek, "90 saat enkaz altında kaldım. İlk çıktığımda madenciler ve UMKE ekibini görüne şaşkınlık yaşadım. Neler olduğunu anlamadım. Çıkacağımı çok düşünmüyordum ama çıkınca o kadar çok minnettar oldum. Beni çok güzel şekilde çıkardılar, çok güzel şekilde de karşıladılar. Şok geçirme durumum dahi olmadı. Benimle çok güzel ilgilendiler. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi. "Daha yeni görevden dönmüş gibiyiz" Hemşire Merve Beşik, aradan 3 yıl geçmesine rağmen olayın sıcaklığını hala hissettiklerini söyledi. Bölgeye gittiklerinde karşılaştıkları manzaranın ağırlığını anlatan Beşik, şöyle konuştu: "Sanki 3 yıl hiç geçmemiş gibi, daha yeni görevden gelmiş gibiyiz. Biz oraya gittiğimizde manzara hoş değildi. Akıl alacak boyutta bir manzara değildi. Olayın ilk şokunu atlattıktan sonra işimize odaklandık. 9 Şubat sabahı Adıyaman merkezde bulunan Bereket Apartmanı enkazında görevlendirildik. 17 yaşındaki Gülsüm enkazdaydı. Bir önceki ekip, çalışmayı tehlikeli bulup bırakmışlardı. Biz de oradaydık. Daha sonra Zonguldak Taş Kömürü Kurumu ekibi geldi. TTK ekibi ’Biz buraya gireriz’ dediler ve girdiler. Bizim Gülsüm’e ilk müdahale yapma şansımızı oluşturdular. İlk müdahalemizi yaptık. Çok şükür vücudunda bir yaralanması ya da sıkıntısı yoktu. Güzel bir şekilde ambulansa alıp, ailesinin yanına teslim ettik. Sonrasında o işin verdiği mutlulukla bütün yorgunluğumuz azaldı. Tekrar işimizin başına döndük." "Gülsüm’ü çekyat arasında bulduk" Kurtarma çalışmaları hakkında da bilgiler veren Beşik, "Gülsüm’ü bulduğumuzda çekyat diye tabir edilen kanepedeydi. Deprem sonrası tavan üzerine düşünce çekyat V şeklini almış ve Gülsüm arada kalmış. Biz üzerindeki betonu kaldıramadığımız için arkadan çekyatı kese kese koltuğun arkasında bir oyuk açarak Gülsüm’ü oradan aldık. Madencilerin desteği çok büyüktü. O yüzden bir yaralanması ya da sıkışması yoktu. Bir süre sonra içeride insan zaman algısını kaybediyor. Kaç gün sonra çıktığının o da farkında değildi. 89 saat olduğunu duyunca şaşırdı. O da o kadar kaldığını düşünmemiş. 89 saat az bir süre değil. ’O kadar süre kaldığımı bilsem farklı olurdu’ demişti. O kadar süre içeride sessiz ve karanlıkta kaldığı için dışarı çıktığında oryantasyon sürecini sağlamaya çalıştık. Dışarıdaki ışıkları söndürdük, insanların ses çıkarmasını ve alkış yapmasını istemedik, çünkü hassastı. 89 saat kendisini dinledi. Biz elimizden geldiği kadar destek olmaya çalıştık" diye konuştu. "Zeytinyağlı fasulye sözümüz var" Merve Beşik, Gülsüm ile aralarındaki en unutulmaz anının enkaz başında verilen yemek sözü olduğunu belirtti. Gülsüm’ün et yemediğini o an öğrendiklerini anlatan Beşik, gülümseten o diyaloğu şu sözlerle aktardı: "Gülsüm enkazda 89 saat aç kalmıştı. Madencilerin şefi ’Sana kebap ısmarlayacağım’ dedi. Gülsüm et yemiyormuş. Biz de bir söz verdik. ’Sana çıkınca zeytinyağlı fasulye yapacağız’ dedik. İnşallah bu sözü gerçekleştireceğiz. Sözümüz söz."
İstanbul Nevşehir, EMITT Fuarı’nda Kapadokya’yı tanıttı Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT), 29’uncu kez kapılarını açarken, Nevşehir Belediyesi de her yıl olduğu gibi bu yıl da fuarda yerini aldı. Fuarda Kapadokya’nın tanıtımı yapılırken, Nevşehir Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Yüzer yaptığı açıklamalarda kentin turizm potansiyeline dikkat çekti. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT), 29’uncu kez kapılarını açtı. Nevşehir Belediyesi her yıl olduğu gibi bu yıl da fuarda yerini aldı. Nevşehir Belediyesi standında UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kapadokya’nın tanıtımı da yapıldı. EMITT Fuarı’nın açılışının bugün gerçekleştirildiğini belirten Nevşehir Belediye Başkanı Yardımcısı İbrahim Yüzer fuara olan ilginin oldukça yoğun olduğunu ifade etti. Nevşehir’in Kapadokya’nın merkezi konumunda yer aldığını vurgulayan Yüzer, "Yılda yaklaşık 5 milyon turist ağırlıyoruz. 300 bin nüfuslu bir şehir olmamıza rağmen, kapasitemizin neredeyse 20 katı kadar ziyaretçiyi misafir ediyoruz. Gelen turistleri en iyi şekilde ağırlayabilmek için tüm gayretimizle çalışıyoruz" dedi. Kapadokya’nın UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer almasının bölge için büyük bir değer olduğunu kaydeden Yüzer, turizmde kaliteyi artırmayı hedeflediklerini belirtti. Bu kapsamda yeni destinasyonları turizme kazandırmak için çalışmaların sürdüğünü dile getiren Yüzer, Nevşehir merkezde bulunan Kayaşehir’in bu anlamda önemli bir değer olduğuna dikkat çekti. Kayaşehir’in her geçen gün turistlerin ilgisini daha fazla çektiğini söyleyen Belediye Başkan Yardımcısı, "Geçtiğimiz yıl Kayaşehir’de yaklaşık 500 bin misafirimizi ağırladık. Hedefimiz bu sayıyı önce 1 milyona, ardından daha da yukarılara taşımak" ifadelerini kullandı. Turizm tanıtımlarının sadece EMITT ile sınırlı kalmadığını belirten Yüzer, geçtiğimiz ay Madrid’de düzenlenen turizm fuarına da katıldıklarını hatırlattı. Kapadokya’ya özellikle İspanya’dan yoğun bir turist ilgisi olduğunu söyleyen Başkan Yardımcısı Yüzer, "Geçtiğimiz yıl Kapadokya’yı en çok ziyaret eden turistler arasında İspanyollar ilk üçte yer aldı. Hedefimiz yalnızca Uzak Doğu değil; Avrupa’dan ve hatta Güney Amerika’dan da turist çekmek. Farklı ülkelerde ve farklı platformlarda tanıtım çalışmalarımızı sürdürerek Nevşehir’i daha geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz" diye konuştu.
Konya Karatay, VSR Türkiye Çalıştayı’na ev sahipliği yaptı Konya’nın merkez Karatay ilçe Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın yerel düzeyde değerlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla "VSR Türkiye Çalıştayı" düzenlendi. 2015 yılından bu yana küresel ölçekte uygulanmakta olan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), uygulama sürecinin son beş yılına girerken; bugüne kadar elde edilen kazanımların ve devam eden sorunların sistematik biçimde raporlanmasına yönelik değerlendirme faaliyetleri sürdürülüyor. Bu çerçevede küresel sürece katkı sunmak amacıyla Kent Araştırmaları Enstitüsü tarafından Türkiye’nin ilk Ulusal Gönüllü Yerel Değerlendirme Raporu (Voluntary Subnational Report - VSR Türkiye) hazırlanıyor. Rapor çalışmasının paydaş katkılarıyla güçlendirilmesi ve yerel düzeyde öne çıkan alanların ele alınması amacıyla Karatay Belediyesi ev sahipliğinde çalıştay gerçekleştirildi. Çalıştayda, VSR Türkiye kapsamında yürütülen çalışmalar detaylı şekilde ele alınırken, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları çerçevesinde yerelde öne çıkan başlıklar değerlendirildi ve çözüm önerileri üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. VSR Türkiye Raporu’nun ise 2026 yılı Mart ayı içerisinde kamuoyu ile paylaşılması planlanıyor. "Sürdürülebilir kalkınma yerel yönetim anlayışımızın temeli" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen Gönüllü Bölgesel Değerlendirme (VSR) Türkiye Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin Karatay Belediyesi’nin yönetim anlayışının temel yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı. Çalıştay vesilesiyle katılımcılarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Kılca, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini yalnızca bir vizyon olarak değil, yerel yönetim yaklaşımının merkezinde konumlandırdıklarını ifade etti. Bu doğrultuda atılan adımların ulusal ve uluslararası düzeyde karşılık bulmasının kendileri için önemli bir gurur kaynağı olduğunu belirten Kılca, Karatay Belediyesi’nin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’de yerel yönetimler arasında öncü bir rol üstlendiğini söyledi. Hasan Kılca, VSR Türkiye Yerel Yönetim Elçisi olarak danışma kurulunda yer almasının, Karatay’ın bu alandaki güçlü kurumsal yaklaşımının ve kararlılığının bir göstergesi olduğunu ifade ederek, Türkiye’nin ilk VSR buluşmasına ev sahipliği yapmanın da bu sürecin bir sonucu olduğunu kaydetti. "Raporu Türkçe ve İngilizce hazırlayan ilk belediyeyiz" Kılca, Karatay Belediyesi’nin 2021 yılında Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında geliştirilen Gönüllü Yerel Değerlendirme Raporunu Türkçe ve İngilizce olarak hazırlayan Türkiye’deki ilk belediye olduğunu hatırlatarak, 2023 yılında ise raporu üç dilde yayımlayarak yine bir ilke imza attıklarını belirtti. Bu çalışmalarla yerel yönetimlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısını ölçülebilir ve görünür hale getiren örnek bir model ortaya koyduklarını ifade eden Kılca, Birleşmiş Milletler Üst Düzey Politik Forumu toplantılarında Karatay’daki iyi uygulamaları uluslararası platformlarda paylaşma fırsatı bulduklarını kaydetti. Bu çalışmaların Karatay’ın küresel ölçekte güçlü şehirler arasında konum kazanmasına katkı sağladığını belirten Kılca, yürütülen çalışmaların gelişen ve devam eden bir süreç olarak değerlendirildiğini söyledi. Bu kapsamda 2025 yılında hazırlanan Sürdürülebilir Enerji ve İklim Değişikliği Eylem Planı ile iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji dönüşümü alanında somut adımlar atıldığını ifade eden Kılca, planın belediye meclisi tarafından kabul edilerek yürürlüğe girdiğini ve Karatay’ın çevresel sorumluluğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. "Türkiye’de ilk ‘öncü şehir’ ünvanını aldık" Başkan Kılca ayrıca, sürdürülebilir kalkınma alanında yürütülen çalışmaların uluslararası alanda da karşılık bulduğunu belirterek, Kanada’da düzenlenen 7. Dünya Kentsel Ekonomi Forumu’nda Karatay’ın Türkiye’de "öncü şehir" ünvanını alan ilk belediye olduğunu hatırlattı. Sürdürülebilir kalkınmayı çevreyi koruyan, sosyal refahı artıran ve ekonomik gelişimi destekleyen bütüncül bir yönetim anlayışı olarak değerlendirdiklerini ifade eden Kılca, gelecek nesillere daha yaşanabilir, dirençli ve güçlü bir şehir bırakma sorumluluğuyla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bu önemli çalıştaya ev sahipliği yapmaktan onur duyduklarını vurgulayan Hasan Kılca, çalıştayın ortaya koyacağı bilgi birikiminin sürdürülebilir yerel yönetim anlayışına katkı sağlayacağına inandığını belirterek katkı sunan tüm kurum, kuruluş, akademisyen ve paydaşlara teşekkür etti. Kılca, Gönüllü Bölgesel Değerlendirme sürecinin ülke, şehirler ve gelecek nesiller için hayırlı olmasını temenni etti. UCLG-MEWA Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ali Murat Duman, yaptığı konuşmada Karatay Belediyesi’nin sürdürülebilir kalkınma alanındaki çalışmalarını takdir ederek, yürütülen sürecin uluslararası ölçekte önemli bir referans noktası olacağını ifade etti. Bugünün birçok açıdan "ilklerin yaşandığı" bir gün olduğunu vurgulayan Duman, Karatay Belediyesi ve Kent Araştırmaları Enstitüsü iş birliğinde yürütülen çalışmanın derinlikli ve kapsamlı bir hazırlık sürecine dayandığını belirtti. Kent Araştırmaları Enstitüsü Genel Direktörü Emir Osmanoğlu, sürdürülebilir kalkınma sürecinde yerel yönetimlerin rolünün kritik önem taşıdığını vurguladı. Enstitü olarak Türkiye’nin ilk Ulusal Gönüllü Yerel Değerlendirme Raporu çalışmasını yürüttüklerini aktaran Emir Osmanoğlu, raporun yalnızca bir çıktı değil; belediyelerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısını bütüncül, karşılaştırılabilir ve akademik bir çerçevede ortaya koymayı hedefleyen ulusal bir referans belgesi niteliği taşıyacağını söyledi. VSR Türkiye Baş Yazarı Dr. Cemal Baş, yaptığı konuşmada hazırlıkları süren raporun yöntemine ilişkin bilgi verdi. Baş, raporun henüz tamamlanmadığını ve ay sonuna kadar hazır hale getirilmesinin planlandığını belirterek, çalıştayda paydaşlardan alınacak görüş ve önerilerin raporun temelini oluşturacağını ifade etti. Program, konuşmaların ardından gerçekleştirilen çalıştay oturumları ve değerlendirme toplantılarıyla sona erdi.