GÜNDEM - 16 Şubat 2025 Pazar 10:13

Motifli halı ve kilimlere olan merak koleksiyona dönüştü

A
A
A
Motifli halı ve kilimlere olan merak koleksiyona dönüştü

Gaziantep’te yaşayan Ali Sulu, bakırcılık yaptığı dönemde köylerden topladığı rengarenk yün halı ve kilimleri iş yerinde muhafaza ederek bu kültürün yaşatılmasına katkı sağlıyor. Köylerden halı, kilim ve el dokuması ile üretilen ürünleri toplamaya başlayan Sulu’nun bu merakı zaman içerisinde koleksiyona döndü.


Gaziantep’te yaşayan ve asıl mesleği bakırcılık-kalaycılık olan 68 yaşındaki Ali Sulu, bakır eşyaları kalaylamak için gittiği köylerde tarihi yüzyıllar öncesine dayanan halı ve kilimler dokunurken kadınların verdiği emekten etkilendi. Yün halı ve kilimlerin üzerindeki motiflerin anlamlarının da dikkatini çekmesi üzerine köylerden halı, kilim ve el dokuması ile üretilen ürünleri toplamaya başlayan Sulu’nun bu merakı zaman içerisinde koleksiyona döndü.



50-100-150 yıllık halı ve kilimleri iş yerinde sergiliyor


Halı ve kilimlere küçük yaştan itibaren tutkuyla bağlanan Sulu, özellikle çeyizlik el dokuması eski halı ve kilimleri iş yerinde toplamaya başladı. Köylülerden satın aldığı 50-100-150 yıllık halı ve kilimleri iş yerinde sergileyen Sulu, halı ve kilimlerin genellikle yabancı turistlerden ilgi gördüğünü söyledi. Halı ve kilimlerin üzerindeki motiflerin ne anlama geldiğini anlayabildiğini belirten Sulu, halı ve kilimlerin deseninden ve renginden hangi yörenin ürünü olduğunu da çok iyi bildiğini ifade etti.



"Köylere gidip bakırları kilimlerle değiştirirken bende halı merakı başladı"


Asıl mesleğinin bakırcılık ve kalaycılık olduğunu belirten Sulu, "Köylere gidip bakır satarken bakırları kilimlerle değiştirirdik. Ondan sonra bende bir merak başladı. Aynı zamanda edebiyata da ilgim vardı. Edebiyata da ilgim olunca kilimlerle de edebiyat iç iç içedir. En iyi antika nasıl olur diye çok merak ettim. 20-30 yıl önce bir muhabir halıcıya girdi, halıcı röportaj yapıyordu. ‘En iyi halı nasıl belli olur?’ diye sordu. Halıcı da, ‘en iyi halı anlatan dildir. Dilin sınırı dünyanın sınırından geniştir. En iyi antika dildir’ dedi. Her halının da kendine göre bir öyküsü var" ifadelerini kullandı.



"20 yıldır bu işi yapıyorum"


Dokuma yün halılara ve kilimlere merakının çocuk yaşta başladığını anlatan Sulu, "Bizim bu yörelerde ‘Karagöz kilimi’ var. Fakat en iyi dokumalar Kahramanmaraş, Pazarcık, Narlı ve bölgelerde vardır. Bu yörede dişiliği ve doğurganlığı ya da kilimi dokuyan genç kızın ‘elim belimde, keyfim yerimde, her şeyim hazır, evliliğe hazırım’ anlamlarını taşıyan ‘eli belinde’ motifi var. Kendimize göre biz de bu işin içinde halı ve kilimlerin üzerindeki motiflerin ne anlama geldiğini öğrendik. 20 yıldır bu işi yapıyorum. Daha önce bir merak vardı. Fakat artık halı ve kilimlerin üzerindeki motiflerin ne anlama geldiğini anlayabiliyorum. Deseninden ve renginden hangi yörenin ürünü olduğunu çok iyi biliyorum. İmalat kilimlerde var ama biz imalat satmıyoruz. İmalat halıların ipleri fabrikasyondur. Fakat eski halı ve kilimleri kadınlar dizine koyar çorap ipi sarar gibi sarardı. Bizim burada birkaç tane iyi ürünlerimiz var. Hatta birkaç tanesini film çekimleri için verdim" dedi.



"120-130 yıllık halılar ve kilimlerin yanı sıra 60-70 yıllık halı ve kilimler de dükkanımda var"


Kilimlerde kullanılan motiflerin de asırlık geçmişe sahip olduğunu belirten Sulu, "Bazı halı ve kilimlerin dokunması bir yıl sürerdi. Bundan dolayı ben işi daha çok sevdim. 120-130 yıllık halılar ve kilimlerin yanı sıra 60-70 yıllık halı ve kilimler de dükkanımda var. Halı ve kilimlerin sandık eskisi olanları da var. Dokunalı 120-130 yıl olmuş, kızının çeyizine koymuş ve kızı kullanmamış kendi çocuğunun çeyizine koymuş. Bu şekilde kullanılmamış kilimlerin yanı sıra kullanılmış kilimlerde var" diye konuştu.



Motifli halı ve kilimlere olan merak koleksiyona dönüştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Chibuike Nwaiwu: "Onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" Trabzonsporlu oyuncu Chibuike Nwaiwu, Galatasaray karşılaşmasının ardından, taraftarlara seslenerek, "Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor, sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından Trabzonsporlu oyuncu Nwaiwu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Galibiyetten dolayı mutlu olduklarını ifade eden bordo-mavili oyuncu, "Galibiyet için çok mutluyuz. Doğru pozisyonları bulduk ve bu pozisyonları değerlendirdik" dedi. Takım olarak geldikleri noktayı bildiklerini belirten Nwaiwu, Trabzonspor için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Takım ile taraftar arasındaki bağa da dikkat çeken oyuncu, "Biz nereden geldiğimizi çok iyi bilen insanlarız. Takımımız için çalışan ve mücadele eden oyuncularız. Biz takımımızı seviyoruz, takımımız da bizi seviyor. Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Gelecek süreç hakkında da konuşan Nwaiwu, çalışmalarını sürdürmeleri halinde daha iyi sonuçlar alabileceklerine inandığını dile getirerek, "Gerçekten her şey mümkündür. Çok çalışmaya devam edersek ve inancımızı korursak daha ileriye gidebiliriz" diye konuştu. Atmosferi de değerlendiren Nwaiwu, taraftar desteğinin önemine değinerek, "Harika bir atmosfer vardı. Taraftarlarımız bize büyük destek verdi. Onların oluşturduğu ortam gerçekten çok etkileyiciydi" şeklinde konuştu.
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.