EKONOMİ - 14 Haziran 2025 Cumartesi 10:42

OSB’nin projelerine tam destek

A
A
A
OSB’nin projelerine tam destek

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Gaziantep programı kapsamında Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünde iş dünyasının temsilcileri ile bir araya geldi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Orta Vadeli Programla enflasyonun hızla düştüğünü, finansal piyasaların normalleştiğini, dünya konjontüründeki olumsuzluklara rağmen Türkiye ekonomisinin istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ettiğini söyledi.


Sanayicilerle istişare toplantısına Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, milletvekilleri, AK Parti Grup Başkan Vekili Abdülhamit Gül, Oda başkanları ve sanayiciler katıldı. Toplantının açılışında konuşan Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek, OSB’de hayata geçirilen projelerle ilgili bilgi verdikten sonra sanayicilerin beklentilerini anlattı. Başkan Şimşek, "Sizleri Türkiye’nin en büyük OSB’sinde ağırlamaktan dolayı onur duyuyoruz. 55 milyon metrekarelik alanı ile 6 ayrı OSB’ den oluşan, Organize Sanayi Bölgemiz; 300 bini aşkın çalışanıyla Türkiye’nin en büyük OSB’sidir. Aylık 600 milyon kilovatsaat elektrik tüketmekteyiz. Bu da, Ülkemizdeki tüm OSB’lerde kullanılan elektriğin yüzde 15’ine karşılık gelmektedir" dedi.


Dünyadaki gelişmelerin sanayiciyi etkilediğine vurgu yapan Başkan Cengiz Şimşek, "Günümüzde, Dünya bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği, dijitalleşme ve yeşil dönüşümün öncelik kazandığı bu dönemde, küresel ölçekte yaşanan gelişmeler, rekabet gücümüzü doğrudan etkilemektedir. Son dönemde, emek ve enerji sektörlerindeki rekabet avantajımızın zayıflamasıyla; bazı sanayicilerimizin yurt dışı yatırımlarına yöneldiği gözlenmektedir. Bu noktada, ülkemizin üretim altyapısını ve sanayi kapasitesini güçlendirecek stratejik adımların vakit kaybetmeden atılması büyük önem arz etmektedir. Özellikle enerji ve işçilik maliyetleri rekabetçi düzeylere çekilmeli, yüksek katma değerli üretime geçiş hızlandırılmalı, Yeşil dönüşüm kapsamında sanayicimize yönelik destek mekanizmaları genişletilmelidir. Stratejik alanlarda sağlanacak desteklerin, sadece bölgemiz için değil, Türkiye sanayisinin genel rekabet gücü açısından da kritik bir rol oynayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.


"Sanayici yeni destek paketleri bekliyor"


Şimşek, "Hükümetimizin kararlılıkla uyguladığı Orta Vadeli Program sayesinde enflasyonda bir gerileme yaşanmaktadır. Bu olumlu gelişmenin sürmesi ve enflasyonun tek haneli rakamlara inmesi hepimizin ortak arzusudur. Ancak, enflasyon düşerken faiz oranlarının aynı oranda gerilememesi, finansmana erişimde ciddi zorluklara yol açmaktadır. Bunun yanında, döviz kurunun baskılanması üretim maliyetlerinin artmasına ve kârlılık oranlarının düşmesine neden olmakta; bu da sanayicimizin rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir. Bu süreçte, sanayicimizin sürdürülebilir şekilde faaliyetlerini devam ettirebilmesi için uygun şartlı finansman desteği hayati önem taşımaktadır. Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in yaptığı, ‘Finansmana erişimde geçici bir sıkılık var, yeni destek paketlerini hızla devreye alacağız.’ Açıklamasını büyük bir memnuniyetle karşıladık. Bu çerçevede, destek paketlerinin ivedilikle hayata geçirilmesini bekliyoruz. Bizim işimiz belli; Üretmek. Ama Çevreyle uyumlu ve geleceği gözeten bir anlayışla üretmek! OSB olarak altyapı, doğalgaz, su ve elektrik gibi hizmetlerin yanında sanayicimizin rekabet gücünü artıracak ve sürekliliği sağlayacak birçok önemli projeyi hayata geçirdik. Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu köprülü kavşak projemizi tamamladık. 50 Yataklı Hastanemiz hizmete hazır hale geldi. Çalışan annelerimiz için 0-6 yaş kreşimiz hizmet vermektedir. OSB’miz bünyesinde sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanları yetiştirmek üzere Teknik ve Meslek Lisemiz ile Meslek Yüksek Okulumuz eğitim vermeye devam ediyor. Teknoparkımız her geçen gün daha da gelişiyor, büyüyor. Sanayicimizin standartlarını yükseltmek amacıyla iki önemli projemizin çalışmaları devam etmektedir. Bunlardan ilki, Fırat’ın suyunu OSB’ye taşıma projesidir.55 kilometrelik isale hattının inşası tamamlanmak üzere olup ekipman montaj çalışmaları tüm hızıyla sürmektedir. Bu sayede, Gaziantep sanayisi kesintisiz ve kaliteli suya kavuşacak, aynı zamanda yer altı su kaynaklarımızın korunmasına da katkı sağlanacaktır. Projenin başından itibaren verdiğiniz destek için şükranlarımızı sunarız. Ancak, projenin hizmete alınabilmesi için 600 milyon TL’lik ek ödeneğe ihtiyacımız bulunmaktadır. Bu konuda hükümetimizden destek beklemekteyiz" şeklinde konuştu.


"İkinci atık su arıtma tesisi projesi"


Şimşek, "Sanayi Bölgemizin bir diğer öncelikli projesi ise Yeni atıksu arıtma tesisidir. 6. OSB’nin faaliyete geçmesi ile birlikte 55 milyon metrekareye ulaşan OSB’miz için mevcut arıtma tesisi yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle, Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile günlük 250 bin metreküp kapasiteli yeni bir atık su arıtma tesisi çalışmalarına başladık. İleri teknoloji sistemlerinin kullanılacağı atık su arıtma tesisinde arıtılan suyun kalitesi önemli ölçüde artacaktır. Böylece arıtılan suyun sanayi tesislerimizde yeniden kullanımı mümkün hale gelecektir. Gaziantep için önemli bir ulaşım yatırımı olan Dülük Tüneli Projesi, Organize Sanayi Bölgesi ile şehir merkezi arasındaki mesafeyi kısaltarak trafik yoğunluğunu azaltacaktır. Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yürütülen projenin ihale süreci tamamlanmıştır. Projenin kredi destek programına alınması hem ulaşım altyapısını güçlendirecek hem de sanayinin lojistik verimliliğine katkı sağlayacaktır. Büyükşehir Belediyesi ve OSB işbirliği ile çalışanlara konut yapımı için çalışmalar 2024 Mart ayında başlamıştır. Bu amaçla 365 hektarlık alanda 15 bin konut yapımı planlanmaktadır. Söz konusu alanın tescili için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na başvuru yapılmış olup, kamu yararı kararı beklenmektedir. Organize Sanayi Bölgemizin bu hayati projelerini tamamlayarak sanayicimizin geleceğe hazırlanabilmesi için güçlü bir finansal desteğe ihtiyaç duyulmaktadır. Bugün birtakım zorluklarla karşı karşıya olsak da, bizler hükümetimizin desteğiyle bu sorunları aşacağımıza yürekten inanıyoruz. Zira geçmişte çok daha büyük krizleri hep birlikte aştık. Her krizden daha dirençli ve daha güçlü çıktık. Hep birlikte Şehrimizi ve Ülkemizi daha müreffeh yarınlara taşıyacağız" diye konuştu.


Sanayicilerle istişare toplantısına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program ve ülke ekonomisindeki gelişmelerle ilgili bilgi verdikten sonra sanayicilerin sorularını yanıtladı.



OSB’nin projelerine tam destek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Tour of Mersin Uluslararası Bisiklet Turu heyecanı yaşanacak Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 8.’si düzenlenecek ‘Tour of Mersin Uluslararası Bisiklet Turu’ 9-12 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek. 5 kıta ve 32 ülkeden bisiklet sporcularını bir araya getirecek organizasyon, ‘Yayladan denize bisikletle 13 ilçe’ mottosuyla Mersin’in 13 ilçesini kapsayan 4 etapta yapılacak. Mersin Büyükşehir Belediyesi organizasyonuyla bu yıl 8.’si düzenlenecek olan uluslararası bisiklet turu ‘Tour of Mersin Uluslararası Bisiklet Turu’ için geri sayım başladı. ‘Yayladan denize bisikletle 13 ilçe’ mottosuyla gerçekleşecek organizasyon, 5 kıta ve 32 ülkeden yaklaşık 130 sporcuyu Mersin’de buluşturacak. Mersin’in 13 ilçesini kapsayan 4 etapta yapılacak. Uluslararası bisiklet takviminde önemli organizasyonlar arasında gösterilen ‘Tour of Mersin’ spor turizmine katkı sunarken; Mersin’in doğal, kültürel ve tarihi değerlerinin tanıtımında da önemli rol oynuyor. Sporcular yayladan denize uzanan etapları pedallayacak Yarışın ilk etabı 9 Nisan’da Anamur’dan başlayacak. Sporcular, 118 kilometrelik parkurda Aydıncık Gilindire Mağarası’nda bitiş çizgisine ulaşacak. 2. etap 10 Nisan’da Gülnar’dan başlayarak Mut ve Silifke üzerinden ilerleyecek ve Erdemli’de sona erecek. 126 kilometrelik bu etapta sporcular, yayladan denize uzanan manzaralar eşliğinde pedal çevirecek. Yarışın en zorlu bölümü olarak kabul edilen 3. etapta ise sporcular pedal çevirmeye 11 Nisan’da Tarsus’ta başlayacak. Çamlıyayla ilçesinden geçecek olan parkur, Toroslar ilçesindeki Ayvagediği Yaylası’nda tamamlanacak. 95 kilometrelik bu etap, yarışın ‘kraliçe etabı’ olarak öne çıkıyor. ‘Tour of Mersin’in final etabı ise 12 Nisan’da kent merkezinde gerçekleştirilecek. Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayacak olan yarışta sporcular Adnan Menderes Bulvarı’nda tur atarak, 124 kilometrelik parkurun ardından organizasyonu tamamlayacak. 4. gün ayrıca vatandaşlar, Özgecan Aslan Meydanı’nda kurulacak etkinlik alanında yarış heyecanına ortak olabilecek. Uluslararası bisiklet takviminde önemli organizasyonlar arasında gösterilen ‘Tour of Mersin’ spor turizmine katkı sunarken; Mersin’in doğal, kültürel ve tarihi değerlerinin tanıtımında da önemli rol oynuyor. Gökayaz: "Manzaralar eşliğinde, tarihi eserlerin gölgesinde çok güzel 4 etap bizi bekliyor" Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürü Bünyamin Gökayaz, "Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Bisiklet Federasyonu iş birliğinde bu yıl 8.’sini düzenleyeceğimiz ‘Tour of Mersin’e çok az kaldı. Turumuz 4 etaptan oluşuyor. 13 ilçemizi kapsayan güzel bir organizasyon olacak. Mottomuzda olduğu gibi yayladan denize, çok güzel manzaralar eşliğinde, tarihi eserler gölgesinde 4 etap bizi bekliyor" dedi. Etapların detaylarını da paylaşan Gökayaz; Cumhurbaşkanlığı turundan sonra gerek federasyon, gerekse de otoriteler ve katılan sporcular tarafından ‘Tour of Mersin’in en iyi organizasyonlar arasında gösterildiğini ifade ederek, "Katılım da zaten bu yüzden çok iyi oluyor. Kaliteli sporcular geliyor. 8. Tour of Mersin’e 5 kıta, 32 ülkeden, yaklaşık 130 civarında sporcunun katılımı görünüyor, ama başvurular devam etmekte. Önümüzdeki haftaya kadar sayı mutlaka artacaktır. Çok güzel bir ortamda, kentimize ve ülkemize yakışır başarılı bir organizasyon geçireceğimize inanıyoruz" diye konuştu. Spor organizasyonlarının kentin tanıtımında büyük rol oynadığını da sözlerine ekleyen Gökayaz, "Başkanımız Vahap Seçer’in spora vizyoner bakış açısıyla hep dediği gibi, spor aslında bir araçtır. Diğer yaptığımız etkinliklerde olduğu gibi, spor sayesinde de birçok ülkeden insanları buraya topluyoruz. Mersin’in, hatta ülkemizin tanıtımını çok güzel bir şekilde yapıyoruz. Ev sahipliği yaptığımız bu büyük organizasyona tüm Mersin halkını, komşularımızı, hemşehrilerimizi davet ediyoruz. Bu güzel heyecanı birlikte yaşayalım" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursa’daki operasyonda 30 kişi tutuklandı, 28 kişiye adli kontrol, 5 kişiye ev hapsi verildi Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in imar yolsuzluğu ve rüşvet iddiaları kapsamında gözaltına alındığı soruşturmada 30 kişi tutuklandı, 28 kişiye adli kontrol kararı verildi, 5 kişiye de ev hapsi kararı çıktı. Bir kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Başsavcılığın rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturmasında Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğünce koordineli olarak yürüttüğü çalışma ile Bursa merkezli İstanbul, Balıkesir, Diyarbakır, Aksaray olmak üzere 5 ilde 31 Mart günü zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonda 57 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheli şahıslar dün mevcutlu olarak Başsavcılığa sevk edildi. Savcılık sorgusu sonrası Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen aralarında Başkan Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey, kızı Side Bozbey G. kardeşi Ertan Bozbey, Semih A. Cansu Pınar H. Züleyha E. Mehmet Ali D. Elif D. Yılmaz A. Fahrettin Ç. Yalçın I. Serdar G. Bahadır A. Metin Yaşar Ç. Ersel Ç. Alper B. Murat H. Fatih S. Ferhat B. Fuat B. İhsan R. Muzaffer R. Naci A. Yusuf B. Sertaç A. Zafer A. Orhan T. Necati E. olmak üzere 28 kişi adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı. Sulh Ceza Hakimliği Ramiz B. Selda N. Bahri A. İldam Aydın B. Naci K. hakkında da ev hapsi ile adli kontrol uyguladı. Tutuklanma talebiyle 3 farklı nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nde ifade veren Başkan Mustafa Bozbey ile, paravan şirket yöneticisi Muhkim D. rüşvete aracılık ettiği iddia edilen eski özel kalem müdürü Aytunç E. rüşvet verdiği öne sürülen işadamı Faruk B. Orhan Ç. Mehmet Ç. Zafer R. Yusuf Berat R. Batuhan A. Doğan G. Berat G. Mehmet Ziya A. Şener A. Sırrı A. Şevket İ. Abdülkadir A. Nevzat G. Serkan B. ile rüşvete aracılık ettiği iddia edilen Hüseyin G. Tolga Ş. Ümit İ. Tarık T. Sertaç A. olmak üzere 23 kişi tutuklandı. Önceki operasyon kapsamında halen tutuklu bulunan 8 şüpheli şahıs yeni deliller kapsamında tekrar tutuklama talebi ile mahkemeye sevk edilirken, bunlardan cezaevindeki eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem. Nilüfer Belediyesi Eski İmar Müdürü Ayşegül E. Nilüfer Belediyesi eski inşaat teknikerleri Serkan Ç. Muttalip K. ve Mehmet Fatih Ç. ile Tamer İ. ile Ahmet A. da yeniden tutuklandı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 30, adli kontrol verilen kişi sayısı 28, ev hapsi kararı verilen kişi sayısa da 5 olarak kayıtlara geçmiş oldu.
Tekirdağ Veteriner hekimler Tekirdağ’da buluştu: Kritik başlıklar masada Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde düzenlenen toplantıda veteriner hekimler mesleğin sorunları ve hayvancılık politikalarını masaya yatırdı. Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde bulunan bir otelde, Türk Veteriner Hekimleri Birliği Oda Başkanları Bölge Toplantısı gerçekleştirildi. Trakya Bölge Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya farklı illerden oda başkanları katıldı. Toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Burada Türk Veteriner Hekimleri Birliği kendisine bağlı odalarla ikinci bölge toplantısını yapıyoruz. Trakya Veteriner Hekimler Odası ev sahipliğinde Tekirdağ’la birlikte 8 oda başkanımız buraya iştirak ettiler. Mesleki konuları, çalışmalarımızı, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ve odalarımızla karşılıklı daha detaylı olarak istişare etmek konuları değerlendirmek buradan alacağımız düşünceleri, istişare sonucunu uygulamaya koymak amacıyla geçen hafta Niğde’deydik. Bugün buradayız. 7 bölgemizde 7 bölge toplantısı yapacağız. Hem veteriner hekimlik mesleğinin sorunlarına çözüm bulabilmek için hem de veteriner hekimlerin çalışma alanları özellikle tabii hayvan sağlığı, hayvan refahı, hayvan hastalıkları konusu ve Ülkemizde ileri bir hayvancılığın gerçekleştirilmesi için ileri veteriner hekimlik uygulamaları gerekiyor. Sahadaki sorunları veteriner hekim arkadaşlarımızın, meslektaşlarımızın sorularını da burada masaya yatıracağız. Bu vesileyle bu toplantının mesleğimiz, ülkemiz ve bölgemiz açısından hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi. Toplantıda, veteriner hekimlik mesleğinin sahadaki sorunları, hayvan sağlığı ve refahı ile hayvancılık sektörünün geliştirilmesine yönelik çözüm önerileri ele alındı. Bölge toplantıları kapsamında farklı illerde yapılacak görüşmelerle elde edilecek sonuçların uygulamaya geçirilmesi hedefleniyor.
Malatya İnönü Üniversitesi 51. yılında yeni hedeflerle ilerliyor İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Rektör Akpolat, üniversitenin yaklaşık 35 bin öğrencisi, 160 bini aşkın mezunu ve 7 bine yaklaşan akademik ve idari personeliyle başta sağlık olmak üzere bilim, teknoloji, sanat ve kültür alanlarında ülkenin gelişimine yön vermeye devam ettiğini söyledi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, kuruluşunun 51. yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat mesajında, 3 Nisan 1975’te kurulan İnönü Üniversitesi’nin yarım asrı aşan köklü geçmişi ve güçlü gelecek vizyonuyla akademik eğitim, bilimsel üretkenlik ve toplumsal katkı misyonunu kararlılıkla sürdürdüğüne vurgu yaptı. "Depremlerden etkilenmemize rağmen çalışmalarımızı aralıksız sürdürdük" Rektör Akpolat, mesajında, "Yarım asrı aşan kurumsal birikimimizi, geleceğe dönük vizyoner hedeflerle buluşturuyoruz. Bilginin üretildiği, paylaşıldığı ve toplumsal faydaya dönüştürüldüğü bir üniversite anlayışıyla ekip ruhunu, kurumsal aidiyeti ve bilimsel sorumluluğu önceliyoruz. Katılımcı ve şeffaf yönetim anlayışımız, yetkin akademik kadromuz ve öğrenci merkezli eğitim yaklaşımımızla, 21. yüzyılın gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip, üretken ve nitelikli bireyler yetiştirmeyi temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. 6 Şubat depremlerinde merkez yerleşkemizdeki 20 binayı ve eğitim alanlarımızın yüzde 55’ini kaybetmemize rağmen akademik üretimimizden, kalite anlayışımızdan ve araştırma kültürümüzden asla taviz vermedik. Karşı karşıya kaldığımız bu zorlu süreci, büyük bir dayanışma ile ’yeniden inşa’ fırsatına dönüştürmekte kararlıyız. Bu inançla, üniversitemizi hak ettiği konuma taşımak amacıyla önümüzdeki iki yılı, stratejik yatırımlarla taçlandıracağımız bir ’hamle dönemi’ ilan ediyoruz" dedi. ’Araştırma Üniversitesi’ vizyonu doğrultusunda, sistemli ve kararlı adımlar attıklarını ifade eden Rektör Akpolat, Araştırma Koordinatörlüğü bünyesindeki proje destek, akademik izleme, laboratuvar altyapı, üniversite-sanayi iş birliği ve uluslararası derecelendirme ofisleriyle bu bilimsel ekosistemi her geçen gün daha da güçlendirdiklerini belirtti. "Times Higher Education (THE) sıralamasında önemli başarılar yakaladık" Akredite program sayısını artırdıklarını ifade eden Akpolat, "Kalite güvence sistemimizdeki kararlılığımız neticesinde, YÖKAK tarafından 5 yıl süreyle tam akredite edilmenin gururunu yaşıyoruz. Program akreditasyon çalışmalarımızda son bir yıl içinde önemli bir ivme yakalayarak akredite program sayımızı 9’dan 27’ye yükselttik. Bu güçlü ilerlemenin bir sonucu olarak mezunlarımız, uluslararası standartların bir göstergesi olan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosunu diplomalarında taşıma hakkı elde etti. Bu akademik yetkinliğimiz, uluslararası sıralamalara da güçlü bir şekilde yansımaktadır. Times Higher Education (THE) 2026 verilerine göre üniversitemiz üç farklı kategoride Türkiye’de ilk 10’da yer alırken Yaşam Bilimleri alanında 2’nci, Eğitim Araştırmaları alanında 4’üncü, Tıp ve Sağlık alanında ise 8. sıraya yükselmiştir. World University Rankings verilerine göre Türkiye’deki 109 üniversite arasında 23’üncü sırada yer almamız ve Stanford Üniversitesi ile Elsevier iş birliğiyle hazırlanan ’Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları’ listesinde 15 öğretim üyemizin bulunması, akademik gücümüzün ve uluslararası saygınlığının en somut göstergesidir" dedi. "Türkiye’de en fazla patente sahip 3. üniversiteyiz" Batarya Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin patent başarılarıyla öne çıktığını dile getiren Akpolat, Teknokent’in Ar-Ge kültürüne önemli katkılar sağladığına dikkat çekti. Mesajının devamında Akpolat, "Batarya Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezimiz, uluslararası standartlardaki ileri karakterizasyon altyapısı ve küresel iş birlikleriyle yürüttüğü stratejik projeler sayesinde, Türkiye’nin enerji depolama ve yeni nesil batarya teknolojilerinde bağımsız geleceğine yön veren güçlü bir Ar-Ge üssü konumundadır. Aynı zamanda sahip olduğumuz yüksek patent sayısıyla, bu alandaki üretkenliğimizi somut başarılarla ortaya koyuyor, Türkiye’de en fazla patente sahip üçüncü üniversite olmanın gururunu yaşıyoruz. Bilimsel birikimi yüksek katma değerli teknolojiye dönüştüren Teknokentimiz, bugün 84 firmaya ev sahipliği yaparak Ar-Ge kültürümüzü her geçen gün güçlendiriyor. Girişimcilik ekosistemimizi daha ileriye taşımak amacıyla temelini attığımız yeni ek bina, "Tekno Kampüs" vizyonumuzun somut bir adımıdır. Bu yatırımla daha fazla girişimciye alan açacak, inovasyonu ve üretimi büyüterek geleceğin teknolojilerini birlikte geliştireceğiz" şeklinde konuştu. "Uluslararası standartlarda şifa dağıtmayı sürdürüyoruz" Önemli kurumlarıyla sağlık alanında da şifa merkezi olduklarını söyleyen Akpolat, "Sadece eğitimde değil, sağlık hizmetlerinde de küresel bir sorumluluk üstleniyoruz. Turgut Özal Tıp Merkezi, Karaciğer Nakli Hastanesi, Onkoloji Hastanesi ve Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi ile uluslararası standartlarda şifa dağıtmaya devam ediyoruz. Mühendislikten sosyal bilimlere, temel bilimlerden yapay zekâ ve dijital dönüşüm projelerine kadar uzanan geniş bir yelpazede, geleceği inşa eden bilimsel üretimi destekliyoruz" ifadelerini kullandı. İnönü Üniversitesini araştırma odaklı, yenilikçi ve öncü bir bilim merkezi olarak geleceğe taşımaya aynı azimle devam edeceklerini belirten Akpolat, üniversitesinin bugünlere gelmesinde emeği olan geçmiş dönem rektörlere, akademik ve idari personele, öğrencilere ve mezunlara, paydaş kamu kurum ve kuruluşlara, iş dünyasının temsilcilerine, sivil toplum kuruluşlarına, basın mensuplarına ve tüm Malatyalılara şükranlarını sunarak mesajını tamamladı.
Konya Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Sağlıklı ve güvenilir gıdaya giden yolda bütün süreçleri etkin politikalarımızla yöneteceğiz" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sağlıklı ve güvenilir gıdaya giden yolda bütün süreçleri etkin politikalarla yöneteceklerini belirterek, suyu verimli kullanarak ve gıdayı israf etmeyerek bunu taçlandıracaklarını söyledi. Çeşitli programlara katılmak üzere Konya’ya gelen Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, bir otelde düzenlenen Ulusal Hububat Konseyi 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "2023 yılında bütün bu destekler, teşvikler, birlikte çalışmalar, AR-GE programları Cumhuriyet tarihinin üretim rekorunun kırılmasıyla sonuçlandı. Hepimiz gurur duyduk. Üreticilerimize o alın terini ve akıl terini dökenlere şükranlarımızı sunduk, gururlandık. Ama geçen sene çok önemli bir kuraklık ve aynı zamanda zirai don hadisesi yaşadık. Buradaki azalış pek çoğumuzu belki tedirgin etti ama ben şunu altını çizerek ve bütün samimiyetimle tekrar ifade etmek istiyorum; altyapımız sağlam. Bu yıl yağışları hepimiz çok yakından takip ediyoruz. Herhalde Türkiye’de yağışların bu kadar yakından takip edildiği başka bir yıl olmamıştı. Hepimiz mutluyuz. Herhangi bir problem olmazsa geçen yıl kaybettiğimizi misliyle geri alacağız. Emek, gayret netice itibariyle katma değerli bir hale dönüşmüş olacak. Bir rekor kıracağımıza da inanıyorum. Toprak Mahsulleri Ofisimiz hazır. Hiçbir şekilde üreticilerimizin problem yaşayacağı herhangi bir olaya müsaade etmeyeceğiz ve alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız, tüketicimizi kollayacak bir çalışmayı bütüncül halde gerçekleştireceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. İçinde bulunduğumuz sürecin özellikle maliyetlere olan etkisi herkesin acaba ne olacak diye kafasında soru işaretleri oluşturdu. Ben süreçten kaynaklanan maliyet artışlarının da mutlaka göz önüne alınacağını buradan tekrar ifade etmek istiyorum. Bunun başka türlü olması da mümkün değil. Sağlıklı ve güvenilir gıdaya giden yolda bütün bu süreçleri biz etkin politikalarımızla yöneteceğiz, geliştireceğiz ve suyu verimli kullanarak gıdayı da israf etmeyerek bunu taçlandıracağız" dedi. "2 yıl üst üste eğer işlemiyorsanız bu milli bir servettir, devlet eliyle bunu biz yapalım" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde "Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık" ve "Su Verimliliği, Seferberliği" başlıklı iki proje yürüttüklerini belirten Bakan Yumaklı, "Bu sadece iki projeden ibaret değil ama 2024 yılının Eylül ayında hayata geçirdiğimiz bitkisel üretim için söylüyorum, üretim planlamasında verdiği destek için öncelikle güzel ülkemin güzel insanlarına, çiftçilerimize, üreticilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Eğer onlar olmasaydı bu ilk yılı hakikaten çok önemli bir başarıyla geçemezdik. Şimdi yeni faza geçme zamanı. Ne demek istiyorum? Bu fazla üretimi biraz daha disiplinli bir şekilde kontrol edeceğiz. Çünkü bu ihtiyacı gördük. Hep birlikte karar verdik. Uygulamaya başladık. İlk yılını geçtik. Taraflı tarafsız herkesin bu kadar önemli ve devasa bir konuda böyle bir sonuç alınabileceğine dair beklemediklerinin yorumlarını da aldık. Buradaki aslan payı yine söylüyorum üreticilerimizdir. Türk üreticisinin, Türk çiftçisinin bilincini, tecrübesini hafife alanlara bence en büyük derstir bu. Ama bunu daha da geliştirmek artık bizim elimizde. Dolayısıyla bu fazlar özellikle planlama kurallarından taviz vermeyeceğimizi bunun hayatiyeti bağlamında buradan ifade etmek istiyorum. Bu üretim planlamasının en önemli ayaklarından birisi kayıtlılıktı. Bunun için Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kaydedilen ürün ve parsel bilgilerini coğrafi bilgi sistemleriyle ve uydu görüntüleriyle netleştirdik. Böylece hem verimliliği hem de kayıtlılığı artırmış olduk. Şunu söylemek istiyorum; artık hangi parselde hangi ürünü üretildiğini görmek için bizim o tarlaya, o parsele gitmemize gerek yok. Uydu görüntüleriyle ayrıştırabiliyoruz. Dolayısıyla destek ödemelerini de buna göre yapıyoruz. Yine başka bir konu vardı, işlenmeyen araziler konusu. Bunun bu sürecinde ilk dönemini geçirdik. Hatırlarsanız çok akıllara ziyan yorumlar yapılmıştı bununla ilgili. Devlet arazilerinize el koyacak, işte bir başkasına şöyle yapacak, böyle yapacak. Bunların hiçbirisinin gerçek olmadığı uygulamayla ortaya çıktı. Bu uygulamadaki amacımız devletin bir şeyleri alıp kiralaması değildi. O arazilerin boş kalmasını engelledik veya engellemeye çalıştık. Şöyle dedik, 2 yıl üst üste eğer işlemiyorsanız bu milli bir servettir, devlet eliyle bunu biz yapalım. Bir kazanımı, bir sonucu buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Biz bu uygulamayı duyurduktan sonra yani 2 yıl üst üste ekilmeyen arazilerin bakanlığımız tarafından belirlenen koşullarda üretime kazandırılacağını duyurduktan sonra tespit ettiğimiz arazilerin yüzde 65’i sahipleri tarafından ya işlendi ya da işletildi" ifadelerini kullandı. "Ülkemizin tarımsal üretim altyapısı güçlü olsun, dayanıklı olsun, dünyada tahmin edilebilir ya da edilemez bütün krizlere hazırlıklı olsun" Destekleme sistemini değiştirdiklerini de ifade eden Bakan Yumaklı, "Tabii bu önümüzdeki dönemlerde çok daha farklı hissedilecek. Çünkü destek dediğimiz husus yönlendirme etkisi olması gerekir ve üretimin sürdürülebilirliğini sağlaması gerekir. Yani şu ürünü destekledik, bunu desteklemedik, şurayı destekledik, burayı desteklemedik değil. Üretim planlamasıyla bağlantılı bir şekilde verdiğimiz destekleri, verdiğiniz kredileri, verdiğiniz fonları entegre şekilde uygulamanız gerekiyordu. Biz de bunu yaptık. Burada tek bir amacımız var. Ülkemizin tarımsal üretim altyapısı güçlü olsun, dayanıklı olsun, dünyada tahmin edilebilir ya da edilemez bütün krizlere hazırlıklı olsun" dedi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, Konya’nın tarımsal gayrisafi yurt içi hasılada 145 milyar lirayı aşan üretim değeriyle Türkiye’de birinci sırada yer aldığını belirterek, "Toplam tarımsal üretim değeri bakımından da Türkiye’de ilk sırada yer alan şehrimiz; geniş üretim havzaları, güçlü tarımsal sanayi altyapısı ve üretim kapasitesiyle ülkemizin gıda güvenliğinde hayati bir rol üstlenmektedir. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü verilerine göre Konya, Türkiye’nin en geniş arazi varlığına sahip ili olmasının yanında, tarım alet ve makine sektörünün yaklaşık yüzde 65’ine ev sahipliği yapan bir üretim merkezidir. Yani Konya sadece tarımsal üretim yapan bir şehir değil; aynı zamanda tarımın sanayisini, teknolojisini ve ekipmanını da üreten bir şehirdir" şeklinde konuştu. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da, "Ticaret Bakanlığı olarak üreten, istihdam sağlayan, ihracat yapan, ülkemiz ticaretinin gelişimi ve dönüşümü için çalışan ve hep daha iyisine ulaşmak için gayret gösteren iş insanlarımızın azmini, heyecanını, enerjisini takdir ediyoruz. Bu anlamda var gücümüzle çalışıyor, ’sürdürülebilir ihracat artışı ve dış ticaret dengesi’, ’adil, rekabetçi ve istikrarlı bir iç ticaret ortamı’ ve ’etkin, hızlı ve güvenli bir gümrük anlayışı’ ilkelerimiz ışığında Türkiye’nin gelişmesi ve büyümesi, bu yolla toplumsal refahın artması için gecemizi gündüzümüze katıyoruz" diye konuştu. Programa Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Konya Valisi İbrahim Akın, AK Parti Konya milletvekilleri, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, belediye başkanları, protokol mensupları ve sektör temsilcileri katıldı.