SAĞLIK - 04 Şubat 2026 Çarşamba 15:36

Medical Point Gaziantep’ten ’Dünya Kanser Günü’ farkındalık etkinliği

A
A
A
Medical Point Gaziantep’ten ’Dünya Kanser Günü’ farkındalık etkinliği

Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, kanserle mücadelede erken teşhisin hayati önemi vurgulandı.


Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde ‘4 Şubat Dünya Kanser Günü’ dolayısıyla farkındalık etkinliği düzenlendi. Program kapsamında yapılan bilgilendirmelerde, erken tanının tedavi sürecindeki rolüne dikkat çekilirken, farkındalık etkinliğinin ardından pasta kesildi. Etkinlikle hastalara moral ve motivasyon verilmesi amaçlandı. Düzenlenen programa hastanede tedavi gören kanser hastalarının yanı sıra Şehitkamil Belediye Başkanvekili Hülya Kılıç, Medical Point Gaziantep Hastanesi Başhekimi Ekber Şahin ve hastanede görevli doktorlar katıldı.



"Hastalarımızla birlikte iç içeyiz"


Dünya kanser günü dolayısıyla farkındalık oluşturmak adına güzel bir organizasyon yaptıklarını belirten Medical Point Gaziantep Başhekimi Prof. Dr. Ekber Şahin, "Bugün 4 Şubat, Dünya Kanser Günü. Dünya Kanser Günü’ne dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak için böyle bir organizasyon düzenledik. Kanser asrımızın vebası. Veba çok eskilerde kaldı ama bu artık bizim vebamız. Fakat çokta korkulacak bir hastalık değil bu. Zamanında yakalanmış, zamanında uygun tedavi verilmiş hastalarımızda sağ kalım oranlarımız son derece yüksek. Bu olaya farkındalık oluşturmak adına güzel bir organizasyon yaptık. Başkanımız da sağ olsun bize destek verdi. Hülya Hanım kırmadı bizi geldi. Hocalarımızla birlikte, hastalarımızla birlikte iç içeyiz, el eleyiz. Biz bu hastalığın üstesinden hep birlikte geleceğiz" dedi.



"Düzenlenen etkinlikler hastalarımıza şifa ve umut oldu"


Düzenlenen etkinliğin ses getirdiğini, hastalara umut ve şifa olduğunu aktaran Şehitkamil Belediye Başkanvekili Hülya Kılıç, "Burada hastalarımızla tanıştık, hocalarımızla tanıştık. Ben böyle bir etkinlik düzenlendiği için başhekimimize, müdürümüze, doktorlarımıza, hepinize buradaki çalışanlara çok teşekkür ediyorum, bir farkındalık oluşturmuşuz. Biz daha önceki yıllarda da 4 Şubat kanser günü dolayısıyla etkinlikler yapmıştık. Görüyorum ki o etkinlikler ses getirmiş. Hastalarımıza şifa olmuş, derman olmuş, umut olmuş. Ben çok teşekkür ediyorum böyle güzel bir organizasyon yaptığınız için" ifadelerini kullandı.



Dünya kanser gününde erken tanıya dikkat çeken Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Sevinç, belli bir yaşın üzerine gelen vatandaşların doktor kontrollerini yaptırması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Sevinç, "Hastalar bazen bize ilk geldiklerinde çok ciddi zorluklarla geliyorlar. Bazen öyle oluyor ki bir inkar dönemi oluyor. Bazen öyle bir dönem oluyor ki bir isyan dönemi oluyor. Bazen öyle bir dönem oluyor ki üzüntü dönemi oluyor. Ama bu dönemler geçtikten sonra da işte o dördüncü dönem dediğimiz bir dönemde de artık hayata sımsıkı sarılıp bilimsel veriler ışığında doktorlarımızın çabasıyla beraber bu tedavilere hastalarımız başlıyor. Ben buradan tüm ülkemize seslenmek istiyorum. Kanser konusunda dikkatli olmamız gerekiyor. Mutlaka belli bir yaşın üzerinde kontrollerimizi yaptırmamız gerekiyor. Antep özelinde kilolarımızı vermemiz gerekiyor ve özellikle egzersiz konusunu gündeme getirmek istiyorum. Yürümeliyiz, belki biraz tempolu yürümeliyiz. Kilolarımızdan kurtulmalıyız. Eğer sigara alkol tüketiyorsak bunları azaltmalıyız" ifadelerine yer verdi.



"Yeni araştırmalar, yeni ilaçlar, yeni bilimsel çalışmalar tedavi şansını arttırıyor"


Yeni araştırmaların, yeni ilaçların, yeni bilimsel çalışmaların tedavi şansını arttırdığını söyleyen Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Kalender, "Kanser ismi çok korkunç ama artık yeni tedavi yöntemleriyle, erken tanılarla artık ölümcül bir hastalıktan çok artık kronik bir hastalığa dönüşmek üzere. Her gün yeni araştırmalar, yeni ilaçlar, yeni bilimsel çalışmalarla tedavi şansı daha artmaktadır. Ben de bu etkinlik düzenlendiği için başhekimimize, başkanıma bu vesileyle çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.



"Psikolojik destek almaktan da çekinmemek gerek"


Kanser hastalığı sürecinde psikolojik destek almaktan çekinmemek gerektiğini anlatan Kln. Psk. Selin Seda Koçakgöl, "Kanser öncelikle, bedensel anlamda insanı yorduğu gibi ruhsal anlamda da bir mücadele gerektiren bir süreçtir. Bu yolculuk inişlerin çıkışların olduğu bir yolculuk ama bu yolculukta yalnız olmadığımızı sizlere hatırlatmak isteriz. Psikolojik destek almaktan da çekinmemek ve bu yükü paylaşmak gerektiğini de tekrar hatırlatmak isteriz" dedi.



"Her geçen gün çok daha iyi sonuçlar alıyoruz"


Doktorlar, sağlık çalışanları ve toplum olarak hastaları destekleyince daha iyi sonuçlar alındığını aktaran Doç. Dr. Gökmen Aktaş ise, "Bugün 4 Şubat Dünya Kanser Günü. Hastalarımızla birlikte kutladık. Aynı pastamızda yazdığı gibi birlikte güçlüyüz. Bugün aslında bir birlikte güçlenme günü. Biz doktorlar, sağlık çalışanları, yöneticilerimiz ve toplum olarak hastalarımızı destekledikçe ve birlikte kanserle savaştıkça her gün, her geçen gün çok daha iyi sonuçlar alıyoruz. Bugün burada olan hastalarımız da bunların en güzel kanıtı ve göstergesi. Hepsine çok teşekkür ediyorum ve kanser farkındalığının artmasını umuyorum" diye konuştu.



Medical Point Gaziantep’ten ’Dünya Kanser Günü’ farkındalık etkinliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Bilal Erdoğan: "Dünya beşten büyüktür diyen bir liderimiz varken gelin bu çürümüş düzene muhalefet edelim" İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Antalya’da düzenlenen Gençlik Liderliği Eğitim Programı’nda gençlere seslenerek, "Dünya beşten büyüktür diyen bir liderimiz varken gelin bu çürümüş düzene hep birlikte muhalefet edelim" dedi. Türkiye Gençlik STK’ları Platformu tarafından düzenlenen Gençlik Liderliği Eğitim Programı, Antalya’da devam ediyor. Program kapsamında gençlerle buluşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, dünyadaki gelir adaletsizliği, küresel güç dengeleri, savaşlar ve Türkiye’nin son yıllardaki konumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. "Dünya serveti bir avuç insanın elinde temerküz etti" Dünya genelinde gelir dağılımının tarihi olarak en bozuk dönemlerinden birinin yaşandığını söyleyen Erdoğan, "Dünyada servetin temerküz ettiği yer yine bir avuç insanın eli. Şu anda dünyanın en zengin adamı göz açıp kapayıncaya kadar 650 milyar dolar servete ulaştı ve Amerikan mahkemelerinde 1 trilyon dolara ulaşmasının neden gerekli olduğunu savunuyor. ‘Dünyayı Mars’a götürmeliyim, insanlığa görmediği teknolojileri kazandırmalıyım’ diyor. Ama bu profili tanıdığınızda, insanlığın hayrını düşünen bir tablo görmüyorsunuz" dedi. Büyük şehirlerde yaşamın her geçen gün daha zor hale geldiğini ifade eden Erdoğan, sosyal medyada sunulan refah algısının gerçeği yansıtmadığını dile getirerek, "İnsanlar köy hayatından kurtuldu sözüm ona ama şehirlerde yine zor geçiniyorlar. İstanbul’da geçinemiyorsa New York’ta da geçinemiyor, Londra’da da zor. YouTube’da önlerine bir hayat atılıyor; ayda 5 bin dolar kazanıyor deniliyor. Ama mikrofonu uzatsan bir dokun bin ah işitiyorsun" diye konuştu. "Gazze’de tarihte eşi benzeri olmayan bir yıkım yaşandı" Konuşmasında savaşlara da değinen Bilal Erdoğan, özellikle Gazze’de yaşananların insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini şu şekilde vurguladı: "Şu anda Ukrayna’daki savaş, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri en çok insanın hayatına mal olan savaş olarak tarihe geçti. Ruanda’daki soykırımı da geçti. Ama Gazze’deki soykırım Dünyanın gözünün önünde üç yıl boyunca tarihte olmamış bir yıkım ve katliam yaşandı. Bir şehre sıkıştırılmış insanların üzerine böylesine bir ölüm hiçbir zaman yağdırılmadı. Ama gözümüzün önünde bu yaşandı, dünyanın bütün egemen güçleri buna yardım ve yataklık yaptı." Bilal Erdoğan, küresel ölçekte servet sahibi olan bazı isimlerin güç ve zenginliği nasıl kullandıklarına ilişkin değerlendirmesinde, "Zenginleri görüyoruz, Epstein olaylarında görüyoruz, Türkiye’deki bazı olaylarda da görüyoruz. Belli tatminleri yaşadıktan sonra bu insanlar ‘ben başka ne yapabilirim, kimselerin yapamadığı neyi yapabilirim, kimselerin deneyimlemediği neyi deneyimleyebilirim’ noktasına geliyor" diyerek, meselenin daha derin bir zihniyet sorunu olduğuna işaret etti. "Son 23 yıldaki büyüme Cumhuriyet tarihinde yok" Türkiye’nin son 23 yılda yakaladığı ekonomik ivmeye de değinen Erdoğan, "Son 23 yıldaki büyüme Cumhuriyet tarihinde yok. Osmanlı tarihinde bile yok. Endüstri devriminden sonra yakalanan büyümeleri Osmanlı yakalayamadı, onları kaçırdık. Ama o kaçırılan frenleri son 23 yılda yakaladık. Ülkenin ekonomik büyüklüğü 8 kat arttı, kişi başına milli gelir 6 kat büyüdü" ifadelerini kullandı. "Türkiye artık dünya gündemini değiştirebilecek bir ülke" Yurt dışı temaslarında Türkiye’ye bakışın ciddi şekilde değiştiğini gördüklerini belirten Bilal Erdoğan, ülkenin artık küresel ölçekte etkili bir aktör olduğunu söyleyerek, "Türkiye’ye nasıl baktıklarını görüyoruz. Ne kadar muktedir bir ülke olduğumuzu ayrı, dünya gündemini değiştirebilecek bir ülke olduğumuzu ayrı görüyorlar" dedi. "Dünya beşten büyüktür diyen bir liderimiz var" Konuşmasının son bölümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel sisteme karşı duruşuna vurgu yapan Bilal Erdoğan, gençlere şu şekilde çağrıda bulundu: "Başımızda bu adaletsiz sisteme 23 yıldır istikrarlı şekilde muhalefet eden, yumruklara rağmen ayakta kalan bir liderimiz var. Cumhurbaşkanımızın hiçbir odağın adamı olmadığı bugün herkesçe görülüyor. ‘Dünya beşten büyüktür’ diyen bir liderimiz varken gelin bu çürümüş düzene hep birlikte muhalefet edelim."
Tekirdağ Tekirdağ’da "Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı" Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından "Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı" düzenlendi. Çalıştayda konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, deprem gerçeğiyle yaşayan kentlerde sorumluluğun yalnızca bireylere değil, yerel ve merkezi yöneticilerden uzmanlara kadar herkese ait olduğunu vurguladı. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası bölgede görev yaptığını hatırlatan Yüceer, yaşanan yıkımın ve acıların asla unutulmaması gerektiğini ifade etti. Depremlerin ardından gerekli derslerin çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Yüceer, "Kararlar, raporlar çok kıymetli. Ancak asıl önemli olan bunların hayata geçirilmesi. En zor olan da bu. Gerçek çözüm, sahada ve uygulamada karşılık bulduğunda anlam kazanır" dedi. Tekirdağ’ın Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığına dikkat çeken Yüceer, Marmara Bölgesi’nin sanayi, nüfus yoğunluğu ve yoğun göç hareketleri nedeniyle yüksek risk barındırdığını söyledi. Kentin en önemli sorunlarının başında depremin geldiğini, iklim değişikliğiyle birlikte yaşanan kuraklık ve su problemlerinin de ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti. Tekirdağ genelinde Coğrafi Bilgi Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 219 bin bina bulunduğunu açıklayan Yüceer, bu yapıların yaklaşık 111 bininin 1999 deprem yönetmeliği öncesinde inşa edildiğini ifade etti. İlk etapta 5 bin ila 6 bin binanın deprem risk sınıflandırmasının yapıldığını belirten Yüceer, kent genelinde tarama çalışmalarının aralıksız sürdüğünü kaydetti. Geçici barınma alanlarına yönelik çalışmalara da değinen Yüceer, il genelinde 14 geçici barınma alanının belirlendiğini, bu alanların büyük bölümünde altyapı çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Afetlere hazırlık kapsamında yürütülen bu çalışmaların Altın Karınca Ödülü ile taçlandırıldığını ifade eden Yüceer, "Deprem riskinin azaltılması ancak bilim, ortak akıl ve dayanışma ile mümkündür. Bu sorumluluğu unutmadan, kararlılıkla yolumuza devam etmeliyiz" diye konuştu. Yüceer, ilçeye dron dağıtıldığını, tsunami riskine karşı Süleymanpaşa’da pilot olarak başlatılan projenin Marmaraereğlisi ve Şarköy ilçelerine yaygınlaştırılacağını ifade etti. Çalıştayın sonunda, afetlere karşı mücadelenin ancak ortak akıl ve dayanışma ile mümkün olabileceği vurgulanarak, yerel yönetimler, merkezi idare, akademisyenler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde Tekirdağ’ı afetlere dayanıklı bir kent haline getirmek için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.
Tekirdağ Tekirdağ AFAD’da Trakya belediyeleriyle afet riskleri değerlendirmesi Tekirdağ AFAD İl Müdürlüğü ev sahipliğinde, Marmara Afet Risklerini Azaltma Daire Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında, Trakya bölgesinde yer alan belediyelerin ilgili birim yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme ve koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Trakya genelinde afet risklerinin azaltılmasına yönelik yürütülen çalışmaların mevcut durumu ayrıntılı şekilde ele alındı. Deprem, sel, taşkın, heyelan ve diğer doğal afetlere karşı alınan önlemler, hazırlık çalışmaları, risk analizleri ve saha uygulamaları katılımcılarla paylaşıldı. Ayrıca, belediyeler tarafından hayata geçirilen başarılı uygulama örnekleri sunumlarla aktarılarak, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması hedeflendi. Programda; yerel yönetimlerin afetlere hazırlık süreçlerinde üstlendiği sorumluluklar, afet öncesi risk azaltma faaliyetleri, afet anı müdahale kapasitesi ile afet sonrası iyileştirme ve rehabilitasyon çalışmaları detaylı biçimde değerlendirildi. Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, veri paylaşımının artırılması ve ortak projelerin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Marmara Afet Risklerini Azaltma Daire Başkanı Gökhan Yılmaz, toplantıda yaptığı değerlendirmede, Marmara Bölgesi’nin yüksek afet riski taşıdığına dikkat çekerek, Trakya genelinde yürütülen çalışmaların büyük önem arz ettiğini vurguladı. Yılmaz, yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde sürdürülen planlı ve bütüncül çalışmalar sayesinde afet risklerinin en aza indirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Toplantının sonunda, belediyelerin mevcut kapasitesinin artırılmasına yönelik eğitim programları, tatbikatlar ve teknik destek faaliyetlerinin planlanması konusunda mutabakata varıldı. Ayrıca, bölgesel ölçekte ortak hareket edilerek, sürdürülebilir ve etkin bir afet yönetim modeli oluşturulmasının önemi vurgulandı.